32 Yorum

Üç de yetmez, beş tane

Tanrım bana üç tane…
Üç de yetmez beş tane…
Beş de yetmez yedi tane…
Ver, ver, ver, ver…
Ver Allah’ım ver…

Şu haberi okuduktan sonra Yedi Kocalı Hürmüz’ün bu şarkısı geldi aklıma…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her fırsatta dile getirdiği üç çocuk hedefini revize etmiş:

[Nüfusumuzu] yaygınlaştırmamız lazım. Bu konuda bu işi 1-2 tane yeter, hayır. Bir tane iflastır. Bu ülkenin iflasıdır. 2 tane yerinde patinajdır. 3, eh. Biraz bizi ileriye doğru taşıyacaktır. Onun için bize 4-5 bunlar lazım. Hele hele böyle nitelikli yavrularımız, gençlerimiz bu konuda bu hassasiyeti gösterdikleri zaman durum daha da farklı oluyor.

demiş.

Başbakanın derecelendirmesine göre ben iki çocuk annesi olarak yerimde patinaj çekiyorum mesela. Bu blogun takipçisi olan üç çocuk annesi kadınlar, “eh” durumdasınız. Varsa “4-5 BUNLAR” dediği kadar çocuk sahibi anneler, işte sizler bu ülkeyi ileri taşıyacaksınız.

Başbakanımızın biz kadınları kuluçka makinesi gibi görmesi ve her fırsatta çocuk siparişi vermesi alıştığımız bir olay haline geldi. Alışmadığımız şey ise, başbakanın bu işi bez değiştirmek ve çocuğu tok tutmaktan ibaret sayması.

Eşi Emine Erdoğan’ı örnek veren başbakan bizlerin de içinde büyüdüğü, kazan kazan kaynatılan Amerikan bezlerini örnek vererek

Şimdi kaldı mı öyle Amerikan bezi. Marketten bezi al, bitti. Onu al, çöpe at, öbürünü oraya hemen temizle. Tablo bu. Yani iş kolaylaştı.

demiş. Ve eklemiş:

Tabi bir de şu var. Biz annelerden şunu da istiyoruz. Böyle mamaya şuna buna yok. En az 1,5 yıl, ortalama 2 yıl sadece anne sütü ile yavrularımızı büyüteceğiz. Ondan daha önemli rızk yok. Onunla beraber, o yavru da çok daha güçlü sağlıklı yetişir. Siz de geleceğe çok daha sağlıklı bir şekilde hazırlanırsınız.

Bir çocuk yetiştirmenin onun altını değiştirip ona meme vermekten ibaret olmadığını, nasıl bir emek istediğini, yürek gerektirdiğini anlatmaya gerek var mı? Anlatsam, anlaması gerekenler anlar mı? Hiç sanmıyorum.

Sayın başbakanın bu vizyonu hakkında -emzirmeyi desteklemesi dışında- eleştirilecek o kadar çok yönü var ki… Hiçbir işe yaramayacağını bilerek, bir iki kelam etmeden duramayacağım:

Öncelikle, önemli olan nicelik değil, niteliktir. Yani bir ülkenin gelişmişliği nüfusuyla değil, o ülkedeki vatandaşların yaşam standartlarıyla değerlendirilmelidir. Siz dünyanın en kalabalık ülkesi de olsanız, insanlar açlıktan ölüyorsa, devlet hastanelerinde millet sıra olup haftalarca doktora görünemiyorsa bir yerde yanlış yapıyorsunuz demektir.

Çocuk yapmanın sebebi ülke ekonomisine katkıda bulunmak, memleketi refah seviyesine taşımak değildir. Herkes çocuk sahibi olup olmayacağına, kaç çocuk yapacağına kendi kişisel sebep ve şartları dahilinde karar verir. Çok çocuklu insanlar daha vatansever olmadığı gibi, hiç çocuğu olmamasına rağmen vatana millete herkesten fazla hayrı dokunan vatandaşlar vardır.

Çocuk bakmak onun altını değiştirmek, ona meme ya da mama vermekten ibaret değildir. Eğer gerçekten “bu ülkeyi ileri taşıyacak” nesiller istiyorsanız, o nesillerin ilgi ve sevgiyle kuşatılmış olması gerekir. Bunu yapabilmek için de çocuğa ağırlıklı olarak bakan kişinin (çoğunlukla anne) maddi (ama en çok da manevi) destek görmesi, en basitinden kocası tarafından dövülmemesi gerekir.

