69 Yorum

Sınıfımı baştan yarat

İlkokul birinci sınıflar, “uyum haftası” kapsamında 10 Eylül Pazartesi günü başladılar okula.

O güne kadar Deniz’in hangi sınıfta olacağını bilmiyorduk. Hemen öncesinde, onun olabileceğini tahmin ettiğimiz sınıflardan birinde şu fotoğrafı çekmiştik:

Buna razıydık aslında. Sınıf mevcudunun 18 kişi civarında olmasını bekliyorduk (bu seneye kadar hep öyleymiş). Sıralar tek kişilikti. Eski ama idare ederdi.

Okul açıldı, biz yukarıdaki resimdeki sınıfın iki yanına düştük. Buna benziyordu. Tek kişilik sıralar (biliyorum ki çoğu devlet okulu için bir lüks), taş yerler, perdesiz pencereler.

O kadar.

Okul ilk başladığında 22 kişiydiler sınıfta. Sınıfın boyutu ve düzeni ele alındığında idealdi. Ancak sonrasında nüfus arttı ve birinci sınıf öğretmenlerinden birinin OKULLAR AÇILDIKTAN İKİ HAFTA SONRA tayininin çıkmasıyla diğer birinci sınıflara dağılan öğrencilerle birlikte sınıf mevcudumuz 29’a çıktı. Buna da şükür.

Sınıftaki 26 kalıcı öğrenci (diğer 3’ü yeni atanacak olan -ne zaman bilinmez- öğretmen gelince onun sınıfına dönecekler. Böylece daha yeni başlamışken üç öğretmen değiştirmiş olacaklar. Neyse, yazının amacı icabı sinir bozucu konulara girmeyelim) velisi dedik ki: Biz bu sınıfı bir adam edelim.

Şu ayakları paslanmış, çocuklar düşüp kafasını çarpsa kafasını kıracak olan sıraları bir yenileyelim. Öğretmenimizin de yönlendirmesiyle sıraları küme yapabileceğimiz “trapez masa” denilen masalardan almaya karar verdik.

Akıllı tahtamız yoktu. Vardı ama yoktu. Yani, sınıfta vardı. Ama o sınıfta bir sene önce okumuş olan 3. sınıflara aitti ve onlarla birlikte yeni sınıflarına çıkacaktı. Akıllı tahta (ve projeksiyon ve laptop ve yazıcı ve tarayıcı) alalım dedik.

Perde yoktu. Eh, akıllı tahta olacaksa sınıfın kararması gerekecekti. Perde alalım dedik.

Yerler betondu ve kirliydi. Sil sil temizlenmiyordu. Yerleri kaplatalım dedik.

Çocukların eşyalarını koyabilecekleri bir dolap yoktu. Vardı ama yoktu. Onu da götürecekti sahibi sınıf. Dolap alalım, çocuklar eşyalarını eve taşımak zorunda kalmasınlar, çantaları ağır olmasın dedik.

Çocukların montlarını asabilecekleri askı yoktu. Çantalar yerlerde sürünüyor, montlar sandalyelerin arkasından yerlere düşüyordu. Askı yaptıralım dedik.

Dedik de dedik. Ve para topladık aramızda.

Verebilen çıktı, veremeyen çıktı.

Velilerimizden biri akıllı tahta sistemini, diğeri dolabı, bir diğeri askıyı yaptırmaya karar verince adam başına toplamamız gereken para yarı yarıya düştü.

Ve koyulduk yola.

İlk başta akıllı tahta geldi. Pek sevindik.

Bir hayırsever -ki veli bile değil- perdelerimizi yaptırmaya karar verdi, kendisine duacıyız.

Perdeler gelince ısınıverdi sınıf.

Sıraların siparişini verdik. Sıralar gelmeden önce yerleri yaptıralım dedik. Yerlerin o soğuk görüntüsü değişince sınıf kendine geldi.

Bu arada dolaplar da geldi. Dolaplar gelince çocuklar rahat etti. Dolapları -çocukların tepesine çıkıp üstlerine devirmesinler, ve aynı zamanda olası bir deprem sırasında devrilmesin diye- duvara monte ettik.

