34 Yorum

Bir MEB bir kuyuya taş atar…

Türk Tabipleri Birliği, bayram tatilinden önceki Cuma günü çok önemli bir açıklama yaptı.

“Umudumuzun çiçekleri çocuklarımızın hep yanında olacağız” denilen açıklama MEB’in dayatmacı tutumuna verilebilecek en doğru yanıtlardan biriydi.

“Eğer istenen raporsa, Türk Tabipleri Birliği’nin bu açıklaması yaşları 66-72 ay arası olup okula başlaması beklenen 600 bin çocuğumuzun tamamına verilmiş rapor anlamına gelmektedir”

diyordu TTB.

Ve ekliyordu:

Yaşı 66-72 ay arası olan çocuklarımızın oyun çocuğu olduğunu ve ilkokul birinci sınıfa başlatılmaya zorlanmalarının bilim dışı olduğunu konunun uzmanlarıyla birlikte dile getirmemize rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın ısrarı sürüyor. Sağlık Bakanlığı da 06.08.2012 tarihinde valiliklere gönderdiği bir yazı ile bu yaş grubunda olan çocuklarımız için “bedenen veya zihnen gelişmemiş tıbbi tanılı rapor üzerine ilkokul kayıtları bir yıl ertelenebilmektedir” ifadesine yer verilmiş ve bu raporların kamu ve üniversite hastanelerinde çalışan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarınca verilebileceği belirtilmiştir.

Bunun üzerine verilen kimi raporlarda çocuklarımıza örneğin uluslararası tanı sınıflaması sistemi olan ICD 10’a göre “F82 Motor fonksiyonda özel gelişimsel bozukluk” tanısı dahi konabildiği görülmüştür.

Çocuklarımızı “bedenen veya zihnen gelişmemiş” diye damgalamak ve bakanlıkların aileleri buna zorlaması en hafif deyimiyle büyük haksızlıktır.

Çocuklarımızın gelişimleri normaldir. Anormal olan bilim dışı biçimde erken okula başlamaya zorlanmalarıdır.

TTB’in bu tutumu, bazı velilerce “topu MEB’e atmak” olarak değerlendirildi. TTB, somut bir çözüm geliştirilmediği için eleştirildi.

Peki, MEB’in yarattığı bu krize çözümü TTB mi bulmalı?

İdeolojik güdülerle, doğru dürüst hesaplamadan, analiz etmeden, “biz yaptık oldu” diyerek değiştirilen eğitim sistemini doktorlar mı düzeltmeli?

MEB’in bu dayatmacı tutumu, eskiden velinin okula vereceği bir dilekçeyle halledilebilen bir durumu devlet ve üniversite hastanelerindeki çocuk gelişimi uzmanlarına atması, halihazırdaki sorunlara bir yenisini daha ekledi: Veli-doktor çatışması. Veliler, rapor vermeyen doktorlara kızgın, kırgın. Hipokrat yemini etmiş olan doktorlar, gerçek olmayan bir durum için rapor vermekten çekiniyor, çocukların damgalanma olasılığına karşı uyarıyorlar. Her iki “taraf” da haklı. Taraf olmuş olmaları üzücü.

Bu krizi MEB yarattı, çözümü de o bulmalı. Bulmak istiyorsa tabii.

Çözüm ne diyecek olursanız… Çözüm, bu yaş olayını iptal edip, en azından iyice çalışılana kadar erteleyip, sistemin getireceği yeniliklere odaklanmak olurdu. Aslında en güzel çözüm MEB’in

Of, ne diyorum ben… Çözüm bulmak isteyen, bunca kavga yaratır mı? “Çocuğunu göndermek istemeyen veliler rapor alabilir” deyip, sonrasında hastane hastane süründürür mü? Ali Kıran Baş Kesen gibi Velilerden hesap soracağız der mi?

Bu iş oldu. Oldu bitti. Bu döneme denk gelen çocukların velileri olarak, çocuklarımızı ister başlatalım, ister başlatmayalım, zor bir süreç bizi bekliyor. Bu sene göndersek bir türlü, bekletip seneye göndersek bir başka türlü. Öyle ya da böyle piyango bize çıktı.

Bu noktadan sonra bizlere düşenin bu süreçte uyanık olmak, çocuklarımıza sahip çıkmak, öğretmenlerle birlik olmak, elimizden geldiğince bu karmaşadan en az zararla çıkmak olduğunu düşünüyorum.