Çocuk bakmanın maliyetleri ona bez almaktan da ibaret değildir. Kaldı ki, bahsi geçen bezler de memleketimizdeki çoğunluğun kolaylıkla alabileceği fiyatta hiç değildir.

Çocuk büyüdükçe maliyetleri artar. Bez masrafı biter ama bu sefer okul masrafı başlar. Ama en çok da dertleri, sorumlulukları artar. (Ona paralel olarak sevgisi, sevinci de)

En önemlisi: bir insan yetiştirmeyi küçümsemek, bez-değiştirip-meme-vermeye indirgemek kimsenin haddine değildir. Yıldız yerine gelir ama ay çektiğini bilir.

32 yorum

  1. elinize saglik. yeterince ilgi gösteremeden sevemeden 3-4 tane çocuk yapılacakmış diye yapıp ilgisiz mutsuz bireyler nesiller bizi nereye nasıl götürür onu da düşünmek lazım. yap çocuk at kenara nasılsa büyür anne sabaha kadar uykusuz işe gider kendi mutsuz çocuk mutsuz, çocuğa bakmak için yardımcı aramaktan harap ve bitap buldukları da sanırsın ceo neyse neyse kısaca tekrar ellerinize sağlık önemli olan kaç tane doğurduğun değil doğurduğunu nasıl yetiştirdiğindir bence.

  2. Ağzım açık okudum. Söylediklerine ekleyecek bir şey de bulamadım. İnanılmaz… Diyecek bir şey yok. Resmen nutkumuzun tutulduğu an. Gerçek olamaz, değil mi tüm bunlar? Şaka yapıyorlar bence. Şaka…

  3. Ben buyuklerimizin bu soylemlerini okudugumda gercekten guluyorum, zira kendilerininin calisan annelerin kullanamadiklari ucretsiz izin haklarindan, o bebege verilecek en buyuk rızk olan anne sutunu sagacak ortamin is yerlerinde bulamayisindan, ssk larin reel maasiniz ne olursa olsun asgari ucret uzerinden gosterildigi is ortamlarinda dogum izni sonunda yatan paranin miktarindan, bu parayi alabilmek icin dogum izninizin bitisini beklemek zorunda olmanizdan ziyadesiyle haberleri var. Bu konularda konusmuyorlar lakin, walla bana hakkim olani versinler ben doguracagim 4 tane. Ama pardon ben TC de bir kadinim yerim evim.

  4. filiz morkoç

    Elifcim izninle ufak bir ekleme yapmak isterim..

    “O bezi almak için de para lazımdır ve bu ülkede asgari ücret sadece 773 TL dir ve ortama 50 bez bulunan bir paketi ortalama 20 tl den alsanız ve 1 ikiz paket 6 günde bitse, aylık tek çocuk için bez masrafı 100 TL civarında olur ve 5 çocuk yapmak için ortalama iki çocuk sürekli bezleniyor olsa aylık maaşın %28 ini beze harcamak gerekir.. Nerede kaldı kalan aile fertlerinin ihtiyaçları sayın Başbakan?”

    demek isterim…

  5. Sonra o çocuklar büyüdüğünde iş bulabilecekler mi? Nüfus artışı için altyapı var mı?
    Hayır bir de bu anne sütünü savunurken 2 yıldan bahsetmiş Emine hanım. 4 aylık süt izninin 6 aya çıkmasıyla iş yerlerinin bayan istihdama bakışının değişeceğinden bahsediliyor. 2 yıl nerde 4 ay, ya da 6 ay nerde..
    Biraz destekli konuşmak lazım.

  6. a-aa ben bu kıymetli demeçleri kaçırmışım yaaf, demek ben de patinaj yapıyormuşum :)

  7. kaldı ki sadece çocuk yapmayı karnını doyurmak ve altını değiştirmekten ibaret sansın (çok basite indirgedim ama) acaba asgari ücret ile çalışan anne babalar çocuklarının bu gibi asli ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? devletin yaptığı yardım aşikar. doğumda 94 tl emzirme ödeneği, her ay da asgari geçim indirimi.. o da maksimum124 tl 77 kr. bozdur bozdur harca! ya matematik bilmiyorlar ya da bizimle dalga geçiyorlar..!

