46 Yorum

Yalnız büyüyen çocukların yazgısı…

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Sen Ne Dilersen tarafından kaleme alındı. 

4,5 yaşında bir kız annesi olan (ve şimdi ikinci bebeğini bekleyen) yazara Der Susar blogundan ve Twitter’da SenNeDilersen hesabından ulaşabilirsiniz.

***

SPENKA
‘Spenka’ya süt verelim mi?’ dedi.
‘Spenka kim’ dedim.
‘Kedim’ dedi.
‘Nerde’ dedim
‘İşte burada’ dedi, boşluğu göstererek….

Yalnız büyüyen çocukların kaçınılmaz yazgısı bu. Hayal mahsulü arkadaş edinmek..
Bizimki insan değil kedi seçmiş kendine. Adını da Spenka koymuş.
Kendi uydurmuş.

Bugünlerde sık sık yapıyor bunu. Kendi kendine konuşuyor. Parkta boş salıncağı sallıyor kendi sallanmak yerine..
Arkadaşını sallıyormuş güya..

Yalnızlık ne zor..
Çocuğa başka, yaşlıya başka zor.. ama neticede zor işte.
Bi dolu oyuncak, bi dünya boyama kitabı, rengarenk kalemler..
Bilgisayar oyunları, bilmem kaç tane çizgi film kanalı…
Yetmiyor.
Olmayınca olmuyor. Bunların hiçbiri bir insan nefesi kadar huzur vermiyor demek ki.
Yatırımı oyuncaklara değil çok çocuklu bir apartmana yapmalıymışız, bilemedik..

Yalnız büyüyen çocuklar anne babalarından davacı olurlar mı acaba?
Ya da yaratıcı birer birey olma şansını elde ettikleri için şükran mı duyarlar?
Şartlar önemli elbette. Niye yalnız büyüyor o çocuk sebebi bilinmeli.
Ama eğer amaç ona daha kaliteli bir yaşam sunmak adına onu yalnızlığa mahkum etmekse…
İlkinden nasiplenmeniz kaçınılmaz olur.

Kardeşimle benim aramda 1 yaş fark var. Biz oyun parklarının, bin türlü oyuncağın, çok kanallı televizyonların olmadığı bi zaman diliminde ama birbirimizden başka bir şeye ve kimseye ihtiyaç duymadan yaşadık çocukluğumuzu..
Sıkıldıysak birlikte sıkıldık. Kıkırdayarak uyuduk geceleri.
Korktuğumuzda sarıldık, üzülünce ağladık.
Tabii o zamanlar bizim de hayalimiz süslü püslü odalarımız, her çeşit oyuncağımız olması yolundaydı..
ama asıl servetin o kalabalık hayat olduğunun büyüyünce farkına vardık.

Çoğumuz ıssız adam ya da kadınlar yetiştiriyoruz yarınlara. Birbirini anlayamayacak nesiller büyütüyoruz.
Kendi çizdiği karakterle arkadaşlık ederek büyüyen bir çocuğun gerçek kalabalıklara karışınca yaşayacağı depremi tahayyül edebiliyor musunuz?
Ben ediyorum…
Ve korkuyorum..
Yalnızlığını bölüşmek yerine, onu kendi yalnızlığımıza ortak ettiğimiz çocuğumuzun kalabalıklar içinde bi başına kalmasından,
Anlayışlı ve hoşgörülü olamamasından..
Ve dolayısıyla..
Sevilmemesinden, dışlanmasından, itilmesinden, kakılmasından..
Kısacası davacı olmasından..
Korkuyorum.
Onun minicik yüzünde hüzün görmeye dayanamıyor kalbim. Çalan her kapıya uçarak giden ve eğer gelen çocuksuz biri ise –ki bu kuvvetli ihtimal- gözlerine hayal kırıklığı oturan bu küçük prensesi yaşadığı travmalardan kurtarmak istiyorum.

Ve şimdi izninizle Spenka’ya mama almaya gidiyorum..

Kızımın yalnızlığını böyle bölüşüyorum.

 

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

46 yorum

  1. Merhaba,
    Ne güzel bir yazı. Ben de tek çocuğum. İçimde bir yerlerde ömrüm boyunca hep bir kardeşim olmasını isterdim aslında. Tam da yazıda anlatıldığı gibi yalnızlığıma bir ortak istedim belki de.
    Ama sonradan çok zor bir hayatım oldu. Bütün o problemlerin içinde bir kardeşe kol kanat gerebilir miydim, annesizliğin ve babasızlığın soğukluğunda o kardeşe anne-baba ve abla olabilir miydim bilmiyorum. Yalnızlığımı belki paylaşırdım ama omuzlarıma bindirilen yükler, eğer bir kardeşim olsaydı, eminim iki kat artacaktı.
    Şimdiyse…
    Şimdiyse uzak bir ülkede sevgilim seçtiğim biri ve onun ailesi oldu ailem. Yalnızlığım giderildi…mi? Çoğu zaman hâlâ çok ıssız, çok kimsesiz hissederim kendimi. Zora düştüğümde sığınacak ne bir arkadaş, ne de aile diyebileceğim birilerini bulurum yanımda. Sanki dünya üzerinde sadece ben varmışım gibi gelir. Fakat bunun çözümü gerçekten yapılıp elime tutuşturulan bir kardeş mi olurdu, yoksa düşünmeden yapılan çocuklardan esirgenmeyen sıcak bir aile ortamı mı; iyi düşünüp karar vermek sanırım…
    Demem o ki; her tek çocuk yalnız değildir sevgi ve güvenle büyütüldükleri sürece.
    Sevgiyle,
    Derya

