15 Yorum

Cincüce’nin Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Öyleydi böyleydi derken, Cincüce Banu yolu yarıladı bile…

Banu’nun hafta hafta hamilelik yazılarının tümünü buradan okuyabilirsiniz.

***

Bir varmış, bir yokmuş. Bugün Cincüce’nin hiç tadı yokmuş. Oysa güzel başlayan, güzel devam eden bir hafta olmuştu.

Hamilelik denen şey ne belirsiz bir süreçmiş. Hamile kalıyorsunuz; sonra “Acaba içimde taşıyabilecek miyim bu canı?” endişesi başlıyor, ister istemez. İlk üç ay riskli olur deniyor, buna hazırlıklı yaşıyorsunuz. Riskli dönem geçince, bu kez benim gibi “Ne zaman hissedeceğim bebeği?” diye meraklanmaya başlıyorsunuz. Hissedemeyince “Niye bir şey olmuyor? Bir sorun mu var?” diye aklınızdan geçmeye başlıyor. İster istemez…

Ultrasonlar, testler… Her seferinde doğal olarak en iyisini diliyorsunuz. Yine içinizde bir yan pır pır etmiyor mu? Ya bir terslik çıkarsa? Ya değerler düşükse? En ufak normal olmayan / normalin dışındaymış gibi görünen bir durumda başlıyorsunuz hop oturup hop kalkmaya. Kırk haftanın son gününe kadar devam ediyor bunlar sanırım. Bu kez doğum nasıl olacak, ya erken doğum olursa, ya sezaryen yaparlarsa, ya çok sancı çekersem… Geçmiyor mu bunlar aklınızdan? Geçmedi mi? Geçiyordur ister istemez…

Dedim ya baştan sona belirsizlik… İçinizden çıkacak canlıyla dokuz ay aynı bedeni, aynı kanı paylaşıyorsunuz; ama nasıl birinin çıkacağını, ileride kime dönüşeceğini bile bilmiyorsunuz. Belirsizlik kötü; belirsizliğe bulanmış endişe daha kötü… En kötüsüyse bazen kendinizi en kötüye hazırladığınızda bile, bazen olanlar karşısında çaresiz kalmanız… Hayatımda var olan en önemli insanlardan birinin de hamile olduğunu öğrenince, sanki ben hamile kalmışım gibi ayaklarım yerden kesilmişti. Aramızda 8 hafta vardı. Şaka gibi… Kırk yıl deseler inanmazdım onunla benim arka arkaya bebekleneceğimizi. Onun 11. haftası biterken, ultrasona ve ikili test için hastaneye gittiler ve bebeği kaybettiklerini öğrendiler. İleri yaşta bir hamilelikti; testlerde hoşa gitmeyecek bir şeyler çıkabilirdi; ama hiç birimiz bu sonuca kendimizi hazırlamamışız meğer. Şimdi rahmin temizlenmesi için ufak bir ameliyat geçirecek. Benim daha önce yaşadıklarım aynen tekrarlanıyor sanki. Neler hissettiğini yüzde yüz hissediyorum. Yine de elimden bir şey gelmiyor.

Oysa aynı günün sabahında karnım içinde biri iki kere “Tık, tık!” yaptı. Yıldıray’ı uyandırıp “Şuna bir baksana,” dedim. O elini koyunca içimde bir fırıldak yalpalamaya başladı. Sanırım takla falan atıyordu! Cumartesi günü radyo dönüşü çok yoruldum ve biraz kestirdim. Hani anne hareketliyken bebek uyur, sonra anne dinlenmeye çekilince bebek uyanıp harekete geçermiş ya… Bizde de o hesap, uyandım ve karnımda kıpırtılar devam etti de etti. Pazar günü “Eee, yeter artık, sizi eğlediğim, bugün dinlenecem!” dedi galiba, yine kozasına çekildi arkadaş. Eğlenceliymiş. Biraz daha kıpırdaklaşınca hayatım pek şenlenecek, anlaşıldı.

Geçtiğimiz hafta beni en rahatsız eden şey ise gece uykumda oluşan sırt ağrısı oldu. Yatak mı çöktü, ezildi acaba dedik. Alt üst ettik, geçmedi. Geceleri uyanıyorum ve sonra kürek kemiklerimin alt taraflarındaki ağrıdan uyumak bilmiyorum. Yan yatıyorum, batıyor. Sırt üstü yatıyorum sızlıyor. Geçenlerde bir arkadaşım, Dr. A. Christine Harris imzalı “Hamilelik Günlüğü” diye bir kitap getirmiş. Orada sırt ağrısına çözüm olarak şöyle bir şey önerilmiş:

“Eğer sol tarafınıza uzanır ve bacaklarınızı birbiri üzerinde değil de arasına bir yastık yerleştirerek yatağa paralel konuma getirirseniz daha rahat uyuyabilirsiniz. Bu destek üstteki bacağınızın şilteye devrilmesini ve sırt ağrılarını kötüleştirmesini engelleyecektir. Ayrıca ağırlığı belinizden almak içinkarnınızın altına da bir yastık yerleştirin”.

