88 Yorum

Bir “başka” doğum hikayesi

Aşağıda çok farklı bir “doğum” hikayesi var. Daha önceki fiziksel doğum hikayelerinden bambaşka, anneliğe doğmanın hikayesi.

Selda Süren Teymur’la ilk olarak Beş Yıldızlı Söyleşiler başladığında yazıştık. Kendisi de katılmak istediğini söyledi.

Benim meleğim yürekte büyütülen meleklerden… Anneliğin kan bağından öte birşey olduğunu belki önce kendimize sonra herkese göstermek istiyoruz.

dediğinde tek bir söyleşinin yeterli olmayacağını düşündüm.

Koruyucu ailelik ve evlat edinme benim hem çok merak ettiğim, hem de burada yer vermek istediğim bir konuydu. Çocuk sahibi olmak isteyip de fiziksel olarak bunu yapamayan birçok kadın var. Öte yandan dünyaya gelmiş, ailesi tarafından terk edilmiş ya da herhangi bir sebeple yeni bir aileye ihtiyacı olan birçok çocuk var. Bu tarafların birleşmesi her zaman mümkün olmuyor, çok da zor oluyor belki. Ama işte Selda ve Kübra’nın (ve belki de ileride aralarına katılacak ikinci kızlarının) hikayesi hem bu yoldan geçeceklere yol gösterecek, hem de bizlere çok şey öğretecek diye düşünüyorum.

Selda’ya hikayesini paylaşmama fırsat verdiği için çok teşekkür ederek ilk yazısı için sözü ona bırakıyorum:

***

Bir başka doğum hikayesi

Her doğum heyecanla, sevinçle, umutla hazırlanılan, şahsına münhasır bir vuslat mucizesidir. Benim ki de öyle… Tek farkla…

Bazı melekler annelerinin karnında büyür, bir hastane odasında muhabbetle, hasretle kucağa alınır. Bazı melekler ise senelerce beklenir, defalarca test edilir, oldukça sancılı ama kesinlikle çok ‘özel’ bir süreçte annelerinin kalbinde büyür, aynı muhabbetle ve hasretle ‘genelde’ soğuk bir devlet kurumunda kucağa alınır. Aradan yıllar geçer, hala o an aynı sıcaklıkla, aynı şevkle ve aynı gözyaşlarıyla yaşanır.

İşte ben de meleğini yüreğinde büyütenlerdenim, kızım da annesinin gönlünde, göğsünde, ruhunda büyüyenlerden…

İstedim ki bu kadar çok okunan, takip edilen içi dolu bir blogda bizim gibi ‘özel’ ailelerin varlığı da fark edilsin ve belki birkaç güzel insana cesaret versin. Bilgi bombardımanından önce, bizim hikayemizi paylaşalım dedim, beraber yeni pencereler açarız kimbilir??

Her kadın gibi, sanırım biyolojik saat gerçeği nedeniyle, anne olmalıyım dediğim zaman geldiğinde ‘o an için’ acı gerçekle yüzleştim. Ama o öyle bir ateşti ki her yolu denemeliydim. Senelerce sabırla, sebatla yöntemler, doktorlar, kürler denedim. Hem fiziksel, hem de ‘bana göre’ ruhsal sağlığımı kaybetme noktasına geldim.

Ve bir gün… karşı balkondaki bebek çamaşırlarına bakıp bakıp tam anlamıyla ‘bağıra çağıra’ ağlarken, bir öğrencimden gelen mesajla kendime geldim (Hala o mesajı saklar ve zaman zaman kendime hatırlatırım). Akşamı zor ettim, hemen eşimle paylaştım. Aslında çekinceleri olmasına rağmen sırf beni mutlu etmek için ‘tamam’ dedi. Hemen ertesi gün (ki gece boyu yaklaşık 8 saat ‘evlat edinme’ başlığındaki linkleri okudum) soluğu Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde  aldık, prosedürleri öğrendik. Ama benim o kadar bekleyecek sabrım kalmamıştı, hemen o an alıp gitmek istiyordum. Eşim, garibim, ne desem evet diyordu benim heyecanımı gördükçe… O an orada “O zaman ‘koruyucu aile’ de olalım, iki kardeş büyürler ne güzel olur” falan filan derken, biz hem ‘koruyucu aile’ olmak, hem de ‘evlat edinmek’ için başvurumuzu yaptık. Haftalar süren, tam bir sinir çemberi olan başvuru belgeleri ve sürecini tamamladık ve başladık beklemeye… Tabii ben iki günde bir sosyal hizmet uzmanımızı arıyor, ev ziyaretini çabuklaştırmaya çalışıyordum. Sonunda kendi arabamla alıp ‘zoraki’ ev ziyaretini yaptırıp geri götürdüm.

