70 Yorum

Peki şimdi ne olacak?

Yine uzun ve karışık bir yazıyla karşınızdayız sayın seyirciler, hazır olun…

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4+4+4 ile ilgili yeni yönetmeliği geçtiğimiz Cumartesi günü Resmi Gazete’de yayınladı.

66 aylık çocukların kayıtlarının raporla 1 yıl ertelenebileceğine ilişkin madde kimine derin bir nefes aldırırken kimiyse “Bu uygulama zaten vardı” diyerek değişik bir şey olmadığını söyledi.

Raporun kimden, nereden, nasıl alınacağı henüz açıklık kazanmış değil. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız dün Twitter’dan kendisine yöneltilen bir soruya aile hekimi/pedagogdan alınacak raporların yeterli olacağı anlamına gelen bir yanıt gelmişti. Bugün yine Twitter’dan bir anne Beşiktaş İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne danıştığını, 3 kişilik heyet raporu gerektiğini söylediklerini belirtti. Muamma devam ediyor.

Gerçek şu ki, 66 aylık çocukların ilkokula başlamasının zorunlu tutulması -her ne kadar 66 aylık çocuğu olan veliler için en büyük sorun olsa da- bu sistem değişikliğinin tek sorunu değildi. 4+4+4’ün damdan düşer gibi getirilmiş olmasının etkisi her alanda devam ediyor ve işin kötüsü okullar açıldıkça artan bir hızla devam edecek.

Bir örnek vereyim: Dün e-kayıtlar başladı. (Çocuğunuzun hangi okula kaydolduğunu buradan öğrenebilirsiniz. Sistem sadece Internet Explorer üzerinden çalışıyor) Ben de Deniz’in kaydının hangi okula çıktığını görmek için girdim. Ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın e-okul sistemi bana oğlumun kaydının adrese dayalı kayıt sistemiyle Göktürk İlköğretim Okulu’na yapıldığını söyledi. Tekrar ediyorum: bunu bana söyleyen Milli Eğitim Bakanlığı’nın geliştirdiği e-okul sistemi.

Oysa aynı Milli Eğitim Bakanlığı daha geçtiğimiz ay aynı okulun imam hatip ortaokuluna dönüştüğünü de söylemişti bana.

Şimdi ben hangisine inanayım?

Üst kat komşumuzun yeğeni Göktürk İlköğretim’de okuyor — du. Orada okuyan diğer öğrenciler gibi o da imam hatip dönüşümüyle birlikte Nejat Sabuncu İlköğretim Okulu’na yönlendirilmiş. E ama e-okul bana hala Göktürk diyor?

Bu benim yaşadığım, münferit bir sorun. Başka velilerden de “en yakınımızdaki değil, birkaç kilometre uzağımızda bir okula kaydımız çıktı” sesleri yükseliyor.

Bunlar daha başlangıç. Hele bir eğitim yılı başlasın, bak neler olacak.

***

Bu benim kararımı nasıl etkileyecek?

Bilmiyorum. Bugün 24 Temmuz 2012. Okullar 17 Eylül 2012’de açılacak, yani iki aydan az bir süre kaldı. Ve ben hala çocuğumu kaçıncı sınıfa başlatacağıma karar vermedim. Aslında galiba verdim ama kararımla yüzleşmek istemiyorum.

Sanki bir çizgi var. Bir tarafta DENİZ’İ ANASINIFINA GÖNDER diyor. Diğer tarafta İLKOKULA BAŞLAT yazıyor. Ben o çizginin üzerine duruyorum. Biri gelip bana “Benim de Kasım 2006’lı oğlum var ve ne pahasına olursa olsun oğlumu göndermeyeceğim” diyor. Ve ben hooooop ANASINIFI tarafına geçiyorum.

Sonra bir diğeri geliyor. “Benim oğlum 3 senedir anaokuluna gidiyor. Seneye 60 aylıklar da başlayınca bu sefer de çok büyük kalacak” diyor ve ben çizginin İLKOKUL tarafına atlıyorum.

Son zamanlarda İLKOKUL alanında daha fazla vakit geçirir oldum. Bunda, Deniz’in dün ben ona kitap okurken PAAAAT diye bağırmasının, benim ona “Niye bağırıyorsun oğlum, Derin uyuyor!” diye kızmamın, Deniz’in de “Anne orda Pat yazıyor!” diyerek beni dumura uğratmasının etkisi var.

Aynı zamanda Jale gibi velilerin aşağıdaki gibi düşüncelerinin de etkisi var:

Kasım ve Aralık 2006 doğumlu çocukları olan ve daha önceden (yasadan önce) küçüklerin büyüğü olsun kararı verip 2007’lilerle ilkokula başlatacak olan hepimiz, çocuklarımızı bu sene ilkokula başlatma kararı verdik. Herkesin kendine göre nedenleri olabilir ama ben ancak kendiminkini (eşimin de tabii) paylaşabilirim:

  1. Oğlumuz 3 yıldır özel anaokuluna gittiğinden okul tecrübesi oldukça var. 3 yaşında 2006’lılarla, 4 ve 5 yaşında 2006 sonu ve 2007 başı doğumlularla aynı sınıfa gitti. Anasınıfına henüz gitmedi ama olsun bir sene daha fazla çocukluğunu yaşadı 🙂 Yani hem 2006’lılarla, hem 2007 başı doğumlularla teşrik-i mesaisi var.
  2. Çok efendi, çok iyi huylu; bu hali duygusal olarak zorlanmasına neden olabilir ama yanındayız, destek olacağız hep inşallah.
  3. Kendi yaşıtları ve  büyüklerle takılmaktan hoşlanıyor, 2007 başı ok de seneye kalsa 2007 sonu ve 2008 başı ile kendisini iyi hissetmeyebilir. Bir ihtimal de yasada minimum yaş 60 ay olduğu için bu seneki geçiş döneminden sonra, 60 aylıkları da direkt başlatabilirler, o zaman yaş aralığı daha da büyüyebilir. (Tersi de olabilir tabii, yasa tamamen  kalkıp eski duruma bile dönülebilir, burası Türkiye her daim adrenalin 🙂 )
  4. Oğlumuz yaş dönümlerinde inanılmaz değişip atılım yapıyor. Her yıl böyle oldu. Eylül’de 69 aylık olacağı için bir 3 ay dişimizi sıkarsak 6 yaşı Aralık’ta doldurduğunda rahatlayabilir diye umuyoruz.
  5. Neticede bu sene normalde de ilkokula başlama yılıydı, biz sadece insiyatifimizi kullanarak bir yıl sonra başlatmaya karar vermiştik. Kendi adıma bir özeleştiri yapmam gerekirse şimdiki hayalkırıklığım içinde o zaman bu kararı vermek için de çok düşünmemiz, çok kafa yormamız, çok emek vermemiz de var. Şimdi bu tepetaklak olunca elimizde olmadan çok bozulduk.
  6. Halen devlet okuluna verme kararımız devam ediyor, ben artık şu noktadayım: ”Lütfen e-okul sisteminde çıkacağı okul onun için en hayırlısı olsun ve orada da iyi bir öğretmeni olsun hiç değiştirmeyelim.’

Jale’nin bu düşünceleri aslında benim (anne-baba olarak bizim) de düşüncelerimizi yansıtıyor.

Beni ve benim gibi binlerce aileyi bu ikilemde bırakan, aylardır uykularımızı kaçıran yetkililere hakkımı helal etmemeye devam ediyorum.

Ama ben bu işi yetkililere bırakmayacağım. Çocuğumla birlikte okula ben de gideceğim. Okul Aile Birliği’ymiş neymiş ben de yer alacağım. O kadar kolay pes etmeyeceğim.

Bu sistem değişikliğiyle ilgili beni en çok üzen şey devlet okullarının bu kadar kolay gözden çıkarılıyor olması.

