21 Yorum

Deniz M.’in Gebelik Günlüğü, 10. hafta

Deniz’in Gebelik Günlüğü’ne devam ediyoruz. 

Deniz’in bütün yazılarını buradan takip edebilirsiniz.

***

Sevgili taze/tecrübeli anneler ve bebeleri,

Hayatımda ilk defa bir deli cesaretiyle başladığım bu blog maceramda beni yalnız bırakmadığınız ve hatta destekleyip moral verdiğiniz, yaşadıklarımı paylaşıp, üstüne bana çok kıymetli önerilerde bulunduğunuz için çok teşekkür ederim. Meğer ne renkli hayatlar, ne şık bloglar, ne çok hamile, ne çok bebe varmış. Haftamı şenlendirdiniz. Şenlendirilmeye çok ihtiyacım olan bir haftaydı. Zira hem bebi icin, hem de benim için yorucu ve yıpratıcı bir haftaydı.

Sürekli ağladım… Engel olamadım kendime, ağladım. Ağlanacak şeylere de ağlanmayacak şeylere de ağladım. Gerçi ağlanacak şeyler çoğunluktaydı bu hafta.

Önce gözlerimin önünde güzelim okulum (Galatasaray Üniversitesi) çatır çatır yandı bitti kül oldu. Hem de evimin hemen ilerisinde. Durup durup ağladım… hem de hüngür hüngür…

Sonra, nikah şahidim olmasını hayal ettiğim (ve teklif de ettiğim ve de kabul eden) kişi öldü. Birdenbire. Üstelik düğünüme geleceğine ve başköşeye oturacağına söz verdiği halde… Gerçi 2,5 senedir kanserle savaşıyordu ve durumu gittikçe kötüleşiyordu ama her şeye rağmen öylesine hayat ve azim doluydu ki, onun ölebileceği, hem de enerji dolu son konuşmamızın sadece birkaç gün sonrasında yatağına uzanıp ölüverebileceği hiç aklıma gelmemişti… Hem de düğünüme bu kadar az kalmışken… Çok ağladım… Üstelik ne doktorum, ne sevgilim, ne de annem cenazeye katılmama bile izin vermedi… Zira cenaze Brüksel’de…

DenizM_10Hafta

Bu arada bulantılarım hiç ama hiç dur durak bilmeden devam etti. Ne bulduysam yemeğe çalıştım (ayva, haşlanmış patates, çubuk kraker – bir daha ömrümün sonuna kadar çubuk kraker görmek bile istemiyorum mümkünse – elma ve kaynana sopası!) ama bebi hiçbirini beğenmedi sanırım zira bana hepsini kusturdu! Hatta öyle çok ve şiddetle kustum ki bi ara gözüm karardı, şimşekler çaktı ve sol gözümüm önüne koca bir kandamlası geldi oturdu! Gerçi aynaya baktığımda hiçbir şey görünmüyordu, sevgilim de bir türlü göremedi, ama benim görüşümde çok net kocaman bir kandamlası vardı, hem de köpüklü! Gecenin bi vakti annemin çok yakın bir arkadaşı ve başarılı bir göz doktoru olan Burcu Teyze’yi aradım. Antalya’da yaşayan Burcu Teyze bana bu durumun epey ciddi olabileceğini, en iyi ihtimalle gözümde kılcal damarlarda kanama olduğunu (ve zamanla kendi kendine geçebileceğini) ama bir ihtimal de retinamın yırtılmış olabileceğini, o zaman da lazerle acilen ameliyat edilmem gerektiğini söyledi! Ve de ekledi, “ne yap yap, sakın kusma, ve hatta öksürme, aksırma, tıksırma, hapşırma, kafanı öne arkaya sağa sola oynatma, eğilme, oturarak uyu ve sabah acilen bir retina uzmanına görün!”

