33 Yorum

Arkadaşlara açık mektup

Önce babalara açık mektup yazdık. Sonra çocuklara. Ardından büyükanneler geldi. 

Şimdi sıra arkadaşlarda. Bu kez yazan bir Blogcu Anne takipçisi, Hatice Bilen. Teşekkürler.

***

Sevgili Arkadaşlar,

“Siz hep gezin; sinema, tiyatro.. çocuk anneannede büyüyor” gibi cümleler kullanmayınız. 40 yılda bir dışarı çıktığımızda size yakalanmamız sürekli geziyor olduğumuzu göstermez. Bizim de sosyalleşmeye, biraz kafa dağıtmaya ihtiyacımız var.

Ama çocuklu olduğumuzu düşünürsek bu hakkımız oldukça sınırlı tabii. O yüzden çocuklu olmayan çiftler kadar sizinle takılmamızı, her aktiviteye iştirak etmemizi beklemeyiniz.

Misafirliğine geldiğimizde erken kalkışımızı yadırgamayıp çocukla bunu yapabildiğimize şükrediniz. Çocuğu bırakıp gelmemizi istiyorsanız da yukarıdaki cümleyi beynimizden silmeye yardımcı olunuz.

Çocuğun uyku saatlerine verdiğimiz önemi garipseyip ‘bir gece de geç yatıversin ne olacak’ gibi cümleler kurmayınız. Sizlerle sohbet güzel hoş da, gece geç uyuyan çocuğun o gece daha mızmız olacağınız sezebiliyor ve uyku bizim için artık önem sırasında eskisinden daha yukarılarda olduğu için size iyi akşamlar diliyoruz.

Her kesime yaptığımız uyarı sizin için de geçerlidir: Çikolata, gofret gibi annelerin yemeyi sevip çocuklarına yedirmeyi sevmediği yiyecekleri çocuğu mutlu etmek adına ikram etmeyiniz. “Ara sıra yese ne olur sanki” eleştirinizi anlıyoruz ama bu yiyeceklerin tadını bir kere alan uyanık çocuklarımızın oyununa gelmek istemiyoruz.

Çocuklarımıza sizden bahsederken … teyze veya … amca dememize kızmayınız. Aranızda nereden baksanız en az 25-30 yaş var. Abla veya abi demeleri için biraz fazla değil mi? İlla takıntılıysanız da en başında belirtiniz. Belirtilmediyse teyze/amca sıfatını kabul etmiş olduğunuzu sayarız.

Sabah erken saatlerde bizi aramaktan çekinmeyiniz. Saat 7’den, hadi bilemediniz 8’den sonra uyuyor olma ihtimalimizin çok düşük olduğunu üzülerek söylemek durumundayız. Gönül rahatlığıyla arayabilirsiniz. Gece için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çocuk uyuduktan sonra sızmış olma olasılığımız çok yüksektir. Yine de sorun değil; biz uykumuzun bölümesine alışığız. Bunun için hepimiz uzmanlık seviyesinde eğitimler aldık. Siz arkadaşlarımız için de bir defa uyanmışız çok mu!

Sohbet etmek için dışarı çıkmak istediğinizde çocuğumuzu da yanımızda getirmemiz için ısrar etmeyiniz. Sevmek istiyor olabilirsiniz ama bu durumda sohbet etmekten vazgeçmiş olacaksınız. Zira çocuk peşinde koşacağımız dakikalar sizinle muhabbet edeceğimiz sürenin epeyce üzerinde olacaktır.

Çocuklu ailenin en iyi buluşma mekanı evdir. Çocuğun gözden kaybolma ihtimali olmadığından anne baba daha rahat oturacak yapılan buluşmadan daha fazla verim elde edilecektir. Siz de rahatça sevebilirsiniz hem böylece. Sevin sevin, rahat olun, istediğiniz kadar ilgilenin.

Toplanma mekanı bizim evimiz ise evdeki dağınıklığı görmezden geliniz. Sizin gelişinizi önemsemeyip evi düzenlemediğimizi düşünmeyiniz. Düzenli bir evin çocuklu ailede ömrü kısadır. Evi derli toplu tutmanın bir formülünü bulamadık. Sizin bir öneriniz varsa seve seve dinleriz.

