Esra’nın Gebelik Günlüğü

Eş zamanlı gebelik günlüklerinde sıra Esra’da…

***

Merhaba,

Ben Esra. Austin,Texas’da yaşıyorum. Yaşım 31. Amerika’ya neredeyse 8 sene önce ingilizcemi geliştirmek için geldim. Geldikten kısa bir süre sonra eşimle tanıştık. 1 Nisan 2007 tarihinde evlendik. Bu arada eşim de Türk. Uzun süre Kansas City’de yaşadıktan sonra 3 sene önce Austin’e taşındık. Bu günlükte benim hamilelik sürecimle birlikte bu noktaya gelene kadar yaşadıklarımı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Eminim benim yaşadıklarıma benzer seyler yaşayanlar vardır. Bir diğer amacım ise umudunu kaybedenlere ufak da olsa umut verebilmek. Bu benim 5. hamileliğim ancak ilk çocuğum olacak eğer kısmetse. İki sene içinde tam 4 tane düşük yaptım ve şimdi beşinci hamileliğimin 10. Haftasındayım.

Esra9hafta

Biz de yeni evli her çift gibi evliliğimizin ilk 3-4 senesinde çocuk konusunu sadece konuştuk ve hep ileri bir tarihe erteledik. Önümüzde uzun yıllar vardı nasılsa diye düşünerek. Gel zaman git zaman bundan 2.5 sene kadar önce doğum kontrol hapı kullanmayı bıraktım. Söylenenlere göre vücudumun dinlenmesi ve hamile kalmam yaklaşık 6 ayı bulur diye düşünüyorduk. Şans eseri hemen o ay hamile kalmıştım. Tabii deneyimsiz biz bu müthiş habere çok sevindik hemen ailelerimize ve yakın arkadaşlarımıza haber verdik. Herkes için sürpriz olmuştu bu haber. Hemen ilk doktor randevumu aldım. Burada doktorlar sizi 8 haftalık olana kadar görmüyorlar. Ne yazık ki sevincimiz çok kısa sürdü. Hala dün gibi hatırlıyorum, anneler gününde kanamam başladı. Hemen doktorumu aradım. Pazartesi günü ilk kan testi iki gün içindede ikinci kan testi yapıldı. Gelen sonuçlar hayal kırıklığı oldu bizim için. Hamilelik (HCG) hormonunun artması hatta ikiye katlaması gerekirken benim hormon seviyem azalıyordu. Doktorum düşük yaptığımı onayladı ve beni gönderdi. Vücudumun bunu kendi kendine halledeceğini ve çok üzülmememi; hamileliklerin üçte birinin düşükle sonuçlandığını ancak bir sonraki hamilelikte çoğunlukla başarıyla doğuma ulaştıklarını anlattı. Ofisten ayrıldık. İnternette yaptığım araştırmalar, okuduklarım beni rahatlatmıştı. Bunu yaşayan tek kişi ben değildim. Bir süre kendime ve vücuduma izin verdim.

Bu arada biz tam tekrar denemeye karar verdiğimiz anda iş değişikliği yaşadım. Amerika’da eğer sağlık sigortanız yoksa doğumda oluşabilecek komplikasyonlar tüm birikimlerinizi, evinizi barkınızı alabilecek kadar yüksek olabiliyor. Birçok insan yaşanan sağlık sorunları nedeniyle iflasın eşiğine kadar gelebiliyor. Önce benim daha sonrada Yalım’ın yaşadığı iş değişikliği nedeniyle sağlık sigortamızda değişiklik yapmak durumunda kaldık. Ve sağlık sigortamız iş yoluyla değilde dışarıdan satın alındığı için doğumu karşılamıyordu artık. O dönem evrenin benim hamile kalmamam için herşeyi yaptığına inanmaya başlamıştım.  Tam 1 sene kadar bekledikten sonra önüme çok daha iyi bir iş fırsatı çıktı. Artık hazırdık.

Bu arada ben vücudumu tanımaya, dinlemeye ve anlamaya başlamıştım. Yumurtlama günlerimi anlayabiliyordum. Birde ovulasyon testleriyle destekleyince hamile kalmak çok kolaylaşmıştı benim için. O zaman bilmediğim şey infertilitenin sadece hamile kalamayanlar için söylenmiş olduğunu düşünmekti. Daha sonra öğrendim tekrarlayan düşüğün ne kadar yaygın olduğunu. Ne çok insanın canı yandığını.

İkinci hamileliğimde biraz daha temkinliydik. Öyle sevinçten havalara uçmadık ama mutluyduk. Okuduklarımıza göre bu hamilelik devam edecekti. Aradan bir hafta geçmeden şiddetli ağrılar çekmeye başladım. İki gün kadar sürdükten sonra kendiliğinden geçti. Tabii biz ilk fırsatta doktorumuzun ofisinde aldık soluğu. Ben kimseyi inandıramadım ama ağrıların rahimden gelmediğinden emindim. Doktorumu bu konuda bilgilendirdim. İdrar ve kan tahlilleri yapıldı. İki gün sonrada rutin HCG testi tekrarlandı. Sonuçlar yine ve yine kötüydü. Hem idrar yolları enfeksiyonu geçiriyordum hem de HCG seviyem artmak yerine yine azalıyordu. Kısa bir süre sonra kanamam başladı ve ikinci hamileliğim de bu şekilde sonlandı. İdrar yolları enfeksiyonu ara ara tekrarlayarak bir seneye yakın çektirdi bana.

Bu sefer toparlanmam ve tekrar hazır hissetmem biraz daha uzun zaman aldı. Kendime yeni bir doktor buldum. Hem evime daha yakındı hem de her randevuda saatlerce beklemekten sıkılmıştık. Üçüncü kez hamile kaldığımı öğrenir öğrenmez hemen yeni doktorumu aradım ve düşük geçmişimi söyledim. Riskli hamilelik olduğu için hemen randevu verdiler. Rutin kan testi yapıldı ve HCG hormonu seviyesi kontrol edildi. İki gün sonra bir ikinci test yapıldığında hormon seviyesinin arttığı ancak seviyenin ikiye katlamadığı anlaşıldı. İki gün daha bekledik ve bir test daha yapıldı. Bu sefer hormon seviyesi ikiye katlamıştı.

