15 Yorum

Cincüce’nin Gebelik Günlüğü, 19. hafta

Geçtiğimiz haftaki isyan bayraklarını biraz olsun indirmiş görünen Cincüce Banu, oldukça olaysız bir hafta geçirmiş olmanın huzurunu yazısına yansıtıyor.

Banu’nun hafta hafta hamilelik yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

***

Cincüce’nin Gebelik Günlüğü – 19. Hafta

Herkese merhaba!

Bu haftayı bir hayli sakin geçirdim. Biliyorsunuz, geçen hafta enerjim tavan yapmış, yerimde duramaz halde “Ne yapsam, ne yapsam?” diye fıkırdıyordum. “Aman sakin ol,” “İçinden ne geliyorsa onu yap,” ve “Risk alma,” öğütlerinizin ardından ben gayet kıpırtısız bir hafta geçirdim. Sağ olsun İstanbul’un acımasız sonbaharı da bir vurdu ki sormayın. Önceki haftanın hastalık ve halsizliğini üstümden tam atamamış olmalıyım ki, çok üşüdüm bu hafta. Belki de bedenimdeki kan basıncının değişmesi falan da etkiledi, bilemiyorum. Sürekli düşük tansiyon, akan bir burun ve ara ara kendini hissetiren bir boğaz ağrısıyla gezindim. Bütün bunların neden olduğu güzel sonuç ise 2012-2013 kış sesonunda yorganımı resmen hizmete sokmuş olmam. Dün akşam nasıl güzel uyudum, anlatamam. Ara ara uyanıp kendimi yorganın içinde bulunca, yüzüme yayılan gülümsemeyle yine uykuya daldım.

Yağmur, bisiklet ve diğer açıkhava faaliyetlerine ket vurdu ama başka güzel bir şey oldu. Uzun bir aradan sonra yeniden yogaya başladım. Yoga, yaklaşık sekiz yıldır hayatımda. Fakat bu kez hiç bilmediğim bir yogayla karşı karşıyayım: Hamile yogası. Hocam yine aynı; ama dersler bu kadar farklı olunca yepyeni bir şeye başlamış gibi oldum. Hayatıma renk geldi. İlk iki ders, tıkanık burun nedeniyle bana ciddi kas ağrılarına neden oldu. Ancak bu hafta artık tam performansa geçerim diye düşünüyorum.

Bu hafta beni, daha doğrusu Yıldıray’la annemi hafiften hafiften ürtkütmeye başlayan bir gelişme de iştahımın kapılarının ardına kadar, bir daha hiç kapanmamacasına açılması oldu. Evet, ben her zaman iştahlı biri oldum. Canım hep bir şey çeker. Yıllardır aşeririm. Hatta bu durum aile arasında hep espri konusu olmuştur. “Banu hamile kalsa aşerme derdi çekmez, zaten hep aşeriyor!” Kazın ayağı öyle değilmiş. İştah ikiye katlanırken, acıkma süresi de aynı oranda kısaldı. Geçenlerde bir gece annem buzlukta kalmış ve benim her nasılsa unuttuğum mozaik pastanın son birkaç dilimini (dikkatini çekerim, son dilim demedim, son birkaç dilim!) getirdi. Pastayı artık nasıl yediysem, annem “Banu ben seni nasıl doyuracağım?” diye sordu. Bakışlarındaki çaresizliği görmenizi isterdim. Kadıncağız resmen korkuyor. Gelecek hafta doktor kontrolü var. Bu iştahın sonucunda kendimden okkkalı bir kilo atılımı bekliyorun.

Fiziksel değişime gelince… Artık bir göbeğim var! Ablamla Skype’tan konuşurken ısrarla göbeğimi görmek istiyor. Sonra her seferinde “İnanamıyorum, göbeklisin!” diye bağırıyor. Hayatımda ilk defa göbek sahibi bir insan oldum. Çok garip bir his. Henüz hareketlerimi engeleyecek kadar büyük değil. Hâlâ rahatlıkla yüzükoyun ve sırtüstü yatabiliyorum. Ama çok yemek yediğimde hissettiğim şişkinlik bana ciddi sıkıntı yaratıyor. Aynı biçimde vücüdumda çok fazla gaz var. Bu iki durum, ben çok yediğim için mi oluyor? Yoksa iç organlar bir kez daha rahime yer açmak için harekete mi geçtiler acaba? Rahim demişken, bir iki gündür ara ara karnımın içinde bir sızı hissediyorum. Sürekli değil, arada bir kendini hissettiriyor, sonra geçiyor. Rahim büyürken rahmi tutan bağlarda bir gerilim olduğunu ve bunun âdet sancısı benzeri bir his yarattığını okumuştum. Endişe etmemi gerektiren bir durum değildir, değil mi?

Elim hâlâ sürekli göbeğimde, içeriden bir işaret bekliyorum. Bu hafta birkaç kere rüyamda bebeğimi gördüm. Sanki gerçekten çıkıp gelmiş ve kucağıma konmuş gibiydi; çok gerçekti. Bu beni çok heyecanlandırdı. İçimde benden bağımsız bambaşka ve tamamen kendine özel bir varlığın olması ve orada sessiz sakin, kendi halinde büyüyüp gününü bekliyor oluşu beni çok ama çok heyecanlandırıyor. Evet, daha önümde çok uzun bir yol var. Yine de sabırsızlanmamak elde değil.