Bu arada kız arkadaşlarımız için söylüyorum; sohbet konumuzun ağırlıklı olarak çocuklar olması sizi sıkmıyordur umarım. Çocuğu olmayan için pek sıkıcı konulardır bunlar ama ileriki zamanlarda aynı konuları siz de araştırıyor, konuşuyor olacaksınız muhtemelen. Kulak dolgunluğu ile o zamanlarda belki bu konuşmalar aklınıza gelir. Baktınız çok çekilmez bir hal alıyor, derhal yeni bir konu açın veya futbol, motosiklet, vb sohbetler eden babalara kaydırın kulağı. Hangisi daha sıkıcı siz karar verin.

Çocuksuz arkadaşlarımız; bu günlerin tadını çıkarın. Gezme işini abartın ve bol bol uyuyun. Bunları yeterince yapmış fakat; hala daha zamanı var diyen sevgili arkadaşlarımıza bir an önce çocuk yapın, büyütün ve kurtulun ama aynı zamanda çocuk sahibi olmanın ne kadar şahane bir duygu olduğunu anlayın, bambaşka bir aşkla karşılaşacağınızı bilin diyoruz.

Anne-baba olmak bizi kesmedi, bizler de teyze-amca olmak istiyoruz. Mesajımızı gerekli kişiye iletip gereğini yapınız.

Siz bizim çok sevdiğimiz arkadaşlarımızsınız. Hayatı güzelleştiren, keyifli olmasını sağlayan… Varlığınız için teşekkürler.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

33 yorum

  1. Katılmadığım herhangi bir cümle olmadı :) Yasasın yalnız değiliz!

  2. filiz morkoç

    Kopyalayıp çocuksuz tüm arkadaşlarıma posta ile de göndermek istiyorum…

  3. gerçekten çok iyi olmuş bu yazı ellerine sağlık hatice hanımın hepimizin sözcüsü olmuş.

  4. Biraz önce bir arkadaşımın mutlaka beklerim gel demesinin ardından gitmenin (iki çocuklu biri okullu biri memede)nasıl zor olduğunu düşünürken bu yazı çıktı karşıma Hatice Hanım kaleminize sağlık.Akşam gezmeye gidip çocuğunu geç yatıran ve sabah kaldıramayan uykulu uykulu şiş gözlerle ağlamaklı okula gönderen annenin yaşadığı vicdan azabını bizzat bilirim ”bir gece de geç yatsın” cümlesini” duymak bile istemiyorum….

  5. Harikasın, yazan ellerine sağlık.

  6. özellikle arkadaşlarım bana “dışarda buluşalım değişiklik olur” veya “bize gelsenize” lafına verecek cevap kalmamıştı.
    dışarda arkadaşlarım masada çay içerken ben oğlumun peşinde koşuyorum.
    hele “bize gelsene” de o eve giderken bavul hazırlamak zorunda kalıyorum, ha birde yapma oğlum , dokunma ona demekte ayrı cabası.
    ellerinize sağlık hatice hanım, tek ben yaşıyorum diye baaaya evhamlanmıştım

  7. bayıldım! Her ama her cümlesine katılıyorum:) ve hemen çocuksuz arkadaşımla linki paylaşıp okumasını rica ediyorum.

  8. güya bu sene baştan kural kodum sadece cuma, cumartesi biyerelere gidilecek ya da misafir kabul edilecek diye hiç işe yaramadı. yahu bu çocuk sabah erken kalkıp okula giyor, akşam 8.30 hadi bilemedin 9’da yatıyor. uyuyamadığı zaman mızmızlığı had safhada, üstelik sabah kalkamıyor ve evde 3. dünya savaşı çıkıyor. siz akşam 1-2 sevimli saat geçireceksiniz diye ben sabah çocuğumla aramı bozmak zorunda mıyım?