Çünkü (en iyilerinin de aralarında bulunduğu) birçok okulun imam hatipe dönüştürülmesi, etütlü okulların statüsünün kaldırılması ve iki arada bir derede kalan velilerin özel okullara kaydırılması MEB’in şu mesajı verdiğini ister istemez düşündürtüyor:

İmkanı olan özel okula göndersin. İyi devlet okulu isteyen imam hatipe göndersin. Geri kalanlar da 70 kişilik sınıflarda idare etsin.

***

Bir kitap okumaya başladım: How To Walk To School

Çocuklarımızı devlet okuluna göndermeliyiz, hep birlikte devlet okullarını kalkındırmalıyız dediğimde Pratik Anne önermişti bana.

Geçenlerde Amazon’dan aldım kitabı ve dün akşam okumaya başladım. Ve ilk sayfalarından itibaren çok etkilendim.

Chicago’da, gerek fiziki şartları gerekse akademik başarısı yönünden gittikçe düşüş gösteren bir okulun, 8 veli ve azimli bir okul müdürünün birlikte hareket ederek 5 sene içinde nasıl sadece Chicago’nun değil, tüm ülkenin en başarılı ve örnek okullarından biri haline geldiğini anlatıyor.

Kitabın girişinde şöyle diyor:

Bir grup düşünceli vatandaşın dünyayı değiştirebileceğinden kuşkunuz olmasın. Aslında bu güce sahip olan tek şey onlardır.

***

MEB eğitim sistemini -yine- değiştirdi. Ortaya karışık, karman çorman bir şey oldu.

Ve ne yazık ki düzeltebilecekmiş gibi de görünmüyor, en azından yakın vadede.

İş ne MEB’e ne sisteme ne eğitim sistemine düşüyor aslında.

İş anne-babalara, yani bizlere ve bizlerin desteğiyle değişimin başını çekecek olan yenilikçi eğitimcilere düşüyor.

Chicago’da 8 ebeveyn ve bir müdür bir okulu -ve ardından koca bir mahalleyi- baştan yaratmışlar. Üzerine bir de kitabını yazıp başka okullara örnek olmuşlar.

Biz her mahalleden bunu yapacak 8 kişi çıkaramıyor muyuz yani?

Çıkaramıyorsak dağılabiliriz arkadaşlar…

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

70 yorum

  1. Turkiye’de egitim merkezi sistemin siki kontrolu altinda. Amerika’da ise durum boyle degil, okullarin mufredati uygulamasinda esneklikler var, ve bu esneklikler okullarin durumunu iyilestirmek icin istekli bireylere sadece bir anahtar sunuyor. Bu yuzden biraz karamsarim: egitimde decentralization olmadigi icin veli girisimleri sinirli bir sonuc verebilir. Basarili okullarin yoneticileri ve ogretmenleri, merkezi yonetimin cizgisine uymadigi anda bir atamayla gorevinden uzaklastiriliyor cunku.

    • Bu çok acı…

      • Fulya hanım katılıyorum size maalesef veli de dahil buna deli gözü ile bakıyor hadi 8 gönüllü deli oldunuz dediğiniz şekilde size destek olan öğretmen ve idareci buldunuz yönetim çizgisine uymaıdğındna hemen soruçturma çok anlamsız şikayetler soruturmalar geçirip görev yerleri değişiyor maalesef ki:(Yapılabilecekler sınıf içi dayanışma ve okul sonrası ile kısıtlı kalıyor…

  2. iyi okulların imam hatibe dönüştürülmesi iyi,sadece imam hatiplerin dönüşmesi kötü.tüm okullar kaliteli eğitim vermeli.bunun dışında eğer imam hatipse çocuğunuzun gideceği okul bence bu kadar üzülmenize gerek yok.imam hatipte terörist yetiştirmiyorlar merak etmeyin.

    • Yazımın neresinde terörist kelimesini çağrıştıran bir şey okudunuz?

      Çocuğumun dini eğitimi okulda almamasını tercih ediyorum, o kadar.

      Kaldı ki istesem de 5 buçuk yaşındaki cocuğumu imam hatip ortaokuluna gonderemem. Burada bahsettigim şey MEB’in sistemleri arasındaki tutarsizlikti.

      • yazınızdan imamhatibe karşı olduğunuzu çıkardım.aman ne olacak telaşınız var.korkular yersiz o sebeble yorumu yazdım.

        evet eğitim sistemi tutarsız yetersiz vs.ama elimizdekilerden başka varsa alternatif,hay hay.

        madem çocuğunuz ortaokulluk değil,müsterih olun.

        dini eğitimi nerden alacak çocuğunuz.umarım anne olarak sadece dünyasını düşünmüyorsunuzdur.bizim en yakın geleceğimiz ahirettir.din eğitimi heryerde en uygun şekilde verilmeli.

        • Din egitimini aile de pekala verebilir. Bunun icin cocugu ayrica adi imam-hatip ya da rahip-papaz liselerine gondermek bir tercih meselesidir ve demokratik sistemlerde oyle kalmalidir. Devlet bu yukumlulugu uzerine alacaksa, zorlayarak bu egitimi vermek tepki olusturur. Neticede Alevisi var Sunnisi var, Yahudisi var Hristiyani var. Elif hanim’in yazdiklarindan boyle bir tercih yapma hakkinin elinden alindigi sonucu cikariyorum, hakli olarak tepki vermis o da.

          • aile din konusunda yeterliyse o eğitimi verebilir.

            kimse kimsenin tercih yapma hakkını elinden alamaz öyle değil mi.ne istiyorsa nasıl istiyorsa öyle davranır.kimsenin kimseyi zorladığı yok.farklı dinlere ait okullar mevcut.hiç bir hristyan kalkıp çocuğunu islamın öğretildiği imamhatibe göndermez.

          • Fulya Hanım size katılıyorum. İnsan aile olarak da din eğitimini verebilir. Hatta daha sağlıklı bir şekilde. Çocuğumun okulda şekilci, göz korkutucu bir eğitim alıp almayacağı muallakta. Ailecek iç manasına daha vakıf olduğumuzu düşündüğümüz için imam hatibe vermeyi düşünmem. Ama bu kişisel tercihtir. İsteyen verir. Bunu e-okul gibi bir sistemin şart koşmasıdır ters olan. Fen lisesi, ticaret lisesi vs gibi imam hatip de olabilir. Ama ne tür bir okula yollayacağına veli karar verir, devlet değil. Bir de var olan pek çok okulu İmam hatibe çevirerek sayılarını artırmak eşitsizliğe sebep olur. Neden Fen lisesi vs.ye çevrilmiyor da hepsi imam hatibe dönüyor. Ben art niyet arıyorum maalesef.

        • Din eğitimi almasa ne olur okulda?
          Ya herkes müslüman değilse, ya da müslüman ama Arap kültürünü istemiyorsa?
          İmam ya da hatip olmadan da doktor ya da mühendis olabilinse (eskisi gibi)?
          Çocuklar Hz Muhammedin hayatı değil de, tüm dinler için genel bir bakış açısı veren dinler tarihi dersi, etik dersi, inançsal benzerlik ve farklılıklar dersi alsa?
          Korkular yersiz demeniz, bizler gibi değil, daha farklı düşündüğünüzü ortaya koyuyor. Bizim gerçek korkumuz, çocuklarımızın özgürlüklerinin “korkmadan gelecek nesilleri yönlendiren, son saniyede katsayı değiştiren, kural bozan”lar tarafından bozulması. Nasıl korkmayalım..

          Çocuğumuz ortaokullu değilse korkmayalım mı yani?

          4 yabancı dil biliyorum. Doktoralıyım. Tüm çabalarıma rağmen sizi anlayamıyorum…
          Ne eksik, ne eksik eğitimimde? Sanırım imam değilim. o eksik……

          • Tebrik ederim cevap süper olmuş.Size katılmamak elde değil.