    • Teşekkürler…
      Benim de bir çocuğum ve ikincisi olmayacak. Umarım mutlu olur hayatta..
      🙂

  2. Offff gözlerimden yaşar gelerek okudum,bende çalışan bir anneyim ve kızıma anneannesi bakıyor o 2 yaşına girmek üzereyken çalışmaya başladım şu an 25,5 aylık ve ben 4 aydır çalışıyorum.3 hafta önce düştü küvette sırtını vurdu,o günden bu güne sırtım ağrıyor diyor.Doktora koştuk tabi çocuk doktoru ortopedist vs. görüntüleme istememe rağmen kabul etmediler.ve doktor acı gerçeği patlattı yüzüme

    sizi özlüyor olabilir……acıyor dediği belkide sırtı değil yüreğidir….

    Bende bloğumda dün bu konuyu yazdım bugünde aynı bu yazar gibi içimdeki suçluluğu yazacaktım kopyala yapıştır yapsam ancak bu kadar tercüman olur hislerime….

    Teşekkürler Elif….

    Maalesef yaşam ve koşullar bu duruma getiriyorsa bazı şeyleri bize sadece o küçük suratlara bakamadan vicdab azabı çekmek düşüyor..

  3. sennedilersen

    sevgili Derya,
    öncelikle teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
    her tek çocuğun yalnız olmadığı konusunda hemfikiriz. fakat ona ne kadar ilgi ve sevgi gösterirsen göster, ne kadar zamanının çoğunu ona ayırırsan ayır yine de bir gün bir yerde yalnız hissediyor o çocuk kendini. belki de bizimki o dönem arkadaş sıkıntısı yaşadığı için böyle hissediyordu kendini. zira anaokuluna gittiğinden beri daha kalabalık ve mutlu bir hayatı var.
    velhasıl…
    yaşanan yalnızlık travmaları çocuktan çocuğa ve aileden aileye değişiyor.
    biz o hissi yaşamaması için çok çırpındık fakat yine de ‘spenka’ gibi bir arkadaş edinmesine engel olamadık:)
    sevgiler…

    • Merhaba,

      Kendini yalnız hissetmek, burukluk, hüzün; sevinç, coşkunluk ve heyecan gibi normal, herkesin her an hayatının en az bir döneminde hiisedeceği, insanî duygulardır. Önemli olan kendimize, çevremizdekilere ve tabi çocuklarımıza “ayakları üstüne basmalarını hatırlatabilmek. Nasıl sevinirken pervane takıp uçmuyorsak, üzüldüğümüzde de yerle bir olmamalı; bunun için de buna yol açabilecek yalnızlık ve diğer zorlu tecrübelerle başa çıkabilecek alt yapıya sahip olmamız gerek.

      Bunu da ancak özgüveni yüksek – fakat büyük burunlu olmayan, mütevazi – fakat kendini ezdirmeyen, pozitif – fakat aşırı Polyannacılık oynamayan, sevgi ve güvenle çevrilmiş – fakat şımartılmamış; kısacası hayatın getireceği her durumda kendi ayakları üzerinde durabilecek ve başının çaresine bakabilecek nesiller yetiştirerek ve kendimizi bu yönde geliştirerek başarabiliriz.

      Bunun olabilmesi için insanın kardeşten çok; onun gelişimiyle, duygusal ve bedensel ihtiyaçlarıyla ilgilenecek, en önemlisi de sevgi ve güven verecek ebeveynlere ihtiyacı var diye düşünüyorum. Sonuçta, karakterimizde yer etmesi gereken bu tip özellikleri bize kardeşlerimizden daha önce ebeveynlerimiz verebilir, vermeli.

      Nacizane…

  4. Çok güzel bir yazı. Çocuklara bırakılacak en büyük miras kardeştir bence.
    İki kızım var araları 3 buçuk yaş yok. Çalışan bir anneyim kızlarıma babane bakıyor.
    Akşam eve gittiğimde onların kahkahaları,küçüğün ablayı taklit etmesi, büyük kızımın mükemmel ablalığı
    günün bütün yorgunluğu ve dertlerini alıyor üstümden..

