84 Yorum

Cincüce’nin Gebelik Günlüğü, 35. hafta

Cincüce Banu’nun bu hafta morale, fikre ve en çok da desteğe ihtiyacı var. 

Banu’nun hafta hafta hamilelik yazılarının tümünü buradan okuyabilirsiniz.

***

Herkese merhaba,

Öncelikle geçen hafta emzik-parmak-biberon üçlemesi konusunda yazdığınız öneriler için teşekkür ederim. Verdiğiniz fikirlerden çok yararlandım. En azından kafa karışıklığımı gidermiş oldum. Tabii bebeklerle ilgili her konuda olduğu gibi, bunda da son kararı, son tercihi bizim yavru kuzu verecek.

Bu hafta bir iyi, bir kötü haber aldım. İyi haber: Bebek tam olarak baş aşağı pozisyona gelmiş. Bu duruş zaten birkaç gündür hafif şiddetli bir baskı ve mesanem boş olsa bile doluymuş hissi olarak bana geri dönüyor. Bu yalancı mesane dolu hissi özellikle yürürken belli ediyor kendini. Her ne kadar geceleri tuvalete kalkma ihtiyacı duymasam da deliksiz uyku denilen kavramını çooook uzun zaman önce geride bıraktım.

Kötü haber kordonla ilgili. İki haftaki önceki doktor kontrolünde yerli yerinde ve düzgün duran kordon şu an bebeğin boynunda… O zaman doktor her şey yolunda gidiyor diye bizi sevindirmişti oysa. Ama arada bebek pozisyon değiştirirken mi olduysa artık, olan olmuş. Zaten bir sabah karnımda öyle bir hareket hissettim ki, iki büklüm oluverdim. Sanırım şimdiye kadarki en şiddetli hareketti o. Bebeğin yeniden yukarı döndüğünü falan sanmıştım hatta. Muhtemelen o sabah bir şeyler oldu. Doktorumuz   “Kordon boyunda görünüyor ama yanılıyor da olabilirim. Dopplerde ayrıntılı inceletelim,” deyip beni radyolojideki uzman hekime yolladı. O da uzun uzun evirdi çevirdi ve raporuna yazdı: “Kordon boyun çevresindedir.” “Peki,” dedik, “bu ne demek? Boynun yanından geçip gidiyor mu, yoksa iyice dolanmış mı?” İnsan iyi bir şey duymak istiyor haliyle. “Tam tur dolanmamış ama boyunda,” diye fazlaca esnek bir yanıt verdi. Biz de o gazla gidip bizim doktora “Tam da dolanmamış aslında…” diyecek olduk. O da diğer hekimi arayıp biraz daha konuştu. Son karar: Kordon boyun çevresinde. Nokta.

Ardından kötü olasılıklar karşımıza dizildi: Riskli bir durumdur. Sezaryen gerekebilir. Ama gerekmeyebilir de. Bekleyip göreceğiz. Bu saatten sonra bebeğin hareket alanı kısıtlandığı için kordonun olduğu yerden kurtulması zordur. Bebek doğum kanalına inmeye çalışırken kordon boynuna baskı yapacağı için, oksijeni keserse…vs. Ben tabii muslukları açtım ister istemez. İki gündür de o musluklar ara ara akıp duruyor.

Annemin ilk hamileliğinde bebek (ablam) ters dönmemiş. Makat gelişi olacağı için doktoru çok riskli bir durum olduğunu ve sezaryen gerektiğini söylemiş. Annem bunu kabul etmemiş. Doktor da ısrarcı olmamış. Doğum esnasında annem sezaryen için yalvardığında artık her şey için çok geçmiş.  Çok zor bir doğum olmuş. Ablam kordonlara dolanık halde ve koyu mora çalan bir renkte doğmuş. Her ikisi de büyük tehlike atlatmış doktorun dediğine göre.

Görümcem ikinci doğumunda kordon dolanması yüzünden çok acı verici bir tecrübe yaşamış. Fakülte öğrencileri tıbbi bir vaka olarak incelemişler bu doğumu.

Her ikisi de benzer bir cümle kurdular: İkinizin de hayatını riske atacaksa, bu kadar dert etme bu işi.” Ben ağlıyorum. Bir yandan Yıldıray “Sırf sen normal doğum yapmak istiyorsun diye, ya bebeğin beynine 10 saniye oksijen gitmez de daha kötüsü olursa… Ben de birisinin seni kesmesinden hoşlanmıyorum ama seni de riske atamam…” gibi şeyler söylüyor. Gereksiz gerginlik, off!

Ama ben başka şeyler hayal etmiştim. Tek derdim bebeğim dışarı çıkar çıkmaz acaba hemen koynuma verirler mi, vermezler mi diye endişelenmekti. Onu hiç olmaması gereken bir yöntemle içimden çıkarmaları, benim o sırada bilinçsiz yatıyor olmam, onunla hemen o an kavuşamayacak oluşumuz fikrini aklım almıyor! Bu olmamalı.

Dayanamadım, iki gecedir interneti kurcalayıp duruyorum. Meğerse kordon dolanması doğumların %20-25’inde görülebilen bir durummuş. (bkz. Dr. Alper Mumcu) E, bu çok yüksek bir oran. Yazıda “Kordon dolanmasının tanısı en sık doğum sırasında bebeğin kafası çıktığı anda konur,” cümlesi aklıma doğum videolarında gördüğüm bir ayrıntıyı getirdi. Gerçekten de videoların çoğunda bebeğin kafası çıkıyor ve ebenin ilk yaptığı kordonu bebeğin başından aşırtmak oluyor. Demek ki çok zorlayıcı bir durum değil bu.

Üstelik  kordonun yapısı bu tip bir gerilime dayanacak esneklikteymiş. Kordonda sıkıntılı bir durum varsa, NST ile bebeğin kalp ritmi  izleniyormuş. Eğer nabız düşmeye başlarsa öncelikle anne sol yana yatırılarak kan akışı düzenlenir, eğer bundan sonra da bebeğe yeterli kan gitmiyorsa o zaman sezaryene gidilirmiş. Tabii bu durum kordon kısaysa ya da bebek başaşağı durmuyorsa geçerli değilmiş. Sağlık Bakanlığı’nın “Doğum ve Sezaryen Yönetim Eylemi” diye bir dosyasına ulaştım. Orada da sürecin aşamaları bu şekilde sıralanmış. Demek ki doğruca sezaryene gitmemek gerek.

Bir arkadaşımın ablası kısa süre önce bebeğini boynunda kordonla dünyaya getirmiş. Yabancı kaynaklarda da benzer vakalar okudum. Yani ben kendi kendime “Durum çok da kötü değil,” teşhisi koymaya ve moralimi daha fazla bozmamaya karar verdim. Bebeğimle konuşuyorum. Ona “O kordonu boynunun kenarından sıyırıp at lütfen; güzelce, kendine zarar vermeden, usulcacık gel,” diyorum. Umarım beni duyuyordur. Telepati diye bir şey varsa eğer, işe yarasın.

Gelecek haftaki kontrolde doktorla konuşacağım. Son ana kadar (o NST denen cihaz acil durum uyarısı vermediği sürece) şansımı sonuna kadar kullanmak istediğimi söyleyeceğim. Baktım ki ille de sezaryen diyor, başka bir yola girme vakti geldi demektir.

Benzer bir durumla karşılaşanlarınız oldu mu? Siz ne yaptınız? Sizce gereksiz yere Polyannalaşıyor muyum? Sağduyumu mu dinleyeyim ya da ne yapayım?

İmza: Keşke kafam sadece emzik yüzünden karışık olsaydı diyen Cincüce.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

84 yorum

  1. Sevgili Banu,
    Kesinlikle pozitif düşünmeye devam etmeli, senin ve bebeğinin gücüne inanmalısın. Fakat bunu yaparken diğer olasılıklara karşı da hazırlıklı olmalısın ki, hangi durumla karşılaşırsan karşılaş; hemen adapte olabilesin. Biliyorum, söylenildiği kadar kolay deği yapmasıl. Ama telkin ve telepatinin gücüne inan. Beynimizi ve ruhumuzu şimdiden nasıl şartlandırırsak, olası durumlarda vereceğimiz refleksvari tepkiler de öyle şekillenir.

    Doğum konusunda bir tecrübem olmadığı için sana verecek önerilerim ancak bunlardan ibaret. Moralini yüksek tut ve bebeğinle güzel güzel konuşmaya devam et. Her şey iyi olacak.
    Sevgiler,
    Derya

  2. Banu’cum, ablam da doğum sırasında bebeğinin boynunun kordona 2 kere dolanmış olduğunu öğrenmişti. 93 yılıydı, doğu illerinden birinde mecburi hizmet sebebiyle bulunuyorlardı. Oradaki şartlarda normal doğumla doğurdu fakat bebek ilk çıktığında ağlamadığı için paniklemiş sonra ağladığında kendine gelebilmişti. Bu olay riskleri içinde barındırıyor bu kesin. O zamanki doğu şartları ve ultrason yetersizliği bu bilgiden mahrum etmişti ablamı ama sen biliyorsun ve daha temkinli olabilirsin. Sonuçta sağlıklı bir şekilde doğacaksa çocuğun sezaryenden korkmana gerek yok. Oğluma hamileyken kordon boyu kısa olduğu için sezaryen oldum, kızımda ise kendi isteğimle sezaryen oldum. İkisi de sağlıklı Allah’a şükür, ben de mutluyum. Göbeğimde bir kesik var diye endişelerim yok. Olmadı da, olamayacak da… Sağlıklı bir doğum olsun.

  3. 9 ayını bastan sona sorunlarla geciren ve 9 ay bi odada tuvaletle yatak arasinda bi hayat suren biri olarak soyleyebilirimki epidural sezeryan cok konforlu bi dogum oldu benim icin,detayli bilgi istersenizde verebilirim:) hic uzmeyin kendinizi onemli olan sizin ve bebegin sagligi…

    • Figen Hanım+1 diyorum:) Önemli olan bebeğinizin ve sizin sağlıklı olmanız. Hele bir kollarınıza alın da emzik de doğum şekli de gebeliğin nasıl geçtiği de çok çok uzaklarda kalacak. İçinizi ferah tutun.

  4. Sevgili Banu,
    Bende normal doğumu son ana kadar arzulayan biriydim ancak bu isteğim hayal olmakla kaldı. Yaklaşık 45gün önce kızım dünyaya gelmeye karar verdi. Sabah 6civarinda suyumu patlatti. Hastanede 6saat suni sancı çektim açilma olsun diye ancak kizimin boynunda kordon olduğu için ufaklık aşağı inemedi ve o 6saatin sonunda NST de kalp atışları düşmeye başladı. Doktorum hemen sezeryana aldı. Neyseki spinal sezeryan oldum ve istediğim gibi kızımın ilk ağlamasına tanık oldum aynı zamanda ilk emzirme deneyimimide yaşadım. Normal doğum yapamadım belki ama normal doğuma yakın bir deneyim yaşadım. Onun için senin doğumundada nasıl hayırli olucaksa öyle olsun. Önemli olan minik bebeğine sağlıklı kavuşman.

    Sevgiler…

    • Sevgili Burcu

      ben de aynı senin gibi normal doğuma tümüyle odaklanmış biri olarak 41 hafta 4 gün bekledim. Doktorumun 40. haftadan sonra 2-3 kez sezeryan tekliflerini reddettim. Son gün suyum gelince ve hiç sancım ve hiç açılmam olmayınca sezeryanı kabul ettim. Bizim de kordon dolanmıştı. Üstelik benim sezeryanle ilgili hiç bir fikrim yoktu. Tek satır bile okumamış, tek cümle bile dinlememiştim. Fakat kader ağlarını ördü ve … 🙂 neticede ben de spinal oldum, ameliyathanede anestezi uzmanını dinledim, sohbet ettik ve tüm bilgiyi de o anda edindim zaten. Ben de senin gibi sezeryan mağduru olmayanlardanım. Bebeğimin gelişini gördüm. Onu alan ebe ilk olarak bana getirdi. Çok kısa bir süre içinde emzirdim. Ağrılarım kısa süre içinde dindi. Bebeğimle çok iyi ilgilenebildim.

      Sevgili Banu,
      umarım her şey normal olur. Ama sezeryan durumuyla karşılaşırsan emin ol o da korkunç bir şey değil. Yapay bir müdahale sadece. Ama korkunç değil. Normal doğumdakine çok benzer bir deneyim yaşayabilirsin. Bunu olumsuz bir durum olarak görme. Çünkü senin en çok da mutlu olmaya ihtiyacın var.

