Onun midesi, onun kararı

Bir anne yazmış. Demiş ki:

2,5 yaşındaki oğlum tam bir iştahsızlık abidesi. abartmıyorum inanın, ciddi ciddi korkar oldum son zamanlarda. öyle yetersiz besleniyormuş gibi geliyor ki, korkuyorum ya hastalanırsa, ya kötü bir şey olursa diye.
doğduğundan beri beslenmeyle ilgili sıkıntılarımız hep oldu. memeyi alması bile öyle zordu ki… 4 ay zar zor benim çabamla anne sütü aldı. sonrasında bebek sütü, devam mamaları… ek gıdaya geçiş dönemimiz pek çok bebeğe oranla kolaydı sanki. seviniyordum bundan sonrası düzelecek diye… ama sonra hep daha kötüye gitti. geçen yaz karnıbaharı, pırasayı, ıspanağı bile (!) yiyen çocuk, birkaç aydır hiçbirini ağzına koymuyor. önceleri makarna, köfte, pilav (bulgur- pirinç) dışında bir şey yemiyordu. fazla takmamaya çalışıyordum. en azından yoğurdunu yiyor diye kendimi teselli ediyorum. sonra köfteyi, hatta makarnayı bile reddeder oldu. sabahları yediği iki yumurta dışında gün içinde saçmasapan beslenir oldu artık. bazen öğlen yiyor, akşam yemiyor. bazen iki öğünü de boş geçiyor. üzücü olan kısım yoğurdu da bıraktı. kısa süreliğine süte geçmişti, nasıl sevinmiştim, ondan da caydı. severek isteyerek yediği tek şey sabahları yumurta ve sonrasında evde yaptığım yaş pasta. artık salmış durumdayım… saldım çayıra mevlam kayıra hesabı… ama bu rahatlıktan da hoşnut değilim. çok düzensiz beslendiğinin farkındayım ama inanın elimden bir şey gelmiyor. önceleri baskı kurardım, yemek saatlerimiz kabus olurdu ama uzun zamandır onu da yapmıyorum. kendimi de oğlumu da üzmüyorum bu konuda. ama çok endişeliyim. pek çok iştah açıcı şurup, balık yağı vs. de kullandım. acaba yine mi onlara yönelsem? ne yapsam?lütfen bana bir şeyler söyleyin. “mucizevi bi şurup var, çocuğun iştahı deli gibi açılıyor” deyin. “şöyle yap o zaman nasıl da yer” deyin. bir yol gösterin. rahatlatın beni.

Bu sorunun yanıtı, bu haftanın hediye kitabı Çocuğum Yemek Yemiyor’da şöyle verilmiş:

“İştahsızlık”, bir çocuğun yedikleri ile ailesinin ondan yemesini bekledikleri arasındaki denge sorunudur; çocuğun iştahı arttığında ya da çevresindekilerin beklentileri azaldığında sorun da ortadan kalkar. Çocuğun daha fazla yemesini sağlamak genellikle imkansızdır. (İyi ki böyledir, yoksa durum tehlikeli olurdu.)

Biz anneler bunu hep yapıyoruz. Çocuğumuzun yeterince yemediğinden hep şikayetleniyoruz. Bu yaşıma geldim, hala annem -ki kilo aldığım zamanlarda en çok söylenen de odur- yediğimden fazlasını yedirmeye çalışır bana. Tencerede bir kaşık kaldı mı? Hemen tabağıma ekler. Hayır, n’olur yani “bu tabak bitmese?” Sorarım size, n’olur?!

Bunca senelik anneyim, yemek konusunda bir iki doğru belledim. Ha, bunları uygulayabiliyor muyum, tartışılır. Ama bence:
  • Aç çocuk yer. Sen hiç aç birinin önündeki yemeği reddettiğini gördün mü Abidin?
  • Yeterince yemeyen çocuk zayıflar. Çocuğun kilosu yerindeyse, sağlığı bozulmuyorsa çocuk yiyordur da, senin istediğin kadar yemiyordur.
  • Ne kadar yiyeceğine sen değil, çocuk karar verir. Onun midesi, onun kararı.
  • Canı istemeyebilir. Nasıl yetişkinlerin bazen canı sıkkındır, ters tarafından kalkmıştır, havadan sudandır, her neyse, bazen yemek yemeyi istemeyebilir. Böyle zamanlarda ben “beslenme”sinden ziyade “aç kalmamasına” dikkat ediyorum.
  • Bir çocuğun bir şeyi yemesi, onu hep yiyeceği anlamına gelmez. Bunun tam tersi de geçerlidir. Örneğin bir zamanlar bayıla bayıla ıspanak yiyen Derin şu sıralar yeşil hiçbir şeyin görüntüsüne tahammül edemiyor. Ancak yakın zamana kadar protesto ettiği muzla arası düzeldi. Bir ara salata yemiyordu, şimdi barıştı.
  • “Bu tabağın bitmesini” istiyorsan bitirebileceği kadar yemek koy. Eğer tabağına konulan yemek çocuğun gözüne çok görünüyorsa onu yemiyor. İki lokmadan sonra bunalıma giriyor, valla bak tecrübeyle sabit. Ondan sonra gelsin yersin-yemezsin kavgaları, yok yemezsen-odana-gönderirim yok saatin-kolu-şuraya-geldiğinde-yemeğin-bitmezse-önünden-alırım tehditleri ve sinir harbi sonucu çöpe dökülen yemekler. E ne anladım ben bundan? Az koyayım, bitirsin, hepimiz mutlu kalkalım sofradan…
  • Ne zaman yediğinden çok ne yediği önemlidir. Eskilerin “yemekten önce bir şey yenmez” sözünü ben her zaman geçerli kabul etmiyorum. Yemekten önce yenilen şeyin ne olduğuna bağlı. Gofretse hayır, ama yemekten önce elma yemek isteyen çocuğuma ben hayır demiyorum. O elma yüzünden iki lokma daha az pilav yiyecekse yesin, elmadan da besleniyor.

Bunlar benim naçizane uygulamalarım. Çocuk psikolojisi açısından ya da beslenme etiği açısından doğru oldukları gibi bir iddiam yok. Hem ben böyle yazıyorum diye uygulamasını da yapıyorum sanılmasın. Nitekim bu konuda anne-baba arasındaki birlik beraberlik çok önemli. Ve bizim evdeki en büyük tartışma konularından birini çocukların neyi ne kadar yediği oluşturuyor. Ben “Doydu işte, yemiyor çocuk” derken evimin direği gözümün bebeği kocam iki üç lokma daha yedirdikten sonra “Bak, daha yiyor işte gördün mü?” diyebiliyor. O zaman da beni “Acaba yeterince yedirmiyor muyum çocuğa?” diye bir düşünce almıyor değil. Ama yine de teşvik-tehdit-ısrar, her ne derseniz deyin, işte o şekilde yedirilen birkaç lokmanın çocuğun gelişimi için elzem olduğuna inanmıyorum. Bunu da böyle belirtmek isterim.