Sabahı sabah ettik diye özetliyeyim. Sabah o retina uzmanının kapısından bu retina uzmanının kapısına mekik dokudum. Şansa hepsinin ameliyat günüymüş o gün. Hiçbiri muayene kabul etmedi. Neyse ki bi tanesi insafa gelip (Burcu Teyze’yi de kıramayıp) iki ameliyat arası beni muayene etti ve güzel haberi müjdeledi: retinam sağlam! Sadece gözümü patlatmışım! (Şaka değil, damarlarım patlamış, bayağı bildiğiniz kanama olmuş!) Anlayacağınız ikinci bir emre kadar kusmam yasaklandı! Gel de uy tabii bu yasağa…

Güzel şeyler de olmadı değil tabii… mesela 10. Hafta kontrolü vardı ve bebinin sonunda kollarını, bacaklarını ve koca kafasını gördük! Kalp atışlarını duyup kesesini gördüğümüzde gözlerimden usul usul süzülen yaşlar yerine bu sefer oynayan minicik kolları bacakları görünce hüngür hüngür ağladım! Zaten ağlayacak yer arıyordum, bayağı sarsıla sarsıla böğüre böğüre ağladım! Gören etimden et koparılıyor sanabilirdi… Yıllardır en büyük kavgalarımızı ben ağlarken/ben ağladığım için yaptığımız, benim ağlamama dayanamayan/çıldıran/çok ama çok sinirlenen sevgilim çok bambaşka bir sabır testinden geçiyor bu günlerde. Benim ağlamama alışsın ki ilerde bebi ağlarken çıldırmasın diye bence…

Haftasonu değişiklik olsun diye sinemaya gittik. Sevgilim kaç haftadır şiddetle muhalefet etmesine rağmen bu sefer inadını kırıp “Pi’nin Yaşamı” filmine girmeye razı oldu. Filmi ben seçtim, hakkında çok olumlu şeyler duymuştum. Duyduğum kadar da varmış, tam bir görsel şölendi, üstelik 3 boyutlu. Keyifle izlerken, bir sahnesinde öyle korktum ki (korku filmi değil, sadece bir sahnesinde beklenmedik, insanı yerinden zıplatan bi durum oluyor) birkaç dakika kendime gelemedim! Elim ayağım titredi. Ve de ciddi ciddi korktum bebek yerinde duruyor mudur diye! Hatta filmi yarıda bırakıp hastaneye gidelim diye ısrar ettim ama sonra sakinleşince, kanamam da olmadığı için vazgeçtim.

Özetle bu hafta bebi neye uğradığını şaşırdı. Dünyanın çok acıklı ve korkunç bir yer olduğunu düşünmüş olsa gerek. Ya da henüz hiçbir şey düşünemeyecek kadar küçük de olabilir tabii. Malum henüz sadece bikaç mm ve 4 gr! Nasıl olacak da büyüyüp kocaman bi insan olacak hala aklım ermiyor. Biran önce zaman geçsin, şu bulantılar bitsin, göbeğim çıksın ve hamileliğin eğlenceli tarafları başlasın istiyorum artık! Bebi de sağlıkla büyümeye devam etsin tabii… Gene sabırsızlık ediyorum biliyorum… Ama çok bulanıyor midem n’apayım!

Bu arada bu ağlak zırtlak, pörtlek ve kusmuklu hallerimle seksapelitem tavan yapmış durumda (!). Arada bir hala bir kadın olduğumu, nihayetinde beni sabah akşam gören bir adam olduğunu hatırlamaya çalışıyor ve şimdiden böyle dağılırsam, daha bunun loğusalığı var, o zaman halim nice olur diye düşünüyorum – ve içim kararıyor! Ama süs püs yapmak da, cilve yapmak da hiiiç gelmiyor içimden. Kalın hırkalara sarınıp sarmalanıp bi köşede saklanayım istiyorum sadece! Bi ara bu modum da değişir di mi? Yoksa durum çok vahim! Gerçi sevgilim sağolsun hala küçük sürprizlerle şımartıyor beni, yok yere kırmızı güller alıyor bana (maşallah diyeyim) “demek hala ümit var” diyorum, ama bu dağılmış halimi toparlamak lazım acilen. Yoksa bu da mı bebinin ağlak zırtlak, sümüklü ve kusmuklu hallerinin provası sevgilim için?

