23 Yorum

Her şerde bir hayır var mı?

Bugün öğleden sonra saat 5’te Taksim’de halkevlerinin düzenlediği bir 4+4+4 eylemi vardı.

Eylem bol katılımlı ve coşkuluydu. Taksim meydanda buluşan kalabalık Galatasaray’a kadar sloganlar atarak, alkışlar ve ıslıklar eşliğinde yürüdü.

Basın oradaydı, anladığım kadarıyla bazı haber kanallarında da yer almış. Akşam haberlerine yakın olduğu için sanırım yetiştiremeyenler olmuştur; yarına daha geniş yer alacaktır.

Gelmeyen, gelemeyen, “orada olmak isterdim” diyen bir sürü insan oldu. Gelmeyenler arasında “Çok geç kalındı, son dakikada ne değişebilir ki?” diyenler de vardı. Değişir, değişmez; bence orada olmak anlamlıydı. Bkz: Öleceğini bilsen de yaşadığını unutma.

Eylemin teması “4+4+4’ü durduracağız”dı. “Bu yasa geri çekilene kadar geri adım atmayacağız” dendi basın açıklamasında.

4+4+4 durur mu, gider mi bilmem ama bildiğim bir şey var: Bu dayatma sayesinde bir sürü insan bugün eğitim konusuna eğilmeye başladı. Veli olsun, olmasın, ciddi bir kesim bugün eğitimi tartışıyor. Elbette bu tartışmalar ağırlıklı olarak okula başlama yaşı ve din eğitimi etrafında toplanıyor, ancak ufak ufak eğitim politikaları hakkında, geçmiş eğitim sistemleri hakkında da konuşuluyor, neler yapılması gerektiği tartışılıyor. Sanki. Gibi.

Önemli olan bunun sürekliliği tabii. Medya şu anda bu konuya ilgi gösteriyor, çünkü çok sıcak bir konu. Okullar başladı başlayacak. Bir yandan “Bugüne kadar aklınız neredeydi; biz İlkokul İçin Beş Buçuk Çok Erken derken neredeydiniz?” demiyor değilim.

Ama ben iyimser bir insanım. Olmaya çalışıyorum. Genelde. Bazen biraz fazla belki.

“Her şerde bir hayır vardır” diyerek, bu dayatmanın sonunda iyi şeyler doğacak, öğretmenler sesini duyuracak, eğitimciler ağırlığını koyacak, veliler sürece dahil olacak demek çok mu iyimser, hatta saf bir yaklaşım olur?

Olmasın n’olur…

23 yorum

  1. Bugün CNN Türk’ de Prof. Dr. Serkant Ali Çetin konuşmacıydı. Geçen programda kuantum fiziğini anlattı.
    BU programda ise ülkemdeki politikacıların bilimle nasıl köstek olduğunu anlattı. Bir lafı yüreğimi dağladı

    Bizim ülkemizde BİLİM POLİTİKASI yok dedi… Artık eğitim bile yok.

    Yürüyüşe katılanlara sevgiler.

  2. inşallah bu şerde bi hayır vardır. ama görmemiz biraz zaman alacak galiba.
    bugun oğlumla devlet hastanesi çocuk psikologunda randevumuz vardı. gittik. bi konferans salonuna aldıklar önce annelerle. sonra annelere kimlikleri çocuklarınız önüne bırakıp gidebilirsiniz dediler. ne olacağını sanmıştım bilmiyorum, heralde birebir görüşme olacak sanmışım. o an içim üşüdü. doğru yapmak, bitirmek zorunda değilsin, kapıda seni bekliyorum diyip çıktım. 30 dk sonunda çıktılar. 3 saat sonra sonuç almaya gittiğimde psikolog birebir görüşelim, karar veremedim dedi. o an kendimi özel hissettim. girdim. metropolitan testinden 79 almış. 80 nin üzerine rapor vermiyorlarmış. içeri girdim ” sizi yanıltmayacağım, yalan yalnış şeyler söylemeyeceğim neyse o ” dedim. diğer bazı anlatııklarımda da kararsızlığı sürdü, özel okula gideceğini söyleyince özel de yapar gidin başlayın, devlette belki olmazdı dedi. hadi ilkokulu özelde halletti ya ortaokulda devlete verirsem ozaman kendinden büyüklerin arasında kalması problem olmazmı dediğimde gene kararsızlığına geri döndü, ve sonra raporu verdi ve kullanmazsanız yırtın atın dedi. okulumuza gittik, 1 anaokulu,1 ilkokul,1 rehber öğretmen ve oğlumla 20 dk kadar yalnız kaldılar, konuştular, yazdılar,çizdiler, ilkokulda başarısız olmaz, anaokulda sıkılmaz, her erkek çocuktaki gibi biraz dağınık, anaokuluna gitmiş her çocuk gibi bilişsel verileri iyiydi. istediğiniz sınıfa verebilirsiniz dediler.kocaman nurtopu derdim geri geldi. karar bendeydi.

