Gökçe’nin Gebelik Günlüğü, 28. hafta

Artık üçüncü ve son üç ayına giren Gökçe, gebelik günlüğüne devam ediyor.

Gökçe’nin tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

***

28. hafta

Merhaba sevgili Blogcu Anne okurları,

Merhaba üçüncü trimester! Geçen hafta bahsettiğim sırt ağrılarım ara ara devam etmekte. Doktorumla bu durumu konuştum, endişelenecek bir şey olmadığını, pek çok hamilenin karşılaştığı ağrılar olduğunu söyledi. Ağrıyan bölgeye Icy Hot denilen bir ped koymamı ve egzersiz yapmaya devam etmemi önerdi. Icy Hot pedini kullandım. Ağrıyan bölgeye yapıştırıyorsunuz. Mentollü yapısı sayesinde bölgeyi önce soğutuyor sonra da ısıtıyor. Kısa süreli bir çözüm olarak şimdilik faydasını gördüm.  Yoga hocam ise akupunktur ve masaj önerdi. Eşim masaj yapsa da –ki çok iyi masaj yapar- profesyonel gebe masajını denemek istiyorum. Akupunktur hiç yaptırmadım. Faydası olur mu acaba?

Üçüncü trimester’da vücut ağırlaştığı için hamileler çeşitli problemlerle karşılaşıyormuş. Siz neler yaşadınız? Sorunlarınıza nasıl çözümler getirdiniz?

Son haftalarda bir de şaşkınlıklar yaşıyorum. Hemen aklımda kalan bir kaçını sizlerle paylaşayım.

  • Geçen akşam restorandan çıkarken tuvalete gittim. Eşim de beni restoran çıkışında bekleyecekti.  Çıktım, fakat 5 metre ilerde karşımda duran kocamı göremedim, telefona sarıldım neredesin diye.
  • Ikea’da dolaşırken bakmak için elime aldığım ürünü yerine bırakmayı unutmuşum, neredeyse tüm Ikea’yı elimde o saçma ürünle turlamışım.
  • Naçizane ve nadide kelimelerinden yeni bir kelime türettim. “Nadidane!” Nasıl ama!
  • Buna benzer diğer yaşadığım şaşkınlıkları da unuttum.

Bu hafta doktor kontrolümüz vardı. Hemşire bizi ultrason olmayan bir odaya alınca hayal kırıklığına uğradım. Doktor Bendayan yanımıza gelince “bu sefer ultrason ile bakacağınızı ummuştum, en son 25 Nisan’da ultrason kontrolü yapılmıştı” deyince “tamam eğer istiyorsan ultrason ile bakalım” dedi. Benim de keyfim yerine geldi. Bebeğimizi görünce çok heyecanlandım. Çok büyümüş! Yüzü iyice belliydi. Gerçi ne yalan söyleyeyim 3 boyutlu bakınca biraz korkunç görünüyorlar.  Poposu yukarıda, başı aşağıda bir pozisyonda duruyordu. Oğlum ne zaman ultrason ile kendine bakmak istesek ters durup kafasını içeriye doğru gömüyor, kendini saklıyor. Yine de yüzünü görebildik. Dolgun dudakları var. Minicik bir burnu var. Göz çukuru iyice belirginleşmişti. Bebekler artık bu haftalarda gözlerini açıyorlarmış. Bizimkinin gözleri açık mıydı, heyecandan soramadım.

Doktorda işimiz bitince doktor binasının hemen yanındaki hastaneye gidip hastane kaydımızı yaptırdık. Her çarşamba günü yapılan hastane turuna katıldık. Odaları gördük. Doğum yapılan odalar ayrı. Doğumdan sonra anneyi başka bir odaya alıyorlar. Bu oda ya iki kişilik ya da tek kişilik oda oluyor. Ayrıca suitler de var. Ancak önceden rezervasyon yaptırmak mümkün değil. Doğum için hastaneye geldiğimizde tek kişilik oda veya suit oda istediğimizi bildirmemiz gerekiyor. Suit odaların en büyük farkı bu odalarda doğum yapabiliyor ve sonra da kalmaya devam ediyorsunuz.

