62 Yorum

Eylül’de çocuğumuzu kaçıncı sınıfa başlatsak da okutsak?

Geçtiğimiz Cuma günü, İlkokul İçin 5 Buçuk Çok Erken imza kampanyasının başını çeken arkadaşım Begüm Doğantan ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız’ı ziyarete gittik.

Daha önce de olduğu gibi, imza kampanyası sürecinde de hep erişilebilir oldu Muammer Yıldız. Ve okulların kapandığı hafta gibi yoğun bir dönemde, üstelik de son gününde bizi makamına aldı. Cuma akşamı saat 6’da, birçok insan evinin yolunu tutmuşken biz hala Yıldız’ın makamında soru soruyorduk. Kendisine buradan da teşekkür ederim.

Öncelikle herkesin merakla beklediği sorunun yanıtını vereyim: İmza kampanyası dahilinde olan, 66-69 aylık (yani Ocak-Şubat-Mart 2007 doğumlu) çocukların bir sene geç başlatılma konusu.

Muammer Yıldız’ın söylediğine göre:

Yasa ortada. Eylül 2012 itibarıyla 66 aylık olan çocuklar ilkokula başlayacak. Bunun ama’sı, lakin’i yok.

FAKAT… Yasanın nasıl uygulanacağını belirleyen yönetmelik henüz çıkmadı. Eski yönetmelikte, sene sonu doğumlu (68-72 aylık) çocuğu olan velinin dilekçe hakkı bulunuyordu. Veliler çocuklarını gönderecekleri okula bir dilekçeyle başvuruyorlar, çocuklarının gelişiminin yaşıtlarının gerisinde kaldığını, bir sene daha okulöncesi eğitime devam etmesini istediklerini, ilkokula bir sene sonra başlamasını uygun gördüklerini belirtiyorlardı. Önceki yönetmelikte bu böyleydi.

Yeni yönetmelik henüz çıkmadı. Ancak bu maddeye dokunulmazsa velilerin yine böyle bir hakkı olacak gibi görünüyor. Yine de yönetmelik çıkana kadar kesin bir şey söylemek mümkün değil. Beklemek lazım.

Bunlar İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü’nün konu hakkında söyledikleriydi.

Bütüüüün bu süreç sonunda benim anladığım böyle olmak zorunda değildi aslında. Ortalık bu kadar karışmak zorunda değildi. Ancak süreç çok kötü yönetildi. MEB bir kriz yarattı, sonra da kendi yarattığı krizi yönetemedi. Astığım astık, kestiğim kestik, hesabım yanıma kar dendi. MEB geri adım atmayacağını söyledi durdu, ama’sı-lakin’i yok, ben ne dersem o olacak dedi, veliyi bıktırdı.

Dün akşam Fatih Altaylı’nın HaberTürk’teki Teke Tek programında 4+4+4 eğitim yasası konuşuluyordu. Konuklar Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül, HaberTürk Eğitim Editörü Pervin Kaplan ve Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan’dı. 4+4+4 üzerine yapılan iyi denilebilecek programlardan biriydi. Özellikle Aydagül’ün söyledikleri, İlkokul İçin 5 Buçuk Çok Erken kampanyasından bahsetmesi, velilerin endişelerini dile getirmesi takdire şayandı. Ancak yetmedi. Orada veliler de olmalıydı, seslerini duyurmalıydı. Televizyondakiler çocuklarımız hakkında, bizim gıyabımızda konuştukça biz yerimizde zıpladık. Ekranın içine girmek istedik, yapamadık.

Programda Cem Gülan çok ürkütücü bir noktaya değindi: “Dilekçe de verseniz, para cezası ödeyeceğiz de deseniz kaçamayacağınız bir gerçek var ki o da şu: Okula geç başlayan çocuğunuz 8. sınıftan sonra açıköğretime düşecek, okula dışarıdan devam edecek” dedi. Bu tam olarak ne demek, ne kadar olası bir ihtimal bilmiyorum, araştıracağım. Ancak birçok velinin tüylerini diken diken ettiği kesin.

Programda başka detaylara da değinildi. Seçmeli dersler açıklanmış. Biiiir sürü seçenek var, ancak çoğu kadrosuzluktan verilemeyecekmiş, hep olduğu gibi… Zaten halihazırda resim ve müzik derslerinde bile test çözüyormuş çocuklar, değil mi ki şimdi Rusça falan öğrensinlermiş.

Bu arada ilk üç sene çocuklara zorunlu “oyun ve fiziksel aktivite” dersi konmuş. Gümbürtüye gitmez de uygulanırsa iyi bir haber.

Geçtiğimiz hafta Deniz’i Eylül’de göndereceğimiz (ancak henüz hangi sınıfına göndereceğimizi bilmediğimiz) devlet okulunun idarecileriyle görüştüm. Derdimi anlattım. Müdür muavini dedi ki:

Aile hekiminizden çocuğunuzun gelişiminin geri kaldığını, okula bir sene geç başlamasını istediğinizi destekleyen rapor alacaksınız. O raporla beraber bir dilekçe hazırlayıp okula sunacaksınız. Kaydının bir sene ertelenmesini isteyeceksiniz. Anasınıfına başlatacaksınız.

Bu yolu deneyeceğimi düşünüyorum. DüşünüyorDUM. Ancak sonrasında müdür dedi ki:

Sizin çocuğunuz 69 aylık. Ay olarak aslında çok da küçük değil. Başlayabilir.

“Pekiiii, dedik (Doğan da vardı). “Bizim çocuğumuz anasınıfına gitmedi. Anasınıfına gitmiş olan çocuklar da o sınıfta olacak. Nasıl olacak da olacak?”

“Eh, dedi müdür. “O çocuklar (anasınıfına gitmiş olanlar) sınıfın lideri olacaklar.”

(Bu durumda bizim çocuğumuzun canı patlıcan olmuş oluyor)

“Sadece o değil ki” dedik. “Bu sene acayip bir yığılma olacağı söyleniyor. Çok daha fazla çocuk birbiriyle yarışacak. Öyle değil mi?”

“Öyle” dedi müdür.

O an aile hekiminin yolunu tutmaya karar verdim. Ama sonra müdürün şu sözleri de geldi aklıma:

60-66 aylık çocuklar da olacak sınıfta. Onlar zorunluluk kapsamında değil, ancak velileri dilekçeyle kayıt ettirebiliyorlar. Ve öyle bir durumda ben o çocukları almak durumundayım. Velilerine anlatmaya çalışıyorum, o çocukların henüz hazır olmadığını, sınıfta çok küçük kalacaklarını, ezileceklerini söylüyorum. Tuvalete gitmeleri, teneffüse çıkmaları sorun olacak diyorum. Ancak yine de “Bir an önce evden gitsin” diye göndermek isteyenler çıkıyor. Öyle bir durumda yapabileceğim bir şey yok, o çocukların kaydını alıyorum.

