21 Yorum

Bir sezaryen sebebi olarak çatı darlığı

18 haftalık bir anne adayı e-mail göndermiş. Tıbbi bir gereklilik olmadığı sürece doğal doğum yapmak istediğini, doktorunu çok iyi tanımadığını ve dolayısıyla bu konudaki yaklaşımlarından emin olamadığını söylemiş. Ve birçok gebenin ortak bir soru ve sorununu dile getirmiş:

Ben doğal doğum konusunda kendime güveniyorum, canı tatlı bir insan değilim. Evet doğumdan biraz korkuyorum ama sezaryenden daha fazla. O süreci kendi doğallığında ve olması gereken şekilde tamamlamak istiyorum. Tabii ki de tıbbi bir sıkıntı olduğunda sezaryen olmak durumundayım ama bundan nasıl emin olabilirim ki?

Bu “sezaryen olması gerektiğinden nasıl emin olabilirim?” sorusu çok sık sorulan bir soru. Ama bu yazının konusu biraz daha dar: Bir sezaryen sebebi olarak çatı darlığı.

Nitekim, 38 haftalık bir başka anne adayı da sormuş:

Dun doktorum catı muanesı yaptı ve catımın egrı ve dar oldugunu fizyolojık olarak normal dogum yapmamın imkansız oldugunu soyledı. Eskıden catı kontolu diye bir sey olmadıgını soyledım. Istersen baska doktorlara da kontrol ettirmemı soyledı. Sıze sormak ıstedıgım ABD’de boyle bırsey var mıydı? Veya bunun doğruluk payı dıger gebelerden duydugunuz kadarıyla ne kadar? doktor kota doldurmak ıcın benı planlı sezaryan yonlendıyor olabılır mı yoksa doktoruma guvenıp risk almamalı mıyım ?

Hiç kimseye “vajinal doğum yap” ya da “sezaryen ol” diyecek donanıma sahip değilim; demedim, demem. Ancak şunu diyorum: Türkiye şartlarında eğer doğal doğum yapmak istiyorsan, güvenebileceğin bir doktora git. Tıbbi bir gereklilik olmaması halinde vajinal doğum yapmak isteyen bir kadınsan, doktorunun da bu konudaki görüş, tutum ve geçmişini biliyorsan, sen doktora, doktor sana güvenecektir. Süreç çok daha kolay olacak, sonuçta her ikinizin de kafasında soru işareti kalmayacaktır.İlk hamileliğim sırasında Amerika’da yaşıyordum, doğumumu da orada yaptım. Doktorum planlı sezaryene sıcak bakmayan, doğal doğumu destekleyen, beni “HypnoBirthing” dersleri almaya yönlendiren bir adamdı. 39 hafta 6 gün süren hamileliğim boyunca doktorumdan bir kere bile “çatı muayenesi” diye bir şey duymadım.

“Çatı muayenesi” kavramıyla çok sonra, Türkiye’ye dönüp de blog yazmaya başladıktan sonra tanıştım. Türkiye’deki ikinci hamileliğim sırasında da “çatı muayenesi” olmadım; ancak blog üzerinden haberleştiğim birçok anne adayından “çatı muayenesi oldum/olacağım”, “doktorum çatım dar olduğu için sezaryen öneriyor” şeklinde yorumlar duydum.

İki vajinal doğumunu da herhangi bir çatı muayenesine tabi tutulmadan gerçekleştirmiş bir kadın olarak bu durumun sezaryeni vajinal doğuma alternatif olarak gören bazı doktorların kadınları sezaryene yönlendirmek için başvurdukları mazeretlerden biri olarak kullandığını düşünüyorum. Ancak benim ne düşündüğüm önemli değil. Ne de olsa uzman değilim. İşte o yüzden de uzmanlara sordum. Hem “doğal doğumcu” olarak bilinen, hem de “sezaryeni tercih eden doktor” olarak bilinen doktorlara sordum. Daha doğrusu sormak istedim. Ancak ne yazık ki ulaşmak istediğim “sezaryen yanlısı” doktorlardan geri dönüş olmadı. Ya beni ciddiye almadılar, ya da burada yer almak istemediler; bilmiyorum.Aşağıda, “çatı muayenesi nedir, şart mıdır, ne zaman, nasıl ve neden yapılır; siz yapıyor musunuz?” şeklinde soru sorduğum doktorların görüşlerini bulacaksınız.