  5. banucum…
    malesef herşey planlandığı gibi gitmiyor…tecrübeyle sabittir…kendimi herşeyimle normal doğuma hazırlamıştım…mp3 lerimden yogasına kadar…ama son anda sezeryana karar verildi 42 hft olmuştu çünkü…ben de senin gibi acayip korkuyorsum “kesilmekten”…ama korkulacak bişey yokmuş…2. gün merdiven leri 2 ser 2 ser çıkabiliyordum…moralini bozma, söylenenlere de kulak asma …herşey güzel olacak…

  6. Merhaba,
    Öncelikle ne olursa olsun hep pozitif hep sakin olmanız gerekiyor ki, minink bebeğimiz annesinin stresini hissetmesin. Bunu da başarabileceğiniz yazdığınız yazıdan anlaşılıyor.
    Ancak hep iyi sonuçlanan örneklerle hareket etmek yanlış ki çevremde kötü deneyimler yaşamış arkadaşlarım mevcut maalesef.
    Bu arada annem beni doğururken birçok talihsizlik yaşamış, ters gelmem, geri itilme tekrar doğum sürecinin başlaması, kordonun dolanması.. Ancak o zamanların “doğum ebe”leri ile maalesef ki şimdi ki doğum doktorlarının tecrübeleri bence çok farklı. Yanlış bir kelime kullanmak istemem, doktorlarımıza haksızlık olmasın ama imkansızlıklar dahilinde zor doğumların bile üstesinden gelinmesi bana her zaman daha olağanüstü gelmiştir. Doğum yapabilmek ve yaptırabilmek gerçekten mucize. Ben cesaret edemedim, sezaryen oldum, ancak genel anestezi yaptırmadım, doğum süresi boyunca uyanıktım, bebeğim doğdu kucağıma aldım, temizlenirken ilk bakımı yapılırken hep izledim. Sadece dikişlerim yapılacağı zaman 15-20 dk. uyuttular. Odama çıktığımda bebeğim beni bekliyordu 🙂
    Doğum nasıl olursa olsun, bebeğini zaten göreceksin, önemli olan ikinizin de sağlıklı bir şekilde bunu atlatması.
    Çok yakında bebeğin ve senin mutlu pozlarınızı göreceğiz inşallah. Dualarım seninle.

  7. Merhaba Banu,
    Öncelikle sana kendi deneyimimden yla çıkarak lütfen normal doğum konusunda ısrarcı olma derim.Dr una güven ve onan inanarak hareket et.Belki pek hoşuna gidecek bir örnek olmayacağım fakat ben de sonu şükürler olsun ki güzel biten kötü bir tecrübe yaşadım 🙁 Normal doğum yapmak istiyordum ve herşey gayet yolundaydı ve benim kalp rahatsızlığım vardı,(mitral kapak yetmezliği ve ritim bozukluğu) halada var ve şuan 2. bebeğime 15 haftalık hamileyim. 38+2 de öğlen 3 te dr kontrolüm vardı kızım baş aşağı pozisyonda kordon normal olması gereken yerde nts sonucu hiç olmadığı kadar sancısız,mutlu mesud çıktık hastaneden.akşam 5 te boğazda çay içerken sancılarım başladı,ara ara olduğu için süre tutumaya başladım ve saat 7 olduğundan yok bu kez geliyo dedim ve dr umu aradım,bizim hastaneye gitmemiz akşam 10 u buldu. sancı odasına alındım nts bağlandı dr um geldi,açılma 3cm olmuştu fakat yolunda gitmeyen birşey vardı çünkü bebeğimin kalp atışının yavaşladığını duydum.o an neler hissettiğimi anlatamam 🙁 ve sonrasında dr umla konuştuğumda o an bebeğin strese girip kakasını bile yapabileceğini bunun daha hasar verici sonuçlar doğuracağını öğrendim.Apar topar ameliyat haneye alındım,ben ağlıyorum eşim ağlıyo,hastaneye gelenler annem kayınvalidem vs herkes endişeli onlar durumdan haberdar değiller herşey anlık gelişti.Ameliyat hane kaısında o haldeyken eşimden ve benden imza alındı 🙁 hemen belden spinal yapıp bebeğim alındı ve kordon boynuna 2 kez dolanmış 🙁 birkaç saat önce hiçbirşey yokken hanımefendi iki kez dolamayı becermiş birde:( hemen sarıp koynuma verdiler onu ama koklayamadım ağzımda burnumda oksijen maskesi:( odama çıkırtıldığımda mis gibi bebeğimi verdiklerinde kokladım kokladım ağladım,şuan yazarken bile dayanamıyorum, ağlıyorum:( Dr uma güvendim ne yapmak istiyorsa yapsın onu sağlıkla kucağıma vermesini istedim, çok istediğim normal doğumu yapamadım ama bebeğimi sağlıkla kucağıma aldım ve şuan 2.5 yaşında.Belki çok diretseydim istediğim normal doğumu yapabilirdim ama bebeğim…. Sana sağlıkla bebeğini kucağına alabileceğin,her ne şekilde olursa olsun hayırlı bir doğum diliyorum. sevgiler…

  8. Bebeğini preeklempsi nedeniyle genel anestezi altında, 34. haftada doğuran bir anne olarak size söyleyebileceğim; tek önemli olanın bebeğinizi sağlıklı olarak kucağınıza almanız olduğudur. Gerisi o andan sonra teferruat oluyor 🙂

  9. Banucum doğum şekline takılma, önemli olan senin ve bebeğin sağlıklı bir doğum atlatabilmeniz.
    ben kasımda 2. sezeryanımı oldum, sezeryandan korkma, baygın olmayacaksın epidural ile zaten uyanık ve bilincin yerinde oluyorsun. SAdece bel altını hissetmiyorsun, bebeğin doğuşunu sakinlikle ve heyecanla izliyorsun, geldiğinde bir öpücük konduruyorsun, ameliyat sonrası odana gidip bebeği emzirmeye başlıyorsun..
    bebekle iletişiminde bir kopma olmuyor merak etme.
    sen iyi şeyler düşünmeye devam,
    sevgiler,
    Ergül D.

  10. Merhaba,öncelikle, sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanızı diliyorum 🙂
    Aynı durumu yaşadım,bebeğimin boynuna dolanmıştı kordon,NST sorunsuz görünüyordu, ancak sezeryan ile doğum yaptıktan sonra,doktorum şunları söyledi: Bebeğin boynuna tam anlamıyla sarılmış kordon,ayrıca rahim duvarına bitişecek şekilde dolandığından bebeğimi ordan almak çok zor olmuş, bana fazladan kesi atmadan almaya çalışmışlar kızımı.İyiki sezeryan düşünmüşüm,yoksa daha büyük sorunlar çıkabilirdi karşıma.
    Diyeceğim o ki, doktorunuza güvenin, sizin için en iyisini yapacağından eminseniz…bırakın o karar versin. Sağlık diliyorum ,güzel haberler bekliyorum 🙂

  11. Oncelikle Allah bebeginizi saglikla mutlulukla kucaginiza almayi nasip etsin insallah.
    Benim bebegim ultrason kontrolunde hicbir problem gorunmezken dogarken kordon dolanmisti
    Normal dogum yaptim, sunisanci almam gerekti ve dogum safhasi biraz uzun surdu
    Ebeler hemsireler zor bir dogumdu demisler esime, ama ben dogumdan cikinca esime boyle 5 cocuk dogururum demistim. Bana zor gelmedi. Bastan beri dogum aninda hep bebegime daha cok yaklastigimi dusundum her sancida, zorlanmadim
    Dogum sirasinda surekli nst takibi yapiliyor ve doktorum her an sezeryana gecebiliriz dedi ama gerek olmadi
    Hicbir sekilde bastan ongorulemiyor dogum sureci.
    İnsallah doguma kadar kordondan kurtulur da siz de rahatlarsiniz.

  12. Sevgili Banu,
    Senin yaşadığına benzer bir durumu bende yaşadım, tam 6 ay önce:) Lütfen olumlu olmaya çalış. Bebeğim 42.haftaya kadar doğmadı. Başı aşağı pozisyondaydı ama kanala girmemişti. Hatta 32.haftada başını aşağı çevirdiğı ve bu sebepten erken doğum ihtimaline karşı doktorumuz bizi uyardı. Fakat cimcimem 42.haftada hala gelmemişti:) İlk doğumum olacaktı ve ısrarla normal doğum istiyordum. 41.haftada boynuna kordon doladı:( Üzüldüm, kahroldum, ağladım:( Çünkü hem bebeğim risk altındaydı hem de bu durumdan ötürü sezeryan ihtimali ortaya çıkmış oldu. Evimize gitmek istedik 2 gün daha bekleyelim dedik ( doktorumuzla birlikte) . Her an her saniye psikolojik olarak sancı hissediyor ve dua ediyordum ama olmadı:( Doktorum normal doğum yanlısıydı ve artık vaadesi dolmuş bir bebek olduğu için sezeryan olmasının her ikimiz için daha sağlıklı olacağını söyledi. Ve o zaman söylediği bir şey vardı. 40hafta öncesinde bu durumla karşılaşsaydınız bu kadar riskli bir durum değildi, defalarca kordonlu bebek dünyaya getirdiğini belirtti. Aslında bunu biliyordum benden tam 1 yıl önce aynı doktorda bir arkadaşım 39.haftasında normal doğumla bebeğini kucağına aldı ve bebeğin boynuna kordon dolanmıştı. Tosun paşamızda gayet sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmişti, öyle morarma filan hiçbir şey yoktu. Ama benim kızımda durum farklıydı vaadesi dolduğu için bebekler anne karnında çok daha çabuk strese girebiliyorlar ve bu da çok daha riskli bir duruma sebep olabiliyordu. Bu sebepten o gün karar verdik ve ben sezeryaanla bebeğimi dünyaya getirdim. Epidural anestezi oldum ve her anına şahit oldum. Çok şükür ki kızımda kordonuyla beraber mutlu mesut bir şekilde hayata gözlerini açtı. Ben ısrarla normal doğum olsun diye son anlara kadar bekledim. Ama olmadı:( Bundan sonrasında inat etmeye gerek yoktu. Sonrasında da çok üzüldüm normal doğum yapamadım diye ama olsun diyorum şimdi kızım benimle ve biz şimdi onunla yeni bir başlangıca adım atacağız. Bugün ek gıdaya başlıyor:) Sende hiç kendini üzme, pozitif olmaya bak. kordonuyla beraber normal doğumla gelmek isterse zaten gelecektir. Ama riskler söz konusu olduğunda da hiiiç dert etme sezeryan zaten riskli durumlar için. En azından bizler bilinçli bir şekilde sezeryana karar verebiliyoruz. O gün doktorumda aynı şeyi söyledi. ” Bu bebeğin normal doğmasını çok istedim ve şu ana kadar da herşey normal devam etti, ama bebek bizi hayal kırıklığına uğrattı” bizi dedi. Şu an ne olursa olsun sezeryan v.s yasak desinler umrumda değil bebek ve sen benim için önemlisin demişti ve içime su serpmişti. Hem kendini hem bebeğini düşün, olumlu bakmak çok daha önemli bunu bir psikolog olarak söylüyorum.Ama olmuyorsa da hem kendini hem bebeişini üzme. O senin her düşünceni duygunu hissediyor.

    Sağlıkla kucağına bebeğini almanı dileğiyle,
    Sevgiler:)

    • yaşadıklarımız çok benzermiş merve hanım, benim de oğlum sonralara doğru kordonu boynuna doladı ama bunun normal doğuma engel olmayacağını söyledi doktorumuz.. ama bizim bir durumumuz da kordonda 2 yerine tek besleyici damar olması ve en ufak sancı açılma meydana gelmemesiydi, nstde dahi gizli sancım olmadı ben kasılmadır kramptır ne olduğunu bilmeden bi hamilelik geçirdim, ikinci hamileliğimde sancım tutsa bilmeyebilirim yani:) 41.haftaya kadar bekledik damar durumu da etkili olunca doktor artık bekleyemem dedi ben de sizin gibi normal doğumu çok istememe rağmen yaşayamadım.. ama çokşükür sezeryanın olumsuz bir etkisini görmedik ne gaz sorunu ne süt sorunu yaşamadık Allahıma binşükür.. 2.gece oğluma kendim baktım dikiş yerimde eser yok diyebilirim güzel de beslenince karnım da dümdüz oldu:)

  13. sevgili banu,
    ben de normal doğum diye ısrar edenlerdendim; hala da daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. ama bizimki de doğumdan bir ay önce ters döndü ve kaldı. 40. haftaya geldiğimizde hala rahime baskı yapmıyordu. doktorumuz tecrübeliydi ve istersem birkaç gün daha bekleyebileceğimizi, ama deneyimlerine dayanarak bizimkinin o rahatı pek bozmaya niyetli olmadığını söyledi. doktoruma çok güvendiğim için epidural sezaryan oldum. bizimkinin kordon boynuna değil, omuzlarına dolanmış ve daha ileri gitmesine izin vermemiş meğer. herşey son derece sağlıklı oldu. ben de doğduğu anı kaçırmak istemiyordum ki, sonuçta kaçırmadım. sezaryan olacaksan bu nedenle epidurali tavsiye ederim. özetle, demem o ki, kendini hiç sıkma, germe. ne şimdi ne de sonra. o kadar çok şey okuyoruz, o kadar çok şeye önceden karar veriyoruz ki, planlarımıza uymayan durumlarda geriliyoruz. en iyisi bu durumu ve benzerlerini oluruna bırak, bebiş de gerilmesin:) denge bulunur 🙂