E şimdi 60 aylık çocuk bu sene anasınıfına başlayacaksa… Benim çocuğum 69 aylık olacak, tamam. Ama seneye? Seneye benim çocuğum 81 aylıkken, yine 60 aylık çocukların velisi dilekçeyle çocuğunu okula verecekse, o zaman benim çocuğum 2 yaş büyük olmuş olacak bazı sınıf arkadaşlarından. Bu nasıl bir karmaşa?

Ya çocuğunu hazır olmadığı bir eğitime başlat. Ya da sınıfın yaş ortalamasının çokça üstünde olmasını -ve bu sefer sadece içeriğin değil, yaş grubunun da onun için fazla geride kalmasını- göze alarak bir sene daha beklet. Bir nevi ölümlerden ölüm beğen.

Gerçi henüz ölmedik.

Ne der Nietzsche?

What does not kill me, makes me stronger.

Yani

Beni öldürmeyen şey beni daha da güçlendirir.

Nietzsche bunu söylediğinde çocuğu var mıydı, bilmiyorum. Ama ben kendimi hiç güçlü hissetmiyorum. Gayet yorgun, bıkkın, kafası karışık, ne yapacağını bilmez bir haldeyim.

Dün akşam Altaylı’nın programını seyrettikten sonra da dedim ki: Eğitim sisteminde değişiklik gerekliydi, yapılmalıydı. Ancak bu şekilde değil.

Herhalde veliler hiçbir dönemde bu kadar çaresiz hissettirilmemiştir.

62 yorum

  1. umarım hakkınızda daha doğrusu deniz’in hakkında en hayırlısı neyse o olur… siz çok çabaladınız, hepimiz şahidiz… biraz dingin olmaya çalışın… bırakın biraz da “bi an evvel gitsin evden” diyebilen anneler babalar düşünsün…

  2. Ya tam 66 aylık olan çocuklar ne yapacak..Okula başlicakmı başlamicak mı?Mart sonu doğumlu çocuklara esneklik tanınacakmı hayır …66 ay+3 günlük olucak benim kızım seneye sınıfın belkide en küçüğü olucak…Ne olursa olsun sınıfın en küçüğü olucağına en büyüğü olsun elinizden geleni yapın bence Elif hanım ben öyle yapıcam….Bu seneden başladı bizim stresimiz…

  3. ben de mağdurlardanım. kasım doğumlu oğlumla. 2.5 yıl okulöncesi deneyimimiz olmasına rağmen hala ilkokula gitmesini istemiyorum. eski okulumuzun psikologunun söylediğine göre sağlık ocağı falan değil devlet yada üniversite hastanesinden alınacak ciddi bir zihinsel veya bedensel geriliğinin olduğunu gösterir rapor isteyeceklermiş. ricayla minnetle falan alamayacakmışız, sonra o raporları denetleyeceklermiş. kendimi labirente düşmüş fare gibi hissediyorum. tam bi yol buldum diyorum tak diye duvara çarpıyorum. hakkımızda hayırlısı…

  4. Denizi neden anasinifina gitmemiş sayıyorsunuz Deniz’in gittiği okulla anasiniflarinin ne gibi farkları var sizce merak ettigim icin soruyorum

    • Deniz’i anasınıfına gitmemiş SAYMIYORUM, Deniz anasınıfına GİTMEDİ. Anaokulu ve anasınıfı bambaşka şeyler. Müfredatları çok farklı. Birinde oyun oynuyorlar, resim yapıyorlar, en fazla çizgi çiziyorlar, harfleri tanıyorlar. Diğerinde ise okumaya hazırlanıyorlar. Deniz o hazırlık kısmını yapmadı.

      • yalnız bir de kreşe bile gitmeyenler var. deniz yine bir adım önde. şahsen ben kreşe vermeyip 5-6 yaşlarını anaokulunda geçirtmeyi düşünüyordum. bize denk gelseydi kreş bile görmeden ilkokulda olacaklardı.

      • bu sistemde o hazırlık kısmını uzunca bir süre yaptıracağız 1lere. slayt ve sunumlarla sesler sezdiriliyor.şarkılarla. isterseniz okuma yazma setlerinden alıp sadece sezdirme sayfalarını yaptırabilirsiniz eylüle kadar .

  5. Hala anlamış değilim, neden bu karambole getirme inadı?

  6. Rapor alma olayi bana sicak geliyordu tabi bu kadar basitse. Bence her önüne gelenin rica minnetle alabileceği bi rapor değil bu. Ayrica aldik diyelim, çocuğumun ilerki yillarinda önüne çikar mi bu rapor diye de endişeleniyorum. Sen yaşitlarindan gerisin falan diye yani. Ve şu, damdan düşen açiköğretim meselesi ise hepten yeni bi karmaşa bizim için. Yine bi karara varamadik, yine kafalar karişik ve yine çaresiz bekliyoruz. Yaziklar olsun…

    • bizde çok araştırdık bu rapor olayını ve şundan emin olun ki bu rapor çocupun fiziksel yeterliliğinin olmadığını açıklayan ve sadece 1 yıl erteleyen bi rapor 1 yıl sonra zaten bu yeterlilik yerine gelecek ve rapor zaten ortadan kalkıyor çocuğun peşinden gelecek bişey değil yani bu rahat olunn

  7. en başından beri sonun benim sorunummuş gibi takip ediyor, destek veriyorum Elif.
    bazen öyle kaptırıyorum ki,
    “ya özden kızın henüz 14.5 aylık, neden bu kadar yıpratıyorsun kendini ?
    önünde daha kaç sene var, mutlaka bir hale yola girer o zaman kadar” diye düşünüyorum.
    Ama,
    rahatlayamıyorum bir türlü, bencil düşünemiyorum.
    Deniz de, Deniz gibi diğer çocuklar da benim çocuklarım,benim çocuğumdan farkı yok.
    onların göreceği zarar da, tıpkı benim kızım görmüş gibi yaralıyor beni.
    Anlıyorum ki: bütün çocuklar aslında bütün ANNELERİN.
    ve bütün ANNELER, bütün ÇOCUKLAR için sonuna kadar mücadele etmeliyiz.
    yorulsak da, bıksak da,saç baş yolsak da…

    EN AZINDAN ÇABALADIK demek için….

