11 Yorum

Böyle gelmiş…

Böyle olmasını planlamamıştık.

Deniz’i bu sene ilkokula değil, anasınıfına göndermeyi düşünmüştük.

Ama bizim evdeki hesap MEB’e uymadı. Ve Deniz ilkokula başladı.

Benim oğlum artık ilkokul birinci sınıf öğrencisi. İnanması güç (daha dün doğdu) ama gerçek (siz bu satırları okuduğunuz sırada biz okulda törende olacağız).

Geçtiğimiz hafta okula uyum haftasıydı. Uyum sağlamaya çalışmakla geçti.

Geçen hafta sadece ilkokul birinci sınıf öğrencileri vardı okulda. Ve onların anneleri. Oysa bu hafta bütün sınıflar orada olacak. 700 öğrenci, belki de yeni sistemle birlikte daha fazla, bilemiyorum. Okulu bıraktığımızdan çok daha kalabalık bulacağız, onu biliyorum.

Bugün okullar açılıyor. Gerçek anlamda açılıyor yani. Korkmuyorum desem yalan olur.

Neden korktuğumu tam olarak ifade edemiyorum. Daha doğrusu korkularımı tek bir şeye sığdıramıyorum.

Ama bildiğim bir şey var ki, o da ama öyle ama böyle, her şeyin iyi olacağı. Bizim için. “Bizim gibiler” için.

***

Dün Kanat Atkaya okula “Yenik başlayacaklar için” çok dokunaklı, çok gerçek bir yazı yazdı.

Eğer annen baban Türkiye’de zenginlik açısından ilk 20’ye girmiyorsa, şimdiden geçmiş olsun. Hayata yenik başlayanlar ve yenik başlayacak olanlar ordusunun neferisin.

diyordu yazısında.

Türkiye’nin en zengin yüzde 20 ile en fakir yüzde 20’nin eğitim harcamaları arasında 14 kat fark var

diye de ekliyordu.

Bu farkı çok net gördüm ben geçen hafta.

Geçen hafta katıldığım Yankı Yazgan seminerinde “4+4+4 sisteminden -ve okulöncesi eğitimin zorunlu olmamasından- en çok etkilenecek olan kesim bugün bu salonda değil” demişti. “Bu salon”, Türkiye’nin en pahalı, “seçkin” özel okullarından birinin salonuydu.

O salona ilk kez girdiğim o akşamın sabahında, Deniz’in (devlet) okulundaki bir salonda bir başka seminere katılmıştım ben. İki salon arasındaki farkı anlatmaya kalkışsam buraya sığmaz. Sadece fiziksel şartlar olarak değil, asıl veli profili açısından. Nasıl bu kadar bıçakla kesilmiş gibi ayrılır iki ortam, anlaşılır şey değil. İkisi de okul. İkisi de eğitim kurumu. İkisindeki katılımcılar da anne-babalar. Ama iki farklı boyut, iki farklı gezegen.

Yankı Yazgan, yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’nin, sosyoekonomik düzey geliştikçe iyi eğitim alma şansının da arttığı -ve hatta garantilendiği- bir ülke olduğundan bahsetmişti.

Bu ne demek? Benim çocuğum, senin çocuğun bir şekilde “yırtacak.” Olan yine sosyo-ekonomik düzeyi düşük kitlelere olacak. Bugüne kadar hep olduğu gibi.

Yeni eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun…

11 yorum

  1. _cereninannesi_

    Söyeleyecek, yazacak söz kalmamış çok güzel anlatmışsınız yine elif hanım. Ne diyelim hayırlı olsun…

  2. bu sistemin avantajlarını (ben olduklarına inanmıyorum) ve dezavantajlarını (pek çok) en iyi ihtimalle bu çocuklar liseye başladıklarında görebileceğiz yani en azından 2020’de:(

  3. Ozgur Demirdelen

    Elif hanım Denize size yeni egitim yilinda basarılar diliyorum. Verdiginiz kararın arkasında durdunuz sizi tebrik ediyorum. 
    Bu kadar özel okul pedegoglar pisikologlar yazarlar ve çevremizdeki (yazılarınızdan anladığım kadarıyla) özel okul meraklısı ailelere sürekli iletişim halinde olmanıza rağmen oğlunuzu devlet okuluna gönderiyorsunuz sizi gercekten tebrik ediyorum sizi takip eden herkese ornek olduğunuz icin.

    Ayrıca ben Deniz’in kaydını yaptırdığınız ilkogretim okulunda da mücadele edeceğinizi velileri doğru sekilde yonlendireceginizi biliyorum ve basarılar diliyorum. 