Eğer kusursuz bir dünyada yaşıyor olsaydık ve ben de kusursuz bir anne olsaydım şöyle yapardım: Çocuklarıma her gün iki tür yemek pişirir, birinden birini seçmelerini isterdim. Tabaklarına birer kaşık koyar, bitirdiklerinde tekrar verirdim. Yemeleri için kesinlikle ısrar etmezdim (ve böylece sabah okula hazırlanırken ağzımdan “Ayakkabını ye!” gibi tuhaf komutlar da çıkmazdı). Tabii kusursuz annenin kusursuz çocukları olarak onlar da ellerine kaşıklarını alır, yaptığım yemekleri şapır şupur yer “Bir tabak daha koyar mısın anneciğim?” derlerdi. Ben de mutlu mesut birer kaşık daha koyarken hep birlikte diş macunu reklamlarındaki aileler gibi kameraya gülümserdik.

Ve fakat kusursuz  bir dünyada yaşamadığım gibi mükemmeliyetten çok uzak bir anneyim. O yüzden de yemek konusunda bellemeye çalıştığım tek bir doğru var: Onun midesi, onun kararı. Sen yap, önüne **AZ** koy, ve yemesini bekle. Ara sıra yemesini hatırlat, ama yemeye zorlama. 

Çoğu zaman işe yarıyor.

Çoğu zaman…

52 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

52 Cevap verilmiş: Onun midesi, onun kararı

  1. Ceylinin Annesi diyor ki:

    Ben, aç çocuğun da önündekini reddettiğini gördüm, evet. İki gün, şaka değil iki gün meyve yiyerek yaşadı kızım, ben ağladım artık onun açlığına, ama verdiklerimi yemedi. iki günün sonunda yine sevdiği tek yiyecek olan yayla çorbası verdim de karnını doyurdu, belki üçüncü günü bekleseydim, bezelye, fasulye ve ya da verdiğim başka bir yemeği yerdi, ama üçüncü günü bekleyecek sabır ve vicdan bende kalmadı, dayanamadım. O, iki gün inat etti açlığa razı oldu ve alışmadı sebzeye. Çok büyük bir yemek sıkıntısı yaşıyorum ben de aynı o okur gibi.

    • çiğdem diyor ki:

      e meyve yemiş işte kızınız yemek yemek değil ki şimidi 2-3 yaşındaki bir çocuk yarım kilo üzüm yerse tabiki 2 gün aç gezer zaten olay ne yediği değil ne kadar yediğidir şu formulü bilirmisiniz bilmiyorum ama çocuklar kilo x 100 = yemesi gereken kalori diyelimki 15 kilo bir çocuk 1 avuç fındık 1 avuç ceviz 1kase üzüm 1 bardak süt içtimi zaten alması gereken 1500 kaloriyi alır ve buda onun kendini gün boyu tok hissetmesini sağlar zaten yani aç değildir ama alması gerekenleri almamıştır sadece enerji almıştır

    • mabellam diyor ki:

      ceylinin annesi allah yardımcınız olsun… çok iyi anlıyorum sizi. “aç çocuk yer” sözü her zaman ve her çocuk için doğru değil, katılıyorum size.

  2. tuba diyor ki:

    bizim kız azda koysam yemeği, çokta koysam mutlaka yartısını tabakta bırakıyor. kesinlikle tabaktakini hepsini bitrimiyor, hergün koca kişisiyle tartışıyoruz, az koy, diye ama denedim defalarca sadece iki kaşık koysam birini yiyip birini bırakıyor. birde babanın gelmesini beklerken, kuru üzüm, meyve, fındıkla filan karnını doyurmuş oluyor akşam yemeği yiyemiyor, sonra evde bir sinir harbi, yedi yemedi.
    okulda çok güzel yiyomuş yemeklerini, hatta evde yemediği peynir ve yumurta beyazını da yiyormuş ama evde yemiyor. bence bize naz yapıyor. ama okul açlılalı beri 500 gr kadar kilo kaybı oldu. okulda yedikleri tüm gün enerjisini karşılamıyor. doktor vitamin ve çinko şurubu verdi ama çok faydasını göremedik daha, geçen sene çinko şurubu işe yaramıştı.

  3. love and smile diyor ki:

    harikasın ya ne güzel yazdın bunu sık okumalıyım özellikle ileride :)

  4. Ben 3 yaşına kadar normal şekilde yemek yerken kardeşimin doğmasıyla bir nevi protesto şeklinde yemek yemeyi reddetmişim. Ölmeyecek kadar yiyordum, ergenlik dönemine kadar da bu böyle devam etti. Annemin yaşadığı sinir krizleri, bana yaşattığı sıkıntılar yanımıza kar kaldı. Evet aşırı zayıftım ama genel olarak sağlığım gayet iyiydi, zırt pırt hasta olmazdım. Yediğim şeyler, çorba, köfte, makarna falandı. Ergenlik döneminde ise, yemediğim tüm yılların acısını çıkarır şekilde yemeye başladım. Şu anda 34 yaşındayım ve yemediğim sebze yok gibi diyebilirim ve yemek olayı benim hayattaki en büyük zevklerimden biri. Annem şimdi sinirle stresle geçen yıllarına yanıyor. 4 ay sonra benim de bir kızım olacak, inşallah yemek sorunu yaşamayız ama yaşasak bile kendi durumumu hatırlayıp çok stres yapmamayı düşünüyorum.

  5. Elif’im çok güzel yazmışsın. Ben kilo almasın diye çoğunluğun tersine “çok mu yediriyorum” acaba diyorum. Biz iştahlı bir aileyiz. Çocuğumuz da bize baka baka iştahı yerinde hamdolsun. Ama hiç bir şekilde çikolata, gofret, kek, börek yok onun beslenmesinde. Her gün mutlaka sebze, kaliteli bir protein ve bolca yoğurt. Benimkinin iştah sorunu olmadığı için ben en az bunlara dikkat ediyorum.))