    akşam oldu gün içinde olanlar, konuşulanlar beynimde yankılanıyordu. 1 ilkokul, 1 anaokul, 1 rehber öğretmen, 1 çocuk psikologu onu da yapar onu da, siz bilirsinizle beni kocaman bi kaosun içine sokmuşlardı. ve az önce eğitim gibi birçok konuda araştırmacılık görevini bana veren eşimle ölçtük,biçtik, 5 aylık kararsızlık bitti. kasım 2006 lı oğlumuz anaokuluna gidiyor. gene de içim rahat değil, gene de acabalarım devam edecek ama yarın dolduracağım kayıt formu anaokuluna ait olacak. bu kararı verdiğimizde 5 aydır içimde tuttuğum sıktıntıların eseri olan gözyaşlarıma engel olamadım. son cümleyi titrek bi sesle bitirdim. hayırlısı olsun, inşallah bu şerde hepimiz için bi hayır vardır

    • Cocugunuz için en doğru kararı vermişsiniz. Çocuklugundan bir sene çalmadıgınız için sizi tebrik ederim.. hayırlı olsun

  3. Elif hn. İnşallah herşey yazdıklarınız gibi iyimser sonuçlanır, bende aynı beklentiler içindeyim… Bu çabalarımızın sonuçlarını güzel olarak alacağımızı düşünüyorum… Bu durumda kararlı duruş çok önemli, biz anne babalar olarak elimizden geldiği kadar sesimizi duyurduğumuzu düşünüyorum… ve buna duyarsız kalınmayacağına inanıyorum (ya da inanmak istiyorum :)…….

  4. bence de mücadeleyi bırakmamak gerek. bu sene geçmiş olabilir, ama seneye küçücük yaşta okula başlayacak olanlar da bizim çocuklarımız,ondan sonraki sene başlayacak olanlarda…kendi çocuğumuz için, yeğenimiz için, komşunun çocuğu için onun için bunun için, geleceğimiz için mücadeleye devam. ben ve benim gibi anadolu şehirlerindeki veliler anca netten imza verip, sesli düşünerek varlığımızı belli edyoruz. ama bugun taksimde olan sizler hepimizin çocukları için oradaydınız. hepinizin ayaklarına sağlık…

  5. helal olsun size…
    herşeyde hayır vardır ilkesini önemserim inanırım ama bu ilkeye inanışa göre de herşeyi kabul etmek, kuzu olmak değil hayat.. insanın hür seçimleri olmalı, olabilmeli..dayatmaya karşıyım 🙁
    acaba benim bıdığım büyüdğünde neler olacak 🙁

  6. 4+4+4 ün sebebi hep din eğitimine yönelmeye bağlanıyor ama bir de böyle bir yönü varmış ki “olur mu olur” dedirtiyor 🙁
    http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=30079117

