30 Yorum

Annem gibi anne

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Seçil Seçer tarafından kaleme alındı.

***

Annelik zor iş, meşakkatli, karşılıksız ve riskli. Eline tutuşturdukları minicik şeyden insan yaratman gerekiyor. Bunun için insan gibi yaşaman, insan gibi ilişki kurman ve insan gibi değer görmen gerektiğini hiçe sayarak. Ve sen “anne insanı” elinde, aklında, ruhunda kalan tüm iyilikleri koşulsuz sunuyorsun minicik şeye. Sonrasını, belki de hayatında ilk kez, Allah’a emanet ederek hem de…

“Annem gibi anne olmayacağım ben!” Ne kadar tanıdık bir cümle değil mi? Kendimizi bildiğimizden beri, kendimizi bilmenin annemizin üzerine saldığı korkulardan habersiz, gelen kurallara, yasaklara ve bilumum parmak sallamalara inat kurduk bu cümleyi. Sonra ne oldu? Bingo! Anne olduk.

Sizin anneniz de öyle mi, bilmem ama, benim annem sürekli kontrol eder, tehdit eder, kavga eder, darılır; sonra da bir şey yokmuş gibi hayat aksın ister…

Hiç unutmam, ortaokula gidiyordum o sıra, annem bir sabah hiç üşenmeden yatağından kalktı ve iki eliyle yüzümü kavradı. Başparmaklarını yanaklarıma bastırarak hızlıca aşağıya doğru çekti ellerini ve bir laborant edasıyla baş parmaklarını incelemeye başladı. “N’apıyorsun sen ya?” deyince, “fondöten mi sürdün sen yüzüne!” dedi bana. O gençlikle ne ağrıma gitmişti, şimdi olsa sarılır öper “kuşum gencim ben, cildim ışıl ışıl, kıskandın mı yoksa?” derim. Ama o zaman diyemedim, denmiyordu.

Sonra üniversite yılları. Eve dönmemeler, tatillere çıkmalar, arayıp sormamalar (cep telefonu da yok ya da yaygın değil, ne bileyim tarihçi miyim?) ne arasanız bende. İdeal bir “seni doğuracağıma, taş doğursaydım” tiplemesi…

Yıllar birbirini kovaladı. Evlendim, çocuklandım. Daha hamileliğin ilk günlerinde başladı annemle çatışmamız. “Şunu ye, bunu iç” nidaları arasında yogaya giden ben, annemle yine ve yeniden öylesine tezattık ki…

3 Eylül sabahı saat 7.30 gibi aradım annemi, “hazırlan Özgür Güney geliyor, seni alıp hastaneye geçeceğiz” dedim. Başladı ağlamaya, hiç anlamadım. Zaten bildik duygu halleri yoktur normalde bende ama hamileyken reklamlara bile ağlar olmuştum. Buna rağmen mesele annem olunca yine taş kesildim. “Korkmam için mi yapıyorsun anne? Ağlayacaksan gelme sen!” Sustu, beklediğini söyledi. Gittik aldık annemi ve bonus iki kız kardeşimi. Maaile hastaneye doğru yola koyulduk ki ilk bomba

– Nasıl bebeğin hareketleri?
– İyi anne. Neyse ki sabaha karşı 4 gibi kesildi de ben de azıcık uyuyabildim. O saatten beri tık yok maşallah. Girdi demek ki kanala.

Annemin gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi bakıyor olmasını benim özgüvenim ve korkusuzluğum karşısında şaşırmış olmasına bağladım. Oysa ki öyle bir şey yokmuş, bebek doğacak diye kanala girip “tıp” oynamazmış. Google anneliği bu kadar işte. Az önceki fırçadan nasiplenen annem sessizce arka koltukta ağlarken ben anneanne olacağına seviniyor sanıyordum meğer o bebeğin öldüğünü düşünüp ağlıyormuş.

En nihayetinde hastaneye ulaştık ve roman olacak bir doğum serüveni ardından oğlumu kucakladım. Annem dayattı ben direndim; kırmızı bant takmadım. “Gelen gidene elletme bu kadar çocuğu” dedi, ben hastabakıcının kucağına bile verdim. “Al duşunu hastanede, bir aksilik çıkarsa doktorun burada” dedi, eve geçinceye kadar bekledim. Şöyle emzir dedi, böyle emzirdim. Onu yap dedi, bunu yaptım. Velhasıl kelam, 10 gün yanımda kalan anneme mütemadiyen “ben senin gibi anne olmam şekerim” mesajını verebilmek için olağan dışı bir performans sergiledim.