    • mabellam diyor ki:

      aman maşllah deyin. inanın benim sıpa da böyle iştahlı olsa ve her yapılan yemeği tüketse nazar boncuklarıyla süslerdim etrafını. kıymetini bilin. sebze meyve, bolca protein ve yoğurt tüketimi malesef annelerin elinde olmuyor her zaman. yemedi mi yemiyor…

      • Alternatifleri çoğaltabilirsiniz. Yoğurt yerine kefir, ya da peynir çeşitlerinden biri. Annem yiğenime dil peynirini saç uzatan peynir diye sattı yıllarca:))

        Piyasada sebze katılmış ürünler fazlalaşıyor. Sebze köfteleri var hazır. Balık kroket benim bile tercihim. Sevdiği bir yemeğin içine ufak eklemeler olabilir. Örneğin makarna sosuna ve köfteye ben biraz haşlanmış brokoli ya da karnıbahar eklerim. Tabi köftede kıvam tutmuyor, ben de güvece koyuyorum. Hem kıvam hem de tek tek şekil verme derdinden kurtuluyorum:=))

  6. Ahu diyor ki:

    Kalemine sağlık Elif. Yıllardır etrafımda çocuklarımın “birşey” yemediğini veya çok az şey yediklerini söyleyen insanlarla çevriliyim. Ama nasıl oluyorsa 7,5 yaşındalar ve hala hayattalar, gayet de sağlıklılar ve aktifler çok şükür. Yemekle ilgili kendi ailemize göre belli prensiplerimiz ve sofra kurallarımız var ama asla zorlama ve ısrar yok. Senin de dediğin gibi onun midesi onun kararı. Bu arada bloğuna ve tarzına bayılıyorum. Sevgiler.

  7. Duygu diyor ki:

    Merhaba,
    Çocuğunuz kustuğu zaman oldu mu hiç?
    Biz geçen 15 günü hastalıklı ve çok kusmalı geçirdik. Bir anne olarak bana özellikle hastayken az yiyor ya da hiç yemiyor gibi gelirdi/geliyor. Ancak hiç yemedi dediğim (ya da 3 lokma yedi dediğim) zamanlarda gördüğüm kusma miktarları hep şaşırttı. Demek ki yiyormuş dedirtti bana. Bir de düzenli kakasını yapıyorsa (bizim için her gün ama 2 güne bir yaptığında da rahatsız etmiyor beni) içim rahat oluyor açıkçası benim. Aletha Solter’ın “Çocuğunuza Kulak Verin” kitabının beslenme bölümünde de minicik bebeklere bile bırakırsak beslenme tercihlerini, belli bir zaman diliminde dengeli beslenme ritmini yakaladığından, zaman zaman belli tip besinlere ağırlık verdiğinden ama endişelenmeye gerek bir durum olmadığından bahsediyor.
    Gelişimi ve sağlığı normal ise, kilo alımı yeterli ve kilo vermiyorsa, düzenli kaka yapıyorsa her şey yolundadır bence. Anneanneler/teyzeler/komşular/görenler ne derse desin!

    • mabellam diyor ki:

      kusma problemimiz yok şükür. bebekken reflü geçirmişti ama tamamen kurtulduk o sıkıntıdan. kaka düzeni de iyi. geçenlerde yaşadığımız kabızlık korkuttu ama onu da hasarsız atlattık. idare ediyoruz…

  8. selda diyor ki:

    Çocuğum yemiyor sözü aslında çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor. Hastalık vs. durumlar dışında annelerinin yemek yemediğini iddia ettiği çocuklar aslında birşeyler yiyor. Aksi hayatın olağan akışına aykırı. Meyve yiyor, çerez yiyor, yemeğe alternatif bir şey mutlaka yiyor. Biz anneler istiyoruz ki çocuğumuz muz veya kraker veya şeker-çikolata diye mızıkladığında üzmeyelim eline verelim, onları yedikten iki saat sonra da otursun iştahla çorbasını yemeğini yoğurdunu da yesin. Ama haliyle öyle olmuyor. Çocuğun el kadar midesi haliyle hepsini kaldırmıyor. Çoğu çocuğun evde mızırdanıp okulda iştahla yemek yemesinin nedeni okulda yemek saatleri dışında hiç amam hiç bir şey yemesine izin olmaması. Ama evde atıştırıp duruyorlar, haliyle yemek yemiyorlar. Ben de dahil annelerini üzüm üzüm üzüyorlar :)

  9. yeliz diyor ki:

    Elif merhaba,

    Konu yine harika:) Aynı dönemde benzer sıkıntıları biz de yaşamıştık. Çoğunu aştık.
    ben bir de ailenin sofrada ne tükettiğinin önemine vurgu yapmak istiyorum, zira çocuklar gördüğünü öğreniyor.
    Geçtiğimiz aylarda konu ile ilgili eğlenceli bir yazı yazmıştım, paylaşmak istedim naçizane:)
    http://gununcorbasi.blogspot.com/2012/03/antin-kuntin-tariflere-bulasmadan.html
    sevgiler
    Yeliz

  10. Demet diyor ki:

    Elif hn çok önemli bir konuyu yazmışsınız. Durum sadece çocuğun yemek yememesi gibi görünse de, o sırada çocukla yaşanılanlar, çocuğun geleceğini etkileyip, gelecekteki davranışlarını belirliyor. Zorla yemek yedirilen çocuğun, ileride istemediği davranişlara da itiraz edemeyerek, maalesef maruz kalabileceğini ki bu gerçekten çok çok önemli; yemek yeme sırasında ki ısrar ve inatlaşma ile bizden ısrar ve inatlaşmayı öğrenebileceği konusunu aklımızdan çıkarmamızda fayda var…..

  11. SD diyor ki:

    Yemekten önce bir şey yenmemesi noktasına bir iki şey eklemek istiyorum. Ben küçükken ilkokulumuzda ders arası yoktu. Sabah 3 saat blok ders olur, öğlen 12′de yemek yenir sonra 4 saat ders. Açlıktan kıvranır, cayır cayır yanardı karnım. Gurultularımı duyardım. Erişkinlikte de gastrit sahibi oldum. Bunun temelinin çocuklukta atıldığını da düşünmüyor değilim… Asit fazlasıyla başetmenin yolu ara öğünden geçiyor. Yani gayet, yemekten önce bir şeyler yemek mümkün. Çocuklar için de geçerli bu.. Dediğiniz gibi, elma, muz, kuru meyveler gibi faydalı atıştırmalıklar çok önemli.

    Nasıl yetişkinlerin bir kan şekeri düşmesi-zıplaması ve bir insülin olayı varsa, çocukların da var. Ve vücut hacimleri daha küçük, hareket oranları daha yüksek. Çocuk bir oturuşta koca bir tabağı değil 2-3 saatte bir yarımşar tabak bir şeyler yiyorsa bu kötü bir şey değil. Hatta daha iyi. İlerisi için bir beslenme alışkanlığı zemini hazırlar. Bir oturuşta kebap yiyen bir yetişkindense bir ara meyve, 2 saat sonra yemek, vb yiyen insülini pek oynamayan ve kilosu dengeli bir yetişkin olur. Bu dengeleri izleyip teşvik etmek annelerin elinde.

