7 Yorum

Esra’nın Gebelik Günlüğü, 12. hafta

Esra, gebelik günlüğüne Austin, Texas’tan devam ediyor. 

Esra’nın bütün yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Merhaba,

Bu hafta oldukça yorucu geçti benim için. Çarşamba sabah çıktım evden cuma akşam döndüm. 3 gün 3 ayrı eyalette işim vardı. Üstüne bu aralar iyice yoğunlaşan bulantılarım da eklenince geçen haftayı bitirdiğimde savaştan çıkmış gibiydim. O yüzden bilgisayarımı hiç açmadım bu haftasonu ve bol bol dinlendim.

Esra12hafta

Benim en sevdiğim hamilelik belirtisi uyku. Aman allahım o nasıl tatlı bir uykudur. Uyumayı zaten çok seviyorken şimdi fırsatını bulduğum her an uyuyorum. Uçakla yolculuk yaparken mesela uçak daha kalkmadan uyumaya başlıyorum ve inerken tekerlekler yere vurduğunda uyanıyorum. Eh bir de yanımda oturan kişi tuvalete gidecekse mecburen uyanıyorum. Ben zaten her yerde kolaylıkla uyuyabilen birisi olduğum için bastıran uykuma direnmiyorum. Öğrendiğim kadarıyla ilerleyen aylarda uykusuzluk problemi ortaya çıkıyormuş. Umarım böyle bir problem yaşamam.

Geçtiğimiz hafta aklımı kurcalayan birkaç şeyden bahsetmek istiyorum bu hafta. Bunlardan ilki doğum şekli. Diğer günlük arkadaşlarımın olduğu gibi bu konu benim aklımı da kurcalıyor. Tabii ki her anne adayı gibi bende minik mucizemin sağlığını ve kendi sağlığımı düşünüyorum.

Burada yani Amerika’da vajinal doğum daha yaygın ve doktorlar tarafından destekleniyor. Öncelikle burda şunu açıklamalıyım. Benim şu zamana kadar denk geldiğim bütün kadın doğum doktor ofisleri birer grup. Yani bir ofiste 3,4 ve hatta 10 doktor çalışıyor. Mesela şu anda gittiğim ofiste 10 tane doktor çalışıyor. Her gece bir doktor nöbetçi oluyor ve o gece doğumları o doktor yaptırıyor. Normal doğum veya acil sezeryan olması bir şeyi değiştirmiyor. Eğer kendi doktorunuz o gece nöbetçi değilse sizi kimin doğurtacağını bilemiyorsunuz. Normal doğum yapmaya karar verdiğinizde biliyorsunuz ki eğer doğum gece başlarsa diger doktorların doğumu gerçeklestirme olasılığı sizin doktorunuzun doğuma girme olasılığından çok daha yüksek. İşte tam da bu yüzden burda suni sancı ile doğumu başlatmak çok yaygın. Ben suni sancı istemiyorum. Hani sezeryan olur normal doğum olur şartlar belirler, bebek ve anne sağlığı belirler ancak bildiğim kesin bir şey var o da suni sancı istemiyorum.

Ben de aslında bir çok anne adayı gibi doğumdan korkuyorum. Normal doğumdan korkuyorum çünkü çocukken geçirdiğim kalça çıkığı probleminin tekrarlamasından korkuyorum. Sezeryan doğumdan korkuyorum çünkü çok ciddi bir ameliyat olduğunu düşünüyorum. Son doktor randevumda doktoruma kalça çıkığını sordum. Bana bacaklarımı esnetebiliyorsam bir problem olmayacağını söyledi. Ancak benden başka sadece bir hastasında bu problemi yaşamış ve hasta pardon gebe sezeryan doğumu seçtiği için bir problem olmadan atlatılmış. Bu konuda doktorumu deneyimsiz buldum ancak aynı zamanda doktor doktor gezip kalça çıkığı deneyimi olan doktor bulabileceğimi sanmıyorum.O yüzden okumaya ve araştırmaya başladım. Şimdiye kadar bulduğum ve okuduklarım kadarıyla kemikler ve çatı artık gelişimini tamamladığı için bir problem olmayacağı yönünde. Hatta forumlarda deneyimlerini paylaşan kadınlar bu korkuların normal olduğunu ama doğumun normal bir kadının doğumundan farkı olmadığını sık sık dile getirmişler. Ancak ara ara acaba bir ortopediste danışsam mı acaba diye düşünmeye başladım. Bu konuda kısa zamanda bir karara varıp ona göre hareket edeceğim. Şu durumda ağrı kesici kullanmadan vajinal doğum üzerine yoğunlaştım diyelim. Tabii ki anne ve bebek sağlığı herşeyden önemli diye ekliyorum. Bu konuda deneyimleri olanlardan yardım istiyorum. Mümkünse hikayenizi dinlemek isterim.

