4 Yorum

Elif’in Gebelik Günlüğü, 11. hafta

Elif’in Gebelik Günlüğü’ne Gaziantep’ten devam ediyoruz. 

Elif’in bütün yazılarına buradan ulaşabilirsiniz

***

Bu hafta sınavlarım açıklandı. Sonuç güzeldi… pek de hazırlanamadığım iki dersimi de vermiştim – geçen seneki yüksek lisansın bir armağanıydı bana. Bir adım daha ilerlemiştim. 7 dersi bir kerede yutmak yerine strese mahal vermeden, 3 sınava böldüm. İlk önce sadece iki derse girdim.  O zaman gebe değildim. Mart sınavında dört ders için çabalayacağım. Doğuma yakın Haziran ayında ise bir tek sınavla uğraşmak istiyorum. Böylelikle hem bebi ile ilgili kitapları okumaya fırsatım oluyor, hem iş yerinde çalışmaya hem de ders çalışmaya… Hepsini birden verip kurtulmam en tatlısı gibi gözükse de eşime… Ben şu anda bu tempoya hazır olmadığımı fark ediyorum.

Elif11hafta

 

Biraz şanslı bir çalışanım… Çünkü bu kez iş yerimle çalışma saatlerimi ayarlayabiliyorum. Bunun bu kadar kolay olmasının iki sebebi var. Birincisi babamla çalışıyorum. İkincisi ise işlerimi aksatmıyorum, babamla çalışıyor olmam bana bu lüksü vermiyor çoğu kişinin ilk aklına gelen gibi. Çok işittim. “Babanın yanında çalışıyorsun öyle çalışmaya ne var diye. ” Ben bunlara sadece gülüyordum. Çünkü baba ile çalışmak bana sanılanın aksine çok daha ciddi bir sorumluluk veriyordu. Diğer çalışanlardan hiçbir farkım olmaması için çok çaba sarf ettim yıllarca. Giriş çıkış saatlerim başta olmak üzere, iş disiplinim, herkesle aynı haklara sahip olma gibi takıntılarım vardı. Bence doğru ve doğal olan buydu.

Gaziantep’ te babaları ile çalışan kızlar ve işleri genelde –herkes değil- göstermelikti maalesef. Ben ve benim gibilerin zorluğu da burada başlıyordu. Benim işim babamla aynı, o Yeminli Mali Müşavir, ben ise Mali Müşavir oluyorum. Burada birlikte çalışmak kadar doğal bir şey düşünemiyorum. Şehir dışında çok işimiz olduğundan gece vakti atlarız yola çıkarız sabah orada oluruz gece tekrar yol… hepsini de keyifle yaparız, hepsinde gönlüm rahattır çünkü babamlayızdır, birbirimizi tamamlarız… Meslek odası bile yasal olarak bunun mümkün olabileceğini söylemişken olay sadece vicdanlara kalıyordu… bir tek ayrıcalığım vardı, o da zaman zaman kimse görmeden odasında ona doya doya sarılıp, öpüp, sohbet edebilmekti, öğlen yemyeşil doğa yürüyüşlerimizdi…  bunu benden başka kimse yapamazdı…  çünkü o benim babamdı.

Bizi tanımayan biri geldiğinde asla anlayamazlardı biz söylemesek baba- kız olduğumuzu… en çok fırçayı ben yerim, en çok ben efor sarf ederim diğer çalışanlar alınmasın yanlış anlamasın kötü hissetmesin ofisin düzeni bozulmasın diye epey yoruldum. Farklı bir iş yerinde devam edip bu stresten kurtulmayı çok istedim. İlk kez bu dönemde bir karar verdim. Bir ricada bulundum,3 gün iş, 2 gün ders şeklinde bir ayarlama yaptık. Maaş durumlarımı buna göre şekillendirme talep ettim. Böyle rahat olabilirdim ancak. Herkes gibi muamele görmek benim en doğal hakkımdı. Çok şükür babam beni kırmadı.