Nihayet başvurumuz onaylandı ve önümüze bir sürü dosya koyup, “3 dosya seçin” dediler. O an “Bunlar çok anlamsız, neye göre seçim yapacağız?” desek de “Prosedür bu” dediler ve girdik bir odaya… Ağlaya ağlaya okuduğumuz dosyalardan 3 tanesini ‘o piti piti’ yaparak seçtik. Hemen tanışmak için yuvaya gittik. Orada başka bir uzman bizi bekliyordu. Size sabırsızlığımızı anlatamam, o bekleme anı sanırım bir ömür sürdü. Sonra merdivenlerde bakıcı annenin elinden tutmuş, minicik, ağlamaklı, turkuaz eteği, tokaları ve beyaz tişörtüyle meleğimiz göründü. Aman yarabbi! Tek kelimeyle o an bitmiştik, eşim de ben de sürekli ağlıyorduk, ama meleğim o kadar ürkekti ki ağlayamıyordu bile… Önce eşim kucağına aldı, garip ama sanki anneliğim o an başladı, hemen toparlandım ve ona güven vermek için kucağıma aldım, sarılmak istedim, ama o küçücük yürek sarılmayı bilmiyordu, hala o ürkekliği aklıma geldikçe içim sızlar. Yere bıraktım ve sadece şarkı söylemeye başladım mırıl mırıl, 10 dakika kadar bizi seyretti sadece… Sonra diğer iki çocukla tanışmamız gerektiği söylendi ama eşim “Bu bizim kızımız, hiç gerek yok” dediyse de kabul etmediler. Diğer iki kızımızla da tanıştık. Hala içim acır minik Kezban ve Nehir’i hatırladıkça, ‘seçilemeyen’ olmak bir kader midir derim hep…

Ama bizim kızımız artık ‘bizim’ olmalıydı ve ‘doğum’ başladı. Normalde bazen haftalar süren, sosyal hizmet uzmanı gözetiminde geçirilen alıştırma çalışmaları, üçüncü görüşmemizde, kızımızın bizden ayrılmamak için kıyametler koparması üzerine, bütün yazışmaları 2 saatte tamamlayarak (ki vali yardımcısını toplantıdan çıkarıp yalvar yakar olur imzasını almak son noktaydı) apar topar sona erdi ve kızımızı eve getirdik. Hemen acil ihtiyaçlar arkadaşlar yardımıyla tedarik edildi, hatta odası o akşam kuruldu ve biz 19 Ocak 2009’da 3 kişilik bir aile olduk. İkinci meleğimiz için de sıramız ilerlemeye başladı.

Aradan 3,5 yıl geçti, biz neler neler sığdırdık bu 3,5 yıla…


3 kişi başladığımız yolculuğumuz, eşimi sonsuzluğa uğurladığımız 15 Şubat 2012 itibariyle 2 kişi olarak minnacık yuvamızda devam ediyor. Belki bir yıl sonra, artık bizi beklemekten yorulan ikinci meleğimiz de bize katılır ve biz yine ‘kocaman’ yürekli kızlarımla ‘kocaman’ bir aile oluruz.

Vesselam, ben, kızımdan ‘anneliğin’ kan bağından çok öte olduğunu öğrendim, ‘baba-kız’ aşkının nasıl kutsal olduğunu hayranlıkla izledim, odasında aldığı nefesle odamda uyanabileceğimi şaşkınlıkla fark ettim, canı yandığında tırnaklarımın görünmeden söküldüğünü hissettim, ölüm döşeğindeki ‘baba’nın  ‘o’nun sesiyle gözünü açtığına şahit oldum, mucizesiyle bana kimsenin veremediği gücü verebileceğini gördüm, onun ‘mevla’nın bir lütfu olduğunu fark ettiğimde her şey için şükrettim.

Ve eşimden, bir kadını sevmenin nasıl büyük bir yürek gerektirdiğini, baba olmanın her erkeğe nasip olamayacağını ama gönlü güzel her erkeğin de aslında nasıl ‘özel’ bir baba olabileceğini öğrendim, o kısacık zamana süresiz anılar sığdırılabileceğini anladım ve artık dokunamayacak bir ‘baba’nın hala bir miniği ne kadar mutlu edebildiğini fark ettim.

‘Acı’ gerçeği öğrendiğim ‘an’ için şimdi her nefesimde şükretmenin hafifliğini yaşıyorum.

Sezaryan mı, kürtaj mı derken, hamileliği seneler, doğumu aylar süren annelerin de hayatını şekillendiren yasal düzenlemeler atlanmasın diye, Elif’in izniyle tabiî ki, yazmaya devam edeceğim.