  14. Sevgili Banu,
    Öncelikle ilk çocuğuna kavuşmayı bekleyen, onun için planlar yapan ve olabilecek en iyi şekilde hazırlanmaya gayret eden bir anne adayı olarak üzülmen, aklına farklı ihtimaller getirmen çok normal. Endişelerin muhakkak olacaktır, önemli olan bu durumu ve ruh halini doğuma kadar korumayıp olayları akışına bırakmak bence.
    Açıkçası üzülerek belirteceğim ki bu konuya ilişkin doğrudan bir yardımım olamayacak.Kordon dolanması sorunu yaşamadım veya arada olduysa da doktorum bana bir şey demedi. Şu anda yapmaya çalıştığım tek şey sana moral vermek olacak.
    Kızımı normal doğumla kucağıma aldım ama sezaryen de olsam bence sonuç değişmezdi, sadece ameliyatlı olmuş olur, biraz daha fazla anne desteğine ihtiyaç duyardım.
    Mesela normal doğum için her şey yolunda olsa bile annenin kemik yapısı uygun olmayabilir denir, bu konuda doktorun son haftalarda muayene yapacağını düşündüm durdum ama hiç bir zaman kendisi buna bakmadı. Hatta bu konuda o kadar çok şey okumuştum ki, ya kemik yapım uygun değilse doktorum neden buna bakmıyor v.s kendi kendime konuşup duruyordum. Demek ki o kadar da dert bir şey değilmiş. Doktorumun her zaman söylediği şeyler, bebeğin kalp atımı sıkıntıya girmediği veya başka tıbbi gereklilik olmadığı sürece sezaryen olmayacak idi, ama doğumun zamanını , şeklini hiçbir şekilde de bilemeyeceğini belirtip her duruma hazırlıklı olmamı da söylüyordu. Yani bizde de durum her zaman belirsizdi! Ben de her ikisi duruma da hazırlanmıştım zaten, her ne kadar normal doğumda ısrarcı olsam da. Hatta 41. haftanın ortasında kızım hala gelmediğinde, moralim iyice düşmüş, galiba hiç bir zaman doğuramayacağım, ona kavuşamayacağım, doktora bu sefer sezaryenle alıp alamayacağını sorayım demeye başlamıştım:)
    Sezaryeni olmaması gereken bir durum olarak düşünme, operasyon sırasında uyuyacağım, bilinçsiz olacağım diye de üzülme lütfen. Bildiğim kadarıyla epidural sezaryende sen de bebeğin dünyaya geldiğini görüyorsun ve çok uzun süre ayrı kalmadan onunla odanıza geçiyorsunuz. Sezaryen sonrası bebeğini çok güzel emzirip toparlanan anneler de var sonuçta, yeterki anne adayının morali yerinde olsun. Her şey pencereden nasıl baktığımızla ilgili bence bu hayatta.
    Sizin durumunuzda doktorunun vereceği karar önemli bence, her ikiniz için de sağlıklı olan doğum şekli ne ise öyle olsun. Yine de kordon konusunda minik çekmeceye telkinlerde bulunmaya devam et, son dakikaya kadar bebeğin pozisyonun değişebileceğini söylerdi bir başka doktor arkadaşım, o halde kordonun yeri neden değişmesin?

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın.

  15. normal doğum veya sezeyan, önemli olan bebeğinizi sağlıklıa kucağınıza almak değil mi? ben de normal doğum istememe rağmen sezeryan doğum yapmış bir anneyim ve uzunca bir süre bunun burukuğunu yaşadım, sezeryan sonrası tek bir ağrı kesici dahi kullanmamış olmama, hiçbir dezavantajını yaşamamış olmama rağmen… şimdi düşününce ,bunu bu kadar kafaya takmış olduğum için kızıyorum kendime… demem o ki, ister sezeryan, ister normal doğum olsun, doğumun her şekli güzel, her şekli özel… doğum şeklini bu kadar kafaya takıp bu anlara gölge düşürmemek, kendinizi ve bebeğinizi gereksiz risklere atmamak gerek… yine de hala vakit var, umaraım herşey gönlünüzce olur, sevgilerimle…

  16. Sevgili Banu,

    Z
    aten araştırmışsınız hertürlü olasılığı. Sizi birebir tanımasam da, takip ettiğim bloğunuzdan (bir dolap kilap) size dair edindiğim fikirle, en doğrusunu uygulayacağınızı düşünüyorum. Doğum (bir bebek dünyaya getirmek) bir kadının yaşayacağı en önemli deneyimlerden biri, ister normal olsun ister cerrahi müdahale ile, yeter ki sağlıkla son bulsun, anneyle bebek birbirine kavuşsun. Bİr çocuk annesiyim. Normal doğurdum çocuğumu, cerrahi bir müdahaleye gerek olmadan. Kordonu boynunda mıydı, değil miydi, hiç haberim bile olmadı, çünkü sonuncusu 21. haftada olmak üzere yalnızca iki kere ultrasonda izleyebildik bebeğimizi. Doğum sırasında bebeğin nabzının düştüğü durumlar oldu, hatta bir ara bebeğin kakasını yaptığını duydum, bir panik durumu yaşandı, birileri geldi.. Bebek doğar doğmaz yatırdılar masaya, orasını burasını incelediler, sonra da öylesine bir silip kucağıma verdiler.. Neler olup bittiğini anlayamadan minnacık çirkin bir yavrucak buluverdim kucağımda. Doğuma kadar hayatımdaki en önemli şey normal bir doğum yapabilmekti. Ama doktor müdahale etmek isterse ona da karşı gelmeyecektim elbette çünkü herşeyden önemlisi 9 ay karnımda büyüttüğüm ve merakla beklediğim çocuğumu dünyaya getirebilmekti. Bebeğimle tanıştığım andaysa doğum anının bir önemi kalmadı. Şimdi oğlum 3 yaşını bitirmek üzere. Daha şimdiden, iyisiyle kötüsüyle öyle anılarla doluyuz ki, bebeğimizin nasıl doğduğu yalnızca küçük bir ayrıntı… Artık oğluma bir kardeş gelsin düşüncesi dolanmaya başladı evimizde. Dilerim ikinci bebeğimiz de cerrahi müdahaleye gerek olmadan katılsın aramıza, ama en önemlisi sağlıkla… Sizin için de aynısını dilerim…

  17. yasemin kocabas

    hamileyken bebegimle bir buyuttugum nurtopu gibi myomlarim yüzünden sezeryan oldum. epidural sayesinde her seyi gördum. bebegimi koynuma aldim. dogdugunda kordon boynundaydi. senin ve bebegin icin hangisi saglikli ve hayirliysa oyle olsun insallah. kendini bu kadar uzme her seyde bir hayir vardir diyerek akisina birak. onemli olan ikinizin sagligi

  18. Merhaba. Benim su an 2,5 yasinda olan bir oglum var. hamileligimin 5. Ayinda kordonun boynuna iki kere tam dolali oldugu belirlendi. Doktorum surekli kordondaki kan akisini takip etti hicbir sorun olmadigi halde oglumun son 1,5 ay kilo alisi neredeyse durdu. Doktorum evde sancilanmamin risk olusturabilecegini ve bebegi fazla bekletemeyecegini ama istersem suni sanciyla normal dogumu deneyebilecegimi sikinti olursa acil sezaryene alabilecegini soyledi. Ama ben yasadigim sikintilardan sonra bunu goze alamadim ve eidural sezaryen oldum. Bebegim 2700 gr ve saglikli bir sekilde dogdu. Dogar dogmaz da gordum 🙂

  19. Benim bebeğimin boynuna 1 değil 2 değil 3 sıra dolanmıştı kordon. sürekli kordonda kan akışı var mı yok mu diye kontrol ediyordu doktorum bir çeşit renkli ultrason benzeri bir cihazla. Ve bebeğe kan gitmeme gibi bir durum olursa acil olarak ameliyata alacağını da söylemişti. Benim kuzu 3.sırayı açtı ama doğuma kadar çift kordon boynundaydı (hala da boynunda dolu dolu birşeylerin dolanık olmasını sever). doğumum sezeryan ile oldu, hatta başka bir problemimden dolayı epidural anestezi de değil genel anestezi ile oldu. Bebeğim yanıma gelir gelmez emzirmeye başladım, 10 ay boyunca da emzirdim.
    Banu bence kilit cümlen “ben başka şeyler hayal etmiştim” . Şu anda sen bebeğin dünyaya geçişini sağlıyorsun ve senin hayal ettiklerinden farklı farklı bir çok durumla karşılaşacaksın. Her ikinizin de sağlığını riske atmadan gerçekleşecek bir doğum olması önemli olan. doğal ya da sezaryen doğum olması önemli değil. Sezaryenle doğurursan anneliğinden hiç bir şey eksilmeyecek emin ol. Umarım bebeğin döner ve kordonları açar ama açmazsa ve sezaryene girersen bu anneliğinin sonu değil. Bebeğinin düzgün gelişmesini engelleyecek bir doğum şekli de değil sezaryen. Sezaryen kötü normal doğum bebek için iyi. Peki zannediyor musun ki normal doğumda çok zorlu doğanlar travmatize oluyor, o bebek bir daha toparlanamıyor. Yok böyle birşey. Bebek rahat nefes alarak, vücudunda başında ezilme ya da uzuvlarında çıkık olmadan doğsun önemliolan bu. Sen onu kucağına aldığında normal ya da sezaryen doğumun stresini o da sen de unutacaksınız. Hele sütün de gelir hemen emzirmeye başlarsan işte nirvana seviyesinde bir huzur ve sakinlik o zaman ikinizi de saracak. Sağlıklı bir doğum diliyorum. Sevgilerimle

    • benim bebeğiminde 3 kez dolanıkmış kordon ve sanıyorum uzun süre öyle durdu karnımda, şimdi ise uyurken tülbent, battanye falan sarılıyor hatta boynuna sarıyor yorumunuzu okuyunca ondan mı acaba dedim ben de 🙂

  20. Didem Yetişti

    merhaba Banu;

    10 aylık bir kızım var ve epidural sezaryenle dünyaya getirdim. kızımın normalden iri beklenmesi ve çatımın da dar olası nedeniyle doktorumun da tavsiyesiyle bunu tercih ettim ama kızım doğar doğmaz kucağımda olmasa bile yanak yanağa geldik ve onun kokusunu içime çekip onu öptüm. bu yüzden de diyorum ki – bunun için özür diliyorum blogcu anne ve diğer normal doğum taraftarları ama – bu kadar da normal doğum ısrarcısı olmayı anlamıyorum. doğum sonrası normal doğumdakiler gibi 2 saat sonra ayakta değildim belki ama gecesine ayaktaydım ve kızımla da tüm iletişimimi sağladım. bebeğin 1-2 saniye de olsa oksijensiz kalma riskini almaya değer mi gerçekten normal doğum? bir çlok kadın doğum uzmanının da destekleyeceği üzere normal doğum aslında bebekten çok anneye yararlı bir yöntem. ve burada riske atılan da bebek. olaya bir de bu açıdan bakmak lazım sanki…

    • “Bu kadar normal doğum ısrarcısı” derken, tam olarak “ne kadar”dan bahsediyoruz? 🙂 Benim “ne olursa olsun normal doğum olmalı” gibi bir ısrarımı gördünüz mü? Normal doğum normal şartlarda en doğru ve güvenlisi bence. Ancak körü körüne vajinal doğumu savunmadığım gibi, Banu’ya (yazışmalarımızda) naçizane tavsiyem doktoruna güvenmek ve durumu oluruna bırakmak oldu.

      • yanlış anlaşıldıysam özür. kast ettiğim “normal şartlar altında da sezaryen.in anne için dezavantajlı bir durum olduğunu düşünmüyorum”du. yoksa sizin herhangi bir şekilde zorlama yaptığınız değildi demek istediğim…

      • Sevgili Elif, oncelikle blogunda birbirinden degerli yazı ve yorumlardan simdiye kadar cok faydalandım, yazılan yazı ve paylasılan yorumların bir cogu buyuk bilgi ve hepsinden onemlisi deneyim sonucu olusmus, kendi adıma tesekkurler.

        Ancak belirtmeden gecemeyecegim: Etrafta bilip bilmeyen herkes anne adaylarını “vajinal dogum”a yonlendiriyor, daha da kotusu bu konuda psikolojik baskı yapıyor. Oysa “vajinal dogum”un gerceklesmesine engel olabilecek bebek veya anne adayıyla ilgili bir cok sebep olabilir. Boyle durumlarda bebek ve annenin saglıgı herseyden cok ama cok daha onemli oldugu icin sezeryan cok degerli bir yontem. Dolayısıyla anne adaylarına psikolojik baskı yapılmaması (basın ve sair mecralar yoluyla) gerektigi kanaatindeyim. Aksi takdirde, anneler “vajinal dogum” beklentisiyle sezeryan gerceklestirdiklerinde kendilerini eksik hissediyorlar, sanki dogurmamıs veya bir seyleri yanlıs/eksik yapmıs gibi, oysa hic ilgisi yok. Vajinal dogum anlık bir olaydır, tabi ki anne ve bebek icin daha saglıklıdır ancak basarılı gerceklestirilen ve “olması zorunlu” bir sezeryanın, sonucları acısından degerlendirildiginde, “vajinal dogumdan” hicbir farkı yoktur. Onemli olan bebegin ve annenin saglıklı olmasıdır. Anne adaylarına yapılan gereksiz baskının onlenmesini diliyorum, sonucta bir cok sey bizim dısımızda gelisiyor, bilincli olalım ancak biraz da olayları akısına bırakalım, gereksiz hırs ve kaygılardan ari bir sekilde..

    • normal doğumda bebek neden riske atılsın ki? her şey olağan akışındaysa eğer… aksine sezaryen bebeğin bildiği yoldan kendi çabalarıyla gelmesini engellediği için bebek için daha riskli. biraz daha bilimsel yaklaşmak da lazım olaya.