Bu hafta yine okuduğum forumlardan birinde dikkatimi gerçek bir hikaye çekti ve güvenli hamileliğin ne kadar önemli olduğunu anladım. Kısaca özetlemek gerekirse şu anda mevcut emniyet kemerleri hamilelikte kadını yeterince koruyamıyor. Rahime doğru olan yoğun kan dolaşımı ani bir kaza anında emniyet kemerinin alt kısmının uyguladığı baskı nedeniyle şiddetli iç kanamaya sebep olarak hem anne hemde bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor. Size her hafta birçok farklı şehirde seyahat ederek çalıştığımdan bahsetmiştim. Emniyet kemerini hamileler için güvenli hale getiren aparatlar üretmişler. Şimdilik araştırıyorum. Aklıma yatanı bulduğum anda satın alıp kullanmaya başlayacağım. Okuduğum olay beni çok etkiledi. Kazada kimsenin burnu bile kanamazken anne adayını ve bebeği kaybetmişler.

Bol bol araştırıp okuduğum bir diğer konu ise tdap aşısı. Bu aşı 10 sene kadar önce bulunmuş ve FDA tarafından onaylanmış. Tetenoz, difteri ve boğmaca aşılarının birleşiminden oluşuyormuş. Bunu anne adayına, baba adayına ve ilk üç ay içinde bebeğe yakın temasta bulunacak herkese (annecim merhaba) yapılmasını şiddetle tavsiye ediyorlar. Ben yaptıracağım, tabii Yalım da. Bu konuda da uzun uzun okudum ve yaptırmaya karar verdim.

Mide bulantılarım oldukça arttı. Gerçi şikayet edecek durumda değilim çünkü henüz kusmadım ama devamlı bir bulantı hali var. Öğleden sonra başlıyor ve yatana kadar devam ediyor. Birkaç akşam yemek yiyemedim. Yemek yiyebildiğim zamanlarda o kadar yavaş yiyorum ki geçen yemeğimi yediğim restoranda kadın yemeğimi beğenmediğimi sandı. Açıklama yapmak zorunda kaldım kadına. Bir yudum alıyorum iki dakika bekliyorum. Su içiyorum yine bir dakika bekliyorum sonra bir yudum daha. Bir tek meyve yerken hiç zorlanmıyorum.

Artık yavaş yavaş 12. hafta içinde olduğumu dile getiriyorum. Böyle 11. hafta bitti dediğimde yeterince zevkli olmuyor. Aman allahım ben neredeyse 3 aylık hamileyim diyorum bazen Yalım’a. Target’a (buranın Migros’u mu desem?) gittiğimizde ben biberonlar, önlükler, emzikler vs bakarken Yalım da oyuncak reyonlarına bakıyor. Yavaş yavaş duruma hazırlıyoruz kendimizi. Önümüzdeki hafta bir ultrason daha var. Bu ikili taramaya denk gelen testler. Bunu yaptırdıktan sonra bildiğim kadarıyla 20. haftaya kadar bir daha ultrason yok. Bu durum canımı sıkıyor aslında. Ama yapacak bir şey yok.