Boş bulunup sevinmeye gelmiyor bazen hayat. Üçüncü testte hormon seviyem çok az artmıştı. Artık dış gebelikten şüpheleniyordu doktorum. Dış gebeliğin ne kadar tehlikeli olabileceğini anlattılar ve haftada 3 kan testi ve 3 ultrasonla takip edilmeye başlandım. Ya kese oluşacaktı ya da dış gebelik büyüyecek ve ben operasyon geçirecektim. Ayrıca bu doktorum diğer doktorun aksine progesteron hormonunu da kontrol ettirmeye başladı. Progesteron seviyem nedense bir türlü yükselmiyordu. Sonunda gebelik kesesi rahimde oluştu ve dış gebelik olmadığı için rahatladık. Progesteron seviyem hala yükselmediği için progesteron iğnesi olmaya başladım. Bir hafta sonra son bir kez daha ultrasona girdiğimde anlaşıldı ki bu hamileliğimde gebelik kesesi oluşmuş ancak embriyo oluşmamıştı. Doktorum seçeneklerimi sıraladı. Ya oturup bu hamileliğin kendi kendine bitmesini bekleyecektim ya da kürtaj olacaktım. Doktorum 8. hafta içinde olduğumu ve düşüğün 12-14. Haftayı bulabileceğini bununda şiddetli kanama ile tehlikeli olabileceğini ekledi. Zaten yaşanan o moral bozukluğu ve hayal kırıklığı ile beklemek çok zordu. Kürtaj olmayı seçtim. Bu benim için üçüncü düşük olduğu için hemen bir sürü kan tesi yapıldı. Ayrıca bebek kesesinden alınan parça patolojiye gönderildi. Sonuçları 10 gün içinde aldık. Hiç bir sorun bulunamamıştı ne bende ne de büyüyemeyen bebeğimde. Genelde düşükler bebekteki kromozom bozukluğundan kaynaklanıyormuş. Ben bunları öğrendiğimde büyük bir hata yaptım ve bebeğin cinsiyetini sordum. Erkekmiş. Artık kaybettiğim bir embriyo değildi. Oğlumdu kaybettiğim. Çok üzülmüştük. Ben de,  eşim de. Günlerce kendimize gelemedik ve artık farklı yardım almamız gerektiğini anladık.

İnfertilite kliniğinden randevu aldık. Doktorla tanıştık. Bize uzun uzun kadının yaşının ne kadar önemli olduğunu ve diğer bir sürü etkeni anlattı. Bir sürü kan testi, rahim röntgeni ve adını bile bilmediğim testler yapıldı. Sonuç kocaman bir hiç. Hiçbir şey bulunamadı. Bu arada eklemem gerekiyor eşim de ikinci düşüğümden sonra kendine bir ürolog buldu ve onun da bütün testleri normal çıktı. İnfertilite doktorum tekrar denememizi önerdi. Şansımızın hala yüksek olduğunu söyledi. Tabii yapılması ve yapılmaması gerekenler listesi ile birlikte. Ben bu arada bebek aspirini almaya başladım. Herhangi bir kan pıhtılaşması sorunu bulunamadı ama tedbirli olmak adına başladım bebek aspirinine. Kafeinin her türlüsü yasaklandı. Sağlıklı beslenmemi ve egzersiz yapmamı şiddetle tavsiye etti.

Artık hamileliklerim sessizlikle karşılanıyordu hem kendi evimizde hem de aile içinde. Hayırlısı olsun diyordu duyanlar. Biz ise çok geriliyorduk pozitif test sonucunu aldığımızda. Çevremde arkadaşlarım hamile olduklarını söyleyememeye başlamışlardı. Anlaşıldığı üzere dördüncü hamileliğim de kanama ile kısa sürede son buldu. Bir kez daha gittik doktora. Bize bütün sonuçların normalliğine karşı neden hala hamileliğimi devam ettiremediğimizi bir cümle ile açıkladı: Artan yaşımla birlikte yumurtalarım eskimeye başlamıştı. O an bütün herşeyin tepe taklak olduğunu hissettim. Biz değil miydik sıkı sıkıya tembihlenen? Oku ayaklarının üstünde dur,sonra evleneceğin kişiyi sen seç, kariyer yap diye yıllarca tembihlenen. Bunun için uğraşan ve çalışan. Şimdi bu doktor karşıma geçmiş bu yüzden cezalandırıldığımı söylüyordu. Artık önümde iki seçenek vardı. Ya sağlam yumurta tutturana kadar denemeye devam edecektik yada tüp bebek yaptıracaktık. Tüp bebek burada sağlık sigortalarının karşılamadığı bir işlem ve maliyeti 20-25 bin dolar civarında tutuyor. O gün büyük üzüntü, kızgınlık ve kırgınlık içinde ayrıldık ofisten. Ayrılırken doktorum eğer tekrar denemeye karar verirsek diye elimize bir zarf tutuşturdu. İçinde progesteron reçetesi ve kan tahlil istek reçetesi vardı.

Bütün bunlar olurken daha sık kavga etmeye başlamıştık. Farketmemiştik ama daha az konuşur, daha çok dalaşır olmuştuk. Bir sene içinde 3 düşük bizi yorduğu kadar evliliğimizi de yormuştu. Konuşamaz, birbirimizi dinleyemez olmuştuk. Önce profesyonel yardım almaya başladık. Baktık olmuyor bir tatil planladık sevdiğimiz arkadaşlarımızın yanına. 12-13 saat süren araba yolculuğumuz boyunca konuştuk ve birbirimizi dinledik. Anlaştık ve birbirimizi ne kadar sevdiğimizi anladık. Çok güzel bir tatil geçirdik. Bebek konusunu bir rafa kaldırdık. Kendimize ve evliliğimize yoğunlaşmaya başladık. Ben evimizin yakınındaki bir spor salonuna yazıldım. Haftada bir gün bir hoca ile spor yapmaya başladım. Ayrıca işim gereği sık sık seyahat ediyorum zaten. Sonuçta Türkiye’de tüp bebek yaptırmaya karar verdik. Bir doktorla konuştuk. Nisan ayı için sözleştik. Ben uçak biletimi aldım. Bu arada çok şiddetli bir içgüdü ile hamile kalmak ve bir kez daha denemek istedim.

18 Aralık’ta ilk pozitif test sonucunu aldım. Bu sefer kesin kararlıydım kimseye hatta eşime bile söylemeyecektim. Eğer yine düşük yaparsam bu benimle sonsuza kadar giden bir sır olacaktı. Eylül’den beri masamda duran zarfı açtım. Önce doktorun reçetesi ile progesteronu aldım. 26 Aralık’ta ilk kan testini yaptırdım. Sonucu hemşire verdi. Kulaklarıma inanamamıştım. Hemşire HCG hormonunun 1760 progesteron seviyeminde 30 olduğunu söylemişti. Ya da ben öyle sanmıştım. Kadına kibarca tekrar ettirdim. Evet doğruydu. Bir önceki hamileliğimde 0.7 (1 bile değil) olan progesteron 30′a çıkmıştı. Yok ben dersimi almıştım. Öyle sevinmek yoktu hemen. Sessizce beklemeye devam ettim. İkinci test sonucu 3500 geldiğinde oturup ağladım. Yalım hala bilmiyordu. Karar verdim ve ona söyledim. İlk ultrason randevumuz 6.5 haftaya denk geldi. Ekranda gördüklerimize inanmak güçtü.  Minik mucizemizin kalp atışları vardı. Hayatta unutmayacağım seslerden biri oldu minik mucizemin 120 olan kalp atışları. Doktorumuz iki hafta sonrasına ikinci ultrason randevusunu verdi.