***

Dr. Sebahat Erkul Turan:
Doğal doğumla tanışmadan önceki süreçte bir kadın doğumcu olarak “Tabii ki çatı muayenesi yapalım; gebenin çatısı darsa neden boşu boşuna sancı çeksin ya da gecenin bir yarısı çakılı baş sezeryanına girmek istemiyorum, ne o beni hırpalasın ne de ben onu hırpalayayım, sen sağ ben selamet” prensibi ile çalışıyorduk. Sonrasında  ise doğal doğum ile tanışmam, hayata bakışımın değişimi ile beraber çatı muayenesinin çok gerekli olmadığını düşünmeye başladım. Şu an çalıştığım yerin yoğunluğundan belki hala yapıyorum. Bu kadar yoğun çalışıyor olmasa idim  yapmazdım. Gebeyi muayene ederken eskisinden çok daha hassas ve gevşemeler altında muayene ediyorum. Onu da 40. haftada, zira SGK  anlaşması olan bir hastanede çalışmaktayım. Ayda 10 doğum yaptığım  bir konumda olsam kesinlikle çatı muayenesi yapmam diye düşünüyorum. Eğer USG’de çok iri ölçümlerim yoksa, fiziksel olarak beni çok şüphede bırakmazsa sabrın  farklı bir silah olduğunu keşfettim.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Meriç Karacan, JİNEMED:
Çatı muayenesi, normal doğum yapmayı planlayanlarda pelvik kemiklerinin muayenesidir. Vajinanın elle muayenesi ile kemikler hakkında bilgi sahibi olunur. Zorunlu olduğunu düşünmüyorum; ancak özellikle kısa boylu veya yapısal problem olduğu düşünülen bayanlarda uygulanmalıdır. Doğuma yakın 37. , 38. haftalarda uygun vakalarda uygulanmalıdır.

Dr. Semra Özer:
Çatı muayenesini gereksiz buluyorum. Hasta ve yakınları yüzünden abartılıyor. Ispatı mümkün olmayan tek sezeryan sebebi olduğu için hep dar deniyor.Yaklaşık bir senedir hiç çatı muayenesi yapmıyorum. “Doğum normal olur, sezeryan gerekirse her an yapılabilir, bunu kimse şimdiden bilemez” diyorum. Zaten doğum başlayınca sezeryancı grup yine sezeryan istiyor, ama e azından bu 38 haftada değil zamanında oluyor.

Op. Dr. Kübra Taman:
“Pelvis uyumsuzluğu” denilen bir şey var, ancak bu Türkiye’de “çatı muayenesi” adı altında sezaryen mazereti olarak kullanılıyor. Kimseye dışarıdan bakıp “senin çatın dar” diyemezsiniz. Doğumdaki tek kriter pelvik yapı değildir; çocuğun kilosu, pozisyonu da önemlidir. Çatı muayenesini ben, gebenin günü geçtikten sonra, henüz doğumun başlamasına yönelik bir işaret yoksa yapıyorum. 

Op. Dr. Bora Cengiz, Bahçeci Sağlık Grubu
Doğum sırasında dikkate alınması gereken üç etken vardır: Anne, yol ve çocuk. Çatı darlığı doğum sürecinde belli olur; kimsenin yüzüne bakıp “Senin boyun kısa, çatın dar” diyemezsiniz. Ben doğumdan önce rutin çatı muayenesi yapmıyorum; doğum sırasında diğer etkenleri de göz önüne alarak değerlendirme yapıyorum. Örneğin dün girdiğim bir normal doğumda kordon iki kez dolanmış olmasına rağmen anne iki saatte doğum yaptı.

Op. Dr. Hakan Çoker, İstanbul Doğum Akademisi
Çatı darlığı? “Çatın darsa doğuramazsın.” Son haftaların korkulan muayenesi; ya çatım dar çıkarsa…

Normal doğum hayali kuran birçok kadının önünde sanki bir engel gibi durmaya başladı. Peki nedir bu çatı denilen şey ve darlığı ne demektir?

Doğum için 3 faktörün uyumlu olması gerekir. İngilizcede üç P yani Power, Pathway, Passenger olarak bildirilen Güç, Yol ve Yolcu’nun uyumlu olması gerekir. Buradaki güç olarak anlatılan rahmin itici kuvvetidir. Yol olarak tarif edilen ise pelvis yani bebeğin içinden geçtiği kemik yapınızdır. Bunlardan birindeki uyumsuzluk doğumunuzu bazen durdurur, bazen biraz zorlaştırır bazen de engeller. Örneğin yolcu 7 kg olursa (bilerek abarttım ki kendi bebeğinizle kıyaslamayın diye) bu bebeği doğumu biraz zor hatta imkansız olacaktır. Veya doğum başlar ama kasılmalar durursa, yani itici güç olmazsa doğum gerçekleşmeyecektir. Ve son olarak yol darsa bebeğinizin geçişinde riskler artabilecektir.
İşte bu zorluklar karşısında sağlık çalışanları sizler için çözümler üretmeye çalışırlar. Bazen itici gücü arttırırlar, bazen bebeği çeken bir güç eklerler (vakum), bazen de yol için bir kısa yol yaratırlar ki buna da sezaryen ameliyatı denir.

