3 Yorum

Cincüce’nin Gebelik Günlüğü, 27. hafta

Her gebenin göbeği bir gün orta malı olacaktır. Cincüce Banu’nunki de… 

Banu’nun hafta hafta hamilelik yazılarının tümünü buradan okuyabilirsiniz.

***

Merhaba Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Burada gebelik günlüğü tutmaya başladığımdan bu yana tam on iki hafta geçmiş ve 27. haftamı tamamladım. Artık tam altı aylık, gerçek bir gebeyim. Kocaman bir göbeğim var. Pazar günü İstanbul Kitap Fuarı’ndaydım. Orada kiminle karşılaştıysam, herkes göbeğimi okşadı. Kendimi “Talih Buddha’sı” gibi hissediyorum. Yalan da sayılmaz. Talih Buddha’sı yakınlarımda bir yerlerde beni ve içimdeki miniği koruyup kolluyor olsa gerek. Bu saate kadar talihimiz eksik olmadı. Bundan sonra da böyle geçsin.

Altıncı ayı tamamlamamızın şerefine bizim ufaklık çılgınca danslara başladı. Her kımıldayışında ben aynı şapşal sevinçle göbeğimi elleyip “Ay yine oynadı, ne güzel!” diye pastoral duygular yaşarken, pazar günü ilk şoku yaşadım. Meğer bundan önceki hareketler çerezmiş. Fuarda bir konuşmayı dinliyordum. Tam o anda göbeğim kesinlikle benden bağımsız olarak harekete geçti. O birkaç dakika boyunca konuşmacının dediği her şeyi kaçırdım. Herkesin ortasında “Amanın! Göbeğim ayaklanıp koşacak!” diye bağırmamak için zor tuttum kendimi. Hani usta baklavacılar yufkayı havada evirip çevirerek esnetip büyütür ya, içerdeki minnoş da kol bacak gerdirme marifetiyle kendine bir parça daha yer açtı sanırım. Hamileliğin en güzel yanı bu hareketler sanırım. Ayhan Sicimoğlu’nun dediği gibi: “Hastasıyım!

Geçtiğimiz hafta maaile yoğun günler geçirdik. Bir hafta boyunca 2,5 yaşındaki yeğenim Elif’i bizde misafir ettik. Elif’in en son bizde kalışından bu yana altı ay geçmiş. O zaman bebekti; şimdi çocuk olmuş. O zaman konuşamıyordu; şimdi çenesi kapanmıyor. O zaman her dediğimizi bir biçimde yapıyor, ona da yaptırıyorduk; şimdiyse o her şeyde önce itiraz hakkını kullanıyor. Merhaba 2 yaş sendromu!

Yıldıray’la çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce de bu konu hakkında kimi görüşlerimiz;  “Şöyle yapmalıyız, böyle davranmamalıyız,” dediğimiz pek çok durum vardı. Geçen hafta kararlarımızı ve yaklaşımlarımızı sınamak için değerli bir deneyim oldu. Bize göre çocuk yetiştirmenin kilit noktası olan şeyin doğruluğunu kendimizce ispatlamış olduk: Tutarlılık.

Elif annesi ve babasında uyguladığı tekniklerin bende, Yıldıray’da ve annemde sökmediğini gördü. Her tür boşluğu zorladı, her kapıyı yokladı. Her seferinde hepimizden benzer tepkiler aldı. Kısa sürede uzlaştık. Tabii sağlamasını yapma şansımız yok. Bu geçici bir durumdu. Sonuçta o bizimle her an her dakika bir arada olmadığı için buna uyum sağlamayı tercih etmiş ve bizden ayrılınca yine kendi bildiğini okumaya başlamış olabilir. Asıl mesele biz bu tutarlılığı bakalım kendi çocuğumuz karşısında da sergileyebilecek miyiz?

Çocuk büyütmenin, doğru çocuk yetiştirmenin kesin kuralları yok. Bir çocukta mükemmel işleyen kural, başka bir çocuğun umrunda bile olmayabiliyor. Her çocukta yeni bir iletişim ve ilişki kombinasyonu yaratmak gerekiyor. Bakalım biz kendi kombinasyonumuzu nasıl oluşturacağız?

 

3 yorum

  1. Bence gebeliğin en güzel haftalarındasınız tadını çıkarın doya doya. Bi de “Asıl mesele biz bu tutarlılığı bakalım kendi çocuğumuz karşısında da sergileyebilecek miyiz?” demişssiniz ya, asıl mesele kesinlikle bu 🙂

  2. Bu kadar tadına varan bir hamile olman ne kadar güzel Banu. Her seferinde büyük bir zevkle okuyorum haftalık yazılarını. Sizin bebe çok eğlenceli ve bilinçli bir aileye geliyor gibi görünüyor. Ne güzel onun adına. Umarım son haftalarına kadar böyle güzel bir hamilelik geçirirsin.
    Sevgiler,
    Derya

  3. Ben de şu an 32. haftadayım, daha önce Gökçe’yi geriden takip ediyordum, şimdi de seni ilerden… Bende de hele ki son birkaç haftadır o hareketler, daha da bir coştu; göbek daha bir bağımsızlığını ilan etti. Daha bekle birkaç hafta sonra hiç zaptedemeyeceksin…:)