İşte tam bu arada BlogcuAnne Elif’in gebe aranıyor yazısına denk geldim. Ve karar verdim bu yaşadıklarımı paylaşmalıydım. Elif’e 22 Ocak’a kadar bekleyip bekleyemeceğini sordum. Seve seve bekleyeceğini bildirdi ve bekleyiş başladı. Oldukça gergin iki hafta geçirdik.

22 Ocak’ta herşeyin yolunda olduğunu öğrendik. Minik mucizemizin kalp atışlarını bir kez daha dinledik. Artık daha güçlüydü. 174 olmuştu kalp atışları. Doktorum artık normal kadın doğum doktorumuza transfer olabileceğimizi söyledi. İşte o an benim hamileliğimin başlama noktasıdır. Sevincimizi herkesle paylaşmaya başladık.

Artık kendimi hamile gibi hissetmek ve korkmadan hamileliğimin tadını çıkarmak istiyorum. Şu anda 10. hafta içindeyim. Biliyorum hala risk var. Ama tüm kalbimle inanıyorum ben minik mucizeme. Bu hafta ilk kez kadın doğum doktorumla randevum var ve çok heyecanlıyım.

Bütün bunları yaşarken sağolsun ailelerimiz ve arkadaşlarımız çok destek oldular. Ancak arada içinde eleştiri olan sorulara da maruz kaldım. Bunlardan ikisi hakkında bir kaç cümle yazmak istiyorum. Birkaç kez “İlla doğurmak zorunda mısın?” sorusuyla, birkaç kez de “Bu kadar çok yardıma muhtaç çocuk varken bu çaba neden?” sorusuyla karşılaştım. Öncelikle tabii ki doğurmak zorunda değilim. Eğer doktorlar tıbbi olarak doğuramazsın, hiç şansın yok deselerdi bunu kabul ederdim. Ama ben bir mucizeyi yaşamak istedim hep. Senin canınla canlanan bir bebek. Bunu istediğim için kimsenin beni suçlamaya hakkı olmadığını düşünüyorum. Üstelik evlat edinmeye sıcak bakıyorum ve saygım sonsuz.  Ancak unutulmaması gereken bir nokta daha var. Bir kere bu maceranın içine girdiğinizde geri dönüşü yok. İnsan belki ben bu dünyaya çocuk yapmak için gelmedim diyemiyor.

Önümüzdeki haftalarda daha neşeli yazılar yazmayı umut ediyorum.

Sevgiyle kalın!

Esra

48 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

48 Cevap verilmiş: Esra’nın Gebelik Günlüğü

  1. Büşra diyor ki:

    Gözlerim dolu dolu tek nefeste sonuna kadar okudum geçirdiğin süreci Esra.. Minik mucizen şimdi senin bedeninde pıtır pıtır atan kalbi ile her gün giderek büyüyor. Sen de onu sağlıkla kucağına alacaksın inşaAllah canım. Önceki düşüklerin için çok üzüldüm ama hayırlısı buymuş demek. Sana ve miniğine bol bol sağlık diliyorum bu 40 haftalık süreci güzel anılarla tamamlamanızı ve Mucize’nin evine neşe olmasını diliyorum.

    İnsanların ağzı torba değil büzemiyorsun gerçekten , umursama kimin ne dediğini ve hamileliğinin tadını çıkart. Kendini yormadan keyifle geçir bu süreci.. Takibimdesin :)

  2. hocanne diyor ki:

    3 sene bekledik biz de oğlumu.

    aynı şeyleri yaşasaydım aynı tepkileri verirdim. sen şimdiden annesin zaten. hem de bir çok anneden daha fazla annesin.

  3. Zulfiye diyor ki:

    Öncelikle Allah’ım sağlıklı kucağına almayı nasip etsin Esracım. Gözlerim doldu okurken hatta hayran kaldım diyebilirim. Ben şu an 31 haftalık hamileyim 2 yaşında oğlum var ve hamile olduğumu öğrendiğimde beklenmedik olduğu için haftalarca ağlamıştım sonradan tabii ki pişman olmuştum ama senin yaşadıklarını okuyunca kendimden utandım bir an. Hani derlerya hamilelerin duası kabul olur diye inş inş bu sefer sorun yaşamazsın senin için dua ederim
    Ama sana şunu söyleyim kimseyi dinleme anın tadını çıkar ve hep pozitif ol
    Allaha emanet ol

  4. Tuba diyor ki:

    Öncelikle tebrik ederim,isteyen her kadın bu mucizeyi yaşamalı.Çok zor günler atlatmışsın,eşinle sorunları halledebilmiş olman çok güzel.Şimdiden sonra herşey daha güzel olacak ve senin hikayene benzer sıkıntıları çeken anne adaylarına ışık tutacak:)Artık korkma,bu hamilelik günlüğü senin şansın olmuş bence:)

  5. Pasaklı Kız diyor ki:

    Yaşadığınız düşükler için çok üzüldüm, ama metanetinize de hayran kaldım. Ben 1 kere yaşadım düşüğü, ne kadar yaraladı beni. Şimdi tekrar hamileyim her randevuda kafamda kuruyorum. Biliyorum bişi olsa yapacak bişi yok, Rabbim hakkımızda hayırlısını versin. Ama doktorumunda dediği gibi daha önce bunu yaşamış olman, düşük olmuş olması bunda da olacağı anlamına gelmez. İyi düşün iyi olsun.

    Sağlıkla kucağınıza alıcaksınız inşallah. Tadını çıkarın :)

  6. Çiğdem-Üzüm diyor ki:

    Sevgili Esra,
    Kalbim ağzımda okudum yazını, bundan sonra Üzüm bebeğimi düşündükçe senin minik mucizeni de pamuklara sarıp korumak isteyeceğim…Olumlu düşünmeye çok inanıyorum ve senin de hamileliğini burada bizlerle paylaşmayı tercih ederek ne kadar pozitif düşündüğünü anlayabiliyorum. Kocaman bir bravo!
    Yaşın ve yumurtaların, doğurma isteğin ve kararlılığın için seni tebrik etmesi ya da en azından susması gerekenler fazladan konuştuğu için şikayetçi olmakta sonuna kadar haklısın.
    Doğum hikayelerimizin de yine burada arka arkaya yayınlandığını göreceğiz inşallah.
    Sevgiler,
    Çiğdem

  7. GeCe diyor ki:

    tüylerim diken diken oldu okurken bazen gerçekten de işi zamana bırakmak, bebeğin geleceği zamanı beklemek gerekiyor. Onlar ne zaman geleceğini çok iyi biliyor. Sağlıcakla gelsin minik mucize, inşallah çok güzel günler sizi bekliyor

  8. Tuğba Güngören diyor ki:

    Tebrik ederim inşallah bu sefer doğuma kadar gebelik günlüğünü hafta hafta okuyacağız ve bebeğine hiçbir şey olmayacak.