  21. İki kere normal doğum yapmış bir anneyim. Ancak, iki doğumda da hemoroid oldum ve çok fazla sıkıntı çektim.(Doğum sırasında ıkınmaktan) Üstelik alt tarafta da dikişin olacak. Yani tamam normal doğum, herşeyin doğal olanı ilk tercih tabi ama çok konforlu sezeryanlar var. Epidüral olduğu için tüm aşamalarda uyanık ve bilinçlisin. Bebeğini doğar doğmaz kucağına alabilirsin. Bu nedenle hiç üzülme derim. Öyle ya da böyle en önemlisi bebeğini sağlıkla kucağına almandır. Doktoruna güveniyorsan bırak işin bu kısmını o halletsin. İkinci doğumumda bebeğim 1 hafta geç kaldı ve suni sancıyla doğumu başlattılar. 5 kiloya yakın bir bebek doğurdum. Kordon bebeğimin her yerine dolanmıştı. Hemen çocuk doktoru çağırdılar. Müdahale ettiler. Ama doktorum çok tecrübeliydi. Doktorun tecrübesi kadar tam teşkilatlı bir hastanede doğum yapmak da çok önemli diye düşünüyorum. Şu anda önemli olan bebeğin hareketleri. Hareketlerde bir yavaşlama azalma olursa mutlaka doktoruna haber vermelisin. Onun dışında bence üzülme, sonuçta bebeğe çok fena geçiyor bu gerginlikler. Saçları diken diken bir bebek doğurmak istemezsin heralde:)) Herşey yolunda gidecek diye düşün. Pozitif düşünce sana en çok gereken şey şu anda. İnsan herşey geçtikten sonra ben niye bu kadar üzülmüşüm diye kendisine kızıyor. Normal ya da sezeryan hiç önemli değil. Nasıl emzik konusunda kendisi karar verecekse dünyaya geliş yolculuğunun şekline de kendisi karar verecek. Bunlar bizlerin müdahale edemeyeceği şeyler. O yüzden üzülmenin hiçbir anlamı yok. Hem diyorum ya ben normal doğum sonrası çok sıkıntı yaşadım sürekli ağrı kesicilerle dayanabildim. Hemeroid de öyle yabana atılacak bir şey değil. Yani normal doğum da öyle filmlerdeki gibi olmadı benim için. Bu sebepledir ki ister normal ister sezeryan olsun ama ille de bebek olsun:))

  22. Sevgili Banu,
    Öncelikle tebrik ederim. Ben İlk hamileliğimde (boş gebeliği saymazsak) deli gibi yol yürüdüm,hergün tempolu olarak leventten sanayi mahallesine (işe gidip gelirken) ortalama 45 dk sabah 45 dk akşam olmak üzere yürüyordum, tek isteğim normal doğum yapabilmekti. O kadar ki sancılar geldiğinde zevk alıyordum resmen bebek geliyor diye. Ama herşey istediğim gibi olmadı hamilelik boyunca 5 den yukarı çıkmayan küçük tansiyon normal doğuma 5 gün kala 13 e çıkıverdi hal böyle olunca bebeği riske atmadık ve epidural sezeryan oldum, doktor kızını göstereyim mi diye sorduğunda doğdu mu ki ? diye bir tepki verdim. Allaha şükür kızımda sağlıklıydı bende. hastanede 24 saat bile kalmadım.
    2.gebeliğimdede durum farklı değildi ama bu sefer bütün yollar sezeryana gidiyordu, Yine işler ters gitti ve 3 aylık hamileyken gece yataktan büyük kızım üstüme işiyor diye fırladım ama kız kendi yatağında yatıyordu birde baktım her yer kan içinde apar topar doktoru aradık hastaneye gittik ebe üzülme nasılsa bir kızın daha varmış bu duracak gibi değil dedi. isterse 5 çocuğun olsun evlat evlat işte başladım ağlamaya. Doğuma kadar 9 kere kanama geçirdim. Şuan doktorum da ,9 kere kanama geçirip doğum yapabilme rekorunu elimde tutuyormuşum. Allah kimseye yaşatmasın. Canım doktorum ve Allahın izniyle normal doğum tarihine 6 gün kala sezeryanla doğdu kızım.
    Sana tavsiyem moralini yüksek tut, Önemli olan bebeğin ve senin sağlığın tabi kide ilk tercihimiz normal doğum ama riske girmeye gerek yok bence..

    Mutlu ve sağlıklı günler dilerim…

  23. sevgili Banu,
    benim küçük kızımla adaşsınız 🙂 onu 4 yıl önce vajinal yoldan dünyaya getirmiştim. içerde kakasını yapmıştı, başka bir doktor bunu mazeret sayıp hemen sezaryen derdi. ama doktorum o kadar saat sancıdan ve açılmadan sonra, bana sen normal doğurmak istiyorsun buna saygı gösteriyorum şu kadar saat beklemenin sakıncası olmaz diyerek bana bu güzelliği yaşattı. bir sene önce de ikinci kızım dünyaya geldi. iki gün sonra doğum günü:) fakat son ana kadar doğum pozisyonunu almadı, yan gelip yattı. sezaryen olmak zorunluluğu çok ağrıma gitti. son ana kadar bekledim dönsün diye ama karların yolları kestiği bir sabah sezaryen oldum. doğurdum bile diyemiyorum. fakat biliyorum ki yanlış yapıyorum. bir türlü kabullenemedim, ilkini normal doğurup da ikincisini sezaryen olmayı. bu yüzden olması gerekenden daha geç iyileştim. oysa tüm bunlara gerek yok, en önemlisi ikinizin de sağlığı…

  24. Merhaba Banu,
    Yaşadığın tedirginliği anlayabiliyorum..böyle bir haberden sonra omuzlarında ve ruhunda artan bir yük..,
    Şimdiye kadar hayal ettiğin, hazırlıklarını bu aşamada yapmaya gayret ettiğin doğumu ya gerçekleştiremezsem ve ömür boyu normal doğum isteği ile yaşarsam ( ki böyle olan binlerce kadın var türkiyede) ya da normal doğum kararımda ısrar edersem ve bebeğime bir şey olur ise.,kordon dolanmasına karşı, farkındalık gösterince de, şimdiye kadar duymadığın ya da umursamadığın tüm problemli doğum hikayelerini duymaya başlarsın..

    Sen de yazında belirtmişsin, kordon dolanması ile doğan bebek sayısı çok fazla hatta kordon sadece boyun değil, kollar, ayaklar ve hatta gövdeye bile dolanabiliyor, bunun büyük olasıklı sebebi kordon boyunun normalden uzun olması.Bu şeklide bile, normal doğum ile doğma oranları da çok yüksek..yurt dışı kaynaklı videolarda bu tür doğumları ve Anadolu’da bu tür normal doğumları sıklıkla görülüyor..doğum mucizesinde kopukluk olmaması için, böyle bir durum olursa korumak amaçlı, kordon Wharton Jell denilen kordonun sıkışmasını önleyen bir jell tabakası ile kaplıdır.

    ki doppler de bile net olarak tam tur boynunda diye bir ifade kullanılmamış..

    Daha normal şartlar altında doğumuna daha var..bebeğin şu anda iniş pozisyonunu alması ile bu yolda kararlı olduğunu gösteriyor..inancını kaybetme, yapacağın doğuma hazırlık egzersizleri, doğru nefes teknikleri ile doğum sürecini kısaltıp, doğumuna en büyük katkıyı sağlamış olacaksın..

    Doktorlar en ufak bir değişikliği bile sizinle paylaşmak, riskleri belirmek durumundadır..ama doktorunuz da söylemiş sezaryen gerekebilir de gerekmeyebilir de..bunu size doğum anı gösterecek..sezaryen bİr kurtarma ameliyatı olarak her zaman yanı başımızdadır..ve iyi ki de vardır..

  25. Sevgili Banu,

    Ben epidural sezeryan önerenlerdenim. O sırada Bebeğini ilk yine sen görüyorsun.
    Merak etme. Sen yine de sakin ol ve hep pozitit düşünmeye çalış

  26. Ben de kordon boynuma dolanmış şekilde doğmuşum. 1980 yılında . Şu ana kadar herhangi bir sıkıntım olmadı.(1.70 cm-58 kg:)) Bunun şu anda değil de doğum esnasında sorun oluşturup oluşturmadığına bakıyor doktorlar sanırım. Bence dert etmeyin. Daha 5 haftanız var. Bu 5 haftanın sonunda boşuna dert ettiğinizi anlayacaksınız. Kolay doğumlar…

  27. Merhaba,
    Bu duruma benzer bir durumla karsilastigimiz icin sezeryan dogumun benim acimdan daha rahat olabilecegi,ama ben israr edersem normal dogum yapabilecegim ama normal dogumun hic te kolay olmayacagini duygugum gun yikilmistim.seninde bahsettigin endiselerin kat kat kat fazlasini yasadim 8ay once.bebegim dogdugunda koynuma alamamak,onu ilk gorememek fikri beni yikmisti.dr.um tamamen uyutulmayacagimi Bebegimi ilk benim gorup koklayacagimi soyleyince cok sevinmistim kiii ayrintilari geciyorum 🙂 tamamen bayiltilmak zorunda kaldim,uyandigimda oglum dogali 2saat olmus ve ben hala yogunbakimdayim,odaya ciktigimda hemsireler bebegin oldugu odaya sadece esimi koyup kapatmislar,kimseye gostermemisler 🙂 ben odaya girer girmEz kokumu alip aglayacagini soylediler ve oyle de oldu,sezeryan olmasina ragmen hemen o saniye sutum geldi ve emzirdim,sezeryanda sut gelmez cok yanlis ve yalannnn 🙂 ve 8ay oldu hala emiyor,ilk beni koklamasa da,su an benim kokum olmadan,sesimi duymadan hic birsey yapmiyor.bosuna uzulmusum,aksamina turp gibi ayaktaydim ve bebegime ben baktim hic yatmadim.gerekli olan sadece moral,insan inandigi seyin olmasina sebep olur unutma ! Cok uzun olduu hepsini okuduysaniz tesekkur ederim 🙂
    Saglikla gelsin de gerisi tefarruatttttt

  28. Merhaba,

    Sizi çok iyi anlıyorum. Hamileliğimin başından beri vajinal ve epidüralsiz (normal) bir doğum istiyordum (bunda belime iğne sokturmaya çekinmemin de etkisi yadsınamaz). Bu kararımdan bahsettiğim herkes bana kocaman gözlerle bakıyordu. Doğum iznine ayrıldığımda normal doğum ile ilgili birçok kaynağı da okuma şansı elde ettim, bunlardan biri de bu blog oldu. Elif hanımın sayesinde – o gözleri kocaman olanların aksine – çok yerinde bir karar aldığımı anladım. Doktorum da normal doğum yanlısı idi, bu yüzden başka bir olasılığı aklıma getirmemeye çalıştım.

    39. Hafta kontrollerine kadar herşey yolunde giderken doktorum suyumun çok azaldığını, bebek de iri olduğundan normal doğum sırasında ikimizin de riske gireceğini söyledi. Yine de emin olmak için doppler çektirmemi istedi. Sonuçlar alındığında tekrar konuştuk ve 2 gün icinde sezaryen olmamın hem ben, hem de bebek için en iyisi olacağını söyledi. Bu ihtimali hep çok uzak olarak gördüğüm için resmen yıkıldim. “Ben normal doğumun nasıl bir his olduğunu bilemiycem, zaten ikinci çocuğum olsa bile ssvd yapan doktor çok az” diye ağlamaya başladım. Eşim ve anne-babam beni sakinleştirdi. 2 ay önce epidüral ile sezaryen olan bir arkadaşımla da konuştuktan sonra daha da sakinleşmiştim.

    Ertesi sabah doğuma gitmek üzere hazırlanırken aklıma daha kordon kanı için henüz kit almadığımız geldi. Bu kısmı çok uzatmayayım (neredeyse doğum hikayemi yazmış olucam :)) ama eşim kit peşinde koşarken doğuma yetişemiyecek diye çok korktuk. Hastanede bir sürprizle daha karşılaştım: doktorum genel anestezi ile sezaryen yapacaktı, çünkü o anda hastanede bulunan anesteziste bu açıdan güvenmiyordu. Ben iyice yıkıldım tabii…

    Uzun lafın kısası: Hiçbirşey planladığınız/ hayal ettiğiniz gibi gitmeyebilir. Ancak o mucizeyi sağlıkla kucağınıza aldıktan sonra inanın hiçbir önemi kalmıyor. İlk başta burukluk vardı, evet; ama bebeğinizin büyümesine her gün tanık oldukça bunların o kadar da önemli olmadığını anlıyorsunuz.

    • Demin yazımın sonuna eklemeyi unutmuşum ama Elif hanım da size söylemiş zaten: doktora güven bu noktada çok önemli. Keyfi veya kendi rahatı (ve bunu gibi birçok neden) için sizi sezaryene almayacağına inanıyor ve sadece siz ve bebeğinizin iyiliğini gözeterek kararlar alacağına güveniyorsanız akışına bırakın herşeyi…

  29. herşeyden önce sağlık geliyor, doğum şekli değil bunu unutma lütfen.

    ben de normal doğumu fazlasıyla istiyor kendimi hazırlıyordum, internetteki bütün videoları seyretmişimdir ağlayarak. 30 lu haftalardan itibaren kızım ters dönmedi ve ben çok üzülüyor, dönsün diye herşeyi yapıyordum. Son hafta bile dönebilir diyorlardı umudumu koruyordum ama hep hayırlısı için dua ettim. suyum gelip de hastaneye gittiğimizde son kez baktılar ve hala dönmemiş olduğu için spinal sezeryan oldum. doğum sonrası dr bana rapor verirken bebeğin tam 3 kez boynuna 1 kez beline dolandığını söylediğinde allaha nasıl şükredeceğimi bilemedim.Daha önce hiç bir ultrasonda söylememişlerdi ve bebeğimin dönmemiş olması benim işaretimdi, bence sana verilen bu haber de senin işaretin.