Nasıl olacak bilmiyorum. Sanırım yaşadıkça göreceğiz.

34 yorum

  1. TTB sanırım şunu da önerdi: rapor almayın ama okula da göndermeyin. okula göndermek istemeyen tüm veliler bunu yapsa belki tepkimiz anlaşılır. “MEB duyuyor musun, ne rapor almak istiyorum ne çocuğumu bu yaşta okula göndermek” demenin bir yolu.
    Ayrıca TTB şunun da altını çizdi. Özel hastane raporlarını değil devlet hastanelerinin raporlarını kabul ediyorlar. Her türlü raporu yazabilen özel hastaneler neden bu raporu yazamıyor? Çünkü devlet hastanelerindeki doktorlara baskı yapabilecekler rapor verilmemesi yönünde. Her şey düşünülmüş…

  2. Eğitim Sen, “rapor da almayın, çocuğunuzu okula da göndermeyin” diyor (bkz. http://www.ntvmsnbc.com/id/25374234/). Rapor almaksızın çocuğu okula göndermemek de bir seçenek… Bu kadar tartışmalı bir uygulama söz konusu iken, 72 aylıktan küçük çocuğunu okula göndermeyen velilere ceza kesmeyi göze alabilirler mi, emin değilim. Üstelik birkaç kurum birden 4×3 uygulamasını yargıya taşıdı şimdiden…

    • cezayı da ödemeyelim diye eklemeliyim ben. eğer saçma sapan bir rapor verilecekse ki deneyeceğiz şansımızı, ben raporu reddedip ceyazı da ödemiyorum çocuğumu da göndermiyorum. bunu herkes yaparsa işe yarar. parası olan aman başım ağrımasın vereyim kurtulayım derse, bu adamlar bizi borç için hapse bile atarlar beklerim yani. o yüzden birlik olmak beraber hareket etmek gerek.

  3. Ah Elif, yuregim kan agliyor size inan. Cocuguna 5 yasinda deger vermeyen bir devlet, tabi ki askere aldiginda da deger vermiyor. Trafikte de deger vermiyor. Vermiyor da vermiyor. Bizim cocugun okula baslamasina daha 5 sene var. O zamana kadar okula baslama yasini 48 aya falan dusurmeseler bari.

  4. Daha önceki yazılara da bu konuda yorum yapmıştım. Israrla iddia ediyorum ki; çocuklarımızın okulunu ertelemesi konusunda fikir beyan etmesi gereken tek şahıs sınıf öğretmenidir. Sınıftaki diğer öğrencilerden farkı anlayabilecek tek kişi sınıf öğretmenidir. Ve tekrar iddia ediyorum, çocuğunun başaramayacağını düşünerek rapor almak uğruna doktor doktor dolaşan ebeveynlerde bir yanılgı içerisindedirler. Çocuğunuzla sadece 15 dakika ayırabilen bir doktorun, çocuğunuz hakkında bilimsel bir kanıya ulaşması mümkün değildir. Koruma içgüdüsünde olan biz ebeveynlerinde duygularımızdan sıyrılıp çocuğumuz hakkında olumlu ya da olumsuz karar verebilmemiz de imkansızdır. Lütfen kendi kendimizi kandırmayalım. Bu işi ehillerine bırakalım. 72 ay dolmadan okula başlaması uygun değilmiş diyen pedegoglar bana, 72 ayını doldurmadan okula başlayan ve başarılı olan binlerce öğrenciyi nasıl izah edecek. Lütfen bu tür genellemelerin içine çocuğunuzu sokmayın.
    Bu sene okula başlatmayınca seneye çocuğunuzu daha iyi bir ortamda olacağınımı sanıyorsunuz. Bu seferde kendinden 2 yaş küçük çocuklarla okuyacak. Ve seneye daha kalabalık sınıflarda okuyacak.
    Çocuğuma kendimi rahatlatmak adına rapor almayacağım. Çocuğum hakkında en iyi kararı verebilecek olan sınıf öğretmeni ile başbaşa kalıp , öğretmeni ile karar vereceğim. Böylece ben değil cocuğum rahatlayacak. Doktorun bu konuda vereceği hiç bir rapora değer vermiyorum. Ve de çocuğuma şans vermeden kendi başıma onun hayatını etkileyen bir karara da imza atmayacağım…..