  5. az insan çok huzur

    Nasıl da anlatmışsın yaramı,kanadı yine,canım çok yandı.Kızımı çok seviyorum,bir kardeşi olmalıydı ama olmadı.Önce maddi sorunlar şimdi de sağlık sorunlarım yüzünden erteliyorum. Zayıflamalıyım ! Kilo vermeye takmış durumdayım,kafamda bitmiyor işte çözülmüyor bu sorun,kendim çözebilirim deyip destekte almıyorum sadece şuan olduğu gibi oturup ağlıyorum.üstelik geleceği değil geçmişi düşünüp; ”kızım 5.5 yaşında .hamile kalsam o doğana kadar ooo en güzel yaşlarını zehir ettim ” deyip deyip.
    Derya hanımın yazdıklarını şimdi okudum gerçekten öyle mi ?; ”her tek çocuk yalnız değildir sevgi ve güvenle büyütüldükleri sürece”?

  6. Guzel ama benimde 3 yaşinda kizim var ve sevdigi arkadasini bazen yaninda zannediyor masada yemek yerken sandalyede onunda oturdugunu zannediyor ve 8 yasinda bir abisi var hayal kurmanin guzel oldugunu dusunerek mudahele etmiyorum

  7. çook güzel yazmışsınız .benim oğlum 3 yaşında .o da geçen gün şapkasıyla konuşarak oyun oynuyordu.kreşteki arkadaşlarıyla evde oyun oynarken konuşuyor.çok istememe rağmen oğlumu tüp bebek yöntemiyle kucağıma aldığım için ve yaşım 38 olduğu için 2. çocuğa cesaretim ve gücüm yok.ama yazınızı gözlerim dolarak ve kızkardeşimi çok özlediğimi hatırlayarak okudum.hemen arayacağım sesini duymak için:)

  8. tek çocuk olarak ağlayarak okudum ben bu yazıyı,
    yalnızlık anne baba hastalandığında tek başına ağlamak demektir, kötü sonuçları tek başına beklemek, üzüntüyü-yası tek başına yaşamak, sevinci-mutluluğu paylaşamamak, asıl yalnızlık bu, bir kardeşi oldu mu insanın asla gerçekten yalnız değildir.
    tek çocuklar arkadaşının gitmesinden çok korkar bu nedenle ve genelde çok sayıda çocuk ister, çocukları yalnız kalmasın diye

    bilmezler yanlız yaşamayanlar
    nasıl korku verir sessizlik insana
    insan nasıl konuşur kendisiyle
    nasıl koşar aynalara
    bir cana hasret
    bilmezler
    orhan veli

    annem bu şiiri neden sevdiğimi hiç anlamadı mesela

    • Tuba,
      Seni o kadar iyi anlıyorum ki. Ben de tek çocuğum. Geçen sene Mart ayında babam beyin kanaması geçirdi. Kanama öncesinde hafif derecede unutkanlıkları vardı. Bu durum kanamadan sonra daha da ilerledi ve babam yatalak hale geldi. Annemler yıllar önce benim okulum nedeniyle benimle birlikte memleketlerinden uzak bir şehre taşınmışlardı. Yani yaşadığımız şehirde hiç akrabamız da yok. Babam hastanede yatarken bir kardeşim olsun, hiç bir işe yardım etmesin, sadece benimle birlikte düşünsün, duruma birlikte üzülerim diye öyle çok istedim, buna o kadar çok ihtiyaç duydum ki.
      Bir kardeşin varlığı da bu duruma her zaman çare olmayabiliyor. Çok cocuklu bazı ailelerde tüm kardeşlerin zamanla birbirlerinden koptuğunu, anne babalarını veya birbirlerini hiç aramadıklarını da gözlemledim. Buna rağmen ben kardeşin varlığını yine de bir şans olarak görüyorum. Kardeşim olmasını hatta birden fazla kardeşim olmasını isterdim. Benim tersime biraz önce belirttiğim nedenle asla kardeşinin olmasını istemeyen, sadece bir çocuk sahibi olan tek çocuk tanıdıklarım da var.
      Ben dediğim gibi kalabalık aileleri tercih ediyorum. İkinci bebeğim de yolda. Umarım daha da kalabalık bir aile oluruz.
      Bu nedenle ben de çoc

    • Biz dört kardeşiz. Beni anne-babam büyüttü. Ama ben de bu şiiri çok severim. Çünkü kalabalıklar içinde yalnızdım. Bir kardeş insana 12 yaşına kadar çok güzel dost olur ama eğer anne baba tarafından anlaşılmıyor- daha kötüsü umursanmıyorsa o vakitten sonra da pekala düşebilir insan bu şiirin pençesine..

    • 3 yaşında bir oğlum var. 2.oğluma da 4 aylık hamileyim. Yorumunuzu okuyunca yaşlarla ağladım, Allah’tan size hayırlı evlatlar vermesini dilerim.