    Bebeğin sağlığını tehlikeye atmaman gerektiğini düşünüyorum, Allah göstermesin normal doğuma ısrar edersen ve bu sebeple bir aksilik olursa bunun vicdan azabını taşımak imkansız. Felaket tellalcısı olmaktan hep kaçınırım, hep pozitifim ama bunu yazmam gerek. Kordon dolanması beni çok korkutuyordu çünkü eşimin amcasının kızı var (10 yaşlarında) bu sebeple doğum sırasında oksijen gitmeyip özürlü olarak dünyaya gelmiş. Konuşamıyor yürüyemiyor sürekli yatıyor. Onu gördüğümde asıl zor olanın engelli bir çocuğa bakmak değil onu özgür hissettirmek olduğunu anladım. Etrafındaki insanlar normal hayatlarına devam ederken gözlerinin içine baktığımda hissettiklerimi anlatamam. Sanki söylemek istediği çok şey var ama yapamıyor, bedenine hapsolmuş gibiydi. İşte o zaman çok üzülmüş ve etkilenmiştim.

  30. sevgili banu,
    risk almana hic gerek yok. sezaryen olabilirsin, hicbir mahsuru yok. bebegi kucagina aldiktan, biraz da zaman gectikten sonra, iyi ki risk almamisim diyeceksin muhtemelen. aklinda hicbir tereddut ise o zaman kalmayacak.

    rahat etmeni diliyorum.

  31. Umarım sağ salim kavuşursunuz bebeğinize..Kordon problemim olmadı ama ben de sezeryanla dünyaya getirdim kızımı.
    1 gün öncesine kadar , sezeryandan çok korktuğum için doktorumla bu konuyu hiç konuşmadım bile. Epidural/Spinal yöntemlerini kesinlikle istemiyordum. Ameliyathane ortamını canlı canlı yaşamak bana göre değildi kesinlikle. En az 10 yıldır süregelen de bir narkoz fobim vardı. Narkoz yersem uyanamam ben derdim hep düşünesenize.
    41. haftanın ortasında 3750 gr olmuş bir bebekle artık doktorum 2 hgün daha izniniz var, sonra alacağım dedi.
    Bir kere bile sancım,kasılmam olmadıç. doğuma girmeden öcne tekrar NST’ye bağlandım, sıfır sancı/kasılma, hayret bile ettiler. Girdiğim kaç tane NST’de sancı eğrim hep dümdüzdü. İlk doğumumdu, daha ne kadar bekleyebilrdim bilmiyoum ama binbir korkuyla anestezi ile sezeryana girdim. Çok şükür korktuğum gibi olmadı. 30 dk içinde ameliyathane uyandım, odada bile değil. İlk gece yatakta bağdaş kurmuş emiziriyordum kızımı.

    Bir gece önce çok ağlamıştım ama buna da şükretttim. Herkesin dediği gibi bebeğin sağlığına dair aklınızada ufacık bir kırıntı bile olsa dert/üzüntü oluyıor insana. Önemli olan onun sağlığı. Çok üzmeyin kendinizi.

    Ama inşallah gönlünüze göre olur. Çok ama çok isterdim doğal doğum yapabilmeyi. doktorum artık son hafta, 2 cm açılmanız olduğu an suni sancıya bile alıcam sizi diyordu ama yok nafile, 1 cm bile açılmadı 41. haftada.
    doktorunuza güveniyorsanız güzel kalbinizi karatmayın, isterseniz başka doktorlardan fikir alın (ki ben max ne kadar beklenir bu hafta ve kiloda bir bebekle diye sormuştum da, üniversiteden hocamız da aynı şeyi söylemişti.)

    Sağlıkla kavuşun bebeğinize.
    Sevgiler.

  32. Hilal Bayramoglu

    Banu hanim benim oglumun da kordonu dolanmisti hem de 2 tur.. ve ben ilahi bir yardimla bu soylenen sey uzerine hic panik olmadim ki normalde hemen arastirmalar baslar vs. Soyledigim kisiler panik oluyordu ama caktirmamaya calisiyordu.. meger arkamdan baya dualar edilmis.. Sonuc bir gece buyuk bir sarsinti oldu icerde,surekli hareketlilik hali.. sanirim o gece kurtuldu cift dolanmis kordondan.. insaAllah sizinki de oyle olur hayirlisiyla.

  33. Merhaba Banu,
    Bazen nasıl gereksiz sezeryan konusunda kızıyorsak bence tehlikeli normal doğum için de bir o kadar kızmamız gerekiyor. Evet bebeğini doğduğu ilk anda kucağına almak çok önemli, bu hissi yaşamak istiyorsun ama bir de şöyle düşün başka riskler olup bebek doğar doğmaz normal doğum yapmış olsan bile senden ayrı kalabilir. Sezeryan gerekli olduğu takdirde bence bunu yaptırmalısın ve bu konuda eşin çok haklı. Farklı gelişim gösteren çocuklarla çalışıyorum ve inan ki doğum sırasında oluşan komplikasyonlardan dolayı bazıları konuşamıyor, yürüyemiyor..
    Bebeğinle birlikte olacağın o kadar uzun zaman olacak ki önünde onu kucağına aldığın ilk an her zaman aynı olacak, ister doğumdan hemen sonra al ister 1 saat sonra o an o kadar özel olacak ki zaten gerisini boşver.

  34. benimde kızımın boynuna dolanmıştı kordonu son haftalarda ama sonra kendi kendine açılmıştı. gel gör ki ben de çok istememe rağmen normal doğum yapamadım (tamamen başka sebeplerden)

  35. Ben de bebeğin kalp atışlarının düşmesi sebebiyle sezeryanla doğum yapmak zorunda kalanlardanım. 41. Haftada. Size göre şu açıdan şanslıydım, benim bunları düşünecek zamanım olmadı, nst’ye girmişken 1,5 saat içinde bebeğimi kucağıma almıştım. Doktoruma güveniyordum. Ama sezeryan hiç de korktuğum gibi olmadı. Tam karşı odamda normal doğum yapan bir anne vardı, o geceleri bebeğini yanına alamayacak kadar ağrı çekerken ben bebeği bakım odasına hiç göndermedim, gayet sağlıklı ve güçlydük her ikimiz de. Süt konusunda belki sıkıntı yaşayabilirdim ama oğlum çok azimliydi, saatlerce emdi, ben yine hayalimdeki doğuma kavuşmuş oldum yani. Aklıma hiç kötü bir şey getirmedim, getiremedim yani, vakit yoktu. O yzden önerim son ana kadar hep güzel hayaller kur, ne yolla olursa olsun sonunda bebeğinle kendinize özgü biricik bir iletişim yaşayacaksınız. O seni, sen onu anlayacaksın ve en güzeli olacak. Ama kimsenin hikayesine benzemeyecek. Sevgiler.

  36. Sezeryanla doğum yaptım. genel sezeryan.. ne kadar çok normal doğum istesem de şartlar izin vermedi..ameliyathanede son karardır genel..oysa ben epidurale hazırlanmıştım… kan sulandırıcı iğne kullandığım için ve 3. hamileliğim olduğu için ( ilki düştü ikincisi karnımda öldü aldılar) doktorum sezeryandan yanaydı ama normal isteseydim sonuna kadar d abenimle olurdu eminim.. Eşim hep sezeryan istedi ..neyse, doğum bittikten sonra doktorum odama geldiğinde bana iyi ki ısrar etmemişsin normal doğumda bak herşeyde bir hayır var işte kordon 2 kez boynunda dolanıktı dedi… sersem gibiydim zaten ben ama bunu iyi hatırlıyorum… hamileliğin ilk zamanlarında da bebeğin eşi aşağıdaydı..plesanta previa mı nedir… onda da kesin sezeryan olunuyormuş zaten okudum durdum dr da uyardı..ama sonra döndü bebişimin eşi….
    ben hep hayal kurdum… doğumdan mutlu çıkmışık bebiş kucağımda şakır şakır süt veriyorum vs…
    inşallah herşey güzelce devam edecek ve herşey güzel olucak..sürekli güzel düşüün mutlu hayaller kur…gerçekmiş gibi kapa gözleirni ve kur gülümse…
    sezeryan sonrası sıkıntılıydım çok acım vardı… ama geçti gitti… sütüm hala bol .. bebişim 14 aylık olacak yakında düşün….. bana hamileyken süt makinesi aldım diye laf söyleyenler vardı dur bakalım sütün olacak mı ki napıcan makineyi diye… ama ben sütümün fışkırıcağını hayal edip durdum 🙂 hatta öyel rüyalar gördüm …ve aynısını sık sık yaşadım 🙂 darısı başına…
    sen mutlu ol o da mutlu olacak..ve mutlu doğacak..kontrol altındasın zaten… eşin destek… ikiniz bunu atlatacaksınız…bir bakacaksın kucağında bir bakacaksın evde dolanıyor bir bakacaksın öpücük atmayı öğrenmiş……..
    iyi haberlerini alacağız inşallah …
    sevgilerimle,

  37. sevgli banu,
    eğer doktorun durumu riskli olarak görüyorsa, risk almana hiç gerek yok bu aşamadan sonra önemli olan ikinizinde sağlığı artık doğum şeklinin önemi yok önemli olan bebeğini sağlıkla kucağına alman…

  38. Merhaba,
    Ben ilk hamile kaldığımda normal doğum istiyorum diyordum ama zaman geçip kızım büyüdükçe beni de bir korku ele geçirdi. Ağrı eşiğim yüksek olmasına rağmen yapamayacağım korkusuyla kendi isteğimle epidrual sezeryan oldum… Hayatta verdiğim en doğru kararlardan biriymiş. Heyecan dolu ama sakin bir şekilde ameliyathanede, eşim elimi tutup saçımı okşarken doktorların kızımı çıkarmasını bekledim, her anını hatırlıyorum. Kızım çıkar çıkmaz doktorum bize gösterdi ve hazırlayıp hemen yanımıza getirdiler. Eşim kucağına aldı, ben biraz çekinerek öptüm 🙂 O kadar narindi ki canını yakabilirim diye korktum sanırım öperken… Dünyamın değiştiği anı yaşadım ve acı, ağrı çekmeden, mucizeme dokunarak… Daha sonra onu ilk muaynesi için götürdüler, beni de kapatma işlemi biter bitmez odaya çıkardılar ve kızımı bana getirdiler. Hemen emzirmeye başladım. Hiçbir kopukluk, hiçbir anı eksiğim olmadı… Bebişinizin en sağlıklı şekilde bu dünyaya gelmesi seçimi annesi olarak siz yapacaksınız…. Bebeğiniz en iyisine layık, o yüzden “kesilmekten” korkmayın… Anne olmanın gücüyle o kadar çabuk iyileşiyorsunuz ki… Ben sabah doğum yaptım, akşamına yürüyordum. Sezeryan anlatıldığı kadar zor bir süreç değil, korkmayın. Siz son rahat günlerinizin tadını çıkarın. Bırakın kararı tıp versin, siz son uyunabilecek, sinemaya gidilecek, yemeğe gidilecek, eşinizle aynı anda yemek yiyeceğiniz günlerin tadını çıkarın. Bir filmi ya da diziyi 50 kere durdurmadan seyretmenin tadına varın iyice… Önümüzdeki 1 sene bunlar çok zor oluyor ama hayatınızın en mutlu en sevgi dolu en coşkulu senesine de hazırlanın… Önemli olan buraya nasıl vardığı değil, buraya sağlıklı varması, bunu unutmadan kendinizi telkin edin…

  39. Sevgili Banu,
    Ben iki kez dogum yaptim, ilki normal ikincisi ise sezaryendi, Sezaryenin istege bagli olmadigi bir yerde yasiyorum, plasenta previa , yani plasentanin cocugun onunde olmasi durumu nedeniyle 34. haftada sezaryen olmak zorunda kaldim. Diger bir cok annenin belirttigi gibi epidural sezaryen cok rahat, cocugun dogumunu aci cekmeden izliyorsun, sonra onu opuyorsun ve cok gecmeden de emzirebiliyorsun. Yani normal dogumda aci cekerek(onda da epidural anestezi almistim ama acilma olmadigi icin yapay sanci hormonu verildi ki bir cok ilk dogumda yapiliyor bu) yasadiklarini sakin mutlu bir sekilde yasiyorsun, Elbette normal dogum dogal olani bu isin ama bana simdi sorsan iki dogumu da sezaryenle yapardim diyorum. Normal dogumda acidan sonra bir rahatlama oluyor, o an buyuk bir seyi becermenin mutlulugu da ekleniyor, hatta ben soyle dusunmustum, vay be ben bunu yaptiysam herseyi yaparim su dunyada, cok buyuk bir icsel guc geliyor insana. Ama yine de o an bir daha da yapmam cocuk mocuk da demistim, sonra unuttum gerci:) Uzun lafin kisasi epidural sezaryen cok rahat, hic dusunme baska seyi. Sevgiler

