23 Yorum

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Pazartesi gebesi Çiğdem İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor.

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

Üzüm: Anneeeeeee pata küte pata küte tak tok…?

Ç: Ay ay ay ay tekme miydi bu yumruk mu acaba? Efendiiiiiim minik tatlı bonibon Üzüm?

Üzüm: Anneeee hani sen babama kızıp duruyorsun ya! Hani sana hiç sürpriz yapmıyormuş da sen de sürekli mızıklanıp kendi kendine küsüyormuşsun ya!

Ç: Eeeeeeeeee?

Üzüm: E işte ben de sen mutlu ol diye yaptım bu sürprizi! Mahsusçuktan kordonumu aldım bacaklarımın arasına, oooh at biner gibi bindim kordonuma kandırdım doktor amcayı, sırf sen kocaman sürprizimi öğrenince çok şaşır mutlu ol diyeeeeeee.

Ç: Yandık ki ne yandık!

Geçtiğimiz haftayı “Üzüm’ün son kararı mıdır” “bu kez kesin mi” iç ve dış sesleriyle kapayıp, yine ufak bir çarpıntı eşliğinde kendi doktorumuza görüneceğimiz günü beklemeye başlamıştık.  Çarşamba sabahı sevgilim, ben ve annem toplanıp doktorumuzun yolunu tuttuk ve aradığımız doğrulamayı duyabilmek adına doktorun şaşkın ve anlamaz bakışları arasında “doktorum civanım, sen bize erkek dedin dedin ama bak perinatoloji uzmanımız başka bir şey keşfetti, meğer bebeğimizin pipisi düşüvermiş” diyerek durumu özetledik.

Cigdem20

Bu kez kendi doktorumuz da hafif mahçup bir havada Üzüm’ün erkek değil kız olduğunu teyit edince kafamızdaki kuşku bulutlarını dağıtıp anneanne adayımızın doktora sorduğu onlarca meraklı ve komik sorunun keyfini çıkardık.  Üzüm kız 400 gr civarında görünmekteydi ve aynı hızda büyümeye devam etmesi için artık geciktirmeden demir hapına başlamalıydım. Bunun yanında yeterli süt ve süt ürünü tüketemediğim günlerin akşamında bir adet de kalsiyum hapı alacaktım.  Özellikle demir hapına ilişkin duyduğum onlarca olumsuz yan etkiyi yaşamadan bu değişikliğe de adapte olmayı umuyorum.

Bir sonraki kontrolümüz 24. hafta sonunda ve tok karınla gitmem şartıyla o hafta şeker kontrollerim yapılacak.  Hayatımda bu kadar detaylı takip edildiğim bir dönem daha olmamıştı sanırım.  Her muayene ayrı maraton ayrı bir heyecan!

Bu haftaya dair bir diğer gelişme de; 17. hafta yazımda sorduğum tetanoz aşısına ilişkin hem gittiğim perinatoloji uzmanından aldığım yanıt hem de sizlerden gelen gayet mantıklı yorumlar doğrultusunda, totoyu kaldırıp bir zahmet bağlı bulunduğum aile hekimini tespit ederek bir sabah karşısına dikilmem oldu. Aman ben ne kıymetliymişim, ne gökte aranırken yerde biten bir gebeymişim meğer! Gebe olduğumu söylediğim anda tüm yoğunluğuna rağmen beni odasında bekletip elleriyle hemşireye teslim eden bir aile hekimim ve sayfalarca ahiret suali soran güzide bir ebe-hemşirem var artık!

Hadi son adet tarihi, gebeliğin kaçıncı haftasında olduğum ve hangi doktora düzenli göründüğüm tarzındaki soruları iyi niyetli karşılayıp sabırla yanıtladım ama defalarca sorulan ne zaman evlendiğim, evlendikten ne kadar süre sonra hamile kaldığım, daha önce düşük-kürtaj yaşayıp yaşamadığım ve gebelik öncesi nasıl korunduğum tarzındaki sorulara cevap verirken kendi ellerimle devlet babaya fişlenme hissinden bir türlü kurtulamadım.