Hepinize sevgiler…

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

15 yorum

  1. hareketlerini yakında hissedersin merak etme ben 37. haftadayım ve artık göbeğim benden bağımsız takılıyor yukarı aşağı sağa sola sürekli şekil değiştiren durmadan tekmeleyen 🙂 bana hep çok uzak gelirdi bugünler ama çoookkk çabuk geçti seninde sağlıkla geçer umarım…

  2. hamile kalana dek ben de hiç bilmezdim göbekli olmanın nasıl bir his olduğunu. öğrendim ve şimdi de unutmaya çabalıyorum 🙂 oğlum 3 yaşında olacak nerdeyse ama göbek yerinden memnun 🙂 umarım siz çabuk ve kolay kurtulursunuz göbeğinizden…

    ufaklığın hareketlerini hissetmenize çok az kalmış. her an, her dakika olabilir. tetikte olun, asla unutamayacağınız bir an olacak hayatınızda, o ilk tekmeyi hissettiğiniz an (:

    gaz şikayetiniz de umarım geçici olur. ben 9 ay boyunca malesef en çok mide rahatsızlıklarımdan şikayetçi olmuştum.

    haa bir de… rüyanızda görmüşünüz ya, işte o bebek aynen geliyor 🙂

  3. _cereninannesi_

    Ben kızımı 16-17 haftalarda içerde bir kalp çarpınıtı gibi hissetmiştim. Yani resmen içerden pıt pıt kalp çarpıntısı varmış gibi. Bana mı öyle geliyor yook cnm hani kelebek çırpınıtısı balık kaçması gibi falan derken anladım ki kızım kendini hatırlatıyor:;)

  4. Bu gebelik günlüklerini okuyunca zamanın aslında ne kadar hızlı geçtiğini anlıyorum. Deniz’i okudum, ardından Gökçe’yi okudum, şimdi Banu’nun serüvenini okuyorum. Haftalar resmen birbirini kovalıyor. Bu arada ben de planladığım hamilelik tarihine yaklaşıyorum ve bu günlükler bana çok güzel şeyler öğretiyor. Zamanı gelince tekrar okurum diye bazılarını kaydediyorum.
    Diğer gebeler gibi umarım siz de oğlunuza (benim içimden gene oğlan olacakmış gibi geliyor) zamanında sağlıklı sıhhatli bir şekilde, istediğiniz gibi bir doğumla kavuşursunuz.
    Sevgiler…

  5. Merhaba Banu Hn.

    Bende 19 haftalık hamileyim. İkinci bebeğim, bir kızım var 9 yaşında şimdi ise bir oğlum olucak. 18.haftada hareketlerini hissetmeye başladım. Sende yakında hissedersin hareketlerini.
    Günlüğünü ilgiyle takip ediyorum.

  6. merhaba,

    bende 19. haftama bugün girdim ve ilk gebeliğim. geçen hafta bebeğimin hareketlerini çok fazla hissettim. önceleri anlayamadım ama sonra farkettim ki oğlum ben burdayım diyor. seyirme gibi olan hareketler gün geçtikçe çarpıntıya dönüştü özellikle oturduğum anda başlıyor. ayakta gezerken hareket yok ya da ben anlayamıyorum.siz de yakında hissedersiniz çok güzel bir duygu. ne kalp atışları ne ultrason görüntüsü ben hareketlerini hissedince hamile olduğuma inandım 🙂

  7. Merhaba Banu,
    umarim o bekledigin “isaret” biran önce gelir. Ben de sabirsizlanmaya basladim 🙂 Sevgiler.

  8. Merhaba Banu,

    aynı haftanın hamilesiyiz:) ben de 19. haftamdayım ve ben de hala kuzum kızımdan bi’ işaret bekliyorum:) gaz problemi ve şişkinlik hissi bende de ileri boyutlarda, o yüzden endişelenmene gerek yok, ne yazıkki bunu kronik olarak yaşayacağız sanırım.

  9. Ben de 18.haftamı yaşıyorum. Sık sık yorum yazamasam da takip etmeye çalışıyorum. Bu arada kaçırdım mı? Bebeğinizin cinsiyeti belli oldu mu?

  10. Hamillikte iştah açılması konusunda aynı seyleri yaşadım: ve tam 30 kilo aldım!!! Şaka değil gerçek!!! Gebelik şekerim falan da yoktu. Aynen senin gibi hamilelikten önce de “aşeren” bir kişi olarak 3.aydan itibaren coştum coşturdum… Doktorumun tehtitlerine ve kendimi frenleme teşebbüslerime rağmen yedim de yedim. En azından hep sağlıklı besinler tükettim. Dogumdan sonra 9 ayda diyet yapmadan -zaten mutemadiyen emzirdim ne diyeti???- tüm kiloları verdim. Geldikleri gibi gittiler! Bu iyi bir şey mı? Sağlıklı mı? Hayır ve hayır. Ama bazen bana öyle geliyor ki ben o kiloları almadan bu veletle baş edemezdim.

    • Oooo, gözüm korktu! Kendimi 30 kilo düşünemiyorum. Şimdi bile bugüne kadarki en kilolu halimde olduğum ağırlığa ulaşmadım daha. Yine de bundan sonrası için ayağımı denk alsam fena olmaz. Ama ne mümkün!