  9. Çocukların belli bir dönemde hayal arkadaşı olması beklenmedik bir durum değil. Bir bakış açısına göre bu yaratıcılık ve hayal gücünün gelişmesidir. Bir bakış açısına göre (genetik yapı ve içinde bulunulan sosyal sistemin etkileriyle) kişilik bozukluklarına davetiyedir. Çocukları yalnızlığa terk etmemenin tek çaresi kardeş yapmak değildir. Yaşıtlarıyla bir araya geleceği, sosyal hayatını oluşturabileceği ortamlardan mahrum etmemektir. Oyun evleri, oyun grupları, kreşler bunun için varlar, lütfen kullanın. Tanıdığı, güvendiği bir yaşdaş grubu içinde nasıl eğlendiklerini, kendilerini nasıl ifade ettiklerini görmek için gerekiyorsa bir kreş ya da oyun evini ziyaret edin. Çocuklarınızı 24 aydan itibaren yaşıtlarıyla düzenli olarak bir araya getirin. Kafanızdaki “o daha çok küçük”, “o’nu yabancılara emanet ediyorum, kötü anneyim” gibi ön yargılarınızı fark edin, bu yargılardan kurtulun çünkü bu düşünceler çocuğunuzun sosyal gelişiminin önünde yükselen duvarlardır ve kardeşi olmaması değil kafanızdaki bu önyargılardır çocuğunuzu yalnızlığa mahkum eden…

  10. Çok üzülüyorum yalnız çocuk hikayelerine. Ama içimde bir yerlerde biliyorum ki, aslında her insan yalnızdır. Etrafında iyi dostları ve sevgi dolu bir ailesi varsa çok da travmalar yaşatmıyor kardeşsizlik. Bazen çok kardeşli olmak yorabiliyor insanı. Onun sıkıntısı, derdi size de dert oluyor. Ne yaşıyorsanız iyi ya da kötü ikiye katlanıyor. Bir arkadaşımın kardeşi felçli yürüyemiyor. Her tatil deniz mevsimi geldiğinde içini bir hüzün kaplar. “Denize giremiyorum ağlıyorum o yürüyemezken yüzmek bana ağır geliyor” der. Tek çocukla yetinmek zorunda kalanlar, lütfen bir de bu pencereden bakın. Hayat her zaman planladığımız gibi gitmiyor. Ve her zaman herkes için tek doğru yok. Tek çocuklu olmak aile içinde sürekli bir problem gibi yaşanır ve çocuğa karşı bunun ezikliğini taşırsak çocuk da hep bir kardeş eksikliği hissedecektir diye düşünüyorum. Çocukları kendi hayatlarımıza dahil ediyoruz ama sonra da onların hayatlarını yaşıyoruz. Bilmiyorum ne kadar doğru davranıyoruz.

  11. Yazıyı okuyunca yine şükrettim; karnımda ikizlerimi taşıdığım için. Başta beni şoka uğratıp dehşete düşüren ikiz çocuk fikri çok kısa zaman içinde avantajları dezavantajlarından fazla ve daha önemli olmaya başladı. En önemlisi de sanırım hiç yalnız kalmayacak olmaları. Umarım birbirlerine destek olan uyumlu çocuklarım olur :)))

  12. Ben küçükken oturduğumuz apartmanda 16 daire vardı, 12-13 kadar çocukla akrandık. Her gün okuldan dönüşte apartmanın kocaman bahçesine iner, çılgınca yakartop, saklambaç, dalye, istop vs oynar, bisiklet sürer, ağaçlara tırmanır, duvarların tepelerinde gezerdik. Tatil günleri kahvaltının son lokması biterken damlardık bahçeye akşam ezanına kadar da eve girmezdik. Hiçbir zaman pahalı oyuncaklarım olmadı. 1 tane fatoş bebeğim vardı, evde ona habire yeni elbiseler diker, örerdim. İkinci bir bebek talep ettiğimi bile hatırlamıyorum. Yeterdi çünkü. Büyüyünce anladım ne kadar harika bir çocukluk yaşadığımı.

    Şimdiki çocuklar için o kadar üzülüyorum ki anlatamam. Ne oyun oynayacak arkadaşları var ne de oyun oynayacak yerleri. Apartman bahçeleri otopark oldu, e komşuluk çok çok azaldı, kimse 1 çocuktan fazlasını yapmıyor dolayısıyla akran çocuk bulmakta zorluk çekiliyor. 1 apartmanda en fazla 2-3 çocuk var, biri 3 yaşında biri 10 diğeri 15. Kim hangi biriyle oyun oynasın? Suçluluk duygusuyla anne-babalar çocukları pahalı oyuncaklara boğuyor. Oyuncaklar hiçbir zaman canlı bir arkadaşın yerini tutmadığı için çoğu çocuk yeni alınan oyuncakla en fazla 1-2 gün oynuyor ve kenara atıyor. Bu da mutsuz, tatminsiz, huysuz ve bencil bir nesil yetişmesine neden oluyor maalesef. Nasıl yapsak nasıl etsek de çocukları daha çok parka götürsek, daha çok oyun gruplarına götürsek…Birbiriyle yaşıt çocukları olan ve aynı semtlerde oturan anneler tanışmalı ve çocuklar için sık sık görüşmeli mesela. Bunun için bir platform olsa, şimdi internette çöpçatanlık siteleri var ya, onun gibi 🙂 Olmaz mı acaba?