          • okul da almasın,evde alamasın,sokakta medresede kursta alamasın…ne olacak o çocuk.sadece dünyası mı var.ya ötesi…

            dini-islamı- gündelik hayattan ,okuldan, dersten ayrı tutulması beni rahatsız eden.

            islam arap kültürü değildir ve her müslümanım diyen insan islamlığından gurur duyar.bugün imamhatip mezunları her mesleği seçebiliyor.katsayı problemide kalktı.

            varsın imamhatip te hz muhammedin hayatı anlatılsın diğer okullarda o bile anlatılmıyor.

            “korkmadan gelecek nesilleri yönlendiren, son saniyede katsayı değiştiren, kural bozan”lar tarafından bozulması” bunu değiştirebiliyor musunuz? siz de ve bir çoğu da bu sistemle bi yerlere gelmiş insanlarsınız.bozuk sisteme karşı başarılabiliyorsa korkmanın manası yok.siz başardıysanız çocuğunuz da başarır.sistem istediği gibi tepetaklak olsun.

            bayansanız imam olamazsınız zaten… 🙂

            • Kördüğüm,
              Belki ben Budistim, ya da Hindu’yum, Şamanım, Zerdüştüm, ya da Müslümanım, ya da Hristiyan. Belki de dinsizim, ateistim, ya da tüm dinlere inanıyorum, deistim. Çocuğumu da kendi olan ya da olmayan inancıma göre yetiştireceğim. Buna devletin de, sizin de karışmanızı istemiyorum.
              Çocuğuma hangi inancı, nerede ve nasıl öğreteceğime karışma cüretini nereden buluyorsunuz ?

          • Bu cevap için tesekkurler… Arap Kültürü, Köylü Kültürü, Bedevi Kültürü başka, Kuran Ahlakı, Tüm Peygamberlere sahip çıkan, seven, sayan, örnek alan anlayış başka, Çocuğumun baskı görmeden (en büyük günah olan şirk koşmaya teşvik edilmeden) eğitilmesi başka, hür iradesi ile yanlışı ve doğruyu ayırt etmeyi öğrenmesi başka değil mi?

            Köylü kültürün her alana hakim olması korkulması gereken en birinci tehlikelerden. Kuran Ahlakından uzaklaşılması korkulması gereken en büyük tehlikelerden.

            Cahilce, at gözlükleri takarak, dinimizi, Kuran Bilgisini bilmeden insanlara kafa tutan anlayış korkulacak bir kültür…

  3. Super bir yazi ellerinize saglik! Bu bir toplumsal hareket olmali ve okullari gercekten veliler iyilestirebilir. Ben bunun ornegini nevsehirde bir okulda gormustum. Cocuklari 1. Sinifa baslayan veliler toplanip sinifin fiziki sartlarini iyilestirmisler. Yeni, cocuklar icin uygun siralar, akilli tahta, su sebili gibi materyaller satin almislar ve sartlari da cocuklari 5 sinifa kadar ayni sinifta olacak( gerci simdi4 oldu) sonrasinda da bu sinifi okula bagislayacaklar. Keske tum veliler birlik olsa ve okullarin sartlarini iyilestirse!! Sizi boyle bir hareket baslattiginiz icin coook kutluyorum!! Devlet okullari olmemeli egitim bizim gelecegimiz….

    • Sıla hanım eğer ki belirli bir profilde ki devlet okuluna giderseniz bu bahsettikleriniz en basit olan şeyler ve velilerle bu işi halletmeniz 1-2 hafta içindedir. Esas zor olanı bunu okula kabul ettirecek idare olması ve sonrasında bu materyalleri talep edip efektif kullanacka eğitimci olması işin en sıkıntılı kısmı 2. kısımda oluyor maalesefki:(

  4. Önümüzdeki ay ve senelerde çok ses getirecek işler yapcakmışsın gibi geliyor bana! Yılmayıp, sürüye uymayan halini seviyorum senin! Yılmayıp birşeyleri değiştirme azmini de ayı şekilde! Ve bunu sen, yani çok rahat pılını pırtını toplayıp yarın Amerika’ya gidebilecek biri yapıyor. Bu konuda çok destek olamasam da henüz uzaktan seni alkışlıyorum Elif’çiğim!!!
    Sevgiler….

    • Canım Zeynep, sağ ol bu güzel sözlerin için. Ne yaparım, yapar mıyım, yapabilir miyim bilemem. Çenemi tutamadığım kesin 🙂

  5. Ben yine de bir yol bulunur elbet diyorum,senin bu dayanisma atesini fitilleyecegine yurekten inaniyorum ve en yakin zamanda Deniz’in okuluna gelmeye goz koyuyorum,haberin olsun

  6. Ses vermek, el atmak lazım.. Benim oğlumun okula başlamasına daha 2 yıl var ama ben elimden geldiğince böyle bir oluşumun içinde yer alıp, gerekirse yılda ortalama bir özel okul parasının yarısı kadar parayı devlet okuluna ve sınıfın ihtiyaçlarına ödeyip, iyi bir öğretmen ve vizyonist bir okul yönetimi ile sonuna kadar gitmeye varım…

    Bulgurlu da oturuyorum ve Kadıköy Nihat Işık İlköğretim okuluna göndermek istiyorum çocuğumu…

  7. Bu ülkenin en cok ihtiyacı olan şey iyi ve kaliteli bir muhalefet ve bunu sizde görüyorum. Teşekkürler siz ve sizin gibilere..

  8. İstanbul daki çoğu okullarda akıllı tahta yada materyal eksikliği yok maalesef ki heyecanı tükenmemiş eğitimci bulmak zor….

  9. aslına bakarsan Elif, kendi adıma neden 5,5 yaşa bu kadar karşı olunduğunu anlayamıyorum. Üstelik de Deniz gibi yıllarca anaokuluna gitmiş bir çocuk için. Nedenini de şöyle açıklayayım. Ben ilkokula başladığımda 68 aylıktım. Aralık 87 doğumluyum ve 93’te başladım okula. Yani şimdiki yasada olduğu gibi. Okuldan önce annemin çalıştığı işyerinin kreşine giderdik ablamla. Okulda hiç zorlanmadım, uyum sorunu, sırada oturamama, derslerden kötü not alma gibi bir durumum hiç olmadı. okulu, öğretmenleri,arkadaşlarımı çok sevdim hep.ilk okuma-yazma öğrenen birkaç öğrenciden biri oldum. Bu açıdan çok da “öcü” bir durum değil bence. Kaldı ki şimdiki çocuklar bilgisayar, internet derken epey bilgili oluyor bize göre. Tabi sistemin ne olacağını bilememek veliyi korkutabilir ama annelerin en çok dert yandığı şey sanırım “zorunlu olması”. Yani tercihe bırakılmaması. Öyle ya, isteyen göndermeli, isteyen göndermemeli. O nedenle genelleme yapamam, herkesin çocuğu farklıdır ama senin adına Deniz bu işi kesin kotarır gibi geliyor bana. benim oğlum Aralık doğumlu, şu an 2,5 yaşında ama 5,5 olsaydı da tereddüt etmezdim göndermek için.

    • Ayla, ilkokul ortamı, sıralar, sınıflar, müfredat, hiçbir şey 5,5 yaşındaki bir çocuk için uygun değil. Deniz, mesela, biri başında zebani gibi durmadan yemek yemeyen bir çocuk, en basitinden. Şimdi öğle tatillerinde kendi başının çaresine bakacak. Teneffüse çıkacak…

      Ve anasınıfına gitmedi. Benim planım, gideceği okulda bir sene anasınıfı eğitimi alması, sisteme, ortama alışmasıydı.

      Müfredat değişecek, ilk dönem okuma yazma öğretilmeyecek diyorlar. Benim derdim zaten bu değil. Kendi kendine öğrenecek bıraksam.