21 yorum

  1. başına gelen kötü olaylar için çok üzüldüm. ama moralini heeep yüksek tutman gerek. bebeğin için. hep pozitif olmalısın hep olumlu konular konuşmalısın, bebek senden olumsuz bir duygu sinyali almasın. sana bu kitabı okumanı öneririm “Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı -Dr. Thomas Verny/ John Kelly-KURALDIŞI YAYINLARI” işin özünü anlamak için okumak lazım: “anne ne kadar mutlu bebek o kadar mutlu”. ben mümkün olduğunca gazetelerde kötü haberleri okumuyorum, sevmediğim insanları görmüyorum, tartışma yaratacak gergin ortamlardan uzak durmaya çalışıyor ve hep güleceğim filmlere gidiyorum. bence Cem Yılmaz’ın gösterisini izle 🙂
    duble anne

  2. umarım bir an önce eglenceli kısmı gelir bizimle paylaşırsın…hayırlı uğurlu olsun bebegin..sağlıklıca alırsın eline inşallah..

  3. Başın sağolsun Deniz, Allah geride kalanlara sabır versin. Sana da geçmiş olsun.
    Bi dönem gelecek ve köşeye çekilmek yerine daha çok görünmek isteyeceksin : ) Benden söylemesi.
    Keyifli bir hamilelik dönemi diliyorum.

  4. merhaba Deniz ,

    Günlüğünü okurken geçenseneki beni tarif ediyorsun dedim resmen.İnan içindeki o minicik şey büyüyor kocaman oluyor bazen kollarında taşırken yoruluyorsun:)))Benim mide bulantılarım koku hassasiyetim okadar fazlaydıki bunun artık bir hastalık olduğunu doğumdan sonra da devam edeceğini düşünmeye başlamıştım ben sana tek tavsiyem naneli şeker çünkü ağızda anlamlandıramadığım bir tat oluşuyordu ve bu dışarıdan gelen kokularla birleşince inanılmaz midem bulanıyordu.Çubuk kraker bana da çok söylendi ancak bende hiçbir işe yaramadı.15,haftadan sonra ise geçti gitti verdiğim kiloları fazlasıyla aldım:)yazılarını takip etmeye devam edeceğim sen ve bebeğin sevgiyle kalın

    Batu’nun Annesi..

  5. D.D. NİN ANNESİ

    kıyamam sana ve sevgiline ama geçecek hepsi geçecek sonra yenileri gelecek kusmalar bitecek ama koca göbeği koyacak yer aramaya başlayacaksın ama hepsinin ayrı bir tadı var ilerde bebiye anlatacak anı biriktiriyorsun daha ne .Bende aynı senin gibi hissediyordum 2 gebeliğimdede karanlık sıcak bir yer olsada günlerce kimseye görünmeden kafamı kuma gömüp uyusam.
    seni bebiyi ve sevgiliyi seviyorum son tahlilde

  6. Merhaba Deniz, gecen sene tam bu siralar ben de senin gibi hallerdeydim, Gökce’nin gebelik günlügünü takip eden bir gebeydim. Hatta Gökce’den üc gün sonra dogdu bizim Efe oglan. Demissin ya nasil büyüyüp koca bebe olacak diye, gözlerim doldu bi an. Zira ultrasonda gördügüm o minis el ve ayaciklar simdi beni oksamaya calisiyor, dokunuyor, tekmeler savuruyor. Ama gecen kis bulantidan yerimden kalkmayi bile gözüm almiyordu tabii o ayri. Ama gercekten hepsi geciyor, 3 aydan sonra enerjisi tekrar yerine geliyor insanin, istahi da tabii. Alisveris telasi basliyor vs. Havalar da düzeliyor, son ayima kadar bol bol gezdik, seyahat ettik biz 🙂 Ayrica kirmizi ojelerini sürdügüne göre durum o kadar da vahim degil, hala bi umut var demek ki. Bulantilar izin verdigi ölcüde bol yürüyüs yapmaya calis bence, cok cok iyi geliyor. Bi de seni güldürme garantisi olan filmler izle, insanlarla vakit gecir, bol bol bebek bakimi & hamilelik HARICINDE kitaplar oku, nacizane tavsiyem. Yoksa hormonlar alip yerden yere carpmaya calisiyor insani bu haftalarda. Güzel günler yakindir. Her sey gönlünce olsun, sevgiler…