  13. Tek çocuk olarak büyüyen bir anne olarak sevgili dostlar tek olmanın o kadar da kötü olduğunu düşünmüyorum.Bu kadar da üzmeyin kendinizi ,önemli olan çocuklarımızın iyi dostlar,iyi arkadaşlar seçebilmesi zor zamanlarım da akrabalarım yanımda olamadılar yada olmadılar!! ama arkadaşlarım yanımdaydı. Arkadaşlarımın ablaları kardeşleri oldu ama onlar en gizli sırlarını benimle paylaştılar ,kardeşleri kavga edilecekler listesinde tuttular hatta birbirinin dedikodularını bana anlattılar:))belki de insanın kardeşi olmayınca kardeş sahibi olmanın ne demek olduğunu bilmediğimden böyle düşünüyor da olabilirim, bilemiyorum?Fakat şunu bilin ki aynı anne babadan olan insanlar da kardeş olamayabiliyor.Tek olmak da o kadar kötü değil ,bilin istedim.
    Sevgilerimle…

    • Yüreğime su serptiniz. Benimde bir oğlum mutlu bir çocuk.Umarım ileride de mutlu olur..

  14. sennedilersen

    belirtmek isterim ki, kızımın yaşadığı bu olay bir süreçti. ve geçti. şimdi anaokuluna gittiğinden belki de. ama şunu ifade etmekte yarar görüyorum, benim hiçbir zaman onu yalnızlığa iten önyargılarım olmadı. ailelerimizden uzak bir şehirde yaşıyoruz. çevremizde çok fazla kızımın yaşıtı yoktu. sinemaya, tiyatroya her yere gittik beraber. işimi gücümü bırakıp onun yalnızlığını bölüştüm 4 yıl boyunca. elimden geldiğince. şu an ikinci bebeğimi bekliyorum fakat bu kızımın bize bir dayatması yahut yaşadığımız suçluluk duygusu değildi. hatta beklemediğimiz anda gelen sürpriz bir bebekti. haberi aldığında kızımın gözlerindeki ışıltıyı görünce ne kadar büyük bir özlemle bunu beklediğini anladım. bir çocuğun kardeş istemesi ayıp ya da suç sayılacak bir davranış değildir herhalde.
    bu yazıda da yaşadığımız o sürece dair bir anıyı resmetmek istedim. kimseyi ‘tek çocuklu olmakla’ yargılamak, bu fikre inananları kınamak ya da illa kardeş yapın diye dayatmak gibi bir amacım yoktu. ol(a)maz da..
    üzüldüğümüz nokta çocuklarımızın kardeşsiz olması değil aynı zamanda arkadaşsız, kuzensiz, akransız olması. ya da bütün bunların uzakta olması.
    oyun gruplarının külfetli olması.
    toprağa, çamura uzak olması.
    elmayı markette yetişiyor sanması.
    kısacası bizim çocukluğumuzdan çoook uzak bir çocukluk geçirmeleri.
    belki iki ya da üç çocuk olunca da değişmeyecek bu.
    ama en azından uyku vakti geldiğinde ayartacaklar birbirlerini. kıkırdayacaklar. gülecekler. oynayacaklar.
    ben babamı kaybettiğimde içimdeki yangını bir tek kardeşimin omzunda dindirebildim. ona her sarıldığımda hala babamın kokusu geliyor burnuma. bu bana anne ve babamın bıraktığı en güzel hediyedir.

  15. dilek mıdık eker

    Bende bu düşüncelerle 2. Bebeğime hamile kaldım. Oğlum 5 yaşında ve çok istedi kardeşi olmasını hani uzmanlar der ya çocuk istiyor diye kardeş yapılmaz yapılıyor valla şu an tek duam birbirlerine bağlı uyumlu anlasabilen kardeşlerden olmaları:-) bu arada oğlum 2. Kardeşin hayallerini kuruyor

  16. Bende iki arada bir derede kalanlardanım. 3,5 yaşında bir kızım var 2. çocuğu düşünmüyordum fakat onunla yaşıt kuzeninin kardeşi olunca onu sahiplenmek istedi hep o benim kardeşim diyor karşılaştığımız ortamlarda bize gelsin diye ortalığı yıkıyor.Şuan ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.2.çocuk düşüncesi hiç yoktu ama kızım ileride mutsuz olur diye yalnız kalır diye çok korkuyorum.Bu sebeple düşünmeye başladım ama çalışıyorum işi bırakmakta istemiyorum şu durumda iki arada bir derede kaldım 🙁

  17. Dünyada ne kadar insan varsa o kadar farklı düşünce ve koşul vardır. Her aile, herkesin koşulları farklı farklı olabilir evet. Ama ben kendi adıma söyleyim, ablam, benim hayatımda başıma gelen ennn güzel şeylerin başında gelir. Ablamsız bir hayat düşünemiyorum ve iyi ki O var, dünyanın en güzel duygularından biri kardeş olmak diye düşünüyorum.