Sevgiyle ve meleklerinizle kalın…

Selda Süren Teymur

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

88 yorum

  1. Ne kadar güzel kocaman bir yürek..
    Babacığınız sizi izleyip mutlu oluyordur eminim.

  2. Ağlayarak okudum hikayeyi.. Gönülden tebrik ediyorum.. Ne kadar güzel, ne kadar heyecan verici, ne kadar da buruk bir yandan.. Kelimeler dizildi boğazıma..

  3. içimde nerelere dokundu bilmiyorum ama beni hıçkırarak ağlattığı kesin..uzun zamandır burnum sızlamamıştı…

  4. allah size ve meleğinize huzurlu ve uzun bir ömür versin… birbirinizden ayırmasın… hep sevgiyle ve umutla kalın…

  5. sabah sabah ağlattınız bizi. çok ama çok etkiliyici, hayranlık verici, saygı duyulası bir hikaye bu… gelecek diğer yazıları merakla bekleyeceğim…

  6. Bu yaziyi okuyupta aglamayacak insan yoktur sanirim. Yasadiginiz onca seye ragmen kizinizin size verdigi guc o kadar acik ki. Yazilarinizin devamini bekliyoruz

  7. tıkandım.. kaldım… nefes alamadım..

  8. söyleyecek söz bulamadım…

  9. Çok etkilendim gerçekten Allah sizi birbirinizden hiç ayırmasın.

  10. yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum, o kadar güzel yansıtmışsınız ki boğazımda bir yumruyla okudum.

  11. Bir sürü kalabalığın içinde imsamların anlamayan bakışlarıyla gözümde yaşlarla okudum…kocaman kocaman bir yürek…gözleri ışıldayan bir melek….hep mutlu olmanız dileğiyle….

  12. ben bu yanlız kalan yavrucaklara kucak açan insanlara hep müthiş bir saygı duyarım. bizimde ailemizde bu yavrulardan var,
    amca kızım uzun denemelerden sonra evlat edinmeye kara verdi. bizimde meleğimiz 1 aylıken esirgemeden alınıp ablamın evine güneş gibi doğdu. allahım bu nasıl benzemek aynı anne baba sanki. kendisi doğursa bu kadar benzemedi, keşke herkezin imkanları olsa da koruyucu aile olabilse bir sıcak el uzata bilse.

  13. İşyerimde masamda ağlıyorum. Ne güzel bir anne, ne güzel bir hikaye…Allah ayırmasın; daha nice güzel anılarınız olsun inşallah…Sağlıkla, mutlulukla büyütün dilerim güzel kızınızı…

  14. Sanirim blog okumaya basladigim gunden beri okudugum en etkileyici hikayelerden biri. Herseyi oyle guzel anlatmissiniz ki. Dilerim hepbirlikte, hep mutlu, hep umutlu olun.

  15. İnsan sevginiz, medeni cesaretiniz takdire değer… Kocaman bir kalbiniz var… Çocuğunuzla birlikte uzun yıllar sağlıklı, mutlu yaşamanızı diliyorum…
    Benim de bir rakadaşım 5-6 ay önce bekar bir anne olarak bir küçük kızı evlat edindi, İpek kız… Onun da anlattıları beni çok etikilemişti… İpek kızımızda gün geçtikçe annesi ve ailesi ile büyüyor…
    Sizler gibi insanlar dünyamızdan eksik olmasın…

  16. Boğazım düğümlendi bu yazıyı okurken. İnsanı insan olmaktan utandıran bunca hikayenin ortasında bir hayata sevgi ile dokunmanın, o sevgiyi büyütmenin, kocaman bir yürek olmanın ne kadar güzel olduğunu ve şu hayatta anlamı olan tek şey olduğunu bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler. Selda Hanım, umarım ikinci yavrunuzu tez zamanda kucaklarsınız.

  17. Soyleyecek söz bulamıyorum gözyaşlarıyla okudum çok özel bir yazı gerçekten

  18. Sanki rahmetli eşiniz gitmeden sizi birbirnize emanet etmiş nur içinde yatsın. Ne güzel bir insansınız, o kadar kötü ruhlu, kan bağı olsa bile çocuklarının içini kanata kanata büyüten “anne”lerden sonra sizin gibi insanların varlığı insanı yaşarken hafifletiyor.

  19. Umutsuzlukların nasıl mutluluğa dönüştüğünün hikayesi. Gözyaşları icinde okudum. Allah sizi ve meleğinizi hiç ayırmasın. Anne her tülü annedir; yüreği ile sever, üzülür, meleği için herseyi yapar….

  20. çok duygulandım 🙁 her zaman buna inanırım doğuran değil, gerçekten sevgi ve emek veren kişi annedir, babadır! Babanızın mekanı cennet olsun, kızınızla mutluluğunuz hiç bitmesin!