Yaklaşık bir haftalık bir gecikmeyle sıralarımız geldi.

Akıllı tahtadan sonra en heyecanla beklediğimiz şey sıralardı. Sınıfın bütün havasını değiştirecek, öğretmenin çocuklarla daha rahat ilgilenebileceği bir düzen kurmasına imkan verecekti.

İlk etapta nasıl yerleştireceğimizi bilemedik.

Onu dene, bunu dene derken, Cumhuriyet Bayramı töreninin ertesinde sınıfın boş olmasından da faydalanarak nihai düzenini oturttuk.

Dolapları daha renkli tasarlamıştık kafamızda. Sınıfa biraz soğuk bir hava kattı renksiz dolaplar. Sıraları yapan firmadan dolap kulpları aldık. Öğretmenimizin de yönlendirmesiyle eli yatkın bir velimiz işe koyuldu. Dolapların üzerine minik elma kurtları çizdi. Hemen renklendi sınıf. Renginden de ziyade, emekti sanırım ortamı ısıtan.

Bu noktada bayağı yol kat etmiştik. Bir askı eksik kalmıştı. Bir de minderler. Minderler, kışın soğuk olduğu söylenen sınıfta çocukların üşümemesi için önemliydi. Sandalyeler buz gibi oluyor çünkü. Göktürk’te bir döşemeci usta bize uygun fiyata minderler yaptı. Hemen öncesinde askı (ve onunla birlikte ısmarladığımız arka panel de) gelince sınıf geçtiğimiz Pazartesi sabahına yepyeni görüntüsüyle başladı.

Bir de buna içeriyi dolduran cıvıl cıvıl çocukların görüntüsü eklenince ortaya çıkan manzara gerçekten çok keyif vericiydi.

Sınıf her geçen gün daha da güzelleşiyor. Oraya buraya koyduğumuz çiçekler, çocukların asılan işleri, öğretmenimizin süslemeleri derken her hafta biraz daha farklı, daha da sıcak oluyor.

Kısacası

ve

Yorucu, koşturmacalı, düşündürücü bir iki aydı. Ancak herkes, öyle ya da böyle, az ya da çok, elini taşın altına soktu ve ortaya -bence- harika bir sonuç çıktı.

Bunu neden yazdım? Öncelikle teşekkür etmek için… Oğlumun böyle bir sınıfa kavuşmasına imkan tanıyan diğer veli arkadaşlarıma.

Bize yol gösteren öğretmenimize ve bunları yapmamıza izin veren idarecilerimize…

Ama en çok da ilham vermek istedim. Devlet okullarının imkan(sızlık)ları birçok veliyi adayını kapıdan döndürebiliyor. “Fiziksel yetersizlikler çok da moralinizi bozmasın” demek istedim.

Elbette eksiklerimiz var. Sınıf olarak birçok şeyi tamamlamış olsak da, okul olarak eksiklerimiz var. Yazın yapılması gereken bir tadilat şimdi yapılıyor (iki hafta boyunca sınıfı kullanamayacağız). Okulun arazisi hala gecekondular tarafından  işgal edilmiş durumda (son 7 senedir olduğu gibi). Okuldaki ses düzeni çok kötü, törenlerde kimin ne dediği anlaşılmıyor. Kütüphanemiz boş (kitap eksiğimiz var, ama KİTAP OKUYAN ÇOCUK eksiğimiz daha fazla ne yazık ki…) Serviste hala tek kemer takan Deniz (bunu da değiştirmeye çalışacağız.) Bunlar parayla değişmiyor. Zihniyeti değiştirmek, sınıfı değiştirmek kadar kolay olmuyor.

Ama bir yerlerden başlamak gerekiyor. Bizim için o yer, sınıftı.

Ve pek güzel oldu.

69 yorum

  1. Tuba bozacioglu

    Cok guzel olmus 🙂

  2. çok güzel olmuş,güzel olmasından ziyade ben çocukların adına çok sevindim.Daha rahat , daha temiz bir sınıfta okuyacaklar,tebrikler

  3. çokta güzel olmuş.

