14 Yorum

Pelin’in Gebelik Günlüğü

Ve huzurlarınızda ilk yazısıyla İzmir’den Pelin. 

***

Merhabalar!Ben Pelin. 34 yaşındayım. İzmir’de yaşıyorum ve mühendis olarak bir fabrikada çalışıyorum. Fabrikada çalışmak demek şehre, evine uzak çalışmak demek. Sabah 7’den akşam 7’ye kadar evinden uzak olmak ve herhangi bir durumda işten mesela 1 saatliğine git-gel yapamıyor olmak demek. Zira kendi aracın olmadan yollara düşmek gerçekten zor. Bu yüzden bir işim çıktığında en az yarım gün veya tam gün izin kullanmak zorunda kalıyorum ki, bu da özel sektörde çalışanlar için pek kolay bir şey değil. İstanbul’lular bana kızacak belki şimdi ama biz İzmir’de her yere yarım saatte gitmeye alışkınız!

Pelin
Üniversiteden sonra yüksek lisans ve sonrasında çok yoğun bir çalışma hayatı derken özel hayatıma vakit mi ayıramadım, yoksa şans mı yüzüme gülmedi bilmiyorum. Eşimle tanışmamız 30’lu yaşlarımda oldu. 2012 yılına girerken “bu yıl benim yılım olacak” demiştim, içimden öyle geçmişti. Gerçekten de öyle oldu. 2012 yılında sevdiğimle evlendim ve hamile kaldım! 2013 yılı da benim yılım olacak, çünkü bebeğim katılacak aramıza, ailemize.Evlendikten sonra rahat bir yaz geçirelim ve sonrasında bebek konusunu düşünelim diye karar vermiştik. Bu yüzden yaz sonunda önce iyi bir doktor arayışına girdim. Arkadaşlarımla çevremle görüşmelerim sonucu bir doktora karar verdim ve gebelik öncesi muayeneye gittim. Doktor sağlığımın yerinde olduğunu, ufak birkaç kistim olduğunu fakat bunun bir sorun olmadığını söyledi. Folik asit almaya başlamamı önerdi. Folik asit almaktan başka gebelikle ilgili bir şeye dikkat etmedim açıkçası. Konuyu kafamda büyütmek, üstünde çokça durmak istemedim. Ne fertil zamanı, ne ateş ölçmek, bunların hiç birini bilmiyordum bile. Eşimle bu konuda pek konuşmadık. Kendimize 6 ay gibi bir süre tanıdık ve normal hayatımıza devam ettik. Fakat miniğimiz bizi hiç bekletmeden 1 ay içinde geldi! Bu kadar çabuk olmasını biz de beklemiyorduk ama hep derler ya “bebek geleceği zamanı bilir” diye. Sanırım öyle.

Şu anda 16.haftamız tamamlandı. İlk 7 haftayı hiçbir şey anlamadan bir çırpıda geçirdim. Tabii düzenli ve protein ağırlıklı bir beslenme, ara öğünlerde meyve ve kuruyemişler, geceleri süt içmekle geçen çok güzel bir zamandı. Sonra koku hassasiyeti ve mide yanması, ekşimesi başladı. Daha sonra da bulantılar. Ne yemek yapabiliyor, ne de yiyebiliyordum. Sabahları ve öğlenleri nispeten daha iyi hissediyordum ve biraz da olsa yemek yiyebiliyordum ama akşamları asla. Bir bardak suyu bile bir seferde içemiyordum çünkü çok fena midem bulanıyordu, ancak iki yudum içip yarım saat sonra iki yudum daha içiyordum. Haftasonları kayınvalidemlere taşınıyorduk. Bana orda prensesler gibi baktılar sağolsunlar. Canım ne istiyor diye sorup ona göre yemek pişiriyorlar, sırtımdan yastıklar üzerimden battaniyeler eksik olmuyordu. Meyveler soyulup önüme geliyordu. Çok zor ama yine de güzel günlerdi. Çünkü bebeğim varlığını hissettiriyordu bana.

Son 2 haftadır yemek yapabiliyorum ve yiyebiliyorum. Koku hassasiyetim önemli ölçüde geçti. Mide bulantılarım ise geçti denecek kadar azaldı (sıfırlandı diyemem). Önceden tatlıyı, çikolatayı çok seven biriydim gerçekten. Bu bulantıların bana yaptığı en güzel şey, hazır tatlılar, şeker, çikolata ve benzeri şeyler kesinlikle yiyemiyorum. Tatlı olarak sadece kuru kayısı ve kuru incir yediğimde sorun olmuyor. Bu benim için de, bebeğim için de iyi bir şey. Daha anne karnında şekerle çikolatayla tanışmasını hiç istemiyorum. Mümkünse, önleyemeyeceğim zamana kadar da yedirmeyeceğim bu hazır şekerleri, hazır gıdaları.