      Benimle aynı düşünceleri paylaşan velilerin çoğununun endişesi çocuklarının (1) duygusal ve (2) fiziksel olarak hazırlıksız olması.

      5,5 yaş şu an sana çok büyük gibi görünüyor olabilir ama aslında değil.

      • Elifcim 6 yaşımı çok iyi hatırlıyorum.Tam 6 yaşımdayken annem çalıştığı için beni anaokuluna gönderdi.İlk defa 6 yaşında başladığım bu okuldan nefret ettim.Uyum problemi yaşadım.Kendimi yalnız ve çaresiz hissettiğimi hatırlıyorum.Bizi anneannem büyüttüğünden birden içine girdiğim o kalabalık beni yuttu sanki.7 yaşındayken ilk okul 1 e başladım.İlk gün sadece gözlerim doldu o kadar.Ama 6 yaşında yaşadığım o yalnızlık korkusu hala yakamı bırakmadı diyebilirim.Şimdi düşünüyorum da ben 6 yaşındaydım anaokulu zorlu geçti ilk okula uyum problemim oldu.5,5 yaşındaki çocuklar ne olacak.Pedagoglar bu sistemi yanlış buluyor

    • Keske tum cocuklar Deniz’in konumunda olsaydi…

      Deniz’in annesinin korkusu bence tum cocuklar icin…Bir Deniz anaokuluna gitti diye, tum sinif ve sistem sorunsuz yasananacak degil ya…Ne kadar da naif, bireyselce yaklasiyoruz sorunlara. ..Deniz’e ve bana dokunmayan yilan bin yasasin, ben bu kadar emekten sonra ögretmen bile olur ogluma ilkokul diplomasi veriririm demeyen BlogcuAnne devam!!!

  10. Benim oğlum da 2006 Kasım doğumlu,hatta 20 Kasım olduğu için neredeyse Aralık doğumlu.Bu sene 1.sinifa başlatmayı düşünmüyorum. Gelecek sene 2007 Nisan doğumlulardan 4 ay büyük olacak, bu sene kendisinden 12 ay büyük 2005 Ekim- Kasım doğumlularla gideceğine 4 ay daha büyük olsun ne çıkar.sinifin en büyüğünden 4 ay büyük olacak. Olsun.egitim sistemine güvenmiyorum ve bu yanlıştan dönülecegini düşünüyorum.

    • nasıl rapor alacaksınız? bilgi verebilir misiniz? benim kızımda 29 Kasım 2006 dogumlu. fiziki olarak ta kucuk ve gitmesini istemiyoruz. 1 sene krese 1 sene de anaokuluna gitti. ilk yıl sınıfın buyüğü idi. 2007 dogumlular agırlıktaydı. ikinci yıl ise sınıfın kucugu durumundaydı. daha pasifti. şimdi ise ortada hatta sınıfın kucukleri arasında olacak. hep 2007 lilerin rapor almasından bahsediliyor. biz ne yapacagız.

  11. 2007 Şubat doğumlu kızım var… Bu rapor işini bir türlü açıklamıyorlar. Nereden alacağız? 2,5 yaşından beri kreşe gitmesine rağmen kesinlikle 1.sınıfa hazır değil. Sıkılacak , istemeyecek, kendisinden büyükler tarafından ezilecek. 5,5 yaş gerçekten çok erken. Bu arada eğitimciyim. 1.sınıf en zor sınıftır. 72 ayını tamamlamış çocuklar bile o kadar zorlanırlar ki… çocuklar arasında 3-4 ay bile bu kadar önemliyken 15 ay!! Sınıf ortamlarında fiziki olarak hiç bir değişiklik yok.. Avrupa -Amerika örnek alınıyor fakat onların 1.sınıf ortamları o kadar farklı ve renkli ki… Sıralar boylarına göre, resim köşesi, hikaye köşesi… Ana sınıfı gibi 1.sınıfları.. Biz de maalesef 66 aylıkların sıraya oturduklarında ayakları yere değmeyecek… Tuvaletlere hiç girmiyorum , içerden kilit sistemi bir çok okulda yok… Büyük çocuklar bir anda içeri giriyorlar… Düşündükçe uykularım kaçıyor, ağlıyorum sinirden… Çocuğumu anasınıfına göndermek istiyorum… Bir yıl sonra da 1.sınıfa… Fakat sanki çok anormal bir istekmiş gibi sıkıntılar yaşıyorum…

    • Hilal hanım benimde Şubat 2007 doğumlu kızım var yazdıklarınızın tamamına katılıyorum rapor almak icin elimden geleni yapacagım umarım cocuklarımız icin hayırlısı olur

  12. Haricten gazel okuyan (yurtdisinda yasadigimdan) bir anne olarak burada aslinda karsi olunacak durum okula erken baslama, gec baslama, devlet okulu, ozel okul, imam hatip okullari gibi secimler degil, devamli degisen sistem sonucu artik ne sececegini bilemeyecek duruma getirilmesi. Bu kadar kisa donemde, bu kadar belirsiz tanimlamalarda buyuk degisiklikler yapilmasi. Bir de ustune bu sistemin de 1 sene boyle devam etmesi garantisi de yok. Bu sene halinizden memnunsunuz diyelim. Devlet baba buyuktur, herseyin dogrusunu bilir, biz de erken basladik, biz de kredili sistemde okuduk diyerek cocugunuzu erken okula baslattiniz, 5. sinifta ilkokul yerine ortaokula soktunuz, devlet yerine ozel okula, yakin yerine uzak okula gonderdiniz diyelim. Gelecek sene bunun degismeyeceginin, 3+3+3+3 sisteminin gelmeyeceginin hicbir garantisi yok. Cocugunuz 4. sinifa geldiginde – artik ortaokula gecis nasil olacaksa – siz haril haril iyi bir ortaokula girsin diye dershaneler, kursanaler arasinda mekik dokurken, cat diye yeni bir numara ile sapkadan tavsan cikarmayacaklarinin garantisi yok. Cunku cogunluk artik bezmis, gercek rengini giymek icin israr etmekten yorulmus, bukalemun gibi etraf ne renk olursa hemen o renge burunuyor.
    Benim sistemde gordugum en buyuk yamukluk, acikcasi, bu umarsiz, hesapsiz (belki hesapli tabi orasi tartisma konusu) ve on hazirliksiz degisiklikler. Bunu sorgulayan, pesine kosusturup cevaplar ve aciklamalar arayan veliler de olmasa kim nasil at kosturur Allah bilir.

  13. Sevgili Elif,
    Kitaptaki okula benzer örnekler ülkemizde de var.Sizlere bir örnek aktarayım. Bulunduğum ilde,merkeze bağlı köyde bir vakıf okul açtı ve meb bağışladı.Şartları sınıflar enfazla 24 kişilik olacaktı.köydeki tüm öğrenciler alındıktan sonra boş kontenjanlar kua ile dolduruldu.Vakıf tüm donanımı sağladı.Okulun tam gün olmasını ,isteyenin etüt yapabilmesini sağladıÇalışan anneler için). Veliler kendi gayretleri ile drama. yaratıcılık gibi farklı dersler için öğretmen sağladılar.Okul şehrin 3 yılda yıldızı oldu ve köyden ev tutup yerleşen ve kuraya kalmak istemeyen veliler çoğaldı.
    Ama engeller başladı.Meb ek aldırılan dersleri kaldırdı.Okula talep çok diye ikli öğretime geçti.Birden herkes şok yaşadı.Yeğenimde o okulda okuyordu ve yengem çelışıyordu.vAKIF DESTEĞİNİ ÇEKTİ VE MASAL BİTTİ…..