Hastaneden bebekle çıkarken araba koltuğunu hastane odasına getirme zorunluluğu yokmuş. Araba koltuğu arabada kalacakmış, anne bebeğini kucağında dışarı çıkaracakmış. Bu durumda kimse bunu kontrol etmeyecek. Amerika’da hastanelerin bebek araba koltuğu olmadan (infant car seat) bebeğin çıkarılmasına izin verilmemesi anladığım kadarıyla söylendiği gibi sıkı kurallar altındaki bir uygulama değil. Ben arabama istesem convertible olan araba koltuğu da alabilirdim. Buna biraz şaşırdım aslında.

Hastane, anne adaylarına çeşitli dersler veriyor. Emzirme, doğuma hazırlık ve bebek bakım ile ilk yardım dersleri. Ben üçüne de katılacağım. Emzirme hariç diğerlerine eşli katılım mümkün. Derslere hamileliğin son 8 haftasında gelinmesini öneriyorlar. Önümüzdeki hafta telefon edip derslere kaydımı yaptıracağım. Dersler sonrasında öğrendiklerimi sizlerle paylaşacağım.

Bir yandan da evde kendim bebek bakımı ile ilgili kitaplarımı okumaya devam ediyorum. Resmen yeniden ders çalışıyor gibi hissediyorum. Bebeğim doğduktan sonra tekrar dönüp hatırlama kolaylığı olsun diye önemli bulduğum hususları not ediyorum, sayfalara post-itler yapıştırıyorum ve fosforlu kalemle çiziyorum.  Bu haftaki dersim Tracy Hogg’un Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler adlı kitabından bebeğin uykusu ile ilgiliydi. Pek çoğumuz artık Tracy Hogg’un “yatır, sırtını sıvazla, shhh shhh“rutinine aşinadır sanıyorum.

Tracy Hogg’un uykuyu 3 aşamada tanımlıyor. Birinci aşama; bebeğin uykusunun geldiğini hareketleri ile bize anlatması. Mesela esnemeye başlaması, gözlerini ovuşturması, kulağını çekiştirmesi gibi. İkinci aşama; bebeğin gözlerinin açık olarak fakat dalgın dalgın bakması. Buna “seven-mile-stare” diyor. Üçüncü aşama; bebeğin artık gözlerinin kapanması, başının düşmesi.

Bu aşamaları anlattıktan sonra uyku rutini oluşturmayı şöyle anlatıyor:

  1. Gece uykusundan önce bebeğinizi banyo yaptırın. Üç aydan büyük bebekler için masaj da yapabilirsiniz.
  2. Her zaman hafif bir müzik çalın.
  3. Bebeğinizi kucağınıza alın ve hafif hafif sallayın. Yumuşak bir ses ile ninni söyleyin, hikaye anlatın. Uykuya geçmesini sağlayın.
  4. Bebeğiniz uykunun ikinci aşamasına geçtiyse sallamayı bırakın.
  5. Gözleri kapanmaya başladığında henüz derin uykusuna dalmadan bebeğinizi yatağına yatırın. Yatağına yatırırken, onu yatağına yatırdığınızı söyleyin.
  6. Yatağına yatırdığınızda ağlamaya başlarsa sırtını hafifçe sıvazlayın ve “shhhh” diyerek uyuması sağlayın. Ağlaması durduğunda bırakın ki bunu uyumak için alışkanlık haline getirmesin. Bebeğinizin ilk üç ayında ayrıca emzik de kullanabilirsiniz. Bebeğiniz emziği ağzından çıkarıyorsa tekrar vermek için ısrarcı olmayın.
  7. Eğer başta uykunun birinci aşamasını kaçırdıysanız, bebeğinizi sallamayın. Çünkü bebeğiniz bu aşamada artık zaten fazla uyarılmış olduğundan çabucak derin uykuya geçmesini sağlayın.
  8. Ayrıca ilk 6 haftada bebeğinizi kundaklayın. Kollarına hakim olmayı öğrendiğinde kundaklamayı bırakın.