    • Devlet okulundaki öğretmenler, hangi öğrenciyle uğraşacaklar… hiç bir öğretmen bununla uğraşmaz
      cocukla ilgili en iyi kararı biz veliler veririz .biz zaten evde boş boş otursunlar demiyoruzki 66-72 ay arası cocukların anasınıfına gıtmesını ıstıyoruz.

      • Öğretmeninizin bu farklılığı anlayabilmesi için kıyaslama yapabileceği bir sınıf mevcudu kadar öğrencisi olacak. Sizin öğretmenle kurduğunuz diyalog emin olun size yeterli sonuca ulaşmanıza sebep olacaktır.
        Ama siz illaki benim çocuğum sınıfında en büyük olsun derseniz durum farklı olur. Avantaj sağlamak için aldığınız jkarar bu yeni sistemde ne olacağı belirsiz olduğundan birdenbire dezavantaja dönüşebilir.

        • sınıf 65 kişi olacak. hadi gönderdik diyelim ve öğretmen olmaz alın dedi. çocuğu geri alıp onca hazırlığı çöpe atıp tekrar anasınıfına verince çocuklar bundan hiç etkilenmeyecekler mi? meb’in çevirdiği topu zaten yükten kendilerini kaybetmiş öğretmenlere atmak olmuyor mu sizinki?

        • Okay bey;
          Sorun sadece çocuğumu okula gönderip göndermeme meselesi yada bunu kimin anlayıp kimin karar vereceği değildir.

          Sorun bir günde plansız programsız değiştirilebilen eğitim sistemidir.
          Sorun 147 hattını arayıp hiç bir soruma cevap alamamaktır.
          Sorun okula her gittiğimde gelen her yazıyı takipte zorlanan okul müdürleridir.
          Sorun rapor veririm ama telefonda konuşamam diyen doktordur.

          evet tüm bunlara rağmen koyun gibi devletin her dediğini kabul etmeyen edemeyen VELİDİR SORUN.

  5. Nihat'ın Annesi

    Elifciğim bu gün Haber Türk gazetesinde 4+4+4 uygulaması ile ilgili yapılan yazı dizisinde velilerin görüşlerine yer vermişler. Çocuğunu özel okula göndermeyi planlayan bir anne şunları söylemiş: “…devlet okullarında öğrenci sayısı ikiye katlanacağı için sınıfların çok kalabalık olacağını ve ayrı yaş gruplarına yönelik düzenlemeler olmayacağını biliyoruz. O yüzden devlet okulu kararı çok zor.”(tabi bu ailenin görüşü) aklımda olan çümleler aynen bunlar.
    Yani bu MEB aileleri resmen yeme içme ama çocuğunu özel okula gönder, arkadaşları x ayakkabısı giyerken z ayakkabısı giyen evladın kendini kötü hissetsin sosyal ortama girmekte güçlük çeksin, sapasağlam olan yavrunun öz güveni sarsılsın diyo. Bunlar hayatın gerçekleri, kimse bunları göz ardı edemez. 20 yıl önce düzen farklı olabilirdi ama bugünün şartlarında çoğu özel okul öğrencileri arasında bunlar gerçek.. Hee bide Velilere: sen hayatını çocuğunu okutmak için harca kazandığının hepsini bu okula yatır kocanın getirdiği parayla da kıt kanaat geçin… ama ne için rahat olsun çocuğun yaşıtlarıyla aynı sınıfta okuyor diyor… Nasıl diyo Cem Ceminay Canım Türkiyem… Her şeyde olduğu gibi eğitim konusunda da bi adım ileri gidemiyor hep geri hep geri…

  6. Selda Süren Teymur

    veeee ben raporu aldım 🙂 çoooook büyük bir risk alarak hem de… ama her savaşa hazır bünyem bu konuda 🙂 tatil nedeniyle memleketimdeyken küçük şehir avantajını kullanıp buradan aldım raporu…metropolitan okula uygunluk testi uygulandı ve şükür ki 🙂 kızım başarısız oldu 🙂 ve biliyor musunuz biz kıyametleri yaşarken buradaki insanların birçoğunun olanlardan haberi bile yok….yüz bin nüfuslu bir şehirde başvuran ilk kişi bizmişiz 🙁 artık hayırlısı…