Şimdi gelelim asıl konumuza, yani çatı darlığına. Son yıllarda baktık ki ülkemiz şehirli kadınlarının yarısının çatısı darmış ve ilginçtir ki bu son 8-10 yılda olmuş. (bu durumda değişim için binlerce yıl gerektiren evrim teorisi de çürütülmüş oluyor) Avrupa ile kıyaslandığı zaman, onlarda darlığa bağlı sezaryen sebebi %5’i geçmezken, bizde neredeyse %50’leri bulmuş. Elbette pek de inanılır sonuçlar değil bunlar.

Çatı darlığı muayenesinde bebek başının, geçeceği yol yani pelvise olan uyumuna bakılır. Pelvis girimi, pelvis ortası ve pelvis çıkımı muayene ile yaklaşık tahmin edilir. Bebek aşırı iri değilse %95 ve üzeri kadında darlık tespit edilmez. Bebek 400 daha da doğrusu 4500 gr üzerine çıktıkça bu muayenenin önemi artar.

Gerçek sezaryen nedenlerinin %15’i geçmemesi gerekir. Dünya Sağlık Örgütü böyle diyor. Ve bu nedenler arasında çatı darlığının da %3-5 üzerinde olması çok mantıklı değil. Ama özellikle bazı kişilerde bu risk daha fazla; kaza geçirenler ve bebekliğinde raşitizm yani D vitamin eksikliği yaşayanlar. Bunlarda anatomik bozukluklar ön plana çıkıyor. Günümüzde bu sebepler neredeyse yok denecek kadar az olduğuna göre nereden çıkıyor bu darlık meselesi???

Darlık meselesinin abartılmasının iki nedeni var; Doğumda risk kavramları ve doğuma hazırlık kavramlarının olmaması. Doğum kendine ait riskleri olan doğal bir eylemdir. Risksiz doğum olmaz. Risksiz sezaryen ameliyatı da olmaz. Ancak aileler son 20 yıldır artan oranlarda “garantili doğum” gibi sunulması imkansız bir şey istemeye başladılar. Bu durum doktorları elle tutulur risklerin daha az olduğu, olduğunda da suçlanmadıkları sezaryen ameliyatına doğru yönlendirmeye başladı. Bebekler biraz riskli denilen 4500 gr ağırlığa doğru yaklaştıkça çatı muayeneleri devreye girdi ve riskli doğumlar ailelere sunularak, sezaryen ameliyatları önerilir oldu.

Bunun yanında aileler son yıllarda özellikle şehirlerde hep çalışan ailelerden oluşmaya başladı. Bu anneler yoğun iş temposu nedeni ile bilgisayar başından kalkamayan ve doğum için herhangi bir hazırlığa vakit ayıramayan kişiler kervanına katılmaya başladılar. Bir yandan da toplumda yaratılan doğum korkusu artık onları esir almıştı. Herhangi profesyonel bir hazırlık ve destekten mahrum bu anneler artık doğumu tehlikeli bir hastalık gibi görmeye başladılar ve gerginliklerini doktorlara yansıttılar. Bu durum da doktorları sezaryene doğru itmeye başladı.

Korkan anne, korkan doktor, korkan baba üçgeninde olan bebeklere oldu ve artık 3500 gr’ı geçen bebeklere hamile kadınlara, bebeklerin riske atılmaması ve planlı sezaryen ameliyatı ile alınmaları önerildi. Ve aileler risk kavramını duyunca bu önerileri kabullendiler. Ve günümüzde çatı darlığı muayenesi rutin muayeneler arasına girdi.

Ama işler tersine dönmüştü. Kadınlar artık normal doğum istiyorlardı ama çevrelerinde hep son anda bir sebeple sezaryen ameliyatına alınan arkadaşları vardı. Doğum yapanlar çok azdı. Bu da onlarda yeni bir korku yaratmaya başladı hatta neredeyse gerekli bile olsa her müdahale ve tetkiki reddetmeye kadar götüren bir tepki içine girmeye başladılar. İşte bu anlarda artık çatı muayenesi sorgulanır oldu, hatta güvenilirliğini kaybetti.