  7. Hayır Elif hanım hiç saf bir yaklaşım değil. Bir hafta önce mahalledeki okulun sınıf mevcudu 60 kişi iken canla başla çalışan müdür ve müdür yardımcıları ellerindeki sınıfa dönüşebilecek her odayı kullanarak sınıf mevcudunu 40 kişiye çekmişler.Ayrıca 60-66 aylık 200 kişilik kayıdı velileri ikna ederek 40 kişiye düşürmüşler.60-66 aylıklar tek sınıf olarak diğerlerinden ayrılmış. Bu bile yeterince umut verici.Ben de dün kızıma rapor alıp bugün kaydını anasınıfına yaptırdım.Müdürler,müdür yardımcıları,rehber öğretmenler ve çocuk psikiyatristi doğru bir karar verdiğimizi söyledi.Kendi adıma rahatlamış olsam da diğer çlocuklar için endişeliyim hala.

  8. benim kızım 2008 nisan doğumlu, bu sene okulöncesine gidecek, önümüzdeki sene anaokuluna başlayacak (inşallah)… Bugün okulun oryantasyonu vardı ve kızımla beraber gittik. Okulun müdürü 5 yaş grubunun sınıflarını ikiye ayırdık, 52-60 ay arası çocukları bir sınıfa daha küçükleri diğer sınıfa yerleştirdik ve 52-60 ay arasına farklı bir eğitim verecez dedi… Neden diye sorunca da… Bir duyum aldık, devlet eğer bu sene velisinin isteğiyle 60–66 ay aralığında ilkokula başlayanlarda herhangi bir problem gözlemezse önümüzdeki sene 66 ayda ilkokula başlama yaşını 60 aya çekecekmiş belki… Okulun müdürü de eğer böyle bir karar alınırsa bizim çocuklarımız da (anaokulunu okumadan ilkokula başlayacakları için) bu okulda veya başka bir okulda zorluk çekmesinler diye böyle bir sistem uygulamaya karar verdik dedi… benim kızım bu sene ilkokula başlamasa bile bu 4+4+4 sistemi hakkında yazılan çizilen herşeyi okumaya çalıştım ama 66 ayı 60 aya çekecez diye bir şey duymadım veya okumadım, sizlerden duyan var mı?

    • Bunu ben de birkaç farklı kaynaktan duydum. Böyle bir beklentim var, bu sene ilkokulu tercih etmemizdeki sebep de buydu zaten.

  9. beklenti adı üstünde bilimsel gerçeklere göre hareket etmek daha doğru geliyor bana

  10. Bence çok iyimsersiniz hatta Polyanna bile diyebilirim sizin için. Umarım zaman sizi haklı beni haksız çıkarır.O kadar çok isterim ki:)
    http://www.annelikokulum.com/2012/09/hepimize-yaziklar-olsun.html

  11. biz 66-72 aylık çocukların yerinin anasınıfı olduğu için hepimiz bir yürek olduk çocukların duygusal gelişimi herşeyden önemli eğitim-öğretim hayatın uzun bırakalım 1 yıl daha oynasınlar eşim mebde idareci bende hekim olarak gülçin hanım bizce en iyi kararı aldığınızı düşünüyoruz siz biz tepki vermezsek zaten tepki verenlerde fikirlerini değiştirdi kim dur diyecek zaten mebi durduracak gücümüz yok ama kendi durumuzu en azından ortaya koyduk bizim kızımızda 2006 ekim doğumlu ve 83 aylık başlayacak 1. sınıfa okuyor yazıyor zihinden matematik işlemleri yapıyor eşim ve ben bunu hiç umursamıyoruz ve konuştuğum öğretmen arkadaşların bir kısmı gönderin hocam diye ısrar ediyorlar bir kısmıda ileriki zamanlarda okula küçük başlayan çocukların soyut dönemde daha çok çalışmak zorunda olduklarını başarısızlık nedeniyle okuldan sıkıldıklarını söylüyorlar bende bilimsel gerçeklerden yana olduğum için bu yönde karar aldık fiziki gelişim olarakda 2006 ocak doğumlulardan bir farkı yok seneye sınıfındakilerden veya sınıfında olmasalar bile aynı zamanda okula başlayan kendinden 2 yaş küçükler olsa bile bence bu problem bizim değil onların problemi sadece 3 ay anasınıfı müfredatı arkasına hoooooopppppppp okuma yazma nisanda mayısda okumaya geçmiş olacaklar büyük yaş gruplarının olduğu sınıfları alan arkadaş 3 ay uyum çalışmasının üzerinde durmayacağını sınıfındakilerin genelinin anasınıfı eğitimi aldığını bu yüzden ses öğretimine erken geçeceğini söylüyor kayıp nesıl geliyor

