14 Yorum

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü, 17. hafta

İstanbul’dan Çiğdem’in Gebelik Günlüğü’ne devam ediyoruz. 

Çiğdem’in bütün yazılarını buradan takip edebilirsiniz.

***

Üzüm’e mektupla başladı bu hafta…

Üzüm bebeğim, bu hafta annen en çok seninle baş başa kalabileceği günlerin özlemini çekti.  Aranıza her gün yaptığınız 70 kilometrelik araba yolculuğunun stresi, radyoda dinlenen bölük pörçük piyano sesleri, toplantılar için yapılan koşturmacalar girmesin istedi çömez annen.  Bir sahil kasabasında bol bol deniz kenarı yürüyüşleri yapıp dalgaların sesiyle büyü istedi.  Tanıdık simaların gülümseyişlerini görüp içi ısınan annenin mutluluğuyla sen de mutlu ol istedi. Doğup büyüdüğü istanbul’u senin çok sonraları, istediğin için ve istediğin zaman tanımanı diledi.  Daha sakin, daha yavaş, daha dinleyen bir hayata doğ, büyü, yaşa istedi…

Çok konuşamadım bu hafta yine seninle, sesimi içeriden de duyarsın gibi geldi hep, şişelere mektup yazıp denize bırakır gibi, babana aşkla yazdığım gibi söyledim sana da sözlerimi usulca.  Duyabiliyor musun beni? Seni hayal ettiğimi, daha şimdiden okul orkestralarında şarkı söyleyip karşı cinsin gönlünü çelerken düşlediğimi biliyor musun?

Her anne gibi olmaktan korkup yine her anne gibi seveceğimi seni, kendi kayıp düşlerimin peşine takmamak için mücadele vereceğimi ve zaman zaman yenilip zaman zaman iyi ettiğimi düşünüp kendi yanılgımla dövüşeceğimi…

Seni hep en iyi anlayan olabilmek için çabalayacağımı, babanla edeceğin ilk kavgalarında bildiğim tüm karşı doğrulara rağmen babanı değil seni destekleyeceğimi içten içe…  Annelik tecrübesi de yaşam gibi belki; hem yanlışlar yapa yapa, deneye yanıla, hem de zaman zaman kendi annemin ezberlediğim doğru ve yanlışlarını döne dolaşa tekrar ede ede anne olacağım.  O yanlışların birçoğu arkasındaki kocaman sevgiyle katlanılır olacak belki de…Sen de o yanlışlarla kavga ederek büyürken bir bakmışsın ağzından bilinçsizce çıkmış gibi duran, senin bile olmayan aslı bana hatta aynı döngüyle çok çok önceki kuşaklara ait cümlelerin olacak. Kan bağının çok garip bir şey olduğunu öğreneceksin, seni hem en çok seven, en çok destekleyen hem de en çok üzenler hep bu bağla bağlandıkların olacak.

Bekle ve gör küçüğüm, bekle ve gör…

Bu kadar iç ses yeter deyip hamileliğimin 17. haftasını yaşadığım günlere ve gerçek dünyaya dönersek…

Cigdem17

Haftanın Keyfi:  Öncelikle yoga şahane diyerek başlayayım.  İki haftayı geride bıraktığım bu günlerde keşke daha sık gidebilsem duygusuyla severek devam ettiğimi söylemeliyim.  Bir kere malumunuz insanı kan ter içinde bıraktırmadan vücudu çalıştırdığı, kasları esnettiği için güzel. Ayrıca ders sonuna doğru yapılan meditasyon denemeleri her ne kadar hocanın güzel bir şey düşünün dediği anda aklıma gelen “bol domatesli menemen” düşüncesiyle biraz olması gereken havadan uzaklaşabilse de çok dinlendirici.  Derin gevşeme adı altında ders sonunda kocaman tombul yastıklara gömülüp istersek minik battaniyelere sarınarak uyukladığımız beş dakikalık bölüm ise kesinlikle favorim! Utanmasam çalan gongu duymazdan gelip geceyi oracıkta geçirivereceğim.

Hala sınıfın yenisiyim ama en azından diğer kızların da daha birkaç ay önce sınıfın en ufak göbeklisi olarak başladıkları yolculukta bitiş çizgisine az süre kalmışken birden bire sınıfın en koca göbeklisi oluverdiklerini şaşkınlıkla anlatışlarıyla kendimi daha az uzaylı gibi hissediyorum.