  18. Elif'in annesi

    Cok huzunlu bir yazi Olmus 🙁 icim burkuldu ama aynı zamanda doğru bence de kardeşe ihtiyacı var cocukların eger mümkünse, çünkü oyun arkadaşı bulmak zor ve güven verici ortam bulmak daha da zor, yani kızım çıksın benim cocuklugumdaki gibi aksama kadar dışarıda oynasın diyemem çünkü dışarıda çok tehlike var. En iyisi mümkünse kardes, kardes olsun diye cocuk yapmak doğru mu derseniz bence o cocuğun hakkı bu duyguyu tadabilmek.

  19. Merhaba,
    Ben de tek çocuğum. Kardeşim olmasını tercih ederdim ama malesef her zaman koşullar buna uygun olmuyor. Annemle babamı bana kardeş yapmadıkları için suçlamadım hiç, neden tek çocuğum diye karalar da bağlamadım. Bütün tek çocuklar yalnız olmadığı gibi, bütün kardeşi olanlar da yalnızlıklarını paylaşabiliyor değil bence.
    Ayrıca tek çocuk olmama rağmen anlayışlı ve hoşgörülü olduğumu, arkadaşlarım tarafından da sevildiğimi düşünüyorum.

  20. Merhaba size bir konuda danışmak istiyorum, farklı bir sese ihtiyacım var çünkü kendi başıma doğru cevabı bulamıyorum, sizden gelecek cevap benim için önemli. 20 aylık bir kız çocuğum var ismi Ada, şuanda Nazillide babaannesinin yanında ben ise Bartın dayım, 6 gündür ayrıyız, doğum iznim bitti ve kamu kurumundaki işime dönmek zorunda kaldım, bazı özel sorunlardan kızımı getiremedim ve bu durum 1 ay kadar sürecek, 1 ay boyunca görüşemeyeceğiz, sizce şartlarımı zorlayıp hafta sonu kızımı göremeye gitmem onu daha mı çok üzer yoksa 1 aylık süreyi beklemeli miyim aklım çok karışık yardımcı olursanız sevinirim.

    • Asli cim,

      Bana kalirsa hafta sonu mutlka kizni gormeye git, ayrilirken uzulecektir ama mutlaka ona hoscakal de. Surekli, kizim gidiyorum ama anne tekrar gelcek diye tekrar et. Aglasa bile seni gormesi ona daha guven veerecektir. Seni bir ay gormemesi ben ce hem senin icin hem onun icin cok uzun bir sure. Benim nacizane gorusum bu ama tabi sartlarina ve ortamina gore en iyi karari sen vereceksin.

    • Rana’ya katılıyorum — ayrılması zor bile olsa sizi görmek ona iyi gelecektir. Ancak bu, dışarıdan birinin yorumu… Şartlarınıza göre en uygun kararı siz verebilirsiniz.

      • yorumlarınız için çok teşekkür ederim, aslında benim kalbimden geçende sizin söyledikleriniz gibiydi ama bu hafta sonu gidemedim maalesef, bu durumda 1 şubata kadar beklemek zorunda kalıcam, tek tesellim babaannesine olan müthiş sevgisi ayrıca yanında halalarının ve amcasının olması, arada anne mama almaya gitti anlamında anne mam diye söylüyormuş onun için annesi mama almaya gitti, o dayanabiliyor mu bilmiyorum ama benim için çok zor. tekrar teşekkürler

  21. Çok güzel bir yazı.Benim de hayali arkadaşlarım vardı ama kafamın içindelerdi,bir gün onlarla tanışacağımı umut ederdim,ve evet tek çocuğum 😀 Zamanla hayalimdeki arkadaşları buldum,sizin çocuğunuzun da bulacağını düşünüyorum.

  22. Bu yazidan dokuz ay sonra ulkemizde nufus patlamasi yasanabilir. 🙂

  23. Hayal arkadaşı kardessizlikle ilgili degil yalnız, belli yaslarda normal. Tek cocuk olmayı bu kadar dramatize etmek de bana çok tuhaf geldi dogrusu, her ailenin kendi dogrusu var, sizin yazdıklarınız da sadece sizin aileniz icin geçerli olabilir. Birbirini anlamayacak nesiller büyütüyoruz demişsiniz bana tum nesil adına konuşmanız çok garip geldi 🙂