Çatı yani pelvis muayenesi gerekli bir muayene midir?
Kesinlikle evet. Gebeliğin başında ve sonunda yapılacak muayeneler bize birçok bilgi verir. Bazen rahim ağzı problemi bazen de vajinada bir kist olabilir. Riskler abartılmadığı sürece bu muayenenin anneye veya bebeğine bir zararı olmaz.

Çatı darlığından şüphelenilirse anne doğuramaz mı?
Kesinlikle hayır. Yani anne aslında doğurabilir. Ancak doktor bazı durumlarda doğumun zor olma ihtimalini aile ile paylaşmak zorundadır. Aksi takdirde aile yeterince bilgilendirilmediği konusunda şikayetçi olabilir. Ancak bu yapılırken annenin doğumdan soğutulmaması, korkutulmaması, sadece bilginin paylaşımı yapılmalıdır. Kararı ailenin vermesi istenecektir.

Çatı darlığından şüphelenilirse çözüm planlı sezaryen ameliyatı mıdır?
Kesinlikle hayır. Çünkü gerçek tanı ancak doğum sırasında konulabilir. Bebek ağırlık tahmini ultrasononografi denilen aletle yapılır ve son haftalarda kilo tahmininde 500 grama kadar yanılma ihtimali vardır. Yani 4500 gr tahmin ettiğiniz bir bebek 4000 gr çıkabilir. Ayrıca bebekler uyum yeteneği inanılmazdır. Bazen zor olacağını düşündüğünüz doğumlar çok kolay olabilir. Bütün bunlara doğum sırasında karar verilecektir. Böylece bebek kendi doğumunu başlatma şansı da yakalayacaktır. Anne ve bebek doğal hormonları salgılamanın avantajı ile buluşacaklardır.

Doğum başladıktan sonra sezaryen ameliyatı risk yaratır mı?
Kesinlikle hayır. Hatta hem ameliyatın yapılmasını kolaylaştırır, hem de bebek için birçok olumlu faktörü beraberinde getirir. Doğum başladıktan sonra yapılan sezaryen ameliyatı en avantajlı sezaryen ameliyatıdır.

Böyle bir karar alan doktoru riskler bekler mi?
Evet. Çatı darlığı konusunda riskler konuşulmuş, doğum başladıktan sonra ilerleme olmaması durumunda doğumun sonlarına doğru sezaryen kararı alınmışsa doktoru bazı riskler bekler. Aileler her ne kadar bu kararı verseler de yeterli iletişim sağlanmamış ve aile doğumu tam olarak öğrenmemişse yaşadıklarını negatif algılayabilir. Doktor aslında anne ve bebek yararına tüm hayatını ortaya koymuş ve onlar için olumlu kararlar vermiştir. 1 saatte bitirebileceği planlı bir sezaryen ameliyatı yerine saatlerini hatta bekleme süresi ile birlikte günlerini vermiştir. Karşılığında aldığı şey ise onu derinden yaralamıştır. Teşekkür beklerken güvensiz ve memnuniyeti olmayan yüz ifadeleri ile karşılaşmıştır. Bunun uzun vadeli sonuçları olarak da belki de aynı gebe ikinci doğumunda gelmeyecek hatta çevresindekileri de göndermeyecektir. Bu durum doktorda kendini korumaya alma güdüsünü yaratır. Artık varoluşu tehlikededir. Bu ve benzeri tepkiler artınca kararını değiştirir. Artık çatı darlığından şüphelendiğinde aile adına karar verecek ve bu bebek doğmaz, doğsa bile çok riskli diyecek, planlı bir sezaryen ameliyatı için randevu vermeyi tercih edecektir. İnandığı şey değildir ama varlığı tehdit altındadır. Kendisini ve ailesini korumak zorundadır.

Ben ne yapıyorum? Hamileliğin sonlarında anneye muayene olmak isteyip istemediğini soruyorum. Hiçbiri bunda sakınca görmüyor. Son 3 yılda muayene sonrası planlı sezaryen kararı hiç almadım. Son 30 doğumda çatı darlığı nedeni ile sezaryen kararı almadım (planlı veya doğum başladıktan sonra). İri bebek ve baş-pelvis uyumsuzluğundan şüphelenirsem bu yazıda geçen her şeyi aile ile paylaşıyorum ve birlikte yan yana yürümeye karar verince işler düşündüğümüzden çok kolay oluyor. 

