8 Yorum

Bu bayram ne yapsak da yardım etsek?

Bu bayramda yardımlarınızı nereye yönlendireceğinizi düşünüyorsanız, benden size birkaç öneri, naçizane:

(1) Öğretmen Akademisi Vakfı – Malum, içinde bulunduğumuz durum (ilkokullu olmak) sebebiyle algıda seçicilik yaşadığımız şu günlerde tanıştım ÖRAV’la. Okulların açılmasından bir hafta önce, yani 4+4+4 tartışmalarının en çok kızıştığı günlerdi. Her gün birbiri ardına televizyonda yer alan tartışma programlarından biri de NTV’de Oğuz Haksever’in sunduğu programdı; Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül katılmıştı, onu izliyordum. Program reklama girince şu video başladı:

Örav Biz bunu yaparizizlesene.com

Videodan çok etkilendim. Hemen girip “neymiş bu ÖRAV” diye baktım.

Merkezi İstanbul”da olan vakfın ana hedefi, bireysel ve toplumsal sorumluluklarının bilincinde; araştıran, sorgulayan ve analitik düşünebilen, özgüven sahibi; kişisel gelişimin sürekliliğini önemseyen; evrensel değerleri benimsemiş ve ülkenin kültür mirasına sahip çıkabilecek genç nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunacak öğretmenlerin gereksinimlerine cevap verebilmek. Öğretmenlerin ve toplumda eğitim sorumluluğunu üstlenmiş kişilerin mesleki ve kişisel gelişimine katkıda bulunmak amacıyla, uluslararası ve ulusal işbirliklerini destekleyen vakıf, teknoloji ve internetin olanaklarından maksimum yararlanarak, ulaştığı kitlelerin sayısını artırmayı planlıyor. Araştırmalar yapmayı, öğretmenleri bilimsel araştırmalara teşvik edici programlar düzenlemeyi hedefliyor.

ÖRAV, Garanti Bankası’nın öncülüğünde “Öğretmenlere yönelik sürdürülebilir iyileştirmeler yapmak ve projeler hayata geçirmek amacıyla” 2008 yılında kurulan bir vakıf. “Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimi alanında Türkiye’nin en etkin ve üretken sivil toplum kuruluşu olmak” vizyonuyla yola çıkan ÖRAV, bünyesindeki 11 uzman eğitimci, 200 kısmi zamanlı eğitimci ve vakıf merkezindeki 23 çalışanı sayesinde “Bilgiyi değil öğrenmeyi öğreten” öğretmenler yetiştirilmesine katkıda bulunuyor. Öğretmenin Sınırı Yok projesi kapsamında 5 yıl içinde 100 bin öğretmene ulaşmayı hedefleyen ÖRAV, Haziran 2012 itibarıyla 78 ilde, 2300 okulda, 67,018 öğretmene ulaşmış.

Son bir yıla kadar bağış kabul etmeyen ÖRAV öğretmenlerin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmek için yakın zamanda bağış da almaya başlamış. Henüz online bağış almıyorlar, ancak banka bilgilerine web sitesinden ulaşabilirsiniz.

-0-

(2) Kanserli Çocuklara Umut Vakfı – KAÇUV’la geçen sene Nehir için düzenlenen yürüyüşte tanışmıştım. 2000 yılında, “Nerede yaşam varsa, orada umut vardır” felsefesi ile yola çıkan KAÇUV, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Servisi’nde çocukları tedavi görmekte olan aileler ile hekimlerinin bir araya gelmeleriyle kurulmuş. Vakfın temel amacı, maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğini sağlamak. Ayrıca kanser ile mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik destek ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının yaratılmasına da öncelik veriyorlar.

KAÇUV, “Aile Evi” ile bir sosyal sorumluluk projesine imza atmış. “Aile Evi” yeterli maddi koşullara sahip olmayan kanserli çocuk ve ailelerine tedavi sırasında konaklama, mutfak ve banyo hizmeti sağlıyor. Böylelikle kanser tedavisi gören çocuklar hastanede tedavi alırken baba veya annenin hastane bahçesinde, bekleme bankosunda, kalorifer peteği yanında geceyi geçirmesine artık son vermek amaçlanıyor. Sıcak bir çorba, yalnızca bir duş ve -kısa bir süre için de olsa- uykuyu lüks olmaktan çıkararak misafirhane hizmeti sağlıyor. KAÇUV’un Aile Evi projesine destek olmak için tıklayın.