  21. Boğazım düğüm düğüm gözlerim dolu dolu okudum allah sizi birbirinizden ayırmasın İnşallah

  22. Esma Mısırlıoğlu

    Tabi ki herkes gibi aglayarak okudum ve cok duygulandim. Rabbim sizi hic ayırmasın inşallah

  23. Babam Ankara’daki Çocuk Esirgeme Kurumu’na her hafta gönüllü pediatrist olarak gider, gideceği sabahlarda çok buruk olurdu. ‘Bugün 4 tane daha bebek getirdiler, bir görsen,’ diye anlatırdı. Her hafta bir sürü bebek, çocuk getirilirdi. Oradaki çocukları anlatırdı, kimisi haftada bir gelen doktor amcaya bile sarılıp bırakmak istemeyecek kadar bir kucağa, iki saran kola muhtaç. Üstelik kendisine aşı yaptığı halde. Huylarını sorardım, saçlarını, gözlerini, nasıl baktıklarını.
    O kadar çok sahipsiz bebek ve çocuk vardı ki, bunca bolluk içinde oturup bir de kendim doğurmanın bir nevi ‘israf’, ‘bencillik’ olabileceğini düşünürdüm. Halen, elimden gelse 2 çocuk evlat edinsem, diye düşünürüm.. Sizi kocaman yüreğinizden dolayı kutluyorum Selda Hanım, kızınıza ilk sarılan rahmetli eşiniz için de dua ediyorum. Ve iyi ki bu güzel yüreğe yer verdiniz sevgili Elif Hanım. Lütfen yer vermeye de devam edin.

  24. Gunesli bir yaz tatili gunu kahvalti masasinda Evde 3 aylik 3 yas ve 5 yasinda uc cocugun afacanliklarindan bahsederken annem ablamla okuduk yazinizi.. Sozun bittigi yerdeyiz..selda hanimi gonulden tebrik ediyoruz

  25. ağlattınız beni

  26. Hikayenizi okurken gözyaşlarıma engel olamadım. Böylesine güzel bir yüreğiniz olduğu için sizi ve sonsuza uğurladığınız meleğinize sevgi ve dualarımı gönderiyorum. Ne mutlu size, bu aşkı tattırana ve yaşatana..

  27. Allah sizi hiç ayırmasın.

  28. Çok duygulandım, Allah sizi ayırmasın hiç, ne kadar güzel yazmışsınız, annelik işte böyle birşey.

  29. boğazımda kocaman bir yumruyla okudum, kocaman yürekli anne Allah sizi ayırmasın ömür boyu hep mutlu olun dilerim. Kızına da kocaman sarılırım…

  30. Selda hanım sizin nasıl bir yüreğiniz nasıl bir sabrınız var, ben okurken bile kalbimin çarpıntısına engel olamadım. meleğinizle çok çok çok ama çookk güzel bir ömür diliyorum size yüreğiniz kadar güzel bir ömür…….

  31. İlk paragrafta boğazımı tikayan yumru kızınızla ilk karşılaşmanızı okurken gözyaşlarına dönüştü, esinizi kaybettiğinizi okurkense nefesim kesildi resmen! Sizi canı gönülden tebrİk ediyorum. Ben de kızıma bir kardes vermek icin en uygun yöntemin bu olduğunu düşünüyorum. Hatta ilk cocuk icin bile düşünmüştüm ama esimin kendi evladının sevgisini tatma arzusuna saygı göstermek adına cok ısrar edememiştim. Ama umuyorum ki ikinci evladım icin esim de benim bu arzuma aynı saygıyı gosterecek ve iki evladımızı da aynı sekilde sevecektir. Kendimdense cok az seyde oldugum kadar o kadar eminim ki. Doğurmadan önce sOyledigimde “dogurunca görürsün fikrin değişir” diyorlardı ama değişmedi. Herkes icin farklıdır tabi ama ben dogurunca anne olmadım; ben emek verince anne oldum, ben karşılıksız sevince anne oldum, o gözlerimin icine bakıp gulunce, düştügünde dizini bana opturunce, parka başkasıyla değil benimle gitmek isteyince anne oldum. Tekrar tekrar tebrik ediyorum sizi. Cennet asıl sizin ayaklarınızın altında!

    • ben de işyerımdeyım ve yazıyı okurken sızın ılk satırlarda yazdıklarınızın aynısını hıssederek okudum ve sızın yorumunuzu okumayı bıtırdıgımde de gozyaslarım onumdekı kagıda dokuluyordu…

  32. İşyerinde masamda hıçkırıklar içinde okudum yazınızı ben hep biliyordum anne olmak için doğurmak gerekmediğini ama siz babalık içinde bunun geçerli olduğunu yazmışsınız iyiki almışsınız minik meleğinizi iyiki tatmış eşinizde babalığı .ben sizi bir yorumunuzdan hatırladım yanılmıyorsan kızınızdan ve eşinizin kaybından bahsetmiştiniz ve benim yüreğime o yorumlada çok dokunmuştunuz:((( Allah sizi hiç ayırmasın başka yazılarınızıda zevkle ve merakla bekliyor olacağım diğer okuyucular gibi .

