4 Yorum

Esra’nın Gebelik Günlüğü, 13. hafta

Esra, gebelik günlüğüne Austin, Texas’tan devam ediyor. 

Esra’nın bütün yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Merhaba,

Bu haftaki yazımı oldukça geciktirdim. Geçen haftaya dair hiç not almadım. Biraz isteyerek yaptım bunu. Çünkü bu gün bizim için önemli olan 12. Hafta ultrason ve kan testi vardı. Ben özellikle cuma akşamından beri oldukça endişeliydim. Evet her şey yolunda gidiyordu ama ya gitmiyorsa diye düşünmekten kendimi alamadım. Bir gün az midem bulansa eyvah diye korkmaya başladım. Biliyorum belki çok gereksiz ancak bu bana 4 düşükten yadigar. Elimde değil en ufak belirti azalmasında korkmaya başlıyorum.

Esra132

Bu haftayı özetlemek gerekirse haftanın büyük kısmında hep biryerlerim ağrıdı. En rahat olduğum günlerde bile başağrısı vardı. Bir gün boynum tutuldu başka bir gün belim çok ağrıdı. Hele pazar akşamı midem, sırtım, bacaklarım ve göğüslerim hepsi ayrı ayrı ama birleşip ağrıdılar. Sanki gece bitmek bilmedi. O zaman şunu düşündüm. Anne olmak ne zor şey yahu. Şikayet bile etmek içimden gelmiyor çünkü ben minik mucizemi büyütüyorum. Bu ağrıların bulantıların sebebi benim minik mucizem. Nasıl şikayet eder ki insan? Tüm rahatsızlıklara, ağrılara, bulantılara ve kilolara razıyım. Yeter ki o sağlıklı olsun.

Bu haftanın en önemli olayı ise bugün gittiğimiz ultrasondu. Aslında 20’sine aldığım randevuyu geçen hafta arayıp 18’ine çektirmiştim. Yani ben öyle zannediyordum en azından. Gittiğimizde bizi bir sürpriz bekliyordu. Orada çalışan arkadaş( lar) randevumu 18’ine almamışlardı. Çok şanslıydık çünkü benim randevumdan hemen sonraki randevu boştu. Çok sinirlenmeden ve çok beklemeden günü kapattık. Ama şunu eklemeliyim doktor ofislerinde bu tür hatalardan hoşlanmıyorum. Çünkü hepimiz çalışıyoruz ve hepimizin zamanı kıymetli. Bir diğer bizi sinir eden durum ise ultrason yapılırken telefon yada fotoğraf makinesi kullanamıyorsunuz. Bana göre dünyanın en saçma kurallarından biri. Bu anı ve sevinci tadına doyarak yaşayamıyorsunuz.

Ultrason odasına girdiğimizde önce ultrason teknisyeni gerekli ölçümleri yaptı. Ölçümlere göre ense kalınlığı tamamen normal değerler içinde. Bize minik mucizemizin kollarını, bacaklarını ve hareketlerini gösterdi. Bizim ufaklık kıpır kıpırdı. Hop hop hopluyordu. Çok hoşumuza gitti. Hani deseler iki saat sürecek hiç şikayet etmeden izlerdik o görüntüleri. O küçücük insan olmuş, elleri, parmakları gelişmiş ve biz görmeyeli büyümüş, çok yol kat etmiş. Sonlara doğru ultrason doktoru geldi. O da önce baktı bir kaç kez daha ölçüm yaptı ve bize herşeyin yolunda gittiğini söyledi ve işimiz bitti. Çıkışta elimize 4 tane fotoğraf verdiler hepsi birbirinden kötü. O kadar güzel pozdan o kadar güzel görüntüden bir şeye benzemeyen 4 tane fotoğraf. Aslında açık konuşmak gerekirse doktorumu sevmemiş olsam bir daha gitmezdim. Bir kaç tane daha fotoğraf isteyecek oldum bana 4 tane fotoğraf çok fotoğraf dediler ve mecburen ayrıldık. Neyseki Yalım gizli gizli çekmiş cep telefonundan da elimizde fazladan bir kaç tane daha fotoğraf var. Bir türlü anlamıyorum bu gereksiz kurallar neden var? Yani ben neden daha güzel fotoğraflar alamıyorum veya en azından ne istediğimi seçemiyorum.

