7 Yorum

Esra’nın Gebelik Günlüğü, 11. hafta

Esra, gebelik günlüğüne Austin, Texas’tan devam ediyor. 

Esra’nın bütün yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Merhaba,

Bu hafta söze şöyle başlamak istiyorum. Bu günlükte yazdıklarım Amerikadaki hastahaneler ve doktor ofislerinde yaşadığım deneyimler olacak. Çoğu şey Türkiye’yle benzer olsa da aynı zamanda bir sürü farklılıklar da olacağını düşünüyorum. Mesela en basit örnek burada ultrason sadece belli haftalarda yapılıyor ve toplamda 3-5 kere arasında değişiyor. Bunun gibi bir sürü farklılık var. Biraz araştırınca bu ikili ve üçlü tarama testlerinde de farklılıklar olduğunu farkettim.

Esra

Geçen hafta yazımda yeni doktorumdan randevu aldığımı söylemiştim. Burada randevuyu alınca önce doktorun hemşiresi ile buluşuyorsunuz. Gerekli bütün ayrıntıları onunla tartışıyorsunuz. Gittiğimde elime bir dosya verdi, içinde hamilelik el kitabı ve bir kaç broşür ile. İçinde ofislerinin tanıtımı, hangi sıklıkla doktoru göreceğimi (34. haftaya kadar her dört haftada bir), yaptırmayı tercih edersek hangi genetik testler ve genel hamilelik sıkıntılarına karşı çözümler gibi.

Biz first screening diye adlandırdıkları -sanıyorum ikili tarama ile en yakın açıklayabileceğim- testi yaptırmaya karar vermekle işe başladık. Bu test hem ultrason hem de kan testi içeriyor. Bu aşama 12. haftada tamamlanıyor. 16. haftaya gelindiğinde ise 1 kez daha kan alınıyor ve bu üçlü taramaya denk geliyor. Eğer bu test pozitif çıkarsa amniyo sentez tavsiye ediliyor hasta için.

Bunun dışında bir başka testte önce anne genetik taramadan geçiyor ve 100 tane hastalık araştırılıyor (hastalıkları bilmiyorum şu anda). Eğer anne pozitif çıkarsa babaya da bu testi öneriyorlar çünkü eşlerden biri taşıyıcıysa diğerinin olmaması çok önemli. Anne babanın aynı hastalığın taşıyıcısı olması durumunda yine amniyo sentez öneriliyor. Bu arada bu testlerin hiç bir zorunluluğu yok, tamamen kişisel bir karar. Hiç bu testleri yaptırmayan ailelerde çok varmış.

Bunların dışında seyahat işini konuştuk. İşim gereği her hafta 3-4 gün şehir dışındayım ve çoğunlukla uçak yolculuğu yapıyorum. 36. Haftaya kadar seyahat için hiç bir sıkıntı olmayacağını anlattı hemşire. Birkaç tavsiyede bulundu. Kan dolaşımını düzenleyen çorap giymek, bol su içmek ve en az iki saatte bir kalkıp yürümek gibi.

Konuştuğumuz bir diğer konu ise egzersiz konusu. Bu konu da ultrason konusu gibi Türkiye’de farklı algılanıyor. Ben kiminle konuşsam egzersiz yaptığımı duyunca sanki yanlış yapıyormuşum izlenimini veriyorlar. Bunu hem infertilite doktorum, hem kadın doğum doktorum hem de hemşireyle uzun uzun konuştum. Anlaşıldı ki burda egzersiz her an destekleniyor. Sadece düşebileceğim sporlar yasak, sokakta bisiklete binmek, kayak yapmak gibi. Bunun dışında spor tamamen serbest (tabii ki kendini öldürene kadar spordan bahsetmiyorum, ki zaten o kadar aktif değilim). Aksine sporu devamlı yapmamı tavsiye ettiler, bu doğumu kolaylaştırırmış.

Kilo alımı konusundan bahsettik. Toplamda 10-15 kilo almamı bekliyorlar. Günlük kalori ihtiyacım 300 kalori artmış.