    Not. Küçükken sürekli haşlanmış yumurta yedirilirdim. Yumurtadan senelerce nefret ettim, yemedim ergenlikte. Sonradan yumurta alerjim olduğu anlaşıldı. 30lu yaşlarımda yeniden bir şans verdim yumurtaya. Zorla yedirmelerin nasıl bir seyre yolaçtığına dair ufak bir nottu bu:)

  12. Elif TURAN diyor ki:

    Aynı sıkıntıları bende çektim. Kızım şu an 3,5 yaşında. 2-2,5 yaşlarındayken bizde aynı sıkıntıları yaşadık. Bebekliğinde müthiş iştahlı olan, mamayı gördüğünde dayanamayan kızım bu dönemde sabah akşam sadece sütle besleniyordu. Hatta sütüde yarım yarım bitirmeden bırakıyordu. Ne yapacağımı şaşırmıştım ve çok üzülüyordum. iştahı yerinde çocuğun nasıl böyle yemediğine anlam veremiyordum. Derken kızımdan 1,5 yaş büyük çocuğu olan bir arkadaşım bana dediki ” Bunların aynısını bende yaşadım, kahroldum, ağzına lokma sürmüyordu, hepsi geçecek Elif, merak etme. Bütün bunların sebebi dişler, hele bi dişlerini tamamlasın bak nasıl değişecek” Gerçektende dediği gibi oldu. Kısa zaman sonra dişlerini tamamladı ve o kötü dönem sona erdi. Şu an herşeyi yiyormu? tabiki hayır. Canı isterse yiyor, istemezse ağzına sürmüyor. Hal böyle olunca zaten keyfi bir reddediş olduğunu anlıyorsunuz. Bence çocuğunuza birazdaha zaman tanıyın. Onun sevdiği ve keyif aldığı şeyleri yapmaya çalışın. Emin olun hepsi düzelecek. Ben bu konudaki tecrübemden bahsetmek istedim. Belki faydası olur. Ayrıca Elif Hanımın önerilerinide göz ardı etmemekte fayda var. Bu zor zamanlarınızı en kısa zamanda atlatmanız dileğiyle. Sevgiler…

  13. ZeyneP diyor ki:

    Bir çaresizlik ifadesi olarak : “Çoğu zaman…”
    Güzel bir yazı olmuş. Sağol.

  14. mabellam diyor ki:

    merhaba… yukarıdaki şikayetçi anne benim. aradan epey zaman geçti. size bu maili gönderdiğimde yemek konusunda çok dertli, çaresiz, ne yapacağını bilemez durumdaydım. gelebilecek her türlü öneriyi denemeye hazırdım.

    şimdi düzeldi mi her şey? hayır. düzelmedi. ama biz rahatladık. oğlum da ben de… aynı şikayetlerle bir kez daha doktorumuza gittik. vitamin ve çinko takviyesine başladık. 3 ay boyunca şuruplarını içti. zaten fazla bir beklentim yoktu ama yine de denedim doktorumuza olan güvenimden dolayı. ilk 10-15 gün iştahı açılır gibi olsa da sonra eski haline geri döndü. 3 ay sonunda şurupların boşalmış şişelerini oğlumla birlikte törenlerle çöpe attık. çocuk bunalmıştı her gün şurup içmekten. ben de kendi kendime söz verdim. allah vermesin hastalık söz konusu olmadığı sürece oğluma artık şurup içirmeyeceğim. içirmiyorum da…

    aradan geçen aylarda ne değişmiş bakalım… hala pilav, makarna, patates kızartması hit yemeklerimiz… döndüre döndüre bunları pişirip duruyoruz. evimizde sıklıkla sebze yemeği pişer. beyefendiye teklif ediyoruz ama pek tercih etmiyor. küçükken nasıl da severdi halbuki… ama onun da yolunu bulduk bir şekilde. baktım bizim oğlan karnıbaharı brokoliyi hafifçe haşlanmış şekilde seviyor. öyle yapıyorum ben de. ve sık aralıklarla yemek istemiyor. özlemesini bekliyorum. meyve tercihleri sık sık değişiyor. ısrar etmiyorum. bu ara muz görmek bile istemiyor. armut yiyor, elma yiyor. süt yine içmiyor. yüzünün şekli değişiyor süt kutusunu görünce. yoğurdu ve ayranı çoğalttık biz de. pekmez içiyor her gün birkaç kaşık. baktım köfteden de haz etmemeye başladı, etli pide yaptırıyoruz bol bol, bayılıyor. bir de dışarıda yemekten hoşlandığını farkettim eskisinin tersine. daha çok dışarda yiyoruz. davetleri, düğün yemeklerini kaçırmıyorum, halbuki nasıl sıkılırım öyle ortamlarda…

    ha bu aralar meyve suyuna takmış durumda. her öğün istiyor. malesef sürekli doğalını, ev yapımını bulamıyorum. hazır meyve sularından da tüketiyor mecburen, istemesem de… yumurta hala hitimiz şükür ki… bir de nutellayı keşfetti. kahvaltıda veriyorum ekmeğe sürüp çok taraftar olmasam da…

    ama en önemlisi takmıyorum artık. sinir stres yapmıyorum. zaten tabak tabak yemesi için hiç ısrar etmezdim. şimdi daha da saldım. yemezse yemiyor, isterse takviye ediyorum. ben işteyken ilgilenen babannesi ve annannesi de baskı yapmıyorlar. idare ediyoruz. kilomuz pek artış göstermese de boyumuz yaşıtlarımızdan hayli uzun. demek ki yetiyor.

    hem babası sürekli söylüyor annesine çektiğini… kabul ettim bunu da. ben de yemek yemeyi acayip sevmedim şu yaşıma kadar. genelde beslenmek için yerim ve sevmediğim pek çok şey vardır. onun da apayrı bir birey olduğunu yemek konusunda da kabul ettim.

    yapacak bir şey yok… mide onun, karar onun… eşşek sıpası…

    • blogcuanne diyor ki:

      :) :)

    • sinem şamlı diyor ki:

      Merhaba,sizin yaşadıklarınızın aynını ben de oğlumda yaşadım.Benim oğlum 1,5 yaşınan 2 yaşına kadar aynı sizin çocuğunuz gibi beslendi.Sabahları 1 yumurta öğlen bir şey yok akşam bir tas çorba zorla onu da bitirmezdi.Gün içinde bol bol kuruyemiş yerdi ceviz fındık falan kaynattığım meyve suları ile hayatta kaldığını düşünür üzülürdüm.Aynı somalili aç çocukla gibi oldu.Korkardım bir ishal olsa ateşlense bu çocuk nasıl iyileşir kilo yok ki nerden kaybetsin.Denenmedik iştah şurubu kalmadı piyasada.Höt zöt yaptım olmadı oyunla yedirdim olmadı dedesiyle otobüse bindiriyordum otobüste dedesi yediriyordu öyle parklarda bahçelerde o da yeterli değildi.Ne diş ne de başka bir şey.Sonra bir kece kafama çok taktım delirecek gibi oldum dedim ben bunu nasıl çözerim.aldım elime kağıt kalem.Düşündüm benim oğlan neleri seviyor.Onları yazdım.Mesela bir kere denemiştk tavuğu kıtır yapınca yemişti.Aklıma ol geldi ertesi gün pane harcıyla kıtır tavuk yaptım onı güzelce yedi kuru yemiş gibi geldi galiba.Günde 3 öğünle başladım ara öğünleri kaldırdım ki ana öğünlerde acıksın.Ayrıca yemek öncesi meyve suyu olayını kaldırdım çünkü meyve suyu da iştah tıkıyor.Yani başta sevdiği yemeklerle başladım bir açıldı yavrum mide de büyüdü şimdi acıkınca yanıma gelip yemek istiyor.ara öğünler de girdi devreye doyuramaz oldum şimdi.Yani anlayacağın bu veletlerin olayı tamamen psikolojik mesela benimki birbirine değen yiyecekleri yemezdi örneğin pilavla et değmeyecek birbirine vb. Başka taktik istersen verebilirm.Yaz bana.Allah kolaylık versin canım.