  4. Çok güzel olmuş, şuan işyerimdeki bilgisayararımdan bu yazınızı okuyorum, inanınki yaptıklarınızdan o kadar çok duygulandımki, gözlerim doldu. Siz tebrik ediyorum ve tahmin ediyorumki Elif Hanım, bu sınıfın bu şekilde olmasında sizin çok büyük payınız vardır.

    • Çok teşekkür ederim. Bu sonuç, kesinlikle kollektif bir emeğin sonucu. Başka türlü olamazdı zaten.

  5. emeğinize sağlık, çok başarılı…

  6. Muhteşem muhteşem!! Ellerinize emeğinize sağlık! Okurken gözlerim doldu, gerçekten büyük iş başarmışsınız!!

  7. “Devlet okullarının imkan(sızlık)ları birçok veliyi adayını kapıdan döndürebiliyor.” demişsin ya.
    Dogru.
    Birçok veli, tadilatlarla, eksikleri gidermekle uğraşan biri olsa eminim çocugunu devlet okuluna verecektir. Çocugunu ozel okula verecek gucu oldugu halde, sırf “gerçek dunyayı” tanısın diye devlet okuluna vermek isteyen, ama “orası eksik, burası yıkık, burası güdük” diye bundan vazgeçen bir suru veli için yol gosterici bir adım olmuş bu yaptığınız.
    umarım o sınıftan bir suru bilimadamı ve akıllı siyasetçi yetişir deeğitim, bizden sonraki neslin temel sorunlarından biri olmaktan çıkar.
    elinize ve emeğinize sağlık.

  8. O sınıfın öğrencilerinin velilerini tek tek tebrik etmek istedim böyle sarıla sarıla. Evet vergilerimizi ödüyoruz ve devletin yapmasını bekliyoruz, ama yapmıyor. Ne olacak, el ele verilip birşeyler yapabilecekken çocuklarımızı o soğuk, sevimsiz sınıflara hapsediyoruz devlet yapsın diye diye. Kime zarar veriyoruz, çocuklarımıza.
    Bu bana her sene kar yağdığında habire belediyeye söylenen vatandaşı hatırlattı. Herkes çıkıp kendi kapısının önünü temizlese insanların yürüyeceği temiz bir alan oluşacak ama yok devlet yapsın diye kaya kaya geziyoruz.. Devlet yapmıyor, sen yap. Kendin için, çocuğun için.
    Süpersiniz Elif!

    • Aynen öyle.

      Benim etrafımda da “Devlet okulu değil mi? Devlet yapsın” diyen insanlar var.

      E iyi de yapmıyor, yapamıyor, n’olacak?

  9. ellerinize sağlık,örnek olması için hemen paylaşıyorum.

  10. Eliniz, gönlünüze, emeğinize sağlık:) sizi, özellikle oğlumu neden özel okul yerine devlet okuluna göndermeliyim yazınızdan beri daha çok takip ediyorum. tarzınızı duruşunuzu çok sevdim. gayet akla mantığa yatkın, neden olmasın ki tavrı bu:)) çok ama çok tebrik ediyorum. Hem sizi hemde bütün bu işlerde köstek olmak yerine destek olan tüm diğer velileri….gönlünüze sağlık.

  11. Elif emeğinize sağlık. Tedarikçilerinizi de paylaşabilir misin ? Biz de okulumuzu böyle yapmak istiyoruz.

    • Genel olarak yerel tedarikçilerle çalıştık. Perdeci, yer kaplamacı, vs. hep Kemerburgaz’dan. Ancak sıralar için Bediloy.com’u tavsiye ederim. Ben internetten bulmuştum, sonra yan sınıfla çalıştığını duyunca biz de birlikte hareket ettik. Rıza Avcı’yla iletişime geçebilirsin (bana mail atarsan telefonunu da veririm). Devlet okulu velisinin halinden anlayan, sözünü tutan biri kendisi. Firma da öyle.