  9. Bizim insanımızın yanıldığı bir nokta var oda anne oldumu artık hep cocuktur hayat! Anne kendi de bir bireydir, ihtiyacları vardır, kendine zaman ayırmalıdır, sevdigi seyleri yappmalı kimliğini kaybetmemelidir ki psikolojisi tam olsun evlatlarına da yetsin. Hem cocuk hep cocuk insnaın sinirlerinide yıpratır sonra elinizdeki cocugada faydanız olmaz. Birde işin farklı boyutu var hep cocuk diyen annelerden sonra boşanmalar artmadı mı!!! konusacak cok sey var aslında ama anlayana.

    • Söylediklerinize katılıyorum. Hep çocuk hep çocuk fazlasıyla yıpratıcı hem anne hem de baba için. Fakat çocuktan sonra bazı standartların değişmesi gerektiği de bir gerçek. Bu gerçeğe anne-baba uyum sağlamak zorunda kaldığı gibi onların çevresi de bir ölçüde ayak uydurmak zorunda kalıyor.

      • Cocuktan sonra bazı standartların değişeceği hususnda kimsenin şüphesi yoktur sanırım, varsa o kişi çok hayalperesttir

  10. Arkadaşlar beğenmenize çok sevindim. Hepsi birebir yaşadıklarımdan yola çıkarak maddelendi. O nedenle gerçekten yalnız olmadığınızdan emin olabilirsiniz.
    Çok çok sevgiler 😉

    • elinize sağlık hatice hanım ben elifin yazısı sandım, süpersiniz, çocuğum başkasına gittiğimizde resmen huy değiştiriyor içindeki canavar açığa çıkıyor sanki:) her defasında ağlamaklı olup eve dönüyorum buaralar, bi tuhaflık mı var diyordum yokmuş:))

  11. harika olmuş ellerinize sağlık elif:) ben de bikaç cümle eklemek istiyorum ;

    Lüftfen “bu çocuk neden ağlıyor” diye sormayın bunu soranlara blogcuannenin eşekler sorsun diye cevabını vermemek için zor duruyorum, çocuk ağlar çünkü konuşmayı bilmez, kendini ifade etmesinin tek yolu takma atmak olsaydı inanın bunu yapmak zorunda kalacaktı sürekli..
    çocuğumuzla yaşıt çocuğu olan anneler, bizim veletler henüz çok küçük, birbirlerini oyun arkadaşı görebilecek durumda olmadıkları için sizinkinin oyuncağını kasten almıyor, o nedenle çocuğuma hafif sert bişekilde ver onu bakim demeyin, size bişey diyemiyorum çocuğuma da kızamıyorum, sadece biraraya geldiğimiz için kendime kızıyorum bundan sonra görüşmesemmi diyorum haberiniz ola:)

  12. “Çikolata, gofret gibi annelerin yemeyi sevip çocuklarına yedirmeyi sevmediği yiyecekleri çocuğu mutlu etmek adına ikram etmeyiniz. “Ara sıra yese ne olur sanki” eleştirinizi anlıyoruz ama bu yiyeceklerin tadını bir kere alan uyanık çocuklarımızın oyununa gelmek istemiyoruz.” BU TAM BEN

  13. her kelimesine katılıyorummmm :)

  14. Küçük anne

    Ya süper… Bu açık mektupları çok seviyorum…. Yazanın kalemine saglık… Bu duyguyu yaşayan tek ben değilim ya icim rahatlıyor… Anne baba olmak çok güzel fakat birazcık Zahmetli;)

  15. Harikasın Hatice’cim

    Kesinlikle yazdıklarının her cümlesine katılıyorum :)

  16. Her kelimesi bir annenin kaleminden çıktığı belli olan incelikler dolu bir yazı. Gerçekten her cümlesine tek tek katılıyorum. Çok güzel bir paylaşım olmuş.

  17. Merhaba Htice hanım hem güldümşhem onayladım elinize sağlık.

  18. Gercekten de kucuk cocuklu aile ve cocuksuz /ya da cocugu buyumus ailelerin yaman arkadaslik sinamasini yasiyoruz. Bunlarin yaninda bir de her “görusmeyi, bulusmayi, bulusma yerini, saatini vs. vs.” sadece kendi cocugun oncelikleri ve ihtiyaclari dogrultusunda arkadaslik iliskisi surdurtmeyi isteyen sevgili arkadaslarimiz icin de ufak bir not eklesem?

