25 Yorum

Cincüce’nin Gebelik Günlüğü

30 haftayı aşkın bir süredir Gökçe’yle birlikte geriye sayıyoruz bu blogda. Şimdi onun hamileliğini sağlıkla noktalamasını beklerken sıra bir başka gebede.

Banu’yla Bir Dolap Kitap üzerinden sanal olarak başlayan ve sonrasında gerçeğe dönüşen tanışıklığımız bende “Eh keşke artık bebek yapsalar da ortalık şenlense” gibi babaannemsi bir beklenti yaratmıştı. Ve sonunda bu beklenti gerçeğe dönüşmüştü, Banu hamileydi!

Aramıza hoş geldin Banu. Her hafta heyecanla bekleyeceğiz yazılarını, ve büyüyen göbeğinin fotoğraflarını…

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

İsmim Banu. İnternet ortamında beni Cincüce ya da Dolap Kapağı Banu olarak da tanıyanlar var. Hayatta çok sevdiğim birkaç şeyle çevrili durumdayım: Çocuk kitapları, seramik ve bisiklet. Şimdi çok sevdiğim şeylere bir yenisini eklemeye hazırlanıyorum: Bir bebek!

Birkaç gün önce Elif “yeni bir gebe arayışında olduğunu” yazıp, bana gebelik günlüğü tutup tutamayacağımı sorana kadar, böyle planım ve niyetim yoktu. Her ne kadar interneti çok yoğun olarak kullansam da, geleneksel yöntemlerden de vazgeçemeyen biri olarak, “gerçek” bir günlüğe  ara ara bir şeyler karalıyordum zaten. Kendi blogumdaysa işin dalgasını geçmekle yetiniyordum. Ama Elif’in teklifiyle birlikte, duruma farklı bir açıdan baktım; yazabileceğim şeyler olduğunu fark ettim ve işte buradayım!

Benim hamilelik maceram neredeyse yolun yarısına yaklaşıyor. 16 haftayı geride bıraktım bile. Ama yazılarıma geçtiğimiz haftalarda yaşadıklarım yerine, gebelik öncesi maceramı anlatarak başlamak istiyorum.

Eşim Yıldıray’la “Tamam artık, çocuk yetiştirebilecek kıvama geldik,” kararını verdikten sonra uzun bir süre beklememiz gerekti. Baktık ki bir şey olduğu yok, endişelenmeye başladık ve doktora gittik. Kontrolde fiziksel bir sorun görmeyen doktor, korunmadan geçen süre bir yılı aştığında yeniden gelmemizi, o zaman başka tetkikler yapmak gerekebileceğini söyledi. Beklememize gerek kalmadı ve bundan tam bir ay sonra hamile kaldım! Ne yazık ki, gebelik testinde pozitif işareti gördükten birkaç gün sonra bir sabah kanama başladı. Apar topar hastaneye gittik. Sonuç: Düşük başlamıştı. Üstelik bu zaten bir boş gebelikti ve acil olarak operasyon olmam gerektiğine karar verildi. Boş gebeliklerin olabildiğini biliyordum; ama asıl şok bunun üstüne geldi. Doktor rahmimin biçimiyle ilgili kimi kuşkuları olduğunu, hastanenin ultrason uzmanınında görüşünü almak istediğini söyledi. Ultrason uzmanı, rahmimdeki biçim bozukluğunun yanında yeni bir haberle çıkageldi: Sağ böbreğim olması gereken yerde değildi.

Bu arka arkaya gelen tatsız haberlerin ve ertesi sabah gerçekleşen kürtajın ardından, kendimizi yoğun bir hastane sürecinin içinde bulduk. Böbreğin yerini anlamak için MR, rahmin biçimini anlamak için de HSG (rahim filmi) çektirmek gerekti. HSG her yerde çekilmiyor. Çok astronomik fiyatlar veren görüntüleme merkezleri bulduk. Jinekolog bir tanıdığımız bu gibi işler için en doğru yerin Zeynep Kamil Hastanesi olduğunu söyleyince oraya gittik. Zeynep Kamil’de yaşadıklarımız ayrı bir macera, ayrı bir yazı konusu… Kimsenin yolunun oraya düşmemesini dileyip; rahim filmi çektirmenin çok acı verici bir işlem olduğunu ve bunun hayatımda yaşadığım en kötü deneyim olduğunu söyleyerek bu kısmı özetleyebilirim.

