19 Yorum

4+4+4 unutulup gitmeden

Kavga dövüş, isyan yürüyüş derken Ekim ayı bitmek üzere. Okullar açılalı neredeyse bir buçuk ay olacak. 4+4+4 meselesi sıcaklığını yitirmeye, basında ilgi görmemeye başladı bile. Ancak her şey, hatta hiçbir şey güllük gülistanlık değil.

Geçenlerde “Başbakan Erdoğan’dan önemli açıklamalar” yer aldı basında. Erdoğan, açıklamasında

  • “Eğitimde bu yıl seçmeli ders uygulamasının başladığını ve [4+4+4’e karşı olan kesimin] bundan habersiz olduğunu”
  • “Başta Kur’an-ı Kerim ve Peygamber’in Hayatı olmak üzere veliler ve öğrencilerin bir dizi seçenek arasından” seçebileceklerini”
  • “İlkokula başlama yaşının 66 aya çekilmesinin ‘onları’ rahatsız ettiğini, gösteriler yaptıklarını ve hiçbir şey olmadığını; ‘bundan önce rapor alanların oranı  yüzde 3’tü, şimdi yüzde 4 oldu’ğunu, ‘yanlış yoldasın, kendine çekidüzen ver’mek gerektiğini”
  • 13 yaşında padişah olan Fatih Sultan Mehmet’in karanlık bir çağı kapattığını”
söylüyordu.

69 aylık (şimdi 71) çocuğunu ilkokula başlatan bir anne olarak naçizane birkaç yanıtım olacak buna…

Eğitimde seçmeli ders uygulaması bu sene başlatılan bir şey değil, benim ortaokula başladığım 1988 senesinde bile seçmeli ders vardı. Hatta ben ev ekonomisi seçmek istemiştim de annemler zorla bilgisayar seçtirmişlerdi. Arkadaşlarım örgü örerken ben 1 0 0 0 1 1 0 1 şeklinde “ikili kod” bilgisayar dili öğrenmeye çalışıyordum, nefret etmiştim bilgisayardan.

Kur’an-ı Kerim ve Peygamber’in hayatının seçmeli olmasına kimsenin itirazı olmaz-DI, eğer bütün bu 4+4+4 onun (ve imam hatip ortaokullarının açılmasının) etrafında kurgulanmış gibi olmasaydı. 

Rapor seçeneğine (!) rağmen velilerin çoğunun çocuklarını göndermesi, üzgünüm ama anne-babaların bu uygulamayı onayladığı anlamına gelmiyor. İnanmıyorsanız gelin bizim okuldaki annelerle konuşun. 28 kişilik sınıfın yaklaşık yarısı daha önce okulöncesi eğitim almamış. Hiçbiri de birinci sınıfa gönül rahatlığıyla vermiş değil. Ya rapor alamamış, ya almak istemiş ama sicilinde kalacağından korkmuş. Yanlış yoldaysak kendi tercihimizle değil, yanlış yola girmeye zorunlu bırakıldığımızdan öyleyiz.

Ve son olarak, millet vekili olabilme yaşının 18’e çekilmek istendiği şu günlerde, 13 yaşında padişah olup yeni bir çağ başlatan çocuk örneğine de şaşırmamak lazım herhalde…

Bütün bunlar işin siyasi kısmı. Ne de olsa eğitim siyasilerin en sevdikleri oyuncaklardan biri. Gelelim işin gerçeklik boyutuna:

  • Dini içerikli derslerin başını çektiği seçmeli ders uygulaması sayesinde bugün sınıflar laik sınıf-dindar sınıf olarak etiketlenmeye başladı
  • Okula yeni başlayan öğrencilerin sayısının artması, bazı okulların imam hatipe dönüştürülmesi gibi son dakika golleri yüzünden okullarda kütüphane, laboratuvar, müzik odaları sınıfa dönüştürüldü
  • İmkansızlık, okulları kazan dairelerini bile sınıfa dönüştürmeye zorladı. Neyse ki MEB buraları teftiş (!) etti de, bu uygulamadan vazgeçildi!
  • Okullar başladı, öğretmenler belli oldu, sınıflar ayarlandı. İki hafta sonra MEB’den okullara “66 aylıklar için ayrı sınıf yapın” diye yazı geldi. Kimi okul müdürü bunu dikkate aldı, kimi almadı. Alsa da almasa da olan o çocuklara oldu. 
  • Deniz’in gittiği okulda, her sene normalde 3 tane birinci sınıf şubesi açılırken bu sene 6 tane açıldı. Sınıf mevcutları 18 civarındayken 28’e çıktı. 
  • Müfredat değiştirildi, çocuklar “ilk dönem sadece kesme-boyama-yapıştırma yapacak” denildi. Hakikaten de öyle oldu, MEB bunun için iki tane kitap bastırdı, ancak -özellikle de anasınıfı eğitimi almış olan- çocuklara kesme-boyama-yapıştırma yapmaktan gına geldi. Çocuklar sıkıldı, öğretmenler ne yapacaklarını şaşırdı.
  • Birinci sınıf öğretmenlerine “okuma yazmaya Nisan’a kadar geçilmeyecek” dendi. Ancak birinci sınıf öğretmenleri okul öncesi öğretmeni olmadıklarından çocuklara ancak bir yere kadar oyun oynatıp bir yere kadar şarkı söyletebildi.
  • Kimsenin dikkatini çekmeyen bir gelişme: İlkokul birinci sınıfta yapılan aşılar, 60-66 aylık çocuklara da uygulandığından, bu yaş çocukları bir sene erken aşılanmış oldu. Kimse de kalkıp “Bir dakika yahu… Bu çocuklar normalde bu aşıyı bir sene sonra olacaklardı” demedi. (Ben kendi adıma dedim — Deniz’in okulunda bugün aşı var. Deniz olmuyor, daha sonra doktoruna yaptıracağım)

Bunlar, 4+4+4’ün ilk yansımaları. Zaman ne gösterecek bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var: Şu sıralar bu konuda velilerden ses çıkmıyor olması yetkililerin düşündürtmeye çalıştığı gibi her şeyin yolunda olduğundan değil, “bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete; şu an savaşma değil yaraları sarma zamanı” diye düşünüp çocuklarımızla ilgilenmeye çalıştığımızdan.

Saygılar.

19 yorum

  1. Doğru söze ne denir? Çok güzel anlatmışsınız bizim söyleyemediklerimizi… Ellerinize sağlık…

  2. elif hanım duygularımıza tercuman oluyorsunuz….bende 1.sınıf annesiyim aynı şeyleri yaşıyorum.ve sizi çok severek okuyorum