***

Her zamanki gibi, ne bu, ne de bu blogdaki hiçbir yazı doktor tavsiyesinin yerine geçmemeli. Sizin için en doğru kararı siz ve doktorunuz birlikte vereceksiniz.

Bana vakit ayırarak görüşlerini esirgemeyen tüm doktorlara çok teşekkür ederim. Dilerim bu konuda soru işaretleri olan gebelere yardımcı olur.

21 yorum

  1. Cok güzel bir yazi olmus, elinize saglik. Ben de Avusturya da yasiyorum, burada dogum yaptim. Cati muayenesini ilk defa Türkiye de duydum. Burada da sezaryen orani oldukca düsük. cok gerekli olmadikca doktorlar sezaryene yanasmiyor. Ama cok gelismis ve oturmus bir ebelik sistemi var. Hamile kalmadan önce ebe arayisina giriyor insanalar. O kadar önemli yani. Darisi bizim basimiza. Sevgiler..

  2. Merhaba,

    Ben de Londra’da yasiyorum, 33 haftalik hamileyim…Burada da cati muayenesi yapildigini duymadim….

    Cok guzel, ogretici bir yazi olmus…Ben de acaba bir sekilde yaptirsam mi diye dusunurken gerek yok diye karar kildim:))

    Hakkimizda hayirlisi, Allah tum hamileleri kurtarsin, normal dogum yapalim, bu heyecani yasayalim:)

  3. Gayet aydınlatıcı ve “korkusavar” bilgiler buldum yazıda. Çok başarılı, öncelikle gebeliğinde korkular yaşayan anneler adına faydalı buldum. Başı iri olmasına rağmen ilk günden son ana kadar normal doğum diye tutturmuş ve çok şükür doğum anında sorun yaşamamış ve aldığı kararla gurur duymuş 4,5 yıllık bir anne olarak normal doğum kararı almış anne adaylarını destekliyorum. Doktorlardan birinin belirttiği gibi ve kendi gebeliğimde yine doktordan öğrendiğim kadarıyla çatı darlığı ancak doğum anında belli olabilecek birşey.. Dilerseniz bir doktora daha görünüp fikrini alın, sezeryan kaderiniz olmayabilir. Gerçekten isterseniz yaparsınız diye düşünüyorum. Tüm anne adaylarına sağlıklı doğumlar dilerim.

  4. Benimde takıntılı olduğum bir konuya değinmişsiniz. Ben henüz hamile bile değilken başka bir sebeple bir kadın doğum uzmanına gitmiştim, kendisi bana çatımın dar olduğunu ilerde normal doğum yapamayacağımı söylemişti. Bu olaydan birkaç ay sonra hamile kaldım ve başka bir doktora gittim ve diğer doktorun dediği çatı darlığından hiç bahsetmedim. Doktorumda bana hiçbir zaman bu konuyla ilgili hiçbir şey söylemedi ve normal doğumla oğlumu dünyaya getirdim. Bu yaşadığım güzel bir örnek sanırım.

  5. Farklı fikirleri bu derece net karşımızda görmek çok iyi olmuş. Her ne kadar henüz hamilelikten çok uzak da olsam, bir çırpıda okuyuverdim. Bu ayrıntılı bilgilendirme ve yönlendirme için teşekkür ederiz.

  6. 37. Haftamda çatı muayenesi oldum. Fakat doktorum zaten normal dogumu cok istediğimi biliyordu. Muayene sırasında bi sorun olmadıgını bir haftaya kadar dogum yapacağımı fa söylemişti ki ertesi sabah nişanımın gelmesiyle dogum yaptım. Hatta o kadar kolay dogurdum ki..Daha once de doktoruma normal dogumu engelleyen bisey olabilir mı diye sorduğumda bunu ancak dogum başladığında anlarız yada emin olabiliriz demişti. Ve beni o zamandan beri Kahraman ilan etti. Çünkü epidural istememiştim ve 4 ikinmada dogum yapmıştım. Bence doktorların oldugu kadar hamilelerinde bu konuda cok etkisi var. Doktorum hep söyler normal dogum istemeyen insana ben nasıl zorla yaptirabilirim ki diye… Bi yere kadar anlayabiliyorlar normalinin bu olduğunu. Ama karşı taraf sezeryan diye sartlamissa kendini doktorda bi yerde mecbur kalıyor. Yani sadece doktorların değil insanlarinda düzelmesi gerekli bu konuda

  7. İkinci kez hamileyim, ilkinde de normal doğum yaptım umarım bu kez de öyle olacak..doktorumdan çatı lafını hiç duymadım, gebelik süresince herşey normalse vajinal muayeneyi gereksiz bulur..sırf merak ettiğim için bu çatı olayını sorup size de yazacağım. .