  15. cansen diyor ki:

    Yemeyen bir çocuk annesiyim. Kızım neredeyse 23 aylık. 19 ay boyunca emzirdim, sütümün yettiğini söyledi doktorlar ama bizimki hep en zayıf persentildeydi. Üzülüyordum hatta küçük bebekken ona memenin üzerine biberon da verirdim içmezdi, zaten hiçbir zaman biberon kullanmadı. Ek gıdalara geçişle birlikte ben de umutlandım, “belki yer” diye. Ama nuh dedi peygamber demedi. ne yaptıysam nasıl pişirdiysem yemedi. Eh dedim, emziriyorum belki az olan iştahı da sütümle kapanıyor, ama asla vazgeçmedim emzirmekten. Geçen kışı mama sandalyesinin önünde şov yaparak geçirdim,her öğünümüz en az yarım saat sürüyordu. Oyunla yemek yedirmiycem diye tuttuğum inadımdan vaz geçtim, bir de baktım ki yiyor, evet şapır şupur değil ama yiyor. Ben oynadıkça, ona oyuncak verdikçe yiyor. Şimdi demek değil mi bu çocuk aç? Tok olsa oyunla da yemezdi öyle değil mi? Neyse, böyle böyle ama yorgunluktan ölerek, bazı gün oyuna rağmen yememesine ağlayarak aylar geçti. Şimdilerde eskiye göre iştahı daha iyi, oyunsuz ve hatta kendi başına da yiyor, ama persentillerde hala en alt sırada.. 23 aylık ve 9.700 gram, siz düşünün artık. Çalışmama avantajımı kullanarak bazı gün iki değişik yemek sunduğum bile oldu, belki canı çekmez de söyleyemediği için de bilemem diye, ama nafile. Lafı çok uzattığımın farkındayım ama bu konu benim içimde hep yaradır. İştahsız çocuk annelerine naçizane tavsiyelerim, önce çok güvendikleri bir çocuk doktorları olsun ve onun görüşünü alsınlar. Biz yeni doktorumuzla iştahsızlık problemimizi bir nebze olsun aşabildik, verdiği yemek pişirme yöntemleri, beslenme saati ayarlamaları ve moral desteği çok işimize yaradı. Çocuğa abur cubur vermesinler, gerekirse ara öğünü kaldırsınlar. Çocuk az yesin ama sağlıklı yesin. Kızıma aç olduğunu bildiğim günlerde bile çikolata, pasta vermem, böyle bir şeyin varlığını bir kez anladılar mı tutturuyorlar çünkü. Çocuğun nefret ettiği gıdada ısrar etmesinler, en azından bir süre…. benimki brokoliden nefret eder mesela, bundan 20 sene önce yer miydik diye sorarım ben de kendime :) Bir de çocuğun boyuna dikkat etsinler, bizim doktorun hep söylediği şey şudur, çocuğun boyu uzuyorsa besleniyor demektir. En önemlisi de yaşıtlarıyla, yiyen çocuklarla kıyaslamasınlar. Herkesin çocuğu farklı, kabul etmek zor ama böyle. kolay yiyen, herşeye ağzını kocaman açan çocuklar yok değil, işte o anneler de şanslarını bilsin ve sağda solda bizimkileri görüp ne kadar zayıf bu diye laf atmasınlar (bir avmde başıma geldi, kadını paralıyordum) İştahsız çocuk annelerine sonsuz sabır ve güç diliyorum…. Eminim bir gün gelecek, bize “anne bana x pişirir misin canım çekti” diyecekler, işte o gün dünyaya bedel olacak…

    • mabellam diyor ki:

      ne güzel yazmışsınız, elinize sağlık… allah yardımcınız olsun… ve evet nasıl da haklısınız şu bahsettiğiniz anneler konusunda… yaşamayan bilemez.

  16. hatice diyor ki:

    Bende bu yeme konusunu çok takan annelerdenim benim kızımda 2 yaşında ve binbir güçlükle yiyen bir çocuk. Bazen takmıyım diyorum ama dayanamıyorum çünkü çok çabuk rahatsızlanıyor ve sürekli antibiyotik tedavisi almadan geçmiyor rahatsızlığı işte böyle olunca bende direk yeterli beslenmediğinden oluyor diye kendimi yiyip bitiriyorum. Belki bu kadar sık hasta olmasa üstüne pek düşmem ama şuan zorla yedirmek tek çarem gibi geliyor :(

  17. çiğdem diyor ki:

    dr bana demişti ki çocuklar aslında bizimde yapmamız gerekeni bilinçaltları aracılığıyla yaparlar yani vücutlarını dinlerler ve neye vücudun ihtiyacı varsa onu yerler gerçektende bunu denedim ve bu doğru çıktı mesela kızım canı sebze isterse dehşet derecede sebze yer et isterse çok güzel yer ama istemezse o bayıla bayıla yediği sulu köfteyi yemez zaman zaman özellikle hastalık sonrası çok ekmek yer ve çok su içer çünkü o esnada karbonitrat ve su kaybı olmuştur vücudunda ve onu tamamlamak için bunu istem dışı yapar.bide metebolizma diye bişey var bazı insanlar su içse yarar bazıları koca koca tabaklar yer gene zayıf gene zayıftır.o yüzden mücadele sadece ebebeyn yorar bırakın ne istiyorlarsa onu yesinler zaten günlük 2 bardak süt 3 kaşık sebze ve yarım bardak kadar pilav makarna tarzı şeyler yiyorsa büyümesi gereken vitamini almış olucak bunlar benim yaşadıkğım ve test ettiklerim bide obez çocukların daha çok sosyal anlamda sorunları oluyor çünkü yaşıtları gerçekten çok acımasızlar en yakın şahidiyim şişman bir yeğeni olan bir teyzeyim boyu uzuyormu senede en az 5 cm yetti bırakın onun çocuğu şu kiloda şu cm de demeyi ve asla unutmamalıyız ki herkes bu dünyada tektir ve eşi benzeri yoktur bunu en iyi anlayacağımız nokta parmak izimizdir.