Haftanın Eziyeti: Size dişlerimde tel olduğunu söylemiş miydim? Üstelik de 20’li yaşlarımın başında bir senemi yine tellerle geçirmişken bu kez de 30’larımı tellerle idrak ediyorum! Doktor hatasıyla çocuk yaşta çekilen dişlerin yarattığı karmaşayı başka bir doktorun uyguladığı yetersiz tedaviyle düzelttiremeyince hadi bir cesaret deyip önce sekiz ay damak denen şeyi kullandım ve şimdi de son üç aydır tekrar telliyim.  İlk olarak üst çeneyle başlamıştık, bu hafta alt dişler de tellendi ve tüm ağzım sanki bana bir hapishane! Hamilelikte zaten önem kazanan diş eti sağlığı ve hijyen konusu teller sayesinde beş kat daha önemli ve günde en az 4-5 kez fırçalanmaktayım!!

Siz siz olun çocukları götürdüğünüz diş hekiminin uygulamalarından emin olun! Gerekirse üç beş görüş almadan hiçbir işlem yaptırmayın. Velhasıl kelam telleri taktırıp üç beş hafta sonra da hamile olduğumu öğrenince ilk tepkim “hem şişman hem telli olacağım” demek oldu! Bir ergenin ilk gençlik kabusu bu yaşta geldi beni buldu iyi mi?

Haftanın tavsiyesi: Hepimiz hamilelik öncesi ne kadar dikkat etmiş olursak olalım bebek haberiyle birlikte yeme içme konusuna ilave bir dikkat göstermeye başlıyoruz.  Ben de ilk adım olarak önceden kulak arkası etmeyi tercih ettiğim ve Türkiye şartlarında doğruluk ve güvenilirliğine şüpheyle baktığım organik beslenme sürecine hamilelikle birlikte adım atmak istedim.

Birkaç yıldır varlığından haberdar olduğum ancak Cumartesi sabahları erken kalkıp gitmeyi gerektiren herhangi bir aktiviteye bedenim isyan ettiğinden yılda ancak iki üç kez gidebildiğim Şişli organik pazarını haftalık rutinimize aldım.  Organik tarıma dair şüphelerim devam etse de pazarın internet sitesinde (www.ekolojikpazar.org adresinden pazarın kurulduğu diğer İstanbul semtlerini de öğrenebilirsiniz) belirli aralıklarla yapıldığı söylenen denetimler ve alıp denediğim ürünlerin özellikle de taze sebze ve meyvelerin market veya manav ürünlerine göre çok daha kolay bozulabildiğine tanıklık edince, son üç aydır alışkanlık edindik pazara gitmeyi.  Sevgilimin başlangıçta işkence olarak gördüğü bu alışveriş şekli, pazarda keşfettiğimiz organik gözleme ve taze meyve suyu tezgahları sayesinde ikimiz için de Cumartesi sabahı ritüeline dönüşen bir keyif haline geldi.

Pazarın dizi ve tiyatrolardan tanıdığımız bol oyunculu müşteri kitlesi, size ilk kez aldığınız taze rezeneyi keçi etiyle nasıl da güzel pişirebileceğinizi tarif eden değişik profilli pazarcılar kadar bile ilginç gelmiyor zamanla!

Haftanın sorusu: Sağda solda okuyup doktruma sormak üzere bir kenara not edip unuttuğum tetanoz aşısını geçtiğimiz hafta yazıştığımız emaillerde Çarşamba gebesi Pelin sayesinde hatırlayıverdim!  Doktorumu arayıp sorduğumda kendisinin rutin olarak mutlaka her gebeye önermediğini; ancak istersem olabileceğimi ve bir sakıncası olmadığını söyledi.  Bu işi aile hekimlerinin takip ettiğini de ekledi. Şimdi düşünmekteyim; doktorum mutlaka yaptır demediği için üstüne mi yatsam yoksa aile hekimime başvurup aşıyı yaptırsam mı emin olamadım.  Bu aşıyı olmayıp sorun yaşayan duydunuz mu acaba ey güzel gebeler ve anneler?