  12. tebikler çok güzel olmuş keyifli eplenceli güzel günleri geçsin

  13. böyle şeylerde organize olmak, herkesi memnun etmek zordur. özellikle 1 ya da 2 kişi organizatör olur ve koordinasyonu sağlar, tüm yük de onların omuzlarındadır… valla tebrik ederim, kesinlikle sonuç mükemmel olmuş, harika bir iş başarmışsınız….

    • Öyle oldu tabii. Sonuçta daha önceden birbirini hiç tanımayan, farklı bakış açıları olan bir sürü insan. Tek başına yüklenmek hem iş yükü olarak zor, hem de uyum olarak. En iyisi birkaç kişi sorumluluk almak.

  14. ellerinize, emeğinize sağlık… bilinçli velilerin artması dileğiyle…

  15. Harika olmuş.
    Elleriniz dert görmesin…

  16. ellerinize sağlık. okurken gözlerim doldu. bakalım bizi neler bekliyor? çocuklarını devlet okuluna göndermek isteyen bir anne olarak bakalım ben yapabilecek miyim böyle şeyler? sevgiler…

  17. ÇOK GÜZEL OLMUŞ. çok çok beğendim. anne olmak hem eğlenceli hemde zor. okulda sırasını, sınıfını düşünen anne; evde dersini, yazılısını, yemeğini vs.. düşünüyor. umarım çocuklarda bu özverinin hakkını verir, okur bir yerlere gelirler. (AMİN)

  18. çok güzel olmuş,elinize ve emeğinize sağlık…

  19. içim ve umudum ısındı…

  20. kesinlikle çok güzel, emeklerinize sağlık. Çocuklar daha da severek gideceklerdir şimdi yeni sınıflarına.

  21. Yüreğinize ve emeğinize sağlık! Harika, sıcacık bir eğitim ortamı olmuş! Katkısı olan herkesi gönülden kutluyorum. Devlet okullarında okuyan / okuyacak olan çocukların velilerine ilham kaynağı ve model olduğunuz için de teşekkürler.

  22. Elif resmen gozlerim doldu, tek kelimeyle harikasiniz!

  23. tebrikler çok güzel iş çıkarmışsınız.Kızımı gönderdiğim anaokulunda 25 lirayı verirken bile mırın kırın eden velilerle bizim için gerçekleştirilemeyecek bir hayal bizim için…

  24. her sınıfta yapan birileri çıksa 5 yıla (artık 4 mü oldu 8 mi?) bütün okullar bütün sınıflar özel okul gibi olur:) elinize sağlık.

  25. Elif, diyorum ya hep “gözlerim doluyor okurken” diye; bu sefer dolmakla kalmadı, ağladım! Neden bu kadar duygulandığımı sanırım kelimelerle tarif edemeyeceğim. Ama o kadar güzel ki bu verdiğiniz emek, o derece değerli ki… Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüşsünüz, her şeyi ne kadar da şevkle, sevgiyle yapmışsınız. Elleriniz, gönülleriniz, keseniz dert görmesin! Ben birilerine yaranmak için asla laf söylemem ve hayatımda ilk kez böyle bir şey geliyor içimden: devletin başına halkı böyle hunkarca istismar edip birbirine düşüren değil, senin gibi; sizler gibi duyarlı, ince düşünen; düşündüğünü dile getirmekle kalmayıp gerçeğe çevirebilen, diğer insanların hislerine ve düşüncelerine dokunabilen; yeri geldiğinde yol gösterebilen KADINLAR gerek…!
    İnan ki, bu yaptığınız muhteşem işten çok etkilendim. Keşke bu güzellik sadece sizin sınıfınızla sınırlı kalmasa. Belki sizden özenen diğer sınıfların velileri de kendi sınıfları için kolları sıvarlar. Hatta keşke özel – devlet ayırımı yapılmaksızın bütün okulların bütün sınıfları bu derece öğrenciyi düşünerek tasarlansa; böyle sıcacık, böyle rengârenk olsa…
    Kocaman sevgiler hepinize.