    Biz 5,5 yaşındaki oğlumuz Demir icin rapor aldık ve önümüzdeki yıl ilk okula göndereceğiz Demir de (Halkali Atakent de yasıyoruz) bulunduğumuz semde ki devlet anaokuluna gidiyor. Demir’inTOKİ Nilüfer Anaokulunda 3 yılı. Okulumuz bir devlet okulu olmasına rağmen özel okul standartlarında nasil mı oldu bizim bağışlarımız müdüre hanim Zeliha Çetin’e verdigimiz maddi ve manevi yardımlarımıza ve desteklerimizle oldu. Çok mücadele ettik.

    Devlet okullarını biz veliler ayakta tutabiliriz. Malesef devlet maddi anlamda yeterli ödenek ayırıyormuş Demir okula başlayınca öğrendik. Ama biz başardık. 

    Devlet okullarına maddi manevi destek verelim.
    İyi egitim almak tum cocukların hakkı sadece % 20 nin değil.

  4. Benim İkizlerde bugün okullu oldu. Devlet okula gönderdim bende.. Sizden aldığım cesaretinde etkisi oldu.. Eşim bu özel okullardan birinde yönetici. Bize yıllık ücreti 5 milyar. 20 MİLYAR dan başladığını düşünürsek özelokul ücretlerinin çok çoook ucuza geliyordu. Ama önemli olan okul değil öğretmendi bize göre. Okula gittik.. Sınıflar 27 kişilik. Ayrı sınıflarda okusun istedik. Öğretmenler pırlanta gibiydi. Hatta Azra’nın öğretmeni 24 yıllık öğretmen olduğu halde sesi kısılınca ‘kusura bakmayın heyecandan sesim kısıldı’ dedi okulun ilk günü. Bunlar bana göre okulun kapılarının amerikan panel olmasından daha önemliydi.. Hiç birini biz ayarlamadık. E-kayıta hiç itiraz etmedik.. O kadar mutluyumki.. Ama başlarda okadar korkuyordumki anlatamam..

  5. Lüks bir semtteki devlet okulunda yılın öğretmeni seçilen bir hanımın yarım dönem öğrencisi olduktan sonra ücra bir ilçenin baraka şeklindeki ilkokulunda ilk okulu tamamlamak zorunda kaldım. Yeni okuluma gittiğimde sayıları saymaya çalışıyorlardı ama ben bölme yapma aşamasındaydım. Yeni defterler aldı bizimkiler, eskisine devam etme dediler. Tekrar iyidir, bişey olmaz dediler. Şimdi geriye dönüp baktığımda zorlanmış olacağımı düşünüyorum ama yaşarken öyle olmadığını anımsıyorum. Kimse zor olabileceğini söylememişti, aklıma zorlanacağımı sokmamıştı sanki. Biliçli yapılan bişey değildi belki ama doğruydu. Şimdi o okuldan cerrah, mimar, öğretmen, biyolog, diş hekimi vb. çıkan arkadaşımı görüyorum facebookta. Şartların önemli olduğuna da inanmıyorum bu yüzden. İyi olarak sunulan birçok olanağın öğrenme yetisine olumsuz etki edebileceği ihtimalinin de sıkça unutulduğunu düşünüyorum. Bence devlet okulu seçiminiz son derece doğru, sakın tereddütünüz olmasın. Deniz sizin oğlunuz ve sağ duyu sahibi olma ihtimali son derece yüksek. Başarı da işte tam da bu yüzden kaçınılmaz, başka bir ana sebep aramaya gerek kalmayacak 😉 Herkes önce bunun peşinde düşmeli; sağ duyu.

  6. Türkiye’deki uçurumu anlamam için Defne’nin doğumuyla, 2 yıl önce işten ayrılmam yetti… Artık plazadaki işim ve harikulade evim arasında mekik dokumuyorum.. Her yerdeyim (çocuk parkında, kaldırımda vs) ve görüyorum.. Gördüklerime üzülüyor ve bunca yıl nasıl bir fanusun içinde yaşadığıma hayret ediyorum…

  7. BU uçurumlara sebep olanları o uçurumlardan aşağıya itmek istiyorum!!

  8. Özel okulların güzellği 3 noktada:

    1-Dil eğitimi
    2-Hijyenik ortam ve iyi fiziksel koşullar
    3-Veliye ve çocuğa detaylı ve düzgün feedback verilmesi

    Bu sabah benim çocuğum özel bir kolejin hazırlık sınıfına başladı. O kadar güzel organize edilmişti ki herşey, anneler ile çocukların ayrılışı hiç sıkıntılı olmadı, veliler şahane bilgilendirildi, öğretmenler, yöneticiler, okuldaki temizlik görevlilerine kadar herkes iyi niyetli, pırıl pırıl bakıyor ve hem çocuklar hem veliler memnun olsun diye can hıraş çalışıyorlardı. Okulun; anaokulu, ilköğretim, lise dahil hiçbir alanınında izdiham yoktu. Çocuğumu mutlu bıraktım ve mutlu aldım çok şükür.