Haftanın itirafı: Az önce içime kaçtığına tanıklık ettiğim gebelik cadısı sayesinde beni bir iki saat evde yalnız bıraktığı için sevgilime etmediğimi bırakmadım.  Normalde manyak bir ilgi budalası olmadığıma eminim ama şimdi yanımda biri olsun, bana aç mıyım bir şey ister miyim sorsun, hiçbir şey yapmasa da belki ihtiyacım olabilir endişesiyle hep etrafımda olsun istiyorum sanırım.  Böyle hisseden başkaları da var mı acaba ey gebe dünyası???

Sevgiyle,

Çiğdem

14 yorum

  1. Merhaba Çiğdem
    Öncelikle tekrar hayırlı olsun diyorum, daha önceki haftanın yazısına yorum bıraktığımı sanmıştım ama teknik bir sorun oldu galiba 🙁 Doğum hazırlık kursları ve doulalık hakkında yazmıştım.
    Ben hamile iken tetanoz aşısı yaptırmamıştım, benim doktorum da gerek olmadığını söylemişti. Karar senin içgüdülerine bağlı açıkçası:)… Yan etkisi var mı emin değilim, araştırmakta fayda var…
    Bu arada yoga harika bir fikir, tüm hamileliğin boyunca yapmanı öneririm.

  2. Incir'in Annesi

    Tammmm gozumden yas damlamak uzereydi ki tanidigim Uzum’un annesi geri geldi. Cok sukur.
    O yogadaki 5 dakikalik uyku ne guzeldir Yarabbim.
    Sen daha duur! Daha icine ne cadilar kacacak. Seyretmesi de zevkli olur onlari:)

  3. Incir'in Annesi

    Bir de sen bu hayalleri kuradur, Duchess of Cambrdige Maldivler’de haftaliigi 53,000 dolar olan villada tatil yapiyor demis miydim? (Evet demistim, hain miyim neyim gebeyi bu kadar zorlamak olur mu? Olmaz. Olsundu.)

  4. Canım arkadaşııımmmm,ah ne güzel anlatmışsın yine…Ağlamayacağım işte banane…

  5. Tetanos aşısına benim doktorum da %100 şarttır demedi zaten, sonuçta bu bir önlem, yaptırırsan iyi olur dedi. Eh ne de olsa ben en son 10-15 yıl önce yaptırmıştım. Normalde herkesin 5 yılda bir tekrar ettirmesini öneriyorlar. Allah korusun toprakta düşerim bir yerlerim çizilir kanar filan.. Tırstım ben açıkçası ondan yaptırdım 🙂 Sonuç: karar tamamen sana bağlı.
    Bu arada, 17 haftalık bir gebeye göre hala fıstık gibi görünüyorsun, boşuna kendi moralini bozma 🙂 Hem bebeğin doğduğunda dişler de süper görünecek, bütün fotoğraflarda harika çıkacaksın fena mı?

  6. Ülkemizde yetişkin aşılama ihmal edilen bir konu. Tetanoz aşısı da yetişkin aşılama içinde 10 yılda bir tekrarlanması gereken bir aşıdır. Gebelikde vurgulanmasının sebebi yenidoğan tetanozunu önlemek için. Şimdiki şartlarda yenidoğan tetanozuna yakalanma riski yok denecek kadar az ama siz kendinizi korumak adına zaten 10 yılda bir yaptırmanız gerekir. Eğer primer aşılamanız tamsa tam olduğunu kabul ediyorum ve son 10 yıl içinde tetanoz aşınız yoksa yaptırın vesile olmuş olur , hem de unutmayacağınız bir tarih 10 yılda birde rapel yaptırırsınız. Acil servislerde ve aile hekimlerinde yapılıyor. Kolaylıklar diliyorum,sevgiler:))

  7. Merhaba Çiğdem,

    Öncelikle tebrik ederim. Ben de 26 haftalık hamileyim. Son 3 yıldır Almanya’ da yaşıyoruz, buradaki doktorum da Türk bir doktor. Sistemi filan çok iyi bilmediğimiz için doktorumla sık sık Türkiye’de şu haftada şu yapılıyormuş biz de yapacakmiyız tarzı diyaloglar içindeyim. Benlardan birisi de tetanoz aşısı idi. Doktorumun bana aktardığı ise planlı gebeliklerde gebe kalmadan önce tüm aşıları istiyormuş ama hamilelik süresince aşılanmaya pek de sıcak bakmadığını dile getirdi. Rutin olan bir uygulama da yokmuş zaten. Bu sebeplerle de ben olmadım aşı. Sağlıklı ve keyifli hamilelikler dilerim…