    • Çok teşekkürler Derya. Yalnız biz değiliz bunu yapan. Ama az, ama çok, diğer sınıflar da iyileştirdiler sınıflarını. Olması gereken bu zaten.

  26. sevgili elif,senin sınırın “sınırsızlık” bana göre..Yani şartlara tesilm olmaman..Bizlere çok güzel örnek oldun neler yapabileceğimiz hakkında..Yüreğinden öpüyorum..Kolay gelsin..

  27. Gözlerim doldu.. nefis olmuş..

  28. Sınıfın ilk hali fotoğraflarını gördüğümde “o kadar da kötü değilmiş” diye geçti içimden. O kadar kötü şartlarda okullar var ki maalesef. Deniz’in sınıfının ilk hali bile pek çoklarına göre güzel kalıyor. Buna rağmen siz elinizden geleni yapıp, özel okulların belki de 1 aylık taksidini ödeyerek sadece, çok güzel bir sınıf yapmışsınız bir devlet okulunda. Tebrik ederim yürekten. Yalnız aklıma birşey takıldı, sormadan edemeyeceğim. Deniz’ler her sene aynı sınıfta mı okuyacak? Sınıf değişimi olursa ne olacak bunca emek? Yani yeni gelecek 1.sınıfların güzel bir sınıfı olmuş olur tabii, o çocukların da hakkı ama, her sene her sınıf değişiminde bu özveriyi gösteremeyecek veliler olacaktır….Ne yapacaksınız? Okul müdürüyle görüşüp sınıfın sabit kalmasını isteyebilir misiniz?

    • En az 3, belki 4 sene bu sınıfta kalacağımızı biliyoruz. Ve yerler dışında her şey sökülüp taşınabilecek şeyler aslında.

  29. Demek ki neymiş emek olunca herşey güzelleşebilirmiş..Biraz istek biraz çaba yetermiş örnek teşgil eden harika bir iş çıkarmışsınız takdir ettim saygı duydum sevgiler

  30. Cok güzel olmuş sınıfınız. Bizde buna benzer bi çalışma yaptık..Yeni dolaplar… Akıllı tahta… Projeksiyon… Perdeler… Faliyet panoları… Oh dedik bitince… Cocuklarda yeni sınıflarını çok sevdi.. Devlet okuluna gönderirken aklımızda hep bu vardı özel okula vereceğimiz 1 taksiti devlet okuluna yatırsak harika şeyler yapabiliriz… Biz okulumuzdan çok memnunuz.. İdealist öğretmenler olması bizi gururlandırıyor..

  31. SUPER!!! Bende ağladım nedense :p Belki okulunuzdaki diğer sınıflar da bu değişimden etkilenir onlarda yapar. Sonra onlarda post eder, anlatır ve yayılır. Bir bakmışız herkes kendi sınıfını güzelleştiriyor, hemde tekdüze değil değişik renkler ve dekorasyon fikirleriyle, offf abarttım galiba ama düşüncesi bile harika 🙂

  32. tebrikler, harika olmuş. Velilerin birlik beraberlik içinde olması çok önemli. Bizde veli arkadaşlarla aramızda para toplayıp anasınıfımızın minderlerini yaptırdık.

  33. Evet geçenlerde bı yazınıza yazmıştım devlet okulu sınıflarında guzellestirilebiliyor yeter ki istenilsin diye siz istemissiniz Elif hanım ve olmuş. Ama bazı veliler maalesef devlet okuluna tek kuruş verdiklerinde çöpe gidiyor daha da kotusu müdürün yada öğretmenin cebine gidiyor gibi algılıyor. Cocuğunun cebine bin liralık cep telefonunu koyuyorda okula 1 lira verirken egitim parasız degil mı diye soruyor sanki yaşadığımız ülkeyi bilmiyor gibi. Allah ıslah etsin ne diyim. Sizi de tebrik ediyorum