  7. Gercekten kaygılarınızı anlıyorum.Belki oğlum henüz 21aylik ama aynı endişeler benim için de geçerli.cunku ben sınıf öğretmenimyim..bu sene okula başlayacak Tum cocuklar için acıyor icim.Sistem diye birsey yok,kabullenmek lazım.Hicbir pilot okulda denenmedi,onaylanmadı.Emin olun,hem ogrenciler,hem veliler ve hem öğretmenler mağdur.oyle doluyumki kelimeler dugumleniyor boğazımda.Biz yüksek lisans ogrencisi olup dogu gorevini tamamlamış,ülkede adını bile bilmediğiniz yerlerde çalışmış,Tum aile ve gençlik hayallerini ertelemiş ,terörün soluğunu bile hissetmiş ama şimdi evladını yetiştirme gayesine düşmüş öğretmenleriz.Tek amacımız evladımızı belki bir parka goturebilmek,hastalandığında doktora goturebilmek.Bir ateşi çıksa tam 2 saat heyecanlı yolu gitmek zorunda kalmamak.Ustelik oğlum yarik damak -ti.Uzun lafın kısası biz bu sistemle yaşadığımız yerlere mahkum kaldık.Ustelik 30.000 bin arkadasımız norm fazlası.Ustelik es durumundan bile atama yok ve esler birbirinden ayrı.Siz söyleyin bizim hangi cocuğa faydamız olsun.Bu is haftada 40 saat çalışıyorlar diyecek kadar kolay değil.Herkes suskun anlamadığım bu.Evet sizi anlıyorum.Ama benim anlamam yetmeyecek biliyorum.Sevgiler!

  8. Az önce nette bir haber okudum. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21293510.asp

    Haberde şöyle diyor: Çocukları 60-66 ay arasında olan veliler bir sağlık rapor almadan yazılı başvuru ile çocuklarını ilkokul birinci sınıf yerine okul öncesi eğitime başlatabilecek. Ancak 66 ayı dolduran veya yıl sonuna kadar dolduracak çocuklar ise okula başlamak zorunda.

    Şimdi ben bu son cümleyi ilk kez duyuyorum. Eylül sonuna kadar 66 ayını dolduracaklar çocuklar diye biliyordum, bu nerden çıktı şimdi?

    İnanın kafam karmakarışık: İmdat!!!!!!

  9. Ayça Hanım burada ifade karışıklığı var sanırım. Yıl sonuna kadar 66 ayını dolduracakların da başlaması zorunlu ise, 62 aylıklar da başlayacak demek (yıl sonuna 4 ay var)… Bu arada rapor konusunda gereksiz korkutuyorlar herkesi, uygulamayı yaymamak için, TTB de insanlar doktorlara koşmasın yığılma olmasın diye rapor alıp çocuğunuzu damgalamayın diyor. Bedensel olarak ilkokula başlamak için uygun değildir demek çocuğun hayatında bir olumsuzluğa yol açmaz bana göre. Zeka olarak ifadesi tehlikeli ama. Bedensel olarak başlığı altındaki durumlar da bir sakınca yok, çocuk bir dönem iyi yememiş ve enerjisiz kalmış olabilir, çişini tutamıyor olabilir ki bu yaş grubunun çoğunda var çiş tutamama. Bu ifadeyi bir doktor arkadaşım bizzat söyledi, bu raporlarda yaşından geridir yazmıyor zaten ilkokula başlamaya uygun değildir diyor, geçici bir durum bu 1 sene sonra yaşı büyüyecek ve uygun olacak demek. Hatta bu durumda, 3 ay sonra gelişimi yaşına uygundur şeklinde rapor bile alınabilir çok tedirgin olunuyorsa… Gereksiz yere büyüyüyorlar bu rapor işini.

    • katılıyorum size alınabiliyorsa rapor almalı bence.

    • Evet haklısınız.. Bu durumda o senin ilk 6 ayında doğanların, Eylül’de ilkokula başlaması gerekiyor demektir. Bakalım sonumuz ne olacak?

