14 Yorum

Deniz M’in Gebelik Günlüğü, 14. hafta

Perşembe gebesi Deniz İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor.

Deniz M’in Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bu hafta insanlık için küçük ama kendim için büyük adımlar atmaya devam ettim. En mucizevi gelişme bulantılarımın bir nebze de olsa hafiflemesi! Artık bulantı hapı almıyorum (onun yerini sabah akşam elimden düşürmediğim gastrit şurubu aldı!). Sabahları uyanır uyanmaz özellikle de dişimi fırçalarken mutlaka bi posta kusuyorum. Gün boyu da inceden inceden bulantı bir sızıntı gibi devam ediyor ama saat başı kusmalarım bitti nerdeyse. Hatta o kadar çılgınca sevindim ki bu gelişmeye, tadını özlediğim ne varsa koşa koşa saldırdım. İlk istikamet müdavimi olduğumuz balık lokantası! Tabii koku fena çarptı ama kusmadım. Üstelik bitiremediysem de didikledim ve biraz da olsa yemeği başardım balığımdan. Aynı hüsranı pirzola ve salata için de yaşadım. İlginçtir, artık bu hormonlar kimyamı nasıl bozduysa hiçbir şeyin tadı aynı değil. Ne yersem yiyeyim eski tadını alamıyorum. Ağzımda hala bir türlü gitmek bilmeyen bir acı badem tadı var… Bu arada artık ekşi de yiyemez oldum. Ama yine şaşırtıcı bir gelişme olarak tatlı düşkünlüğü başladı. Sade dondurmayla araladığım kapıyı, bilumum tatlılar ve çikolata takip etmekte. Bir de abartısız yıllardır yemediğim pirinç pilavı denilen nimeti keşfettim ki bu gidişle sonum hayır ola diyorum…

Deniz14

 

Bu hafta pörtleyen göbeğimle beraber hamile olduğuma artık iyice inanan arkadaşlarımdan ilk hediyelerimi de almaya başladım. İlk olarak bir emzirme yastığı (uyurken de kullanılabilirmiş, yakında ennn vazgeçilmezim olacakmış), ve de bolcana kitap. Ne yalan söyleyeyim, henüz kitapların kapağını bile açasım gelmedi, ama söz, bi ara hepsini hatmedeceğim.

Ben de artık enginlere sığmayıp taştığım ve yeni aldığım elbiselerimin bile dikişlerini patlattığım gerçeğini kabul edip bir hamile mağazasının yolunu tuttum ve ilk alışverişimi yaptım. Kendime (bence bir servet değerinde) bir adet kot pantalon ve bir eşortman altı aldım. Evde de çok severek giydiğim pijamanın lastiklerine her geçen gün makasla birer çentik daha atıyordum belini gevşetmek için. Sonunda lastiği yolmakla bu işin olmayacağını kabul edip bir de pijama aldım, beli penyeli olanlardan. Ve de ne kadar rahatladım! Oh beee, dünya varmış! Spor sütyenlerinden sonra en dahiyane buluş bence bu beli penyeli pantalonlar, eşofmanlar, pijamalar! Ömür boyu giyebilirim gibi geliyor!

Bu haftanın kayda değer gelişmelerinden biri de nerdeyse 3 aydır ilk defa 10 saat aralıksız uyku uyumuş olmamdı! Gerçi sadece 1 gün elime geçebildi böylesine bir lüks ama tüm hafta uyuyacak yer aradım kedi gibi. Tüm arkadaşlarımdan duyduğum ve “bende niye olmuyor ki” diye dertlendiğim o meşhuuur uyku hali sonunda 14. haftamda beni buldu. Benim her işim terstir, o yüzden bunu da normal karşılıyorum. Herkes 3. ayını doldurunca enerji dolarmış, bana hamile mahmurluğu yeni çökmeye başladı. Gerçi sürekli kusmaktan mahmurluk yaşamaya halim kalmıyordu ki!