  40. sevgili banu,
    bende mecburen sezeryanle doğum yapmış bir anne ve aynı sıkıntıları yaşamış biri olarak diyebilirim ki, sizde bebebeğinizi kucağına aldığınız 2. saniyesinde anlayacaksınız ki ne nasıl ne nerede doğurduğunuzun zerre kadar önemi yok. kendinizi böyle üzmemenizi dilerim çünkü bu bir sorun bile değil. boyuna kordon dolanması artık günümüzde sizin de bahsettiğiniz üzere çoğu gebelikte görülen bir durum ama tabii ki gereksiz ısrarkar olup bunun gibi basit birşeyi normal doğumla çetrefilli bir soruna dönüştürmenin gereği yok.en önemlisi sizin ve bebeğinizin sağlığı, ister sezeryan ister vajinal ister epidural bu kadar önemli mi gerçekten …

  41. NST’ye gittiğimde, suyun neredeyse bitmiş, yarın acil olarak alıyorum bebeği dediğinde, sabaha kadar ağlamıştım. Çünkü netten sezeryan doğumları dahi izleyemiyordum ve kesilmeyi asla istemiyordum. İkinci doğumum normal olsun diye, Ankara’ya ailemin yanına gittim, 2-3 gün sancı çektim, ama olmadı, yine ağlaya ağlaya sezaryene girdim. Çocuklarım çok şükür sağlıklı. Ne kadar istemesekte sezaryen çok büyük bir nimet aslında. 6 yıldır hâlâ üzülürüm normal doğuramadığıma ama herkesin söylediği gibi önemli olan doktoruna güvenmek ve ikinizinde sağlıklı olması. Doğum şekli, emzirip emzirmemek çok önemli değil aslında. Yani demek istediğim çok istediği halde normal doğuramayanlar gibi emziremeyenlerde var. Sen kendini sıkma, strese girme. Allah yardımcınız olsun. Sağ salim Çekmece kuzusu aramıza katılsın .

  42. Bildigim kadariyla Kanada’da ultrason ucuncu trimester’de normal hamileliklerde yapilmiyor. Anneler kordon dolanmis mi dolanmamis mi bilmiyor. Turkiye’de dogum yapan kuzenim kordon dolanmasiyla sezeryan oldugu zaman buradaki arkadaslarim “e nasil bildiler?” dediler. Doktorlarimiz zirt pirt ultrason meraklisi oldugu icin. Yine de bence doktorunuzu dinleyin. Dogum doktoru dogalda isteksizse bana israr etmek Turkiye sartlarinda riskli geliyor :(. Moralinizi bozmayin. Onemli olan bebeginiz ve sizin sagliginiz. Iyi sanslar ve bebeginizi saglik ve mutlulukla kucaginiza almaniz dilegiyle.

    • Aynen oyle, Amerika’da da ultrason doppler vesair yapilmiyor normal seyreden gebeliklerde. Kordon dolanmasi yuzunden planli sezeryan diye bir mevhum da haliyle yok.

  43. Hayatta en çok istediğim şeylerden biri vajinal doğumdu, son ana kadar da buna hazırdım daha doğrusu doktorumla beraber hazırdık.40. Haftaya girdiğimizde bebeğin pozisyonu hala uygun ama kafası çok yukardaydı. Doktorum bunun sebebinin bebeğinin kafasının engaje olamamasından veya kordonun kısa olmasından kaynaklanabileceğini söyleyip yine de son ana kadar beklememiz konusunda fikrini iletmişti.39+4te sabah kanamam oldu, hemen o gun kontrole gittiğimde doğumun başlamış olduğunu öğrendim, sancılarım cok kısa sürede sıklaştı ve ben eve döndükten hemen sonra tekrar hastanenin yolunu tuttuğumda hala nasıl doğuracağımı bilmiyordum. Açılmam devam ediyor ancak bebeğimin kafası bir türlü inmiyordu. Doktorum bundan sonra beklemenin riskli oldugunu, belki bebeği vakumla cekebilecegini ancak bunun da bebeğin doğum kanalında bir kaç saniye sıkışmasına sebep olup ciddi sonuclar dogurabilecegini söylediğinde sezaryenin kaçınılmaz oldugunu anladım. Hemen kan alıp anestezi ile ilgili sorun olup olmadıgına baktılar ve yemek yemiş oldugum icin bir kaç saat bekleyerek doğum için hazırlıklara başladılar. Ben de bu arada sancıları 70-80 seviyelerinde epiduralsiz hissediyordum, sonra epidural ve ece sultan 10 dakka icinde kucagımda olamasa da yanagımdaydı:) Bir saat içinde de emzirmeye başlamıştım. Amelyat sırasında doktorum dönüp “neden inmediği aşikar kordonu cook kısa” demişti. Doğuma giren eşim kordonu kesilmeden önce fotografını bile çekememişti çünkü doktor bebegi o kadar yukarıya kaldıramamıştı bile, hatta kordonu keserken kaşının üstüne makas değmiş ve kanatmıştı:(
    Belki vajinal doğum diye üstelesem ikimizi de riske atmış olacaktık, o duyguyu yaşayamamak hala içimde bir ukte ama bazı şeyler de insanın elinde değil.Doktoruna güven yeter, eğer olması greken doğum gününü, sancılarını beklersen sütünü vermek veya emzirmek ile ilgili de herhangi bir sıkıntı yaşamazsın, çünkü sütün kanallara inmesini o sancılar tetikliyor.Bunun yanında vajinal doğum yapıp emzirmekte sıkıntı çekmen de olası, birazcık bebeğin emmeye ne kadar istekli olduğu ve doğdugunda sarılık seviyesine bağlı..
    Sana şimdiden hayırlı doğumlar..Bol sütlü az depresyonlu lohusallıklar dilerim:))

  44. Merhaba…
    Emzik konusunda da bir şeyler yazdım, çenem düştü yine yazıyorum:)
    Ben de doğal doğum yapacağım diye seviniyordum herşey yolundaydı . Doğum sancıları başladığında işler değişti. Süreci anlatmaya gerek yok sanırım, bebeğimin kalp atışları çok yavaşladı. Böyle bir durumda riske giremiyor insan.risk alıp doğal doğum yapabilirdim belki ancak doktorum da ben de bunu göze alamadık ve sezaryen oldum. İyi ki öyle yapmışız çünkü mekonyum denilen kakasını yapmış içerde sıpa. Sezaryenin de öcü olmadığını, hayat kurtardığını kabul ettim, sonrasın da da bir sorun yaşamadık. Ben doktorumu özellikle doğal doğum yanlısı diye seçtiğimden sezaryen kararına şüpheli bakmadım. Şans zorlanacak bir durum olduğunu düşünmüyorum doğum aşamasının. Çünkü sabah gayet iyiyken akşama şartlar değişiveriyor. Doktorunuza güvenin derim. Sevgiyle kalın

  45. Sevgili Banu,
    Öncelikle herkesin dediği gibi sana ve bebeğine sorunsuz bir dogum dilerim,inş saglıklı bi şekilde bebeğini kucagına alırsın.
    Ben de birçok anne gibi normal dogum isteyen ama oyle oldu boyle oldu diyerekten sezeryanle bebeğini dünyaya getiren bir anneyim.kızım 25 aylık su anda hala doguma gittiğim gunu o kadar net hatırlıyorum ki ve hala keşke hastaneye gitmeyip acılmayı bekleyip en son doguma gitseydim diyorum.Bana gore doktorlar yüksek sorumluk altında oldukları için en az riskli yontemi yani sezeryani kolayca seçiyolar.Sen de aman bebeğim saglıklı dogsun yeter ki deyip kabul ediyosun.
    Senin için hangi dogum şeklinin daha iyi olayacagını hem bedenen hem ruhen ancak dogumdan sonra anlayacaksın.Ne yazık ki geleceği goremiyoruz.
    Ne diyelim Allah bi avazda kurtarsın

  46. Merhaba,
    Kesinlikle kirici veya elestirel olmak degil amacim ama bu biraz hedeften cok surece odaklanmak gibi gorunuyor bana- ki burdaki hedef saglikli ve bir omur de ciddi bir saglik problemi yasamamasi umt edilen bir cocuk dunyay getirmek… Ben de normal dogum istedim, bekledim ve 40 haftasonunda inmedigi ve 4 kiloyu da gectigi icin epidural sezeryanla dogum yaptim. Hic bir sikinti yasamadim, aninda kucagima aldim, ayni gun emzirdim, benim icin de oglum icin de son derece rahat ve keyifli bir dogumdu. Benim fikrim sudur ki saglikli bir bebek tasiyorsaniz hicbir risk almayin, ne kendiniz ne de bebek icin. Normal sartlarda sezaryani tercih etmemenizi anliyorum ama ufacik bile bir risk varsa bence dusunmeye bile degmez. Umarim hersey iyi gelisir ve saglikla kucaginiza alirsiniz bebeginizi.

  47. Merhaba,
    Hem siz hem de bebeğiniz için ne kadar zor olsa da önümüzdeki haftaları en az endişeyle geçirmeniz eminim çok önemli. Doğum konusunda henüz tecrübem yok ancak yukarıda yazan sevgili anneleri kızdırma pahasına bu kadar çok normal doğum isteyip sezaryen yapmak zorunda kalan kadın olduğunu görmek beni bu konuyla ilgili bildiğimiz bir gerçeğe götürdü tekrar. Doktorlar bir şekilde annelerin içlerini rahatlatıp normal doğum yapmamış olmayı kendileri için en doğru seçim haline getiriyorlar sanki…Zaten doğal doğumu destekleyen akımların en çok örnek gösterdiği “olmasa da olur sezaryen sebepleri” yukarıda sıkça tekrarlanmış gibi geldi bana. Elbette doktorunuza güvenmekten başka bir şey yapamayacağınız anlar vardır ve o noktada kurtarıcı bir ameliyat olan sezaryene sığınabilmek çok değerlidir; ancak doktorun işinin sizin adınıza her zaman en kötüyü de düşünmek olduğunu unutmayın ve siz en iyisini düşünerek geçirin önümüzdkei haftaları lütfen.
    Doğum hikayenizi mutluluk gözyaşlarıyla okumak için sabırsızlanıyoruz ve dualarımız sizinle unutmayın.
    Sevgiler,
    Çiğdem

  48. ben de oglumu normal dogumla dunyaya getirmeyi cok istiyordum ama 40 hafta bittiğinde bizimkinde hala cıkmakla ilgili bir belirti olmayınca sezeryana girmek durumunda kaldım. once benim de moralim bozuldu ama sunu soyleyebilirim ki sezeryan da o kadar kotu birsey değil. dediğim gibi bende normali tercih ederdim ama sezeryan da moralinizi bozacak kadar kotu bir yontem değil. oglumu dogdugu anda kucagıma alamadım belki ama kucagıma gelmesi 15-20 dk gibi kısa bir zamanda oldu ve hicbir sorun olmadan hemen emzirebildim. evet bir hafta, 10 gun kadar dikişlerim agrıdı ama cok buyuk bir sorun da olmadı acıkcası. diyecegim o ki tabii ki normal olursa iyi olur ama sezeryanda o kadar korkutucu bir yontem degil. eger kordondan dolayı doktor sezeryan derse cok dert etmeyin ve bebeğinizi saglıkla kucagınıza alın insallah.

  49. Banu,
    Gecenlerde bizim yavrusunun bir arkadasi annesiyle playdate’e gelmislerdi. Molly, 4. cocuguna hamileydi, ilk ucunu sezaryenle dogurdugu icin bunu da sazaryenle doguracagini soyledi. Cok rahatti, sordum, “family-centered c-section” yapiyorlar artik dedi. “Natural sezaryen” de diyorlarmis. Bir bak istersen su adreste cok guzel kaynaklar var: http://wellroundedbirthprep.blogspot.com/2011/02/how-to-have-natural-cesarean.html

    Ve bence hic kafana takma, sizin sagliginiz daha onemli. Zaten nasil dogurdugun, dogumdan en fazla bir hafta sonra unutuluyor. Yani bana oyle olmustu 🙂 Bebisini saglikla kucagina almani dilerim. Sevgiler…

  50. Erkek kardesim kordonu boynuna iki tur dolanmis sekilde normal dogumla dogdu. Ebeler israrla normal dogumu beklemisler. Ustelik ebeler yokken kendiliginden gelmis. Suan 18 yasinda.