  9. nesrin alsancaklı diyor ki:

    Canım kızım Esra`,m Öncelikle böyle bir günlük hep hayalim olmuştur.Sen yazacağını söylediğinde inanılmaz mutlu oldum.Ve yazını sabırsızlıkla bekledim.Doğal olarak okurken gözyaşlarımı tutamadım.Bu deneyimler sizin için çok zordu eminim.Ama bizim içinde hiç kolay değildi inan.En zor olanı aramızdaki mesafelerdi.Siz bunları yaşarken yanınızda olamamak çok zordu inan.Ama hem siz hem biz birbirimize bunları hissettirmemeye çalıştık eminim.şimdi bunların hepsi geride kaldı .Olsun zamanla hepsi geçecek ve minik mucizen hepsini unutturacak inşallah. Hayat yaşadıklarımızla bize güçlü olmayı öğretiyor.Allah kimseyi evlatlarıyla sınamasın.Siz bunu çok erken yaşadınız ama inşallah minik mucizen size bunların hepsini unutturacak.Hem Yalımın hem senin önünüzde çok güzel günler ve yıllar var.Bebeğinle birlikte tazelenip yenileneceksiniz. Şu an hepimiz çoookkk mutluyuz ve hamileliğinin sorunsuz devamı için dua ediyoruz. Hamileliğinin her anının tadını çıkar.Bundan sonra her salı mutlu haberlerle dolu yazılarını sabırsızlıkla bekliycem.sizi çookkkk seviyorum özlemle kucaklıyorum. Allaha emanet olun. annen Nesrin Alsancaklı

    • baisy diyor ki:

      Esra hanımın yazısını gözlerim dolarak okudum ama sizin yazınızda ağlamaya başladım, Allah anne babalarımızı da evlatlarımızı da yanımızdan eksik etmesin, benim de 20 aylık bir oğlum var 17 haftalık gebeyim(bu ağlamaklı hallerimiz hep ondan:),
      Esra hanım, hikayenizi dualarımızla beraber okuyacağız. Umarım sağlıkla kavuşursunuz bebeğinize..

    • Nur diyor ki:

      Şu anda iş yerinde gözyaşlarımı saklamak için olmadık hareketler yapıyorum. Hamile de değilim ama duygulanmamak elde değil. Anne kız bu hisleri buraya aktarmanız bile çok güzel şeyler. Dİlerim bebeğinizi ve torununuzu sağlıkla kucağınıza alırsınız.
      Gelişmeleri heyecanla bekleyeceğim, sevgiler.

    • Esra Aytul diyor ki:

      Anneciğim bir tanecik annem. Tabiki beni en iyi sen anlarsın. Ama inşallah geçti bitti. Ağustos ayında bebeğimizi kucağımıza aldığımızda bütün sıkıntılarımız geçecek. Seni çok seviyorum

  10. Ozlem diyor ki:

    Esra’cim, 4 yil hamile kalamayan birisi olarak yasadiklarini ve icindeki guce hayran kaldim. Herseyi dogru yapalim, zamaninda yapalim, aman ebeveynlerin sozunu dinleyelim derken goz ardi ettigimiz biyoloji maalesef oc alir gibi karsimiza cikiyor. Bir gece esimle gece 2 de Chicagonun renkli sokaklarinda dolaniyoruz, yerde en az 7 aylik hamile evsiz alkol den sizip kalmis bir kadin gordum, gozlerime yaslar doldu, isyanim o kadar okudum, egitiyorum kendi mi, iyi bir aile den ( hem de kadin dogumcu ve uzmanligi cocugu olamayan kadinlar uzerinde 15 yil calisma yapmis bir babanin kizi) cocuk gelse Yok sihattinden egitimine kadar marangoz gibi en nice detaylarina onem verecek bir kisiyim AMA sokaktaki kadin hamile Ben degil!!! Insanin agrina gidiyor, tecavuze ugrayan, 12 yasinda hamile kiz hamile bebisi oluyor Benim olmuyor. Esimle karar verdik 2 yil daha, sonra Evlat ediniriz diye megersem o sira da yunus baligima 8 haftalik hamileymisim:)) tasinmaktan, is gucden aglamaktan gonul yorgunlugundan fark etmemisim, hatta esime senin yuzunden kilo aliyorum, aksamlari salata ve yogurt sen istedigini ye diyordum:)) Benim balik 6 yasina basti, gozumun nuru canim aciyor seyrettigimde, zip zip top gibi zipliyor Ben de devamli seni kosedeki bakkaldan almadik uzun sure aradik canini acitma, kanatma kendini, vs vs diye bagriniyorum. Yalniz degilsin Ben de degildim AMA yalniz hissediyorsun!

  11. yasemin kocabas diyor ki:

    saglikla gelsin annesi ve babasina ugur getirsin insallah

  12. PINAR diyor ki:

    Göz yaşları içinde sonunun hep mutlu bitmesini dileyerek okudum yazını. Ve inannıyorum ki sonu çok güzel olacak. Onu ilk gördüğünde aşık olacağın bir bebeğin, sana ait bir parçan olacak şu hayatta. Sana ” illaki doğurmak zorundamısın ” diyen insanların varlığına bile inanmak istemedim. çok kızdım inan. 35 haftalık hamileyim. Ve Allahım bana bir mucize verdi. Eşimle 12 yıllık beraberliğimiz var. 31 yaşındayım. Çocuk yapmaya karar verdiğimizin ertesi ayı onu içimde hissettim ve çok şükür herşey yolunda. Tabiki bir kaç can sıkıcı şeyler oluyor ama buna şükür diyor insan her defasında. İnanıyorumki sende huzurlu ve sağlıklı bir gebelik geçireceksin..

