15 Yorum

Döngü

Derin emziği bıraktı. Anlatacağım, bekliyor.

Deniz okumaya daha da hevesleniyor. Bu konuda bir kitap okuyorum. Hatta yazarıyla da söyleşeceğim. Beklemede.

Paylaşmak istediğim onca konu, bitirmek üzere olduğum birkaç proje var.

Hangi birinden başlasam diye düşünürken Gaziantep’teki saldırı oldu.

4’ü çocuk, 9 kişi öldü.

Çocukların yaşlarını biliyorsunuzdur, ben de tekrarlayayım: 1, 3, 11, 12.

12 yaşındaki kızın annesi, kızın tabutunun üzerine gelinlik sermiş.

Şimdi ben burada emzik bırakmayı anlatsam ne olur, anlatmasam ne olur?..

Biliyorum. Terör böyle. Politikacıların dillerinden düşürmediği gibi, “terörün karanlık yüzü” bu, sanki aydınlık yüzü varmış gibi.

Terör insanları pasifleştiriyor, sindiriyor, vesaire vesaire…

Ama ben böyle zamanlarda diplere sürükleniyorum. Derinlere iniyor, uzun süre çıkamıyorum.

Bir yandan ben böyleysem ateşin düştüğü yerler nasıldır diyorum, bir yandan da insanlar neler yaşıyorken benim bu kadar karanlık hissetmem yanlış diye düşünüyorum.

Çocuklarıma bakmaya utanıyorum bazen. Çocuklarıma bakıp huzur bulmam gerekir, değil mi? Baksam bulacağım, ama bakamıyorum.

12 yaşındaki kızıyla böyle bir sebepten ayrılan anneyi düşündükçe ben huzur bulamıyorum.

Bunun ilk olmadığını ve maalesef de son olmayacağını düşündükçe rahat olamıyorum.

Bir neslin bununla büyüdüğünü, şehit haberlerini yadırgamayan bir nesil yetiştiğini, işin korkuncu bizim çocuklarımızın da böyle yetişeceğini düşündükçe insanlığımdan utanıyorum.

Ama nereye kadar? İşte dün. Bugün, belki yarın.

Biliyorum ki birkaç güne iyileşeceğim.

Unutacak, kaldığım yerden devam edeceğim.

Ta ki bir yere yine ateş düşene, birilerinin canı yine yanana kadar…

Ondan sonra bu döngü yeniden başlar.

15 yorum

  1. Ateş düştüğü yeri yakıyor deyiminin ne kadar bencilce olduğunu böyle günlerde görüyoruz, ülkemizin içine sürüklendiği duruma “seyirci” kalmak beni mahvediyor, hergün şehit haberi almak, dünyanın dört bir yanında eziyet çeken insanları seyretmek utanç veriyor bana. 1 yaşında bir oğlum var, onu hangi günler için büyütüyorum, uyusun da büyüsün diye ninniler söylüyorum ben de bilemiyorum..

  2. Ülkemin bir tarafı deniz bir tarafı kan, kimisi her gece gülüyor, kimisi her gece ağlıyor… Bu dengesizlik suçluluk hissi yaratıyor, içimi acıtıyor ve hiçbir şey yapamamak da cabası…

  3. Anne olmadan once olen bebeklere ve cocuklara bu kadar uzulmezdim ben, simdi ben de oluyorum sanki, allah sabir versin cunku ates dustugu yeri yakiyor, anne olana cocuk olum haberi okumak cok zor, icinden bir ilmek cozuluyor…korkularin artiyor…

  4. bunu değiştirmek bu halkın elinde. bir zarfa, bir mühre bakar… 2001 senesini 0 şehitle kapattığımızı unutmamak lazım. başka da bir şey demiyorum, anlayana!

    • o zamanki terörün adı enflasyon canavarıydı çünkü mehtap hanım, o zaman da başka yönlü bir saldırının hedefi altındaydık.. o zaman uygulanan ama sonrakilerin faydalandığı ekonomik tedbirlerle hafiften başımızı kaldırdık derken 11 eylül olaylarını çıkardılar sahneye, hepsi oyun hepsi..