Daha sonra önce bu günkü testin son aşaması için kan verdim. Akşamüstü ise infertilite kliniğinden doktorumun isteği üzerine progesteron hormonu ölçümü için kan verdim. Aslında artık progesteron hormonunu kesmelerini bekliyorum ancak sonuçlar yarın belli olacak. Tam 2.5 aydır her gün progesteron fitil kullanıyorum.

Akşam eve geldiğimizde bir karar verdik. Burda doktor ofislerinde böyle zar zor ultrason yapıp birde kötü fotoğraflarla eve gönderilmek biraz canımızı sıktı. İnternette biraz araştırma yapınca sırf bu işi yapan bir şirket bulduk. İşleri ultrason yapmak ama doktor gibi tetkik etmiyorlar. Size keyifli bir ultrason sunuyorlar. DVD’ye çekiyorlar ve bütün fotoğrafları veriyorlar. 16. haftaya randevu almaya karar verdik. Bizim için çok keyifli geçeceğini düşünüyoruz.

Bu arada geçen hafta patronuma önce bütün yıllık iznimi kullanarak Türkiye’ ye gideceğimi bildirdim. 12 Nisan’da kısmetse Türkiye yolcusuyum. Aramızda geçen konuşmanın samimiyetine güvenerek hamile olduğumu da söyledim. Tam da beklediğim tepkiyi aldım. Patronum – Biliyordum bunu söyleyeceğini dedi ve tebrik etti. Samimiydi ama ne kadar sevindi onu bir tek o bilir.

Bu hafta resmi olarak 12. Haftayı bitirmiş 13. Haftaya girmiş bulunuyorum. Risklerin her zaman olduğunu bilmeme karşın artık düşük riskimin iyice azalarak yüzde birin altına düşmesiyle derin bir oh çektiğimi eklemem gerek. Şu seyahat işlerim keşke biraz yavaşlasa da bende yavaş yavaş hazırlıklara başlasam.

Haftaya bir başka önemli konumuz var. Doktor ofisinde kendi doktorumu göreceğim. Yine bizi heyecanlı günler bekliyor.

Sevgiyle kalın,

Esra Aytul

4 yorum

  1. İnşallah çok güzel bir hamilelik geçirip bebeğini sağlıkla kucağına alırsın 🙂

  2. Cok tatlisin hele o gobusun valla ozendim sana insanın yine hamile olası geliyor Ama benim venüs 8 aylık daha

  3. Ohh zor olan kısmı atlattin ınş sağlıkla kucağına alırsın

  4. Endişelerin, duaların ve korkuların o kadar benziyor ki benim hissettiklerime. 12. Hafta testleri için nasıl heyecanlı olduğuma, minik kızımı içimde hulahup çevirirken görünce her muayenede olduğu gibi gözyaşlarına boğulduğumu. Ama çok şanslıydım ultrasonu çeken doktor bol bol güzel resimler verip, her hareketini görmemize izin vermişti. Ayrıca erken bir cinsiyet tahmini bile yapmıştı ve doğru çıktı. Bundan sonra daha rahat ama yine de hergüne acaba iyi mi diye düşünerek bazen de endişeden kendini yiyerek geçireceksin. Ama evet annelik zor işmiş, bedenin çektiği zorluklar ruhun çektiklerinin yanında az bile. Bebeğine ve kendine güven, tadını çıkar her anını hamileliğinin, hepsini hatırla. Bana da dua edin lütfen son on gün. Yüzecek kuyruk bile kalmadı artık:)