  33. ne kadar özel bir olayı ne kadar mütevazi anlatmışsınız, hiç şikayet etmeden. bende gözyaşlarımı tutamadım…bu serinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum…

  34. Bu yazıyı okuyup, duygulanmayacak, gözleri dolmayacak bir anne düşünemiyorum.
    Şahane bir örneksiniz. Allah gönlünüze göre versin!

  35. İçim burkularak okudum.Hayat size hep güzellikler getirsin.

  36. ağlayarak okudum herkes gibi.Eşinizede Allah rahmet eylesin.Ne güzel bir çocuğu sevindirmeyi Rabbim ona nasip etmiş.Mekanı cennet olsun inşallah.Size de kızınızla mutlu huzurlu yıllar dilerim.

  37. evet bu sözün bittiği yer.kocaman yürekli anneye tebrikler sabırlar ve mutluluklar dilerim.geç bulunmuş bir babayı çabuk kaybetmek de küçüğün zaten zor başlayan hayatının ona kötü bir oyunu olmuş.beni en çok bu yönü duygulandırdı.sizin gibi insanların çok çok çok çoğalmasını diliyorum.

  38. Bundan sonra cok cok mutlu olmaniz dilegiyle….Allah bundan sonra aci gostermesin….

  39. Bu guZel yaziyi 3 aylik oglumu emzirirken okudum gozyaslarim sel oldu … siz ne kadar guzel bir ANNEsiniz nutkum tutuldu soylemek istedigim onca sey var ama toparliyamiyorum.. Allah esinizin mekanini cennet eylesin size ve guzel kiziniza da uzun saglikli mutlu omurler olsun.. Cennet her ananin ayaginin altinda olamaz sizin ayaklarinizin altinda oldugundan eminim .. Sevgiler

  40. ya eliff hanımm paylaştığınız şeyy mahfetti be niii ya hem ağlıyor hem yorum yazmaya çalışıyormm.anelik babalık evet budur işte

  41. Yazinizi icim sizlayarak okudum. Cok güzel bir duyguyu bu kadar uzun süre beklemek cok zor olsa gerek..cabaniz,isteginiz ve savasiniz bosa cikmamis..cok tatli bir kiziniz var. Dilerim uzun yillar kiziniz ve ikici cocugunuz la mutluluk ve huzur icinde yasarsiniz.
    Böyle bir savas verdiginiz icin saygiyla egiliyorum, her kadinin/insanin harci degil bu kadar savas vermek.

    Ve tesekkür ederim, cükü sayenizde düsünmeme sebeb oldunuz. Ikinci cocugumu isterken bir baska cocugu evlat edinme fikri hic de uzak gelmedi…Bu konu hakkinda daha fazla yazi bekliyorum sizden.

    Sevgilerimle…

  42. Çok samimi bir yazı ve bu blogun kesinlikle tamamlayıcı bir konu başlığı olmuş. Bu dokunaklı kalemi tutan elin tuttuğu minicik el çok şanslı.

  43. çok güzel. çok anlamlı. allah “baba”nızdan aldığı ömrü ikinize versin. uzun ve mutlu yıllarınız olsun.

  44. Nuriş Çalış

    7 aylık ikiz bebeklerime hamileyim, ağlama hormonlarım tavan yapmış durumdayken yazınızı okudum…Biri gözyaşlarıma hakim olsun diyeceğim.Ellerinize sağlık,yaşayanın yüreğine sağlık…Rabbim herkese öyle ya da böyle evlat sevgisini tattırsın inş.sevgilerimle

  45. selda hocam siz mükemmel bir annesiniz… elinize yüreğinize sağlık… Hikayeyinizi az çok bilmeme rağmen yazınız gerçekten çok etkiledi… kübra o kadar şanslı bir evlatki… bazen duyguları alatmaya kelimeler cümleler yetmez derler ya hani anlatamıyorum şuan… sizin gibi birini tanıdığım için çok mutluyum… mevlam güzel yüreğinizdeki tüm dilekleri kabul eylesin, bir ömür küboşla çok ama çok mutlu olun inşallah…. sizi seviyorum :)))

    • edacım canım benim çok teşekkür ederim…asıl ben çok şanslı bir anneyim…ben de seni seviyorum bitanem…