Bu yöntemlerin mükemmel bir şekilde çalışmasını beklemiyorum. Beklememek de lazım zira yeni bir anne için hayal kırıklığı olur kanısındayım. Bunlar annelik tecrübesini ilk kez yaşayacak olan yeni anneler için yol gösterici, fikir verici yöntemler. Her bebek farklı sonuçta. Bakalım benim oğlum nasıl bir bebek olacak? Ben elimden geldiği kadar, bebeğimin uyum gösterebildiği şekilde bir uyku rutini oluşturmaya çalışacağım.

Haftaya görüşmek üzere, sevgilerimle…

Gökçe

35 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

35 Cevap verilmiş: Gökçe’nin Gebelik Günlüğü, 28. hafta

  1. Gökçe, Icy Hot ları kullanmanı önermem. Analjeziktir. Doktorunun önermesine ise çok şaşırdım.

    Akupuntur da işe yarar, chiropractor’un da yardımı dokunur.

    Eren

  2. blogcuanne diyor ki:

    Gökçe, aynı hastanede doğum yaptığım için biliyorum: Eğer değişmediyse hemşire sizinle arabaya adım adım yürüyecek, bebeğinizi doğru koltuğa, doğru şekilde oturttuğunuzdan emin olacak, ondan sonra gitmenize izin verecek ;)

  3. Sibel Opoka diyor ki:

    Eyalete gore degisiyordur belki ama bizi de koltugu gormeden ve doktor secmeden cikarmadilar.Arabaya kadar yurudu hemsire bizimle koltuga guvenli bir sekilde baglandigini gorede dek de ayrilmadi yanimizdan.Ama bana zaten hamileligimin sonlarina dogru katilmak zorunda oldugum bir kurs icin randevu verdiler.Yaklasik 1 saat surdu , uzerine bir de arac koldugu hediye ettiler :)

    Uyku konusunda ben ne salladim , ne kucagimda uyumasina yardim ettim.Nasil alisirse oyle gider demisti bas ebe ,gercektende uyku konusunda cok sukur hic rahatsizlik yasatmiyor.Hatta esimin ailesine gore az bile uyuyor :)

    • Gökçe diyor ki:

      Florida’da da aynen öyleymiş. Aynı hastanede doğum yapan Elif ve Nilü’de böyle söyledi :) Her yerde aynı şekilde ve sıkı takipte uygulanması güzel. Ancak sizin eyaletteki araç koltuğu hediyesi de pek güzelmiş :)
      Bebişine maşallah Sibel. Nazar değimesin, hep böyle kolay ve mis gibi uyusun :)

  4. Nilu diyor ki:

    Gokce,
    Ben de gecen sene aynı hastanede dogum yapmış biri olarak Elif’e katılıyorum. Seni tekerlekli sandalye icinde bebisin kucağında dogum unitesinden bir hastane görevlisi aşağıya indirecek ve arabaya kadar sana eşlik edip bebeği koltuğa oturttuguna baktıktan sonra sizi bırakacak.

  5. Gökçecim

    Bebeklerin ve belli bir yaşın altında olan bebeklerin araba koltuğuna oturması her eyalette olan bir zorunluluk. Ancak bu zorunluluğun uygulanması yükümlülüğü ailede. Bu konuda bazı hastanelerde hemşireler, Elif’in de söylediği gibi, arabaya kadar eşlik ediyor. Benim doğum yaptığım hastanede biz infant car seati odaya getirdik ve bebeği yerleştirdik. Hemşire kontrol etti. Ama kapıdan biz çıkardık. Hemşire eşlik etmedi.

    İnfant car seat alma konusundaki kararında da ben yanlış yaptığını düşünmüyorum. İçin rahat olsun. Daha önce de yazdığım gibi, Convertible car seatler doğumdan itibaren kullanılmasına rağmen, yapıları itibarıyla arabada sabit olarak bırakılmaları gerekir. Bebeğin uyumuş vaziyette iken convertible car seatten alıp eve taşımak ya da convertible seatten alıp pusete taşımak uyanma riskini de beraberinde getirir. Özellikle ilk aylarda bebeğinin uyuduğu her dakika çok kıymetli olacak.

    İnfant car seatler, kolayca arabaya oturtulur ve arabadan inmek gerektiğinde, taban kısmından ayrılıp sapından tutularak pusete ya da benim kullandığım gibi puset altlığına monte edilebilir. Bu açıdan çok pratiktir.