  10. bunların yaşandığı 6 ayda 60 kere fikir değiştirmişimdir heralde. biri bişey söylüyor, hooop o tarafa kayıyorum, biri bişey söylüyor hoooop o taraftayım. ilk önce parası neyse vercem göndermicem dedim, davalar vs ler çıktı, göndersek mi dedik rapor alabilirsiniz çıktı, rapor alalım dedik alırsanız çocuklar damgalanır çıktı, o da alabilirseniz, dün devletten bi çocuk doktoruyla görüştük, boyla posla testle falan bu raporu alamazsınız , çocuğum çişini kakasını tutamıyor derseniz veriyorlar raporu dedi. sapasağlam çocuğa bunu yakıştırıp rapor almalı mı? bu denli düzenbazlığa , sahtekarlığa gitmeli mi? şimdi çişini tutamıyor diye rapor alıp kaydı ertelesem, 1 ay sonra başka devlet hastanesine gidip herşeyi normal diyip llkokula gidebilir raporu alıp saklasam mı? alabilirsen ilkokula gitmeme raporu var da ilkokula gitme raporu diye bişey verirler mi? okulla ilişkim biteli 9 yıl oldu ama meb in 100 bilinmeyenli denkleminin tam ortasındayım. allah evlatlarımız için hangisi hayırlı olacaksa o yola gitmemizi nasip etsin…

  11. Çişini tutamamak damgalamak demek olabilir mi? Bu yaşı ile alakalı bir durum. Çocuk 40 yaşına geldiğinde sen 5,5 yaşında çişini tutamamışsın tukaka mı diyecekler ona? Benim çocuğum okul olgunluk testinde ilkokula uygun bulundu ama kaka yaptıktan sonra poposunu hala temizleyemiyor, çişini son dakikaya kadar tutuyo son anda koşa koşa yetişiyor tuvalete, pek çoğu da benimki gibi… O zaman bize de desinler, 3 yaşına kadar bezlenmişsin sen gerisin diye…Çocuk doktoru akadaşım, 2007’lilerin çoğu 40 dakika boyunca sırada oturmaya bile hazır değil, özel okullar bunu bir şekilde tolere edecek ama devlet okullarında sınıf öğretmenleri kendi elleriyle göndermek isteyecek bu çocukları anasınıfına diyor….Ya da çocukken kolestrolü yüksek çıkan bir arkadaşım vardı, rapor vermişti ona doktor düzenli ilaç kullanacak diye, sonra ortaokulda düzeldi bu durumu ve normal olduğuna artık ilaç kullanması gerektiğine dair raporu oldu, sicili micili de kirlenmedi, askerliğini de yaptı şimdi mimar oldu, üstelik bir devlet kurumunda çalışıyor…Doktorlar rapor vermekten korkuyor, işlerinin de yığılmasını istemiyorlar kendilerinin asıl işi rapor vermek değil haklılar, bu nedenle damgalamayın çocuklarınızı diye bir düşünce yaymaya çalışıyorlar. Rapor veren çocuk doktorlarının tamamı da kendilerine sınır koymuş, 10 çocuktan fazla rapıor vermeyeceğim gibi; böylelikle dikkat çekmemiş ve soruşturmaya meydan bırakmamış olacaklar….

  12. blogcuanne miz elif az önce cnnturk de konuktu, o da raporun mantıklı olmadığını savundu.”benim çocuğum pilot olmak isterse, bu tarz mesleklerde tüm raporlar önemli, şimdi alacağım rapor da onun önüne gelirse, bunu nasıl göze alacağız” dedi. ne karar verdiğini açıklamadı,belki de vermedi ama rapor almayacağı belliydi. belki de haklı. ama bi de şu var. çocuğumuz akademik olarak başarılı bi çocuk olmazsa, kötü karneleri gördükçe, özgüvenini giderek kaybeden çocuğumuzu gördükçe ya ”keşke rapor alsaydık” dersek. bunu nasıl göze alacağız?

  13. Rapor işi resmen saptırılıyor… Bunu bu işin uzmanı çocuk doktoru açıkça söylüyor. Zeka geriliğine dair bir ibare varsa sorun olabilir diyor. Ama Bedensel olarak 1. sınıfa henüz hazır değildir yazmanın hiçbir sakıncası yok. Bu yaşıtlarından geri ibaresi dahi içermiyor, sadece şu anda ilköğretime gitmesin diyor, 1 sene sonra gitmeli diyor. Zaten SGK’ya işlenirken de, bana kendisi gösterdi; bunun geçici birşey olduğuna dair bir başlık var onu seçiyor. 3-6 ay sonra o kaydı normal olarak değiştirecek ve bu iş bitecek…Ama blogcu anne bence yollayabilir çünkü 2006 Kasım doğumluymuş onun çocuğu. 2006 Kasım doğumlu olsaydı benim çocuğum yollardım. 2007 Mart doğumlu olduğu için sınırda yakalandı benimki, psikolojik olarak 2007 Nisan Mayıs veya Haziran doğumlulardan ne fiziksel ne de psikolojik olarak farkı yok ama 2006’lı pek çok çocuktan çok farklı bedensel ve psikolojik olarak…Bu nedenle 2007’liler bence gitmemeli özellikle Şubat-Mart doğumlular.