Bugün yani bu yazıya başladığım Çarşamba günü doktorumla ilk randevum vardı. İyi geçti. Sevimli bir doktorum var. Muayene etti ve pap simir testini tamamladı. Bugün normalde ultrason yoktu ama ben en sevimli hallerimi takınarak nazikçe çok kısa ultrason yapamaz mıyız diye ısrar edince portatif ultrasonumuzla bakalım o zaman dedi doktorum. Odaya tekerlekli oldukça eski olduğu belli olan aleti getirdiler. Minik mucizemin kalp atışlarını gördüm yine içim rahatladı. Tam resmi basacaktı doktorum makine kapandı. Neyse ben zaten amacıma ulaştım, önemli olan kalp atışını görmekti benim için. Herşey çok iyi görünüyor diye ekledi ve muayenemizi bitirdik.

Bu arada geçen yazımda bahsettiğim idrar yolları enfeksiyonu yine hortladı ve bu sefer sistit ya da diğer adıyla mesane enfeksiyonu olarak geri döndü. Şimdilik antibiyotik kullanmaya başlıyorum. Tedavi edilmesi önemli çünkü tedavi edilmezse böbreklere sıçrayabilirmiş, bu da erken doğum riski oluştururmuş. Bir hafta antibiyotik kullanacağım daha sonra kültür tekrarlanacak. Tabii ki doktoruma bu ilacın güvenli olup olmadığını sordum ve güvenli olduğunu öğrendim.

Bu hafta arada canımın bir şeyler çektiğini farkettim. Mesela cevizli lokum. Bursa’ya özgü bir tür hamur işidir. 8 senedir yememiştim ve aklıma hiç gelmemişti. Bu hafta bir sabah gözlerimi cevizli lokum diyerek açtım ve aşermek ne demek öğrenmiş oldum. Neyse ki canımın çektiği çoğu şeyi pişirebiliyorum.

Çok ağrım sızım olmuyor. Bulantılarım ise şikayet edilemeyecek kadar az. Benim bulantılarım genelde sabah değil akşamüstü başlıyor yattığımda ise tavan yapmış oluyor. Yatağa yatıp derin derin nefes alıyorum ki geçsin ama dediğim gibi henüz kusmadım. Bu hem hayatımı kolaylaştırıyor hem de gezerek çalıştığım işimi. Yoksa darma duman olurdum.

Bu haftaya özgü son nokta ise kendime ilk hamilelik pantolonumu almış olmamdır. Aslında kilo almaya başlamadım henüz ama kot pantalon giymek beni çok rahatsız etmeye başlamıştı. Ben de beli geniş lastikli ilk pantolonumu aldım. Devamı gelecek gibi görünüyor.

Haftaya görüşmek üzere!

Sevgiler,

Esra

7 yorum

  1. Merhaba Esra, öncelikle tebrikler! 🙂 Yazdıklarını ben de kısa bir süre önce yaşadım, aramızda 10 hafta var ve ben de yurtdışındayım. Burada (Batı Avrupa’da) da uygulamalar Türkiye’den biraz farklı, özellikle doktorların rahatlığı ve normal doğuma bakışları açısından. Gerekli testler rutin yapılıyor ve sigorta karşılıyor ama mesela doktorun ağzından asla “numerik değerler” duymam mümkün değil, sadece sana “herşey yolunda” ya da “şu noktaya biraz dikkat etmen lazım” gibi dönüyorlar. Yoksa ne kan değerlerimden, ne bebeğin değerlerinin tablolarla karşılaştırılmasından haberim var. Aslında bu beni de rahatlatan bir uygulama, çünkü insan kendini karşılaştırmaya başlayınca, her hamileliğin farklı olduğunu unutuveriyor ve gereksiz stres yaşıyor. Ama geçen hafta ısrarla bebeğin boyutlarını sordum ve doktorun ağzından kerpetenle aldım, normal olduğunu anlayınca da kendi kendime paranoya yaptığım için kızdım 🙂 Tam karman çorman hamilelik ruh halleri işte!
    Senin gibi bana da spora ve normal yaşamıma asla ara vermeden devam etmem önerildi, bu sayede açıkçası şu ana dek kilom ve psikolojim çok normal gitti. Birçok hamilenin yaşadığı sıkıntıları (oyyy bulantılar dışında tabii, o süründürdü 3 ay) yaşamadım ve bunu da normal yaşamımı değiştirmemiş olmama bağlıyorum.
    Burada doğum yapmak Türkiye’den çok farklı, doktor 24 saat hastanede oluyor ama sadece acil durumda müdahale ediyor. Beni ebe doğurtacak düşüne biliyor musun, korktum tabii duyunca, Türkiye’de nerdeyse millet profesörler eşliğinde doğuruyor ya.. Ama düşününce, yahu “ebe”dir zaten bu işin erbabı.. Hem doğum öncesinde ve sonrasında da yanımda olacak olan o.
    Sana stressiz, çok güzel bir hamilelik dilerim. Takip ediyorum seni, eğer bu işlerin 10 hafta ilerisini izlemek istersen benim bloğuma da beklerim 🙂 Sevgiler!

