25 Yorum

Oku bakayım

Dün sabah Deniz “karnım ağrıyor” diyerek uyandı. “Geleneksel Pazartesi karın ağrıları” bünyesinde değerlendirip pek ciddiye almadım önce…

Sonrasında “midem bulanıyor” demeye başladı. Anladım ki ters bir şeyler var.

En nihayetinde çocuk kusunca numara yapmadığını anladım, aferin bana.

Okula gitmeyince haliyle evde kaldı (ne kadar ilginç…) Öğretmeni “Bol bol okuma yapsın” deyince Derin uyuduktan sonra birlikte koltuğa oturduk ve okuma setinin içinden çıkan 8 numaralı okuma kitabını kucağımıza aldık.

Öğretmeni Deniz’e bütün harfleri gösterdiğini, bu noktadan sonra onun birleştirebileceğini, çok üstüne düşmememi ancak okuma yapmamızın iyi olacağını söylemişti. Keloğlan’la başladık:

Kkkkkeeeeeeellll… Keeelllooooooo…

Yumuşak Ge’de (pardon, ona GE demiyoruz, “Gı”) takıldık bayağı. “Deniz’ciğim böyle yani YIII gibi, IYYY gibi bi şey” falan filan derken, bir önceki sayfadaki YAĞ, BAĞ devreye girdi de hatırladı.

KKkkkkeeeelllooooooğğğğğğ….lllllllaaaaa…aaannnnn…

KELOĞLAN! KELOĞLAAAN!

Çok sevindi okuduğuna. Ben de!

Devam ettik hikayeye… İşte Keloğlan’a annesi yağ al demiş de, o da yollara düşmüş de, sağa gitmiş, sola gitmiş, dağa çıkmış, bağa uğramış, yağ almayı unutmuş, annesi ona bağırmış da Keloğlan diye çağırmış.

Hayatımda duyduğum en güzel Keloğlan hikayesiydi. Hatta hayatımda duyduğum en güzel hikayeydi diyebilirim.

Deniz’e ilk kez kitap okuğumda üç aylıktı. ÜÇ AY. Herhalde 6 kilo falandı o zamanlar, portakal gibi bir şey…

Dün Deniz bana kitap okurken 6 yaşındaydı. 20 kilodan fazla şu anda kendisi.

Çok acayip bir his… Hep ben okudum ona, onun bana okumasına alışık değildim. Müthiş bir duyguymuş. Şimdi her şeyi okutasım var. Eskiden, İngilizce bilmek çok sıradışı bir şeyken, çocuklarını misafirin önüne çıkarıp “İngilizce konuş bakayım amcalar, teyzeler duysunlar” diyen anne-babalar gibi, sokaktan geçen vatandaşı durdurup “Biliyor musunuz, benim çocuğum okuyor. Oku bakayım!” diyesim var.

Bu arada:

  • Bu okuma-yazma işi çok acayip bir şeymiş. Bir öğrendiler mi harfleri, tıkır tıkır ilerliyor. Örgü örer gibi…
  • Ama henüz her şeyin anlamını veremiyor. Yani okuyor, ama okuduğunu anlamayabiliyor. Tevekkeli değil bize okulda oku, ANLAT, özetini yaz derlerdi, anlayalım diye…
  • Kendimi bildim bileli okuyorum ya hani… Kendimi Deniz’in yerine koyup yeni öğreniyormuş gibi yapmaya çalışıyorum, olmuyor. Gördüğüm her şeyi PAT diye okuyorum. Okumamayı geri öğrenmek mümkün değil.
  • Hani ilk dönem okuma yazma yoktu? diye soranlar oldu. Valla onu ben bilmem, MEB bilir. “Öyle okuma yazma yok” demek kolay, sıkıysa onlar gelip okuma yazma öğretmeden sınıf öğretmenliği yapsınlar bir sınıf dolusu çocuğa…
  • Morpa’nın “Çocuğum Okuryazar Oluyor” diye bir kitabı var. Dil gelişiminden, okur-yazarlık ve okuma yazmadan bahsediyor. Okuma yazmayı teşvik edici aktiviteler var içinde. Ama ben okur yazarlığın nasıl geliştiğini merak ettiğim için okuyorum (gerçekten çok ilginç geliyor bana). Benzer bir merak içinde olanlara tavsiye ederim.
  • Deniz’e erken yaştan beri kitap okuyor olmamızın da bu işte parmağı olduğunu düşünüyorum, ki öğretmeni de öyle dedi.
  • Deniz’in bu işi söktüğünü gören Derin kendi de okuyormuş gibi yapmaya başladı. Doğan dün gece “Elif bu okuyor” dediğinde kalp krizi geçiriyordum… “Abisinin taklidini yapıyor” demek istiyormuş meğer.
  • Çok garip bir dönemece girdik sayın seyirciler. Bundan sonra önüne gelen her şeyi okuyacak, “okumamak” nasıl bir şey bilmeyecek bu çocuk. Ne acayip…