Sevgili ebe-hemşirem beni ağına düşürmüş olmaktan o kadar mutluydu ki; aman Allah korusun bölgelerinde bulunan benim gibi bir hamileyi biraz daha uzun süre (söylediğine göre en geç 20. haftaya kadar) tespit edemeseler, başlarına gelecek sorunlar ve ödemek zorunda kalacakları cezayı beni şaşkınlığa sürükleyecek bir endişeyle anlattı da durdu!

Bizler geçtiğimiz aylarda basında sıkça yer alan ve tüm gebelik test sonuçlarının Sağlık Bakanlığı’nca depolandığını gösteren haberlerle mahremiyetimizi bu ülkede nasıl koruyabileceğimizin derdine düşmüşken, Bakalığın aile hekimlerine bölgelerindeki gebeleri tespit edip takip etme yükümlülüğü yüklediğinden habersizdik.  Üstelik hemşirenin şikayeti, durumun hiç de gazetelerde yazdığı gibi olmadığı, kendi tabiriyle “özellerde yapılan testlerin kendilerine aktarılmaması sebebiyle” gebeleri beklendiği gibi kontrole alamadıkları yönündeydi!

Güleyim mi ağlayayım mı, sevineyim mi üzüleyim mi bilemediğim, onlarca soruya verdiğim cevap sonucu “acaba evlendikten sonra 3 seneden uzun süre bebek yapmadığım ve hatta şimdiye kadar çoktaaaan 3 çocuğu peşi sıra yapıp da ucuz iş gücü üretimine yeterli desteği veremediğim için devlet baba beni kara listeye alır mı” sorularıyla mekanı terk ettim.  Ha bu arada unutmadan; tetanoz aşımı doktorum da onay verdiğine ve 20 haftayı doldurduğuma göre istediğim bir öğleden sonra uğrayıp yaptırabilirdim!

Haftaya görüşmek üzere.

Sevgiyle,

Çiğdem

23 yorum

  1. Çarşamba Gebesi Pelin

    Çiğdem seni çok iyi anlıyorum. Sırf bu fişlenme hissinin beni rahatsız (çok rahatsız) etmesi sebebiyle ben hala aile hekimine görünmedim. Uygulamaya acayip sinir oldum. Hele bu işin sıkıntısını sağlık çalışanlarına yüklemelerine daha da sinirim ama yapabileceğim bir şey yok. Ben işyeri hekimi ile konuyu kurtardığımı düşünüyorum ama belli olmaz tabii, eminim biryerlerden bana ulaşacaklardır. Ama o güne kadar kendi ayağımla gitmek istemiyorum, bilmiyorum hata mı ama…. Sana ne değil mi benim evlendikten sonra mı önce mi çocuk yaptığımdan?? Neyin peşindesin?

    Bu arada, mutlaka doktorun da söylemiştir ama protein ile kalsiyumu aynı öğünde yememen gerekiyor, ona dikkat edersen demir emilimini hızlandırmış olursun.

    • Çiğdem-Üzüm

      Keşke bu tip kurumlarla güvene dayalı ilişkiler kurulabilse ülkemizde Pelin. Sen şimdilik en iyisini yapmışsın ama bebeklerimiz doğduktan sonra aşı programını daha iyi takip edebilecek alternatif bir yer de yok sanıyorum…

  2. İstatistik tutmak adına önceki hamilelikleri, kürtaj/düşük vs. sormaları bana çok ters gelmiyor. Önemli olan bunu isimle eşleştirmemeleri, yoksa “fişlemeye” dönüşür gerçekten.

    Evlendikten ne kadar zaman sonra hamile kaldığın, öncesinde nasıl korunduğun, vs gibi konular ise devleti hiç ilgilendirmez diye düşünüyorum.