  13. yaşamnotlarım diyor ki:

    Sevgili Esra, ben de 2 düşükten sonra 2010 Aralıkta kızımı kucağıma aldım. Çok umutsuz olduğum, kendimi çaresiz hissettiğim anlar oldu, tabii evliliğimizin ciddi imtihanlardan geçtiği dönemler de. Seni o kadar iyi anlıyorum ki. Dilerim hayırlısıyla bebeğinize kavuşursunuz. (Bu arada bebe aspirini yanında başka birkaç ilaç daha kullanmıştım gebeliğimin 16. haftasına kadar. Mesela gizli şeker olabilir diyorlar sürekli düşük yapanlar için, aklında olsun…)

  14. Pelin diyor ki:

    sevgili esra,
    öncelikle lütfen bu yaşadıklarının okumak, kariyer yapmak, çalışmak vs için anneliği ertelemenden ötürü cezalandırıldığını düşünme. sil aklından bu saçma sapan şeyleri. doğurganlığı olan her kadın son dakikaya kadar anne olabiliyor. ben 35 yaşında sayılırım (2 ayım kaldı :) ) aynı kaygıları ben de taşıyordum fakat yapabileceğimiz birşey olmuyor bazen hayatta. çünkü eşimle birbirimizi geç bulduk ve 9 ay önce evlendik, ben de şu an 15 haftalık hamileyim. ne yapalım yani, 34′üme kadar bekleyim diye özel bir çabam olmadı ama hayat bu. benim anne olmaya hakkım yokmu? elbette isteyen her kadının var. bak, füsun demirel’e 50 yaşında ikiz annesi oldu. 31 yaş henüz hiçbirşey, hayatın esas bundan sonra başlıyor :) herşey çoook güzel olacak merak etme. her zaman pozitif olmak için çabala. birileri negatif birşey söylerse onları boşver ve hemen bu blogu aç, senin için dualarımızla dolu bu sayfaları oku :) moral olacaktır. her zaman mucizenin sağlıklı geleceğine inan. sevgiler

  15. Cincüce Banu diyor ki:

    Merhaba esra,
    Hep yüreğim ağzımda okudum yazını.
    İnsanlar densiz densiz konuşup dururlar. karşısındaki ne hisseder, ne düşünür, dedikleri onu yaralar mı diye düşünmezler. Tıka kulaklarını onlara.
    Bak şimdi içinde ne güzel şeyler oluyor. Böyle de devam edecek. Bundan sonraki 30 hafta nasıl geçecek anlamayacaksın bile. Her anının tadını çıkar.
    Senin, bebeğinin, ailenizin yolu açık olsun.
    Sevgiler…

    • Esra Aytul diyor ki:

      Merhaba Banu, hafta hafta senin yazılarını okurken şimdi sıra bizde :) sevgiyle sağlıkla bebeğine kavuş inşallah :)

      Sevgiler

  16. yasemin diyor ki:

    Sevgili Esra, yazdıklarını hayranlık ve gözyaşlarıyla okudum. Gözyaşım acı çekmene ve azmine karşın kendini geç hamile kalmak nedeniyle suçlu hissetmene, hayranlığım ise azmine oldu. Arkadaşım harika bir hamilelik geçireceksin. İnanıyorum seneye bu zamanlar ufaklığın gazıydı, tozuydu başlayacaksın bile şikayetlere ve bizlerden bebek çorba tarifleri isteyeceksin. Ve, biz de sen her yorulduğunda, – aynı bize yaptıkları gibi deneyimli annelerin- “şekerim bunlar daha iyi günlerin” diyeceğiz. Bak gör. Ayrıca, eleştiri olan soruların sahiplerini de bana yolla sen hiç yorulma şeker, ben tek tek cevap veririm.

    Hadi bakalım, yolunuz açık, Allah yar ve yardımcınız olsun.

  17. Bi anne diyor ki:

    Gözlerimden yaslar ine ine okudum.alllahim tamamına erdirsin minik mucizenizi sağlıkla kavuşun.benim 3,5 yasında kızım var ve ikinci bebeğimi gecen hafta bugun dünyaya getirdim o kadar hazırlıksız yakalamıştiki bizi hamile oldugumu duyunca sok oldum resmen tam bir ay kendime gelemedim ama simdi yanımda nefes alıp veriyor tüm kalbimle sizimde bu duyguyu yasamanızı istiyorum.sevgiyle sağlıkla mucizeyle kalın :) ))

  18. Falname diyor ki:

    Esracım,
    Bu sefer herşey yolunda gidecek, inan. Mucizen denemiş azıcık seni. Bu sefer eminim nazlanmayacak :) Ayrıca, kendi kanından canından ve sevdiğiyle bir bebek yapmak herkesin hakkı. O bebeklere sıcak ve sevgi dolu bir yuva verebileceklerse eğer…
    Bol şans diliyorum.
    Sevgiyle,
    Derya

  19. Gemini diyor ki:

    Cok zor zamanlar gecirmissiniz, gelmis gecmis olsun. Insallah bebeginizi saglikli bir bicimde kucaginiza alir ve saglikla, anali-babali buyutursunuz.

    Sevgiler…

  20. Gemini diyor ki:

    Cok zor zamanlar gecirmissiniz, gelmis gecmis olsun. Insallah bebeginizi saglikli bir bicimde kucaginiza alir ve saglikla, anali-babali buyutursunuz.

    Sevgiler

  21. betül diyor ki:

    yeni gebelik günlüklerinden en beğendiğim günlüktü. gebelik sürecinde yaşadıklarınızı sade ve olgun şekilde aktarmanızı çok beğendim. gebeliğinizin hayırlısı ile kolaylıkla sürmesi ve sonuçlanmasını dilerim.
    diğer yeni gebelik günlüklerinin çoğunun üslubunu, kendilerini çok detaylı tanıtma çabalarını beğenemedim ve okurken yorulduğumu hissettim.
    tüm günlükçülere ve tüm gebelere hayırlı doğumlar ve hayırlı evlatlar dilerim.

  22. Gülşah Elmas diyor ki:

    Esracım,
    Blogcu anneyi 1 yıla yakındır takip ediyorum.Elif in’hamilelik günlükleri yazısında senin resmini görünce nasıl mutlu oldum anlatamam.Üniversiteden sevgili arkadaşım her salı hamileliğini anlatacak! Uzun zaman sonra karşılaşmak bloğun bize güzelliği.İlk yazını heyecenla bekledim.Herhalde yurdışında doğum yapmak,aileden uzak hamilelik,Amerikadaki gebelik kontrollerinde izlenen yollar zorluklar ve avantajlar kapsamnda bir yazı olacak diye düşünmüştüm.Şimdi yazını gözyaşları içinde okudum.Seninki bambaşka bir hikayeymiş…Eğitim alıp kendi başına ayakta kalmak için uğraştığımız o tatlı yıllar da türlü zorluklarla geçti.30lu yaşlarda etrafımızda iş hayatı,kariyer,evlilik,hamilelik çanları çalıyor.Bu hikayenin içinde gücün,sabrın,azmin,cesaretin için seni kutluyorum.Buraya yazman çok iyi oldu.Dualarım seninle.