İşte böyle…

Çocuklarıma kitap okumak en çok keyif aldığım bir şeydi benim için hep. Onların okuması daha da keyifliymiş meğer…

25 yorum

  1. Baştan sona gülümseyerek okudum, ne mutlu sana 🙂 Kızım da büyüsün de kitap okusun bana. Bi de pasta yapalım beraber, ama tarif defterini o okusun. Hihi 🙂

  2. Tebrikler Elif, gerçekten çok keyifli bir duygu. Okuma sevgisi ve alışkanlığının taa bebeklikten itibaren başlatılmasının, okuma yazma öğrenilen dönemde çok faydası olduğuna yüzde bin katılıyorum. Evde okuyan ve kitap sevgisi olan anne babaların çocuklarının kitaba bakışı çok farklı oluyor. Büyük bir aşama kaydetmişsiniz, gerisi çorap söküğü gibi geliyor zaten. Tekrar tebrikler.

    Not: Bu arada yapıyormusun zaten bilmiyorum ama tuvalete bol bol kitap koymak çok işe yarayabiliyor. Benim kızlarım okumayı tuvalette söktüler diyebilirim. Bir de oralara normalde kendilerinin seçip okumayacağı değişik konularda kitaplar da koyuyorum, sıkıntıdan okumaya başlıyorlar ve sonra ellerinden düşüremiyorlar.

    Sevgiler

    • Ahu hn bu bazen olumsuzlukta yaratabiliyor. Tuvalette cok kalmasi problemlere yol acabiliyor bir doktorunuz ile konusun isterseniz. bizimki tavsiye etmiyordu kesinlikle…

  3. çok güzel, darısı seneye benim başıma.

  4. Gözlerim doldu deniz oğlan 🙂

  5. Bende kizima sizin gibi 3 ayliktan beri kitap okuyorum. Yumusak kitabi kizimin ilk kitabiydi hala saklariz. Tombis ayicik kitabini o kadar cok okumustuk ki ezberlemisti gelen misafirlere 3 yasinda ben okuyorum diye 1 sayfayi ezbere soylerdi herkes okudugunu sanirdi gercekten. Ve gecen sene Kasim ayinda ilk okumaya baslayinca kalpten gidiyorum sanmistim icim icime sigmamisti. Ikinci donem ogretmenimiz en cok kitap okuyan kim diye bir tablo yapmisti kizim 1. olmustu. bu sekilde bir uygulamada okuma hizini arttirmisti tavsiye ederim. Her aksam yatmadan bana kitap okumasi o kadar zevkli ki..Diyorum her zaman cocuga 5-6 yasina kadar her turlu duzeni ogret sonra sen cok rahat ediyorsun. Hele bu yaz tatilde ikimizde guneslenirken elimizde kitaplarimiz ne buyuk keyif almistik. Simdi en buyuk hayali benim kitaplarimin bir gun onun olmasi :))))) Deniz’e sevgiler…

  6. coksevındım valla.kendı oglum büyümüste okumayı ögrenmıs gibi hıssettım.Masallah bu arada en kocamanından.

  7. Ayyy ne mutlu sana ve bu mutluluğunu bizimle paylaştığın için ne mutlu bize:)darısı bize inşallah

  8. Gozlerim dolarak okudum. Ne mutlu size.

  9. denizin artık okuyabiliyor olması çok güzel gerçekten, aynı heyecanı seneye bende yaşayacağım umarım. büyük kızma kitap okumaya bir aylıkken başlamıştım, tam bir laf ebesi oldu, küçüğe hala başlamadım:(
    eskiden aralık ayında okurdu çocuklar yine öyle demekki, müfredat değişince bişeyler değişmemiş.