    • bugün trt1 de Temel Eğitim Genel Müd. ve çocuk psikologunun konuk olduğu bi program vardı. nasıl bi zarardan döndüğümü daha iyi gördüm. müdür resmen deneme tahtası olduğunu itiraf etti. 66-72 arası çocuklar okula başlarsa , başarılı olamazlarsa öğretmenleri rapor düzenleyip anaokuluna gönderecekler diyor. ne gönderiyorsun? meyve sebze masa sandalye mi? orda olmazsa 1 ay sonra oraya gider dediğin 5,5 yaşında çocuk.kanal trt olunca psikolog bunun yaratacağı travmadan bahsedemiyor bile. ama bunun travmatik olduğunu bilmek için eğitimci, psikolog, müdür veya veli olmaya gerek yok, insan olmak yeter. eğitimcinin kararıyla anaokuluna geri döndürmeyi düşünen insanlar , keşke en başta 66-72 ay arası çocuklar yine eğitimcinin raporunu getirmek kaydıyla ilkokula alınır diyebilseydi. raporun adı ”ilkokula uygun olmamak” değil de ”ilkokula uygun olmak” olsaydı.
      oğluma 1 sene daha çocukluğunu yaşama sansı verdiğim için, sabah uyuyakaldığında servisine ”siz gidin ben arkadan getireceğim” diyebileceğim için, hatta gitmek istemezse ogün okul yerine babaannesine annaannesine götürebileceğim için, fermuarlar, düğmelerle dolu formalar yerine eşofmanlar giyeceği için, kar yağdığında meb resmi tatil ilan etmese bile kar oynayabileceği için, 20 kg lık vücuduyla taşıdığı çantasında sadece oyuncak ve boyamalar olacağı için, başarısının 1-5 arası sayılarla değil de yıldız ve gülen yüzle değerlendirileceği için …dün gece çok rahat uyudum

    • Sevgili Müceyla — bu “tepki verenler de fikrini değiştirdi” yorumunuz bana dokundurmaysa son yazılarımı okumanızı rica ediyorum. Çocuğumu ilkokula başlatmaya karar verdim, evet. Bu, bu dayatmaya ve sistemsizliğe olan karşıtlığımı değiştirmiyor.

  12. bizim problemimiz değil derken yanlış anlaşılmasın 60-66 ay arası çocuklarını okula gönderen velilerden bahsettim (istisnalar hariç) yoksa bütün çocuklar bizim çocuklarımız bilinçsizce çocuğunu okula yazdıran velilere söyleyecek söz bulamıyorum bu konuda hem kızgın hem de çocuklar için üzgün

  13. 1. sınıfların okula başlama tarihi ertelenmiş diyorlar. 10 eylül haftası, yani önümüzdeki hafta başlamayacaklarmış???

  14. kendi oğlu için Testis kanseri raporu alıp askere çürük diye göndermeyip, velilere cocuğunuza “sen gerisin” diye rapor alanlara ihanet içindesiniz demeye nasıl da curret ediyor anlamıyorum:(((

    Bayram kutlamamak için bin bahane bulunuyor! MEB , TSK, cumhuriyet yıkılmış haberimiz YOK!!!