    Liseden mezun olan öğrencilerinin tamamına yakını çok iyi üniversitelere (özel üniversitelere gidenler burs alacak kadar yüksek puanlar almışlar) yerleşmiş bir okul burası. Akademik anlamda da çok tatmin edici yani.

    Bu madalyonun güzel yüzü. Madalyonun diğer yüzünde ise bu olanaklara ulaşabilmek için uçuk fiyatlar ödemek bu okullara, bu paralara ulaşabilmek=çok yoğun ve acımasız bir iş yaşamı….

    Tamamiyle tercih ve yaşam koşulları ile ilgili bu konu. İyi ya da kötü diye birşey yok. Çalışmıyor olsaydım, çocuğumu ve okulunu sıkı ve birebir takip edebiliyor olsaydım, pilot bir devlet okulu bulur gönül rahatlığıyla verirdim bu okula ve diğer velileri organize edip koşulları daha da iyileştrimek için elimden geleni yapardım. Özel okul tercih edenleri de devlet okulu tercih edenleri de anlıyorum ben…

  9. Nice ozel okulda okuyan cocuklar varki basarisiz,ve yine nice devlet okulunda okuyan cocuklar ne kadar basarili olabiliyor..bu gercek ve gorunenin arkasinda gizli olan nasibi istemek gerekir yaradandan…

  10. DAHA YAPILAN O KADAR COK DAYATMA VAR KI NERDE NASIL TEPKI VERILEBILIR BILEMIYORUM AMA BURDAN DA PAYLASMAK ISTEDIM….

    http://cumhuriyet.com.tr/?hn=366176

    Menemen’e bağlı Egekent 2’de yapımı geçen yıl tamamlanan tek lise imam hatip okuluna dönüştürüldü. 300 kişi kapasiteli okula şu-ana kadar 60 kadar kayıt yaptırıldığı belirtilirken, okul adeta “terk edilmiş” görüntüsüne büründü. Yaklaşık 40 bin nüfusu bulunan bölgedeki tek lisenin de imam hatipe dönüştürülmesi nedeniyle veliler çocuklarını farklı bölgelerdeki okullara göndermek zorunda kaldı.

    Menemen Egekent 2’de yaşayan yurttaşlar okullar açılmadan önce gerçekleştirdikleri eylemin ardından şimdi de yargı yoluna gitme kararı aldı. Okulun kooperatif ve bir yurttaş tarafından bağışlanan alana kurulduğunu, bağışın koşullu olduğu da öğrenildi. Bölgede yaşayanlar okul değişikliğine isyan ederken imza kampanyası da düzenlendi. Öğrenci Velileri Derneği’in (ÖVDER) yürüttüğü kampanyayla 2 bini aşkın imza toplandı. Öğrenci velileri, İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin kendilerine “Bu değişiklikten bizde hoşnut değiliz ancak emir yukarıdan geldi” dediğini de öne sürdü……………..

    • Eğitimde sözler unutuldu
      Stratejik eğitim planı için yola çıkan MEB, 4+4+4 için tüm hedeflerinden vazgeçti.
      http://cumhuriyet.com.tr/?hn=365800

      ———–

      KIMSENIN GOZUNU KORKUTMAK ISTEMEM AMA

      Şiddet, taciz ve uyuşturucu
      Öğrencilerin yüzde 75’i birbirine şiddet uyguluyor. Yüzde 70.3’ü tehdit, yüzde 9.7’si yaralama, yüzde 9.3’ü taciz, yüzde 5.4’ü hırsızlık, yüzde 2.8’i şantaj, yüzde 2’si gasp suçunu işliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün anketine göre ise öğrencilerde tütün ürününü ilk kez deneme yaşı 14. Öğrencilerin yüzde 1.5’i ise uyuşturucu maddeyi denediğini ifade etti.

      SIZE ÖNERMEYE CALISTIGIM: OKULLARDA KI “ETUD ABILIGI ABLALIGI” (MENTOR KOCLUK SEKKLINDE) KISISEL VE SOSYAL SORUMLULUGU ARTIRAN BIR HAREKETLENMEYE GITMEK GEREKIYOR.

      BU DA YENI BASLAYAN VELILER ICIN OLABILIR!

      Çocuğunuzun özgüvenini sarsmayın’
      Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevat Celep, okula yeni başlayan çocukların velilerinin okul bahçesinde beklemesinin, çocukların özgüvenini sarsabileceğini söyledi.

      http://cumhuriyet.com.tr/?hn=365682