  8. Aynen katılıyorum elif ikisi çok farklı benim kızım 7 aydır kreşe gidiyor, 4,5 yaşında olmasına rağmen sanki bu 7 ayda büyüdü çocuk oldu ama bu süreç kesinlikle anasınıfı değildi çocuk olma yolunda bir süreçti sadece.Ben kızımı çok iyi tanıyorum her anne gibi ve benim kızım 1 yıl daha kreş ardından okul öncesi eğitim almalı bunun IQ su ile bir ilgiside yok sadece ruhsal gelişimi ile ilgili.Bu yazı içime su serpti ben aynen öyle yapıcam çünkü kızım 67 aylıkla sınıfın en küçüklerinden olucak dün görüşmeye gittiğim kolejin müdürü acele etmememi süreci beklememi ve fikrimin en doğrusu olduğunu söyledi.6 ay bile büyük çocuk çabuk algılayacak ve öne çıkacak bu yadsınamaz bir gerçek dedi.Bir kolej müdürü bile öğrenci avına çıkmadan objektif bir görüş bildirdi yani.

  9. Konuya çok vakıf değilim, benim minik 18 aylık ya,tuvalet eğitimini düşünmekten eğitimini düşünmeğe sıra gelmedi henüz , yanlız anneme sordum ben. Çocukları minicik minicik okula alacaklarmış, nasıl olur acaba diye.
    -“Sizin zamanınızda bir 6 yaş grubu açılmıştı, çocuklar sapır sapır döküldüler, ertesi sene hemen sistemi değiştirdiler” dedi.
    Hatırlayan var mı???

    • Sanırım 1982’deki uygulamadan bahsediyor. Herkes aynı şeyi söylüyor.

      • EVET BEN O SISTEMI YASADIM. Daha once de yazmistim. Ben 7 yas gurubunda idim, ki 7.5tum ben, (1-a, 1-b)) 1-c ise 6 yas gurubu idi, ama 5.5. yasindakilerden vardi. Yani okulda 76nin sonu, 77 liler bir gruptu, 78-79 lular birbaska gruptu. 10-11 yasina kadar 1-c sinifi okulun maskotuydu. 23 Nisan icin vs. onlardan olusan özel “minikler grubumuz vardi misal”.
        Ama bizden onlara abilik-ablalik yapmamiz beklenirdi. Simdi ki gibi cocuklar birbirinin gozunu oymuyordu o zamanlar….

        Ortaokulda onlardan cok azi anadolu liselerine yatili gitti, bizlerden bir cogumuz ise yatili olduk, ustunde birde anadolu lisesinde hazirlik okuyunca. Universitede ise kendimden 3 yas kucuk henuz RESIT olmayan, anne-babasinin iziyle evci cikabilen vs. bebelerle okudugumu hatirliyorum:-)))

        • 82’de 6 yaşında ilkokula başlayanlardan biri de benim. Öncesinde ne kreş, ne de anasınıfına gitmemiştim. Bu durum okulda başarımı kesinlikle etkilemedi, hatta sınıfın en erken okuyanı olarak sınıf atlatmayı bile düşündüler. Tüm okul hayatım başarılı geçti.
          Eğitim sistemi değişikliği maalesef hükümetin pek çok uygulaması gibi tartışılmadan, farklı görüşler alınmadan, sonuçları düşünülmeden pat diye yapıldı. “5,5 yaş okul için çok erken” kampanyasını çok dorğu buluyor ve destekliyorum.
          Ama madem bu durumla başa çıkmaya mecburuz, içinizi rahatlatmak için yazayım dedim. 6 yaşında okula başlayıp çok başarılı olmak mümkün. Ben istisna da değilim, sınıftaki tüm arkadaşlarım başarılı bir okul hayatı sürdürdüler.
          Kreşe ya da anasınıfına gitmemiş olmak okul başarımı etkilemedi. Ben daha çok sosyal olarak etkilerini gördüm. Kreşe gitmiş çocuklar daha sosyal ve girişkendi. Ben çekingendim. Uzun süre de öyle kaldım.

          • Çok teşekkürler Fıstıkçık. Bu hikayeler iyi geliyor.

            • Fıstıkçık güzel şeyler anlatmış. Geçmişte anlatılan ben 5 veya 6 yaşında başladım , şöyle sıkıntı çektim durumları tamamen eski müfredata göre yaşanan sıkıntılar, “eğer” müfredat değişirse zaten bu durumlar azalacaktır belki de. Bu yüzden bu hikayeleri birebir dikkate almak faydalı olmayabilir. (Gerçi hala belki eğer gibi kelimelerle konuşuyoruz.) 69 aylık olan ve 2,5 yasından beri krese giden ve sosyalleştiğini gözlemlediğim Deniz’in hiç zorlanmayacağını; 81 aylık giderse de çok büyük kalacağını işlerin daha da zorlaşabileceğini “düşünüyorum”. İfade etmek istedim. Bir de keske gönderseydik demek var, yeni sistem ille de alıştığımız gibi %100 kötü sonuç vermeyebilir. Sevgiler.

  10. deren,inci,tülay farketmez

    Size katıldığım bir nokta;,Meb bir kriz çıkardı,ve bunu iyi yönetemedi.
    Ama arkasında durmasa ve her gelen taleple yasayı değiştirmeye kalksalardı bu sefer yine eleştirecektiniz.Herşey daha da karmaşık hale geldi diye.
    Şimdi durum belli;ister rapor alırsınız,ister 3500 lirayı ödersiniz.Ya da okula gönderirsiniz.

    • Hayır, henüz durum belli değil. Eski yasada öyleydi. Yönetmelik henüz çıkmadı.

    • Deren hanım zaten aslolan ” her gelen taleple yasayı değiştirmeye kalkmak ya da kalkmamak” değil, en başında böyle önemli bir konu için sağlanan bir konsensus sonucu en ideal sistemi hazırlayıp, bir kerede net olarak ortaya koyabilmek ve en az telep gelecek şekilde tanımlamaktı.. ama geçmişler olsun..

      Ayyrıca Elifin de dediği gibi hiç birşey belli değil.. yasa geçti ama yönetmeliği yok.. akıllara zarar bir durum bu..