    • Bu konuda koparılan yaygarayı anlamadım anlamıyorum gerçekten. Saklayacak neyimiz var ki “fişlenmekten” korkuyoruz? Hep şikayet ederiz devlet hiçbirşeyle ilgilenmiyor diye, ilgilenince de gene şikayet ederiz. Şahsen ben gayette memnunum çocuğumun aşısını bana hatırlatan, aylık kontrolüne en az benim kadar titiz yaklaşan bir aile hekimi-hemşirem olduğu için. Tutturulmuş bir fişlenmedir gidiyor sağolsun Ayşe Arman (ki severim de kendisini okumayı). Şahsi bilgilerimizin olmadığı neresi var artık? alışveriş yaptığımız sitelerden tut da ebemizin örekesini sorgulayan bankalara kadar.. Sağlık bilgilerimiz de Sağlık Bakanlığında olsun gari..

      Dipçik not: Çiğdem hanım konu sizden müstesnadır 🙂 sağlıklı ve keyifli bir gebelik dilerim.

      • Devletin aşıları takip etmesi/hatırlatması, ücretsiz yapması elbette iyi bir şey. Bir kadının kaçıncı hamileliği olduğu, daha önce düşüğü/kürtajı olup olmadığı da bence istatistiki değer taşıyan bir şey. Ancak “evlendikten ne kadar süre sonra hamile kaldığı”nın ne gibi bir istatistiki değeri var, anlamıyorum.

        Epilasyon için gittiğim güzellik merkezinde Sağlık Bakanlığı’nın kimlik numaramı vermemi zorunlu tutması gibi. Ona ne ki benim epilasyonumdan? Epilasyon yaptıran kadınların sayısını bilmek istiyorsa bir çentik atsın, ama bunu benim ismimle eşleştirmek neden?

        • Çiğdem-Üzüm

          Sevgili Elif ve Hatice Hanım,
          Kişisel bilgilerin gizliliği ve korunması konusunda bir avukat olarak yasal anlamda bir çok Avrupa ülkesinin gerisinde kaldığımızı biliyorum, konunun da takipçisiyim. Bu konuda ne kadar hassas davransak yeridir, aynı hassasiyeti bankalara ve diğer özel kuruluşlara karşı sergilemek gerektiği de ortada üstelik.

          Aile hekiminin bebeğimin aşılarını takip edecek olması ve bu kadar ulaşılabilir olması benim de hoşuma giden detaylar. Ancak bunun karşılığında cevap verirken rahatsız olduğum sorular sormaları gerekir miydi diye sorgulamam da çok doğal diye düşünüyorum. Bir Türk vatandaşındaki ilk algı, karşısında devlet kurumu varsa her şeye razı olup her şeyi yanıtlamaktır çoğu zaman. Bence durup bir düşünmekte fayda var, yoksa ne “her şeye itiraz edelim” düşüncesi doğru ne de “devletse her şeyi bilir” düşüncesi.
          Selam ve sevgiler,
          Çiğdem

          • Sanırım esas nokta devletin bu bilgileri ne için topladığı sorusu. Belki istatiki amaçlı belki bireysel olarak hastanın/bireylerin sağlık geçmişi bilgilerini toplama amaçlı. Düşünüyorum başka hangi amaçlarla bu bilgiler toplanabilir? Ya da şöyle diyeyim ileride beni rahatsız edecek hangi şekilde önüme bu bilgiler gelebilir?
            Epilasyonumu yada evlendikten ne kadar sonra çocuk sahibi olduğumu devletin illede bilmesi gerekmez ha biliyorsa da ayıp değil yasak değil anca bunlarla gereksiz bilgi hanesini doldurur. Çok da önemli değil kanımca.
            Bilmiyorum dar mı düşünüyorum yada bu konuda atladığım birşeyler mi var?