    • sennedilersen

      sevgili Elifece,
      hayali arkadaş edinmenin belli yaşlarda normal olduğunu biliyorum elbette. yalnız bir çocukluk geçirmek bu süreci belki hızlandıran, belki uzatan bir durum.
      ikincisi içinde bulunduğumuz o süreç ve kızımın hüzünlü hali dilimden bu cümlelerin dökülmesine neden oldu. dramatize etmek için özel bir çaba sarfetmedim emin olun. çocuğunuzun hayali bir arkadaş edinmesi size komik ya da ilginç gelebilir, bana da dramatik gelebilir. bu durumda siz de bir yazı yazarsanız eğlenceli bir dil kullanırsınız anlatırken. ben dramatik bir dil kullanmayı tercih ederim. çünkü hissettiğimi yazarım.
      üçüncüsü her ailenin kendi doğrusu olduğunu, farklı koşullara sahip olunduğunu yorumlarımda da belirttim. yazıda da ‘bu hepinizin doğrusu olmalı, çocuk yapın’ diye bir dayatmada bulunduğumu zannetmiyorum.
      ve en son… ‘birbirini anlayamayacak nesiller……’ cümlesinin yer aldığı paragrafa bakarsanız konuya ‘çoğumuz….’ ifadesiyle başladığımı görürsünüz. tüm nesil adına konuşmamış olduğumu da bu vesileyle belirtmiş olayım.

      • iyi ya işte, ben de bunu diyorum… bu yazdıklarınızı “çoğumuza” genelleyemeyiz…

        • Merhaba,bence yorumunuz konuyu saptırmış anlatılmak isteneni anlayamamışsınız, tuhaf bir alınganlık içerisine girmişsiniz..

  24. şu an işyerindeyim. Gözlerimdeki yaşlar akıp gidiyor:)) Kafamdaki en büyük soru işareti. İkinici bir bebeğim olmalı mı? Oğlum hayatta tek kalınca ne hisseder?Daha birçok soru..İki düşüğüm ve sonunda 30 haftalık erken doğan bir çocuk olunca ikinci çocuğu yapmaktan çok korkuyorum. Yoksa ona bakmaktan değil.. Ama hamilelik sürecinden korktuğum için çocuk yapmazsam ileride çok pişman olur muyum? Eşimle bu sorunun cevabını bulamıyoruz maalesef. Ama benim de hayatta en büyük korkum oğlumun kendini tek başına ve yalnız hissetmesi:((

  25. Benim oğlumun da hayali arkadaşı bir kedi yavrusu.Bazen bizi koltuga oturtmuyor orda benim yavrum var diye ya da buna benzer şeyler…. Adı da “koyu mor boncuk”, en sevdiğimiz renk aynı zamanda :)) Ben de sizin gibi oğlumun hayali arkadaşı ile arkadaşlık ederek onun yalnızlığını bölüşüyorum ve üstüne gitmeyerek bunun da bi süreç oldugunu, bunun da geçeceğini ama artılar bırakarak geçmesini sağlamaya çalışmam gerektiğini düşünerek hareket etmeye çalışıyorum….

  26. Kızım 33 aylık.Kendı kendıne oynuyor arada.Ailemden uzak gurbetteyim..Ufak bir anadolu şehri.Sakın ne güzel bahce vs vardır ama buyuk sehırlerden hıc farkı yok.Arkadasım yok arabam yok .Apartmanımda herkez yaşlı teyze.Çocukları buyutup eleklerını asmıslar bile.Bende kreş istiyorum ama tuvalet egıtımını tamamlamadık daha..Yanlızlık zor iş çok zor.Nasreddin Hocanın dediği gibi damdan düşeni damdan düşen anlar.. Selamlar..

    • tuğba hanım nasl da yazıklarınız tanıdık geldi.benimde memleketim değil yaşadığım yer ve bina yaşlılarla dolu evladım ise iki yaşında.acı çekiyorum.kendime kızıyorum. bu durumu düzeltmek ya da hafifletmek için sürekli parka falan çıkıyorum .ama çözüm olmuyor tabi.çünkü kalıcı çözümler değil

  27. Çok güzel bir yazıydı..teşekkürler..
    Oğlum 14 aylık..eşimle 2. yi düşlüyoruz 1-2 sene sonra… ama bazen korkuyorum ben.. yeter miyiz nasıl olur..hayat zor.. şartlar zor… yaş ilerliyor vs..
    kısmet diyorum işin işindne çıkıyorum 🙂