  46. Bu blogda okuduğum en güzel hikaye budur. Selda Hanım Allah ayırmasın sizi, müthişsiniz.

  47. Bugün komşusunun kedisi eve girdiği için oda da onu sıkıştıran, kediyle boğuşan bu esnada kedi tarafından elinden ısırılan biriyle karşılaştım, yetmemiş kediyi bir kutuya kapatıp sıcakta (çok sıcak biyerde yaşıyoruz) havasız bırakarak ölmesine sebep olmuş ve bunu öğünerek anlatıyor, mecburen muatap olmam gereken biriydi yüreğim burkuldu, gerçekten böyle bir toplum mu olduk düşünceleri içinde bu güzel öyküyü göz yaşları içinde okudum. Bu öykü bana çok iyi geldi, yüreğimdeki hüzün azaldı, sizi canı gönülden kutluyorum ve ikinci çocuk için neden olmasın diyorum kendim içinde:))

  48. ne güzel bir yazı, ne güzel bir anne, ağlayarak okudum. allah sizi birbirinizden ayırmasın, mutluluk ve sağlık versin inş.
    bence de babanız sizi birbirinize emanet edip aranızdan ayrılmış ancak çok şükür ki kendisi de çocuk sevgisini tatmış. mekanı cennet olsun…
    sevgi ve saygılarımla…

  49. O kacaman yüreğinizden öpmek istedim. İyi ki varsınız, sizler sayesinde dünya nefes alınabilir bir yer hâlâ… Mutluluklarınız katlanarak çoğalsın.
    Babacığınız ışıklar içinde yatsın. Eminim bir yerlerden tebessümle izliyordur sizi.

  50. Bizim hikayemiz, Selda Hanimkilerin bir benzeri 🙂 Tam da bugun, 16 Temmuz 2009’da, hayatimizin mucizelerine ve bu dunyadaki cennetimize kavustuk: Ahmet Isik’la Umay ailemizie katildilar! Bizimkiler biyolojik olarak da kardesler; korun istedigi bir goz, Allah vermis iki” hesabi, hep istedigim gibi, bir anda iki cocuk Annesi oldum! Ve 16 Temmuz, her zaman hayatimin EN mutlu gunu olacak! Blogcu Anne’miz isterse ben de konuk olur, bizim hikayemizi anlatabilirim – aglamak, her zaman serbest 🙂 Hepinize sonsuz sevgiler..

  51. okuyalı 1saat oldu ama hala boğazımdaki düğüm çözülmediii….. ama o tatlı kızın resmine tekrar baktıkça gözyaşlarımı tutamıyorum… Aile sevgisini tatmışken tekrar babasız kaldı… Allah sizlere ömür versin kızınızın bahtı açık olsun.. sizi tebrik ediyorum….

  52. Okurken gözyaşlarıma hakim olamadım.
    Lütfen bu yazıyı okuyan her anne, çocuğuna sadece doğurmakla anne olunmayacağını da anlatsın. Bazı bebekleri melekler getirir annelerine, bazı bebekler kalplerde büyür. Onlar da hakiki gerçek annelerdir, onların da çocukları kendi öz evlatlarıdır.

  53. Bu hafta sonu parkta eşim yürüyüş yaparken daha yeni yürümeye başlamış yanlız bir çocuk fark ediyor. Hemde akşamın karanlığında. Koskocaman parkta annesini arıyor ama bulamıyor. O sırada bir kadın yanından hızla söylenerek geçip gidiyor. Çocuk arabaların olduğu yola çıkacakken eşim başında bekliyor başına kötü bişey gelmesin diye. O sırada yanına bir taksi yaklaşıyor. Takside biraz daha büyük bir kız çocuğu daha var. Taksici eşimi çağırıyor. Diyorki: ‘ annesiyle birlikte içerenköyden aldım bu çocukları, annesi çocukları dedesine bırakıp gitti. Ama adam kapıyı açmadı. Çocukları kabul etmedi. Ne yapacam bana yardım edin ‘ demiş. Eşimle birlikte çocukları karakola teslim etmişler. Eşim ‘ yüzlerindeki korkuyu görmeliydin’ diyor.

    Dünyada böyle anne babalar varken insanlıktan ümidimi kesmiştim. Ama sizi okumak umutlarımı yeşertti. Umarım o bebelerinde sizin gibi yıldızları olur hayatlarında…

  54. selda hanım kimbilir yazmadığınız paylaşmadığınız neler vardır ancak bu kadarı bile çocuklarımın yanında kendimi sıkmama rağmen ağlamama yetti allah hepimizin yavrusunu bağışlasın.