  5. Bir yandan yanan yüreklere, giden canlara üzülürken; bir yandan benim çocuğum bunlara mı geldi dünyaya diye hayıflanmak insanı pis bir ikilemde bırakıyor. Ne zaman, nasıl dinecek bu terör ve trafik belası acaba? Sağı, solu, ortası… Hiçbir hükümet de gelmedi elini masaya vurup şu işe sağlam bir el atacak. Bazen bu illetlerden acaba bir rant mı çıkıyor hükümete diye düşünüyorum doğrusu. Olan yiten canlara, alev düşen ocaklara oluyor. Analar, babalar, kardeşler her zamanki gibi bir yangında kalakalıyorlar. Allah akıl fikir ve sağduyu versin yapan ve yatıranlara…

  6. aynen ben de bakamiyorum cocuklarimin yuzune… cok kirgin ve caresiz hissediyorum… ama araplarin dustugu hataya da dusmek istemiyorum, sakin olmaya calisiyorum zorla da olsa…terorun istedigi ortaligin karismasi ve benim ulkeme isyan etmem ise bu hediyeyi onlara vermeyecegim…

  7. TRT 1’deki Anadolu’dan Görünüm ile büyüdüm ben… dediğin gibi maalesef çocuklarımız da terörle büyüyecek gibi görünüyor.. ve yine dediğin gibi büyüdüklerine sevinsek mi yoksa yitip giden minicik bedenlere, artlarında bıraktıkları acılı yakınlara kahrolup çaresiz kalakalsak mı ? Hep bu ikilem, içiçe duygular ve isyanlar… ve maalesef diyorum yine, terör çok yakınımızda, kim bilir bizlerin de başına gelmeyeceği 🙁

  8. o derin diplerden ben de çıkamıyorum kaç aydır.. barış ve hoşgörünün başkenti olan memleketim, kime hizmet ettiğini anlamadığım politiklar yüzünden her an benzer olayların yaşanabileceği bir ortama sürüklendi. çocuğumun yüzüne her baktığımda endişelerim çığ gibi büyürken nasıl bir çıkmaza sürüklendiğimizi bilmeden diplerden nasıl çıkılır ki? Korkularım, endişelerim katlanırken daha da çıkmazlara sürükleniyorum. her geçen gün sözde sığınmacılara sağlanan avantajlar karşısında, vatanımda kendimi 2. 3. sınıf vatandaş hissettirildiğim bir ortamda nasıl umut besleyebileceğim geleceğe…

  9. Çocuklarının yüzüne bakmak da zorlanacak “taraf” biz olmamalıyız. İki yüzlülük ve hainlik boyun bükmeli, çaresizlik değil.

  10. O kadar üzücü ki kelimeler yetmez. Elimden birşey gelmiyor bu daha da üzücü. Gencecik insanlar, masum çocuklar bir hiç uğruna ölüyor…Bunu yapanların Allah belasını en kısa sürede verir inşallah. Böyle bir dünyaya çocuk getirmekten korkuyorum doğrusu…

  11. Terör olayları amerika pkkya sağladığı desteği cekmedikce bitmez…ayrıca ilk kez 2001 yılıni örnek gösteren birini gördüm…çok azı ecevit hükümetinin verdiği tahribatı vermiştir..nice ocaklar söndü kriz yüzünden.hiç kıyaslamaya girilmesin bence!

  12. bir süredir gündem ülkede olanlar filan beni oldukça mutsuz ediyor ve hatta endişelendiriyordu ancak bunları bu kadar açık bir şekilde ifade etmekten çocuğumun geleceği için endişelendiğimi söylemekten çekiniyordum. herkes öyle alışmış ki bu duruma desem ki çocuğumun geleceği için endişeliyim gülecekler sanki bana… (belki de bazıları gerçekten güler o da ayrı ama) Yazıyı okuyunca ve de sonra altındaki yorumları okuyunca dayanamadım ben de bu konu ile ilgili düşündüklerimi ve korkularımı yazdım. ilk defa bu kadar açıkça korktuğumu ifade ettim çünkü bu yazı vesilesi ile yalnız olmadığımı gördüm…. o anlamda teşekkürü borç bilirim, elinize sağlık

    http://mineoskay.blogspot.com/2012/08/kara-utopya.html

  13. çağla ile çiğdem

    iyice memleketten umudumu, ümitlerimi kestim. bu memlekette plan program yapılmaz diyorum. terörü lanetliyoruz da ne oluyor. bir şey olduğu yok. en çok da bu çaresizliğe tüm benliğimle üzülüyorum…

  14. Cok benzer yazmisiz bugun. Uzulsen bir turlu, umursamasan bir turlu. 🙁 Kisir-dongu.