  28. Yorumları okumadan kendi duygularımı yazmak istedim: Ben de 4,5 yaşındaki kızımın yalnız kalmasını istemiyordum, bu nedenle ona arkadaş (kardeş) yapmaya karar verdik. Hamile olduğumu öğrendiğinde çok mutluydu, kardeşini (karnımı) sürekli sevdi, onunla konuştu, abla havasına girdi, zaten bebekleri çok seven bir çocuk. Ancak bebeğin hidrops olduğu öğrenildi ve 33 haftalıkken sezeryanla alındı, yalnızca 4 gün yaşayabildi. Bu süreçte bebeğin hasta olduğunu ona söyledim, vefat haberinden sonra durumu ona açıkladık. Çook üzüldü, nerdeyse 15 gün boyunca hergün ağladı. Sonrasında okulların da açılmasının etkisiyle dikkati başka yöne kaydı, uzun bir süre hiç konuyu açmadı (biz de zaten evde konuşmuyorduk), şu sıralar bazen bahsediyor. Neyseki yakın zamanda ikiz kuzenleri geldi, şimdi onlarla keyifli zaman geçiriyor. Kızımı mutlu etmeyi planlarken ona bu travmayı yaşattığım için çok acı çektim, zor bir süreç yaşadık, zamanla atlatabileceğimizi umuyorum, kucağıma alamadığım miniğimi de çok özlüyorum 🙁 Umarım hiç kimsenin başına gelmez…

  29. Çok içten bir yazı olmuş:) okurken ara ara gözlerim doldu. Şu anki ikilemimi daha da arttırdı. Biz 3 kardeşiz ve kardeşlik her zaman yalnız olmamayı her şeyi paylaşmayı garanti etmiyor. 3.5 yaşında bir oğlum var ve ona kardeş yapma konusunda hala kararsızım. O da her kapı çaldığında koşarak gidiyor ama yaşadığımız şehirde tek bir akrabamız bile yok. Anneanne, babanne, kuzenler,arkadaşlar hepsi başka başka yerlerde. yeni bir çocuk yeni bir sorumluluk! Bir yandan da yazık mı ediyoruz acaba yalnız bırakarak çocuklarımızı???

  30. 3,5 yaşında bir kızım ve hem benim hem de eşimin kardeşlerimiz var. Kardeşliğin ne demek olduğunu gayet iyi biliyoruz. 2.çocuk istiyoruz ama çalışıyorum . İşimi bırakmak istemiyorum çünkü iyi kazanıyorum ve rahat bir işim var, ve bunun için okudum hem kendim hem ailem emek harcadık . 2.çocukla evde otursam birden bir maaş eksik ve iki çocukla evde bir kadın, bilemediğim hayal edemediğim bir hayat .. Aslında bildiğim bir hikaye , evden kaçmaya çalışan mutsuz kadınlar… Ev hanımlarına diyecek bir şeyim yok .Kızım büyükannesinde büyüdü , bakıcılara bırakmak zorunda kalmadım , 2.ye de yardımcı olacaklar biliyorum, en azından bir bakıcı+büyükler idare edebilirz, maddiyatımız iyi sayılır , görüşünüşe göre , ee ne bekliyoruz değil mi? Birşey beklemiyoruz.. Eşim olsun diyor. Ben sürekli düşünüyorum, ilkine kendim bakamadım bu da öyle olacak , 33 yaşındayım.İnsan önce kendisini düşünmeli diyorum! Kendi akıl sağlığını ruh sağlığını , hiçbirşeye yetişemeyen mutsuz anne olmak istemiyorum. Sınırlarımı biliyorum , hamarat vs değilim , ev insanı değilim çalışarak mutlu oluyorum, yıllarımı çocuk büyüterek geçirmek istemiyorum , bir bebek daha demek en az 3-4 yıl daha demek 30yas üzeri enerji azalıyor ya da benim azaldı bilmiyorum. Rahat yapılı bir insan değilim , bebeği saatli düzenli büyüttük , aile büyükleriyle bebek dolayısıyla sürekli minnet eden pozisyonunu sevmiyorum , çok geçimli herkesi idare edebilen biri değilim , bir bakıcı bulmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum ,sürekli çocuklu yıllar beni korkutuyor. Şahsi fikrim bir kadın 30 yaşına kadar 2 adet çocuğu 2-3 yaşına getirmeli. Sonra da biraz hayatını yaşamalı . Ben de annemin çocuğuyum .. diye düşünüyorum . Babalar için sorun değilki ,ne taşıyorlar ,ne de bakıyorlar, herşey annede başlıyor ve bitiyor. Yardım ederlerse lütuf sayıp birde teşekkür ediyoruz..Bu açıdan da bakarsanız bazı annelere çok gaddar gelebilirim özellikle bu yazıyı gözyaşlarıyla okuyanlara. Sizde haklı olabilirsiniz ama tabi herkes kendine göre değerlendirmeli. Sonuç olarak herşey zamanında güzel ve kardeşlik iyidir diyerek bağlamak isterim .Kendim için ise henüz karar vermiş değilim . Sanırım treni kaçırabilirim bu düşünceler ile.

  31. Özellikle bu durumun abartıldığını düşünenler için, bir tek çocuk olarak şahsi fikrimi söylüyorum: Tek çocuk olmak insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biridir.

  32. Tek cocuk olmayan ama kardeşleri kendinden cok büyük olduğu için yalnız büyüyen bir çocugum. Yazıyı okuyunca gözlerim doldu. Yalnızlık hele de bir çocuk için gerçekten çok zor….