16 Yorum

Hayali adamlar

Bazı çocukların hayali arkadaşları olur. Onlarla yatıp kalkar; onlarla konuşur dururlar. Kimi uzman bunun iyi, sağlıklı bir şey olduğunu söyler. Kimi anne-baba endişelenir “Bizim çocuk gaipten sesler mi duyuyor?” falan diye…

Ben de bu yaşımdan sonra hayali arkadaşlar edindim. Aslında tam olarak arkadaş sayılmazlar. Öyle pek bir şey paylaşmıyoruz onlarla. Gün içinde benimle gezip, yaşadığım olaylara tanık olmuyorlar yani. Yediğim yemeği paylaşmıyorum onlarla. Merak ettiğim bir şeyi sormuyorum mesela. Sadece işim düştüğünde başvuruyorum onlara.

Şöyle ki, canım sıkıldığında, yani yapacak bir şey bulamadığımdan değil de (iki çocukla öyle bir şey mümkün değil zaten) birileri canımı sıktığında, birisi anneliğimi yargıladığında, bir başkası günlük hayatımı zora koştuğunda… falan, bu hayali adamlarıma başvuruyorum.

Bir zamanlar Leman’da Erkut Abi vardı. Kaan Ertem’in çizdiği. En en en sevdiğim, en çok güldüğüm karikatürlerden biriydi o. Bir o, bir de Erdener Abi. Her neyse işte, bu Erkut Abi doğru, dürüst, düzgün bir insandı. Abuk sabuk tipler gelir bulurdu bunu; saçma sapan şeyler söyler, deli ederlerdi. Erkut Abi hiç istifini bozmaz, ancak bir yandan cin fikirli cezalar üretir, olayı adamlarına havale ederdi.

Sanırım benim hayali adamlarımın bilinçaltımdaki çıkış noktası da Erkut Abi. Bir nevi Elif Abla’ymışım ben de, şakacıktan. Böyle adamlar varmış benim de emrimde. Bana terslik yapan birilerine gidip haddini bildiriyorlarmış bu adamlar. Sadece bana mı? Diğer annelere de… Örneğin:

İkinci bebeğinin birincisiyle aynı cinsiyetten olduğunu açıklayan annelere suratını buruşturan/olsun diyen/vah-tüh edenlere, hangi cinsiyete laf ettilerse onunla dolu bir yatılı okula gönderiyorlarmış.

Senelerdir evinde kedisi/köpeğiyle yaşayan hamile kadına “Bebek gelince ne yapacaksınız? Sen en iyisi ver o hayvanı…” diyenleri en yakın hayvan barınağında gerçeklerle yüzleşmeye davet ediyorlarmış.

Yeni doğum yapmış anneye bebeğin kilosuyla ilgili yorum yapıp “Sütün yetmiyor senin, sen buna mama ver, mama” türünden yersiz ve densiz yorumlar yapanları en uzaktaki entegre süt tesislerine sonsuza dek süt sağmaya gönderiyorlarmış.

“Oğlunu devlet okuluna mı verdiiiiiiin? E OLSUN [üzülme]” diyebilen kişileri bir sene boyunca doğudaki devlet okullarını gezerek tuvaletlerini temizleme cezası veriyorlarmış.

“Aaaa, kocaman abi/abla olmuşsun hala [boşluğu doldurun] parmağını mı emiyorsun/bezine mi yapıyorsun/oyuncak ayıyla mı yatıyorsun?” gibi özgüven kırıcı soruları sorma cesareti gösterenleri uzay boşluğuna fırlatıyorlarmış.

gibi…

Emrimde bu tür adamların olduğunu hayal etmem, engin bir hayal gücünün sahibi olduğumun mu göstergesidir, ezik bir psikolojinin mi dışa vurumudur, yoksa “Bana el kol hareketi yapma lan!” demeyi marifet zanneden bir kültürden geliyor olmanın mı doğal bir sonucudur bilmem ama beni iyi hissettirdiği kesin.

Bak, siz de bir deneyin. Birisi size “Sütün yetmiyor, sen buna mama ver” mi dedi, bir diğeri “Aaaa, seninki hala kendi yatağında yatmıyor muuuuğğğ?” buyurdu? Hem-men “Dur ben şuna bir adamlarımı göndereyim” diye içinizden bi geçirin.

Nasıl iyi geliyor, var ya…

16 yorum

  1. :))) Süper . Bundan sonra hayali arkadaşlarım olursa tuhaf olmaz değil mi?:))) Ama onlar hayali arkadaştan anlamazlar. Sanırım en iyisi şöyle sakin sakin konuşup çaktırmadan, farkına, ”SANA NEEE? diyebilmek.:)) Tabi ne demek istediğinizi anlayabilirlerse! Çünkü bana çocuğumun dişleri 5 aylıkken çıktı diye ”Tüh tüh erken çürüyecek” diyenler oldu.!!! :)) http://miniklerveanneleri.com/

  2. ahaha bu sefer de “aayyy koca kadın olmuş, kendi kendine mırıl mırıl konuşup duruyor, kafayı yiyecek garibim” derler… :)