  14. kasım 2006 doğumlu prematüre oğlum için rapor aldım okula teslim ettim okuldakiler de memnun oldular başka bir okul o okula misafir olarak geleceklermiş benim oğlum sabahçı olacakmış düşünsenize sabah 6 da kalkacak bi de sınıflarda en az 60 kişilik olacakmış tüm okul sabahçı olacağı için ben bu durumda çocuğumu okula göndermediğim ayrıca olmasa da idrar problemi var diye de rapor aldığım için memnunum

    • merhaba,benim kızımda kasım 2006 lı zorluk çıkarıyorlar mı rapor verirken

      • Kimse alınmasın ama biri açıklayabilirse çok sevinicem. 2006 doğumlu çocuklarınızı neden okula göndermek istemiyorsunuz? Benim büyük kızım ağustos 2007 doğumlu, bu sene anaokulu, önümüzdeki sene ilkokul bire başlıycak. Bu durumda sizin 2006 kasım ya da o dönem doğumlu çocuklarınızla benim ve bir çoğunun 2007 ağustos doğumlu çocuğu aynı sınıfa mı gidicek? 2006 doğumlu çocuklar ilkokula başlayabilirler, bu kadar panik olmayın nolur.
        Dediğim gibi amacım tartışma yaratmak değili sadece merak.

        • acaba bunun yasanın ilk yılı olması ve apar topar hiç hazırlı olunmaması nedeniyle göndermek istemiyor olabilir miyiz? size seneye 1. sınıfa gitmeyi planlarken ”kızınız 20 sn ye tek ayak üstündeduruyor 2. sınıfa alıyoruz deseler ne hissederdiniz? işte biz 2006 sonu doğumlu çocuk velileri bunun telaşındayız…

          • Vallahi ikinci sınıfa alıyoruz deseler panik hissetmem ne yalan söyliyim. Okul bir şekilde bunu düzenler, çocuğumun okulunu seçme sebebim bana güven vermesi her konuda,, o yüzden benim içim rahat, bu sene birinci sınıfa da alsalar tepki vermiycektim çünkü ona göre düzenleme yapılıyor okul çapında.. Üstelik anne olarak her türlü şekilde desteklerim. Herkesin fikri, herkesin yaşadığı farklı, o yüzden çok masumca bir soruydu benimki. Belki ben yanlış yorumlayarak okumuşumdur ama agresif geliyor cevapların bir çoğu, gergin olunca bir faydamız dokunmaz ki hiç kimseye. Gerçi bu söylediğimede şimdi sert bir cevap yazarbilirsiniz 🙂

        • Çocuğum 27 kasım 2006 doğumlu, yani yılsonu doğumlu bir çocuk,başka bir değişle 2005 bekleyelerden 1,1,5 yaş daha küçük,ve kendimi 2007 li 1,2 çocukta olur sınıfında diye teselli edemiyor,72 aydan önce göndermek istemiyorum,daha önce binlerce insanın kullandığı dilekçeyle erteleme hakkımı istiyorum,bu arada sizde panik olmayın sizin yaşayacağınız fark 9 ay hepsi bu…

          • Ben yapı olarak zaten gereğinden fazla sakin bir insanım, bir panik yaptığım yok. Sadece gerçekten iyi niyetimle bir soru sormuştum ve yorum yapmıştım o kadar. Büyütücek bir durum yok.

      • bir arkadaşın doktor tanıdığı vasıtasıyla devlet hastanesinden aldık

  15. Bu konuda en son nokta “4+4+4 ile tüm okulların imam hatip olmasının yolu açılmıştır” açıklaması ile konulmuştur. Bosuna düşünüp kendinizi sıkmayın. Bu olaylar bir noktaya kadar birikecek birikecek, bir noktada kendimizi ya savaşırken, ya boyun eğerken ya da ülkeyi terk ederken bulacağız.

