18 Yorum

Mola

Yarın sabah çocuklarla 10 günlük bir Amerika seyahatine çıkacağız. 

Ben ve çocuklar. Bir anne, iki çocuk, sıfır baba. Baba bizi çok özleyecekmiş. Eminim öyledir, ama 10 gün boyunca sabaha kadar deliksiz uyuyacağını, Pazar sabahı 10’dan önce kalkmayacağını, her gece başka bir eğlence (arkadaş buluşması, maç seyretmece, vs.) yapacağını herkes biliyor, kimse kendini kandırmasın.

Biz ise o sıralarda çok çocuklu hayatın hakkını veriyor olacağız. Önce Washington DC’deki çok yakın bir arkadaşımın evinde konaklayıp onun iki çocuklu evinin altını üstüne getireceğiz. Birkaç gün ardından Dallas Texas’a uçacak ve görümcemin iki çocuğuyla bizimkileri kombin yapıp biraz da oraları dağıtacağız.

Çocuklarla yalnız gideceğimi, dahası 10 gün içinde toplam 4 uçuş yapacağımı duyanlar “Hiiiii, emin misiiiin?” diyorlar. Eminim tabii, neden olmayayım? Emin olmamamı gerektiren bir durum mu var? Yoksa bir şey biliyor da bana mı söylemiyorsunuz? Hm?!

Gidişimiz gündüz uçuşu olacağından biraz gerginim. Çok değil ama, az gerginim. Nitekim bu “tatil”de fazla gergin olmamak için telkinlerde bulundum kendime. Uyumadılar mı? Peeeeh… Yemek mi yememişler? Neeeeeeh… U-mu-rum-da değil. Sayılır.

Gündüz uçuşları her zaman zor. Uyumayacaklar, uçuşun sonuna doğru uykuya geçecekler, o zaman da pilot cart diye ışıkları yakacak, “Hadi bakalım, inmemize az kaldı” diyecek, yok yemek ye, yok gümrük formu doldur derken son üç saatten korkuyorum doktor.

Dönüş ayrı. Onda gece uçuyoruz. 23:30’da kalkıyor uçak. Oh, mis.

Yanıma bir sürü şey aldım: kitap, bir daha kitap, puzzle, oyuncak, boya kalemi, ve tabii ki seyahatçi annenin dostu iPad. Uçakta film olacağını da umuyorum, yüzümü kara çıkarma THY!

Yaklaşık senede bir kere yapıyoruz bu gezileri. Bizim de tatil olayımız bu. Öyle karımız, kayağımız yok, ne yapalım?! Bir Mersinli olarak kayak yapmayı bilmiyor olmam benim suçum mu, Allah da beni böyle yaratmış. Bizim memlekette kar yoktu, kar görmek için hafta sonları ailecek arabaya doluşup yaylaya çıkardık da sevindirik olurduk. Ama sıkıysa benim gibi gel yüz sen de. Valla balık gibi yüzerim denizde, enginlere sığmam, taşarım.

Ne demiştik? Evet, tatil. Yazın çocukları satıp baş başa tatile gittiydik karı-koca, tatil matil yapmadı yavrularım. Oysa ki ne kadar yorulmuşlardı oyun oynamaktan (!). Gerçek anlamda bir tatile, bir molaya ihtiyaçları vardı! Hal böyle olunca Doğan Ailesinin geleneksel Amerika turnesini düzenleyelim dedik, savulun, geliyoruz!

Amerika’da yaşadığımız 9 sene boyunca sayıkladığımız ve “Ha kondu, ha konuyor” dediğimiz İstanbul-Washington DC arası direkt uçuşlar biz Türkiye’ye döndükten sonra kondu. Teşekkürler THY. Yarın 12 saatlik bir direkt uçuşun (ve 7 saatlik bir farkın) ardından Amerikan başkentine ayak basacağız. Direkt uçuş candır. 

Çocuklar önden tembihli: Uçakta kavga edeni uçaktan atıyorlar. Ya da bunun gibi bir şey. Yılanın başını küçükken ezeceksin, kardeş kavgasını başlamadan bitireceksin. Başka türlü geçmez bu 12 saat.

Kitap aldım yanıma. Bir değil, iki tane üstelik. Her ne kadar çocukla çıkılan tatil tatil olmasa da, çocuklu eve gidince işin rengi değişiyor şekerim. Onlar bir güzel oynuyorlar, annelere ise sohbet etmek, gündüz kahve, akşam şarap içmek, dedikodu yapmak, memleket konularını konuşmak, dönmek, mümkün mü artık dönmek diye sorgulamak kalıyor.