  7. Merhaba Deniz, bende 10. haftamdayım şu anda ve senin kadar kusmasam da senin gibi ağlama krizlerine giriyorum. Hergün farklı bir ruh halindeyim bende ve dediğin gibi kimse bana dokunmasın ben bi yerde oturayım yatayım modundayım:))) Şu hallerimiz bir geçse de göbişimiz büyüse işin zevkli tarafı başlasa artık diimi.. Yani Deniz aslında yalnız değilsin :))

  8. Merhaba deniz birkaç ay önceki ben anlattıkların 33. Haftalık hamileyim ve ilk 14 hafta rimelin kokusu bile bana ağır gelmişti süslüyümdür aslında saçım başım yapılı topuklu ayakkabılı falan bir kadınımdır ama o 14 hafta o kadına noldu bilmem tatsız somurtgan bakımsız birine dönüşmüştüm kusmak insanı perişan eden birşey işin kötüsü 9 ay sürecek sandım ama geçiyor hemde bıçak gibi keslircesine Dr. um gebeliğin en zor kısmıdayız dedi geçen gün hayır dedim en zor kısmı kusmaktı ben artık gayet mutlu bir gebeyim:)))duygusal travmalar devam ediyo herşeyde ağlamaya hazır gözyaşım var ama kendimi iyi hissediyorum mutlu hissediyorum ki bu çok önemli yakında kadın gibi hissedeceksin hemde fazlasıyla:)))sağlıklı gebelikler diliyorum hepimize….

  9. İlk üç ayda kusmaktan 3 kilo vermiş, kendi bloğunda bir ara kusmak ve kokular dışında hiçbirşeyden bahsedemeyecek kadar yitip gitmiş ve şu an 20 haftalık bir anne adayı olarak, “geçiceeeeeek sabır!” diyorum.. Şu an inanamıyorsun biliyorum ama maksimum 4 hafta daha, sonra kokular da bulantılar da şak diye kesiliyor.. Bulantı kesici olarak sıcak suyun içine azıcık (1 çay kaşığını geçmesin acı olur) taze zencefil rendeleyip içebilirsin. Doktorum önermişti, bana iyi geliyordu. Sevgiler!

  10. Sevgili Deniz,
    Başın sağolsun..Allah rahmet eylesin ve ayrıca çok geçmiş olsun…
    Bulantılar hamileliğin tuzu biberi ve çok illet …benimki de 8.hafta ile 13.hafta arası beni adeta bu hayattan nefret eder hale getirip sonra 13.hafta sonrası birdenbire bıçak gibi kesilmişti…hatta bu mide bulanmama durumuna alışamayıp acaba hamileliğin bir diğer evresinde de birden bire yeniden midem bulanmaya mı başlayacak diye epey endişe yapmıştım :)) deli miyim neyim…13. hafta yani bulantı sonrası harika bir hamilelik dönemine giriliyor tabi o yorgunluk ve uyuşukluk hali de geçtikten sonra…ikinci çocuk özlemi kadar; bir o kadar da; yeniden hamilelik dönemini yaşamayı özlüyor insan…o kadar keyifli bir dönem …şimdiden harika bir hamilelik diliyorum sana…sevgiyle…İlke

  11. Merhaba öncelikle başınıza gelenler üzücü umarım çabucak geçer bı kötü zamanlar…
    Şuan bende 10. haftadayım saydıklarınızın hepsi mevcut 🙂 geçmesini bekliyorum büyük bi sabırla…Dediğiniz gibi hırkalara sarınıp bi köşeye pusuyorum ve her geçen gün zayıflıyorum.Ve bunların arasında tek derdim bebiş büyüyor mudur 🙂