      Lütfen siyasal tercihleriniz sebebiyle her yapılanı eleştiriyor olmakla eleştirmeyin buradaki anneleri.. Çocuklarımız deneme yanılma tahtası değildir.. Dün akşamki programda da bunun böyle olacağı net olarak ifade edildi… Benim oğlum 2008 nisan doğumlu ve erken gitmekten 1 ayla yırtıyor ama diğer çocuklar için, Deniz için, yeğenlerim için, arkadaşlarımın bir damlacık çocukları için de içim yanıyor çünkü bir ANNE OLARAK EMPATİ yapabiliyorum çok şükür…

  11. 4+4+4 ile cocuklarimiz ve gelecegimiz uzerinden oynanan siyasi oyuna ve sonrasinda ki kadin haklari konusunda ki yapilanlarla ulkenin suruklendigi yozlasmis yapiya cok cok fazla karsi ciktigimi burda bircok kez yazdim. Ama bugun ku notum sadece bireysel sizin bir kayginiz konusunda olcak: Bence bastan siz Deniz’i okula kasim dogumlu oldugu icin gec gondermeye yani –yasina girerken degilde–yasini tamamlamisken gondermeyi tercih etmistiniz. Ve bence bu TERCIH-SECME hakkinin elinizden alinmasi siz (ve diger bircok aileyi) PERISAN EDIP; CARESIZ hale soktu….

    Kurtaj ve sezeryan da oldugu gibi ” yapilan tek sey SECME HAKKIMIZIN elimizden alinmasi.”

    Yoksa artik kimse bu yapilanlarin daha iyi egitim verilecek, daha bilincli cocuklarimizi egiticegiz amacinda
    olmayacaginin ve hicbir pedegojik, altyapi, vs. calismasi yapilmadan herkese DAYATILDIGININ farkindadir umarim.

    not: bence Deniz ilkokulda suan baslarsa cok ozel bir SIKINTI cekmeyecektir, siz zaten ay olarak erken mi gitsin yil bakimindan gec mi gitsin diye daha once sorgulamistiniz. OYUZDEN SIZE COK DERT OLMAYACAKTIR BILE BELKI…. AMA OTE YANDAN Bence sizin bu yazilariniz “COCUGUNUN GELISIMINDEN, KANUNLARDAN, YAPILANLARDAN, SIYASI OYUNLARDAN BIHABER, AILELERE ACABA BIR SORU ISARETI YAKAR MI ACABA? BENIM UMUDUM OYDU. …AMA YAKINDA TURKIYE PEMBE VEYA MAVI –HAREMLIK SELAMLIK– OKUL OTOBUSLERIYLE COCUKLARINI OKULA GONDERIP, ATATURK’TEN BIHABER, ANDIMIZI BILMEDEN GELEN, ARAPCA OGRENSEDE ANLAMAYAN,BÖN BÖN BAKAN COCUKLARI OLUNCA ANLAR BELKI….GECMIS OLSUN TURKIYE!

    • Her satırının altına imzamı atıyorum izninizle. Gercekten artık soylenebilecek tek şey var: gecmis olsun hepimize 🙁

    • Yorumunuzun son satırlarında büyük harflerle yazdığınız her şeye AMİN, İNŞALLAH ONLAR DA OLACAK diyerek katılıyorum…

  12. Oglum 2007 Nisan dogumlu… Anasinifina vericem.. Zorunlu gruba girmemesine ragmen okula erken gondermek isteyen veliler neyin acelesindeler acaba?? Elif madem sistemi degistiremiyoruz tum 2007’liler ve 2006 sonunda doganlarin velileri birlik olup anasinifina bi sekilde verebilecek olsa belki bu sekilde icimiz biraz daha ferah olurdu, ama bu sefer de aile hekimleri ya da univ hocalar korkudan rapor vermek istemicekler… Bu cocuklari deneme tahtasi yapip gelecekleriyle oynayanlar utansin!!! (dicem utanmalari olmadi belli)

  13. Sanırım yanlış anlaşıldım deniz anasinifina gitmedi anlıyorum benim sormak istediğim aldığı okul oncesi eğitimin anasinifindan ne farkı olduguydu benim oğlum da gitmedi niyetim önümüzdeki Eylül’de anasinifina göndermekti ama sanırım bu olamayacak ancak bu zamana kadar aldığı okul oncesi eğitimle anasinifina gidenlerden geri kalacağını düşünmüyordum ya da onlardan bır eksiği olacağını, görüştüğünüz okulun müdürünün ‘onlar lider olacak’ söylemiyle kafam karıştı zaten göndermek istemiyorum 1.sınıfa bır de hiç aklıma gelmeyen birsey okuyunca kafam karıştı ve sormak istedim sanırım yanlış ifade ettim

  14. Deniz bence bu sene okula başlamak için çok küçük değil ,ama önümüzdeki sene başlarsa bir öğretmen olarak büyük olabileceğini düşünüyorum…Anasınıfına gitmemesinin de olumsuz bir etkisi olacağını düşünmüyorum.

  15. proğramı izlemedim fakat 8. sınıfta açık öğretime düşecek demekte ne demek şimdi? bir denize dalıyoruz ama içinde ne var bizi nereye götürecek bilmiyoruz…

  16. “Dilekçe de verseniz, para cezası ödeyeceğiz de deseniz kaçamayacağınız bir gerçek var ki o da şu: Okula geç başlayan çocuğunuz 8. sınıftan sonra açıköğretime düşecek, okula dışarıdan devam edecek”
    bu cümle
    12 yıldır MEB liselerde öğretmenlik yapan, 4.5 yaşında ki kızını gelecek sene 67 aylık okula göndermek zorunda kalacak olan bana ah keşke cesaret edebilsem dedirtti bu cümle. Açıkçası hangisi kötü bilemicem mevcut eğitim sisteminde keşke cesaret edebilsem ve başarabilsem de açıköğretimden mezun olsa çocuğum… çok sevdiğim mesleğimden soğudum ilk defa bu yıl…

  17. oğlum 2007 şubat doğumlu,üniversite hastanesinde çocuk gelişim uzmanına götürdük bugün.Özellikle 2007 li çocukların resmen kobay,deneme tahtası gibi görüldüğünü,sistemin bu yıl deneneceğini söyledi,tutarsa ne ala,tutmazsa bizim çocuklar kurban edilecek.Ayrı sınıf açılmasının mümkün olamayacağını,sınıflarda oyuna dayalı eğitimin de bu sınıflarda pek mümkün olmadığını söyledi.2005,2006 ve 2007 liler bir sınıfta olacak bu gidişle sanırım.Bu durum sadece 1.sınıfta değil ki,ileride SBS de de,üni.sınavında da sorun yaratacaktır bence.
    Biz kendisinden rapor istedik,rapor almaya gelen çok veli olmuş,kendileri de rapor vermişler ama raporlar geri dönmüş.Çünkü okullar, üni.hastanesinden alınmış raporları kabul etmiyorlarmış,sadece RAM den alınmış raporlar kabul ediliyormuş.Milli eğitim,koskoca üni.hastanesi raporuna güvenmiyor,illa kendisine bağlı kurumdan istiyormuş raporu.Bir de aile hekimine götüreyim oğlumu,bakalım onun raporu kabul edilecek mi?
    O da olmazsa,RAM den rapor alacağım,yine de göndermeyeceğim,oğlumu kobay etmeyeceğim bu yeni sisteme.
    Elifin geçmişte yazdığı gibi,
    büyüklerin küçüğü olacağına,küçüklerin büyüğü olsun daha iyi…