  51. Benim de bi arkadasim ilk dogumunu sezeryanla yapti ve ikinciyi de sezeryanla yapmayi beklerken aniden sancilandi ve hastaneye gittiginde 7 cm aciklik vardi. Dr u hersey normal gorunuyo istersen normal deneyelim dedi ve ikinciyi supriz bi sekilde normal oldu. Elbette normal yapmani cok isterim AMA sezerayan olursa da Uzulme. Onemli olan ikinizinde sagligi…

  52. Banu Hanim,
    Ben size annelige hos geldiniz demek istiyorum 🙂 bir hafta once uzerinde kafa yordugunuz seylerin simdi kucucuk geldigi zamanlara. suprizli anlara. Beklediginiz planladiginiz gibi olmayan, olamayan, ama sonun da ‘iyi ki de boyle olmus,bak ne guzel olmus” zamanlarina.. Yavrunuza saglikla kavusmanizi ve annelikte hep ic sesinizi dinlemenizi dilerim. Bu “anne ic sesi” ,degisen durumlara cok guzel adapte olur, yeter ki siz dinleyin, ama “en iyisi, en dogrusu, en uygun zamani” buymus diye israr etmeyin..o anda icinizden kuvvetle geceni dinleyin…sevgiler…

  53. Merhabalar,
    Hic endiselenmene gerek yok. Benimde 35-36 haftalarda bebegin boynunda kordonun dolandigi gorulmustu. Dr’um bunun normal oldugunu ve bebeklerin %25 i bu sekilde dogdugunu soylemisti. Sizinde yukarda bahsettiginiz gibi. Nasil olsa bebekler oksijeni kordondan aliyor, dolayisiyla bogazina dolansa bile onemli olan kordonun akisi.
    Doguma yakin bir zamanda kordonun artik boynunda olmadigini gormustuk. Ve sonunda normal dogum ile oglumu dunyaya getirdim. Sizin de oyle olabilir. Onemli olan pozitif olmaniz.
    Onemli olan doktorunuza guvenmeniz. Sezeryan gerekirse de bil ki bu sizin ve bebeginizin sagligi icin.

  54. sevgili Banu
    bende normal doğum yapmayı deliler gibi isteyen, doğum videolarını gözümü kırpmadan seyreden,etrafımdakilerin benden beklemediği kadar cesurdum normal doğum konusunda. Ama sonunda ne oldu 38.haftanın sonunda kontrole diye gitttiğim hastanede nst sonuçlarında bebeğimde aritmi olduğunun görülmesiyle apar topar yanımda sezeryan sırası bekleyen diğer bayanın akrabası yardımıyla yeşil ameliyat önlüğü giyip acil ameliyathaneye götürülüp epidural sezeryan oldum ve bebeğimin sesini de duydum kokusunuda doyasıya içime çektim.eşim ben ameliyata alındığımda eşyalarımızı ve kayınvalidemi almaya gittiği için o koca hastanede yalnız başıma doğum yaptım hatta öyleki bebeğimi giydirmek istediler ama eşyalarını eşim daha getirmediğinden yeşil örtüye sarmışlardı.yinede o kadar tersliğe ve normal doğum istememe rağmen çok ama çok güzel bir doğumdu.Senin için söyleyebileceğim tek şey Allah hakkında hayırlısını versin,iyi düşünürsen iyi olur.

  55. Banu Hanim,

    Ben ilk ogluma hamileyken 41. hafta sancilandim, neredeyse 20 saat boyunca dogumdaydim ve 2 saat boyunca ittim. Ben iterken hem bebek disari cikmiyordu hem de kalp atislari yavasladi ondan beni acil sezaryene aldilar. Bebegi cikardiklarinda kordonun boynuna dolandigini soylediler, ondan kalp atislari dusmus. Bu sekilde dogan bircok bebek var ve hepsi de cok saglikli. Ben Amerika’da yasiyorum ondan duzenli ultrasona almadiklarindan daha onceden mi kordonun boynuna dolandigini ya da dogum sirasinda mi oldugunu bilemiyorum. Ama eger bebeginizin hareketleri duzenliyse korkmayin, ve bence simdiden de dogum sekline karar vermenize gerek yok. Dogum basladiktan sonra eger dogum ilerlemiyorsa ya da kalp atislarinda dusus varsa acil sezaryen yapmalari 20 dakika suren birsey. Ve ben epiduralle sezaryen oldum yani oglum dogdugunda hemen temizleyip kucagima verdiler. Ameliyathaneden cikinca da hemen emzirebilirsiniz. Ben de cok uzulmustum normal dogum olmadigi icin ama bebek saglikla dogduktan sonra gerisi onemli degil. Yakin zamanda bebeginize kavusmaniz dilegiyle.

  56. Selam,
    Şayet sonuç sezeryan olacaksa kendi tecrübemi paylaşıp mümkünse biraz rahatlatmak isterim; önceki üç operasyonum ve rahatsızlığım nedeniyle zor şartlarda sahip olduğumuz ilk bebeğimi sezeryan ile doğuracağımı ilk günden biliyordum. Epidural sezeryan oldum, bebeğimde bende gayet sağlıklı bir doğum geçirdik, doğum fotoğrafçımızda vardı doğumda, üstelik hemen örtüsüne sarıp koynuma verdiler yani tanışma anı ile ilgili bir sıkıntı yok bence dert etmeyin:)) dahası hiç çocuğumuz olmama ihtimali varken oğlum 9 aylıkken tekrar hamileydim tabi beklenmedik bir durumdu, ilk doğumumdan 17,5 ay sonra bir epidural sezeryan tecrübesi daha yaşayarak kızımıza kavuştuk. Her iki doğumumda aynı rahatlıkla üstelik kısa aralıklarla gerçekleşti.Her iki bebeğimi de durmaksızın emzirdim yani sezeryan ve süt gelmemesi hikayesine katılmıyorum. Oğlum 14,5 ay emdi hamileliğimin demir hapı alınan aşamasına geldiğimde sütümün tadı değiştiğinden kendiliğinden bıraktı beklenen bir durumdu. Kızımı uyku düzeni artık oluşsun ve oğlumla arasında çok fark olmasın diye 17. ayda ben bıraktırdım. Şu an oğlum 3,5 , kızım 2 yaşında gayet sağlıklılar, bu güne kadar hiç antibiyotik kullanmadılar. Ben de önceki operasyonlarımdan zaten duruma alışık olduğumdan herhangi bir sıkıntı çekmedim. Gözünüzü korkutmayın, her işte vardır bir hayır:)) Sevgiler…

  57. Elif'in annesi

    Merhabalar öncelikle umarım sizin ve bebeğiniz icin en iyisi olur. Benimde doğarken kordon dolanmış bebegimin boynuna ve ebe hic bana söylemeden epizyotomi yapacagım dedi iyiki söylememiş çünkü paniklerdim ve epizyotomi yaparak çıkardı bebegimi kordon çok uzun demişti ama bebegim bir sıkıntı yasamadı karnımda dolanmismiydi bilmiyorum çünkü ultrasona 20. Haftadan sonra almadılar beni hic sadece kalp atışlarını dinliyorlar ve elle karnımı kontrol ediyorlardı. Şansınızı deneyin ancak bebege sıkıntı vermektense oluruna bırakın, terazinin kefelerini koyun bebegim normal doğmazsa hissedeceğim bebegim sıkıntı yaşayarak doğarsa hissedeceğim diye.

  58. sevilig cincuce banu ne cok stres cekmissiniz. normal dogum-sezaryen konusu yine gundemde. bir tavsiyem, dogal dogum yanlisi oldugunu yuzdeyuz bildigin bir doktordan “second opinion” alman.
    Dr Hakan Coker, Kubra Taman, Gulnihal Bulbul gibi birisi. Herhangi baska biri (bilmemkimi tesadufen normal dogurtmus) degil, gercekten mudahalesiz, epiziyotomisiz epiduralsiz, ebe stili dogal dogumdan anlayan biri. Eger o da derse ki sezaryen, gidip doktoruna kayitsiz sartsiz guvenerek sezaryen olabilirsin. En azindan icinde soru isareti kalmamis olur, icin yuzde yuz rahat olur. Yazdiklarinda bu rahatligi goremiyorum.

    Amerikada, en son ultrason 16-20. haftada bir kez. Avrupada ebe stili dogum modeli uygulayan bircok ulkede de bu boyle. Baska ultrason sadece gerekirse var, normal sartlar altinda yok. Haliyle, kordon surdaymis, su hafta suraya gitmis, simdi geri gelmis, yok. Bebek bu hafta x gram aldi, bir hafta onde iki hafta geride vs de yok. 36-40 haftada elle muayenede bebek fazla buyuk ya da fazla kucuk gorunurse o zaman ultrason olabiliyor. Ya da bebegin kalp atisi etkliendiyse. Bebegin kalp atisi duzgunse istedigi kadar kordon dolansin rahat doguyorlar. Sen de demissin zaten. Bu kordon, mekonyum (bebegin kakasi), bebegin kilosu, Turkiyedeki bas sezaryen sebepleri. Yorumlardan da belli bu herkes kabullenmis. Ama tabii dedigim gibi senin durumunda ben olsam boyle kulaktan dolma degil, gercekten dogal dogum konusunda tescilli bir doktordan duymak isterdim bunu. Ozellikle de etrafinda bu kadar endiseli insan seni etkiliyorken.

    Icinin rahat oldugu huzur dolu bir dogum ile bebisine kavusman dilegiyle.

    • Bahar, aslında durum sezaryeni kabullenmek değil. Benim, feysbukta takip ettiğim Hakan Çoker’e gitmek gibi bir şansım yoktu mesela. İlk sezaryende doktor ” hemen yarın alıyorum, çocuk nefes alamayacak yoksa” diyince, dur ben bi başka doktora sorayım diyemedim. 🙂 İkinci sezaryanda Aydan Biri’ye gittim, ama ilk sezaryenin bişeysinden yine olmadı. Yani kabullenmek değil de şartlardan kaynaklanıyor. Banu’nun Hakan Çoker’e görünmek gibi bir şansı varsa süper olur. Yine de doğum bitinceye kadar kafası hep karışık olacak. galiba. Banu’ya güzel, sağlıklı, dolap çekmecesini açıp kapatır gibi rahat bir doğum dilerim.

  59. Sevgili Banu,
    Ben de kordon dolanması nedeniyle sezaryen olanlardanım. Bana kalsa belki normal doğum için diretebilirdim, ama başta eşim olmak üzere yakınımdaki herkes risk almamam konusunda diretti. Doktorum “her şey yolunda gidebilir evet. Fakat doğum sırasında, artık sezaryene dönülemeyecek noktada risk oluşturabilir, bunu söylemek zorundayım” dedi ve kararı bana bıraktı.
    Ailemde çok sayıda doktor var (bazen bu iyi mi kötü mü bilemiyorum). Fakat onlardan birinin bir sözü daha fazla tereddüt etmemi engelledi. “Risk %1 bile olsa, senin başına geldiğinde, o risk artık %100’dür” dedi bana.
    Amerika’da sistem normal doğum taraftarı; doktorun seni en iyi şekilde yönlendirecektir. Umalım da kordonu çıkarmayı başarır bebiş, sen de rahat bir nefes alırsın.
    Ama olur da sezaryen olmak zorunda kalırsan bile, inan bebeğin gözünün önünde her an biraz daha büyüdükçe ve siz birbirinize her geçen gün daha fazla bağlandığınızda, dertlendiğin bu günlerini hatırlamayacaksın bile

  60. Destekse destek, moralse moral. Her ikisinde de kotayı doldurdum. Sayenizde. Çok teşekkür derim.
    Herkese tek tek yanıt yazmak yerine, yine buradan yanıt vermek istiyorum.
    Hayatta sonsuz olasılık var. Bir insanın doğum yaparken, bir bebeğin doğarken de karşısına sayısız olasılık sıralanabilir. Ben Türkiye’de değil de sözgelimi İngiltere’de yaşıyor olasydım, ultrasonla bebeğin göbek kordonunu görme olasılığım olmayacaktı belki.
    Şu an bebeğin göbek kordonu boynunda olmasaydı, belki tam da doğuma giderken başka bir şey başımıza gelecekti belki.
    Şu an sezaryen olasılığı da var; ama kordonun sıyrılıp bebeğin rahatçacık doğma olasılığı da var belki.
    Doğumumu normal bir biçimde gerçekleştirme olasılığım var. Doğuma sezaryenle müdahale edilme olasılığı da var.
    Bunların hiçbiri olmadı. Henüz olmamış şeyle üzerinden endişe etmemem gerektiğini yavaş yavaş idrak ediyorum. Yine sayenizde.
    Çünkü herkesin söylediklerinde ortak yanlar var: “Hiç bir şeyi planlama, hiçbir şeyi kontrol etme/edemezsin, akışına/oluruna/gidişine bırak. Pozitif ol. Sakin ol. Stres yapma. Bekle. O an geldiğinde ne olması gerekiyorsa o olacak.”
    Bana bunları dediğiniz için minnettarım. Bana endişe etmek ve tek bir ana odaklanmak yerine, sonucun güzelliğini beklemem gerektiğini hatırlattığınız için de öyle…
    Çok düşündüm bir kaç gündür. Şu an bunları yazarken gözüm karşımdaki yazı panomdaki bir not kağıdına ilişti. Çigong eğitmenim yazmıştı bunu zamanında; ben de not etmişim. Diyor ki;

    “Uykum kaçarsa kalkar, gelirse yatarım. Acıkınca yer, susayınca içerim. Yorulunca dinlenir, enerjikken çalışırım. Nasıl olsa zamanı gelince olaylar olur ve bize karşılamak düşer. Bir görüşümüz, bir temel anlayışımız varsa, plana gerek yoktur. Onu doğallıkla yaşama geçirir ve süreriz.”

    Zen gözümün önünde duruyormuş da ben kaçırmışım. Şimdi kendime geldim. Zaman aksın, duruma bakalım. 🙂
    Sevgiler.