    • Esra Aytul diyor ki:

      Gülşah Merhaba,

      Nereden nereye değil mi? Okul yıllarından iş hayatına şimdi hamilelik, bebek, evlilik. Zaman çabuk geçiyor.Ben de burada yazmaktan çok mutluyum. Hem benim için güzel bir hatıra oluyor hem de belki birileri okur ve onlara umut ışığı olur diye düşünüyorum. Geldiğimde görüşelim mutlaka :) öpüyorum

      Sevgiler

  23. pelin diyor ki:

    merhaba esra,
    umarım çook rahat bir hamilelik geçirirsin..
    ben 30 yaşımdayım ve bebek konusunda hala çekincelerim var ama sen sormuşsun ya kendine geç mi kaldım diye, sonra da dr demiş ya yumurtalıkların yorulmuş..ben de dedim geç mi kalıyorum acaba?
    takipteyim seni :)

  24. Deniz M. diyor ki:

    Sevgili Esra,
    öyle tanıdık geldi ki yaşadıkların. Her adet gecikmesinde heyecanlanıp, heyecanlandığıma kızmak, ve hatta heyecanlanmamak için çaba göstermek… Insanların bilip bilmeden çooooook boş ve kırıcı konuşmaları. Doktorların ruhsuz ve acımasız ifadeleri… Hepsi çok ama çok tanıdık maalesef. Çok büyük geçmiş olsun. Dilerim bu son olur. Bebeğin aslanlar gibi büyür ve vakitlice gelir. Kooocaman sarılıyorum sana. Sevgiler

  25. Elif H. diyor ki:

    Sevgili Esra merhaba,
    Pozitif yaklaşımına hayran kalıp dersler çıkardım kendime..
    Yaşadıklarınız çok çok zor ancak yine de her şeye rağmen sımsıkı tutunmuşsun bebeğin de sana tutunmuş…. bu kez geçmiş tecrübeler geride kalacak.. ve sağlıkla bebeğini kucağına alacaksın dilerim… tüm olumlu düşüncelerimle güzel doğum hikayeni hayal ediyorum..
    İyi şeyler de bazı kötü tecrübeler de bizim için.. ancak artık gülmek ve tadını çıkartmak zamanı.. iyi haberlerini bekliyor olacağım her hafta.

    Sevgiler…

    Elif..

  26. Neriman Koç diyor ki:

    Canım yeğenim benim.Yaşadıklarını o kadar içtenlikle ve yaşayarak analatmışsın ki,yazdıklarını tek bir seferde okuyamadım.Boğazıma bir kaç kez büyük bir yumruk tıkandı sanki,ara vererek ve göz yaşları içinde okumaya devam ettim.Keşke bu zor günlerinde biz de yanında olabilseydik.Uzaktan sana ne kadar destek olmuş olabiliriz bilmiyorum.Bu yaşadıklarını atlatmak hiç kolay değil.Biliyorsun ben de Zeynep’e iki aylık hamile iken düşük yaptığımı söylediklerinde bu acıyı bir kez yaşamıştım ve dünyam başıma yıkılmıştı.Biz şanslıydık,bebeğimizi gerçekten kaybetmemiştik,neredeyse büyük bir doktor hatasına kurban gidiyorduk.Bizim mucizemiz,doğru doktora ulaşıp bebeğimizin kalp atışlarını duyduğumuzda gerçekleşmişti.Senin mucizen de kat kat fazlası acı tecrübeden sonra gerçekleşiyor.
    Tüm kalbimle bu sefer herşeyin çok yolunda gitmesini ve bebeğinizi sağlıklı bir şekilde kucağınıza almanızı umut ediyorum.Şimdi daha iyi anlıyorum ki,Yalım’la birlikte çok zor günler geçirmişsiniz.Sen her zaman çok pozitif bir insan oldun ve bu yaşadıklarını ailene çok fazla hissettirmeden,üstesinden gelmeyi başardın.İnşallah hamileliğin sağlıklı bir şekilde sürecek . Bebeğinizi kucağınıza aldığınızda bu yaşananlar unutulmayacak ama onun sevgisi ve sevinci ile üstü örtülecek.Seni çok seviyorum…

  27. esin diyor ki:

    hayirli ugurlu olsun. saglikla kucaginiza almayi nasip etsin Allahim..yaziniz cok guzel olmus. son paragraf hakkinda sunu soylemek isterim. her kadin anne olmayi ister kendi cocuguna sahip olmayi. Allahim verebilecegi en guzel lutuf bu bence…evlatlik alirsiniz almazsiniz o sizin bileceginiz birsey ama bence kadin cocugunu dogurunca tamamlaniyor . Allah isteyen herkese nasip etsin..

  28. Nurgül Kurşunlu diyor ki:

    Geçirdiğin süreç gerçekten bir kadın için yıpratıcı bir süreç olmuş. Aynı zamanda 31 yaşında bir kadın için yumurtalık yaşlanması teşhisi de gerçekten enteresan olmuş sanırım doktorların sebepsizlik karşısında biraz uydurmasyon olmuş diye düşünüyorum. 31 yaş daha nedir ki yahuuuu Allah allah:-). bende ilk gebeliğimde biyokimyasal gebelik geçirmiş daha sonraki hamilelğim için 9 ay uğraşmıştım oğlum 17 aylıkken kızım kendiliğinden hopppp kapımızı çalıverdi hayat her zaman sürprizlerle dolu… Bundan sonra küçük mucizen senden kuvvet alarak minicik gözlerini dünyaya açacak ve hayat boyu minicik elleriyle sana tutunup hayatınızı bir şölene çevirecek eminim… Şimdiden bu efsanevi hayat serüveninizde iyi şanslar, sağlık ve mutluluklar

  29. Ayse diyor ki:

    Benzer seyleri yasayan bir anne adayi icin cok tanidik bir yaziydi ama benim icin sorun bir sure bebegimizin olmamasi idi. Su an hamileligimin 39. haftasindayim ve bebegimize kavusmamiza bir hafta kalmis olmadina ragmen hala korkuyorum ya bebegimize birsey olursa diye. Bu nedenle hicbir zaman hamileligimi doyasiya bir cosku ile yasayamadim, hep temkinli davrandim. Arkadaslarim hamike olduklarini ogrenir ogrenmez sosyal medya sitelerinde bas bas bagirirken ben kimseye duyurmamak icin 4.aya kadar beklemistim ya birsey olursa diye. Bu son hafta da bir gecse ve saglikli bir bebegimiz oldugunu gorsem cok sevinecegim. Insallah siz de hicbir sorun yasamadan bu asamalara gelir ve bebeginize kavusursunuz…

  30. Gülin diyor ki:

    Bu yazıyı okuyup da gözlerinin dolmasına engel olmak mümkün değil :( çok üzücü şeyler yaşamışsın ama çok şükür şimdi herşey daha bir yolunda. inşallah sağlıkla kucağına alırsın bebişini. ben de ikiz kızlarıma hamileliğimin 18. haftasındayım ve kendi blog’umda kendi hamilelik güncemi yayınlıyorum.
    http://keyfimizvebiz.wordpress.com
    önümüzdeki haftalarda yazacağın daha neşeli yazılarını keyifle okuyacağım :)
    duble anne