    • Ebru Hanım
      ben Ram dan raporun alınmasının çokk zor olduğunu duydum.Ramdan sonraki gelişmeyi bizimle paylaşır mısınız lütfen

  18. Acaba okullar degisik yas gruplarini siniflara esit mi dagitacaklar yoksa daha kucukler icin ayri bir sinif olmasi daha mi iyi?
    Bu “lider olma”nin cocugun sosyal gelisimi icin onemli oldugunu saniyorum. (Yoksa akademik basari icin pek bir onemi yoktur.) Daha kucuk olanlarin kendi arasinda sosyal faaliyetlerde bulunmasi, ne bileyim balki haftanin belli gunlerinde bazi dersleri buyukler ve kucuklerin ayri yapmasi (spor, muzik gibi sosyal dersler ozellikle) cok iyi olur diye dusunuyorum…
    Elif, boyle hikayeler duymak rahatlatiyor dedigin icin kendi hikayemi de yazayim:
    Ben de 6 yasinda basladim, sinifta ve okulda tektim herhalde erken baslayan (hatta Temmuz dogumlu oldugum icin sanirim 63 aylik falandim). Akademik yonden hazir oldugum belliydi, okumaya yazmaya baslamistim ve anasinifindan kaciyordum sIkIldIgim icin. Sosyal acidan da pek problem olmadi, hic “en kucuk” oldugumu hissetmedim. Universitede kendimden ortalama 2 yas (hatta bazilari 3 yas) buyuklerle okudum (hazirlik okumadigim icin).

  19. Öğretmeni Ogün gelmediği icin arayıp çocuğunu gelip almalarını istediğimiz velilerin ” başka bı sınıfa koyuverin aksama kadar napicam evde onu ben” dediklerini bilirim:))

  20. elif şey kem küm

    mükemmeliyetçilik diye bir var tıp literatüründe
    uzun süre geçmemesi halinde rahatsızlık olarak tanımlanıyor

    bildin mi?

    • Çocuğunun geleceğiyle ilgili çok önemli bir karar vermek zorunda olan bir anne ne zamandan beri ”rahatsız”olarak tanımlanıyor hanımefendi?Bu fikir alış-verişleri size pek hitap etmiyor olabilir ne de olsa sizin adınıza karar veren sizin de- koşulsuz-kabul ettiğiniz ağalarınız var değil mi?? Şimdi avukatı mısınız?diye bir cevap bekliyorum sizden ancak bu yakışır çünkü….

      • ufff. gerildim yav. o ne sert mesaj öyle.

        ben baştan beri elif’in bu çabalarını takdir ediyorum. bir anne ve bir aktivist olarak üzerine düşeni fazla fazla yaptı.

        fakat görüyorum ki gerçekten çok üzülüyor ve geriliyor. çünkü yapısında var. geçtiğimiz haftalarda da yazmıştı zaten. ben böyleyim. akışına bırakamam demişti.

        biraz relaks. sen atlatırsın bu süreci demek istedim sadece. mesajın başlangıç kelimelerinden de bu anlaşılıyor zaten. yanlış anlamanıza üzüldüm. aynı şeyleri yazıyla değil sözle anlatma imkanım olsa idi eminim böyle anlamazdınız.

        iyi günler 🙂

        • Anladım Merve. Evet, kendimde eleştirdiğim bir yönüme gönderme yapmışsın. “Su yolunu bulur” lafı benim sık sık unuttuğum bir şey maalesef.

  21. “Dilekçe de verseniz, para cezası ödeyeceğiz de deseniz kaçamayacağınız bir gerçek var ki o da şu: Okula geç başlayan çocuğunuz 8. sınıftan sonra açıköğretime düşecek, okula dışarıdan devam edecek”

    Bu nasil oluyor? Gerekcesi neymis ki bu uygulamanin?

  22. cok komik, anne olupta elinden gelenin en iyisini yapmak, ugrasmak, cabalamak, savasmak ne zamandan beri “TIPta bir rahatsizlik” olarak literature gecti cok merak ettim. Pardon kaderci olup, caldim cayira mevlam kayira demeliydik hepberaber degil mi!

  23. duzeltme: caldim–> saldim (C-S) olmaliydi…

  24. 69 ay küçük gibi görünse de bence çok küçük değil. Sınıfında en küçük çocuk olacak dahi olsa siz ona evden vereceğiniz destek ile açığı bir şekilde kapatırsınız. Hatta sesleri öğretmeye şimdiden başlayabilirsiniz. Ancak 1 yıl sonra başladığında sınıfta yaş ortalamasının üzerinde olabileceği için içinde bulunduğu grubun içinde sıkılabilir. Bu durum derslerini de olumsuz yönde etkiyebilir. Bu durumda önümüzdeki yıl 1. sınıfa başlaması bence gözünüzü çok korkutmamalı. Sınıflar yaş ortalamaları dikkate alınmadan düzenlenecekse (ki bu gerçekten çok büyük bir problem) kendinden küçük çocuklarla birlikte olmaktan sıkılması daha büyük problem olabilir. 60-66 aylık olsaydı endişelenmekte çok haklısınız derdim ancak 69 ay gerçekten çok küçük sayılmaz bence… Hakkınızda herşeyin hayırlısı olması dileği ile…

  25. Benim oglum 2006 dogumlu ve zaten bu sene 2 yil yuva ustune 1 yil anasinifi ile ilkogretime basliyordu . Koleje gidecek . Kolejin soyledikleri ise feci
    Kendi anaokullarindan gelen Emir gibi cocuklari ayri siniflar yapacaklar . Minikler ve disardan gelenler ve hic anasinifi yuva gormemisler baska sinif yapilacak. Yani Hababam sinifi olacaklar. Onlar hizla Emirlere yetismeleri icin calistirilacaklar . Oglum yaklasik 8 aydir okuyup yazabiliyor . İki haneleri sayilarda dort islem yapabiliyor. Gunluk ingilizceyi anlayabiliyor az biraz konusabiliyor.
    Dusunun simdi bu miniklere ne feci bir hizlandirilmis program yasatacaklar. Hem Emirler seviyesine gelecekler hemde Emirlerin okuyacagi bir seneyi beraber okuyacaklar
    Yazik degilmi bu miniklerin beyinlerine. Okuldan daha ilk senede sogutmak olur mu ?
    Ne demek deneme senesi ., neyi deniyoruz ? Seneye degisirse bu cocuklar nasil bir arafta kalacaklar .
    Oyun ve fiziksel aktivite dersi sizce Beden dersleri bile bahcede serbest dolanmayla gecen devlet okullarinda nasil olacak ? Tum bu sistem degisikliginin esas amaci ne onu cozemiyorum bir turlu ?
    En fecisi de 50 kisilik siniflara nasil sigilacak ustelik de duydugum butun devlet okullari imam hatibe cevrilirken .
    Deli olmamak icten degil.