    Haftasonu hadi surda su saatte bulusalim, bir yemek yer, kahve iceriz diye öneren arkadasiniza sevincle evet dersiniz. Onun cocuguna ve onun ihtiyaclari dogrultusunda sectigi yer-saat-gune göre bulusma plani hazirlarsiniz.. –cocugunuzu ya da kendi ailenizi biraz zora sokmus olsaniz da, arkadasiniz ile gorusebilmek icin tamam dersiniz. (Iyi anlayisli arkadassinizdir ama bunun kiymetini kim görur bilinmiyor.) Neden mi, arkadasiniz pat diye baska bir öneri ile gelir. O bana uymuyor da surada su saatte olsun der, son dakkikada. Hep bir acil planlamaya alisik bunyeniz yine arkadaslik ve sosyallesme adina evet der…Hadi bakalim bu sefer de oyle olsun….(Ki kac sefer olacaktir allah bilir…) Birgun dersiniz cocuksuz kiz-kiza bulusalim…Pat yine son dakkada benim “bakici vs.” izinde hep beraber parka, piknige gitsek. Oysa ki siz cocugunuz icin baska bir plan yapip, aylardir yaptirmadiginiz sacinizi, manikuruzu, makyajinizi yapip, topuklu pabuclarla “kiz-kiza bulusma” modundayken. Yeniden ya cocugunuzun obur planini bozup (esinizle takisip), cocukla ya da cocugunuzu birakip fönlu saclarla parka gider. Arkadasinizin cocugunu avutur, onun da sizin iki-satir laf edeceginiz umarsiniz…..Siz kalkip evinizden Uskudardan Bakirkoye gidin, ama arkadasiniz bakirköyden Taksime gelmeyi sorun edip…Sonra da beni evine cagirsana, sizde -play group- yapalim desin. Sonra evinize gelip ya Cocuklar oynarken ben de Kadikoy’deki teyzeme bir ugrayabilir miyim. Simdi karsiya gecince gitmezsem olmaz deyip. Cocuklari size birakip 3 saat sonra elinde alisveris cantalari ile size geri donsun….

    Yine cocugu azicik buyumus, gecmisi unutmus arkadaslarimiz ” aman canim bu restorantta da mama sandalyesi yoksa nolmus ki, sirayla kucagimizda tutariz deyip”, masada size en uzak yere cöreklenip, sekerim cocuk sigaradan rahatiz olmasin diye buraya gectim diye en mantikli bir aciklamada bulunur…Altdegistirmek icin WC de bebek yeri yoksa aman canim birazcik ka-ka dan bir b-k olmaz seklinde yine ahkam keser ki kendi cocugu pisik olmasin diye nerdeyse po-posunu kocasina iyi silmemissin biraz da yala -yut muamelesi ceken bir arkadastir (hatta aile yakinidir) kendisi…

    Ufakliginiz koltuktan dusse, cocuk bu duse kalka buyur diye veciz veciz konusur…Kendi cocugunun parmagi incise, 37.5 atesi olsa, bir hapsirsa, dunyalari yikar.Özel Amerikan hastanesinin 112 ACILin”de sirasini almistir bile. Birisi sizin cocuga vurup, aglatsa adi” mizmiz anneci, muhallebi cocugu olurken” kendi cocuguna bir karinca dokunsa teskere cikartip, dunyalari dar eder tum mahalleye (site sakinlerine). Cunku bu anne guvenli olsun diye Sitede oturur. Ama siz Araba koltugu olmadan arabaya binemem de arabamda koltuksuz baska cocuguda goturemem deyince adiniz “guvenlik delisi, paranoyak olur”,,,,