  31. Burcudan diyor ki:

    Sevgili Esra;

    Gozlerim dolu dolu okudum yazini. Zor zamanlar gecirmissin, ama saglam durusun ve sabrin sayesinde simdi saglikli bir gebelige adimini atmissin. Saglikla bebegine kavusacagin gunu bundan boyle biz de iple cekiyor olacagiz. Gelismeleri bekliyoruz! :)

  32. Nedret diyor ki:

    Esra , yazını okurken yazılmamış onca şeyi kendi deneyimlerimden hatırladım. Ama bu sefer içim burulmadı çünkü sende anlayacaksın ki bebeğin içinde büyümeye, güçlenmeye tekmeleriyle sağlı sollu karate hareketleri yapmaya başladığında yaşadığın tüm üzüntüler yok olacak. Bende tam dört sene iki düşük ve bir dış gebelik ameliyatı sayısız test ve doktorla en sonunda da artık tüp bebek denildiğinde hissettiğim koca boşluk ve eksiklik duygusunun en umulmadık ve beklenmedik zamanda kapımı çalan küçük kızımın kalp atışlarını duyduğumda yavaş yavaş azaldığını gördüm. Artık doğuma dört hafta kala sadece dua ediyorum hayırlı ve sağlıklı bir şekilde kollarıma alabilmek için küçük kızı. İnsan yaşamadığını hayal bile edemiyor kimi zaman, göbeğin kocaman olduğunda ve özgür iradesiyle harekete başladığında içinde bir can taşıdığın avaz avaz bağırdığında eski günler artık acı vermeyecek. Aksine sürekli şaşıracaksın bedenin yapabildiklerini yaşamak bilmekten daha acayip. Yolculuğun uğurlu ola!…

  33. ayfer diyor ki:

    Öncelikle geçmiş düşüklerin için çook geçmiş olsun ,Yaşadığın zor günleri tahmin etmek güç değil 8 haftalık 1 düşük yaşamış biri olarak .Duyduğum her gebelik beni inanılmaz duygulandırıyor gözyaşlarıma hakim olamıyorum dualarım bütün anne adayları bu duyguyu yaşasın bi anne adayına en güzel beddua bu duyguyu yaşa bu mutluluğa bulaş inşALLAH .benim 8 yaşında bir oğlum var onun akabinde 2 yıl önce bir düşük :( tek bir arzum var bir an önce sağlığıma kavuşup yeni bir evlat sahibi olmak istiyorum oğlum bir kardeşi olmasını çok istiyor küçük bir rica banada dua edersen sevinirim .nacizane küçük bir öneri normal doğum olmanı evladını sağlıkla kucağına almanı dilerim sağlık ve mutluluk siziznle olsun.

  34. Esra Aytul diyor ki:

    Buradan herkese çok teşekkür etmek istiyorum güzel yorumlarınız için. Dualar, pozitif düşünceler hepsi benimle biliyorum ve hissediyorum.

    Sevgiler,

    Esra Aytul

  35. emel diyor ki:

    Merhabalar,gerçekten yazdıklarınızı okuyunca çok şaşırdım.bu siteye ilk defa giriyorum.çaresizliğim ve ümitsizliğimin karşısında Türkiye’de bir çözüm bulamayacağımızı düşünüp eşimle Amerika’da sorunumuzun çözümü olacağını düşünerek ,Amerika ile ilgili araştırma yaparken sizin yorumunuzla karşılaştım ve bu kadar benzer şeyler yaşamış olmamıza çok şaşırdım gerçi benimkisi biraz daha vahim bir durum ,sizi çok iyi anlıyorum.Ben de 30 yaşındayım.6 yıllık evliyim aynen sizin gibi her şeyi tam oturttuktan sonra çocuk düşünmeye karar verdik.3 yıldır bunun için uğraşıyoruz.Pkolu olduğum için ilk denememiz aşılama oldu üniversite hastanesinde (cerrahpaşa ).gebelik oluştu fakat 4.haftada kese oluşmadı kimyasal gebelikle düşük yaptım..2. denememiz üniversite hastanesindeki ilgisizlik,asistanların yapıyor olması sebebiyle kendi isteğimizle daha fazla şansımız olduğunu düşündüğümüz için tüp bebek merkezinde (Bahçeci)tüp bebek oldu.yine gebelik oluştu ve 8.haftada kalp atışlarını duyamadık ve kürtajla alındı.Bu iki düşükten sonra genetik test yapıldı ve bende kan pıhtılaşması oldduğunu öğrendik.3. deneme için farklı bir yerde denemek istedik.Umut tüp bebek merkezinde tüp bebek denedik yine hamile kaldım.pıhtılaşma iğnemi kullanmama rağmen 6. haftada boş gebelik sonucu düştü.Bu 3 düşükten sonra internet araştırmalarımızda lenfosit aşısı diye bir şey olduğunu öğrendik bağışıklık sistemini geliştirici çünkü düşük sebebinin bağışıklık sisteminin zayıflığıyla ilgili olabileceğini söylemişti doktor.Biz de bu aşıyı yapan Türkiye’de tek bir yer olan Fertijin tüp bebek merkezinde yaptırmaya karar verdik.Bu aşının ilkini yaptırdıktan kısa bir süre sonra ,normal adet kanaması sanıp uzun sürdüğü için doktora gittiğimde doğal yolla hamile kaldığımı fakat yine 5.hafta da düşük yaptığımı öğrendim.Yine aynı merkezde yumurta geliştirici iğneler kullanıp doğal yolla olmasını denedik yine gebelik oluştu ve yine 4.haftada 5. düşüğümü yaptım.Sonuç olarak 2 senede 5 düşük ,2si kürtaj,1 tanesi histereskopi ile tıraşlama,1 tanesi parça kaldığı için ameliyat. Bunların yaşandığı süreçler gerçekten çok zorlu ve yıpratıcı çok yıprandım yoruldum.İğneler,haplar,düşükler,kürtajlar.. bütün bunların doktorların hiç umrunda olmaması,bir daha deneriz, bir daha demesi insanı en çok üzen şey ve bu kadar düşüğe rağmen net bir şey söylenemesi,şundan dolayı denilemesi ve üstelik düşükler konusunda bilmediğimiz şeyler var denmesi çok ümit kırıcı …şuan ne yapacağımızı bilmiyoruz .hiç umudumuz kalmadı .sürekli aynı şeylerin denenmesinden yorulduk.Doktorların resmen bilmediğimiz şeyler var demesi bize Türkiye’de bilinmediğini Avrupa da tekrarlayan düşüklerin tedavsi olabileceğini düşündürdü.Yalnız siz Türkiye’de tüp bebek yaptırdığınızı yazmışsınız.Nerede yaptırdığınızı ve hangi tedavilerin uygulandığını ve düşüklerinizin sebepleri ile ilgili bir bilgi verildi mi? paylaşırsanız memnun olrum.Bir de Amerika da tekrarlayan düşükler konusunda bir bilginiz var mı?İnşlallah sağlıkla bir an önce bebeğinizi kucağınıza alırsınız.Sevgiler..