Artık ikinci trimester’a girdiğim için gebeliğim daha keyifli geçiyor. Bazen sabırsızlanıyorum bebeğimi bir an önce kucağıma almak için, ama bunun yanlış bir şey olduğunu biliyorum. Ben de gebeliğin keyfine varmaya çalışıyorum. BlogcuAnne’nin önceki gebelerinin geleneğini bozmayacak şekilde, benim de bir oğlum olacakmış! Onunla konuşuyorum, ona müzik dinletiyorum, birlikte dans ediyoruz bazen. Bu sırada Blogcuanne’nin daha önceki yazılarında önerdiği Hypnobirthing kitabını ve birkaç gebelik/bebek kitabını okuyorum şu günlerde. Umarım sonuna kadar sağlıklı ve güzel bir gebelik geçiririm.

Haftaya görüşmek üzere!

14 yorum

  1. blogcu annede var bişey gelmeye hazırlanan bebişlerin hepsi erkek 🙂

  2. merhaba..
    belirti sayılabilecek bazı şeyler yüzünden hamile miyim acaba diye düşünüyodum..ve bi blogcuanne’ye bakim dedim..hop karşıma senin yazın çıktı! “pelinin gebelik günlüğü”! :))
    tebrikler adaşım, hayırlısıyla al kucağına inşallah 🙂

    • merhaba adaşım 🙂
      çok teşekkür ederim. benim şiddetli yumurtalık ağrılarımdan başka belirti yoktu, ama ben yine de onun varlığını hissetmiştim. ama “ya yanlışsa, sonra heveslenip boşuna üzülmeyim” diye kendime bile itiraf edemedim kan testine kadar. (ha evet idrarla yapılan kitlerden alıp evde yaptım ama o kadar silik çıktı ki ona bile inanmamıştım!) umarım senin de gönlünden geçen olur…

  3. merhaba Pelin, hoşgeldin 🙂
    seni çok iyi anlıyorum, ben de özel sektörde bir fabrikada çalışıyorum Bursa’da. zor oluyor evet, her çalışma ortamının şartları farklı hele fabrikada çalışan bir bayan olmak bambaşka zorluklar demek.
    ben de ikiz kızlarıma gebeliğimin 19. haftasına girdim. kendi gebelik sürecimi blog’umda yazmaktayım, yeme-içme, kozmetikler vs gibi kendi deneyimlerimi paylaşıyorum; belki önerilerim sana da yardımcı olur.
    http://keyfimizvebiz.wordpress.com/category/ikizlerimiz/
    gebelik sürecini sağlıkla tamamlayıp bebişini kucağına alman dileğiyle. seni de takip ediyor olacağım bu süreçte, diğer anne adaylarını takip ettiğim gibi. sağlıkla kal 🙂
    duble anne

    • çok teşekkürler duble anne, umarım kızlar da sağlıkla gelirler 🙂 benim de hem anne hem baba tarafımda ikizler olduğu için herkes benden de ikiz gebelik bekledi ama bizim oğlan yalnız gelmeyi tercih etti. blogunu takip ediyorum, sevgiler

  4. Merhaba Pelin,

    bugun is icin Izmir’deyim ve 3 fabrikayi ziyaret ediyorum. Aksam yazini olurken “acaba karsiladir miyiz?” diye gecti aklimdan! 😉 Ne hos bi surpriz olurdu. Tez vakit tanisabilmek dilegiyle, sana ve minigine saglikli guzel gunler dilerim, sevgiler

    • Evet hoş olurdu 🙂 Neden olmasın, bir gün tanışırız, belki bebişlerimiz arkadaş bile olur 🙂

  5. Merhaba Pelin,
    Öncelikle hayırlı olsun dilerim çok güzel ve huzurlu bir gebelik geçirirsin, ben de aynı senin gibi mühendisim ve evlendikten 1 ay sonra oğluma hamile kaldım, ve yanımıza gelmek için can atan oğlum bir de erken doğunca ilk evlilik yıldönümümüzü de 3 kişi olarak kutlamıştık çok güzel ve özel bir gündü:)) dilerim senin de mutlulukların katlanarak artar bebeğinle beraber

  6. Merhaba memleketlim 😀 Özledim İzmir’i yahu gitmeyeli yıllar oldu 😀
    Her neyse bulantılarının azalmasına sevindim çünkü yakınım olan bir gebe sanırım ikinci ayda ve hala midesi çok hassas,kana kana su bile içemediğini söylemişti bana.

  7. ben 14.hafta bittikten sonra ancak su içebilmeye başladım. arkadaşını anlıyorum gerçekten zor. ama geçici neyseki 🙂

  8. Pelin tebrik ederim. Özel sektörde çalışmak gerçekten çok zor, bazen geri dönüş bile yapmak imkansız, 6 yıldır aynı kurumda çalışıyorum, 4 aylık hamileyken çıkışım veriliyordu, benimle birlikte diğer hamile işe devam edince ucuz kurtuldum diyebilirim.