  10. Darısı başımıza Elif”cim, hayattaki birkaç önemli dönüm noktasından biri bu.

  11. Ben aynı şeyleri geçen sene yaşadım. Ödev, okuma filan derken benim ona kitap okumama hiç vakit kalmayıverdi… İşte buna üzülmüştüm.. Neredeyse doğduğundan beri her akşam ona kitap okurken birden onun kendi kendine okuyuvermesine içerlemiştim.. Çocuklarla ilgili her şeyin böyle olduğunu, gün gelip bize ihtiyaç duymayacak yetişkinler olacaklarını bir kez daha farkettim…. İnşallah o günleri görürüz de içimizdeki tek burukluk bu gibi şeylerden ötürü olur..

  12. Gözlerim doldu okurken.Kendi duygummuşçasına heyecanlandım.Kocaman bi aferin Deniz’e.Bilge kuzuma her kitap okuduğumda bende bunu hayal ediyorum.Darısı 6 yıl sonra Bilge’min başına inşallah :))

  13. TEBRİKLEEERR..ve maaşallah 🙂

  14. tebrikler benim kuzuma.. yine boğazım düğüm düğüm..

  15. biz o serinin 2. kitabındayız henüz. ama bizde tatlı bir sevinç içindeyiz; bizimki “Ali, nar al.” derken 🙂

  16. Ne kadar guzelll!! Aynı duyguları yasıyorum şu donemde anne karnından beri ogluma kitap okurum simdi ise ben okuyacagım diyerek benim okumamı istemiyor itiraf edeyim bozuluyorum aglayasım geliyor 🙂 pazar sabahı saat 07:00 elinde kitapla onu yatagında gorunce şok olmustum sende yatakta kitap okuyorsun ya deyince gurur duydum onunla insallah azimle kitap okuyan bir nesil olurlar..Buarada belki sizinde okulunuzdan brosur gelmis olabilir morpakampus.com diye bir siteye ait harika bisey deneme uyeligi verdiler biz bayıldık bende bilmedigim sesleri ordan ogreniyorum.Oglumda sitenin basından kalkmıyor.Bilmeyenlere tavsiye ederim.

  17. tebrik ederim setin adı nedir acaba?

  18. nasıl duygulandım anlatamam… ne büyük bir mutluluk…kutluyorum minik Deniz i…

  19. Kızım 2013 Eylül’ünde tam 67 aylıkken okula başlayacak. Tahmin edersiniz ki bu konuyla yatıyor ve kalkıyorum. Rapor alsam mı, cezasını mı ödesem, okul başlatsam mı diye gidip gelirken, Deniz’in okul hayatıyla ilgili yazdıklarınız çok iyi geliyor. Bu yazınızı okuyunca da heyecanlandım, kalbim pır pır attı, gözlerim doldu. Bütün çocuklarımızın yolu açık olsun inşallah…

  20. Benim kuzucuk henüz 2,5 aylik ama okurken o günleri hayal ettim gözlerim doldu mutluluktan. Cok tebrik ederim Elif sizi 🙂

  21. Gözünüz Aydın olsun..:) Okusun büyüsün kocaman adam olsun.. Darısı bize de olsun..:)

  22. Emir Alp'in Annesi

    Merhabalar,
    Yazılarınızı ve yapılan yorumları hamilelik donemimden beri büyük bir zevkle okuyorum. Acikcasi 2,5 aylık taze bir anne olarak bana cok yardımcı oluyorlar 🙂 Bir müdettir ben de kitap okusam ya bebeğime diye düşünüyordum ancak ne okumak dogru bilememiştim. Sizler bu kadar küçükken bebeğinize ne oluyordunuz ?

  23. merhaba, blogunuzu yeni keşfettim ve çoooook beğendim. bir psikolog ve 2 çocuk annesi olarak “anne olmadan önce hepimiz mükemmel anneydik” cümlesi çok hoşuma gitti, izninzle bundan sonra kullanacağım. az önce de facebook hesabımdan anne hakları yazınızı paylaştım. bence en önemli anne hakkı çıldırabilme ve yanlış yapabilme hakkı…. benim oğlum da 2006 doğumlu yaşadığınız okuma sökme heyecanınızı derinden anlayabiliyorum. haftasonu oğlum ona 2 aylıkken aldığım sarı yumak serisini okurken, hani derler ya film şeridi gibi, 7 yıl gözlerimin önünden geçti….. sırada daha çok heyecan var! unutmadan kitabınızı tebrik ederim… mutlaka okuyacağım. sevgiler