Gerçekten de ben hep üstteki bacağımı karnıma çekerek (ve yukarıda dediği gibi şilteye devirerek) uyurum. Sırt ağrısına bu mu neden oluyor acaba? Ama başka türlü uyumayı bilmiyorum ki. Göbeğim altına yastık koyacak kadar büyük değil. Bacaklarımın arasındaki yastıkla bütün gece nasıl baş edeceğim peki? Uykuya dalana kadar Hiçbir problemim yok zaten. Ne oluyorsa uykuda oluyor. Sabaha kadar uyanmasam, ağrıyı da fark etmem; ama bir uyandım mıydı çile başlıyor. Uyku sırasında o yastığı nasıl kontrol ederim? Var mı pratik başka bir önerisi olan? Şimdiden ağrılar başladıysa, bundan sonraki aylarda neler neler olur kim bilir!

20 haftayı tamamladım. Yolun yarısındayım. Şimdiye kadar geçen süre ısınma turuydu. Asıl her şey şimdi başlıyor sanırım. Şu ana kadar her şey kolaydı. Bundan sonrasının da kolay geçmesini diliyorum. Ama ilk yarıdaki gibi olmayacağı da bir gerçek. Ne dersiniz?

Herkese güzel şeylerin yaşanacağı bir hafta dilerim.

15 yorum

  1. Ne güzel anlatmışsınız, ben de 19.haftamdayım. Sürekli bir endişe hali, acaba iyi mi, her şey normal mi, doğru besleniyor muyum diye beynimden yüzlerce soru geçiyor. Her doktora gidişimde ultrasona bakıp acaba kötü bir şey söyler mi diye kalp çarpıntısı. Sanırım ömür boyu da devam edecek bu durum 🙂 Herkese sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarını diliyorum.

  2. Annelik = endişe 🙂 bana göre böyle.. oğlum 10 ayı bitirdi her gün yeni bir hayat gibi ve bazen ufak yada büyük endişe zinciri 🙂
    ama gülüşü nefis, çıkardığı sesler..vs
    yetiyor 🙂

  3. bu endişe durumunun hormonlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. en ufacık şey karalar bağlamamıza sebep olabiliyor. ama ben kendimi ‘bak etrafta bir sürü kadın var sağlıklı bir şekilde bebeklerini kucaklarına almış ben neden olmayayım’ diyerek rahatlamaya çalışıyorum. gece yatma konusunda ise bu sıkıntı giderek artıyor ve ben artık 38. haftadayım ve deliksiz gece uykusu hayal şimdilik. sanırım bizi bebekle geçireceğimiz uykusuz gecelere hazırlıyor bünye. ben de senin kitapta okuduğun gibi bacaklarımın arasında bir yastık, göbeğimin altında bir yastık, başımın altında fazladan bir yastık ile yatıyorum ve bütün gece onlarla savaş halinde geçiyor. özellikle sağdan sola dönerken sorun oluyor. ama bu durum için j şeklinde muza benzeyen yastıklar üretmişler. bacaklarının arasına alıp sarılabildiğin. ben başta gerek olmaz evdeki yastıklarla idare ederim diye düşünmüştüm ama şimdi pişmanım. artık az bi vakit kaldığı için almıyorum. ama olsaydı şimdi 3 fazladan yasıkla uğraşmayacaktım geceleri. belki seni rahat ettirir.

  4. ben de anneliğin sürekli bir endişe hali olduğuna imza atıyorum, işe giderken arkamdan ağlasa dert ediyorum ağlamasa dert ediyorum..cincüce sana tavsiyem bebeğinle bu kadar yakından tadını doyasıya çıkar, ben fırsat buldukça günlük yazardım oğluma hitaben, ve karnımda oynamaya başlardı, telepati kuruyorduk sanırım:) ayrıca doğumdan önce eşinle bebekten sonra zor olacak tüm aktiviteleri yapın derim mesela sinema, tiyatro, başbaşa yemek ( bu da oldukça zorlaşıyor), ve bence ufak bikaç günlük tatil.. ben temmuzun ortasında doğum yaptım o yaz öylece geçti gitti ve keşke baharda şöyle bir kaçsaydık biyerlere dedim.. ama şu da var hiçbir anı birbirine benzememekle birlikte annelik gittikçe tatlanan ballanan bir süreç, oğlum 15 aylık oldu, eline verdiğim bir dilim elmayı getirip bana yedirmeye çalışıyor içim gidiyor her defasında gözlerim doluyor (şimdi bile:) ).. ilk günlerini özlüyorum gelecek günler için de sabırsızlanıp heyecanlanıyorum…

  5. Ben tchibo da satılan hamile yastıgından almıstım. Eskilerin tek yastıkla yattıgı zamanlardaki yastık gibi. Uzun bir yastık. Yan tarafa yatarken ust tarafdaki bacagımı atıyorum ve aynı zamanda sarılabiliyorum. O zaman yastıgı kontrol etmek gibi bir sorun olmuyor. Fiyat olarak da cok uygundu tavsiye ederim.