  8. mERHABALAR;
    Ben İstanbul’da yaşıyorum. Şükürler olsun ki normal doğum ile dünyaya getirdiğim 1.5 yaşında bir oğlum var. Bana da doktorum çatı muayenesi yapmıştı ve normal doğumu çok istediğimi biliyordu. Herşeyin normal olduğunu söylemişti muayeneden sonra. Ardından normal doğumda epidural isteyip istemediğimi sordu. Bir zorunluluk yoksa herşeyin doğal yolla müdahalesiz olmasını istediğimi belirttim. Doğumum gerçekleştikten sonra beni tebrik ederken aynen şu cümleyi kurdu. ” Epidural isteseydin de vermezdim, çatın dardı, bebek kıl payı geçti. Senin ıkınmana ve itmene ihtiyacım vardı. Epidural vererek bunu riske atamazdım”. Ve bunları bana doğumdan önce değil, sonra, herşey bittikten sonra dile getirmişti. İşte o an kendisine olan saygım ve sevgim bin kat daha arttı. Bu mucizeyi tatmama engel olmadığı için doktorum Narter Yeşildağlar’ a birkez de burdan teşekkür ediyorum. Demek ki neymiş çatı darlığı normal doğuma engel değilmiş. TIPKI RAHİMDEKİ KOCAMAN MİYOMUN ENGEL OLMADIĞI GİBİ… 🙂

  9. Bu arada bir not daha : Doğumum hiç de zor geçmedi. Çatı darlığı doğumumu zorlaştırmadı sonuç olarak.

  10. 9 gun once epiduralli guzel bir normal dogum yaptim. Hollanda’da yasiyorum. Ufak tefek bir insanim, bebegim de olcumlerde hep normal boyutlarda cikti. Cati muayenesi diye birseyi ilk defa bu sitede duydum. Buradaki jinekologuma sordugumda catinin dogum sirasinda nasil davranacaginin hic belli olmayacagini, bu nedenle cati muayenesinin anlamsiz oldugunu anlatti.

  11. Kendimi normal doguma hazırlayan bir anneydim , gebeliğim süresince 2 dr. degiştirdim. İlki tamamen esnaf zihniyetli , bana güven vermeyen bir adamdı. Normal dogum konusunu desteklediği fikrine hiç kapılamadık .

    2. dr.um yine sektörede tanınan bilinen ve güvenilen biri . Son 6 ay takiplerimi ve dogumumu o gercekleştirdi. Son derece güvendiğim , yaptıgı işten emin oldugum biri , hala da kadın dogum dr.um olarak ona giderim .

    Lakin bu catı meselesi magdur ( ! ) larından biride benim. 36. hafta kontrolümde bu muayeneden gectim . Catımın dar oldugu , bebegin iri oldugu( 3600 dogdu) ve muhtemelen cocugun vakum-forseps uygulanarak alınma ihtimalinin oldugu söylendi . Kısa boylu degilim ama elma tip tabir edilen bir vucut yapım var yani kalcalarım üst bedenime göre 2 beden dar . Hem bu durumu düşünerek hem de vakum olayı beni korkuttugundan dolayı sezeryan fikrini kabullenmek durumunda kaldım . Ela dogum sırasında boynuna kordon birkac kez dolanmıs vaziyette cıktı , hatta ilk aglamasını bir an duyamamdım. Bu yüzden bir yanım iyiki sezeryan olmusum dese de , diğer yanım acaba bu cocugu normal dogurabilir miydim der ..

    Neyse , o zamanlar normal dogum yapamayacagımı ögrendiğimde muayenhane kapısında agladıgımı hatırlıyorum ama şimdi bu konuyu fazla düşünmemeye çalışıyorum . Muhtemelen dogardı , 3,600 kg. çok fazla bir kilo sayılmaz ne de olsa … Sanırım benim için sonsuza dek muamma kalacak bir konu bu.