  36. emel diyor ki:

    bu arada esra hanım yukardaki yazıyı size yazdım.

  37. Aysil diyor ki:

    Sevgili Esra inan yazini nefes almadan okudum ve bir umut oldun bana…Bende eylul 2011 ve haziran 2012 de iki defa kanama ve ardindan kalp atisi durmasi ile 8 haftalik hamileliklerim kurtaj ile son buldu…bugun kendimi cok kotu hissediyordum artik cocugumuz olmayacak diye dusunmeye baslamistim ki sen ciktin karsima…okadar moral oldun ki bana anlatamam…bugun donum gunum artik olumsuz bir sey dusunmiyecegim…neden neden diye sormayacagim…sonuc olarak tetkiklerde birsey cikmadi…olmamasi icin bir sebep yokken kismet degilmis demekten baska bir sansim yok…senin adinada cok sevindim insallah bebegini saglikla kucagina almani allah nasip eder…artik seni sıkı takipteyim :) )) sevgilerimle…

  38. cemre diyor ki:

    bende 2 düşük yaşadım7 ay ara ile bütün araştırmalarım yapıldı sonuç sebepsiz düşük:(( sadece kan pıhtrılaşma testimde 1tane mhtr 677 heterezigot var oda hafif olduğu için iğneye gerek yok dedi ama önlem olsun diye son gfittiğim doktor hamile kalır kalmaz iğne önerdi bende şaşkınım esra arkadaşım yazdıklarınumut oldu bebeğini sağlıkla al kucağına inşallah….

  39. yeliz diyor ki:

    Hayırlı sağlıklı bir gebelik ve sağlıklı bir doğum yaşarsınız dilerim….Öyle doğru bir ifade kullanmışsınız ki yazınızın sonunda, “bir kere bu maceranın içine girmişseniz, geri dönüş yok”…
    Bende benzer şeyler yaşadım 6 ayın içinde, 9 haftalık gebeydim. Herşey okadar yolundaydı ki…Doktor kontrolümüzden sonraki gün neredeyse benimde hayatımı tehlikeye sokacak kadar anormal bir kanamayla hastaneye yatmak zorunda kaldım. 5 gün hastanede 10 gün evde çabaladım, sandım ki onca kanamaya rağmen bebeğimiz hala bizimle olacaktı ama 1 Ağustosta 11 haftalık gebeliğim kürtajla sonlandırılmak zorunda kalmıştı. Gümbür gümbür atan o minik kalp durmuştu… Nekadar yıkıldığımı ve ağladığımı tahmin edersiniz. Bir daha hiç deneyemem sanmıştım. Ama doktorumun verdiği 2 aylık korunma süresi biter bitmez tanıştığım bHCG hormonu yine kanımda dolaşsın istedim. 2 ay sonra hiç inanamadığım bir şekilde yine hamileydim. Öyle temkinliydim ki… Kimselere bişey söylemedik, biz hiç sevinmedik, sessizce kalbinin atmasını bekledik. 7. haftaya girdiğimizde kendimi çok kötü hissettim 2 gün sonra kalp atışlarını dinlemek için randevumuz vardı ama öyle kötüydüm ki ben mutlaka ters giden bişeyler vardı. Doktorumu aradım, evham yapıyorsun ama erken gel madem dedi. Tahmin ettiğiniz gibi, bebeğimiz ilk gördüğümüz günkü gibiydi. Sadece boş bir kese, hiç gelişmemiş…Enfeksiyon ve kanama riskine karşı hemen kürtaj olmak zorunda kaldım. Bu sefer ağlamadım, hemde hiç…Daha çok sessizleştim ve daha çok korktum…Geçirdiğim 3 ay içinde aklınıza ne gelirse histeroskopiden rahim filmine pıhtılaşma testlerinden yumurta rezervine herşey bakıldı ve koca bir hiç…Sevinmeli miydim üzülmeli mi? Bir sebeb yoktu ki tedavisi olsun du, ama bi yandan da tedavisi mümkün olmayan bişeyde çıkabilirdi. Kafamız karıştı anlayacağınız… Çok acımasızca ama denemekten başka çare yok dedi hem kendi sevgili doktorum hemde ne olur ne olmaz diye gittiğim diğer doktorum… 3 ay geçti şimdi, buay korunmayı bıraktım merakla bekliyorum şimdi, üstümde ağır bir yorgunluk var, ama biliyorumki bu yoldan dönüş yok, kaybettikçe kazanmayı daha çok istiyorsun…

  40. ilkay diyor ki:

    Merhaba Esra,

    Günlüğünle yeni karşılaştım ve çok etkilendim.Ben de ilk kez hamile olduğumu duyduğumda tüm sevdiklerime haber vermiştim.Umutla heyecanla bekliyorduk ki 6 haftadan sonra gelişme başlamadı,kalp atışı olmadı 10.haftaya kadar bekledik ama bir milim bile büyümedi ve benim küçük umudum benden alındı.O dakikadan sonra aklınızda hep aynısı bir daha olur mu sorusu ve korkusu ikinci hamilelik haberimi kürtajımdan 6 ay sonra aldım içimde buruk bir sevinç bir yandan havalara uçmak istiyorum bir yandan dur şimdi bi acele etme bakalım eşim hariç aileme kalp atışlarını duyana kadar hiç birşey söylemedim şimdi benim de içimde bir mucize büyüyor içimden hiç bir zaman eksilmeyecek endişe ile birlikte şu an 10.haftanın içindeyiz ve ben de burdan umudu azalan ,eksilen tüm annelere ışık olduğun için sana teşekkür ediyorum.Umarım her zaman güzel haberlerini alırız .Sevgiler

  41. hilay diyor ki:

    Esra hnm yazdiklarinizi bir solukta ve gozumde yaslarla okudum. Inanin bu paylasiminiz gebelik kaybi yasayan tum kadinlarin yuregine su serpiyor. Guzel haberlerinizin devami dilegiyle.

Trackbacks for this post

  1. Esra’nın Gebelik Günlüğü, 11. hafta | Blogcu Anne
  2. Esra’nın Gebelik Günlüğü, 12. hafta | Blogcu Anne

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Gebelik Günlükleri (166 / 249 makale)
Cigdem 15. hafta foto


Ve huzurlarınızda ilk yazısıyla Çiğdem... *** Sevgili Blogcu Anne okurları, Karşınızda yeni Pazartesi neşeniz, otuzlu yaşların hayata dair hiçbir ağırlığını ...