Sonra ne oldu? Annem gitti! Ev, koca, bebek ve ben kalakaldık. Ben oğlumu susturamayınca annem gibi kucaklamaya başladım. Onun nasıl emzirmemi söylediğini hatırlamaya çalıştım. Safsatalara sardım; gece kıyafetlerini yıkamadım. Ve daha niceleri…

Oğlum 43 aylık, yani 3,5 yaşını bitirdi. Ben artık annem gibi bir anneyim. Geceleri sağından soluna dönse kendi odasından duyup, üstü açılmış mı diye kontrol eden; “bir daha o koltuktan zıplarsan büyük kavga çıkacak” diye tehdit eden; inatlaştığında oğluyla ciddi ciddi kavga eden; canımı çok sıktığında küsüp odayı terk eden ve yemek saati geldiğinde sanki bir şey yokmuş gibi hayatı başa sarıp gülebilen bir anne oldum. Bazen öyle cümleler kuruyorum ki, annem mi seslendiriyor beni diye düşünüyorum. Ya da oğlum beni çok kızdırdığında öyle bakıyorum ki gözlerine, tıpkı benim çocukluğumda yaptığım gibi her ne ile uğraşıyorsa bırakıp çekiliveriyor kenara.

Annemin iyi bir anne olmadığını düşünüyorum hala, dolayısıyla ben de iyi bir anne değilim pek çok anlamda. Ama basbayağı onun gibi olup çıktığım için mutluyum yahu. En azından sağlığında itiraf edebildim bunu anneme: “Aynı annem gibi bir anne oldum ben de!”

30 yorum

  1. benim annem süper bir annedir. onun gibi olabilmek için uğraşıyorum. beceririm inşallah

  2. ” Bazen öyle cümleler kuruyorum ki, annem mi seslendiriyor beni diye düşünüyorum.” Çok iyi ya…
    Allah’tan benim annemle böyle problemlerim yok. Annem gibi anne olsam daha ne isterim ki?!
    Sevgiler…

  3. Belki bir gün ben de anneme benzerim. Şimdilik sessiz kalıyorum, çünkü adam akıllı bakıcı bulamadıgımdan annemi ikna ettim, oğluma o bakıyor. Dün akşam ilk kez ısrarlarına dayanamayıp oğlumdan ayrı bir gece geçirdim. Sanki simdi daha cok bilendim.
    Kalemine sağlık. Oğluna ve sana sevgiler.

  4. Sevgi Kahraman

    Anne demek duygusallığın sulu gözlülüğün tavan yapması demek bende ; iş yerimdeyim ve dayanamadım ağladım… Bir çocuk görsem iyi ise mutluluktan kötü bir halde ise üzüntüden gözyaşlarıma hakim olamıyorum ben. İyiki anne olmuşumuz iyiki annelerimiz hayatta bin şükür…

    Sevgiler tüm annelere…

  5. sabah sabah ağladım yaa:) çok guzel olmuş. bende anemle çok çatıştım hala da kavga ederim: ama onun tırnagı olabilsem ne mutlu bana.. Allah başımızdan eksik etmesin hiçbirini… (amin)

  6. Valla beni de ağlattın, ne güzel de kaleme almışsın. Umarım herkes annesinin en çok sevdiği tarafına benzer 🙂

  7. Güzide Bulut

    bu yazıyı bile okurken hatta ofiste olmasına rağmen kendini tutamayıp gözyaşlarını salıveren kişiye anne denir değil mi arkadaşlar 😉

  8. seçilcim,
    kalemine,yüreğine,anneliğine sağlık…sabah sabah aldın götürdün yahu…aslında hepimiz biraz öyle değilmiyiz,annesiyle dibine kadar çatışan,anlaşamayan,uyuşmayan ama bi o kadarda zamanla ona benzeyen,üstelik benzediği içinde kızan…çok güzel anlatmışsın vee üstelikte hani daha yaz diyesi geliyor insanın..yaz sen yaz,mutlak yaz….ben,biz okuruz 🙂