  8. Kantarın topuzunu kaçırmış derler adama… Haberdeki her cümle dökülüyor. En başından : “Farkında olmadan ilaçlarla vesaire biraz açık konuşacağım, bu toplulukta kısırlaştırma hareketi yaptılar. Çünkü bu milleti böylece daraltmak, küçültmek istediler” demesi, bu nasıl bir ithamdır, ispatı nerededir, kim farkında olmadan nasıl kısırlaştırma yapmıştır? Ortalama 2 yıl sadece anne sütü ne demektir? Daha fazla yazamayacağım, gerçekten çocuk bakımını sadece yedir ve altını değiştir boyutuna indirgeyip sonra hop diye bir şekilde bu devletin niteliksiz iş gücü (pardon! emek, sermaye, tüketim, üretim, yatırım kaynağı) olacak yetişkinler olacağını hayal etmek ancak bu demeci verene yakışır! Haberleri epeydir takmıyordum, Elif Hanım değinmiş madem bir an gerçek dünyaya döneyim dedim sinirim bozuldu.. Geleceğe dair umut beslediğim ve çucuğumla veya hadi 2 çocuğumla güzel şeyler yaşayacağımızı umduğum paralel evrene geri döneyim lütfen!

  9. Elif Hanım ellerinize sağlık ,yine duygularıma tercüman olmuşsunuz dün haberi okuyunca ,bende tıpkı sizin gibi anneliği çocuk sahibi olup yetiştirilmesinin bu kadar hafife alınmasına çok sinirlendim .Tamda dediğiniz gibi herkes kendi yaşadığını bilir. Eğitim ,sağlık,işsizlik ,eşitsizlik,adeletsizlik, hepsi halloldu sanki canım yurdumda bir çocuk sayısının azlığı kaldı. insanın içi şişiyor gerçekten…

  10. ben ülkeyi iflasa götürenlerdenim, bir tane doğurup onu maddi manevi layığıyla yetiştirmeye gücümün yeteceğini düşünenlerdenim, çocuğumu emziremediğim için hala suçluluk duyan bir anneyim.(kızım 4 yaşında) yani babamın hayrına mama vermedim bebeğime, başbakana kolay geliyor doğurun 4-5 tane demek, nasıl yetiştireceğiz, saldık çayıra mevlam kayıra diyerek mi,

  11. İki sene çocuk emzir ama çalışana altı ay izin ver
    Çocuk yap = evinde otur demek oluyor bu durumda.

    Hiçbir alt yapı hazırlamadan “Çocuk yap” zihniyetini birkaç senedir dillendiriyorlar
    Önceleri teşvik ediyorlardı; üç çocuk yapana ev kampanyası vs
    Sonra her fırsatta üç beş oldu baktı olmadı en son allah ne verdiyse diyordu

    Kıllanıyorum gündemdee pis bir şeyler mi var? Hani ne zaman gündem değişmesi gerekse kadınlara oynanıyor zira en çok tepki hep kadınlardan çıkıyor gündemin değişmesini garantilemiş oluyorlar:)

  12. offf offf offf :( kelime bulamadım…

  13. Haaa ilahi Elif Hanım çok yaşayın, başbakanın sözünün üzerine söz söylemek cesaret işi, Silivride bulmayın kendinizi, artık bu ülkeye okadaryabancılaştim ki niye böyle oldu anlamıyorum. Ya başbakan başka ülkede yaşıyor yada ben, insaf ya.

  14. Basbakan kimleri, neyle sucladiginin farkinda degil. Bize yillarca ilac verdiler, kisirlastirdilar dedikleri bu ulkenin gecmis hukumetlerinin aile planlamasi calismalaridir. Yine devletin televizyonu TRT’de kampanyalar yapildi ki o cinayet dedigi kurtajlar olmasin (ki illa olacaktir, hicbir dogum kontrol yontemi %100 koruma saglamaz), insanlar isteyerek bebek yapsin, mutlu ve tamin olabildikleri bir hayat yasasinlar diye.

    Bunca kisirlastirma calismalarina ve hap yutturmalara ragmen 70 kusur milyonu bulmusuz, azaliyor gibi de durmuyoruz. Bilmedigimiz bir nufus calismasi mi var? Tehlike nedir? Azaliyorsak bunu kendisinin cikip aciklamasi ve 5 cocuk isteginin temellendirilmesi gerekmez mi?

    Icim daraliyor. Helal olsun Basbakan’a yine iyi demis diyecek bir suru insan oldugundan hic suphem yok. Ne desek, ne yapsak bos! Asil acitan da bu cikmaz sokakta olma hissi.

