5 Yorum

Okul Olgunluğu Testi

Az önce posta kutuma düşen bir bülteni taze taze paylaşmak istedim:

ÇOCUĞUNUZ OKULA HAZIR MI?

Değişen eğitim sistemi ile 66 aya çekilen okula başlama yaşı velileri endişelendirdi. Kimileri çocuğunun okula başlamasının uygun olmadığına dair rapor almaya çalışırken kimileri bunun maddi cezasını ödemeye ve çocuklarını okula göndermemeye hazırlanıyor. Peki, çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını nasıl anlarsınız? Bu soruyu DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi terapistleri yanıtladı.

01 Eylül 2012, İstanbul
Yeni yapılandırılan “4+4+4” eğitim sistemi ile okula başlama yaşının 66 aya indirilmesi tartışmaları da beraberinde getirdi. Çocuklarının henüz gerekli erişkinliğe ulaşmadığını düşünen pek çok aile, çocukları ve onların eğitim hayatları ile ilgili ciddi kaygı yaşamaya başladı. Öyle ki henüz temel tuvalet eğitimi gibi pek çok beceriyi kazanamamış minikler için aileler, bir yıl erteleme raporu almak için hastanelere akın ediyor. Rapor alamadığı halde çocuklarını okula yollamak istemeyen ebeveynler ise ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalacak. Peki, her ne kadar sizin gözünüzde bir bebek olsa da çocuğunuzun okul hayatına uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?
Yaz ayları boyunca birçok aile, süreci yakından takip ederek psikolog, psikiyatrist ve pediatristlerin kapısını aşındırdı. Kendilerine gelen yoğun talepler neticesinde kamuoyunu bilinçlendirmenin yararlı olduğunu düşünen DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi Terapistleri, bu konudaki endişe ve kafa karışıklığını gidermek için ortak bir açıklama yayımladı. İşte DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi Terapistleri’nden velilere kılavuz olacak “Okul Olgunluğu Değerlendirmesi”…
Okul olgunluğu nedir?

Okul Olgunluğu çocuğun kronolojik yaşından çok akademik ve duygusal olgunluğunun yeterli olup olmamasına bağlıdır. Akademik olgunluk ile kast edilen çocuğun ince motor (yazı yazmak için gerekli olan el becerileri), kısa ve uzun süreli hafıza, işitsel ve görsel dikkat, aritmetik muhakeme, sıralama, dil, öğrenme ve çalışma hızı becerilerinin okulda karşılaşacağı akademik yükü kaldırabilmesi için yeterli olup olmadığıdır. Duygusal olgunluk ise sosyal muhakeme, kurallara uygun davranışlar sergileyebilme, sosyal problemleri çözme, arkadaşlık başlatabilme ve sürdürebilme, politik olma, nesil ve cinsiyet farkını kavrayabilmiş olma, hayal kırıklığı ile başa çıkabilme, öfke kontrolü gibi faktörleri içinde barındıran bir beceriler topluluğudur.

Gelişim her çocukta farklıdır…

Belli gelişim basamakları için belli yaş aralıkları mevcuttur. Örneğin, bebeklerin dişlerinin 6-9 ay arası çıkması, 1 yaş civarı yürümesi beklenir. Ancak her çocuk için bireysel farklılıklar söz konusudur. Birinin dişi 4. ayda çıkarken, diğerinin dişi 14. ayda çıkabilir veya biri 10 aylıkken yürürken diğeri 15 aylıkken yürüyebilir. Okul olgunluğunda da belirli bir aralık verilse de bazı çocuklar daha erken bazıları daha geç bu olgunluğa erişebilirler. Normal gelişim gösteren 5-5.5 yaş (60-66 ay) çocuğu denge kurmada oldukça ilerlemiştir; vücut koordinasyonu gelişmiştir; çatal ve bıçağı iyi kullanır; iğne ve iplikle düğme dikebilir, baş, vücut, kollar, bacaklar, ağız ve gözlerden oluşan insan çizimi yapabilir; kare ve üçgeni çizebilir; bazı harfleri kopyalayabilir: V, T, H, O, L, A, C, U, Y; parmaklarını kullanarak sayı sayabilir; 10-12 rengi tanır; daha detaylı resimler çizer (pencereleri, kapısı çatısı, bacası olan bir ev gibi); adını, yaşını, adresini ve çoğunlukla doğum tarihini bilir; ismini tanıyabilir ve yazmaya çalışabilir; geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman ile ilgili konuşurken kelimeleri (dün, bugün, yarın) doğru kullanır; dilbilgisi kurallarına uygun konuşur; hikâyeler dinlemeyi ve ayrıntıları ile başkalarına anlatmayı sever; kendi kendilerine giyinip soyunabilir ama ayakkabılarını bağlamakta zorlanabilir. Oysa 1. sınıfın akademik ve sosyal yükünü rahatlıkla taşıyabilmek için bu özelliklerden biraz daha fazlası gereklidir.