    Ayrıca infant seatlerin altlığı vasıtasıyla arabada durduğu açıyı ayarlayarak bebeği yatar konuma getirmek daha kolaydır. Özellikle ilk aylarda bebekler arabada genellikle uyurlar. Oysa bebekler convertible car seatlerde daha dik bir konumda otururlar. Kendim her ikisini de kullandığım için biliyorum. Henüz desteksiz olarak oturamayan bir yenidoğanı convertible car seatte 90 derece açıyla oturtmak çok da pratik değil. Kafası sağa sola düşer. Can 14 aylık olmasına rağmen hala convertible seatin sağında ve solunda bayağı bir boşluk oluyor. Yeni doğanın convertible car seat içinde kaybolacağını düşünüyorum.

    Bu arada piyasada bebeklerin infant/convertible car seatlerin içine daha rahat oturması, kenarda boşluk kalmaması için bazı yastık gibi ürünler satılıyor. Bu ürünler en başta pratik gibi gözükse de, infant/convertible car seat üreticilerinin manuallerinde çok açık olarak yazar. “Bu koltuklara kendi orijinal aksesuarları dışında ilave bir aksesuar takılmaması gerekir.” Aksi takdirde, evlerden uzak, çarpma anında garanti vermezler.

    Kendine çok iyi bak.

    Sevgiler

    • Gökçe diyor ki:

      Infant car seat konusunda hakılısın. Benimkisi bir serzenişti, Amerika’da kural konulup kotrolsüz mü bırakılıyor acaba diye ;) Hatta ben de söylediğin sebeplerden dolayı infant car seat aldım.
      Üstelik de puset ve araç koltuğu bir birine uyumlu, herhangi bir adaptore gerek kalmadan pratik bir şekilde takılıp çıkarılan bir model.
      Verdiğin bilgiler için de çok teşekkürler. Infant ve Convertible arasındaki farkları çok güzel özetlemişsin.

  6. Nurten diyor ki:

    Gökçe Hanım minik oğlunuzun gelişimini her hafta okuyorum valla ben bile haycanlandığıma göre sizi düşünemiyorum:)
    Masaj yaptırmayı düşünüyorsanız özellikle hamile masajı konusunda sertifikalı bir masöz’e yaptırmanızı öneririm çünküü her noktanın farlı bir etki bölgesi var buda çok önemli birde hamilelik masajı yan yatılarak yapılıyor önce bir taraf sonra diğer çok rahatlatıyor haftada bir çok iyi geliyordu bana..bebekde rahatlıyor içerdeee mişil mışıll uyuyordur heralde:))
    Sevgiler..

    • Gökçe diyor ki:

      Nurten’ciğim evet az kaldı, çok heyecanlanıyorum gerçekten :)
      Hamile yogası için gittiğim salonda hamilelere özel masaj yapılıyor. Normal zamanda bile masaj çok rahatlatıcıyken, eminim hamile halimle masaj yatağından kalkmak istemeyeceğim ;)

  7. Selcan diyor ki:

    Ben tracy hoggla oğlum 2,5 aylıkken tanıştım ve hayatımızı kurtardı. İlk 2 ay annemde kalmıştım, gazlı bir bebekti ve her türlü geleneksel uygulamaya maruz kaldı:)) ben sallanmıcak dedikçe annemle babam battaniye koymuş sallıyor, onlarda ağlamasın diye elinden geleni yapıyor napsınlar işte bende napcamı
    bilmiyordum, hamilelikde iş güç derken hiç hazırlık yapmamıştım birde bebek bakımını hafife almışım bakılır nolacak şeklinde, oysaki bebek bakımı nekadar özellikli ve zor bir işmiş. Kesinlikle ayrı bir uzmanlık alanı gibi ve okumak şart:)) sonraki bir yılımı bu konuda uzmanlaşmaya adadım. Neyse 2 aylikken evimize döndük, sadece sallayarak uyuyan bir bebek, yardımcı yok uykusuz aç bir anne, bu esnada internet aramaları sonucu tracy 3 . sipariş verdiğim kitaptı. Oğlum çok ağlayan ve obur bir bebekti çünkü biz onu anlayamamışiz. Tracynin günlük rutini oğluma okadar iyi geldiki, ağlamaları azaldı onu gözlemlemeye ve anlamaya başladım. Akşam uyku işinide oğlum 3 aylıkken eşimle bir cuma akşamı başladık pazertesi büyük ölçüde halletmiştik. Bingo artık kendi kendine uyuyan bir bebeğimiz vardı. Uyuyan dinlenen karnı doyan daha mutlu bir anne olmuştum. Genel olarak tracy nin mantığı bana uymuştu ve oğlumun geri bildirimlerine göre rutinde küçük sapmalar ve düzenlemeler yapıyordum. Şu anda oğlum 21 aylık hergün banyo, klasik müzik 7.30 da uyuma ve sabaha kadar deliksiz. Yani hala rutin işliyor. Allah tracyden razı olsun sayesinde oğluma kendi kendine uyumayı öğrettim. Heralde annelik rutininde eniyi yaptığım şeylerden birisi herkes için:))) Darısı başınıza…