Aslında çok öncelerden beri intelligender (idrar ile cinsiyet testi) testini yapmak istiyordum. Geçen almaya gittik ve üzerini dikkatli okuyunca progesteron kullanan hamileler için test sonucu güvenli değildir yazdığı için almadık. Malum hala progesteron hormonu kullanıyorum. Bir ay bekledikten sonra ancak güvenilir olurmuş test sonucu. Yani olmadı benim için.

Bu haftaya son not olarak şunu düşmeliyim: Hamilelikte oluşacak çatlakları önlemek için Lush’dan aldığım losyon barı (katı losyon- kullandıkça eriyip cilde yayılıyor) kullanmaya başladım. Hatta bir tarif buldum malzemelerimi satın aldım. Bittiğinde kendim yapacağım. Devamlı uçak yolculuğu yaptığım için sıvı losyon ve yağları taşıma imkanım yok. O yüzden kullandığım bu üründen çok memnunum. Her gün kullanmaya çalışıyorum.

Haftaya bizim için büyük gün. Heyecanla bekliyoruz. İnşallah haftaya burdan daha da iyi haberlerle görüşmek üzere!

Sevgiler,

Esra Aytul

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

7 yorum

  1. mrb esracım
    öncelikle herşeyin yolunda gittiğine adına çok sevindim.ben idrardan cinsiyet tahminini ilk kez senden duydum,öyle bişey varmı gerçekten? eğer varsa eczanelerdemi bulunur bu,bende 12 haftalığım ve çook merak ediyorum cinsiyetini:)) malum 2 erkekten sonra 1 kız istiyor insan:)

  2. Merhaba Havva. Bildigim kadariyla yakin zamanda Turkiyede de satisa sunuldu. Ancak adini bir turlu bulamadim o yuzden yabanci ismi kullandim. Bu test ne kadar guvenilirdir bilmiyorum AMA biz keyif icin yapacaktik. Saglikli olsun Minik mucizemiz onemli olan o.

  3. Emniyet kemerini hamileler için güvenli hale getiren aparatlar üretmişler. Şimdilik araştırıyorum…..

    Bu konuda ben de biraz tedirginlik yasadim. Hatta halen de yasiyorum. Araba kullanmak istemiyorum artik. Hele ki kis-kar-yagmur sartlarinda. Ama bir ufaklik ile halen cailismaya devam ettigim icin araba gerekiyor…
    Hamilelik kemeri diye extra bir sey var. Ama Avrupa’da burda araba standartlari ve guvenligi icin boyle bir aparatin extra bir guvenlik “100% saglamadigi” sadece ve sadece belki karni cok sisen/buyuyen annelerin rahmine dagru gelen kisimda ki tampon ile ufak bir rahatlama sagladigi ama arti bir guvenlik –yani mini bir airbag–haline donusmedigi soyleniyor. Yani kuru masraf, ama icinizi rahatlatmak amaciyla alabilirsiniz. Araba guvenligi ve bunu ureticiler arasinda da herhangi bir kavga ters dusme yok. Ureticileri de aslinda “rahatlik ama arti bir guvenlik oldugunu iddia edemiyorlar”. bu sebeple ben almadim. Bir de ben baslarda cok araba kullanmamistim. Simdi Kis oldugu icin gerekiyor. …

    En onemlisi, emniyet kemerini ceket, hirka, hele ki kaban vs. gibi seyler ile kullanmamak, ve buyuyen karnin tam altina baglamak. araya birsey sokmamak. AIrbag ten oldukca uzaga oturmak. (ben cok uzun olmadigim icin maalesef cok ta uzakta oturamiyorum.)

    Ama sizin tedirginliginizi anliyorum. Keske ben de artik son ayimda araba kullanmak zorunda olmasaydim. Ben 2-3 gune indirebildim elimden baskasi gelmiyor….Elimden baskasi gelmiyor …Allah emanet olalim, icimizi serin tutalim.

    bir not: ABD da ve tabi ki de Turkiye ‘de de Bebek araba koltuklari araba gidis yonunde duz monte ediliyor (Bkz. Blogcu anne, Derin ‘in resimlerine bakin, ki Ona da yazmistim.). Bu kullanim cok yanlis. En azindan 2 yasina kadar bebek koltuklari terse monte edilmeli. (eylemsizlik kanunu ile koca kafali bebelerin boynu one-geriye savrulmasin diye. Oyuzden ABD’de ki standartlari da cok dikkate almayin, bir EU modeline bakin derim.