  12. Harika bir yazı harika bir çalışma.. Önce Elif’e ve sonra tüm değerli doktorlara tekrar teşekkürler.. Hamilelikte doktor seçimi çok önemli, araştırarak doktor seçmeli ve doktor ile her konuyu açıkça konuşabilmeliyiz. Doğum süprize çok açıktır, kararları ve hayalleri doğrultusunda hareket etsin tüm gebeler ama istemedikleri bir sonuçtan dolayı da lütfen üzülmesinler, önemli olan bebeğimizi sağlıkla kucağımıza almak…
    Doula Anne Esra

  13. Merhaba, ben 4,5 ay önce Almanya-Münih’te devlet hastanesinde (burada cogu özel hastane standartlarinda) dogal dogumla sicak küvet, nefes egzersizleri vs. kullanarak tabir-i caizse bagira bagira oglumu dünyaya getirdim. Bebegimin iri bir bebek oldugunu bilmemize ragmen (3750 gr-52 cm dogdu) doktorumdan hic sezaryen lafi duymadim. Burada da cati muayanesi diye bir sey yok. Hatta kadin dogum doktorumun yardimcisi bir Türk, Türkiye’de devamli cati muayenesi lafi duydugum icin ona da sordum, böyle bir muayeneye gerek olmadigini söyledi bana. Neticede 1.68 boyunda standart Türk boyutlarinda biri olmama, iri bebek beklememe hatta bir de üstüne gebelik sekerim olmasina ragmen, 39+3 ‘de oglumu epiduralsiz normal dogumla dünyaya getirebildim. Ama Türkiye’de yasasaydim muhtemelen doktorum sezaryen olmam gerektigini söylerdi. Türkiye’de tanidigim arkadas/akraba vs. gebelerden hepsi bebeklerini ameliyatla dünyaya getirdi. Sezaryen icin öne sürülen bir cok nedenin gercekte normal doguma engel olmadigini düsünüyorum ben de. Ama neticede olay bebelerinde annelerinde saglikli olmasi tabii ki. Sevgiler…

  14. Merhaba,
    Ben Amerikanin en dogal dogum yanlisi sayilabilecek sehirlerinden birinde yasiyorum. 36 saat suren dogumum epiduralsiz ama mecburen suni sancili gerceklesti. Benim icin onemli bir konuyu baskasina (doktor bile olsa) 100% teslim edemeyecek bir yapida oldugum icin dogum fizyolojisini tamamen ogrenerek girdim doguma. Son 3 ayda da diger hamilelerle deneyimlerimizi paylasabildigimiz yoga kursuna katildim. Kursu veren kisi ufacik, daracik kalcalari, daracik omuzlari olan minyon bir kadindi. 3 oglu da 10 pound (4.5 kg) uzerinde normal ve ilacsiz dogmus. Tecrubeleri hepimizi rahatlatiyordu. Soyledigi bir soz aklimda hala; “Hicbir memeli doguramayacagi buyuklukte bir yavruyu icinde gelistirmez”. Cati darligi disaridan anlasilmaz demis doktorlar fakat ben o kadini gozumle gordukten sonra cati darligi konusunu tamamem aklimdan cikarmistim. Zaten ne doktorum ne de 6. aydan itibaren gordugum ebeler bu konuyu dile getirmediler.
    Konuyla ilgili gittigim kurstan aklimda kalan bir bilgiyi paylasmak isterim. Dogum yapmamizi saglayan legen kemiklerimizde 4 adet eklem var. Biri on tarafta, ikisi bacaklarin kalcayla birlestikleri yerlerde, biri de kuyruk sokumu kemigi. Bu eklemler hamilelik boyunca esniyor, zaten yurusumuz degistiginde anliyoruz baslayan degisimi. Dogum esnasinda bu 4 eklemin rahat hareket etmesi gerek. Yani yatarak dogum kuyruk sokumu kemiginin hareketini bebegin cikisina karsi kapattigi icin buyuk engel. Zaten surekli ayakta durmak, tuvalette oturmak falan istiyorsunuz, yatmak iskenceye yakin bir his veriyor. Yorgunluntan yatmak isteseniz bile sirtiniz kaplumba kabugu seklindeyse bir parca rahat ediyorsunuz. Doktorlar malesef tum dunyada ayakta yada dizler ustunde yercekiminden faydalanarak yapilan dogumu karsilamak uzere egitim almiyorlar. Yatarak da dogum kanalinin acilmasi guclesiyor, dogum uzadikca uzuyor, epizyotomi gibi seyler soz konusu olabiliyor. Sikintilar olunca da herhalde acaba cati musait degil miydi gibi bir kusku olusuyor ve bu testler kabul gormeye basliyor.
    Dogal dogum isteyen annelere tavsiyem kim olursa olsun doktorunuzu tek bilgi kaynagi olarak gormeyin. Bu konu sizin icin onemliyse dersinizi iyi calisin ki kafanizin karisabilecegi durumlar hakkinda fikir sahibi olun. Umarim yazim kimseyi uzmez. Tum annelerin gonullerindeki gibi bir dogum sureci gecirmelerini dilerim. Sevgiler…