  61. Sevgili Banu,
    Ben yurtdisinda yasayan bir doulayim, kendim deneyim etmedim ama burada meslekdaslarimin konustuklari bir konudur, ebeler hep sakince bebegin basi gorundugunde dolanan kordonu yavasca boyundan cikarirlarmis. Isterseniz su linkteki yazanlara bir gozatin,( Ingilizce bildiginizi varsaydim) http://vbacfacts.com/2009/09/16/umbilical-cord-around-babys-neck-rarely-causes-complications/
    Sevgiyle

  62. Bir baglanti daha var, bir ebenin dilinden:
    http://midwifethinking.com/2010/07/29/nuchal-cords/

  63. Bir baglanti daha var, bir ebenin dilinden:
    http://midwifethinking.com/2010/07/29/nuchal-cords/

  64. Sevgili Banu,

    Amerika’da yasiyorum ve normal dogum yaptim. Hamileligimde her hangi bir sorun yasamadigimdan 20. hafta ultrasonundan sonra bir daha ultrasona girmedim. Dogumda da hersey yolunda gitti. Hastanedeyken suyum geldi ve kizimin iceride kaka yapmis oldugu anlasildi. Dogum sirasinda da kordonun boynuna dolandigi. Dogduktan sonra kendiliginden aglamadi ve APGAR skoru dusuk cikti. Ama bir sonra ki skoru normal seviyedeydi. Hastanede Ilk geceden itibaren odamizda kaldi ve 2 gece sonunda hastaneden ciktik. Kizimda kordonun boynuna dolanmasi sebebiyle ne dogum sirasinda ne de sonrasinda bir sorun yasamadik.

    Ben genel olarak panik ve temkinli bir insanimdir. Her seyi en guvenli sekilde yapmayi tercih ederim. Eger kordonun boynuna dolanmis oldugunu bilseydim ve dogum seklini secme sansim olsaydi cok buyuk ihtimalle sezeryani tercih ederdim ne olur ne olmaz diye. Ama kordonun kizimin boynuna dolandigindan haberim yoktu ve biraz uzun ama oldukca rahat bir dogumla saglikli bir sekilde kizima kavustum. Normal dogum yapmis olmaktan da memnunum ve hic pismanlik duymadim.

    Kendini normal doguma hazirlamis ama elde olmayan sebeplerle sezeryan olmak zorunda kalmis ve doguma aglayarak girmis insanlari duydukca da uzuluyorum. Amac gercekten normal dogum yapmak mi yoksa en sagikli yontemle cocugunuza kavusmak mi? Normal dogumun pozitif yanlarini hepimiz biliyoruz. Ama sanirim unuttugumuz bunun her seyin yolunda gittigi durumlar icin gecerli oldugu. Kimsenin kontrol edemeyecegi sartlar icinde normal dogum yapamamanin bir mutsuzluk nedeni olmamasi gerekiyor. Bu biraz da kendimizi hamilelik sirasinda dogum icin nasil hazirladigimizla ilgili. Normal dogum en iyisi, sezeryan ise kotu anlaylayisindan vazgecmek faydali olabilir. Normal dogum benim tercihim ama bebegime saglikli bir sekilde kavusmak icin sezeryan olmam gerekirse de buna hazirim diyebilmek lazim. Sezeryan icin hic olmamasi gereken bir yontem demissiniz yanlis anlamadiysam. Bazi insanlar icin sezeryan kurtarici ve son derece olmasi gereken bir yontem de olabilir.

    Benim ornegimde ki gibi kordon dolanmasi durumu sizin normal dogum yapmaniz icin bir engel teskil etmeyebilir. Ya da sizin durumunuz benimkine gore normal dogum icin daha sakincali olup sezeryan olmanizi gerektirebilir. Doktor olmadigimdan bu yonde bir yorumda bulunmak istemiyorum. Benim tavsiyem guvenebileceginiz bir doktora danisip, sonrasinda da sizin ve bebeginiz icin doktorunuzun da onayladigi bir karar vermeniz. Sonra da bebeginize kavusmanin keyfini cikarmaniz. Eminim bebeginize normal dogumla da sezeryanla da kavussaniz sizin icin essiz bir deneyim olacak. Kendinizi kontrol edemeyeceginiz seyler icin uzmeyin lutfen.

    Sevgiler,
    Sinem

  65. herkese merhalar!

    Kimsenin kalbi kirilmasin ama ben ilk once istegimiz anne-baba olup bir -ya da fazlasi- cocugu sevip korumak ise ise “bu bebegin bizim ne bizim etimizden kanimizdan olmasi gerekir, dolayisiylada ne vajinamizdan ne de karnimizdan cikmasinin sarti vardir.” En önce bununla baslayalim….

    Sonra nasil ki “keyfi sezeryan yanlis birseyse illa ki de vajinal-normal dogum diye israr etmek. Sezeryan gereksiz bir metodur demek te yanlis”…artik kader ve kismet diyelim…Cok istiyorum ama olmadi diye sezeryan oykulerini yazip hersey positiv oldu demek –ki olmustur sizlere inaniyorum- ama bana biraz da bu durumda zügürt tesellisi gibi geliyor…oyuzden hicbirseyden cok beklenti, plan, kurgu yapmayalim derim…

    Hep diyorum ama duyan yok sanki dogum, cocuk sahibi olmak bir proje degil ki plan yapalim hayal kuralim. (hayal kurmak guzeldir ama dogum surecini onceden planlamak mumkun degil bence.) Ama maalesef Turkiye’de ki sistem -randevulu jinekolog modunda calisip, hic bir kadinin ebe ile dogum yapmayi begenmemesi–RISK ALMAYALIM adi altinda–ustune de vardiya ile calisan ebelere guvenmemek vs. vs. Jinekologlari her konuda son söz sahibi yapmistir. ABD, Kanada ve benim yasadigim ulkede de herhafta ultrason cekilmiyor. Karin buyuklugu takibi yapiliyor.

    Cahilik cesaret verir ya da mutluluktur. Herseyi bilmeden doguma girmek bence cok ta kotu birsey degil. Bir suru belirsizlik vs. varken, hicbirsey netlesmemisken planli sezeryan ya da oncede sezeryan olasiligini gözonunde bulundurmak bence Dr. stratejisi. (zaten bu Dr. eslerin girmesinden de yana degildi. Bu durumda insan biraz supheye dusup bu tip Dr.lari da sorgulamali derim.)

    Sezeryani gerektiren “cogu risk durumlari da ABD’den vs. yazan okuyucularin dedigi gibi cogu zaman onceden planli sezeryana yol acmiyor.” tum anne adaylarina bol sans ve icimizi ferah tutalim derim… Annelerimiz, buyukannelerimz ve onlarin anneleri ultrason, doppler vs. olmadan nasil ana oldularsa bizde oluruz. ve unutmadan anne-baba sahibi olmayi bekleyen cocuklarida evlat sahibi olmayi bekleyen yureklerle biran once bulusmalarini diliyorum…bebekler ne vajinadan ne de karindan cikmak zorunda degildir…kalbimizden cikarlar ve tekrar oraya girerler….

  66. 6 ay once oglumu boynunda kordonuyla normal dogurdum. Kordonun boynunda oldugunu 36. Haftada soylemisti doktorum. Ama soyle bir tabir kullanmisti:”kravat degil, sal seklinde dolanmis..” Normal doguma engel olmayacagini da soylemisti. Buarada ben suni sanci ve diger mudahaleler olmaksizin normal dogum yapabilmek icin 2 gun hastanede kaldim. Acilma cok yavas gerceklesmisti cunku.. 2 saatte bir nst’ye baglandim.doktorum sezeryan fikrini hic dile getirmedi. Son dakikaya kadar ayakta geziyordum! Oglum dogdugunda sal kravat olmustu tabi, yuzu de biraz mordu ama hemen yarim saat icinde emzirdim . Dogumdaki apgar skoru 9du… Stres yapmamanizi tavsiye ederim. Zaten nst’de isler kotu giderse size sezeryani teklif ederler diye dusunuyorum. Umarim bi sorun cikmaz..

  67. merhaba..benim de bebeğimin boynunda kordonu vardı..aynı riskleri bana da doktorum anlattı ama doğum konusunda serbest bıraktı..yani “son ana kadar beklenebilir..kalp atışları düşerse sezaryene alırız” dedi..ben genel anestezi ile uyutulmak istemediğim ve bebeğimi de çıkarken görmek istediğim için o riski almadım ve epidural sezaryeni tercih ettim..hayatımda doğuma kadar hiç ameliyat olmamıştım..ameliyathanede baya strese girdim ama başucumda bana destek veren merve hemşirenin verdiği moral ve “biraz daha dayanırsam bebeğimi göreceğim” düşüncesi ile çok şükür her şey sorunsuz oluverdi..hamileliğimin başından beri kendimi doğum şekli konusunda hiç şartlamamıştım..hep hayırlısı demiştim..siz de hayırlısı diye dua edin..kendinizi boş yere üzmeyin..inşallah her şey çok güzel olur siz ve bebeğiniz için.. sağlıklı ve kolay bir doğum diliyorum..
    sevgiler..

  68. selin tecimer

    önemli olan sağlık 🙂
    ilk doğumumda bebeğimin kalp atışları gelişimsel olarak düzensizdi, doğumda düzelir dediler. doğum başladı ama düzelmedi. Epiduralimi oldum, sancılarım bile bitmişti hazırdım çok istediğim normal doğuma… doktorum özür diledi, senin normal doğumu yapabileceğini biliyorum ancak bebeğin durumunu takip edemiyoruz dedi. Amerikada sezaryan oldum. çok üzüldüm, içimde uhte kaldı normal doğurmak.
    ikinci doğumuma hazırlanırken öğrendimki hamileliğim esnasında göz dibimde ayrışma başlamış … normal doğumda ıkınma esnasında tam ayrışma ve sonrasında acil ameliyat olmazsam kör olma riskim varmış. (ailesel bir rahatsızlık). bazen şartları zorlamamak lazım. önemli olan bebeğinle birlikte sağlıklı bir şekilde evine dönebilmek.

  69. Sevgili Banu,
    Yaklasik dort ay once, 8 aylik hamileyken, seninle ayni yollardan gecmis biri olarak doktorumun beni sezaryene ikna etmeye calisirken soyledigi bir cumleyi paylasmak istiyorum: “Bir insan dunyaya gelecek ve insallah en az 80 sene yasayacak. Bu yuzden bu bebegin 100 puanla dogmasini istiyorum, ondan daha simdiden puan calmaya hakkimiz yok bence (normal dogum basarili olsa bile dogum sirasinda olusabilecek komplikasyonlardan bahsediyordu).” Bunun uzerine dogum seklinin sezeryan olmasina karar verdim ve pisman degilim. Aksi takdirde, her seyi gectim, yasadigim endise ve stres bebegime zarar verebilirdi diye dusunuyorum ayrica.
    Ic huzurunu koruyabilecegin bir karar vermeni ve bebegine -ne sekilde olursa olsun- saglikla kucagina almani diliyorum.

  70. Bende salı gunü ikinci bebeğimi dünyaya getirilen kismetse ilk doğumumda sancilanarak hastaneye gittim ve spinal sezeryan oldum o kadar konforlu bir dogumduki ertesi gün sezeryan böyleydi 3-5tane yaparim
    Ben dedim ama simdi acayip korkuyorum sabah 8de gel 11 de ameliyata alırız dediler ya aklıma geldikçe gözlerim doluyor biliyorum buda çok kolay geçecek ama o stres beni mahvetti aklımdan inşallah sanılanımın apar topar oluverir hersey diye geçmiyor değil bakalım yaşayıp görücez

  71. Bende salı gunü ikinci bebeğimi dünyaya getirilen kismetse ilk doğumumda sancilanarak hastaneye gittim ve spinal sezeryan oldum o kadar konforlu bir dogumduki ertesi gün sezeryan böyleydi 3-5tane yaparim
    Ben dedim ama simdi acayip korkuyorum sabah 8de gel 11 de ameliyata alırız dediler ya aklıma geldikçe gözlerim doluyor biliyorum buda çok kolay geçecek ama o stres beni mahvetti aklımdan inşallah sanılanımın apar topar oluverir hersey diye geçmiyor değil bakalım yaşayıp görücez eğer sezeryan olursanızda korkmayın bence her anın keyfimi çıkarmaya bakım bebeğinizin saglıgı herseyden önemli

  72. Lütfen hamilelere kötü, kabus hikayeler anlatmayın… Bu ikinci hamileliğim ve ne yazık ki her konuda en berbat hikayeleri dinlemiş biriyim. Şimdi burada da yorumları okuyordum ve daha fazla okumaya dayanamadım. Sevgili Banu, ilk bebeğim makat gelişliydi riske atmak istemediğimden sezaryen oldum. Şimdi ise ben de senin gibi 35. haftadayım ve bebeğimin 32. haftada boynunda kordon vardı ama geçen hafta 34. haftada baktık ki çıkartmış. Eğer bebek hareketleri yerindeyse herhangi bir azalma yok ise sorun yok… Kendinizi üzmeyin ve stres yapmayın lütfen. Siz kendi hislerinize ve doktorunuza güvenin son ana kadar ne olacağı belli olmaz. İyi olanı hayal edin, isteyin. Ne farkederki bebeğiniz sağlıklı doğsun da nasıl doğarsa doğsun… Sevgiler..

  73. Aynı şeyi yaşıyor ve aynı duyguları paylaşıyorum , dün gündüz aynı şeyleri doktorum söyledi , üstelik 2 kez dolanmış 🙁 eşim de aynı sizin eşinizn dediklerini dedi… Bu kadar olur yani