  26. Elif benim takıldığım bir nokta daha var…. hep okula başlama yaşına takıldık ya hepimiz aslında bir acı gerçek daha var ki bu çocuklar 4. sınıfta yani daha 9 yaşında sınav maratonuna girecek bu sınavın hazırlıkları 8 yaşında başlayacak bu nasıl bir acımasızlıktır nasıl bu çocukların elinden çocukluğunu almaktır benim aklım almıyor…ben 5. sınıfta anadolu lisesi sınavlarına hazırlanmıştım hala dün gibi aklımda ki o zaman 10-11 yaşındaydım deli gibi sokakta oyun oynamak istiyordum ama benim dersaneye gitmem gerekiyordu….şimdi ne olcak ben 8 yaşına geldiğinde çocuguma bu saçmalığı nasıl anlatıcam?????

  27. zeynep Işkın AKSU

    merhaba yazılarınızı takip ediyorum şunu anlayamadım geç okula başlayan çocuklar 8. sınıfta açıköğretime düşecek ne demektir allah aşkına ….sevgiler

  28. merhaba.benim oğlum da şubat 2007 doğumlu.ben de şu ”geç okula başlayan çocuklar 8. sınıfta açıköğretime düşecek” cümlesini anlamadım.bunun çıkan genelgede bir yeri var mı?okudum aslında ancak ben öyle bişey hatırlamıyorum.

  29. Elif, konuyla çok alakasız ama sen ingilizcesini yazınca söylemeden duramadım: Nitzsche Alman olduğu için, o sözü Almanca söylemiş doğal olarak: “”Was mich nicht umbringt, macht mich stärker.”
    Tutamıyorum çenemi rumuzumdan da anlaşıldığı üzere 🙂

  30. Benim oğlumda bu sene İlk okula başlayacak .Yaşca da ayca da uyuyor. Fakat fiziksel olarak çok minik hep sınıfın en küçüğü oldu ama okumayı şimdiden söktü. Yaş ve gelişim aynı orantıda olmayabilir.Ayrıca okul öncesi eğitim yani ana sınıfını okumadan da İlkokulada gitmek pek bir kayıp değil.Anaokulunda çok da hazırlandıklarını zannetmiyorum. Ama şidiki sistemde yarış çok.Umarım çocuklar her nereye giderlerse gitsinler kendilerini ortama ait hissetsinler mutlu olsunlar.

  31. Bu tartışmalarda hep olumsuzlar öne çıkarılıyor. Belki biz aileler daha bebekken çocuğumuz için yapabilecekleri şeyler için bile “Hayır, daha hazır değilsin. Sakın yapma!” takıntıları ile işe başlıyoruz. Bu konuda benim aklımda şöyle şeyler var;
    İyi yönler;

    1- 4+4+4 sisteminde ilk – orta ve lisenin ayrı binalarda uygulanacak olması İYİ,
    orta okul talebelerinin ilkokul çocuklarıyla aynı ortamda olmalarını doğru bulmuyorum, bulmuyordum da
    Bir arkadaşın söylediği gibi, yeni yetmeler abi- abla olmuyor. ..

    2- Devlet okulunda başlangıçta herkes zaten aynı seviyede başlamıyordu, Malesef çoğu aile okuldan önce çocuğunu anasınıfına göndermek bir yana belli bilgileri aktaramıyordu, aktaramıyor da.
    Geçiş dönemi sancılı olsa da ileriye yönelik iyi bir adım.

    3- Yeni sisteme geçiş nedeniyle, tüm öğretmenler tekrar eğitimden ve testlerden geçiriliyor. Ne kadar etli olur bilemem ama belli zorunluluklar devlet okulunda memur zihniyetiyle çalışan ve %20 performans bile gösteremeyen çok fazla insanla dolu ( Öğretmenliği seven ve hakkını verenleri tenzih ederim), bunları dürtüklemek iyi gelebilir.

    4- Önceki sistemin zararlarını liseli ve üniversiteli gençlerimizde görüyoruz. Her yenilik nispeten iyi olabilir.

    5- Küçük yaşta anaokulu, kreş diye, paragöz ve malesef çocuklarımıza iyilik ettiği şüpheli mekanların elenmesini sağlayabilir.

    Kötü yönler;

    1- Başlangıçlar zordur ve sancılı olacaktır. Sancıyı yaşamak kötü…
    2- Hangi sistem olursa olsun uygulayıcı önemlidir. Uygulayıcılar yani öğretmenler eğitilip mesleği sevenlerden seçilmediği sürece her sistem aynılaştırılır, yararsızlaştırılır.
    3- Açıklama yapılmadan ve belirsiz bir uygulamaya geçmek kötü
    4 – “Ben yaptım, olacak” dayatması ve karşı tarafa tavırlar kötü

    Bunlarda benim düşüncelerim. Saygılarımla. 🙂

  32. Merhaba

    Annelerin bu bloğuna , bir baba olarak ben de yorumlarımı yazmak istedim.

    Öncelikle sizleri bu çalışmalarınızdan dolayı tebrik ederim ve sonuna kadar sizleri destekliyorum.

    Benim de bu konudaki düşüncelerim şu şekilde: (2007 ‘nin ilk üçü ayında doğmuş olup da ilkokul mecburiyeti getirilen çocuklarımızla ilgili)