  3. 11.03.2008 doğumlu olan dünyalar güzeli kızımı 2011 nisan ayında kreşe başlattık ve tam herşey yoluna girdi kreşe alıştı öğretmenimiz iyi o sınıfına adapte oldu derken bu 4+4+4+ saçmalığı ve yaşananlar yapılan açıklamalar neticesinde 2013 eylülünde 66 aylık olacak diye bir panikle mahallemizin anaokununa kaydını yaptırdık ki seneye kendinden büyük olan çocukların arasında olsun ki ne yapacak görelim diye .2007 nisan ve 2008 mart doğumlu çocukların arasında olacağı şehrimizin ve mahallemizin en iyi anaokuluna yazdırdık.şartlar süper yemekler süper okul imkanlar herşey süper evet mutluyduk doğru şeçim yapmıştık zaten akademik olarak yeterli bir çocuk olan zeynep 17 eylülde o meşhur anaokuluna başladı.başladı ve yavaş yavaş o akıllı uslu akademik olarak yeterli uyumlu kız gitti ve hırçın -sürekli ağlayan -tırnaklarını yiyen-hatta gece altına işeyen bir çocuğa dönüştü.tabi canımız ciğerimiz güzel kızımızın bu hale gelmesine dayanamayan ben anne önce öğretmene-sonra okul rehber öğretmenine sonra müdüre hanıma kadar çalmadığı kapı bırakmadım.kitaplar okudum çare aradım tabi bu arada zeynep dozunu dahada arttırarak sorunları çoğalttı yapılan incelemeler konuşmalar çabalar sonucu özellikle bunu belirtmek istiyorum yanlış anlaşılmasın bu sene bile ilk okula gitse çok başarılı olabilecek düzeydeki akıllı bıcığın psikolojik olarak kendinden 11 ay büyük çocuklar arasında olmaması gerektiğine karar verildi.ve eski kreşine dönmesi kararı oy birliği ile karar verildi.verildi ama seneye ne olacak kocaman bir fısıltı dolaşıyor “bu sene deneme olduğu için çocuklara rapor verildi bir dahaki yıla yani 2013 eylülünde olacaklar için böle bir şans tanınmıyacak” hadi burdan buyrun e busene rapor alan yani seneye 80 küsür aylık olacak olanlarda olacak sınıfta yani 11 ay büyük çocuklarla bu kadar zarar gören kızım seneye 17-16 ay büyük olan çocukların arasında ne yapacak.saçmaladılar ve ben çocuğuma bunu yapılmasına nasıl müsade edeceğim yeter artık bitsin bu kabus dönülsün eskiye ve 1.5 aydır 5.5 yaşındaki çocuklarımızı ve velileri üzdük eşşeklik ettik özür dileriz desinler ve o minnakları anasınıfına yaşıtları arasına geri alsınlar.zaten görüyoruz takip ediyoruz öğretmenler 1 ayda sıkıldı ve o minnaklara el yazısı ile harf öğretmeye başladılar bile neymiş efendim 28 kişilik sınıfta 20 tane yaşı gelmiş anasınıfı eğitimi almış hazır çocuk varmış.e sınıfın 1/4 oranında olan 8 çocuk olsun onlarda yetişirmiş bu eğitim sistemiyle 8 tane çocuk harcanacak gidecek bu yıl 2 milyona yakın çocuk okula başladı ve bu çocukların 1/4 harcanacak anlamına gelir ve bu oran çok korkunç yazık yazık artık yeter bitsin bu saçmalık

  4. Alıştırma haftasında 4+4+4 sistemi konusunda sohbet ederken “imkansızlıktan ötürü özel okula yollanamayan ve bu sistemde eriyip gidecek çocuklar adına üzülüyorum ” demiştim bir veliye.
    ” Üzüldüğün çocukların çoğunun anne babaları (istisnalar hariç) bu sistemi getirenlere oy verenler zaten ” demişti bana. Verecek cevap bulamadan kalmıştım.

    • evet işte ebru hanım bunu bir türlü kabul edemiyorum zaten ya kendi çocuklarına imammı ne yapacaklarsa yapsınlar ama ben ve beim gibi düşünen annelerin evlatlarına dokunmasınlar

  5. elif hanım, ben de tespitlerinize tamamen katılıyorum. 4 yaşında bir oğlum var ve bu yıl anaokuluna başladı, şükürler olsun ki ne bu yıl ne de önümüzdeki yıl 66 ay sıkıntısına yakalanmıyoruz. ancak bu bela ile karşı karşıya bırakılan çocuklar, ebeveynler ve eğitimciler için elbette çok üzülüyorum. uzmanların okul öncesi eğitimin önemi ve gerekliliğine işaret etmesine, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesini desteklemesine ve hatta bizzat “devlet” in iki yıl okul öncesi eğitim projesinin pilot bölgelerde denemesinin akabinde bir yıl da olsa okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmek yerine acele ile 12 (4+4+4) yıl zorunlu sisteme geçilmesine anlam veremiyorum! zira çok fazla tepkiye rağmen meb’in zorlukla yaş kriterini 60 yerine 66 aya çıkarmak gibi küçük bir adım atması bana bu operasyonun amacının farklı olduğunu -meb’in web sitesinde yayımladığı “12 yıl zorunlu eğitim sorular-cevaplar” dökümanındaki 66 ay kriteri ile ilgili “sehven” yapılan doğum tarihi hatasını düzelttiren vatandaş olarak- düşündürüyor… benim tahminim ise; “imam hatip” denen okulların canlandırılması ve yaygınlaştırılması ekseninde, “dindar bir nesil” yaratmak amacıyla “seçmeli” din derslerinin artırılması uygulamaları eşliğinde gerçekleşen asimilasyon politikasının ince matematiksel hesabının bir gereğidir! her vatandaşın çocuğunun eğitimi/geleceği ile ilgili konularda sonuna kadar mücadele etmesi gerektiğini düşünüyorum, ben öyle yapıyorum, her zaman da gereğini yapacağım. saygılar.