  9. Annem benim gibi bir anne (anneaanne) oldu 🙂
    “yemeyecek” dediklerimi yedirmiyor, “yapma” dediklerimi yapmıyor.
    iyi bir anne olmak için hamileliğimde nasıl kendimi geliştirmeye çalıştığımı ve doğumdan sonra da başarıya ulaştığımı görünce
    “bilirkişi” ben oldum ve ona da saygı duyup, kurallara uymak düştü 🙂

  10. Çok dokunaklı olmuş be yaa:) hani bu yazıyı hamile olanların okuyabileceğini düşünmedinmi Sevgili Seçil? Ama nasıl ağlamıycam şimdi ben…Sevgiler..

  11. çokk güzel bir yazı olmuş Seçil Hanım, Allah Özgür Güney ve annenizle sağlıklı nice yıllar nasip etsin.
    bende annem gibi olabilsem keşke diyenlerdenim.
    ilk dönemler bende annem gibi olmayacağım dedim, 4 ay sonra annem sihirini gösterdi. oğluam benden iyi bakıyor. hatta oğlumun annesi annem ben oğlumun oyun arkadaşıyım diyebilirim.

  12. Harika bir yazi olmus…su an hamileyim, hormonlardan mi yoksa annemi 7 sene once kaybetmis olmamdan mi bilemiyorum, agliyorum…kaleminize saglik, cok guzeldi.

  13. ne güzel…keşke bende doyabilseydim anacığıma,oysa 11 yaında kaybettim onu,ben 11 yaşından beri anneyim aslında,o zaman kardeşlerinin anası,şimdi 2 oğlumun anasıyım…annenizin kıymetini bilin,lakin elinde olmayan daha iyi anlıyor,şimdi olsaydı 2 oğlum bakıcı ellerinde büyümezdi kıyamaz bakardı torunlarına,ne çok şey öğrenirdim ondan,oysa şimdi herşeyim yarım herşeyim eksik…

  14. kaleminize sağlık, bunları sadece ben mi yaşıyorum yalnızlığı içindeyken duygularımı dillendirdiniz teşekkür ederim….

  15. Okurken çok duygulandım. Sanrım ben de annem gibi oldum:)) keşke!!

  16. Benim annem bu yaşında (nerdeyse benim 2 katım) hala daha bana,eşime, oğluma, babama ve babanneme özenle bakan, bir gün bile ooff demeyen, enerjisi ve sabrı hiç bitmeyen bir kadın. Evet, ben de gençliğimde annemi eleştirip başka türlü bir anne olmayı hayal etmişimdir ama şimdi keşke onun onda biri kadar bir anne olabilsem diyorum.Canım annem iyiki varsın,iyiki annemsin…

  17. keşke annem gibi bi anne olabilsem, peygamber sabrı ve sonsuz özveri… bunlar bende yok işte, annem benden çok daha iyi bi anne 🙂

  18. derya özdoğan

    Çok içten anlatmışsınız,teşekkür ederim.
    Ben de annem gibi bi anne olmak istemeyenlerdenim.Anneme de çok kızarım hep,azıcık da olsa bencil olabilseymiş keşke derim.Azıcık başka kadınlar gibi(!) kendini yaşayabilseymiş.
    Ama galiba sonumuz kaçınılmaz.Annemize benziyoruz ne kadar çırpınsak da.Ve her gün daha çok.

  19. 🙁 canım ya. Hep mahsun duruşu geliyor gözümün önüne.

  20. süperrrrrrrrrr resme ağladım çok duygulandım sanki birisi benim duygulaımı kaleme almış

  21. artık ablamla o kadar çok gözgöze geliyoruz ki! çünkü anneme kızdığımız tüm hareketleri kendimiz de yaparken yakalıyoruz birbirimizi….