    1) Henüz Müfredat hazır değil.
    2) Ilkokulların fiziki şartları hazır değil.
    3) Öğretmenler gerekli eğitimleri almadılar. (Her ne kadar MEB, yaz döneminde öğretmenleri hizmet içi eğitimden geçireceğini açıklasa da) –> Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu ki, daha nasıl bir müfredat olacağı belli değil. Hangi öğretmenlerin hangi sınıflara verileceği, hangi eğitimlerden geçirileceği belli değil. Sayın öğretmenlerimiz lütfen alınmasın ama bu karmaşada, nasıl bir düzenlemenin olacağı dahi henüz belli değil iken, 3 aylık (bu da daha net değil) bir eğitim, o yaştaki (5.5 yaşındaki) çocukların ruhsal ve biliçsel durumları göz önüne alındığında yeterli olmayacağı apaçık aşikar.
    4) Her yıl okula ortalama 1 milyon çocuk başlıyor yanlış bilmiyorsam; bu sene bu en az iki kat olacak. Belki 2.5 kat.
    5) 1. sınıflarda 5.5 – 6 ve 7. yaştaki çocuklar beraber olacaklar. Öğretmen 5.5 yaşındaki çocukla oyun mu oynayacak, 6 yaşındaki çocuğu okumaya mı hazırlayacak , 7 yaşındaki çocuklara okuma yazma mı öğretecek. Tam bir kabu değil mi ?
    6) 5.5 yaşındaki çocuklardan bazıları halen altına kaçırıyor olabilir, ayıp değil, yadırganacak bir durum da değil. Henüz daha kendi ihtiyaçlarını gideremeyecek çocuklar olabilir.
    7) Sistem henüz hazır olmadığı gibi, çocuklar da henüz hazır değiller. Bu yaşyaki çocuklarda birkaç ayın bile çok önemli olduğunu tüm psikiyatristler, psikologlar, pedagoglar söylüyor.
    8) Bu karar alınırken psikologlara, psikyatristlere, pedagoglara, eğitimcilere, bilim adamlarına, eğitim bilimcilerine danıştınız mı ? Lütfen olaya kimse ideolojik yaklaşmasın, o yaştaki çocukları düşünsün, o yaştaki çocukların gözü ile bakmaya gayret göstersin. Çünkü onlar daha henüz oyun çocukları.
    9) Ayrıca deniyor ki, geçmiş yıllara göre sadece 3 ay öne alındı deniyor. Bu doğru değil. Bu seneye dek, velilerin 84 aya kadar ertemele hakkı vardı. Bunu göz önüne aldığımızda 16 ay erkene alınmış oluyor. Bir kaç ay bile bu çocuklarda o kadar önemli ki.
    10) Avrupa ülkelerinde de benzer durum var deniyor. Ancak Avrupa Komisyonu raporuna bakıldığında, bahsi geçen ülkelerde de velilerin erteleme hakkından bahsediyor rapor.
    11) Bu seneye dek erteleme hakkı varken , bu sene , velinin erteleme hakkı neden elden alınıyor? Bu hak neden gasp ediliyor? Geçmişe dönük bu haklar neden korunmuyor ? Herkesin Vatandaşlık hakları var. Çocukların gelişimini en iyi değerlendiren, velidir. Çocuğun anne babasından daha iyi mi değerlendirebilecek MEB ?
    12) Bunlar aslında belli bir planın parçaları. Bir ideolojik bakışın yansımaları. Sakin kafa ile tüm bunlar değerlendirildiğinde, çocukları ufacıkken okula alacaklar, ufacık cocukları branşlaştıracaklar. Kendilerinin istediği “eğitimi” verecekler. Asıl amaç bu. Ağızlardan çıkamayan, gevelenen bakla aslında özetle bu.
    13) MEB, bildiğim kadarı ile Valiliklere kararname yolladı. Bazı okullar Imam Hatip’e çevrilecek. Emin olun en iyi imkanları olan okullar Imam Hatip haline getirilecek. Okulların bu değişimi de tam bir kabus. Şimdi bazı cocuklar farklı lokasyonlardaki okullara gitmek durumunda kalacak. Şu unutulmasın ki, bazı kişiler ki hiç azımsanmayacak sayıda kişi, sırf çocuğunun okuluna yakın yerde oturmak için oturma lokasyonunu seçmişti.
    14) Tüm bunları, Özel Okullar ellerini kavuşturarak karşılıyor. Zira, devlet okulları bu krizi yönetebilecek donanıma sahip değiller. Özel Okullar, bu krizden , çocuklarınızı en az şekilde ziyanla bir çıkarabiliriz diyorlar. Bu bir nebze doğru olabilir. Zira imkanları var. Paraları var. Amma, özel okul fiyatları da almış başını gidiyor. 30.000 TL’lere kadar fiyatı çıkan okullar var. Nerede eşit eğitim hakkı?!
    15) Bu kararı alan komisyonda kimler vardı ? Karar aşamasında kimlere danışıldı, eğitimcilere, psikologlara, psikiyatristlere, sivil toplum örgütlerine, derneklere danışıldı mı ? Bakın komisyonda sayın Hakan Şükür vardı. Ne alaka değil mi ? Sayın Hakan Şükür, çok iyi bir futbolcu idi. Ama bu iş, yeşil sahalarda top koşturmaya benzemez. Bakınız, bu çocukların geleceğinden bahsediyoruz… Gelecek bir nesilden bahsediyoruz. Bu kadar basit olmamalı, “ben yaptım oldu” denecek kadar basit bir iş değil.

    Daha yazacak o kadar çok şey var ki… Bir karar aldılar, hatanın da aslında farkındalar ama geri de dönemiyorlar. Şimdi burada asıl iş velilere düşüyor. Veliler, mevzubahis çocukları oldu mu , aslan kesilir; aslan kesilmeli. Belki çıkış itibarı ile takdir toplayacak olan bu yeni sistem, malesef iyi yönetilemediğinden dolayı bir krize dönüştü. Daha fazla bu kabusu büyütmeyin.. Yetkililere sesleniyorum . Duyun bu çığlığı. İş bu noktada da biz velilere düşüyor. Sesimizi çıkarmamız lazım. Çoçuklarımız için. Onların geleceği için. Ben onlar için Aslan Olacağım. Tüm velileri de bu karar karşısında var güçleri ile mücadele etmeye çağırıyorum. Çocuklarımızı kimseye kurban ettirmeyiz!

    Saygılarımla.

  33. Deniz’in çok zorlanacağını düşünmüyorum ben eğer bu sene başlarsa.Çünkü çok küçük değil okula başlamak için ve yazılarınızdan anladığım üzere halihazırda eğitimli,donanımlı bir çocuğa benziyor.
    Benim endişelendiklerim,anasınıfı eğitimi bile almamış olan minikler.Evet,hepsi bu sene kobay muamelesi görecek ancak en çok acıyı onlar yaşayacak gibi duruyor.Fazla endişelendiğinizi ben de düşünüyorum ama bu sistemin yaralayacağı çok çocuk var.Her ilkokulun bir de anaokulu bölümü olmalıydı,olmadı anaokulları devlete bağlanmalıydı.Yapılması gereken şey yedi yaşındaki çocukla beş yaşındaki çocuğu aynı sınıfa tıkmak olmamalıydı.