Geçen haftadan bu yana uygulamaya devam ediyoruz. İşlerim değişmese de birkaç güne sığdırıp derslere ve bebiye de vakit ayırmak beni çok rahatlattı. Artık sadece bebiyi, kendimi ve babamı düşünüyorum. Evet işte bu sebepten babam benim iş hayatındaki şansım olduğunu düşünüyorum. Bundan da gurur duyuyorum. Hem hayatımda hem de iş hayatımda… İyi ki var… Dilerim ileride onun gibi anlayışlı- sabırlı bir ebeveyn olabilirim…

Bu hafta aynı zamanda veda haftasıydı. Pantolonlarıma, eteklerime süresiz veda ettim. Hepsi dolabın en dip köşesini buldular. Tuhaf olan şu ki başlarda kilo alınmasa bile beden bir tür genişlemeye gidiyor. Göğüsler, karın, kalça, bel olabildiğine genişliyor. Vücut doğuma şimdiden hazırlıyormuş kendini. 12. Haftayı buluna kadar tartıda 100 gr bile fazlalık gözükmüyordu. Bende hep böyle gidecek zannettim, bayağı sevinmiştim. Ta ki bu hafta 1 kg alana kadar… Normalden 10 kg daha fazla gebe kalmıştım zaten… Bu başlı başına istenmeyen bir durumdu. Anneme sordum, üç doğumunu da 20 kg alarak kapatmış. O zayıf 20 kg alsa bile tombul olmadı bir türlü, doğumdan sonra doğum yapmamış gibi kalıyor. O kadar kiloyu bedenimde düşünmek bile istemiyorum. Doğuma doğru ne halde olacağımı çok merak ediyorum.

Daha da dikkatli beslenmek zorundayım. Son haftalarımda bolca patates yedim. Özellikle kaçamak tatilim sırasında oteldeki büfede patatesi keşfettim. En son ne zaman yediğimi bile hatırlamıyordum. Ne yemek içinde ne de kızartma şeklinde… Bizim evde bulunmaz patates, almayız. Ne olduysa bilmiyorum, her yemeğimde patates buldum, yaptım yedim. Haliyle dengesiz beslenmem kilo olarak bana geri döndü. Artık daha fazla patates yiyemem sanırım. Gebelik öncesi genel anlamda olmazsa olmazım tatlılarım ve tatlı krizlerim gebelikle birlikte yok oldu. Bu öyle sevindirici bir şey ki… bir bağımlılık yok oldu. Bebiyi öğrendiğimiz günden itibaren dengeli beslenmeyi okudum, öğrendim, kural edindim. Her gün yeterli miktarda her şeyden yiyordum. Taa ki patatese dayanamayıncaya kadar. Dersimi aldım. Vicdan azabını bir kenara bırakıp bundan sonrasını kontrol altında tutmaya kararlıyım.

Bu hafta doktor kontrolümüz vardı. Yine bir şey konuşamadık. Kullandığım, kullanacağım ilaç takviyelerini ve test için geleceğimiz günü konuşup çıkıyoruz. Haftaya zor bir karar vereceğim sanırım. Doktor değiştirip, sürekli gezmek, bir yerde sabitlenememek benim pek dayanabileceğim bir şey değil.  Kimle başladıysam onla devamını getirmek istiyorum. Birine güvenmenin ona emanet olmanın hafifliğini yaşamak istiyorum. Bir konu var ki doktorumuzu çok sevmemiz ve güvenmemize rağmen bir konuda bir türlü emin olamıyoruz. Çünkü doğum yöntem tercihlerini ve yöntemlerin sıklıklarını – daha çok sezeryan mı daha çok normal doğum mu- bilmiyoruz ve dahası bunu konuşmak için beklenen doğum tarihinden 15 gün önceyi bekliyoruz! Bu çok tedirgin ediyor beni. İkili Test için gittiğimde konuşmaya çalışacağım, bu kez de içimiz rahatlamazsa alternatif hekimimizle görüşeceğiz. Beni, kardeşlerimi normal doğum ile dünyaya getiren doktor amcamızın kapısını çalacağız. Görevde ve hala iyi doğumlar gerçekleştirdiğini biliyoruz.