Kalemi tamamıyla doğru tutması; kendi adını ve soyadını yazması; rakamları birbiri ile aynı boyutta yapması; ağırlık, uzunluk, hacim, zaman kavramlarını algılayabilmesi; ayrıntılı ve iki boyutlu insan çizimleri yapabilmesi; güvenli ve akıcı bir şekilde konuşması; günlük işleri tek başlarına yapabilmesi; diğer çocuklarla işbirliği içinde oynayabilmesi ve evcilik oynarken arkadaşlarına ve kendisine farklı roller verip bu rollerin gerektirdiği gibi davranabilmesi beklenir.

Bireysel farklılıklar söz konusu olduğu için yaş ortalamasının üzerinde gelişen bir 5.5 yaş (66 ay) çocuğu da bu özellikleri gösterebilir. Bu nedenle, uzmanlar her yıl sağlıklı çocuk danışmanlığı çerçevesinde okula başlama yaşı gelmiş çocuklara okul olgunluğu değerlendirmesi yapar, aileleri hem okula başlayıp başlamama hem de çocuğun becerilerine ve kişilik özelliklerine uygun okul seçimi konusunda bilgilendirir.

Farklı değerlendirme araçları kullanılmalı…

Okul Olgunluğu Değerlendirmesi yapılırken iki ayrı grup değerlendirme aracı kullanılır. Bunlar objektif ve projektif testler olarak ikiye ayrılır. Objektif testler, çocuğun zihin özelliklerinin profilini çıkarmayı sağlayarak akademik olarak okula hazır mı değil mi sorusunun cevabının bulunmasını sağlar. Projektif testler ise çocuğun ruhsal yapılanması ile bilgi vererek yukarıda sayılan becerilerinin ne şekilde geliştiği hakkında yorum yapılmasına yardımcı olur. Bu testlere ek olarak uzmanların yaptığı klinik gözlem, değerlendirmenin önemli bir parçasıdır.

Sadece testlerin sayısal sonuçları değil, çocuğun bu değerlendirmeler sırasındaki tutumu, davranışları, dikkatini odaklama düzeyi ve işbirliği karara varmada etkilidir. Eğer değerlendirmelerin sonucunda, çocuğun becerilerinin okul yükünü kaldırabilecek düzeyde olduğu görülürse okula başlaması yönünde aile yönlendirilir. Bazen birçok alanda okul olgunluğuna ulaşmış olmasına rağmen çocuğun birkaç gelişim alanı sıkıntılı olabilir. Böyle durumlarda ailelere çocuklarının gelişmesi gereken alanlarına nasıl destek olacakları konusunda rehberlik edilmelidir.

Böyleyken böyle…

İşin ilginç tarafı, bu okul olgunluğu testleri, üniversitelerin dört senelik çocuk gelişimi bölümlerinden mezun Çocuk Gelişimi Uzmanları tarafından yapılıyor.

Ancak Sağlık Bakanlığı, 66 aylık çocukların velilerini devlet hastanelerindeki tıp doktorlarından çocuklarının “fiziksel ya da zihinsel olarak geri” olduğuna dair rapor almakla zorunlu tutuyor.

Bu arada bir DEVLET kurumu olan Sağlık Bakanlığı, DEVLET hastanelerinden rapor alınmasını şart koşarken, DEVLETin başındaki başbakan ise rapor alan velileri çocuklarına ihanet etmekle suçluyor.

Gel de çık işin içinden.

5 yorum

  1. Öncelikle bu DBE kuruluşu ,Türkiye’mizin kaç ilinde var?Yada devletin yaptığı testleri düşünelim.O yaştaki çocuğu aile bireylerinden ayrı o teste tabii tuttuğunuzda ne kadar doğru yanıtlayacağı benim için şüphelidir.Çok az oran dışında 5,5 yaşında bir çocuk yalnızlık duygusuna kapılıp,tedirgin bir biçimde teste yanıt verecektir ki,bu nekadar sağlıklı olur?
    Bunun yanında eski eğitim sistemimizde zaten hemen hemen tüm ilköğretim okullarının bir anasınıfı bölümleri vardı ki,aileler ilkokula başlama yaşından bir yıl önce buraya çocuklarını gönderiyordu.Hal böyleken insanlar amacın başka olduğunu düşünmekte haksız olabilirler mi?
    Böyle bir sistemde eksikliklerimizi iki yıl içinde gideririz ,yerine diyen sn başbakanımız,neden acaba önce sistem için hazırlı yapıp,iki yıl sonra tam hazırlıklı olacağız,ailelerin dikkatine deyip,eğitim sistemine iki yıl sonra geçiş yapmıyorlar.
    Umarım çocuklarımız için iyi olur,sevgiler…

  2. Eksiklikler 2 yıl içinde giderilecek!!!!! Peki ya ,çocuğumuzun ve biz velilerin içinde açılan eksiklikler??? onlar kaç yılda giderilecek?bununda açıklamasını yapsınlar!!!