  16. 28 günle gelen mağduriyet

    Biz de Mart 2007 doğumlu mağdurlardanız. Çocuğum 28 gün ile Nisan doğumlulardan büyük kabul ediliyor, ama 1 yaş 4 ayla komşumun bu sene okula başlayacak olan Kasım 2005 doğumlu çocuğundan küçük kabul edilmiyor. Üstelikte benimki zayıf bir çocuk, komşumun çocuğu yaşıtlarına göre daha iri bir çocuk. İksini yan yana gördükçe delirmemek işten değil. Ben henüz rapor da almadım, sadece özel bir okulun ana sınıfına kaydını yaptırdım. Son döneme kadar da rapor almayı da düşünmüyorum. İstanbul Tabip Odası’nın açıklaması ortada; şifaen tüm çocuklar raporludur diye. İnsanların tüm yazını bununla geçirmeleri yazık yani… Her sabah kalk, yeni bir açıklama var mı diye bak. Böyle bir sistem içinde kaybolup gidecek yavrulara acıyorum. O minik yaşta anksiyetenin ne demek olduğunu öğrenecekler. Yazık. Ara ara kendi çocuğumu okula başlatmışımda sınıfta en miniğin en miniği olarak bir köşede kendine asla gelmeyecek olan söz sırasını beklerken ya da büyüklerin arasında merdivenlerden düşmeden inmeye çalışırken görüyorum. Bir kez iki kez diğerlerine göre geç cevap verebilen bir çocuk, günden güne yapamıyorum duygusunu yaşamaya başlar, başkalarına bakmayı ve daha düzgün cevap verebilenleri beklemeyi öğrenir, yani seyirci olmayı, başkalarına sıra vermeyi, kaygıyı, ifade edememeyi, dalga konusu olabilmeyi….. o kadar çok yapılabilecek pedagojik açıklaması var ki bu konunun, bu çocukların bir çoğunda değişik geri dönüşleri olacaktır. Düşündüklerimden ya da bildiklerimden bağımsız olarak, ben de bir anne olarak, yukarıda çırpınan anne ve babaları görünce yazmadan edemedim.

  17. benim aldığım raporda gayet düzgün ifadelerle çocuğun gelişimsel bir sıkıntısının olmadığı ancak uygulanan okula uygunluk testi sonucuna göre bir yıl daha okul öncesi eğitim almasının doğru olacağı yazıyor, bu ifadelerle önüne çıksa da sorun olmayacağını düşünüyorum ki, sorun olacaksa da o o zaman halledilecek bir konu, anı kurtarmak esas, en azından kendi açımdan…zaten meb’nın açıkladığı kriterlere göre okula 5,5 yaşındaki mucize çocuklar gidecek belli ki, e benim normal çocuğum kendini kötü hissetmesin ne yapalım…kaç çocuk o kriterlere uyuyor gerçekçi bakalım lütfen…ve testte farkettiğim bir nokta; o kadar gergin ve soğuk bir uzman uyguladı ki testi zaten çocuk da çok gerildi ‘velin dışarda duracak’ cümlesi onu rahatlatmadı ve yalnız olmaktan çok huzursuz oldu, nitekim önüne konulan yaklaşık 20 sayfalık testi nasıl 20 dakikada yaptı orası da ayrı birşey…uzman yanımda değerlendirdi testi, gördüğüm ilk sayfalar hep yanlış sonlara doğru biraz toparlamış…o gerginlikle ancak bu kadar olabilirdi…iyi ki de bu kadar oldu…bir kez daha anladım ki malesef bu ülkede çocuk gelişim uzmanı bile çocukla iletişim kurmayı beceremezken ben çocuğumu bu hengamenin içine sokamam…

  18. VEEE SONUÇTA RAPORU ALDIK ARKADAŞLAR SONUCU BİZE PAHALIYA MAL OLUR MU İÇİMDEKİ ENDİŞEYİ ATAMIYORUM BENİMKİNEDE SELDA HANIM GİBİ TEST YAPTILAR ÇOCUK SOĞUK SOMURTGAN BİR DOKTORUN KARİŞISINDA ÇOĞU SORULARA CEVAP BİLE VERMEDİ SK SEK YAPMJADI DİYE BANA YAZDIĞI BİLİŞSEL GELİŞİMDE GECİKME YA BU NE DEMEK NASIL KARAR VERİRİ 10 DAKKADA DELİRCEM BİRDE FİŞLENCEK DİYOLAR O DOKTORU NAPMAK LAZIM OZAMAN??

    • O doktora hiçbir şey yapamazsınız maalesef. Onun bir suçu yok çünkü. Suç, sizi ve onu buna zorlayanlarda.