Sonuçta bana kesin olarak rahimde şekil bozukluğu ve pelvik böbrek teşhisi kondu. (Bir ek bilgi: Genital ve üriner sistem anne karnında aynı anda oluşurmuş ve birinde bir problem varsa, otomatik olarak diğer sistemde de bir araz olurmuş.) Film sonuçları alınana kadar zaten internetin altını üstüne getirdim. Rahim bozukluklarının pek çok türü olduğunu, bunların bir kısmının ameliyata varan müdahaleler gerektirdiğini öğrendim. Sonunda şuna karar verdim: Bilginin fazlası zarar. Kendi kendime yetmiş bin olasılıklı felaket senaryoları kurguladım. Moralimi bozmaktan başka bir şeye yaramadı. Doktorum film sonucunu gördüğünde (fazla kuşkucu bir kadındı) bizi rahatlatmak bir yana, kafamızı daha da karıştırdı. Rahmimin üst kısmı yukarıdan basıkmış. Bu nedenle üst iki köşede dar alanlar oluşmuş. Bu alanlarda oluşabilecek gebelik, ilerleyen dönemde fetüsün büyüyecek yeterli alan bulamaması yüzünden düşüğe ya da erken doğuma neden olabilirmiş. Böbrek de konum itibariyle hamilelikte baskı görebilir, şişebilir; iş, böbrek kaybına kadar gidebilirmiş. Hamilelik sırasında kateter takılması gerekebilirmiş. Ama bunlar hep olasılıkmış. Tam emin olmak için histeroskopik operasyon yapmak gerektiğini söyleyip bizi özel bir hastanedeki bir meslektaşına yönlendirdi. O hastanenin adını duyunca Yıldıray da, ben de “Tamam, buraya kadar, başka da bir yere gitmeyiz!” dedik. Çünkü rahmimdeki durumu belirlemek için beyin tomografisi bile çekebilecek bir yer orası, biliyorduk.

Sırada bir ürologla görüşme vardı. Tanıdık bir ürologdan randevu aldık. Filmlere baktı, inceledi. Evet, böbreğim olması gereken yerde değil, aşağıda, ta leğen kemiğinin içindeymiş. Fakat bırakın böbrek kaybını, böbreğinde problem olmayan gebelerde bile böbreğe baskı görülebilen bir şeymiş. Kateter takmak ise ennnn son düşünülen şeymiş. Doktor, birçok hastasını kateter takmadan gebeliğini tamamlattırdığını söyedi. (Bir ek bilgi daha: “Pelvik böbrek” denen bu durumun hiçbir zararı yokmuş. Böbrek normal işlevini yerine getirirmiş. Hayatım boyunca hiçbir böbrek problemi yaşamadığım gibi, tesadüfen bu durumdan haberdar olmasam, muhtemelen bundan sonra da normal yaşamıma devam edecektim.) Sonuçta, ortada o kadar da korkunç bir problemin olmadığı söyleyerek içimize su serpti ve bizi aynı hastanedeki riskli gebeliklerde uzman jinekoloğa yönlendirdi.

İçeri güzel şeyler duymak isteyerek girdiğimi itiraf etmeliyim. Doktor Bey hikayemi dinleyip, belgeleri gözden geçirip, muayene de yaptıktan sonra, endişe edilecek bir sorun olmadığını ve histeroskopiye şimdilik gerek olmadığını söyledi. “Daha ileri bir müdahale için tekrarlayan düşüklerin olması lazım,” dedi. Üstelik rahimdeki şeklin abartılacak düzeyde bir bozukluk olmadığını, kaldı ki pek çok kişinin bu şekilde defalarca gebe kaldığına tanık olduğunu söyledi. Hatta bazen sezaryen sırasında fark ediyorlarmış rahim bozukluklarını. Derin bir rahatlama hissettik. Eee, şimdi ne yapacaktık? Ne yöne gidecektik. Doktorun yanıtı oldukça ferahlatıcıydı: Gidin bebek yapın, öyle gelin. Bir sorun varsa o zaman düşünelim.”