Bana çok iyi geliyor bu seyahatler. Fiziksel anlamda çok yoruluyorum tabii ki. Uykum dağılıyor her şeyden önce. İlk birkaç gün sabah karşı hortluyor, öğleden sonra uyumamak için kendimi zor tutuyorum. Ama arkadaşları, hele de eskiden yaşadığım yerleri görmek çok iyi geliyor. Onun da ötesinde, bir nevi mola oluyor bu geziler. Bazen “Şu hayat bi dursa, ben işlerimi halledip gelsem” diyorum, bu da onun tam tersi oluyor. Hayat çok uzaklarda, okyanusun öbür tarafında devam ederken ben her şeyi 7 saat geriden takip ediyorum. Sanki bütün sorumluluklarım askıya alınmış gibi.

Önümüzdeki 10 gün boyunca okyanusun diğer tarafından bildireceğim. Yine oradaki hayatla burayı kıyaslayacak, temiz sokaklar, güzel okullar, düzenli, saygılı ve özgür yaşamlar için “Ellere var da bize niye yok” diyeceğim. Bir yandan da “Amaaaan, onların temiz sokakları varsa bizim de yemeklerimiz, simidimiz, İstanbul’umuz var, vapurumuz var, ne yani?” diye kendimi teselli edeceğim.

Kısacası, yayınımıza kısa bir moladan sonra devam edeceğiz sayın seyirciler. Aslında tam bir mola sayılmaz, nitekim Gebelik Günlükleri devam edecek (biri hariç — ikiz gebesi Ürün kişisel sebeplerden ötürü yazmayacak). Facebook, ama en çok da Twitter ve Instagram‘dan paylaşımlarımız buradakini aratmayacak belki. Anlayacağınız yayın molasından çok bir akıl molası olacak bu… Okula, memleket sorunlarına, koşturmacaya, yemek yapmaya, sürekli bir yerlere, bir şeylere yetişmeye çalışmaya mola.

Zaten tatil dediğin bu değil mi ki?..

18 yorum

  1. Hayırlı yolculuklar… Özledim Amerika’yı selamımızı götürün oralara… Haberlerinizi takip edelim twitterdan.:)

  2. iyi yolculuklar, yakinda olsam biraz surtunurdum bana da Amerika seyahati bulassin diye :))

  3. iyi yolculuklar.. umarım bu jetlag hepinize olumlu yansır…

  4. Size imrendim doğrusu.Biliyur musunuz ben çocuklarını büyütmüş bir anne olarak daha hiç yurt dışına çıkamadı.Size kolaylıklar ve iyi yolculuklar,eğlenceler diliyorum.

  5. Sağlıkla gidip dönün.. İyi tatiller hepinize..:)

  6. Çabucak gidin ve gelin.
    Özletmeyin kendinizi..

  7. Her ne olursa olsun, tadını çıkarın ve bol bol gülün; enerji toplayıp sağlıkla geri gelin. 😉

  8. İyi tatiller…Dinlenip, eğlenip gelin.. Dönüşte deneyimlerinizi bekliyoruz 🙂

  9. Keyifle gidin keyfile dönün…mutlu tatiller…

  10. Darısı başıma. Benim oğluma da tatil lazım. Bol bol eğlenin inşallah.

  11. Hayırlı yolculuklar… Özledim ben de Amerika’yı, selam götürün bizlerden de oralara.. Haberlerinizi takip edeceğiz twitterdan.. 🙂

  12. Seyahatinizde kolaylıklar ve harika bir MOLA diliyorum size 🙂

  13. Cesaretinizden dolayı tebrik ediyorum. Benim 15 aylık oğlumla bırakın yuırtdışını şehir içinde bile bir yere gitmem oldukça zor olurken üstelik tek başıma taaa Amerikaya gittiğimi düşünemiyorum. Yakın bir zamanda şehirlerarası bir seyehat yapacağız ve merakla bekliyorum nasıl olacağını, tabii sizinkini de…
    İyi yolculuklar, bol eğlenceler, harkulade gezmeler ve eğlenceli oyunlar dilerim hepinize:)

  14. İyi yolculuklar,dönüşte izlenimleri bekliyoru(m)z.Ve iki küçük sevimli ”canavarla”(her çocuk bazen canavar olabiliyor,yanlış anlaşılmasın) da olsa Amerika seyahati candır 😀

  15. Elif iyi yolculuklaarr! Cocuklarla ve sevdiklerinle cok guzel bir tatil gecirmeni dilerim. Bu arada ucus icin Allah kolaylik versin diyorum. Iyi tatiller! 🙂

  16. Sevgili Elif,

    Foto Sipsak’taki resimlerine bakarken bir tanesine yorumun ”Donmek…Mumkun mu artik donmek…” seklinde idi. Ben de sana hep bu soruyu sormak istemisimdir sevgili Elif. Ozellikle Deniz’in okul seruveni baslayinca. Cok ozel degilse tabii. Donmek ister misin? En cok ozledigin seyler nelerdir burada (Amerika)? Donmek mi yoksa kalmak mi daha zor?

  17. Elif’cim bol dinlenmeli bir tatil dilerim güzel ve nefis yazılarını bekliyoruz 🙂