  15. Başbakan sermayenin ucuz işçiye ihtiyaç duyacağını bildiğinden 4-5 çocuk istiyor nasıl şuan doğu ve güneydoğuda 8-10 çocuklu ailelerin kaç tanesinin okuyabildiği malumdur. alt tabaka çocuklarınızı okutamayınki beden gücüyle ve alt kademelerde karın tokluğuna çalışması gereken bir kesim oluşsun ve sermaye dahada büyüye bilmesi için gereken yüksek kar marjları elde etsinler . amaç budur

  16. Başbakanın amacı gayet açık aslında; Türkiye’yi Çin’e benzetmek. Nüfus artarsa işgücü arzı artar ve ücret seviyesi düşer, sermaye kazanır, kapitalizmin çarkları işlemeye devam eder. Tüm ekonomistler Çin ekonomisinin yükselişinden bahsediyor yazıyor çiziyor. Ama maalesef çok az kişi Çin’de yaşayan insanın sefaletinden haberdar. Amaç bu iken annelerin emeği, kaygıları, çocukların sevgiyle yetiştirilmeleri gerekliliği, eğitimleri gibi bizim için esas meseleler maalesef hiç bir önem taşımıyor. Önemli olan düşük ücretlerdir. Bu iktidara göre kadının toplumdaki tek yeri evidir, 5 kez doğurmalı ve toplamda 10 yıl emzirmelidir.

  17. 1,5 YIL SADECE ANNE SÜTÜ:)
    Doğum izni kısa , bebeğinizi minicikken size çok ihtiyacı varken anneliği yeni öğreniyorken onu bırakıp işe başlıyorsunuz. Eğer yakınınız varsa ne ala ama yoksa bakıcıya bırakıyorsanız aklınız hep evde.Eve vaktinde yetişebilmek için ,akşam bolca süt verebilmek için, bebeğinize biran önce sarılmak için koşturup duruyorsunuz.Paranızın yarısını bakıcıya ve benzin parasına harcıyorsunuz. (oğluma helal olsun) Evle iş yeriniz yakınsa arabanız varsa iş yerinizde süt sağmak için uygun oda varsa çok şanlısınız
    Süt izninin 1,5 saat olduğu düşünülürse sütü sağ ,git sütü bırak, emzir gel. Akşam evde sağ sabah işe gittikten sonra öğleye kadar yetsin . Sütüm yetmiyor mu yetmiyor mu doyuyor mu doymuyor mu???Pompa ile süt sağarken çıkan miktarı mililitreleri hesaplamak …
    İlk kez anne olduysanız sizin için dağ gibi büyük sorun bunlar …. Yaşayanlar bilir her şey zor gelir çünkü acemisin sana destek olan akıl veren yoksa internetten medet umarsın her siteye üye olur sorular sorarsın…
    3 çocuk mu
    nasıl yani

  18. Artık bu söylemlere tepki göstermek bile gelmiyor içimden. Oyun için yapıldığı o kadar belli ki. Yeliz Hanıma katılıyorum, kesin gündemdeki bir zam haberini, yeni bir savaş haberini ya da benzeri bir haberi kaçıralım diye yapılıyor bütün bunlar. Yoksa biz bunun mantıksızlığını anlata anlata ancak kendimizi yoruyor ve üzüyoruz. Sonuçta sadece çok üzülüyoruz ama onlar yine canlarının istediğini yapıp “biz yaptık oldu” diyorlar. 4+4+4’te de böyle olmadı mı? Doğum izninin 24 haftaya çıkması meclise geldiğinde sevinmiştim, ilk defa bu hükümet işe yarar birşey yapacak diye, ama ondan da vazgeçmişler anladığım kadarıyla. Sağlık bakanıydı sanırım, “süreyi tekrar gözden geçireceğiz, süre uzun” demiş. Bir anne, bebeği 2-3 aylıkken işe dönüp günde 10-11 saat çalışacaksa nasıl emzirecek vesaire vesaire…. Neyse, hayırlı birşey çıkmıyor ağızlarından vesselam.