  34. İyi ki varsınız Elif Hanım,
    Bizlere şartları kabul etmeyi değil şartları oluşturmayı öğrettiğiniz için. Belki bu dönüşüme karar vermiş fakat uygulama cesareti olamayanlara yürek verdiniz. Belki bu yazı sonrasında bu düşünceyi bazı kişilerde alevlendirdiniz.
    Umarız bu değişiklikleri yapan arkadaşlar size başvurur ve toplu olarak bu ortamdan daha çok çeşitli dönüşümler ortaya çıkmasına vesile olursunuz.
    Herşey gönlünüze göre olsun dileklerimizle…

  35. baştan yaratmışsınız resmen; tebrikler…

  36. Gözlerim doldu okurken. Helal olsun!

  37. öncelikle azminize bie şeyleri değiştirebilecceğimize olan inancınızı tabrik etmek istedim.
    olumsuz bakmaktansa siz sınıfın en başta o halini görmektense şu anki halini hayal ettiniz ve gerçekleştirdiniz.öğrenciler ve öğretmen için büyük motivasyon.
    tekrar tebrik ederim.

  38. Elif Merhaba,

    Oğlunu rapor almayarak 1.sınıfa başlattın bu sene. Yaşadığın zorlukları, ya da memnuniyetini belirten biz yazı paylaşabilir misin bizimle? Gelecek sene rapor alacak ya da almayı düşünmeyen anneler için yol göstermiş olursun.Teşekkürler

  39. Ellerinize saglik. Ben Yerinizde olsam Rotarac ve Lionslarla diyaloga gecerdim, ayni zaman da local derneklerle rizeliler dernegi,kadin,ar dernegi, bursalilar etc… Ulke capinda bir proje baslatirdim. Her seferinde cekilisle bir okul bir sinif secip yavas yavas birer birer siniflarin duzeltilmesine calisirdim. Biliyorum Zor gozukuyor ama bak ilk adim atilmis. Is adamlarinin kendi urunlerini reklamla tanitmalarina izin verirdim. Izninizle ukalalik olarak alinmazsa burdaki PTA( parent teacher association) Larin yaptiklarini yazayim. Local restorantlara gidiyorlar, ordan kupon bastirip eger orda kahvalti, oglen yemegi yersek kuponu gosteriyoruz, yemegin yuzde 10 u bagis olarak o restorant okul a gonderiyor. Yani 40 dollar lik yemek yediysek 4 dollari okul un butcesine gidiyor.. Okul yili basinda fotografcilar yerel sirketlerden seciliyor onlar da gelirin yuzde 5 ini bagisliyorlar. Yerel migros, kirtasiye , oerdeci, halici, tamirci vs vs Yilda iki kere araba yikama duzenliyorlar, cocuklarla aileler okulun park yerine araba yikiyorlar:)) hortumlara, sungerlerle, gelir okul butcesine gidiyor. Onun disinda geleneksel pancake kahvaltisi oluyor, cocuklar 3.50 veliler 10 dollar, hem aileler kaynasiyor hem de gelir saglaniyor. Okuma yarisilari, siir yarisilari oluyor, aile es dost akrabalar cocugun okudugu her kitap icin 50 Kurus koyuyor, cocuk bunlari okulun kumbarasina atiyor:))) Yerel kuaforler berberler her cocuk sac kesiminda 1 dollar bagisliyorlar . Kusura bakmayin haddim olmayarak yaziyorum belkide AMA bunlar burda yapilanlar, okulumuz 50 yildir ayakta. Sistem bir oturdu mu gerisi devam ediyor.

    • Lütfen paylaşın, çok güzel öneriler. Bu konuda bir de kitap okuyorum. Ne yazık ki Amerika’da çok farklı işliyor bu düzen. Oradaki farkındalık düzeyi buradakinden çok farklı. Ama işte, örnek alınacak şeyler var, olmalı.