  55. Selda Hanım,
    Kocaman bir anne yüreğiniz var. Sizi kutluyorum, harikasınız…

  56. herkeze çok teşekkür ederim güzel dilekler ve sonsuz dualar için…ama ben içimdeki huzuru hissedin istedim, sizi üzmek değildi niyetim..affınıza sığınıyorum…

  57. Bu simdiye kadar okudugum en guzel dogum hikayesi…

  58. Kızımı kucağıma aldığım o duygu yoğunluğunu bu yazıyı okurken bir daha yaşadım…Ben de anneliğin doğurmak olmadığına inananlardanım.Sizde ve güzel ailenizde bunun kanıtısınız.Ne mutlu size..ne mutlu yüreğinizle çağırdığınız güzel kızınıza…mutluluğunuz daim olsun….
    Sevgili Elif, böyle bir yazıyla kalbimize, omuzumuza dokunduğun için teşekkürler.

  59. En guzel dogum hikayesi.

  60. fatma davarcıoğlu özaktaş

    okuduğumda nutkum tutuldu, ne yüce gönüller var aramızda, benim ailemde de böyle bir evalt edinme vardır ve kendisi de bir evlat sahibidir, hep takdirle karşıladım bu durumu. Ama burada daha da ötesi var , birbirlerine deva olmuşlar gerçekten,Allah huzurlarını bozmasın dilerim, hanımefendinin karşısında saygıyla eğiliyorum.

  61. Sevgili Selda,

    O kadar büyük ve harika bir yüreğiniz var ki…. ÇOk başka bir hikaye bu.. Boğazım düğümlendi hala çözülmüyor. Saat olmuş gecenin 01.17 si.. Okudum ve ekrana kitlendim. Birşeyler yazmak istiyorum ama yazamıyorum.. Neye ağlayacağıma şaşırdım… Gerçekten meleğinizi yüreğinizde büyütüyorsunuz. Allah sizi hiç ayırmasın… Kızınızın gözlerinin içi gülüyor, hiç solmasın.. “Baba” ve “Eş” iniz için ne desem bilemiyorum. O hep sizinle birlikte, kocaman yüreğinizde her zaman yanınızda..

  62. Gecenin bir yarısı sıcaklardan uyku tutmadığı icin, bu siteye giriyorum, müdavimi filan da değilim üstelik. Belki de ilk girişim, bilemedim-sizin yazinizla karşılaşıyorum ve katıla katıla ağlıyorum. Şimdi esim kalkıp beni görse, korkar, bir şey mı oldu diye… Selda Hanım, Allah size de minik yavrunuza da nese ve saglık icinde geniş bir omur versin.Kızınızla mutlu Mesut yasayın inşallah. Sevgiler…

  63. gözlerim dolu dolu okudum.. ofiste ağlamamak için zor tuttum kendimi.. ne güzel bir hikaye ne güzel bir anlatım.. Allah sizi ayırmasın meleğinizden, eşiniz de bu duyguyu tadıp ayrılmış aranızdan ne mutlu ona da size de.. umarım 2. meleğiniz de en kısa zamanda aranıza katılır.. kocaman yüreğiniz..sevginiz sonsuz..ağlayan uyumayan kızımdan şikayet ettiğim zamanlar için utandım kendimden…sizi ayakta alkışlıyorum..melekleriniz çok şanslı…

  64. 8 aylık hamileyim hikayeniz beni çok duygulandırdı. o kadar güzel anlatmışsınız ki. siz herşeyin en güzelini hak ediyorsunuz. eşinizi erken yaşta kaybetmiş olmanıza çok üzüldüm. rabbim size ve kızınıza güç, sağlık versin . kızınızla sizi hiç ayırmasın inşallah.

  65. ömrümde en çok sevdiğim aradan gecen 11 yıla rağmen hiç unutmadığım ve ömrümce unutamayacağım canım öğretmenim … Allah yavrunuza ve size mıutlu huzurlu uzun ömürler yaşatsın… nurevşan…

  66. İşteyim ve şu an gözyaşlarıma hakim olamıyorum. Benim çalıştığım hastanede Çocuk Esirgeme Kurumuna bırakılan bebek ve çocukları kabul edilmeden önce genel bir muayene yapılan yerlerden biri. Ne zaman kurumdan birini görsem, kalbim acıyor. Kızlar yanlarındaki bebek ve çocuklara özenli davranıyorlar. Ama o bebekleri görünce çok çok üzülüyorm. Hastanedeki ilk günlerimde o bebeklerin hepsini alıp evime götüresim geliyordu.
    Annelik, illa ki çocuğu dünyaya getirmekle olunmuyor. Sizin yaptığınızı keşke çok insan yapsa da her bebek/ çocuk bir aile sıcaklığında büyüse.
    Yazılarınızı dört gözle bekliyorum:))
    Sevgiler

  67. Hep mutlu olun ve hiç ayrılmayın…

  68. allahım size ve meleğinize sağlıklı ve uzun ömürler versin inşallah.