  14. Milli eğitim sistemimizde sorun olmayan belki de tek şey okula başlama yaşı idi.Ama bakanlık yönetimi bu konuyu veliler açısından ciddi bir sorun haline getirmiştir.Geldiğimiz noktada doğru tespit sanırım bu.Bu sorunu çözüme kavuşturmak adına her veli kendi doğrularına göre hareket edecektir.Maalesef toplumun geneline bakıldığı zaman bu konuyu sorun olarak dahi görmeyen hatırı sayılır bir grup var, hatta çocuğun 60 aylık olunca evde ne işi olduğunu düşünen veliler var.Ki bu ezici grup çoğunlukla çocuğunu okul öncesi eğitime bile dahil etmemiştir.Dolayısıyla çocuğunu sevgi dolu bir ortamda büyüten ve ilk okulda başlangıcın herşeyden önemli olduğunu düşünen biz anneler için( ki bu seçici grup MEB bakanlığı açısından ne kadar bir sayısal çoğunluğa tekabül ediyor %5 mi %1 mi kendileri daha iyi bilir!!!) sorun yanıtını bulmakta zorlanıyor.Sevgili Blogcu Anne ben de senin gibi iki karar arasında gidip geliyorum.Önümde bir yılım daha var.Bu yıl yaşananlar bize ışık tutacak.1 yılı dahi olmadan karar vermek zorunda olacaklar ise deneyimli öğretmenlere danışsınlar lütfen.Benim annem emekli ilkokul öğretmeni.Kendisinin söylemine göre geçmişte 6 yaş grubu için sınıf oluşturulmuş.Ama deneme amaçlı yapılan bu uygulama yanlış yönleri ağır basınca kaldırılmış.Birde tabi çocuğun ana sınıfı öğretmeninin önerisi, çocuğun öz bakım becerilerini yeterince kazanıp kazanmadığı vb.bir sürü veri değerlendirilerek herkes için doğru karar bulunabilir.

    • bakan bey buyurdu ki, cocugu 66-72 aylik olup cocugunu okula gondermek istemeyenlerin orani yuzde 5 imis 🙂 e tamam sayi az, o zaman niye gondermek istemeyeni zorla aliyorsun?

  15. Merhaba
    bende sizin gibi aynı çizgide gidip geliyorum ama bir farkla eski sisteme göre oğlum bu sene anasınıfına başlaması gerekiyordu ve bende yaşını bekleyip önceden kreşe göndermedim yani okul tecrübesi yok. diğer taraftan kanun değiştikten sonra RAM da zeka seviyesi ölçüldü ve 5,5 yaşındaki oğlum ilkokula uygun bulundu. ve bize müfredatın değişeceğini 1. sınıfın oyuna dayalı olacağını gönül rahatlığıyla gönderebileceğimizi söylediler. fakat dün MEB ‘i arayıp müfredat hakkında bilgi istediğimde ordan bana bu konuda bilgi gelmediğini değişip değişmeyeceği konusunda bile bilgi veremeyeceklerini söylediler. daha ne öğretecekleri nasıl öğretecekleri bile belli olmayan bir sistem var nasıl güvenip gönderebilirim.

  16. Kitaptan paylasimlar lutfen Elif. Siz dagilmayin. Ben coktan dagildim, uzgunum. Reviri olmayan ozel okulda sesinizi cikaramiyorsunuz. Nobetci ogretmen yok ve bunu ifade ettiginizde teftis icin dolastiginiz ithami ile veliler giremez kurali. Dama tasi mi cocugum her olumsuzlukta yerini degistireyim ya da cenk meydani mi okullar hayda breh diye dalayim. Konusamadigin idareci ve ogretmenler sana isimi ogretme tavri alinca…

  17. Bu 66 aylıklar meselesi var ya…beni deli ediyor.
    66 aylık dediğin, 5,5 yaşında demektir. anaokuluna verirsin.
    ilköğretime hazirlanır.
    6,5 yaşında da başlar.
    Bu sene gayet normal olarak, anasınıfına verecektim oğlumu ama okula başlamak zorunda şimdi. üç senedir anaokuluna gitmiş, bu sene başlaması normal olan 6 hatta 7 yaşındakilerle aynı sınıfta olacak.
    elifi mertekten ayıramıyor bu herif, yanına Emre gibi bir velet oturacak, anasınıfını aşmış, konuşma sorunu ne demek, ingilizce bile öğrenmiş yuvada, hatta şiir yazmış annesine, yıl sonu gösterisinde okumuş sahnede..
    açık öğretim terkle Harvard mezunu yan yana gibi düşünün…
    tamam, oğlum zeki, çevik ve yakışıklı.
    Ama çok kötü bir eşitsizliğe kurban gidecek..
    7 yaşındaki Emre piçinin tuzu kuru anası da sokranacak.. “ay benim oğlum bunlarla aynı sınıfta, bunlar çok geri, öğretmen bunlara çok zaman ayırıyor, ay benim oğlum sıkılacak şimdi, ay benim oğlumun bir senesi boşa gitçek”
    O Emir gibiler yüzünden, zorla okula alınmış benim oğlum bir damla yaş döksün ben o karıyı çok kötü dövecem. şimdiden söyleyeyim..

  18. Sayin kordugum,
    Ben imam hatip liselerinin tipki diger meslek okullari gibi o meslegi yapmak isteyenlerin okumasi gerektigine inaniyorum. Bu okullarin ogrenci kapasiteleri tum diger meslek liseleri gibi o meslegi yapacak ne kadar adama ihtiyac varsa o kadar olmalidir inancindayim.
    imam hatip mezununun doktor olmasi, telekom meslek lisesini bitirmis bir ogrencinin doktor olmasi kadar sacma bence. kaynak israfi..

    Ben dini bireyin ogrenmesi ve kesfetmesi gerektigine inaniyorum.Annenin ve okullarin gorevinin cocugun ahiretini yapmak degil, ona secim yapabilecek yetiyi kazandirmasidir kanaatindeyim.

    Bu da benimim dusuncelerim.

    cocuklarimizin herseyden once iyi,durust ve vicdanli insanlar olarak yetismeleri dilegi ile.

  19. mukaddes gönc kavak

    Merhaba; bende sizler gibi uzun zamandan berii bu konuyu takip ediyorum ettikçede geriliyorum. Akşam bende olan biteni tv den izledim. 2006 aralık doğumlu kerem adında bi oğlum var. çok zor bi çocuk. geçen yıl İMKB lisesinin kreşine gitti.Bu yılda benim planımda anaokuluna başmalası vardıı taki bu yasa çıkıncaya kadar. Ben şartlar kurallar cezalar ne olursa olsun çocuğumun yaşında 1. sınıfa başmalasını istiyorum.2006 ocak ayı doğumlu görümcemin kızı varr . Kerem doğduğunda hastaneye ziyarete geldiklerinde aydan 11 aylıktı ve konuşuyordu. Şİmdi ikisine baktığım zaman kıyaslama yapmıyorum amaa gerçekten korkunç bi fark varr özelllikle el kaslarında. Geçen yıl aydan anaokulu eğitimi aldı. Ve bu yıl ben sessiz kalıp bişeyler yapmazsam keremle aynı sınıfta olucaklar. Neden 2006 ocak doğumlular keremden 1 yaş büyük olup normal yaşlarında okula başlarken benim 11 ay nerdeyse 1 yaş küçük oğlum aynı şartlarda aynı düzende aynı sınıfa alınsın.Bunu ne hazmediyor ne sindiriyorum içimde. Benim çocuğumunda eğitim sisteminde hakkı olmalı ve yaşında başlamalı. Kısacası bende rapor olayını bekliyordum içeriği nasıl olucak nerden alınıcak diyee. Raporu istediğimiz şekilde alamazsak cezayı öderiz diye konuştuk eşimleee ama keremi feda etmemeye karar vermiştik. Akşam müdür beyi dinledikten sonra anladımki dertleri bizim çocuklarımız değil başka şeylermiş. rapor olayını öyle basit anlattıki isterseniz 2006-2007 ve 2007 mart ayı çocukları bir arada olsunn bizim umurumuz değil. Bizim ilgilendiğimiz taraf imamhatip okullardı bunuda başardık. Şimdi sizde rapor olayını kılıfına uydurun kafanıza göre çocuğunuzu okula yollayın.. Madem ki böylee zaten raporu alamasam cezayı ödeyip keremi göndermeyecektim. Şİmdi bir kez daha emin oldum. Çocuğum bu yıl kendinden büyükler ve kendinden küçüklerin arasında kalacağınaa göndermeyeceğim.(ki benim gibi düşünen çok kişi var etrafımda. ) seneye gönderirim bundada çocuğum isterse sınıftan 21 ay büyük olsun buda beni rahatsız etmiyor.
    Ailemde benim dışımda herkes öğretmen ve kuzenlerimin hepsi yıl sonu olan çocuklarını hep 1 yıl sonra başlattılar okulaa. Banada bu olaylar çıktığından berii tek bişey söylüyorlarr asla ama aslaaa keremi okula başlatmaa. erken başlatıp sen iteceğinden geç başlat ama ittirmesin peşinden:))))))