  3. Bir yazi paylasmak istedim….Artik amacin ne oldugu ortada, uzum yemek degil, bagciyi dövmek. Bu saatten sonra tek diyebilcegim karariniz ne olmus olursa olsun, arkasinda durun ve cocugunuza destek olun. Baska bir caresi yok!

    http://cumhuriyet.com.tr/?hn=362900

    Herkül değil ki Alara
    10 Eylül’de ilkokul birinci sınıfların uyum eğitimine alınması ile çok tartışılan 4+4+4 sistemi fiilen işlemeye başlayacak.

    Top sektirme var, bu çantayı taşıyabilme yok?

    Kıyafetler 5 ve 5 buçuk yaş öğrencilerine uygun olarak hazırlandı ama çantalar unutuldu. Her zaman yürütülen “boydan büyük çanta” tartışması, okula başlama yaşının geri çekilmesi ile daha da alevlenecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 60-72 aylık çocukların okula başlayabilmesi için taşıması gereken özellikleri hazırladı. Bunlar arasında, “İp atlama, topu yerde 5-6 kere sektirme, tek ayak üzerinde 10 saniye durma” gibi tartışmalı ölçütlere de yer verildi. Ancak uzun listede, 5 ve 5 buçuk yaşındaki çoçuğun neredeyse boylarından büyük çantayı taşıyıp taşıyamadığına ilişkin bir madde yer almadı.

  4. egitimciyiz.com a göre;

    Eski Milli Eğitim Bakanlarından Hikmet Uluğbay, ele aldığı konuları en ince ayrıntılarına kadar araştırmasıyla tanınır.

    En son yazısında, 66 aylık çocuklarımızın okula başlatılmasının açıkça yasaya aykırı olduğunu göstermektedir.

    Çünkü yasaya göre, bir çocuğun okula başlayabilmesi için mutlaka 6 yaşında olması gerekmektedir.

    Oysa, yasanın bu hükmü Milli Eğitim Bakanı tarafından çıkarılan bir genelge ile ortadan kaldırılmak istenmektedir, ki bu da hukuk ilkelerine aykırıdır.

    Çünkü, bir yasa, sonradan çıkarılan bir genelge ile hükümsüz hale getirilemez!

    ****

    Uluğbay yazısında; “66 ay, 6 yaş değil 5.5 yaştır. Oysa yasaya göre bir çocuk 6 yaşını (yani 72 ayı) doldurmadan okula başlatılamaz,” diyor.

    HANGİ ÇOCUK 6 YAŞINDADIR?

    Uluğbay, yanlış bir yorumu önlemek için bu kez, “Hangi çocuk 6 yaşındadır?” sorusunun yanıtını araştırmış. Bunun için yerli ve yabancı kaynakları taramış.

    Cornell Üniversitesi’nin yaş hesaplama cetvelinden (age calculator), KPSS’nin ‘Yaş Hesaplama Programı’na kadar, hepsinde 6 yaş hesabının yapılma şeklini çıkarmış.

    Ve hepsinde aynı sonuca ulaşmış: 6 yaşındaki çocuk, 72 ayını dolduran çocuktur.

    ****

    Bu verilere destek olsun diye bir de, Türkiye İstatistik Kurumu ile dünya istatistik kurumlarınca kullanılan ’0′ yaş kavramını araştırmış.

    Diyor ki; “İlk on iki ay ’0′ yaş kabul ediliyor. Çocuk ancak 12 ayı doldurmuşsa 1 yaşında oluyor. Bu duruma göre 66 aylık çocuk, 5 yaş 6 aylıktır. Sadece 72 ayı dolduran çocuk 6 yaşında olur.”

    ****

    Ben çocuk doktoru olduğumdan, bir çocuğun 5 yaşında okula başlatılmasının yaratacağı olumsuzluğu bilenlerdenim.

    Elbette bunu en iyi bilen çocuk psikiyatristleridir.

    Beş yaşındaki bir çocuğun çevresiyle nasıl bir ilişki içinde olabileceğini bilmeden…

    Onun, düşsel dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı henüz tam olarak algılayamadığını düşünmeden…

    Bir çocuğu böyle bir uygulamanın kobayı yapmak, en azından yavrularımıza karşı bir haksızlık olmaktadır.

    Ama dünyadan habersiz bir Milli Eğitim Bakanı çıkıyor ve ne idüğü belirsiz amaçlar uğruna çocuklarımızın geleceğini etkileyebilecek şeyler yapıyor!

    AİLELER NE YAPMALI?

    Uluğbay, bu uygulamaya karşı ne yapılması gerektiğini net olarak şöyle açıklıyor:

    “30 Eylül 2012 tarihinde, 72 ayını doldurmamasına rağmen (66-72 arası) zorla okula alınmaya çalışılan çocukların aileleri önce ilçe veya il milli eğitim müdürlüğüne bir itiraz dilekçesi versinler. Alacakları red yanıtı üzerine, 60 gün içinde Danıştay’a başvursunlar. Çünkü Danıştay Yasası’nın 24′üncü maddesi buna imkan veriyor.”

    Devamı: http://www.egitimciyiz.com/66-aylik-cocugun-okula-baslatilmasi-yasaya-aykiri.html/#ixzz25L5oZho5

    • çocuğum şu an bu diretmeyle karşı karşıya kalmış olsaydı yarın ilk işim bu olurdu !