  19. Biraz kaba olacağım,şimdiden özür dilerim.Boşbakan bu sefer çok fena sallamış,6 ay izin veriyorsun,her halta zam yapıyorsun (ama maaşlar hariç),nüfus zaten 75 milyon ve yeni yaşlanmaya başladı,gençleri de üniversiteli olmasına rağmen iş bulamıyor! Sonra “çocuk yapın çocuk” Danimarka’ydı zaten burası,genç işgücüne acil ihtiyaç vardı di mi? Eğer bu adam,bu salak sözlerinin arkasında durup doğum iznini 1 yıla çıkarırsa,her yeni doğum yapan aileye belli bir para yardımı yaparsa…O zaman eyvallah derim.Ama bu sözlerle hiç bir anneyi ve kadını kendisine çekemez Erdoğan.

    • Doğum izni 6 ay değil zaten, 16 hafta (8 hafta doğum öncesi 8 hafta doğum sonrası), bu da yaklaşık 3,5 ay gibi bir süreye denk geliyor. Şanslı ve sağlıklıysanız doktor raporuyla doğuma 3 hafta kalana kadar çalışmaya devam edebiliyorsunuz, böylece (bebek de beklenen vakitte gelirse tabii) bebeğinizle geçirmek için 13 haftanız kalıyor (~3 ay). Meclise gelen fakat bir türlü gündem sırasına girip oylanamayan tasarıda iznin 24 haftaya çıkması konusu var ve bunu bile uzun buluyor akp. Siz 1 yıldan bahsediyorsunuz…Keşke ama…imkansız bir düş gibi günümüz Türkiye’sinde.

  20. Olaya ” Allah rızkını verir ” mantığıyla yaklaştıklarından bu şekilde konuşuyorlar. Bu topraklarda ne kadar çocuğun sefalet içinde yaşadığından haberleri var mı acaba?

  21. Haberi okudum, migrenim tuttu!

  22. Memleketten Çin yaratmaya çalışıyorlar: Çocuk sayısının artırılması ve eğitimin ilk 4 seneden sonra dışarıdan tamamlanabilmesi ucuz iş gücü olarak çocukların çalıştırılmasının önünü açacaktır.

  23. ilk çocuğunu 17 ay emzirmiş, ikincisini 6.5 aydır emzirmekte olan bir anne olarak ben, üstelik sütüm bol olmasına rağmen tosuncuklarımı 5. aydan sonra sadece süt ile doyuramadım, nerde kalmış 1.5 yaşına kadar sadece anne sütü ile beslemek, ayrıca 1.5-2 yaşına kadar sadece anne sütü ile beslenen çocuğun açlıktan veya vitaminsizlikten hastalanabileceğini bilmeyecek, çocukların sadece bez değiştirilip-doyurulacak birer nesne olduğunu sanacak kadar çocuklarından uzak, bu kadar süre sadece anne sütü ile çocuk beslemeye çalışan bir annenin ne kadar hastalanabileceğini bilmeyecek kadar anneden uzak birilerinin açıklamasıdır.
    türkiye’de kadına verilen bu aşırı derecede büyük önemden dolayı!!!, bütün bunlara rağmen hala akıl sağlığını koruyabilen insanlar olmamızdan dolayı son derece başarılıyız bence.
    yazdıklarımın nefret söylemi içermemesi için uğraştım, ne elif hanım’mın ne benim ne de bunları okuyacak olanların sorun yaşamasını istiyorum çünkü, bu esnada öfkemi ve kırgınlığımı yeterince dile getirebildim mi bilmiyorum?

  24. D.D. NİN ANNESİ

    Bence başbakanımız bunları söylerken biz kadınları çalışma hayatından uzaklaştırmaya çalışıyor. Düşünsenize bir kadın ilk çocuğunu 22 yaşında doğurmuş olsa 5 çocuk için 37-38 yaşında olur ayrıca birde en az 2 yaşına kadar emecekse o çocuk varın siz hesaplayın artık eee bu yaştan sonrada hangi işveren çalıştırmak ister bu kadıncağızı.

  25. Bir de biz henuz cocuk sahibi olmamis kadinlar variz ki. Onlar soze deger bile bulunmuyor artik.

    Su linkte 2012’de kadinlara yonelik yapilan tum aciklamalar kisa kisa toplanmis. Bir arada gorunce daha da inanilmaz geldi bana. Ah evet bu da olmustu! Bir de bunu soylemislerdi!

    http://www.bianet.org/bianet/yasam/143198-2012nin-akla-ziyan-aciklamalari

  26. İlahi başbakan !!! İki sene sadece anne şutu sevgili anneciğiniz iki sene sadece anne sütüyle beslemiş sizi yoksa başka kafadan çıkmaz böyle söylemler.hindistanda dunyanın en kalabalık ülkelerinden ne halde oldukları belli ne hijyen var
    Ne saglık ne de dogruduzgun egitim.ahhh ahh bu insanın söylediklerini sorgumuz sualsiz emir telakki eden bı toplum var maalesef