-0-

(3) Sarp’a Dair – Sarp’ın adı, çoğumuzun bugüne kadar duymadığı Canavan hastalığıyla özdeşleşti. Onu basından, Facebook sayfasından ve en çok da ailesinin hazırladığı web sitesinden tanıyor olabilirsiniz. Canavan oldukça zor ve yıpratıcı bir hastalık. Ve ne yazık ki mücadele yöntemi de oldukça pahalı. Sarp ve onun gibi çocukların ihtiyacı olan tıbbi malzemelerin çoğu SGK tarafından desteklenmiyor. Ömür boyu kullanılması gereken bu malzemeler bu hastalıkla uğraşan aileleri çok zor durumda bırakıyor.

Sarp’ın ailesi, Sarp’ın durumundaki diğer Canavan’lı çocuklara da el uzatmak için bir dernek kurma aşamasında. Böylelikle sadece Sarp’ın değil , diğer genetik hastalıklı ve engelli çocuklarımızın da arkalarında sıcak bir el hissedeceklerini düşünüyorlar. Yakın zamanda dernek hayata geçtiği zaman bağışlarla desteklemek de mümkün olacak. Ancak şu aşamada yapılabilecek şey Sarp’ın ihtiyaç listesini mümkün olduğunca yaymak; böylelikle belki medikal firmaların bu konuda bir fon oluşturmasını ya da sponsor olmalarını sağlayarak dernekleşme sürecinde de önemli bir adım atmak. Konuyla ilgili tüm gelişmeleri Facebook sayfasından da takip edebilirsiniz.

-0-

(4) LÖSEV – Lösemili Çocuklar Vakfı, bu bayramda da, her bayram olduğu gibi kurban bağışlarını lösemili çocuklara umut vermek için kullanıyor. Kurban Bayramında yapılacak bağışlarla 12 ay boyunca taze et ve et ürünlerini dağıtım çalışmalarını, ücretsiz tedavi hizmetlerini, sağlık eğitim burslarını, giysi gıda yardımlarını, ilaç kömür ve yol parası desteklerini aralıksız sürdürmeye devam eden LÖSEV, daha büyük bir hastane ve okul yapmayı da hedefliyor.

 

LÖSEV, hayırseverlerin bağışlarını çeşitli şekillerde kabul ediyor. Daha fazla bilgi için tıklayın.

Sağlıklı, mutlu, huzurlu, dayanışma içinde geçireceğimiz bir bayram olması dileğiyle…

 

8 yorum

  1. Çok faydalı bir paylaşım olmuş Elif, çok sağol..

  2. çok güzel bir yazı olmuş Elif ben ÖRAV’dan habersizdim mesela,çok teşekkürederim…

  3. Bu yazının daha çok okunması yorum alması gerekirdi. Çok önemli.Darülaceze’ye kurban bağışı yapılır mesela ya da zaten bağış geliri çok yüksek olan yardım kurumlarına. Oysa Darülacazedekiler zaten yaş itibarıyla çok et yiyemez. Bence çok anlamlı değil. Kaçuv gibi hasta çocuk ve ailelerine hayati destek olan kurumlar unutulmamalı. Sadece kurbanda değil her zaman! 5 TL’lik telefonla yardım kampanyaları var mesela. Onu duyurmalı bağışları arttırmalı.

  4. Hiç birşey yapamazsak bir çocuk giydirelim. İlla marka olmak zorunda da değil. “marka” bilmeyen çocuklar var…

  5. Çok iyi bir yazı.

    Daha var: Unicef – Hayat Veren Hediyeler.

    https://www.hayatverenhediyeler.org/site/index.php

  6. Ben de burada okuyup Lösev’i aradım 2. el eşyalar için oğlanın pek çok şeyi var küçülen ve temiz kullanılmış oyuncakları falan , aradım iç çamaşırı havlu ve nevresim takımı hariç temiz kullanılmış her şeyi alıyorlar , önemli olan kendiniz kullanmayacağınız hiç bir şeyi bağışlamayın ( eski ve yıpranmışlık bakımından ) Bayramın 1. ve 2. günü Ankara daki şubesi açık ,eğer vakit ayıramıyorsanız ve bayramı bahane ederseniz haberiniz olsun diye yazdım benim için iyi bir fırsat olacak .

  7. Sevgili Elif,
    Yine cok guzel bir yerinden yakalamissin mevzuyu, tesekkurler.

  8. Sadece bayramlarda değil Blogcu annem, her zaman destek olmamız gereken kurumları çok çok güzel toparlamışsın.