  18. Duygu diyor ki:

    Bence size yaziyi yazan annenin sikintisi cocugun az yemesinden cok az cesit yemesi… Bunu yasamayanlar anlamaz :) Yasadigim icin cok iyi anliyorum. Oglum nerdeyse 4 yasina girmek uzere ve 20 aya kadar cesit cesit yemek yemis olmasina ragmen, o gunden beri 3 ogun sadece kirmizi mercimek corbasi (icinde havuc, kiyma patates ve pirinc karistirilmis) tahin pekmez portakal suyu yiyor. Bazen cok sikilirsa sucuk yedigi de oluyor. Ogun disinda yedikleri ve ictikleri ekmek, biskuvi, sut, meyveli yogurt elma, arada bir patates kizartmasi… Yazarken amma da cok cesitmis gibi geldi :) ama bu kadar. Ne eksik ne fazla. Nerdeyse 2 yildan fazla bir suredir cesit olarak yedigi bundan ibaret. Ac birakmayi denedim. Sadece ekmek ve sutle hayatini 5 gun idare ettirdi ama bir pirinc tanesi ya da makarna bile denemedi. Bizim yedigimiz sebze meyve et cesitlerini saymiyorum bile… Tabi ki denemedi. Ben 2 yasini biraz gectikten sonra annemin eline biraktim 3 ay… O da cesit yedirme konusunda basarili olamadi. Doktorum saglikli cocuk deyince de artik biraktim. Bizim evde hergun kirmizi mercimek corbasi piser. Ve surekli Turkiyeden bize elenlere Tahin Pekmez siparisi verilir. Neyse ki yedikleri saglikli :)

  19. itir diyor ki:

    balık yağı ve bir takım vitamin takviyelerinin iştah açtığına inanıyor musunuz? Bence yok öyle bir şey..tecrübeyle sabit….AMa mucize şurubu bilen varsa yazsın tabii :)

  20. Turkan diyor ki:

    benim oğlum da malesef iştahsız gruptan ben de kahvaltısını zengin tutarak en azından ordan beslensin diye bir yol tutturdum, bir de mesela köfteyi kesin olarak reddediyordu, domatesleri küpküp verdiğimde köfteyle beraber hoşuna gittiğini farkettim şimdi öyle yiyor, 3 köfte değil 1 tane yiyor ama yiyor o da mutlu oluyor ben de.. mesela çikolata seviyorlarsa hurmayı ezip birazcık kakaoyla karıştırıp toplar halinde çikolata diye yutturabilirsiniz hem acayip faydalı hem de lezzetli.. ayrıca ben de arada sırada hepimizin iştahının kesik olabileceği gibi bebeklerin de aynı şeyleri hissettiğini gözönüne alarak anlayışlı olmaya çalışıyorum..

  21. selin tecimer diyor ki:

    nekadar yemek yiyeceğini doğduğu günden beri Derin, ne zaman ne yiyeceğini ise ben belirledim. bazı günler az yedi, ki bazı günler bizde az yiyoruz ,heleki hastaysak. Bizim sofrada hiç kavgamız olmadı, ancak bazen yemeği beğenmediğinde aç kalkabiliyor sofradan. Derin mama istermisin dedim mi kendisi sofraya koşup yeni aldığımız yükseltisine çıkıp mama diye bağırabiliyor. bazende gece açlıktan uyanırmı diye kara kara düşünmüyor değilim. bu noktaya gelmemizde ise hediye kitap olan çocuğum yemek yemiyor kitabı inanılmaz etkili oldu. heleki son sayfalardaki kurgu hikayesi tüylerimi ürpertti. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Bu arada çocuğunuzun yetersiz beslendiğini düşünüyorsanız kilosundan çok boyunu takip edin. doktorların kullandığı boy persantilinde düşme yoksa boşuna kendinizi üzüyorsunuz.

    • blogcuanne diyor ki:

      Doğru… Bizim doktorumuz da boyuna bakar, yeterli uzadığını görünce “iyi besleniyor” der. Bak şimdi hatırladım, oh…

  22. GeCe diyor ki:

    Çok güzel bir yazıydı, ben de henüz iki aylık ek gıda serüvenimizde anladım ki tam acıkmadan yedirmeye çalıştığımda o gün tüm yedikleri, tam acıktığında tüm gün yediklerinden daha az oluyor. Biraz aç kalmalarını beklemek lazım, tok mideye iki kaşık, 2 saat sonra başka iki kaşık vs. anne de sinir oluyor çocuk da

  23. dilek diyor ki:

    merhabalar benim kızım 13 ay anne sütü almıştı ve iştahsız bir bebekti bende zorlamıyordum anne sütünü bıraktığı yazı sadece ince bir dilim karpuz ve bir bardak süt ile geçirirdi bana göre her zaman iştahsız zayıf bir çocuktu ama şimdi 1.70 boyunda 50kilo 20 yaşında gençkız şimdi 2yaşındaki oğlum ablasından beter günde bir öğün yiyor ya kahvaltı ya da akşam yemeği çok zayıf ama boyu uzadığı için hiç kafama takmıyorum sizlerede tavsiye ederim çocuklarınızın en güzel zamanlarını keyifle geçirin stresle değil çünkü büyüdükleri zaman o halleri çok özleniyor

  24. zey hicbirsno turnali diyor ki:

    Sevgili anneler,
    Esime soyledigim bir soz var “biz millet olarak yemek icin yasiyoruz. yasamak icin yemiyoruz” .
    Biliyorum isten yorgun argin gelince cok zor, biliyorum esinizle iki dakika konusabilmek istiyorsunuz ama lutfen cocuklarinizi yemek masasinda hep birlikte oturmaya alistirin. ve eger bir kere bile cocugunuz yemediginde ona alternatif sunarsaniz bu egitimi kaybedersiniz. yemek yemek bizleri yasatmak icin var, oldurmek icin degil. “sen ne yiyorsan cocugunu onu yedir” hem seni hemde cocugunu daha sakin yapiyor. Az yemek yemesinden endise etmeyin. sut icmemek veya et sevmemek gibi durumlarda ben hep soyle dusunmeye calisiyorum bana cok yardim ediyor. “dunyanin diger yerlerinde yemek aliskanliklari tamamen farkli milyonlarca cocuk var ve hepsi yasiyor”
    bebelerin cok iyi super yemek yemesinden bile daha onemli bir gereksinimi var, temiz hava ve bedensel aktiviteler.
    zaten cok ciddi bir durum olunca size bile gerek kalmadan doktoru mudahele eder.
    sevgiler, saygilar.