  27. gece gece nevrim döndü valla, yahu pazardan patates soğan mı alıyoruz, 2 yetmez 3 yok yok 5 olsun! 1. yi kazara yapmışız, 2.yi yapsak mı yapmasak mı, yapsak da nasıl baksak diye düşüne düşüne yapmışız, 3 aylıkken işe dönmüş, sonra vicdan azabından, ve bilumum diğer şartlardan dolayı işten ayrılmışız, daha da çocuk yapacaz öyle mi?! yaparım tabi, eğer benim de süt iznim 2 sene olursa, sonrasında işim garanti olursa, her çocuk için ek para alırsam, x çocuğu olan kadın şu yaşta değil bu yaşta emekli olacak gibi daha sayamadığım haklarım verildiğinde ve bu çocuklar için eğitim, sağlık vs. altyapı hazır olduğunda!

    ayrıca ben sayın başbakanımızın kaç torunu olduğunu bilmiyorum. ya da bilmem kaçıncı torunu doğdu gibi haberler okuduğumu da hatırlamıyorum.

    daha da bişey demiyorum.

  28. Cidden “En az 1,5 yıl, ortalama 2 yıl sadece anne sütü ile yavrularımızı büyüteceğiz.” mi demis? Hangi cocuk 1.5-2 yila kadar sadece anne sutuyle buyumus? Cok guldum “sadece” kismina. O kadar sut uretebilen bir kadina bravo.

  29. sabah aynı şarkının nakaratını ben de facebook sayfamda yazmıştım. aklın yolu bir :) durum içler acısı. fox haberdeki güncel rakamla 4 kişilik ailenin açlık sınırı ortalama 1000; yoksulluk sınırı 3200 lira (kira, faturalar, gıda, giyecek giderleri vs). bunun içinde tek bir lüks bile yok (lüks derken mercedes araba kastetmiyorum tabi, olur ya kırk yılın başı dışarıda bi lahmacuncuda yemek yemek, hep beraber sinemaya çizgi film seyretmeye gitmek). sanırım kahvaltıyı hesaplarken kaşar peyniri, salam (hani zaman zaman), ara sıra çocukların gönlünü yapacak bir küçük gofret de hesaplanmamıştır. ya da ne bileyim çocuğuna hoşuna giden mütevazı bir oyuncak almayı hiç istemez.
    anne – baba çalışsa evin geliri ortalama 1600 lira (bu arada çocuklara bakım işi nasıl halledilecek orasını Allah biliyor) yani hesap ortada ama birileri bizimle fena halde makara geçiyor. (kibarlığımdan makara diyebiliyorum)
    bizler buralarda gönül rahatlığıyla tek bir çocukla bile baş etmenin zorluklarından bahsede duralım, 5 çocuklu kadının ruh hali ne olacaktır. (hayatımın ortalama 10 senesini çiş, kaka, kusmuk, fırlatılmış yemek artıkları temizleyerek geçirmek bana hoş gelmiyor ne yalan söyleyeyim)
    zaten konu o kadar derin ve herkes 5 tane yapmaya kalksa ülkenin hali öylesine vahim bir durum alır ki, artan suç oranı, işsizlik, sağlık, eğitim problemleri vs derken başbakan bile o koltuğu terk eder, sorumluluk ağır gelir. ne zannediyorlar çocuk büyütmeyi bilmiyorum. 70 milyona refah sağlayamıyorlar, Çin’e dönünce işin neresinden tutabilecekler, altından nasıl kalkacaklar? Ancak milletvekillerine zam yapıp, milletten çocuk istesinler. tebrikler tebrikler… ver verrr verrr ver Allah’ım ver

  30. bu konuda bana göre de söylenecek çok söz var ama şunu gördüğümde inanamamıştım..baştan zaytungun dalga geçtiği haberlerden biri sanmıştım doğruymuş..
    3 çocuk yapma sözü verene Bulut inşaat ta 3+1 evlerde %33 indirim kampanyası açıklamıştı..:)
    http://www.emlaktasondakika.com/t/bulut_insaat/3_COCUK_YAPANA_33_INDIRIM_BULUT_INSAATTAN_ILGINC_KAMPANYA/14605.aspx