  15. sistemin eksikleri, dezavantajları var; fakat avantajlı yönleri de var bana göre. tamamen karşıt olmanın ben başka amaçlı olduğunu düşünüyorum. ben eğitimciyim, bu güne kadar insanlar çocuklarını okula erken gönderme delisiydi. bizden okul olgunluğu için, sınıf atlatma için istekte bulunuyorlardı, noldu da şimdi herkes ay çok küçükler demeye başladı anlamadım. bence artık bu ülkede olay şu hali aldı; bi taraf gözünü yumarak AKP yapıyorsa iyidir diyor; bi taraf da aynen gözünü yumarak AKP yaparsa kötüdür diyor…kimse durumun bilimselliğini falan tınlamıyor.budur!

  16. Sn. Behiye, sistemin sıkıntısı 4+4+4 olmasında değil; dayatma, zorlama ile alt yapısı hazırlanmadan ve de “tüm okulların imam hatip okuluna dönüştürme olanağı tanıması” misyonunun futursuzca ifade edilişi ile tepeden inme getirilmesi. Amacı belli, anlayışı belli felsefesi belli…Ben ne AKP karşıtı ne de yanlısıyım. Zorlama ve dayatmaya karşıyım ama…Önceden gerçekten çocuğunun hazır olduğuna inanan aileler okul olgunluğu testi ile bu işe kalkışıyordu şimdi ise hazır veya değil herkesin buna zorlanması sıkıntı…Tabipler Birliği, Psikiyatrlar Birliği, Pedagoglar Birliği gibi bu işin gerçek uzmanlarının sisteme dair sakıncaları dile getirmelerine rağmen, geçmişte denenmiş ve handikapları görülerek kaldırılmış bir sistem olmasına rağmen hangi bilinçli veli çocuğunu bu kaosa severek, isteyerek sürükleyebilir ki, ancak kötünün iyisi diye seçimler yapabiliyoruz hepimiz. İşte sistemin burası sıkıntılı.

  17. Safça olması genellikle iyi olması anlamına gelir bence. Eğitim sistemi ve okul koşullarının tartışılacağı ve değişeceği anlamına geliyor bu tartışmalar. Ayrıca devlet okullarına yatırım yapılması gerekli. Sadece özel okulların özel diye sunduğu yeni binalar ve temiz tuvaletler biraz haksızlık gibi geliyor. Özel üniversitede çalıştığım 6 yıl boyunca gördüm ki özel okullardan gelen öğrencilerin hepsi de ingilizceyi tamamen halletmemişlerdi. Bu düşündürücü, özel okula bunun için yollanmıyor mu çocuklarımız. Devlet okullarının tuvaletlerini temiz tutmak, lavabolara sabun koymak yapılmayacak bir şey mi? Bizler de anlatmalı evden doğru davranışları öğretmeliyiz. Zaten çocuklar kendi kendilerini uyarırlar. Suyu açık ytutmayacaksın, sabunu fazla kullanmayacaksın vs diye. Bize de bu konuda çok iş düşüyor. Sahip olduklarının değerini bilen, toplum için sorumluluk almayı isteyecek yetişkinler için devlet eğitim sisteminin toparlanması şart. Ayrıca öğretmenliğin yetenek iş olduğunu düşünüyorum. Bilgiyi aktarmak kadar sevgiyle yaklaşmak, öğrenciye güvenmek bu özellikler her öğretmende olmayabiliyor, yine de deneyimle ve sürekli eğitimle bu becerilerin farkına varılması sağlanabilir ve daha yetkin öğretmenler yetişebilir. Devletin öğretmenine yatırım yapması, denetimler ve eğitimler koyması gerekir. Küçük çocuğa her şeyden önce sevgiyle yaklaşacak kişidir öğretmen, çünkü öğrenme bir sevgi, güven ve teslimiyet işidir. Matematik, akademik bilgi ikinci sırada yer alır, daha doğrusu ancak ilk şartlar sağlanınca kolayca anlaşılır. Öğretmenlik çok zor bir meslek, bunun bilinmesi gerekir. Öğretmenlere bilgi, özen ve destek yatırımı yapılmalıdır, kendilerini yetiştirmeleri için imkanlar verilmelidir, mutlu insan mutlu eder. Okul boyama, tuvalet iyileştirme gibi şeyler de veli okul işbirliği ile çözülebilir.