            • Deniz M. nin annesi

              devlette çalışan bir hekim olarak sorularınıza en doğru cevabı verebilirim herhalde :))) Şikayetinize konu olan bu uygulamalar, tüm Türkiyede yapılan bir uygulama. Malum, herkes sizler gibi imkanlara sahip değil ve eğitim almamış…Kırsal alandaki anne adayları ne evliliği biliyor, ne korunmayı, ne gebeliği, ne emzirmeyi…Halkın bilinç durumuna göre onlara aile hekiminin eğitim vermesi gerek. Çoğu sorular bunun için soruluyor ve herkesin bir “gebe takip kartı” var. oraya kaydediliyor.Aile hekimi, ben bu işleri yapacağım diye sözleşmeye imza atıyor. Yapmaz ise de parası kesiliyor. Topuk kanı aldırmayan annemiz ise çok büyük bir hataya imza atmış. Asıl topuk kanı alınması gereken zaman, doğumdan 72 saat sonrasıdır. Ama hastanede kan alınmaz ise o bebeğin doğduğundan kimsenin haberi olmuyor.Her hastanenin doğum sayısı ile topuk kanı sayısı karşılaştırılır ve hesap sorulur. Hastanede kan alınmasının tek sebebi, doğumun kayda geçmesi… Sonrasında hastanedeki bilgiler, sağlık müdürlüğüne, oradan da aile hekimine geliyor ve bebeğin bazı rahatsızlıkları ( Zeka geriliğine yol açan durumlar) varsa erkenden tespit ediliyor. Maalesef bir seferde bunların hepsi anlaşılmıyor, bazıları daha ileri dönemde anlaşıldığı için birkaç sefer kan alınıyor, veya bazen şüpheli sonuç çıkıyor, tekrarı gerekiyor.Epilasyon için T.C. nin alınmasını ben de anlayamadım. Herhalde vergi kaçırmayı önlemek içindir :))))) Hepinize keyifli ve hayırlı gebelikler…

              • Çiğdem-Üzüm

                Sevgili Deniz M.’nin annesi,
                Değerli görüşleriniz için çok teşekkür ederiz. Yapılan uygulamaların savunulabilir ve sağlık temelli bir gerekçesi olduğu sürece içimiz rahat eder ancak. Her şekilde sorulan soruların bir kısmının tartışmaya açık olduğu zannediyorum ortada. Umalım ki burada birçok anne tarafından örneklenmiş olan olumlu uygulamalar artarken, sorulan soruların niteliği ve gerekliliği tekrar gözden geçirilir.
                Sevgi ve saygılar.

  3. Incir'in Annesi

    Fisleme vs. dusuncelerini akla getirmeleri bile cok kotu ama ote yandan da insanin evine yakin, yeri geldiginde bazi asilari olabilecegin bir merkezin olmasi gayet guzel. Bizim (annemlerin yakinindaki!) yakinimizdaki merkezden, calisan hemsire ve doktorlarindan memnun olan cok var. Yaslisi, cocugu olani cokca kullaniyor.

  4. bebek doğduktan sonra da yakanızı bırakmayacaklar, sürekli ama sürekli arayacaklar, bebeğin kontrol ve aşılarını kendileri yapmak isteyecekler. hele bir topuk kanı hikayesi var ki, doğduğu hastanede alınsa da ayrıca kendileri de almak isteyecekler el kadar bebe üst üste tüpler dolusu kan verecekmiş. neyse ki vermiyorum işte diye imza attık da kurtulduk. bazı aşıları hala da yapmıyorlar üstelik. i

  5. Demir hapı olarak Solgar’ı kullanmanızı tavsiye ederim diğerleri gibi kabızlık sorunu yaşamazsınız 🙂

  6. Ben tetanoz aşısı olmamıştım, kimse dile getirip hatırlatmayınca ben de boşverdim, neyse ki bir sorun yok gibi görünüyor… Aile hekimliğinden ilk aradıklarında sinir olmuştum ben de. Tam da gazetelerde aile hekiminin bir kızcağızın babasına “tebrikler kızınız hamile” mesajıyla kızı zorda bırakması haberi çıkmıştı. Meğer bu gebe takibi olayı yeni birşey değilmiş. Bana o soruları sormadılar da en münasebetsiz anlarda arayıp da kilomu sormalarına isyan etmiştim. Kime ne benim kilomdan, zaten oldum olası kimseye kilomu soylemeyi sevmem… Şimdi ise hem aşılar taze hem de ücretsiz diye gidiyorum aile hekimliğine o isyankar ben değilmişim gibi…