  12. merhaba deniz,
    önceki yazını da bir solukta okumuştum, bunu da öyle okudum. arada beni gülümseten bir detay da bebekten bebi diye bahsetmeniz oldu. biz de bebi derdik, hala da diyoruz ama artık bebekliği kalmadı. umarım her şey çok güzel olur. sevgiler,

  13. Deniz basin sag olsun, Allah sana ve yakinlarina sabir versin ve sana cok gecmis olsun, bir an once iyilesmeni diliyorum. Bu arada 12. haftadan sonra bulantilarin birdenbire kesilecek ve gebeliginin keyfini cikartmaya baslayacaksin. Ben hamileligimin ozellikle ilk uc ayinda mide bulantisindan dolayi kendimi yogurtlu yiyeceklere vermistim, bana cok iyi geliyordu. Bir de cubuk kraker tabiiki! Guzel haberlerini bekliyoruz, kendine ve guzel bebisine dikkat et! (Icimden guzel kelimesi gecti ilk olarak, kiz mi olacak acaba? 🙂 )
    Sevgiler…

  14. Mide bulantisi icin deneyip sana ne geldigini bulabilirsen biraz rahatlarsin belki. Ise yaradigi soylenen seyler nane sekeri, limonlu eksi seker, zencefil, sade gazoz. Ozellikle sabah daha coksa bulanti, yataktan cikmadan once kraker cinsi kuru bir seyler yemek iyi olur diyorlar…. Bir de her zaman az az yemek lazim. Bir kac kraker sadece, biraz bekle, miden kotulesmemisse biraz daha. Kotulesmisse yeme, biraz daha bekle ya da baska bir sey yemeyi dene. Bana leblebi, kuru ekmek, karabiber/bal karisimi ve kayisi suyu gibi seyler iyi gelir mesela. Bir de hosuna giden ya da en azindan kotu gelmeyen bir koku varsa, yaninda tasiyabilirsin. Mesela mandalina kabugu gibi.
    Cok kusunca tabii susuz kalmamaya dikkat etmek de lazim. Az az yudumlar gun boyu.
    Surda daha cok oneri var:

    http://www.babycenter.com/morning-sickness?page=3#articlesection6

    Umarim sana neyin iyi geldigini bulabilirsin…

  15. Merhaba Deniz,
    Kaybın için bir şey diyemiyorum. Sadece sabır dileyebilrim, başka da bir şey gelmiyor insanın elinden.
    Gözüne de geçmiş olsun. Şu kusmalar, bulantılar tez vakitte geçip gider umarım.
    Ben şanslı gebeşlerdendim. Hiç kusmadım. Midem de eskiden ne kadar kaynıyorsa o kadar kaynadı ara ara. Anasonlu galeta iyi gelmişti. Bir de taze zencefili demleyip içmiştim. İstersen bal da katılabilir. Bal mideyi yatıştırır.
    Bir kaç hafta kalmış. Ondan sonra enerjin yerine gelir.
    Kolay gelsin.

  16. Cok tesekkur ederim guzel yorumlariniz icin. Sayili gun cabuk gecermis, 12/13 haftanin dolmasi ve bulantilarimin bitmesi icin an sayiyorum… Sevgiler

  17. Nurgül Kurşunlu

    Deniz öncelikle kaybın için başsağlığı dilerim. Bende ilk bebeğimde 4 ay boyunca her saat başında damarlarımı patlatırcasına kustum ikincisinde de sadece sabahları bir kez kusar sonra tüm gün mide bulantısıyla gezerdim bana en iyi gelen şey Maden suyu idi. Dene belki sana da faydası dokunur. Bence kusmaların geçene kadar kendini hiçbirşey için zorlama olabildiğince dinlen hırkalara sarın ve uyu çünkü içinde acayip hızlı inanılmaz bir faaliyet var bebeğin büyüyor ilk dört aydan sonra daha enerjik ve keyifli olacaksın hele 5-6-7 aylar tadından yenmez.