  3. Yalnız seninkler de çok yaratıcı cezalar; hakkını yiyemem! :))

  4. süpersin:))benimde üçüzlerim var 2,5 yaşındalar…emzik emiyolar her gören çıkarın emzikleri büyüdünüz siz diyolar.ama bilmiyolar tek kurtarıcım olduğunu.sinir oluyorum.adamlarını göndermek fikrini beğendim.hemen denicem.ama bana çok adam gerek…

  5. Elif merhaba, ayni fikirdeyim sanal olsalarda bir nevi rahatlama yaratiyor lakin o adamlara sevk edilecek sinir bozucu yorumcular hayatta haddinden fazla 😉
    Sevgilerimle
    İkiz annesi :)

  6. Bugunlerde kalplerimiz karsi karsiya midir nedir? Anlayamadim. Benim de gecen ki cocuk-erkil yazisindan sonra aklimdan/icimden “diger annelerin -etrafta- bizi sinir eden, yipratan, tahrik eden onlarca tavisiyleri bizlerce ise kirici elestirileri karsisinda ne yapmak gerek, ya da neler hissediyorsunuz diye soracaktim.” (Malum belki bir cogumuz ama ben hamilelikten itibaren fetus-bebek-cocuk merkezli yasayan aileleri anlamadigimi belirtmis belki de istemeden birilerinin damarina basmisimdir. Oyuzden boyle bizi sinir eden sorular, tavsiyeler durumunda “adamlarimizi gonderemiyecegimize göre” sizin ve okuyucularin ne gibi cozumleriniz var, paylasalim mi?

    Diger bir sorum da ya da diger annelerde cok BEGENDGINIZ, kimse size birsey demeden icinizden keske ben de oyle yapabilsem dediginiz seyler oluyor mu? Paylasir misiniz?

    1- Ben genelde kirici elestirel tavsiyelere, bilemiyorum her cocuk her annne cok farkli. Cok degisik aile aliskanliklari oluyor. Ben annemden ne gorduysem onu yapiyorum. Ama dusunmekte bir fayda olabilir diyorum. (Hic hamile olmamis, cocuk dogurmayi planlamayan birisi bana hamileligim sirasinda trekking yapip, daga cikabilcegimi, bisiklete binebilcegimi onermisti…Cunku bunlar avrupa’da cok normal olagan aktivitelermis, hamilelik niye engel olcakmis. ….Pardon 1. ben Avrupali degilim…2. Oldu bitti trekking yapip-daga cikan birisi de degildim. Simdi niye boyle bir ozel cabaya girmemi onerdi anlamadim. Istek-cozum: Elif, lutfen Adamlariniz gonderin ve bu bayani IVF ile 5izlere hamile biraktirip, 7/24 saat dag bisikletine binip ALP daglarinda Heidi’nin ac kecilerine kovalatin onu diyorum!

    2-Sevdigimi seyler ise: (kimse bana sen beceremiyorsun demedi cok sukur ama) cocugumla ve hatta esimle “daha kararli, net, gün gibi ama sinirlenmeden, despotlasmadan- ki despotlasamam- daha dogrusu cok cok kararli, disiplinli bir sekilde yapilmasi gerekeni soyleyip ve cocugum baska alternatifimiz yok bu yapilacak diye konusabilmek isterdim”. Cocugumla iletisimim cok fena degil, iddialasmiyoruz kesinlikle. Ben aglayan vizirdayan bir cocugum olsun istemedim, uyumlu olsun istedim ee oyle olunca ben de biraz uyumlu olmak zorundayim. Bu da acaba cok kati-kararli konusmuyor muyum diger anneler gibi bir soru isareti uyandirdi, ozellikle de 2-3 yas doneminde özel bir tedbir almak gerekir mi diye de merak etmedim degil yani. Ama öyle 2-yas tantrumlari (öfke nobetleri, krizleri vs, yasamiyoruz). Ama galiba yeni nesilde farkli oyuzden bizim ana-babamizin konusma metodlari yerine daha kararli konusma stilleri hakkinda gorusleriniz nedir? Adamlariniz -pardon okuyuculari -bu konuda ne der acaba?

  7. Elifcim sen cok iyi niyetlisin, sanirim ofkeli bir toplumdan geliyor olmanin bir sinucu olarak ben tum yaziyi sonunda bize `hadi birbirimizin hayali adamlari olalim` biri birinin canini mi sikti komik kimsenin canini malini sikintiya sokmadan basit ve kucuk cezalar verelim diyeceksin bizi de orgutleyeceksin sandim. cok mu kotuyum ? :) Ama hos olmazmiydi mesela hazir facebook uzerinden anlik birbirimize ulasabiliyorken birbirimizin canini sikanlar birimize yakinsa kucuk basit cezalar versek .Tek korkum insanlarin benim dusundugum masum ceza ve uyarilari buyutmesi olurdu. Ama hani vardir ya sen benim kim oldugumu biliyormusun ha ? sozu gibi canimizi sikan kisilere icimizden `sen benim kim oldugumu ve parmagimin ucundaki gucu biliyormusun `diyebilseydik. Eminim sen parmaginin ucundaki gucu biliyor ve o yuzden cok daha bilincle yaziyorsun yazilarini. Ama hani bugun Elifin canini sikan sevgili marketci amca market cantama doldurdugum bukadar esya varya almaktan vazgectim bir zahmet geri yerlestir yerlestirirken de benden once ki arkadasim Elifin canini siktin diye almadigimi bil diyebilsek.Amma guclu bir kadin grubu olurduk su kucuk istanbulda :)