    • Kusura bakmayın, hem çocuğum büyüklerin yanında okumasın ezilmesin diyorsunuz fakat bir yandan da sizin çocuğunuzun sınıfın büyüğü olunca onun yanında ezilicek 2007 doğumlu küçükler umurunuzda değil. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

      • Mukaddes Hanım, 2007’li annesi olarak Ayşe Hanım’a katılmakla beraber bir hatırlatma yapmak istiyorum. Çocuğunuzu cezası neyse ödeyip, devammsızlıktan kalmasını sağlayarak göndermeme seçeneğinden bahsetmişsiniz. Devlet bunun da önlemini aldı, şöyle ki; Eğer çocuğunuz SBS zamanı geldiğinde yaş-sınıf uyuşmazlığı varsa, öğrenci otomatikman sistem dışında kalacak. Biz de ilk başta bu seçeneği düşündük fakat sonra bu haberi öğrendik ve vazgeçtik. Belki o zamana SBS kalmaz diye düşünüyorsunuzdur ama bu adamlar şimdiden SBS’yi düşünüyorlarsa muhtemelen olacaktır.

        Ayrıca Ayşe Hanım çok doğru söylemiş. Hepimiz çocuklarımız sözkonusu olunca bencilleşiyoruz sanırım ama anne baba olarak tüm çocukların hakkını ve şansını gözetmedikçe önümüze sunulan sistemlerde başarı sağlamanın imkanı pek olmadığını düşünüyorum ben. Çocuğumuzu feda edelim demiyorum ama hiç şansı olmayan çocukların da hakkına girmemek lazım bence. Ben 2007 mart doğumlu oğlumu devlet okuluna yazdırıyorum pazartesi günü.

        • o yas-sinif uyusmazligi durumunu biz de inceledik, bu sene de gitseler gelecek sene de gitseler bir sorun olmuyor, onemli olan sinifta kalmamalari, ki hicbir ilkokul cocugunun sinifta kalacagini sanmiyorum.

  20. Dün akşam sky türk te muammer yıldız ın açıklamakarı var. Heyet raporu yok diyor, uzman görüşü gerekli diyor, ancak aile hekimi mi başka branş mı öyle sanıyorum diye yuvarlak ifadeler kullanıyor. Henüz çıkan yönetmeliğin nasıl uygulanacağına dair illere genelge gelmemiş.Genelgeler yönetmeliği ayrıntılı anlatır.Bu kadar bekledik, biraz daha sabredelim. Yönetmelikle herşey netliğe kavuşacak. Bende doktorum, doktorlar belirsizlikten dolayı raporlara hayır diyorlar.Çünkü onlarada gelen bilgi yok.

  21. merhaba arkadaşlar
    az önce MEB ALO 147 ‘yi aradım sağlık raporunu nerden alıcaz diye aile hekimi veya devlet hastanesindeki uzman bir pedagogtan alabilirmişiz. sağlık merkezlerine bu konuyla ilgili yazılar gönderilmiş. fakat eline ulaşmayan yerler olabilirmiş eğer bu konuda gittiğiniz yer problem çıkarırsa alo 147 yi arayıp gerekli bilgileri almalarını sağlayabilirmişiz.

  22. Merhabalar,
    Ben de 147yi aradım,raporun pratisyen hekimden bile alınabileceği söylendi bana! ısrarla tekrar ettirdim, aile hekiminden alabiliyormuşuz! Bu seneki yığılmadan korkan bakanlığın geri adımı bence bu. Oğlum Kasım 2006 doğumlu, umarım raporu alabiliriz ve bu sene anaokuluna gider…

  23. merhaba arkadaşlar
    benimde mart 2007 doğumlu kızım var bende bu yıl anasınıfa göndermek istiyorum ne gerekiyorsa da yapmaya hazırım fakat mehtap hanım diyorki
    ”Çocuğunuzu cezası neyse ödeyip, devammsızlıktan kalmasını sağlayarak göndermeme seçeneğinden bahsetmişsiniz. Devlet bunun da önlemini aldı, şöyle ki; Eğer çocuğunuz SBS zamanı geldiğinde yaş-sınıf uyuşmazlığı varsa, öğrenci otomatikman sistem dışında kalacak.” ve ben en çok bundan korkuyorum bu doğrumu teşekkürler

    • Uzmanlardan duydugum: MEB Böyle bir şey yapmaz. Okumak isteyen ogrencinin egitim hakkını elinden almaz.

      Şahsi fikrim: O zamana kadar kim öle, kim kala. Bakalım SBS diye bir şey olacak mı?

  24. Yukarıda mehtap hanım öyle bir idda ortaya atmışki ”okula geç başlayan sbs de dışarıda kalacakmış da falanda filanda” Yav nereden uyduruyorsunuz böyle saçma şeyleri. durup dururken delinin biri kuyuya bir taş atıyor diğer akıllılar bu saçmalığa ya inanıyor, yada olacak diye korkmaya başlıyor. Yapmayın etmeyin böyle saçmalıklarla velilerin kafasını karıştırıp ortalığı karıştırmayın. Ayıptır. Lütfen kimse böyle saçmalıklara inanmasın. Ortada olan bir gerçek varki meb 147 hattı her doktordan rapor alına bileceğini söylüyor. Çocuğu küçük olan varsa yani okula hazır değilse gitsin rapor alsın . o kadar…

  25. mukaddes gönçkavak

    Ayşe hanım 2007 çocuğunuz için 2006 lı çocuklardan rahatsız olan sizler varken 2006 doğumlu bi çocuğun annesi aynı sınıfta olmalarını istemediği, çocuğu için endişelendiği için turşu ve lahana yakıştırmasını yapıyorsunuz. önceliklee sizi kınıyorum. konuyla ilgili daha fazla açıklama yapmayı sizin zihniyetiniz için gereksiz ve fazla buluyorum.yalnızca şunu anlamanızı beklerdimki siz anneyseniz bende anneyim siz nasıl endişe duyuyor ve çocuğunuz için atıyorumki rapor olayı peşinden gidiyorsanız bende gidiyorum.