Son gördüğümüzde kese içinde yuvarlak, sadece kalpten oluşan bebi bu hafta organları oluşmuş minyatür bir bebek olarak selamladı bizi. Çok şaşırdım. Onu gördüğümde donup kalıyorum. Ne eşimi görüyorum, ne doktoru…  Daha önce hiç hissetmediğim duygular yaşıyorum ve gelecekte benim hayatımın odağı olacak şeyi yavaş yavaş hissediyorum. Hiçbir şey soramıyorum doktora… O anlatırsa dinliyorum. Ben sadece ona konsantre oluyorum, bakıyorum bakıyorum…  Daha önce var olmayan bir varlık şu anda bedenimde can buluyor. Daha önce yoktu, şimdi var. Hala bu fikre alışmaya çalışıyorum. Her gördüğümüzde biraz daha büyüyor, biz farkında bile olmadan. Annem de beni gördüğünde şaşkın mıydı, benim hissettiklerimi hissediyor muydu, onun hayallerinde nasıldım acaba?

4 yorum

  1. Ben hamile kaldıktans sonra iş ve yüksek lisans stresini aynı anda yaşamamak için özellikle de okula gitmek için iş yerinden izin alma vb sıkıntılar kaydımı dondurdum 2 dönem. Stressiz bir hamilelik için iyi oldu ama Hüma’cım 22 aylık ben hala tez yazmaya çalışıyorum. Çoook zor…Umarım tüm derslerin biter doğuma kadar..
    Babanla çalıştığın için şanslısın, başka bir iş yerinde olsa 2 gün (maaşını kesmelerini kabul etsen bile) izin koparamazdın…

    mineoskay.blogspot.com

  2. mali müşavirlerin çalışma temposu bildiğim kadarıyla inanılmaz yoğun, babişle beraber çalışmanız çok büyük bir avantaj olmuş. sen böyle öpüp sevdim yazınca, bak ben de babamı özledim. bugün bir kaçıp seveyim azıcık tontişleri. 🙂
    hamilelerin, önceki zamanlarda hiç ağızlarına sürmedikleri şeyleri ayıla bayıla yedikleri, çok sevdiklerinin de yanına yaklaşamadıklarını duymuştum. tatlıyı önceden yiyen bizler gebelikte şanslı oluyoruz desene. ama bugünden düşününce, yemediğim tek şey, sakatat, ciğer vs,.
    fikri bile çooook itici geliyor.
    sağlıklı bir gebelik süreci dilerim sana, neşeli günleriniz olsun.

  3. Seninle aynı durumdaydım ben de, son 3 dersim kalmıştı ki geçtiğimiz hafta geçtiğimi öğrenip bayram ettim. Seni çok iyi anlıyorum, insan bu süreçte o da hallolsun aklından çıksın istiyor. 3’e bölerek girmek iyi fikir, 1+3+3 yaparak girmiştim aynı şekilde. Kendini de daha az yormuş olursun, yine de mümkünse diğer derslerinkine de gir (özellikle sözel olanlara) hiç belli olmuyor bildiğin yerden soru gelebiliyor. Bu süreçte başarılar, hamileliğinde de sağlık dilerim – hem sana hem bebine.

  4. Sevgili Elif öncelikle hayırlı olsun, bebeğini sağlık bir şekilde kucağına almanı diliyorum. Gene şanslısın 11.haftada pantolonlarına veda etmişsin, ben 9-10 haftalıktım ve resmen karnım vardı. 60kg ile hamile kaldım ve toplamda 16kg aldım. son zamanlarda yediğim yaz meyveleri şekerimi etkilemişti ve kontrol altına almak için beslenme uzmanına gitmiştim ve bir liste eşliğinde hamileliğime devam etmiştim. İnan en büyük pişmanlığın en başından beslenme uzmanına gitmemiş olmamdır. Aldığım kilo ile alakası yok bu düşündüğüm, zaten hepsini hatta daha fazlasını sonra verdim 🙂 Ama daha kontrollü yemek yiyorsun ve daha hafif hissediyorsun kendini. Sana da kesinlikle tavsiye ederim 🙂 Sevgiler…
    Doula Anne Esra