  7. Ben de hamile kaldiğimi öğrendikten kısa bir süre sonra (annemin ısrarı üzerine) aile doktoruma gidip kendimi ihbar ettim. Bana Çiğdem’in dertlendiği soruların hiçbiri sorulmadığı gibi sadece “evlenmeyi düşünüyor musunuz” soruldu! Gel bir de burdan yak! Sabırla tetanoz aşısının zamanını bekliyorum. Eğer arayıp çağırmazsa beni aşıya, sen asıl o zaman gör kıyameti! Kendini ahlak behçisi sanan aile doktorum kariyerinden bir dönüm noktası yaşayacak o hafta!!!

    • Çiğdem-Üzüm

      İyice bir korkut gözlerini de senin bebinin aşısını unuturlarsa başlarına gelebilecekleri şimdiden anlasınlar Deniz:)) Öpüyorumm.

  8. Bence biraz kafalarını ve ellerindeki çağdışı aletleri değiştirip kendilerini temizlemeleri lazım
    Ben hamileliğimin saf dönemlerinde çağırdıklarında gittim tahlil yapıcaz diyip idrar örneği istediler öyle bir wcye girdimki idrar diil kusmuk örneği vericektim hadi bunlarıda geçtim bunlar birazda orayı kullanan halktan kaynaklı olabilir diye yine safca düsündüm
    Sonrasında sözümona kalp atışlarını dinlemek için beni çağdışı teyp kılıklı o alete bağlamaları tam komediydi ben ben hamilelik öncesinde de kilolu olduğum için acaba bu alet işe yarıycak mı falan diye sorduğumda daha kilolulsrı gördük vs dedi iyi diyip yattım. Kızım bi yandan tekmeliyo ben rahatsız o rahatsız zaten ne pisliğe yattım acaba bu örtü ne zaman değişmişti acaba diye düşünüyorum. Hemşire hanım o anda kalp atışı alamıyorum bebek ölmüş olabilir en son ne zaman tekmeleme duydunuz bu normal bir durum diil dedi !?!?! Şu anda alıyorum sizin bu cihazınız ölmüş başta sordum size di mi diyip çıktım ama o anda ya duymasaydım tekmesini ya o değiştirmedikleri çarşaftan ben bi hastalık kapsaydım diye düşünmeden edemedim o gün son oldu zaten bir daha asla sağlık ocağına ne kendim ne çocuğum gitmedik kaç defa telefonla aranıp sorguya çekildim yok isteğimle bir daha kimse götüremezde beni çok şükür bütün aşıları hastanesi bünyesinde oluyor her aşıyı getiriyorlar kalkıpbana bu soruları sorsalar bir de bunun üstüne tepelerdim herhalde

  9. Ciğdemcim merak etme bide bunun doğuma yakın ve doğum sonrası var. Ne kadar zaman eşinle birlikte olmayacağın, hangi korunma yöntemlerine başvuracağını sıkı sıkı tembihliycekler. hangisi yöntemi kullandığınıda sorup o bilgileri işliyecekler