    Mehtap hanım; cezayı ödesem bile sbs de önlem olduğundan bahsetmişsiniz. bende şunu diyorumki önce bi ilkokul geçsindee sbs yi sonra düşünelim. ve bu saçmalığa inanmıyorum inanmadığım gibidee sanki kararı siz almış gibi kesin kati olarak altına imza atarcasına açıklama yapanlara kızıyorum.
    ayrıca bencillik ettiğimi düşünmüyorum. burda herkes bu sistemden yakınırkenn içimdekileri bi anne olarak paylaşmamdaki tek sıkıntı sizi ve ayşe hanımı geren nokta 2006 doğumlu bir çocuğun annesi olmammı?

    kimseyle aynı fikirde olmak zorunda değilim.konu şu anda benim çocuğum ise 2007 li bir çocuğu düşünemem. ve çocuğumun kendinden 1 yaş büyüklerle aynı sınıfta olmasını istemiyorum. raporumu aldım okula götürdüm ve hiç bi olumsuz cevap almadım..
    böyle bi hakkım varkennn bu hakkımın aynı düşüncede olan 2 anne tarafından eleştiriliyor olmasına anlam veremedim.
    sizinde 2007 doğumlu çocuğunuzu hiç şansı olmayan çocukların hakkına girmediğiniz için ilkokula kayıt yaptırdıınıza inanmıyorum kusura bakmayınn.

  26. 2007 ocak doğumlu oğlumu ilkokula göndermek istemiyorum. bunun için aile hekimine gittim rapor veremeyeceğini okula gönderebileceğimi söyledi.özel bir tıp merkezine gittim onlarda böyle bir rapor veremeyeceklerini söylediler kimse bu sisteme kaarşı gelmek istemiyor ben ne yapabilirim lütfen yardım edin….

  27. ÖMER DİNÇER SON HABERLERİ AÇIN. 147 ARADIM. geçen hafta gelen yazıdaki aile hek.özel hast ibareleri değiştirilmişşşşşşşş

  28. Neler oluyor böyle. Bende 2 dakika önce aradım 147′ yi. 25 Temmuzda gelen yazı haricinde bir değişiklik olmadığını söylediler. Buna göre aile hekime ve özel hastanelerden alınan rapor geçerliymiş. İnternetten alınan haberlere itibar etmeyiniz dediler. Bakanlıktan bunun haricinde başka bir açıklama yapılmadığını söylediler. Saçmalık. Bizlerle alenen dalga geçiliyor.

  29. Aynen banda internet açıklmalarına itibar etmeyin özel kurumlar geçerlidir diyorlar.

  30. arkadaşlar açıklamayı okumadınız mı?kabul etmiyeceğim diyor.147 ye inanmayın bence

  31. Özel hastaneden rapor aldım, okula götürdüm ekayıt sistemi açık olmadığı için şimdi işlem yapamıyoruz eylül başında gelin dedi. Raporumu şu anki geçerli yönetmeliğe uygun diye kabul etti, ayrca yanında 147 ‘yi arayıp uygundur, kabul ediyoruz dediklerini müdüre dinlettim. Eylül de bu rapora göre anaokuluna kayıt yaparız dedi. Ancak o tarihe kadar Ömer Dinçer’in açıklamalarına uygun bir genelge yayınlanırsa kabul etmeyecekler gibi.
    Bu sebeple özel bir okula gittim. Hemen şu anki yönetmeliğe göre ve raporunuza göre anaokuluna kayıt yapalım. Sonradan bir açıklama/genelge çıkarsa kazanılmış hak geri alınamaz diye, biz kayıt yaptık deriz dediler. Veli ile 147’yi arayıp teyit aldık peşinat aldık diye ortalığı ayağa kaldırırız dediler.
    Son durum kararsızım. Özel okula yaptırıp garantiye alsam mı. Yoksa MEB zaten esner bir süre sonra özel hastane raporunu da kabul eder bekleyeyim mi.

  32. merhaba benimde kızım 20 mart 2007 doğumlu kreşe gitmedi okul öncesi eğitimde almadı .Çocuğumu bende sizler gibi okul öncesi eğitim aldıktan sonra ilköğretime gitsin isteyen bir anneyim.Bugün sabah 14 yi arayarak ve onların yönlendirmesi ile önce devlet hastanesine gittim pratisyen hekim böyle bir bigi kendilerine gelmediğini rapor yazamıyacağını belirtti ve isterseniz başhekim yardımcısı ile görüşün dedi.Başhekim yardımcısının odasına çıktım genelge bize gelmeden kesinlikle böyle bir raporu yazamıyacaklarını 147 nin kendilerini ilgilendirmediklerini ellerine yazılı bir belge olmadan internetten yazmış bir kaç kişinin emsal gösterdiği bir şeyle böyle bir raporu veremiyeceklerini kati bir dille söyledi.Tekrar saat 12:15 de 147 yi aradım aile hekimine gidin oradan bizi arayın dediler.Yılmayıp aile hekimine gittim oda çocuğumun boy ve kilosunu ölçtü kızım 30 kilo ve 124 cm olduğu için oda veremiyeceğini söyledi hemen 147 yi aradım fakat büyük şansızlık telefona çıkan ilgili sanki başka bir numarayı aramışım gibi patdan saat 13:55 de tekrar değişiklik olduğunu ve raporun geçerli olmıyacağını söyledi bu görüşmeyi aile hekiminin yanında yaptığımız içinde doktor maalesef zaten fizik olarakda ruhsal olarakda çocuk gayet iyi ben rapor yazamam bu durumda diyip 147 ile olan telefon görüşmesini bitirdi.Kendimi okadar kötü hissettim ki anlatamam size yanımda çocuğumda perişan oldu. ordan oraya minibüslerde gelip gittik.Neyse bu moral bozokluğu ile yanımda kızım ilçe milli eğitim müdürlüğüne gittim ve şube müdürü ile görüşme yaptım oda tıpkı aile hekimi gibi kızımın yarı boyunda çocukların okula gittiğini çocuğuma şans tanımam gerektiğini ve okula gitmesi kanaatine vardığını söyledi ve kendilerinede hangi kurum bu raporu verir hangisi kabul edilir edilmez böyle bir yazı gelmediğini belitti.İlçe Milli eğitim müdürlüğü şube müdürünün odasındanda elimiz boş hiçbirşey elde etmeden çıktık.Bugün 1 ağustos ve saat 10:15 den saat 16:20 ye kadar ordan oraya bu raporu alabilmek için kızımla birlikte koşturup durdum sonuç hiç birşey bizim istediğimiz gibi olmadı.Raporumuzu alamadık ve alamıyacağım gibi geliyor artık. Lütfen yalvarıyorum bu raporu 1 ağustos tarihinden itibaren alabilen kişiler paylaşsın paylaşsınki bende tekrar bir şeyler yapabilmek için uğraşayım.Sizlerden çok özür diliyorum kötü geçen bir günümü sizinle paylaştım.Umudunuzu kırmak istemiyorum.

  33. Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerin kılık kıyafetlerinin değişikliği konusunda bir kaç yıldır değişiklik yapacak dendi, bu konu da bir sürü girişim oldu, ama hala bir sonuca varılamadı. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı bir dahaki eğitim sezonuna okullardaki kıyafet reformunu bitirmiş olarak girmek istiyor. Bunun için önceki gün Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi sitesinde öğrencilerin ve velilerin kıyafet konusunda görüşü almak için şu adreste bir anket düzenlenmiş. Bu ankete, yazılan doğrulama kodunu ve TC kimlik numaranızı katılarak katılabilir ve görüşünüzü bildirebiliyorsunuz. Ancak sistem dünden beri pek randımanlı çalışmıyor, yada çok yoğun. İleriki günler de düzelir umarım. Unutmadan bu anketin katılım süresi 30 nisan da bitiyormuş.Anketin ardından bakanlık tarafından kurulan komisyonun, mayıs ayında bir dizi görüşme yapacağı belirtilmiş. Daha sonra da görüşü alınacaklar arasında Milli Eğitim müdürlükleri, ilköğretim müfettişleri, okul aile birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler varmış. Bu görüşmelerin ardından öğrenci kıyafetlerinin serbestliğinde bir karara varılacakmış.Nitekim bir daha ki eğitim sezonun da okul kıyafetleri belli bir oran da serbestlik olacak yada bir kısım değişikliklere gidilecek. Okul kıyafetleri’nin serbest olması konusun da ilkokul da okuyan çocuğu olan birisine bu konuyu anlattığım da bana “Okul kıyafetleri bir olmalı, değişiklilik çirkin olur, arada ezilen çocuklar olur ve çirkin görüntüler oluşabilir” dedi.Bu soruyu tanıdığım bir öğretmene sorduğumda da “Ben bu reformun olmasını istemiyorum şahsen. Çünkü öğrenciler birbirleri ile kıyafet yarışına girebileceğini ve fakir öğrencilerin ezileceğini düşünüyorum” dedi. Açıkçası benim görüşlerim de bu söylenenlerden pek farklı değil.Peki bu yazıyı okuyan ebeveynler ve öğretmenler olarak sizlerin bu konudaki görüşleri nelerdir?