  15. Reyhan Atılgan

    Çatı muayenesi gereksiz değildir. Çünkü doğum dendiğinde üç etkeni göz önünde bulundurmak zorundayız. bebek başı, motor güç ve kemik pelvis(leğen). pelvis ile bebeğin başı ve boyutları, uyum içinde olmak zorundadır. Motor güç de doğum kasılmaları diyelim kabaca. Düzenli ve etkili kasılmalar olmak zorundadır.
    Çatının dar olması çok küçük bir ihtimaldir. Az da olsa erkek tipi pelvis görülebiliyor. Bu gerçek bir darlıktır. Normal boyutlarda bir bebek bile büyük ihtimalle, buradan geçemez. ya da çok çok zor bir doğum olur.
    Çoğunluk kadının bebeği ile kemik yapısı uyumludur. Bu yüzden Türkiye’de bu kadar çok dar pelvis denmesini aklım almıyor. Sezaryen oranlarının bu kadar yüksek olmasında dar deyip geçmenin de etkisi olduğu kanaatindeyim.
    Ebe Reyhan Atılgan

  16. Amerika’da yasiyorum. Cati darligi yuzunden inanilmaz acilar cektim yurumek bile aci veriyordu gerisini siz dusunun. Bunun disinda — cati darliindan bagimsiz olarak– son 8 haftayi yatarak gecirdim. Erken dogum riski vardi. Tum bunlara ragmen bir kez bile sezaryen lafi gecmedi. Normal dogum yaptim.

  17. Son 10 senedir yakın çevremde normal doğum yapan kimseyi hatırlamıyorum. Hamile kaladan önce de normal doğumun savunucularındandım. Şimdi 12 haftalık hamileyim. Fikrim hiç değişmedi. Üsteik 14 sene boyunca fizyoterapist olarak engelli çocuklarla çalıştığım halde. Bir ara hiç normal bebek olmadığını bile düşünüyordum. Ama engelli çocuk sahibi ailelerin hikayelerini dinlediğiniz zaman sadece normal doğumda kullanılan yöntemlerin zarar vermediğine tanık oluyorsunuz. Sezeryanda da bir çok sıkıntıyla karşılaşılabilir.
    Umarım gebeliğimin sonuna doğru da benimle aynı fikirde olan bir doktor bulabilirim. Tuhaf ki, normal doğuma sıcak bakan bir doktor bulmak artık daha zor.

  18. Merhana bende avusturyada yasiyorum ve gebeligimin ilk ayindan beri cati muayenesi oldum!! Acilma varsa erken müdahale edebilmek icin, kadin doktorum sürekli bakti ve hiccc mi hic acitmadi.

    Cocugum cok iri olmasina ragmen (3.950kg dogdu) asla sezaryen önermedilrr, hatta dogum cok zor ve saaaatlerce sürdü .. En sonunda vakum yardimiyla gerceklesti.. Bunca eziyete ragmen sezaryene alalim demediler

  19. 32.haftamda doktorumu ‘ben 39.haftada bebek gelmezse keserim’ (dana kesiyor sanki ) demesiyle degistirdim.Suan hayatimda aldigim en iyi kararin bu oldugunu dusunuyorum.Dogumun basindan sonuna dek yanimda olan,her turlu dogal dogum kararima saygi duyan,dinleyen,cevap vermekten imtina etmeyen ,dogum sirasinda gerekli gordugu noktalarda beni yonlendiren doktorumu ve yasadigim pozitif dogum tecrubesini, oglumla karsilasmami hicbirseye degismem.Oglum 3600 kg, tam 54 cm ve boynunda cift tur kordonuyla 12 saatte dogdu.Pespembe ve epizyosuz !Tavsiyem hamileler eger dogal dogumu cok istiyorlar ise dogal dogumu destekleyen bir kac doktordan randevu alsinlar.Dogum yapana dek hicbir zaman gec kalinmis sayilmaz.

  20. gerçekten yazı harika ben sezeryan olan bir anneyim ama çokda memnunum çatım darmış her doktorun sezeryan yapmak için de bahanesi bu.şunu söyleyebilirimki doktorumdan çok memnunum sezereyan olmayı zaten çok istiyodum çünkü normal doğum artık korkulu rüyam haline gelmişti 1 ay sonrada 2.doğumumu yapıcam dualarınızı eksik etmeyin.