Bu arada henüz cinsiyetini bilmediğimiz bebiye yönelik hiçbir alışveriş yapmadık ama evde bebili hayata yönelik ufak bi tadilat yaptırdık. O da bebi alışverişinden sayılmaz herhalde. Ama sevgilimle karar verdik, cinsiyetini öğrenir öğrenmez (doktorumuz kesin bir ifade kullanırsa, kullandığı gün) gidip ilk cicisini alıcaz bebinin, o günün hatırası olsun diye.

Bu arada hamile hayata alışmam pantalon ve pijamayla sınırlı kalmadı. Resmen eğilmekte zorlanıyorum artık. Sabahları ayakkabılarımı sevgilim bağlıyor. Olur olmadık her yerde (mesela toplantılarda) göbeğimi ovuştururken yakalıyorum kendimi. Niye göbeğimle oynaştığımı anlamayan ve garip garip bakanlara toplantıyı bölüp anlatmaya başlıyorum hemen “bebek var da onu seviyorum” diye. Hatta geçen gün sinemaya gittiğimiz alışveriş merkezinde otoparkta 16. turumuzda hala yer bulamayınca gözüme “hamilelere ayrılan özel park yerleri” ilişti ve tabii ki ilk defa olaraktan bu nimetten faydalanmış oldum. Meğer ne hoş bir uygulamaymış. Akıl edenin hay aklına sağlık.

Bu arada ofiste göbeğim kamu malı haline geldi bile. Giden gelen bi el atmadan geçmiyor yanımdan. Ne yalan söyleyeyim hiç de itiraz etmiyorum. Ben de “hamileleri ellemeyi sevenlerdendim”. Meğer elletmeyi de bi o kadar severmişim. Bütün teyzelere duyrulur, arıza çıkarmak yok, buyrunuz doya doya elleyiniz. Siz elledikçe şımarıyorum söylemesi ayıptır!

Haftaya enerji dolu, eğlenceli ve güzel gelişmeleri paylaşabilmek dileğiyle… Sevgiler,

Deniz

 

14 yorum

  1. Yaşasın.. bulantılar gidiyor…
    Şimdi her şey çok daha anlamlı ve katlanılabilir olacak Deniz.. Ne mutlu baharla birlikte yenileniyorsunuz…
    Bir bayan hayatının hiç bir evresinde göbeğinin var olmasına bu kadar sevinemez herhalde.. 🙂 Ben büyüdüğünü gördükçe mutlu oluyorum. Evrenin bize çok güzel bir hediyesi.. bütün cefalarıyla muhteşem hissettiriyor. Tadını çıkartalım..
    Biraz ilgi hiç fena olmuyor 🙂

    Sevgiyle,
    Güzel haftalar…

    • Aynen oyle Elif. Hayatımda ilk defa göbegim olduguna seviniyorum! 🙂 Insallah evren yanlis anlamaz da gobegimi daimi kilmaz sonrasinda da! :))) Öptümmm

  2. Harika haberler Deniz…. bulantının bitmiş olması, güzelim hamilelik günlerinin tadını çıkarmaya başlayış…bundan sonra da herşey çok daha güzel olsun…sevgiler…İlke

    • Cok tesekkur ederim. Daha tam anlamiyla bitmiş sayılmaz ama buna da şükür diyelim. 🙂 İnşallah şu mızmızlıklatn kurtulurum artık 🙂 Sevgiler

  3. o penye pijamalar daha uzun bir süre hayatınızda olacak, ta ki sevgiliniz ama artık yeter diyene kadar:)
    ayıcıklı pijamalarımdan ayırmayın beni ama:(. (artık yeter lafını dün duyduğum çok mu belli oluyor:)

    • Eyvaaaaaah! Hic o kadar otesini dusunmemistim! Kahpe felek demek daha neler yasatacak!!! 🙂 Hayirlisi, simdilik sefasını sureyim bari! 😉 Sevgiler

  4. bende 14.haftamdayım ve hala bulantılarım devam ediyo:(( senin adına çok sevidim deniz,diğer ikisinde hiç böle olmamıştım yaş ilerledikçe oluyo heralde diğerlerinde 20li yaşlardaydım şimdi 30 oldum:( bulantılarım olduğu için hala hiç ilaç içmiyorum,kan ve vitamine öbür ay başlıcaz…gelişmelerini merakla takip ediyorum…