  6. Verin oylarınızı gene akp`ye nasıl olsa onların cocukları özel kolejlerde okuyor.

  7. tebrikler, unutturmayalım elif hanım, her şey güllük gülistanlık değil…

  8. Elifciğim,fotoğraflara bakarken dikkatimi çekti.Deniz e harfini yaparken kalemi yanlış tutuyor.Kalemi her zaman öyle mi kullanıyor?

    • Evet, Gülay haklısın, o konuda uğraşıyoruz.

      • Sınıf öğretmeniyim.Kızımda da aynı problem vardı.Pastel boya gibi kalın kalemler kullanmaktan diye düşünüyorum.Kullandığı kurşun kalemin üzerine cd kalemi ile baş ve işaret parmağını koyması gereken yere siyah iki yuvarlak koydum.Sadece iki parmağınla ok atar gibi tut diyerek ve mümkünse bir süre kalem kullanırken yanında bulunarak çözdük.

  9. Bencede unutulmamalı… olan çocuklarımıza oluyor malesef ……

  10. Yaptığınız tespitler inanın çok doğru sınıflarda o kadar eksikler varki …Bir yazınızda demiştiniz biz veliler devlat okullarını el birliğiyle iyileştirebiliriz.Ama dün 2 gün önce toplantı vardı sınıf eksikleri için para toplanması gerekti.Malesef velilerin bir çoğu bizim işimiz değil devlet yapmak zorunda diye oralı bile olmadılar diğer veliler ise yapabildiğimiz kadar yaptık.Yani o sınıflarda kendi çocuklarımız okuyor yılda bir kere bir kaç kuruş verilse ne olur.Bence elimizden geleni yapmalıyız.

  11. bebeğim bebek kalsa büyümese 🙁 ülkem beni korkutuyor üzüyor yoruyor.. güven vermiyor..
    sizlerden takip eidyorum ve de çevremden bunları diyorum nasıl başa çıkacağım ilerde… sanırım fazla endişeliyim…..

  12. Aşı olayına takıldım. Bizim sınıfta bu aşı konusu hiç açılmadı. Ne aşısı bu acaba ? Aydınlatırsanız sevinirim.

  13. bolgeelr arasinda ne kadar fark var. benim kizimin kaydinin ciktigi okulda 5.5 yaslarin hemen hemen tamami rapor almis, gitmiyor. o yuzden 1.sinif mevcudunda bir degisiklik yok. ben bizim okula bakarak Turkiye genelinde de benzer bir durum oldugunu dusunup sevinmistim. demek ki yanilmisim.

  14. Aklı mantığı olan eğitimci rehber öğretmen vb kim varsa bu siteyi okumalı. En başta da eğitim ile ilgili tüm bakan ve siyasetçiler. Burada herşey yaşanmış/ yaşanıyor ve sonuçlar ortada. Bazı sonuçlar şöyle: Çevremdeki insanlar yurtdışına gidip orada doğurmaya çalışıyor. Durumu olmayanlar değil “3 çocuk”, 1’e bile yanaşmaya cesaret edemiyor.

  15. malesef yazdıkların doğru medya neyin gösterilmesini istiyorsa onu gösteriyor. İnsanları etkilemek çok kolay herşey çok kolay unutuluyor. Benim henüz çocugum yok ama bu uygulamaya bende çok içerlerdim. Çocuklar siyasete alet edilmemelilerdi. İmam hatiplar için malesef herkesin düzenini bozdular. Napıcaksınız bu zihniyetlere oy veren yakınlarınıza karşı savunma yapıcaksınız ben hep merak ediyorum bu %50 kim acaba…

  16. çocugum çocuk kalsa diyo insan, umarım yalnıştan dönülür umudu taşımak istiyorum.