6 Yorum

Pelin’in Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Çarşamba gebesi Pelin İzmir’den bildirmeye devam ediyor. 

Pelin’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bu hafta detaylı ultrason taramamız vardı. Doktorumuz kendisi baktı, başka doktora yönlendirmedi. Ben de kendisine güvendiğim için içim rahat bir şekilde kabul ettim. Çünkü zaten ilk muayeneden beri o hafta hangi organların gelişmiş olması gerekiyorsa en ince detayına kadar bakıyordu. Bu hafta da aynı şekilde kalbe, damarlara, beyine ve tüm kemiklere baktı, ölçümlerini aldı ve her şeyin yolunda gittiğini söyledi.

pelin 20.hafta

 

Fakat bu nasıl bir histir, annelik mi böyle bir şey yoksa ben mi paranoyak bir insanım bilmiyorum, şöyle bir şey yaşadım: Kadıncağız ilk günden beri “herşeyi tam ve normal” dediği halde, bize de defalarca bebişin vücudunu her açıdan gösterdiği halde, bu hafta son olarak ekrana renkli görüntü verdiği sırada bizim sıpacığın sol kolunu göremedim ve o anda kalbim durdu! (meğer kafasının altına almış beyefendi) Resmen normal bir vücut karşımdaydı ama sol kolu omuzdan eksikti! Birkaç saniyelik bir şeydi belki ama ben o kolu yerinde görünceye kadar ömrümden ömür gitti resmen, Yok böyle bir his! Allah’ım hiçbir anneyi evladıyla sınamasın! Sağlık ne kadar önemli, böyle zamanlarda anlıyor insan, yok cinsiyeti şu olsaymış bu olsaymışlara, kaşı gözü ona-bana benzemişlere takılmıyorsunuz… Yeni doğum yapmış arkadaşlarımdan duyardım, “doğunca ilk, eli ayağı tam mı, yerinde mi diye baktım” derlerdi. Şimdi anlıyorum onları…

Bu arada, demir oranımı artırmak için yediğim gıdaların yanı sıra kalsiyum ile protein ve demiri aynı öğünde birlikte yememeye dikkat etmem sonucu (kırmızı et-yoğurt ve pekmezli süt ikililerime veda ettim, şimdi ayrı ayrı yiyorum hepsini), 2 haftada demir oranımı artırmayı başarmışım. Tekrar sınırların içine girmiş değerler. Doktorum ara sıra testi tekrarlamak şartıyla demir hapı kullanmama gerek görmedi.

Haftasonu, İstanbul’dan kuzenim bizi ziyarete geldi. “Bizi” ziyarete son gelişi olabilirmiş, zira bundan sonra İzmir’e daha küçük birini görmek için gelecekmiş! Tabii ben buna alınmadım, bilakis çok sevindim. Bebeğimin bir sürü teyzesi olacak, ne güzel. (Ablamın yanı sıra bir sürü kuzenim, arkadaşım bebişime teyze olmak için can atıyorlar. Çevremizde bebekli, çocuklu çok fazla insan yok çünkü, çoğu hala bekarlığın tadını çıkarıyor!) Tabii bu kadar bekar kız arkadaşla haftasonu İzmir’de ne yapılır? Toplaşıp meyhaneye gidilir elbette! Benim de gidebileceğim sigara içilmeyen, bir bayan tarafından işletilen ve yiyeceklerin temiz, az ve öz olarak bu bayan tarafından yapıldığı naif bir meyhane seçildi ve cumartesi akşamı (evli olanlar erkekleri evde bırakarak) hep birlikte oraya gittik. Benden başka bir hamile arkadaş daha vardı ortamda ve biz hariç herkes rakıları koydu ve klasik bir İzmir gecesi yaşandı. Fakat o gecenin benim için anlamı daha güzel oldu. Bizim ufaklık minik pıtpıt’larıyla “ben de burdayıııım” diye bağırdı bana! O an meyhanede olmasak neredeyse ağlayacaktım! Nihayet haftalardır beklediğim sinyali göndermişti bebeğim. Hemen babasını aradım ve yorumu şu oldu: “Demek ki meyhaneye gitmeyi bekliyormuş bizimki!” Bilseydim daha önce gelirdik dedim ben de! Hafta içi evde dondurma yedikten sonra bile, bizimki hareket bir yana muhtemelen poposunu dönüp uyuduğu için, kendisinin deniz, rakı ve meze kokusuna hareketlenen tam bir İzmir’li olduğuna kanaat getirdik.

Bakalım bundan sonra nasıl süprizler bekliyor bizi…

Haftaya görüşmek üzere!

Pelin

6 yorum

  1. Çiğdem-Üzüm

    Pelin merhaba,

    Gözün aydın:) Çok sevindim hareketleri hissetmene, bundan sonra her gün az veya çok bir şeyler hissedersin sanıyorum. Günlerine renk gelecek, bak gör:)) Benimki bazen yemek siparişini verdiğim anda zıplamaya başlıyor, şaşıp kalıyorum duyup da anladı mı beni diye:)) Bakalım sende ne tesadüfler yaşanacak…

  2. Cok heyecanli 🙂 cok keyifli…ah o endiseler yokmu benide yiyip bitiriyorlar.

    Esra

  3. o endişeler beni şimdiden öldürüyor……..herşeyin yolunda olmasına sevindim..rakı – deniz -meze üçlüsüne tepki koyan bebişe de bayıldım 🙂

  4. Ay ama çok kıskanıyorum ben de istiyorum tekme, daha çooook var ama daha bana! 🙂 Gözün aydın Pelin! Bebi şimdiden alemci olacagının sinyallerini verdi desene! Yakışırrrrrr 🙂 Sevgiler

  5. Çarşamba Gebesi Pelin

    Çiğdem, şimdi şimdi gün içindeki kıpırtılardan, aslında daha önce de onu duyduğum fakat bu kıpırtıları bebeğe yormadığımı anlıyorum (gaz sancısı filan sanıyordum). Çok güzel bir duyguymuş ama… 🙂

    Esra, annelik sürekli bir endişe hali içinde olmak demek sanırım, bu duruma alışacağız 🙂

    Deniz M.ve Pelin, size biraz daha var, azıcık sabır 🙂 Ama gerçekten çok güzel bir duyguymuş. Dün gece oğluşum içimde kıpırdanırken acıyan gözlerle eşime baktım. Yazık, erkekler böylesine güzel bir duyguyu asla tadamıyorlar 🙂

  6. Annem beni doğurup da kız olduğumu görünce, ilerde benim de aynı “sancıları” çekeceğimi düşünerek biraz “üzülmüş” (üzülmek değil de annelik işte…)… Bense oğlum olacağı doktor tarafından da kesinleştirilince (ben başından beri biliyordum zira), oğlumun hamileliği yaşayamayacak olduğunu düşünerek “üzüldüm”…Çünkü gerçekten hayatın en keyifli 9 ayı…