  8. Elif sen çok yaşa emi canım benim sabah sabah yüzümü güldürdün Allah’ta seni güldürsün..

    sevgiler

  9. annelik yarıştıran herkese göndermek istiyorum bu adamcıkları, hatta hımym’ın bir bölümündeki gibi bakışlarımla yok etmek istiyorum böylelerini benim için öldün sen nidaları eşliğinde,

    süt mevzusuna gelince ben en sonunda al sen emzir o zaman dedim ( ki bizim dana sadece sütle ayda 1 kilo civarı alıyor)

  10. Anneler neden “feedback” almak konusunda bu kadar hassas? Tonla acemi annenin “sen doktordan daha mi iyi bileceksin” diye etrafindakileri tersleyip, yarim yamalak hazmettikleri kitaplara gore nerde esneyecegini, nerde konuyu daha ciddiye alacagini bilmeden cocuk yetistirdiklerini surekli goruyoruz. Cocuk eger toplumun mali ise ve anne bir sosyal cevre icinde bazi insanlarla yasayagelmisse “benim cocugum benim kararim, geri kalan herkes de sussun” tavrindan vazgecmelidir.
    Yani bu kadar mulkiyet duygusuna bu kadar sinirlenmeye ne gerek var.

    • Çocuk “toplumun” değildir, onu doğuran büyüten anne-babanın çocuğudur bir; “mal” hiç değildir iki. Çocuk toplumun malı değildir özetle. Ayrıca, “feedback” isteyen, istediğine soru sorar cevabını alır, soru sorulmuyorsa kimsenin laf üretmeye hakkı yoktur, ya da karşılığında “sana ne” cevabını almaya kendini hazırlamalıdır.

      • Sevgli Pelin,
        Son cumlemi tekrar ediyorum:
        “Yani bu kadar mulkiyet duygusuna bu kadar sinirlenmeye ne gerek var”. Bu arada toplumun mali demek birine “mal” demek anlamina gelmiyor. Cocuk anne babanin evladi oldugunda toplumun hicbirseyi mi oluyor ve toplumun bir parcasi olmuyor mu? dusunerek tasinarak, konussak, ve kendimize de elestirel bakabilirsek ne iyi olur degil mi.

        • Ben hiç çocuk doğurmadığım halde buradaki annelerle empati kurup neler hissettiklerini anlayabiliyorum(anlamaya çalışıyorum diyelim). Kaldı ki anne olmayanların yaptığı “feedback”ler, ne kadar anlamsız ve yaralayıcı olabilir, düşününce. Çünkü her çocuk farklıdır, herkesin çocuğunu yetiştirme şartları, imkanları, çevresi, yaşadıkları, hayalleri de farklıdır. Ben hiçbir zaman kendimde bir anneye “çocuğuna şunu yap, böyle davran vs” deme hakkını görmem, kimse de görmemeli. Bana fikrim sorulursa “bence…….ama tabii senin çocuğun sen bilirsin sonuçta” diye cevap veririm. Elif Hanım ve diğer anneler çok güzel hatta yumuşak yaklaşmışlar konuya, takdir ediyorum doğrusu :) Belki ben anne olsaydım onlar kadar yumuşak yaklaşamayabilirdim bilemiyorum.

      • Kendi dogurdugumuz cocuk toplumun mali degildir. Topluma, cevresine karsi sorumluluklari -ya da bizim vardir. Ama kimsenin sormadan mudahale etmesine, ahkam kesmesine de gerek yok. Burda soruyoruz, fikir alisverisi yapalim diyoruz hatta. Ama örnek vermistim: “Hic hamile olmamis, cocuk dogurmayi planlamayan birisi bana hamileligim sirasinda trekking yapip, daga cikabilcegimi, bisiklete binebilcegimi onermisti…Cunku bunlar avrupa’da cok normal olagan aktivitelermis, hamilelik niye engel olcakmis.”

    • Bu yazdıklarınızda tek katıldığım nokta annelerin “feedback” alma konusunda hassas olduğu. Ki, o da “feedback”ine, verenine göre değişir.

      Eleştiri, geri bildirim, öneri, her neyse… Faydalı şeyler. YARGI içermediği takdirde. Ne zaman ki bunları veren kişi bir yandan da YARGIlıyor, işte o zaman tadı kaçıyor. “Sütün yetmiyor” cümlesi, örneğin, doğrudan bir suçlama içeriyor. “SENİN sütün YETERSİZ.” Bunun, ilk ve en önemli yapması gereken şey bebeğine süt vermek olan bir anneyi nasıl hissettireceğini düşünebiliyor musunuz?

  11. Supersin Elif valla bayildimmm bayildimmmm hemen o adamlardan edinicem ben de :))))