  25. onlineanne Pınar diyor ki:

    Merhaba,

    üç çocuk büyütüyorum. İlk iki çocuğum için bu yazıda geçenlerin hepsine katılıyorum. yaşadım, denedim, oldu ve olmaya devam ediyor. Üçüncü çocuğum Emre 2.5 yaşında ve olanlar şunlar:

    Aç çocuk yer: iki gün aç bırakırsam yiyor evet ama yediği sadece mide kazınmasını bastıracak kadar.
    Yeterince yemeyen çocuk zayıflar: Evet zayıflıyormuş, “zorlama yok” diye diye ben %80 persentilde olan çocucuğu %5e inmesine göz yumdum 6ay-1.5 yaş arası. sonra önemi yok diyen doktorlar bir anda ağız değiştirip her yemeğine yağ boca edin bile dediler, “ne yaparsan yap yedir” de dediler. Ama hep sağlıklıydı allah için.
    Ne kadar yiyeceğine sen değil, çocuk karar verir: tamam, o karar vediği zaman doktorun verdiği örnek menünün onda biri ile hayatını geçirmeye kalkıyor.
    Canı istemeyebilir: evet hiç istemiyor.
    Bir çocuğun bir şeyi yemesi, onu hep yiyeceği anlamına gelmez: evet
    “Bu tabağın bitmesini” istiyorsan bitirebileceği kadar yemek koy: tamam, butun gun aç, aksama 4 makarna (en sevdiği)
    Ne zaman yediğinden çok ne yediği önemlidir: evet bence de ama aksam yemeginden önce bir elma Emre’nin aksam yemegi menusu bir elma olacak demek.

    Sonuç olarak her çocuk farklı, annelik dersine giriş 1. Emre başıma gelmeden önce çok emindim “acıkan yer” önermelerinden. şimdi affınıza sığınarak yazıyorum “çocuğu yemeyen anne ruh halini” çocuğu yemek yiyenler anlamıyormuş ve çocuğu yemeyen anne olarak da çok alınganlaşmışım:-)ne yapmak lazım konusunda her kel kendi ilacını kendi buluyor. Nacizane önerim tüm önerilere şöyle bir bakın, ama içinizden geçeni uygulayın. Zaten 2.5 yaşından sonra istesenizde sizin oyuncuklarınızla, kandırmalarınızla, tehditlerinizle o çocuk istemiyorsa ağzını açmayacak.Siz ya “yemiyor” diye kafayı yemeye devam edeceksiniz ya da “aman acıkan yer, ben sadece saglıklı seçenek sunmakla görevliyim” deyip topu çocuğa atacaksınız ve yeni bir hayata merhaba diyeceksiniz.

  26. ÇokBilmiş diyor ki:

    İştahsız bebeği olduğunu iddia eden hangi anne ile konuştuysam klasik laf şudur “Tam 2 gün aç durdu, dayanamadım yedirdim”. Hiç 3 gün aç durana rastlamadım.

    Her insan yemek yer ve uyur. Bebeğim uyumuyor, yemiyor diyenleri anlayamıyorum. Ya bebek hastadır, doktor bunu tespit eder zaten. Ya da anne veya bebeğe bakan kişilerden biri bebeğe karşı yanlış tutum takınıyordur. Bir üçüncü şık mümkün değil. Hangi insan yavrusu 1 hafta aç kalarak intihar etmiş? Var mı böyel bir durum literatürde?

    • Adsız diyor ki:

      malesef bu konuda size katılamıyorum çünkü benim oğlum 2,5 yaşındayken tam 4 gün agzına su ve süt(doktor kontrolunde bi denemeydi ve süt de istediği kadar verilmiyodu)dışında hiçbirşey koymadı..4. günün akşamı birkaç kaşık pekmez yedi o kadar…

  27. merve selim diyor ki:

    Elif harika bir yazı.Senin tavsiyeler aldığım çocuğum yemek yeiyor kitabından sonra ve yaşadığım deneyimlerden de eendindiğimle bu maddelere sonuna kadar katılıyorum ama uygulayabilene.

    Bende kızımı iştahsızlık sebebi ile doktora götürdüm ve doktora ilk ifade ettiğim şuydu “Benim kaprisim değil bu,aşırı seçici ve yemiyor,hani öyle çorba pilav ve eti aynı anda yemedi diye yada gününü meyvayla geçirdi diye aç geziyor demiyorum,doktor bey gerçekten yemiyor dedim ve genel bir tarama istedim.

    Sonuç:Hemofili A ,

    Veee doktor başka sebep aramayın doğrudan iştahsızlık sebebidir dedi.Bizim ki başlı başına kalıtsal bir durum ve benim bir an önce kanıksamam lazım..

    Sevgiler ayakkkabı yediren anne.Soruşturma kapsamında “netin en şeker annesi” suçundan hüküm giyebilirsin ona göre.

    • blogcuanne diyor ki:

      Yeme sorunu diye bir şey mutlaka var. Tıpkı uyku sorunu olduğu gibi. Ancak biz anneler çok çabuk sığınabiliyoruz buna “benimki iştahsız” diyerek. Neyse ki sizin durumunuzda ortaya çıkmış gerekçesi, geçmiş olsun.

      ve teşekkür ederim :)

  28. naile diyor ki:

    Çocukların bazı yiyeceklere takıntısı oldu mu onu tekrar kabul ettirmek çok zor oluyor. Bizimki kesinlikle peynir yemez hatta kokusu dahi gelse ondan bile nefret eder. Aslında birkaç kere deneme yaptı ama yiyemiyorum diyor. Ama pizzadaki kaşarı yiyor. Brokoli denedim bu hafta, ne çiğ ne pişmişi beğenmedi ben de sebze çorbasına koydum farketmeden yedi. Anne olarak çocuğun zevklerini takip edip alternatif şeyler üretmek gerekiyor. Sebze yemiyor ama köfteyi seviyor mu? Birkaç sebze (patates, pırasa, karnabahar v.s.) minik minik doğrayıp kıyma, yumurta, galeta ile karıştırılıp köfte yapılabilir mesela. Ya da sebze çorbası, sebzeli pilav v.s. Yumurta sevmeyen oğluma yumurtayı krep yaparak yediyorum ben genelde.

  29. Sanem diyor ki:

    Aslında iştah sanırım genetik, annesi babası yemek seçen bir çocuktan yemek seçmemesini, sebze yemeyen bir ailenin çocuğunun sebze yemesini beklemek fazla ütopya. Olumlu kehanet var nitekim, siz o sebzeyi hazırlarken ”ıgg ben yiyemem ama o yesin sağlıklı” modundaysanız ya da ”acaba yer mi” telaşındaysanız üzerinizdeki bu baskıyı hissediyorlar ve yemiyorlar.