  8. Nil diyor ki:

    Gökçe Hanım merhaba,
    Çok büyük merak ve heyecanla tüm gebelik günlüğünüzü okudum, hatta bazen atladığım birşey vardır diye dönüp geçmiş haftaları ve yorumları yeniden okuyorum:) Ben 16 haftalık gebeyim ve hiçbirşey bilmiyorum:(Çok panik içindeyim. Çok kitap okuyorum ama bebek bakımı ile ilgili hiç okumadım. Çok mu geç kaldım ben?? Ne okumalıyım sizce, bana tavsiyesi olanlar varsa yazarlarsa çok sevinirim. Özellikle bildiğiniz türkçe yazılmış kitaplar varsa hemen alırım, uykusuz gecelerimde okur alim olurum:) Çok okumalıyım çok…İnterneti karıştırdıkça kafam karmaşık bir hal aldı ama sanırım çözülür yavaş yavaş:)
    Kendinize çok iyi bakın. Sevgiler…

    • Nil,

      gebelik hakkında klasik: bebeğinizi beklerken sizi ne bekler’i okuyabilirsiniz. Bebek bakımı için de ben harvey karp’ın mahallenin en mutlu bebeği’ni öneriyorum. gebeliğiniz sırasında okuyabildiğiniz kadar okuyun, sonrasında pek fırsatınız olmayacak. eşinizin de okuması önemli tabii…

      Sağlıklı ve mutlu bir hamilelik geçirmenizi umarım.

      Eren

      • Nil diyor ki:

        Eren, Çok teşekkür ederim tavsiyeler için:) Hemen bugün iş çıkışında kitapları alıp başlıyorum:) Şu ara okuduğum polisiye romanlara ara vermeliyim yoksa bebeğim dedektif olarak dünyaya gelecek :) ) Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim…

      • Nil diyor ki:

        Az önce yazmayı unutmuşum favori bloglarımdan biri oldunuz bir süredir, cevap yazmanız beni çok mutlu etti, teşekkür ederim:))

    • Gökçe diyor ki:

      Merhaba, tebrik ederim sizi. Bebeğiniz sağlıkla gelsin, rahat ve huzurlu bir hamilelik dilerim.
      Bebek kitapları konusunda hiç geç kalmamışsınız. Daha önünüzde uzun haftalar var, ben de 15-16. haftalarımda okumaya başlamıştırm. Ben şunları okuyorum:
      1- Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler- Tracy Hogg,Melinda Blau
      2- Mahallenin En Mutlu Bebeği- Harvey Karp
      3- Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler- Heidi Murkoff
      4- Amerikan Çocuk Doktorları Birliği’nin Caring for Your Baby and Young Child (Bu kitap sanırım Türkiye’de yok).
      Bahsettiğim ilk üç kitabı Türkiye’deki kitapçılarda bulabilirsiniz.

      Kitaplar konusunda Elif’in de güzel bir yazısı var; http://blogcuanne.com/2012/04/25/olmazsa-olmaz-kitaplar/. Bir okuyun isterseniz, faydalı olacaktır.