  8. kesinlikle etrafımda dolanan ve sürekli bana hizmet eden biri olsun istiyorummm!!!:)

  9. merhaba, aynen bende böyleydim çıtı pıtı çok az kilo almıştım . Azar azar formda giderken birden 6. ayda yani 24. ya da 25. hafta da bir kilo aldım ki inanamadım aynada gördüğümün ben olduğuma ama bebiş 32 hafta pramatüre geldi sonlarını göremedim hamileliğim sanırım yerimden kalkamayacaktım görseydim. Ben oldum aşıdan herhangibir yan etkisi yok. Doktorum olursan iyi olur demişti ve ben pinpirik riske atmadım yaptırdım. Sana kalmış tabiki 🙂 Güzel günler dilerim hamilelik en güzel şey cadılık için tadını bol bol çıkar 🙂 sonra bu cadılıkları yapacak zaman bile kalmıyor. sevgiler.

  10. merhaba çiğdem,
    Ben ikinci bebeğime 21 haftalık hamileyim, İlk gözağrım 5,5 yaşında bir erkek, içimde kelek gibi kanat çırpanda bir erkek, yani kısmetse iki erkek annesi olacağım inşallah, senin içinde hayırlşısı olsun umarım bebişin. ben iki gebeliğimde de tetenos aşımı yaptırdım, gerek varmıydı dersen çok gerekli değil ama doktorumla konuştuğumda her türlü önlemi almalı olduğum söylendi. aynen dediğini sana yazıyorum… “elbette doğumu köy yerinde yapmayacaksın ama ya hastaneye özel arabanla gelirken acil bir doğum oldu ve o sırada paslı birşey kullanmak zorunda kaldınız veya yolda yürürken farketmeden çiviye bastın” işte bu gibi sorunları aklımdan atmak için ben oldum çünkü yeni doğan bebekte tetenos sıkıntısı olmaması için çünkü yaşanan bir durummuş, tabiki de karar senin ve doktorunun … kendine iyi bak bebişine bol bol kitap oku ben faydasını gördüm Algan’ınçok kısa zaanda konuşmaya ve yaşıtlarından önce okuma yazmaya başladı 😉 seni mutlaka hisseder bebeğin her konuşmanı….

  11. yaşamnotlarım

    Tetanoz aşısını ben de yaptırmıştım. Hamilelikte 2 doz ve doğumdan sonra bir doz olarak tamamladım. Şart değil ama, olası risklere karşı koruyucu biliyorsun. Üstelik sağlık ocaklarında ücretsiz yapılıyor. Sevgilerimle 🙂

  12. merhabalar..
    ben de hamilelikle beraber telle tanışanlardanım.. kendimi hem hamile hem de telli olarak düşünemezdim ama oldu işte.. teller ilk takıldığında bulantılarım yetmiyormuş gibi bir de diş telleri hatta damağın verdiği sıkıntılarla uğraşmak beni çooook yordu.. sana da kolaylıklar diliyorumm…

  13. Merhaba çiğdem
    Ben de hamileliğimde tetenoz aşısı olmadım doktorum isteğe bağlı demişti bende olmamıştım bi sıkıntı da olmadı her hamile gibi seninde naz yapman normal insan biraz daha fazla ilgi istiyor bu zamanda hamile olmanın keyfini çıkar çünkü herkes üzerine biraz daha fazla düşüyor güzel bir hamilelik geçirmen dileğiyle

  14. Çiğdem-Üzüm

    Güzel anneler,
    Her birinize görüşleriniz için çok teşekkür ederim. Çok komik ama ben hala tebrik edilmeye alışamamışım, tebrik cümlelerinizi okurken birkaç saniye düşünmem gerekiyor algılayabilmek için:))

    Aşı için ilk adımı atıp kendimi aile hekimime ispiyonladım:) 20. haftadan sonra doktorumun da onayıyla yaptırabileceğimi söylediler. Teller konusunda en büyük motivasyon kaynağım aynen dediğiniz gibi Üzüm kucağımda çekilmek için sabırsızlandığım 32 diş fotolarım:)

    Sevgiler,
    Çiğdem