  18. Deniz merhaba,

    Sonunda yazmaya fırsatım oldu çok şükür.
    Öncelikle başın sağ olsun ve üzücü tüm olaylar için geçmiş olsun!

    Normalde hassas olduğumuz halde bu dönem kat kat daha fazla hassasız. Seni o kadar iyi anlıyorum ki.. Tek bir şey biliyorum. Gerçekten bir değerlendirme yapmakta fayda var. Evet zor cidden psikolojik olarak resmen tarumar haldeyiz ancak içimizde bizden güç alan biri var. Biz uyurken bile!

    Bende bunun muhasebesini hep yapıyorum. üzülecek bir olay karşısında Üzülmeli miyim – evet hemde çok… ancak içimdeki yavrunun gelişimini az- çok sekteye uğratıyorum. Biliyorum ki gebeliğini stres ve üzüntü ile geçiren annelerin bebeği hiper aktif olabiliyor. Başka bir çok durum da olabiliyor. Bu bir risk.. Bu riski alıp sonradan vicdan azabı duymaya hiç gerek yok diyorum. Ve az da olsa rahatlıyorum. Anneliğin ilk öğretisini alıyorum. Benden başka düşünmem gereken ancak benle varolabilecek biri olduğunu daha hatırlatıyor bedenim ruhum.. İlk mesaj bu! Anneliğe hazırladığını düşünüyorum böyle böyle…

    Demesi kolay ama sen yine de sakin ol… kendini yıpratma..

    Bulantıların içinse çok çok üzgünüm. Ben hiç bulantı yaşamadığım halde başıma gelen duygusal değişikliklerden bu kadar huzursuzken senin ne halde olduğunu tahmin edebiliyorum. Herkes geçeceğini söylüyor… Lütfen umut et..

    Dilerim en kısa zamanda atlatırsın.. Hiç olmadığın kadar enerjik ve pozitif Deniz’i yeniden bulursun. Ben inanıyorum geçeceğine…

    Yeni haftanı merakla bekliyor olacağım..

    Kolaylıklar..

    Cuma Gebesi Elif

  19. Deniz merhaba,

    Sabah bulantılarına beyaz leblebi iyi geliyor, yatağımın kenarına koymuştum ben, daha yataktan doğrulurken 5-6 tane atıyordum ağzıma, başka hiçbir şey de o kadar iyi kesmiyordu bulantıyı…

    Bir hafta sonra 1 yaşında olacak bir kızım var. Kızıma 3 aylık hamileyken aniden babamı kaybettim, hamileyken ne zor oluyor kayıplar anlayabiliyorum. Herkes sana “bebeğini düşün” diyecek, bu sözden bunalacaksın, bıkacaksın… Ama kendini kaybedercesine ağlamadığın sürece usul usul ağla diyeceğim sana, bebeğinle de konuş bir yandan, şu anda ağlıyorum çünkü çok üzüldüm diye anlat ona, ben aylarca karnımı sevip ağladım, şu anda çok da mutlu bir bebeğim var, o kadar da kasma kendini…

    Bir yandan da dışarıya çık bolca, en saçma romantik komedileri bile izle, bol bol gez, bebek olunca en çok istediği zaman şöyle bir dışarı çıkabilmeyi özlüyor çünkü insan… Ama sana “anne” dediği gün, ne bulantı geliyor aklına, ne kayıpların, ne uykusuzluğun 🙂 O gün gelince sen de beni anlayacaksın, şimdiden tahayyül etmen imkansız çünkü 🙂

    Bebeğini sağlıkla kucaklamanı diliyorum.
    Sevgiyle

  20. merhaba,
    8. haftadayım ve şu sıra çubuk kraker bile tatlı geliyor!! Sadece eski kaşarlı tost ve bol tuzlu ve dereotlu yoğurtlu makarna yiyebiliyorum. Bulantılar akşam daha çok ama sanırım henüz kusma aşamasına gelmedim, bu gidişle geleceğimden çok eminim çünkü!!!