      Sevgilerimle,

      • Nil diyor ki:

        Merahaba, çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için bende hergün dua ediyorum rahat ve huzurlu bir hamilelik geçirmem ve bebeğimin çok sağlıklı olması için… Sizin içinde aynı şeyleri tüm kalbimle diliyorum… Kitaplar için geç kalmamış olduğumu yazmışsınız, sevindim. Bugün hemen alıp başlıyorum okumaya. Elif’in yazısınıda hemen okuyorum. Tekrar teşekkür ederim.
        Sevgiler…

  9. zühre diyor ki:

    selam gökçe
    bende 3. trimester ‘a girmiş bulunuyorum ve gerçekten zor günler geçiriyorum her geçen gün sabrım azalmakta sırt ağrılarım mide ağrılarım arttı, hele ki sağ bacağımdaki kramplar ve ağrılar nedeniyle yürüyüş dahi yapamıyorum, geceleri ağrılar nedeniyle uyuyamıyorum. yeni taşındığımız şehir olan istanbul ise ayrıca çok sıcak, buda beni daha fazla zorluyor. taşınma sebebiyle yeni bir hekime başladım ağrı ve kramplar için magnezyum calsiyum(ki süt ürünlerini tüketiyorum) d vitamini ve anemi için B 12 vit verdi eşim zaten sık sık masaj yapıyor bunlarda işe yaramazsa fizik tedaviye gidecekmişim. umarım hepsi geçecek, ara ara çok bunalsam da oğlum için herşeye razıyım.
    bunların yanısıra bende bebek alışverişimin büyük bir çoğunluğunu tamamladım. sıkıntılarım arasında bunlarla uğraşmak biraz olsun rahatlatıyor.
    eşimlede bu haftasonu kısa bir tatil planlıyoruz umarım iyi gelir!!!
    gökçe, umarım şikayetlerimiz kısa sürede geçer ve bir an önce bebeklerimize sağlıkla kavuşuruz…(biraz sıktım galiba kusura bakmayın.)

    • Gökçe diyor ki:

      Rica ederim, anne adayları ve anneler birbirinin halinden anlarlar :) Umarım kısa zamanda sıkıntıların azalır. Tatil çok iyi gelecektir emin ol. Eğer deniz kenarında bir yerlere gidiyorsanız bol bol yüz. Bana yüzmek çok iyi geldi, ağrılarım çok azaldı. Suyun içinde vucudumun ağırlığının hafiflediğini hissediyorum.
      Sağlıklı bir hamilelik ve kolay bir doğum diliyorum.
      Sevgiler,

  10. ycurl diyor ki:

    Her eyalette s1k1 sekilde kontrol ediyorlar diye biliyorum ben de. Mesela bizim yasadigimiz eyalette hastane odasina araba koltugunu goturmustuk o sekilde cikarmistik. Cikarken hemsire kontrol etmisti ve araba koltugunu yerlestirme de yardimci olabileceklerini soylemisti. Tracy Hogg’un kitabini oglum dogduktan sonra okudum ben ama cok sevdigimi soyleyemeyecegim. Harvey Karp ve Sears’in kitaplari bana daha mantikli gelmisti. Bir de bu kitaplar genel bir fikir veriyor yoksa her bebek farkli. Ogrendiklerinizle icgudulerinizi birlestirin sorun yasamazsiniz. Hamilelikte sakarlik artiyor ama bebek dogduktan sonra 6 ay boyunca -sanirim uykusuzluk ve yorgunluktan- da unutkanlik had safhada. Ben evin kapisini acik birakip alisverise gitmistim bebekle. Neyse ki bir sey olmadi :)

    • Gökçe diyor ki:

      Doğumdan sonraki unutkanlığı, şaşkınlığı yorgunluk ve uykusuzluğa bağlayabiliyoruz. Hamileliktekine ne demeli? Hormonlar mı :-)

  11. Şule diyor ki:

    Sevgili Gokce,acaba tracy nin yont
    emini deneme uygulama şansin oldu mu? Merak ettim

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Gebelik Günlükleri (183 / 207 makale)
27.hafta


Gökçe'nin hafta hafta gebelik günlüğü devam ediyor. Gökçe'nin tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. *** 27. hafta Herkese iyi pazarlar, İkinci trimesterin ...