  40. benım kızımda bu yıl 1. sınıfa basladı .sınıfınızın ılk hali bıle bızım için bir hayal o kadar kötü düşünün.okurken gozlerım doldu keske benım çocugumda boyle bır sınıfda okusa oysa gokyuzunu bıle goremıyo yerın altında
    sızı coook tebrık ederım aynı düşüncede olan velılerle bırlıktesınız ınanın cok onemlı

  41. Tebrikler! Harika bir is cikarmissiniz ekip olarak. Umarim bu hareketiniz daha genis mecralarda da duyulup, tum ulkedeki velilere ilham verici olur. Devletin egitim isini olmasi gerektigi sekilde yapamadigini nesiller boyudur tecrube ediyoruz.. Beklemek yerine yapilmasi gerekeni yapmak zorundayiz hepimiz. Diger planlarinizin da kolaylikla basariya ulasmasini dilerim.

  42. Çok güzel olmuş ellerinize sağlık sizi tebrikediyorum süpersinizz

  43. Tekrar Merhaba,
    http://dirksen.sd54.org/about/
    Benim ufakligin gittigi okul, web sayfalari blog seklinde, her hocanin email adresi var, bunlar parasiz isler, blogspod Dan blog acmak Zor degil, her hocaya email adresi de acmak bedava, hocalar bize haftalik email gonderiyorlar, yaziyorum bunlari cunku Turkiye de hazir, ukalalik olarak alinmasin, Amerikan ozentisi de degil, yapmislar bizde yapabilelim derdindeyim ya da yapmak isteyenin elinde harita olsun yol gosterir gibisinden. Mesela Ben her yil okunacak kitap listesini buyuk bir basari Ile kaybediyorum, web sayfalarinda hazir nadir :)) okulun amblemi yunus baligi, sapkadan baslayin kalem, ceket, hirka, defterlerde amblemleri var, local bir sirketle PTA anlasti, onlara makul bir fiyata yaptirdilar, okulun kermesinde satiyorlar, mesela oglana 16 dollara aldim sweatshirt ini, PTA nin maliyeti11.5 di, kimler kazandi, birincisi kucuk is yeri, is yapti, reklami oldu, para kazandi, ikincisi okul 4.5 dollar aldi her sattigindan kimbilir Neyin ihtiyaci karsilandi. Benim oglan mutlu mutlu geziyor okulun kazagini giydigi icin. Burada anlayis her is yeri buyuk kucuk fark etmez Etiksel anlamda mahalesine gorevi var, yogurt satsin, firinci olsun, bu mahalle bizim. Yasayan organizmalar, eger mahalleliyi karsima almak istemiyorsam vergimin yani sira bagis da bulunmam lazim ki millet benden alsin, insanlar benimle is yapsin. Doktorundan fotokopicisine kadar kullaniliyor. Seyyar kutuphanemiz var, yilda iki kere kitaplar dagitiyor, karsiliginda biz konserve tarihi gecmemis yemekler kutulari veriyiruz. Bu konserveler fakir mahallelerin ash ocaklarina gidiyor. Bunun disinda local pastahaneler her yil 200 tane cookie ( buyuk biscuit) bagisliyorlar bunlar satiliyor. Sevgilerimle, Baran( erkek degilim, bir oglan annesi)

  44. Cok guzel, gozleri dolarak okuyan diger okuyucular gibi ben de sizleri ve diger velileri tebrik ederim. Aslinda biraz daha basina yayilsa örnek olabilir. Adam sendeciligin onune geceriz.

    Benim gonlumden gecen ise “bir okul yaptirmaya imkanim yok-en azindan henuz yok, MP’dan yilbasi ikramiyesi vurmazsa– oyuzden annemin ogretmenlik yaptigi okulda bir dersligi yeniden bastan yaratmakti. Kimseye de annemin-ailemin adini ver diye baski kurmadan. Ama tek sinif secilir mi, kabul olur mu derken galiba sizin model den ve diger orneklerden anladigim boyle bir durum olabilir.

    Belki herkes Sabanci ailesi degil, okul kuracak imkani yok ama kucuk kucuk adimlarla siniflar, okul laboratuarlari “mikro-destekle-makro-hayirseverlik” yapilabilir. Belki boyle bir kampanya baslatmaliyiz!

  45. Sabah sabah benimde gözlerim doldu.Emeklerinize ,yüreklerinize sağlık.
    Bu sene 65 aylık okula başlayan bir kız annesi olarak blogunuzu takipteyim( 3-4 senedir : ) ) .