Sonrası sürpriz oldu. İlk denemede hamile kaldım (Bu hızı beklemiyorduk.) Âdetin üzerinden dört hafta geçtiğinde, ilerleyen günlerde âdet olmayacağımı BİLİYORDUM. Yine de bir hafta daha bekledik ve testi öyle yaptık. Bingo! Bu sefer “hayatımızda temiz bir başlangıç” yapmak için bambaşka bir doktora gittik. Geçen sene doğum yapan bir arkadaşımın önerisiyle, ailecek çok sevdiklerini söyledikleri, öncekilere göre oldukça tecrübeli olan bir doktordu bu. Son on altı haftadır da onunlayız. Daha ilk andan itibaren bize olumlu duygular hissettiren yeni (ve bu kez son) doktorumuzla mutluyuz. Şimdilik her şey yolunda.

İlk on altı haftada çok büyük problemler yaşamadım. Hatta hiç hamile değilmişim gibi geçti diyebilirim. Asıl gebelik sürecimden bundan sonraki yazılarda söz edeceğimi söyleyerek yazıyı sonlandırayım.

Diyeceğim şu ki, evet, tıp çok fazla şey biliyor ama bir o kadar çok kafa karıştırabiliyor. Sanırım bazen pozitif bilimin girdabına çok da kapılmayıp biraz iç sesimizi dinlememiz gerekiyor. Hayat biraz da risk alarak ilerlenmesi gereken bir yol. Önümüzde iyi ya da kötü süprizler olabilir; bunu bilemeyiz. Ama denemeden hiç bilemeyiz.

Sevgiler,

Banu

25 yorum

  1. Ben de çok geç hamile kalabilenlerdenim, hatta benim de 1 düşüğüm olmuştu, şimdi 3 yaşında bir kızım var. Çocuk sahibi olunca artık ağlamam heralde diyordum ama yazınızı okurken yine gözyaşlarımı tutamadım. Bebeğiniz, anneliğiniz, bundan sonraki yeni hayatınız hayırlı olsun. Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alın, o the sağlıkla büyüsün:))Sevgilerimle,

  2. Tuğba Güngören

    Merhaba Banu öncelikle hoşgeldin :))) şimdiden hayırlısı olsun inşllah sende bebekte sağlıkla bitirirsiniz bu 9 ayı. Yazını okurken sonu kötü olacak diye korktum ama neyseki güzel bitti adnıza çok sevindim darısı benim başıma her hafta takipteyim :)))

  3. hem bir cocuk kitabi illustratoru hem de 20 haftalik bir gebe olarak hosgeldiniz diyorum! : )
    takipteyim.

  4. Tebrikler Banu! Coook sansli bir dolap cekmecesi geliyor, herseyin ilk 16 haftada oldugu gibi bal-kaymak gecmesi, saglikla ve mutlulukla bebegini kucaklaman dilegiyle:)

  5. HSG tecrübene üzüldüm. okuyanlar arasında tırsanlar olur diye de bunu yazmak istedim. ben de benden öncekilerden dinlediğim HSG tecrübeleri yüzünden bir sene o işi erteledim. en sonunda ağrısız HSG yazan bir yere gittim. ve hiç ağrı yaşamadım. normal utrason çekiminden farkı yoktu. benimki Radyatom radyomardı. mutlaka başka yerler de vardır.
    ayrıca bebiş hayırlı olsun

    • Evet, aslında biraz yanlı bir bakış açısıyla yazdığımı sonradan fark ettim. Muhtemelen HSG’nin yapıldığı yerdeki hal, tavır, insanlara davranış biçimi de çok etkiledi beni. Karşılarında zaten psikolojik olarak zayıf insanlar var; ama onlar ruhsuz , yangından mal kaçırırmış gibi işlem yapan, ruhsuz insalardı bence. üstelik bol zaman ve hepi topu 3 hasta vardı.

  6. Tebrik ederim banu:)) her hafta merakla bekleyecegim yazilarini.

  7. tebrikler ve hosgeldiniz…yazilarinizi takipteyim

  8. Cok sevindim bu habereeeee. Cok tebrikler, Banu ve Yildiray. Hamileliginizin rahaat gecmesini ve dogumunuzun kolay olmasini diliyorum. Cok sevgiler,

  9. Herkese güzel dilekleri için çok teşekkür ederim. Ve hoşbulduk! 🙂

  10. Sevgili cincuce sanim ikimizin de bobregi ayni yerde. Bende hamile kalabilmek icin tedavi gorurken tesadufen fark edildi. Simdi 2 oglum var ve hamileliklerimde hicbir prb yasamadim. Gonlunu ferah tut. Bol su icmeni ve son aylarda enfeksiyon ihtimaline karsi dikkatli olmani oneririm. Hersey gonlunce olsun