    • Blogcu Anne de dahil olmak üzere başkaları da tavsiye etti bu yastığı. Ama her sağa sola dönüşte bu kadar koca bir kütleyle uğraşmak gözümde büyüyor. Şimdilik yine yastıksız yatmaya geçtim. Eninde sonunda destek için bir çözüm bulmak zorunda kalacağım ama.

  6. Allah kolaylık versin.Bende 25. haftamdayım kendi blogumda elimden geldiği kadar anlatmaya çalışıyorum.Seninle aynı zamanlarda benmde sırt ve kalça ağrılarım,kramplarım başladı aniden.Yatarkende zorlanıyordum.Biraz daha rahat yatmak istiyorsan yan yatarken 2 bacağın üstüste gelmemesine özen göster çünkü ağırlık artıyor.Şimdi diz hizana bir yastık koy ve tek bacağını onun üzerine koyarak yatarsan çok rahatlayacağından eminm.Bol bolda yön değiştir ..:) Zor ama güzel bir süreçteyz Allah sağlıkla elimize almamızı nasip eder inşallah canm.. merrapunzel.blogspot.com

    • Zaten normalde de yatarken bacaklarımı üst üste getiremezdim; diz kemiklerim batardı. Araya yorganı kıvırıp sıkıştırırdım. Şimdi yine o yöntemi deniyorum. Ama asıl sorun üstteki bacağı öne doğru devirince çıkıyor.
      Neyse ki bende kramp olmadı şimdiye kadar. Her hamilelikte olan bir şey midir kramp?

  7. Anladm canm umarım kendii kendine yatabileceğin en rahat şekli bulrsun ..Kramp olayı çoğu hamilede olurmuş,magnezyum eksikliğide buna sebepmiş.Bende doktorumu değiştireceğim için bu sorunu bi doktora soramadm daha ama netten araştırdığım kadarıyla bol magnezyum içeren besinler yenmesi gerekiyormuş.Bende sabah-akşam muz yedim 🙂 Ve gerçektende büyük etkisi oldu:)

  8. Hamilelik baştan sonra karmaşık duygular fırtınası gibi bir şey; endişe, ne yazık ki yakanızı hiç bırakmıyor; heyecan bebeğin geleceği an yaklaştıkça gitgide artıyor; daha doğmadan ona duyguduğunuz sevgi yüreğinizden taşacak kadar artıyor; içinizde küçücük bir can taşımanın mutluluğu sözlerle anlatılamıyor, hafiften bir korku, belirsizlik… daha neler neler… hepsi doğal bir sürecin cilveleri 🙂 Herkes kimini daha az kimini daha çok ama bence hepsini az çok hissediyor.

    Yolun yarısından sonrası gerçekten farkına varamayacağınız kadar çabuk geçiyor. O yüzden bu günlerin tadını çıkarmaya bak! Şu anda işin kolay. Sen nereye gitsen seninle geliyor, seni çıkmıyor, ağlamıyor, mızıldanmıyor, ne yersen onu yiyor. Eziyetsiz dönem… dünyaya gelince ne yediğini, ne giydiğini, kakasını yapıp yapmadığını, ağlamasının nedenini düşünmekten başka şey düşünemez oluyorsun ama dünyaya gelmiş olması aynı zamanda da ona dokunabilmek demek, kucağında sarabilmek demek, öpmeye kıyamayıp kokusunu içine çekmek demek ki… bu her şeyden de güzel 🙂

    Her dönem, bir öncekinden de güzel olacak 🙂

  9. O endişe işine çözüm yok maalesef, anneliğin özü galiba 🙂
    Sonrası daha zor olacak diye düşünmeyin, böyle olmak zorunda değil 🙂 ben ilk 16 hafta resmen sürünmeme rağmen sonrasında son 2 haftaya kadar çok rahat geçirmiştim. Hatta 40 haftayı güle oynaya geçirenler var. İnşallah kolaylikla geçer, sağlulıkla alirsiniz bebeğinizi kucağınıza 🙂

  10. Merhaba, bende 17 haftamı bitirdim. Henüz kötü şeyler düşünmemeye çalışıyorum . Ama malesef acaba normal doğum yapamazmıyım, gibi sorular kafamı kurcalamıyor değil:) Yine de hep iyi şekilde telkin etmeye çalışıyorum kendimi. İçimdeki tık tıkların da bebeğimden gelmesi ayrıca mutluluk verici bir gelişme.

  11. aynı haftalarda bende gece 3-4 defa uyanır olmuştum,bazen ağrıdan bazende yere düşen yastıkları toplamaktan.Sonra bu hamile yastığı denilen şeyi keşfettim.Gerçekten erken almaklada çok iyi etmişim diyorum.Sonrasında deliksiz uyku uyumaya başladım.Evet dönerken biraz zor oluyor ilk başlarda ama sonra o yastıkla bütünleşiyosun.34 haftamda bile hala arasıra deliksiz uyku çekebiliyorum.belkide ben çok şanslıyım bilmiyorum :))

    gerçektende dediğin gibi her hafta hep farklı bir bekleyiş ve endişe sarıyor insanı,
    sağlıkla bebeğimizi kucağımıza almayı dilemek ve kendi kendine telkinlerde bulunmak bile çok rahatlatıyor…

  1. Geribildirim: Zen