  46. Egitim devletin isi kesinlikle katiliyorum ama verili sartlarda bekleyebileceklerimiz sinirli. ne yazik ki. cok yazik ki. O yuzden hepinizi bir bir tebrik ediyorum bu sinifin velileri ve ogretmeni. Ellerinize saglik.

    Ben hep devlet okulunda okudum. Sagolsun velilerimiz ve ogretmenimiz hep cicek gibi siniflarda okudum. Okul baslayinca gider masa ortusu alirlardi bize. Benim annem terzi. Annem dikerdi masa ortulerimizi. Sonra herkesin annesi kenarina isim islerdi. Ve sirayla veliler haftasonlari sinifin tum sinifin masa ortulerini yikar utulerdi. Kutuphanemiz vardi kucuck kosede. Ona da ortuler diikilirdi ayni kumastan bir de ogretmen masasina. Hala utlulukla aniyorum o gunleri. Sagolsunlar!

    Siz de sagolun Elif. hep boyle guzellestirebilin cocuklarin dunyasini dilerim. Inan bana cocuklar da bu emegi unutmuyor. Biz unutmadik mesela.

  47. İlham verici!

  48. Sizin sınıf çok şanslı, demiştim sene başında hatırlarsan?… Bravo be Elif!!!!

  49. kelebek etkisi bu işte…..

  50. harikasınız Elif, yeni nesil anne babaların bu bilinçte olması, bu kadar istekli azimli ve tüm şartlara rağmen olumlu olabilmesi ülkemiz adına çok güzel, bu çocuklar da büyüdüklerinde sorunlardan şikayet değil, çözüm üretme yoluna gidecekler anne babalarını örnek alarak… çok sevindim çok duygulandım, sınıf yeni kıyafetle bezenmiş boynu bükük bi yetim çocuk gibi göründü gözüme.. hani bi reklam var ya, yaşamak için hala 1 milyon neden var:)

  51. Hayranlık duymamak mümkün değil!

  52. Aklima ilkokul yillarim geldi. Sehir disinda cok fakir bir okula baslamistim. Okul aile birligi baskani yapilan babam ilk is tavandaki o silik sari isiklari degistirmisti.Okulu boyattirmis bir de okulumuza yakisir bando takimi kurmustu.Hepsi velilerden toplanan paralar ve sehrin zenginlerinden istenen yardimlarla yapilmisti.O zamanlar minderde oturmak aklimiza hic gelmemisti o tahta siralarda kuru kuru otururduk oysa annelerimizin birer minder yaptirmasi en kolay isti…Neyse sabah sabah kendi cocukluguma gittim. Devlet okuluna gondermenize ilk basta cok sasirmistim ama simdii sizi takdir ediyorum.

  53. Sinifiniz cok guzel olmus. Elinize saglik. Okulunuzun ismini ogrenebilir miyim ?

  54. Ellerinize sağlık Elif,

    keşke her okulda en az sizin gibi bir sınıf olsa sonra çoğalsa 🙂

    Artı olarak da öğretmen de pozitif di bence size de yardımcı oldu ona da teşekkür etmek lazım bence

  55. Sevgili Elif hanım,ne kadar iyi yapmışsınız.okurken “umarım sonu kötü bitmez” diyerek okudum.ben de devlet okulunda ücretli çalışan bir okul öncesi öğretmeniyim.velilerin iyi niyetlerle çocukları için mucizeler yarattıklarına birçok kez şahit oldum.bu çabaların ,emeklerin sonunun hüsran olması,ömrünün kısa olması sizin kadar bizleri de üzüyor.sisteme takılıp,ümidi kırılanlar vazgeçip kolayı seçenler oluyor.bu çocuklar bizim çocuklarımız,bu okullar bizim okullarımız,bu ülke bizim ülkemiz.siz ve sizin gibi güzel insanları gördükçe umudum artıyor,ne olursunuz,hiç vazgeçmeyin,vazgeçmeyelim,olur mu?
    Sevgilerimle
    Dilay Öğretmen