  34. ben raporu okula verdim özel hasteneden aldım,devlet hastanesinden de alıcam…tek şanslı tarafım kabul edilmezse,kendi çalıştıgım okula götürücem cocugumu…

  35. Arkadaşlar Aile Hekiminden alınan raporlar bugün itibariyle kabul edilmeyecek. Memurlar Netteki Bakanın açıklaması “66 aylık veya 66 aydan büyük çocuğunu ilkokula göndermek istemeyen veli Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelere başvuracak. Sağlık raporu almayacak, bunun adı sağlık raporu değil. Aile hekimlerinden ya da özel hastanelerden gelen raporları kabul etmeyeceğiz. Veli, çocuğu için ‘Fiziken okula başlamaya uygun değil’ ya da ‘Zihnen okula başlamaya uygun değil’ şeklinde rapor alacak. Bu raporları alanında uzman olan çocuk doktoru, çocuk psikiyatristi ya da nörologlar verecek. Rapor alan çocukları da eğitimden uzaklaştırmayacağız. İlkokula başlayamayacağını belgeleyen çocukların kaydını ana okuluna yapacağız.”
    Bende Aile Hekiminden raporu aldım ve Anaokuluna kaydını yaptırmıştım. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Aldığım rapor iptal mi edilecek bilmiyorum. Çocuk Doktorlarıda rapor veremeyiz diyorlarmış ne yapacağımı şaştım. Raporu aldım diye sevinirken sevincim kursağımda kaldı.

  36. Mevcut dönemde okuyan öğrenciler gerçekten pek çok zorluklarla mücadele etmek zorunda. Bunlardan ilk sırada olanı da değişen eğitim sistemi. Burada ailelere büyük görev düşüyor. Çocuklarını bu dalgalı denizde yalnız bırakmamalı ve onlara destek olmalılar.

  37. bugun hem birkac hastane dolastik, hem de ilce milli egitim mudurlugunu ziyaret ettik. once mem calisanlarinin soyledigini yazayim: bakanin soylediginin hicbir onemi yok (raporun devlet hastanesinden alinmasi gerektigini soylemisti), biz yonetmelikte yazili olana bakariz, orada da “saglik kurumu”ndan alinacagi yaziyor, yani ozel hastane ya da aile hekimi de olur, dediler. lakin gelin gorun ki raporu hicbir doktor VERMIYOR 🙂 evet, kimse sorumluluk almak istemiyormus, cocugu muayene dahi etmeden “biz vermiyoruz baska yere gidin” diyorlar. devlete hastenesine de gittik ozele de. devlet hast.deki cocuk doktoru dogrudan bizi disari cikartarak “cocuk psikiyatrisi” bolumune gideceksiniz, dedi. cocuk psikiyatri bolumune gittik, biz vermiyoruz, diyerek iceri dahi almadi. ozele gittik, vermiyoruz, dediler, sorusturmadan cekiniyorlarmis. bu duruma sebep ise, bu raporun hangi kriterlere gore verileceginin belli olmamasi ve boyle bir raporun daha once verilmiyor olmasi (blogcuanne daha onceki yillarda rapor istenmiyordu, dilekce yetiyordu.).

  38. ozel hastaneden rapor alabilmis olanlar: hangi hastaneden alabildiniz yazar misiniz?

  39. Merhaba,
    Şubat 2007 doğumlu oğlum için devlet hastanesi Uzm. Çocuk doktorundan “Özbakım becerilerine geliştirememiştir. Fiziksel olarak yetersizliği nedeniyle okul hayatına uyum sağlaması ve ilkokul hazırlık becerilerini tamamlayabilmesi için anaokuluna devam etmesi uygundur” şeklinde bir rapor aldım ve okula bir dilekçe eşliğinde teslim ettim. e-okul sistemi okullar açıldığında devreye girecekmiş bu sebeple şu anda birşey yapamıyorlarmış. “Sonucu nereden öğreneceğim?” diye sorduğumda “Ee dilekçe verdiniz ya” dedi görevli, ben de “Şimdi anasınıfına mı geçmiş oldu?” dedim. Görevli “Sistem açılınca ben kayıdını ona göre değiştireceğim” dedi…”Okullar açıldıktan 1 hafta içinde sistem açılırmış, şimdi kapalıymış!” 147 bana Milli Eğitim Müdürlüğüne gidecek oradan size cevap verecekler demişti. Bu nasıl iş ben anlamadım. Bu arada verilen dilekçelere iliştirilmiş diğer raporlara gözattım, özel hastane ve doktorlardan alınmış raporlar vardı, hatta tüm raporlar o şekildeydi. Şimdi onlar da kabul edilmiş mi oldu? Bu dilekçeleri kim değerlendirecek? Şimdi ben okullar açıldığında yani 17 Eylülde oğlumun elinden tutup okula götürdüğümde hangi sınıfa oturtacağım 1. sınıfa mı? Anasınıfına mı?
    İftar yemekleri arasında, oradan oraya giderken verilen demeçlerle Milli Eğitim gibi bir kurum yönetilir mi? Bu nasıl bir sorumsuzluktur?

  40. hala “acaba gondersem mi” diye dusunenler varsa doktorlarin bugun yayinladiklari su basil bildirgesini okusunlar: http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/444-3269.html

    • Benim eşim de doktor ve aynen bu yazıda yazılanları söylüyor. Rapor almanın zorluğu da artık ortada, doktorlar bu işle alet olmak istemiyorlar….Mart/2007 doğumlu çocuğumu mecburen ilkokula başlatmak zorunda olmak bana hicap veriyor, yapabileceğim en iyi şey, düzgün butik bir özel okula gönderip 20 kişilik sınıflarda zararı en aza indirgemek….Bu bile çok saçma geliyor düşününce, ilkokula başlamasının zararını en aza indirgemek, ne şahane!!! MEB işin duygusal kısmıyla ilgilenmiyor besbelli….Doktorlar ise bu işin sakıncalı olduğuna kani ancak alet olmak istemiyorlar ama neden? Madem MEB duyarsız, sağlıkçılar kendi aranızda bir konsensusa varın ve 66-72 ay arasındaki tüm çocuklara bahsedilen raporu koşulsuz tereddütsüz verin ve raporda “duygusal olarak hazır değil” şeklinde şerh koyun. Her başvurana bunu kolaylıkla verin çünkü buna inandığınızı açıkça bildirmişsiniz ve suya sabuna dokunmayalım biz MEB çözsün diyorsunuz…Bakın MEB çözmüyor işte. Reaktif olmasın doktorlar proaktif olsunlar; çocuğu bu durumda olan tüm aileleri teşvik edin gelin rapor verelim diye…Onlar yanlış yaptıysa siz düzeltin neden kaçıyorsunuz, milyonlar swize duacı olsun… Eşime de aynı şeyleri söylüyorum….

    • izmirde herhangi bir devlet hastanesinden rapor alabilen varsa banada yazabilirmi acaba.nereye gittiysem alamadım en son kendime bi rapor alıcam valla.çok yoruldum artık ama pes etmiycem.lütfen alan varsa paylaşsın…