  69. yazınızı nasıl okudum neler hissettim anlatamam
    anne olmak doğurmakla olmuyor annelik özel bir bağ bunu bir kere daha hatırlattınız bize güzel kızınızla sağlıklı huzurlu bir ömür diliyorum size

  70. Gerçekten müthiş bir hikaye. Hıçkırıklarla ağlamadan okunamayan bir hikaye.
    Allah sizden ve rahmetli eşinizden razı olsun.
    Pek çok kişiye de güzel bir örnek teşkil ettiğiniz için lütfen yazmaya devam edin; hatta blog yazmaya başlayın.
    Elif Hanımın haziran yazılarından (http://blogcuanne.com/2012/06/20/fonsuz-gezebilirim-ama-ojesiz-asla/) birinde Deniz hn demişti ki “Doğursun doğurmasın, kendinden önceye, evladım dediği bireyi alan kişiye ANNE denir.” işte bunun canlı örneği sizsiniz.

  71. Çok duygulandım.Allah sizi ayırmasın birbirinizde.

  72. Ben yazınızı daha şimdi okudum ve tüm yorum bırakanlar gibi ben de gözyaşlarıma hakim olamadım.Rahmetli eşiniz ve siz takdire şayan kişilersiniz buna emin olun. O güzel Kübra hayata şanssız başlamış,sonra sizler çıkmışsınız karşısına yüzü gülmüş,bir ailesi,onu çok seven bir anne babası olmuş.Gönül isterdi ki bu mutluluk hiç bozulmasın,babanız da aranızda olsun ama Allah’ın takdirine diyecek birşey yok tabii ..En azından az da olsa baba sevgisini yaşamış minik Kübra , en azından eşiniz evlat sevgisini yaşayıp dalmış sonsuz uykusuna..Bundan sonra Allah size ve Kübra’ya başka acılar yaşatmasın,onun o güzel kara gözleri hep ışıl ışıl parlasın inşallah..Sevgiler..

  73. ağlamaktan yazamadım, çok ağır sınavlardan geçmişsiniz ama yıldızlı pekiyilerle..bundan sonrasında güzel kızınızla çok güzel mutlu bir yaşam sürersiniz inşallah..

  74. aysegul coşkun

    bu yazıyı okuyup ağlamamak elde değil..ne güzel yürekli insanlarımız var, bu hikaye daha çok kişiye ulaşmalı ve onlar için umut olmalı…

  75. ben de ağladım, hem de çok.. nasıl içtenlikle anlatılmış muhteşem bir hikayedir bu…bu anne kıza kocaman sarılmak istedim..

  76. Evlat edindiginiz icin sizi tebrik ederim. Kucukken ben evlat edinecem derdim. Kendi canindan olmasiyla ayni olur mu hic derlerdi. Simdi ikinci cocuguma hamileyim. Yazinizi coookkk severek okudum ve siz o soruya cevap vermemi sagladiniz. Ayni olur mu, olmaz mi bilmem ama anne olunuyormus, hem de bu kadar derin duygularla bagli bir anne. Tekrar tebrik ederim. Sevgiler,

  77. Gerçekten çok güzel işyerindeyim şuan bu yazıyı okurken ve ağlamamak için dudaklarımı ısırsamda gözlerimden yaşlar süzüldü boğazım düğüm düğüm oldu hep mutlu olun inşallah

  78. Canım arkadaşım, Kübüşüm senin gibi yüreği sevgi dolu ,herkesin yapamadığı annelik vasfını en iyi şekilde gönlüyle uygulayan harika bir anneye sahip olduğu için çok şanslı.Rabbim bu şansı diğer çocuklarada nasip etsin inş. AMİN….

  79. Selda hanım, herkes gibi ben de yazınızı gözümde yaşlarla okudum, ve hemen yorum yazmak istedim ama aslında size ne söylense az…eşinize Allah rahmet eylesin..Umarım bundan sonra kız(lar)ınızla çok mutlu olursunuz..

  80. Seldacığım bende gözyaşlarıyla okudum. Duyguların en güzel tercümanı olmuşsun. Yüreği güzel ve sevgi dolu arkadaşım. Allahım sizi hiçççç ayırmasın. Sevgiyle kucaklıyorum.

  81. Yazınız gözümü doldurdu. İfade edilebilecek kelime bulamıyorum. Ben ve eşimde 1 hafta önce evraklarımızı tamamlayıp verdik. Umarım bizde yavrumuza kavuşur ve buradan sizinle paylaşırız.

  82. Okurken sizin ve minik meleginiz için o kadar mutlu oldum ki… Eşinize Allah’tan rahmet size de sabır dilerim. Anne-kız hep mutlu olun inşallah.