  34. yeni bir gelişmeye gebeyiz galiba…etüt beslenmeli okulların 20 haziranda olacak kura çekilişi bakanllık tarafından 2. bir emre kadar durduruldu…bu hayra alamet bir gelişme olur mu ki umudu doğurdu bende…

  35. merhaba blogcu anne 🙂
    4*4*4*4 mevzu ne oldu son durum nedir ? lütfen bilgi verin yasanın geri cekildigine dair bilgiler gördüm dogrumu

  36. tam olarak anlamadım;
    -ya para öder ve çocuğumuzu göndermeyiz
    -ya da rapor alır göndermeyiz mi?
    Yoksa her ikisini de sağladığımız takdirde mi çocuğumuz 1 yıl daha bekler?
    Rapor alma fikrine soğuk bakıyorum; çünkü ciddi tanılarla rapor verilebilecektir;ve bu ömür boyu çocuğumuzun karşısına çıkacaktır.

  37. Oğlum da sene sonu doğumlu.. Her iki koşul da bizim için olumsuzluklar taşıyor; erken gönderirsek çok çok ezilecek; beklerse sınıf ortalamasından oldukça büyük olacak ve uyum problemleri yaşayacak. Bunu dengeleyebilecek ara sınıflar açarlarsa kurtarırız;aksi takdirde durum benim bakış açımdan hiç iç açıcı değil:(((

  38. Bak bir de şöyle düşün bu sene 66 aylık olan ve okula gitmeme hakkı olan bir çok çocuk var onlar da seneye 78 aylıkken başlayacaklar. Yani seneye çoğunluk 78 aylık olacak. Bizim çocuklarala aralarında 3 ay olacak. Sen hesabını; yanlış yapanlara, çocuğum bir an önce başımdan gitsin diye düşünenlere göre yapma. Daha önce de yazmıştım benim oğlum Aralık 2006 doğumlu. 2 Aydır bunun dışında birşey düşünemez oldum. Kafam çok karıştı. Benim oğlum fiziksel gelişim olarak yaşıtlarının bir hayli üstünde bir de geç gönderirsem çocuğun psikolojisi olumsuz mu etkilenir, okulda arkadaşlarıyla uyum sağlayamaz mutsuz mu olur diye çok kafa patlattım, işi gücü bıraktım iki ayrı okulun yönetimiyle görüştüm, şahsi görüşleri “gönderme” idi. İki ayrı çocuk psikiyatristi ile görüştüm. Birisi arkadaşımın ağbisi, telefonla görüştüm. Yapabiliyorsan gönderme dedi. diğerine Tunayı da (oğlum) aldım gittim. Çok kesin bir şekilde “gönderilmesi taraftarı değilim” dedi. Tesadüf doktorun çocuğu da Tuna’dan 1 yaş büyüktü ve o da bir sene geç, yani bu sene başlatacağını söyledi. Doktorun söylediğini aynen aktarıyorum. “Mental zeka sonradan gelişir. Henüz beyin gelişiminde bir aşamayı tamamlayamadan çocuğa bir yükleme yapılıyor. İlk etapta gayet güzel gidiyor ve uyum sağladı diye düşünürken 4. sınıfta anlama sıkıntısı yaşanıyor. Daha sonraki yıllarda başarısız ya da daha az başarılı olmalarının sebebi de bu” diyor. Seneye yaşıtlarından büyük olur diye düşünmeyin dedi. Bu onlar için avantaj hoşlarına bile gidiyor dedi. Kaldı ki zaten aralarında ay farkı olması kaçınılmaz. Hepimiz okula gittiğimizde aynı ay doğumlularla mı gittik. Tabi ki fark olacak. Ben zaten göndermeme kararını vermiştim. Ama Of’lu Hocanın dediği gibi bir de Hoca’dan fetva alayım istedim:) En azından şimdi içim daha rahat. Arkadaşlarından büyük olması yaşayabileceğimiz sorunlar arasında belki de en son sırada yer alanı. Ben imza kampanyasına imzamı atarak katılmıştım. İmzamı attığım herşeyin arkasında durdum bugüne kadar ve bundan sonra da böyle olacak. Hiçbir alt yapısı, hiçbir hazırlığı olmayan, müfredatın bile belli olmadığı, eğitimcilerin dahi hiçbir şey bilmediği bu sene çocuğumu okula GÖN-DER-Mİ-YO-RUM. En azından şunu söyleyebiliyorum benim oğlumu denek olarak kullanamayacaklar. Kendisinden bir yaş büyüklerle yarışacağına, varsın bir yaş büyük okula gitsin.
    Herkesin imzasının arkasında durması gerektiğini düşünüyorum. On bin imza işe yaramamış olabilir. ama on bin eylemin karşısında hiçbirşey yapamazlar. Hangisine yaptırım uygulayabilirler. Buna cesaret bile edemezler. GELİN İMZALARIMIZ KAĞIT ÜZERİNDE KALMASIN O İMZALARI EYLEME DÖNÜŞTÜREREK ARKASINDA DURALIM. Ben böyle yapıyorum. Şimdi ses çıkarmazsak bundan sonraki adımlarının ne olacağını hiçbirimiz tahmin bile edemeyiz. Şimdi ses çıkarmazsak o zaman da çıkaramayız. Ya bunu peşin peşin kabul edeceğiz. Ya da imzalarımızı eyleme dönüştürüp çocuklarımızı harcatmayacağız. Sevgilerimle.

  39. Yaklaşık 1 yılın çocuklarını çok büyük ay farkı ile aynı sınıfa topluyolar.Her çocuğun kapasıtesi bir olamaz. Hangi çocuğa ne öğreticekler.Bir sınıfta en az 3 öğretmen olmalı kı birine ders birine genel eğitim birinede tuvalet ve oyun eğitimimi verecekler.Bnim kızım 62 aylık ve 1. sınıfa gitmesi gerekiyo ben ana sınıfına göndermek istiyorum.Şu anda çişini bile tutamıyor kendini anlatamıyor ve en önemlisi 15 gün öncesine kadar okula gitmyeceğim diye ağlıyodu.Piskoloğa bile götürdüm şu an hala okuldan ara ara koruyor ve ağlıyor.Gitmk istemiyor.Çevremdeki iki okula başvurdum 1.sınıfa gitmesi gerekiyor Bu kadar karmaşa içerisinde ben bu çocuğu 1.sınıfa nasıl gönderebilirim?

  40. peki siz denizi yazdırdınız mı?

  41. merhabalar. benim kızım eylülde 65 aylık olacak ve hala arada derede hissediyorum. bu sene 5,5 yaşında ilkokula başlatan annelerin su doneme kadar yaşadıklarıi sıkıntıları aktarmalarını rica edebilir miyim? ne gibi zorluklarla karşılaştılar? şimdiden teşekkürler…