  11. Hosgeldin banu, cok gecmis olsun, bundan sonrasi guzel olacak, baksana en zoru atlatmissin…izliyorum gunlugunu heyecanla…

  12. Merhaba Banu Hoşgeldin ,
    Gökçe’nin Günlüğünden sonra seni de keyifle okuyacağım.Aramızda anladığım kadarıyla 1-2 hafta kadar var.18.Haftamın son günündeyim.Yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum.
    Sevgiler,

  13. ben de geçen yıl bu zamanlar hamileydim blogcuanneyi yeni yeni keşfetmiştim:) hamilelik çok güzel, çok tatlı bir dönem, sıkıntıları geride bırakmışsınız bundan sonra hiç uğramasınlar:) bebişimizi yakından takip ediyoruz:)

  14. ben de takipteyim 🙂

  15. Merhaba Banu,
    Hoşgeldin! Zor bir dönem geçirmişsin ancak bundan sonrası inan çok güzel geçecektir. Seni çok güzel günler bekliyor 🙂 Hamilelik harika bir duyguymuş. İçinde bir canlıya hayat vermek, ona bağlanmak, o hareket ettikçe varlığını hissetmek tarifsiz duygular! Ben harika bir hamilelik dönemi geçirdim. Hayatımın en güzel, en anlamlı dönemiydi diyebilirim (şimdiye kadar :))
    Bütün bilgilerim taptaze. Sormak istediğin herhangi bir soru ve ya yardımcı olabileceğim bir şey olursa iletişime geçelim. Sağlıklı ve mutlu bir hamilelik dönemi geçirmeni diliyorum. Takipte olacağım 🙂
    Sevgilerimle,
    Gökçe

    • Çok teşekkür ederim. Öncesi sıkıntılıydı, evet, ama ilk 16 hafta şimdilik bende de güzel güzel, sıkıntısız geçti. Umarım sonrası da öyle olacak. TAdını çıkarıyorum. Sorum olursa mutlaka yazarım, teşekkürler Gökçe.

  16. Sevgili Banu çok sevindim çok güzel bir yolculuğa çıkmışsın sağlıkla kucağına al bebeğini 🙂 İlk dönem senin durumuna benzer şeyleri yaşamıştım benim de kistim vardı ve bir çok doktor hemen ameliyat önermişti kistim kısırlık yapan cinstenmiş ama şimdiki doktoruma gidince bekleme kararı aldı ve ilk seferde hamile kaldım. Şimdi Tarçınlı Kurabiyem ile çok mutluyuz. Yıldıray’a ve sana tatlı kurabiyeniz ile sağlıklı, mutlu, upuzun bir ömür dilerim…
    Sevgiler…

  17. Thank you Guido! 🙂

  18. Çiğdem Korkmaz Karal

    Banu, hayırlı uğurlu olsun.
    Dört gözle bekliyorum yeni ve sağlıklı haberleriniz.

    Yine bebek isteyen 45 yaş( çüş) annesi. ( Olmaz zati, şaka.. şaka..)

  19. tebrikler… biz de kötü 2 tecrübe yaşadık..şükür 3. de canımız oğlumuza kavuştuk..
    siz çok tatlı bir çiftsiniz.. bir ara bir dolap kitap ı çok sıkı takip ediyordum ordan bliyorum 🙂
    sevgiler, sağlık ve neşe diliyorum

  20. sevgili banu
    hamile olduğumu öğrendiğimde bloğu takibe başlamış, ilk üzücü tecrübenizi okuduğumda üzülmüştüm.Maalesef geçen hafta bebeğin 9. haftamda missed abort olduğunu öğrendim çok zor yıpratıcı bir süreç.Sağlık çalışanı olarak empatinin ne kadar önemli olduğunu hasta psikolojinin farkında olmak gerektiğini birkez daha anladım
    İnşallah kısa zamanda gebe olarak bloğu takibe devam edebilirim
    güzel bebeğini en kısa zamanda sağlıkla kucağına alman dileğiyle

    • Betül, çok üzüldüm. Benim de başımdan benzer bir olay geçmişti, 6. haftada… Ne kadar “erken” olsa da insanı çok yıpratıyor gerçekten. Dilerim en kısa zamanda geride bırakır, sağlıklı bir hamileliğe kavuşursun. Güzel haberlerini almak dileğiyle…