    Bu annelerin cocuklari hep 9 aylikken konusmustur, yurumustur, hic emme, yeme, uyku, pisik, kolik sorunlari olmamistir. Bizim cocuklarin yasadigi tum sorunlarin da zaten ana kaynagi adi ustunde “ANNEdir”…Caktirmadan, yavas yavas sizi incitir. Siz sosyelleseyim, zaten tum ay boyunca ev-is-bebek- ucgenindeyim bari arkadaslarimla bulusup, iki laf edeyim, cocugumda benim de vakit gecirdigim arkadaslarimin cocuklari (buyuk -kucuk) ile oynasin isteginde olsaniz da karsinizda ki arkadas maalesef sizin enerjinizi almaktan, guveninizi zedelemekten oteye gitmez…hep onun dogrulari, hep onun öncelikleri, ihtiyaclari vardir…ve onlar karsilanmak zorundadir…


    Hatice hanim gibi maalesef benim de bu yazdiklarim gercek olaylara dayanmaktadir (SEMT isimleri haric). Simdi mi artik sosyallesmiyorum….Blogcuanne okurlari varya sizlerle konusuyorum….

    • sinem şamlı

      Yasemin hanım size katılıyorum.Benim hayatımda da vardı böyle tipler.Def ettim hepsini.Aramıyorum sormuyorum hiç birini.Allah’a havale ettim ben onları.Elbet ilahi adalet onları bulacak ve bana yaşattıkları sıkıntıları kat kat fazla görecekler.Her çocuk kendi annesinin kuzusu.Bir kere çocukları hedef alan onlar üzerinden anneleri üzmek adına söylenmiş sözleri düşüncesizce ve acımasızca yapılan eleştirileri ben karaktersizlik olarak nitelendiriyorum.Biz çocuklu anneler sosyalleşeceğiz diye sinirlerimizi bozuyoruz.Kimseden anlayış özveri göremiyoruz.Bu böyle olunca ben de fazlalıkları attım şimdi kimse beni arayıp bana sitem edemiyor önce kendimle mutlu olmayı öğrendim gerisi hikaye dedim.Evladınızla mutlu günler…

      • BOYLE bir konuda Tek Olmamak guzel mi degil mi bilemedim, ne diyecegim. Ama en azindan sosyapat olmayim diye o kadar cok hem kendimden hem de ailem adina o kadar cok anlaysli olup, fedakarlik yaptim ki, galiba artik bu tip “ANNE Arkadasliklarina” bir veda etmek gerekiyor. Ama iste arkadas atsan atilmaz satsan satilmaz. Hep bir sekilde bir grup icinde denk geliyoruz. Birgun birimiz birgun digerimiz tolere ede ede grup icinde gerginlik -bölunmusluk olmasin. Huzursuzluk cikarip dislanmayalim diye de mi katlaniyoruz ne bilemiyorum. (Bunlar benim icin biraz daha zor, yurt disinda ufak-bir gurbetci grubunda mahalle baskisi, dislanma, ötelenme cok cok daha kolay oluyor ve maalesef yalnizlik ta kolay lokma degil…)

  19. Haticecim ellerine sağlık! Keyifle okudum tüm çocuklu anneler gibi :)

  20. Aman Allahım ne kadar doğru tespitler… arkadaşlara da mektup gerekiyormuş gerçekten…

  21. Harika bir gözlemleme ve cevap olmuş..kesinlikle katılıyorum :)

  22. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
    Beğenileriniz beni çok mutlu etti 😉
    Mesajlarımız doğru yere gitmiştir umarım :)

  23. Özlem Kalır

    anneler için aklın yolu bir…:)

  24. merhaba
    Evet, her kelimesi doğru. Çocuk yapana kadar gezmek, tozmak, arkadaşlarla sohbet etmeyi abartsanız yanlış yapmamış olursunuz gerçekten. Ve eşinize bol bol zaman ayırmayı da. Çocuktan önce ve çocuktan sonra denen bir gerçek var hepimizin hayatında. Ve sonuç : Ne onlarla ne onlarsız :)

    Sevgiler

  25. katılıyorum bende hemde her kelimesine :)

  26. ben yalnızdım ama bu mektup sayesinde 10 ton yük kalktı üstümden