  22. Benim hayatta en korktugum sey annem gibi olmak; her anlamda! Onun yüzünden psikolojik tedaviye baslayacagim 3 hafta sonra, onun yüzünden bütün hayatımın seyri değişti, onun yüzünden eşimle huzurumuz bozuluyor ve onun yüzünden çok istediğim halde Anne olmaya cesaret edemiyorum. Bütün bunları nasıl aşacağım bilmiyorum. Tek istediğim mutlu ve sağlıklı olmak. Onun için de aynısını diliyorum bütün kalbimle. Keşke ona yardım edebilseydim, ama bu benim değil doktorların işi. Benim içimde ona yapacak birşey kalmadı artık, her ay maaşımın dörtte birini göndermek ve iyiliği için dua etmekten başka…

  23. Cok tesekkutler bu yazi icin. “surekli kontrol eder, tehdit eder, kavga eder, darilir, sonra da birsey yokmus gibi hayat aksin ister” dediginiz zaman annem gozumde canlandi. Anneniz ne derse bilerek aksini yapmaniz da biz de her ziyarette olan bir senaryo. Ben daha cocuk sahibi olmadim ve ben de annem gibi bir anne olmak istemiyorum. Her ne kadar cok sevsem de ve her ne kadar onun benim icin canini vermeye hazir oldugunu bilsemde bazi seyleri affedemiyorum.

  24. iş yerinde gözyaşlarıma hakim olamıyorumm zor durumdayım 😀 zaman dursun ve ben birazcık ağlıyım bir saat sonra annemin yanında olucam … sımsıkı sarılıcammm… harika bi yazı , annem gibi olmam imkansız, heep yanıbaşımda olsun yeterrr..

  25. boğazıma oturdu bir yumru… ben 44 aylıkken ölmüş annem,hatırlamıyorum bile, ama kızım doğduğunda ve sonrasında “annemde beni bu kadar çok seviyordu demek ki” diye düşündüğüm çok oldu, oluyor bir de beni arkasında bırakıp hastaneye giderken (kardeşimi doğuramadan ölmüş sonradan araştırıp öğrendiklerime göre dekolman plesanta gibi görünüyor) ölürken ne hissettiğini düşünüyorum empati yapıyorum içim sökülüyor… çocukken içten içe kızardım sanki beni bırakıp gitmek kendi elindeymiş gibi ama şimdi, anne olunca, anladım…

  26. Çok güzel anlatmışsınız.Annelerimizin kıymetini bilmiyoruz ama ne zaman başımız sıkışsa onları arıyoruz.Anne olmak gerçekten çok zor…

  27. annem gittikten sonra bebeği onun gibi tuttum demişsiniz ya, ağlayasım geldi okurken.. bebeğim 3 aylık. 28 yıldır annemin her söylediğine her yaptığına muhalefet olan ben; 40 gün sonra evimizden ayrıldıktan sonra oğluma sarılıp uzun uzun ağladım. Onun söylediği herşeyi o gittikten sonra harfiyen yaptım. Bakıcı geldi ona da anlattım! :))

  28. Annemde bize;ben okumadim,cahilim ,silzer oyle degilseniz okudunuz,cok iyi anne olucaksiniz derdi,ne dogru soyledin derdin icimden.simdiiiii,anne olunca keske annemin bana yaptigi anneligin yarisini yapabilsem diye ic geciriyorum.Onun kadar sabri,fedakarligi universtlerde ogrenemiyoruz malesef:(

  29. bende yazınızın çok beğendim ama benim anneliğim anneme pek benzemiyor. ben keşke annem kadar sabırlı olabilseydim. bazen kendimi çok tahammülsüz hissediyorum yada anneliğin verdiği bir şey kendini yetersiz hissetmek hep daha fazlasını yapabilmek. çevremdeki ailelere baktığımda çocuklarım başarılı ve örnek çocuk olarak gösteriliyor bunları duyunca seviniyorum bir şeyleri başarmışım diyorum. AMA ÇOĞU ZAMAN KENDİMİ ÇOK YETERSİZ GÖRÜYORUM. EN ÇOOOK ANNEM KADAR SABIRLI OLMAYI DİLERDİM. KEŞKE OLABİLSEM . SANIRIM BEN BABAMA BENZEMİŞİM. ONUN BİZE SABIRSIZ VE ÖFKELİ DAVRANIŞLARINI DÜŞÜNÜNCE ÜZÜLÜYORUM. ÇOCUKLUĞUMDAN KALAN İÇİMDE BÜYÜK BİR YARA. KEŞKE BABAMA DEĞİLDE ANNEME BENZESEYDİM 🙂