  10. Çarşamba Gebesi Pelin

    İstatistiki bilgi de varolan sorunları çözmeye temel olması için veya sorun olup olmadığını tespitte yarar sağlayacak bilgiyi elde etmek için kullanılır. Fakat bunun için Elif’in dediği gibi, kaçıncı hamilelik, kaçıncı bebek gibi bilgiler ile demografik bilgiler sorulabilir. Özel hayat sorulamaz. Özel hayat, adı üstünde kişiye özeldir ve ne diğer bireyleri ilgilendirir ne de devleti. Korunmanın soyumuzu kurutmak için batılı düşmanlar tarafından empoze edildiğini beyan eden bir devlete, korunup korunmadığımı ya da hangi yöntemle korunduğumu asla bildirmem. Evlenmeden önce ilişkiye girip girmediğimi de. Bunlarla benim ailem bile ilgilenmezken, devlet ilgilenemez, özel hayatın gizliliği anayasal bir haktır. Ve tüm bunlara rağmen de bebeğim doğduktan sonra aşılarını -ben istiyorsam ve bebeğimi götürmüşsem- yapmak zorundadır. Yapılmış testleri tekrar yapmak ya da tekrar tekrar kan almak hakları yoktur. Hele hele tüm bunlar için sağlık personelini sorumlu tutmak hatta onlara ceza vermek hakları hiç yoktur. Benim saklayacak ya da utanılacak bir şeyim yok, fakat devletin benim özelimi bilmeye hakkı yok. Bu yüzden bu kuraldan çok rahatsızım. Bunun da bir nevi kadına şiddet olduğunu düşünüyorum, cinsiyet ayrımcılığı olduğunu düşünüyorum. Erkeklere de hayatları boyunca kaç kadınla birlikte oldukları soruluyor mu?

  11. Ben de saglik ocagina gidip aile hekimimi buldum ve her ay telefonla bilgi verdim.takip etmeleri cok hosuma gitti dogrusu.bana yukarida yazilan sacma sorularda sorulmadi. Bebegimizn asi takipleri yapildi. Bir ozel asiyi ozel hast. Deki drumuz tavsiyesiyle olduk kizim perisan oldu dogdu duzgun damar bulamiyolar cok bagirdi cok agladi ama saglik ocaklari cidden harika. O kadar cabuk agrisiz hallediyolarki biz cok memnunduk. Keske tum testler yapilabilse de
    kuzum hic zorlanmasa diyorduk.

  12. Buarada ne kadar sure beraber olmamaliyiz yada hangi yontemle korunabiliriz diye bn sormustum 😀 cunku biz evlenir evlenmez cocuk yaptik ve dogrusu bu konuda pek bilgim yoktu:)

    • Çiğdem-Üzüm

      Dilek merhaba,
      Benim hemşirenin elindeki form çok meraklı bir kişi tarafından hazırlanmış anlaşılan, diğer sağlık ocakları aynı formu kullanmıyorsa ne ala:) Bahsettiğin gibi bebekleri olması gerektiği gibi takip etmeleri (ben henüz şahit değilim fikrim olmadığı için yazmadım) gerçekten güzel.

  13. Evet canım ediyorlar.. Hatta bizim canımız Serpil hemşiremiz ekinin 4. ay aşısını yapabilmek çin tatilinde bir ayarlama yapmış bunu da bize bildirmişti. bu kadar ciddi bakıyordu bu takip işine.. Her aşıdan önce mutlaka aradı hatta kendi ikizlerinden deneyimlerini paylaşıp beni baya rahatlatmıstı o dönem. Doğum yaptığımda da evimize geldi tansiyonuma falan bakmıştı uyku hakkında falan bilgiler vermişti..Çok memnunduk gerçekten.6.ay aşısından sonra tasındık biz. Umarım burdaki hemşiremiz de ilgili biridir. 🙂

  14. Aile hekimlikleri hakkında yukarıda yazılan olumsuz yazıları okuyunca iyi bir örnek vermek istedim. Aile hekimim, gebe takibimi yapan hemşirem, hatta diğer doktor vevhemşireler dünyanın parasını verip, randevu almama rağmen saatlerce beklediğim , sonunda da sanki iki randevu arasına girmiş gibi ışık hızıyla muayene olduğum özel hastaneden çok daha profesyonel ve ilgiliydiler. Her derdimde ilgilenmeleri, abuk sorularla canımı sıkmamaları , tuvaletlerinin muhteşem temizliği son olarak hayatımda gördüğüm ne yazık ki en ve tek cana yakın doktoruyla alet edevatları olsa başka yere asla gitmeyeceğim bir sağlık yuvası oldular benim için. 🙂