    Yemeyen çocuk da zaten yemiyordur. Yemeyen çocuk için tek yapılması gereken her öğün saatinde beklenti olmaksızın, stressizce mama sandalyesine/masaya oturtmak ve öğün saatini orada geçirmesini sağlamak. Önüne ise yükte hafif pahada ağır misali yüksek kalorili, tok tutucu besinler koymak. Gerisi onun kararı. Yemeyecekse zaten yemeyecektir maksat zamanla bir alışkanlık (yemek saati) kazandırmak, beyine olumlu sinyaller göndermek.

  30. Ece diyor ki:

    İkinci hamileliğimin sorunlu geçmesi ve hamileliği evde tamamlamamın belki de tek güzel yanı ilk kuzum Ceren’in yemek yeme alışkanlıklarını bizzat gözlemlemem olmuştu. O saate kadar bakıcısından “Hiçbirşey yemiyor, çok iştahsız, sadece süt içiyor!” laflarını her gün her gün bıkmadan duyan bendeniz; evde olduğum ilk haftanın sonunda çocuğumun yemek yeme gibi bir problemi olmadığını keşfettim. :) Sorun şuydu ki, bakıcımız kızıma çok çok düşkün olmasına rağmen, yemek yedirme zahmetine katlanmak istemiyordu. Ama ben o zahmete katlandım. Karnı burnumda halimle Ceren’e sofra adabını öğrettim. Biz ne yiyorsak ondan -az ya da çok- yemesi gerektiğini kavradı. İşin garibi, evet az da yese severek yiyordu. Hala da öyle…
    Bu süreç zarfında insanların “Sizin çocuk azıcık zayıf mı ne? Çelimsiz gibi biraz!” ya da “Ayy şekerim koy benimkinin önüne 1 tabak baklayı, bak gör nasıl da yiyor!” tarzındaki sözlerini çoğu zaman duymazdan gelmeye çalışsam da etkilenmedim desem yalan olur. Evet zayıftı, evet yaşıtlarından daha çelimsizdi; bakıyorum bugün de aynı… :)
    Artık Doktorumuz beni hep üzgün bir ifadeyle görmekten sıkılmış olacak ki; günün birinde dayanamayıp; “Siz hiç aynaya bakıyor musunuz Allah aşkına?” deyiverdi. “Bu çocuğun ince narin bir fiziği olacak, sizin gibi…Neden tombul bir çocuk yaratmaya çalışıyorsunuz anlamıyorum!Çocuğun boyu uzuyor, bu da büyüdüğünü gösteren en öneli kriter!” diye itiraz etti.
    O gün bugündür Ceren’e evde pişen neyse ondan yedirdim; ıspanak, karnabahar, bamya vs vs…Ama zorlamadım. Zaten ne hikmetse; ben zorlamadığımda o yemeklerin kıymete bindiğini gördüm ya neyse… :)
    Demem o ki, kişi ne zaman kendisini rahatlatıyor, işte o zaman herşey yoluna girmeye başlıyor. En azından bizde böyle oldu.
    Sevgiler,
    Ece

  31. Elif diyor ki:

    Oğlum 3 yaşında ve iştahsız bir çocuk. İlk başlarda çok stres yapardım ve oğlumu da kendimi de çok yıpratırdım. Sonra rahat anne moduna geçtim ve sağlıklıysa boyu uzuyorsa, yemesi gereken şeyleri az da olsa yiyorsa takmamaya başladım. Ama ben ne kadar bu rahat tarafa geçersem gündüzleri oğluma bakan annem de tersi tarafa geçti. Aklına koydugu yemeği aklına koydugu saatte yedirmek için türlü yöntemler keşfetmeye ve uygulamaya başladı. Şimdi zaten bir türlü oluşturamadığmız sofra kültürü tamamen alt üst oldu. Oğlum bizimle sofraya oturmadığı gibi bizim de oturmamıza izin vermiyor ve neredeyse eşimle dönüşümlü yemek yiyoruz. O yüzden iş sadece annenin doğru bildiğini uygulamasıyla bitmiyor, ailedeki diğer fertler de annenin bu kararına saygı duymalı ve destek olmalı. Ve şuna da sonuna kadar katılıyorum; “bu çocuk ne kadar zayıf” ya da “bi çocuga bakamıyorsun” gibi sözler anneleri üzmekten başka bir işe yaramıyor. O çocukların bakımsızlıktan zayıf olmadıklarını, her annenin kendi çocuguna çok iyi bakacağını en iyi annelerin bilmesi ve böyle laflar etmemesi gerekir.Ne kadar kilolu çocuk o kadar iyi anne diye birşey yoktur. Annelikle çocugun kilosu doğru orantılı kavramlar değildir. Çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu olmaları yeter…

  32. secilll diyor ki:

    Bence de onun midesi onun karari.aynen uyguluyorum ve ozguveni yuksek cocuk yetistirdigime inaniyorum

  33. onlineanne Pınar diyor ki:

    Bu da iştahsız çocuk ve benim başıma gelenleri anlattığım yazım:

    Yemeyen Çocuk Annesi Sağlıklı Düşünemez:
    http://www.onlineanne.com/2012/11/08/yemeyen-cocuk-annesi-saglikli-dusunemez/

    Herkese sevgiler.

  34. Nilufer Koldan diyor ki:

    Arkadaslar, ac cocuk onune konani yer! cocugum yemiyor deyip de hemen arkasindaki cumlede sadece meyve yedi ya da yas pasta yedi diye devam edince gorunen o ki o cocuk ac birakilmadi. Secenek verildi ve seceneklerden biri tercih edilmeyen birseydi. Eger cocugunun dengeli beslenmesini istiyorsan kaldir o yaspastayi at cope ve bir daha da sokma evine. Cocuguna sadece saglikli secenekleri sun ve korkma olmez, cok acikinca mecburen secer saglikli yiyeceklerden birini. Tabi sen bekleyemeyip onlara zaten yedigi seyleri verirsen o da yemek istemedigini yemez tabiki. Eger doktor cocugun cok zayif dikkat et demiyorsa ve cocugun sadece yas pasta yiyorsa bu annenin hatasidir. Normalde kimseyi bu sekilde suclayici konusmazdim ama bu cocugun istahini ne kadar acarsan ac annesi sen yaspasta vermeye devam ettigin surece istahinin hepsini yaspasta yemeye harciyacak bu cocuk, derdin kuculmeyecek buyuyecek, bir de asiri sismanlikla ugrasacaksin… Simdiden cok ozur diliyorum yazis seklimden dolayi tutamadim kendimi, belki de birisinin soylemesi gerekiyor bunlari diye dusundum…

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Çoluk Çocuk (72 / 424 makale)


Dersimiz: Tuvalet eğitimi Skor: Derin 2, Blogcu Anne 0 Evet sayın seyirciler, tuvalet eğitimi konusundaki ikinci girişimimiz de başarısızlıkla sonuçlandı. ...