  2. emre şen tunalı

    Oooy… Şuan yazıyı okuyamadım. Resimden tanıdığım lise arkadaşımın bebek beklediği.. Çok mtlu oldum. Tebrik ederim :))

  3. İnşallah sağlıklı bir doğum geçirirsiniz ve inşallah bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız.

    Götürrr cevizli lokumları :)) yarasın

  4. Evet Bati/Kuzey Avrupa’da uygulamalar oyle. Ben de hem 1. hamileligimde hem de suan 2. hamileligimde benzer seyleri yasiyorum. 8-9 kez EBE kontrolum oluyor. Son 2,5 ayda 2 haftada bir oldu ebe gorusmelerimiz. Allah’a cok sukur ne Kadin dr. ne uzman ne de profosör gormek zorunda kalmadim. Ekstra bir durum yoksa ebemizle sakin sakin kontrol yapiyoruz. Kalp atiisi, tansiyon, idrar, kan-demir testi, seker yuklemesi, karin olcumu, kalp dinlemesi. 2 +1 ultrason oluyor. O kadar. Ultrasonunda ebeler yapiyor.
    Dogumuda ebeler yapiyor. ve Vardiyali calistiklari icin ayni ebe ile baslayip bitirmek soz konusu degil. Ama TR: de insanlar Dr. lariyla katolik evliligi yaparcasina 40 hafta dizlerinin dibinden ayrilmiyorlar.

    Kaba bir tabirle Kocalarinin, babalarinin lafini bu kadar dinlememis kadinlarin kadin dogumcular karsisinda basiretlerinn baglanmasinida anlamis degilim. Adamlarda tabi ki de randevulu-sezeryanci (sipsak) Dr. lar olup ciktilar. :-)))

    Not: Elf, deplasmanda olmana ragmen, hamile gunceleriyle hamile blogculara 5-1 gol attin. !!!

  5. Maşallah size.Allah nazarlardan saklasın.

  6. takipteyim seni, dualarım seninle… sevgiler

  7. Merhaba Esra tebrik ederim Allah tamamına erdirsin diyerek başlıyım sağlıkla kucağına almak nasip olsun.. başıma gelenlerden sonra bunların daha bi önemi var benim için çünkü.. yaşadığın yerdeki testlerle ilgili şunu yazmak istedim istenildiğinde 100 tane hastalık araştırılıyor dedin ya çok şanlısın ve bence yapılması gereken bi durum.. burda hamilelikte bu şekilde bi test yapılmadığı için ben kan pıhtılaşması sebebiyle 8 aylık bebeiğimi kaybettim gen testlerinde belli olduğu için hamilelikte müdahale edilmedi işte..yani gerekli olduğunu düşünüyorum bu testlerin ordada böyle bi imkanın varsa yaptırmanı tavsiye ederim bunun için yazmak istedim..Umarım herşey dilediğin gibi olur hamileliğin tadını çıkar 🙂