  4. esra merhaba:) bende küçükken doğmasal kalça çıkığı ameliyatı geçirmişim çift taraflı… 2 kere ameliyat olmuşum ve şu an bir sorunum yok.. bende doktoruma bunu söylediğimde aaaa çok ilginç bi de böyle bi vakamız olcak dedi:) 21 haftalık hamileyim ben de kalça çıkığının doğumun şeklini belirlemesini ilerde konuşcağımızı söyledi doktorum.. ama bu konu hakkında öğrendiklerini de burda paylaşmaya devam edersen çok sevinirim:)

  5. merhaba Esra,
    ben başka bir gebe arkadaşımın önerisi ile emniyet kemerinin sadece üst çapraz kısmını kullanıyorum. göbekten geçen kısmı takmıyorum. nasıl mı yapıyorum? emniyet kemerini boş koltuğa takıyorum, sonra omuzdan geçen kısmı omuz üstü-kol altı yani normalde nasılsa öyle geçiriyorum, göbekten geçen kısım arkada kalıyor haliyle. emniyet kemeri ilk çıktığında bu şekilde 2 bağlantılı imiş. daha sonra güvenlik kriterleri artınca şimdiki 3 noktadan bağlantılı hale gelmiş. normal takış modelindeki riske girmektense ben bu 2 bağlantı noktası olan haliyle devam edeceğim.
    selamlar
    duble anne

    • Gulin hanim, isinize karismak istemem kesinlikle ve sizin terchiniz. Bu yontemi ABD de bazi arabalarda gormustum, (kullanan gebe degil, obez birisiydi). Ve cok tehlikeli oldugunu konusmustuk. Avrupa’da tamamen yasak. Emniyet kemerini bulan araba firmasi (Volvo) bunu patentlemeyip resmen tum insanligin guvenligi icin standart halen getirtmis. …Oyuzden diger gebelere nacizane onerim, sizin seciminiz ama arkasinda cikar -profit-amaci olmayan bir urun olan emniyet kemerini tasarlandigi gibi kullanin derim.

      Sonucta bu 2li yontem a) bebegin (gebeliginizi) koruma acisindan daha guvenilir bir sistem degil ve b) sizin guvenliginizi de en basta cok riske atan bir durum. Bana tavsiye edilen, emniyet kemerini karnin altina koymak. Tabi bir de bebegin haftasi ve posiyonu da etkili olabilir. suaralar ve yazidan sonra ben de cok tedirginim. Kazasiz belasiz gunlerimiz olsun…

  6. Esra merhaba,

    Özellikle geçen haftaki yazın beni çok etkilemişti. Bebeğinin fotoğrafını basacakken makine kapandığını yazdığın kısımda. Hem üzüldüm hem duygulandım fazlasıyla. Kalp atışlarını duyduğun için mutlu olabildim. Senin açından bulunduğunuz ülkenin şanslı (Vajinal doğumu desteklemeleri gibi) ve şanssız yönlerini düşündüm durdum…

    Emniyet kemeri konusuna değindiğin için çok teşekkür ederim. Bu kadar hayati tehlike taşıdığını bilmiyordum. Sadece bebiyi sıkıştırmamak için bir yol bulmuştum kendime onu uyguluyordum. Şöyleki;
    Ben koltuğa oturmadan kemeri koltuğa bağlıyorum. Arından oturup omzumdan kemerin sadece üst kısmını aşırtıyorum. Böylece öne hamle olduğunda kemer katılaşıp beni tutuyor. Sadece iki emniyetten sadece üst kısmım tutulmuş oluyor dolayısıyla bende… bebi sıkışmıyor. Ancak olumsuz bir durumda önleyici olur mu pek bilmiyorum şimdilik böyle deniyorum.

    İyi haftalar dilerim,

    Sevgiyle

    Elif.