    • Havvacim, benim bulantılarım da bitmedi aslinda sadece bi nebze hafifledi. Hala kusmamak icin buyuk caba sarfediyorum, hatta bu satirlari yazarken bile, ama en azindan cabamin karsiliginda kusmayabilir oldum, oncesinde ne caba ne fayda, hic engelleyemiyordum bile. Bu arada hatirlatirim benim yasim da 35! O hesaba girersek ben bitmisim yani! Citirsin sen hala citirrrr! 😉 Sevgiler

  5. Çarşamba Gebesi Pelin

    Deniz bence de hiç yaş hesabına girmeyelim, zira ben de 1 ay sonra 35 olucam! 🙂

    Birkaç sabahtır ben de çoraplarımı giymekte zorlanıyorum, eğilince bayağı bayağı göbeğim sıkıştırıyor. Güya şu anda 20.hafta içindeyim ama benim bile bulantılarım %100 bitmiş değil. Kusmuyorum belki ama rahatsızlık var mı var. O yüzden kendini zamana bırak, sadece keyif kısmına odaklan. Ablamın bulantıları 9 ay sürmüştü, tabii herkesin öyle olmaz ama…o yüzden bulantılara odaklanıp güzellikleri kaçırmanı istemem.

    Ben de hamileleri elleyerek sevmeyi çok severdim ama bana henüz öyle yaklaşan olmadığı için ben nasılım bilmiyorum 🙂 Ama seni minik göbeciğinden seviyorum 🙂

    • Ay bence de! Hepimiz 35lik çitirlarız nihayetinde, di mi ama! 😛 Sen 20. haftadanda daha yeni mi eğilmekte zorlanıyorsun? Eyvahlar olsun, ben alıp başımı gitmişim demek! ya da naz yapmayı öğrenmisim azıcık! 😉 Segilim duymasın, hiç bozmayayım ben onun “aciz anneye yardım” çabalarını! 😉
      Su bulantı olayı umarım dediğin gibi 9 ay sürmez! Gerçi annemde nerdeyse 5 ay sürmüş!!! Ama hayırlısı artık, kader deyip çekicez Dilerim tek derdim bu olur hamileliğimde!
      Ayol nasıl ellemezler seni henüz?! Gelip ben ellerim bol bol sen hiç merak etme! 🙂 Yakında iş icin gene Izmir yolları tastan bana nasilsa. “Performanssız” bir gun olur umarim, ve de sana ugramaya da firsat olur umarim. Sevgiler

  6. Çiğdem-Üzüm

    Deniz merhaba,
    Ben iş yerinde hamilelik haberini paylaşmış olmama rağmen henüz senin kadar cesur davranıp göbeğimi gere gere gezmiyorum sanırım. Hafif genişçe hırkalar sayesinde şimdilik olası ilgileri bertaraf ediyorum; çoğunluğu erkeklerin oluşturduğu bir departmanda olmamın da payı büyük sanırım. O nedenle burada edilen göbek muhabbetleri büyük bir açığı dolduruyor benim için:)
    Hamilelik kılıklarına verilen her kuruşu da helal etmek gerek sanırım, benim lastiklerini makasladığım taytlar artık eskisi gibi rahat ettirmiyor ve özellikle iş yerinde kendimi göbeğimi rahat ettiren kıyafetlere teslim ediyorum.
    Bulantılarının haftaya kadar bıçak gibi kesilmesi dileğiyle.
    Sevgiler,
    Çiğdem

    • Valla haftalarca ben de caktirmayayim diye kasmaktan gerdim kendimi. Simdi bi yaydim ki sorma! 🙂 Darisi basina. Sen de ofiste rahaaat rahat oynasirsin gobusunle insallah! 🙂
      Bu arada bi gorussek de gobuslerimizi tokustursak mi ki aceba? 😉 Öptümmmm

  7. Darısı basıma hanımlarr 😉