25 Yorum

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü, 21. hafta

Pazartesi gebesi Çiğdem İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor.

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bazen yazıya başlamak da zordur, bir cümlenin ardına diğerini eklemek de. Belki kendimi hamileliğin ritmine kaptırdığımdan, belki artık gelişmeleri olması gerekenin bir uzantısı olarak algıladığımdan, belki de kendimi kanguruya benzettiğim ve daha çok karnımdaki yeni hayat için yaşadığımı hissettiğim bu aslında geçici olan ama bana bundan sonra hep devam edecekmiş gibi gelen ikili hayata alıştığımdandır.

Cigdem21

Her ne sebeple olursa olsun bugün beni hiç ciddiye almayın, belki dünyanın en ciddi işi olarak görülebilecek bebek sahibi olma eylemi benim üç satırlık önemsiz yazımla dünyanın en kolay en sakin işi gibi görünsün istiyorum.

Buradan duyurmak isterim ki, bu hafta kendimce yaptığım en ciddi iş sabah uykusundan yaptığım ufak bir fedakarlıkla çıkmaya başladığım sabah yürüyüşleridir. Ne her gün değişen ülke veya dünya gündemi umurumda, ne de günlük koşturmaca içinde karşıma çıkan iş güç aile dertlerine enerjimi ayırmak istiyorum. Yapmak istediğim en ciddi iş Üzüm’le yürümek, yüzmek, yoga yapmak ve dünyanın geri kalanına beni bir süreliğine unutmasını söylemek!

Genelde ufak semtlerin küçük esnafının yemeğe, nikaha, cenazeye, çocuğunun veli toplantısına giderken dükkan camına astığı bin yıllık bir mazeret kağıdı vardır ve kimse de bir süreliğine işini aksattığı için bu insanları ayıplamaz. E-mailine 3 dakika içinde cevap vermediği için ayıplanan plaza insanıyla arasında, pratik yaşam kıyaslamasıyla bin yıl olan bu sakin hayatın tasasız gibi görünen insanları var küçük aklımda şu aralar.

Hamilelik içe dönme isteği oldu benim için. İçe dönüp felsefi akımları tekrar ya da gerçekten keşfettiğim yok elbette; dükkan camına “bir saat içinde döneceğim” yazabilen küçük esnaf misali üzerimde kocaman harflerle “bir süreliğine kapalıdır” yazan bir yazıyla gezesim var.

Ey dünya, ey karma, ey kader; kısmetimden payıma düşeni aksatmadan haneme yazmaya devam edip diğer yandan beni unutur musun bir süreliğine? Beni benimle, bebeğimle ve en sevdiğim yakınlarımla yalnız bırakır mısın? Sana geri dönmeye hazır hissettiğimde ayıplamadan, kötülemeden, dersler vermeye kalkmadan kucaklar mısın beni tekrar?

Bir diğer soru da sizlere güzel gebeler, var mıdır içinizde “durdurun dünyayı inecek var” demek isteyen?

Haftanın kararı: Doğal doğum için neler yapmam gerektiğini sorguladığım 16. hafta yazımdan sonra nihayet kararımı verip İstanbul Doğum Akademisi’nin doğuma hazırlık ve nefes kurslarına katılmaya karar verdim ve Nisan ayından yapılacak sınıf için kaydımı yaptırdım. Kayıt formunda eşimin kursa katılım konusunda ne düşündüğü sorusuna (ki eşli katılımı zorunlu tutmasalar da mutlaka tavsiye ediyorlar) “ eşimin henüz kursa katılacağımızdan haberi yok ancak olsaydı eminim bana destek olmak adına elinden geleni yapacağını söylerdi” şeklindeki cevabımı okuyan kişinin hakkımdaki düşüncelerini merak etmedim desem yalan olur! Eşlerimize bize destek olma şansı tanıdığımız için ne muhteşem kadınlar olduğumuzu bize söyleyecek birileri var mıdır acaba?

Haftanın itirafı: Daha şimdiden Üzüm’ün isminin ne olacağı konusunu merak eden herkesle tartışmaktan sıkıldığımı söylesem? Herkesin fikir yürütmek istediği ve pervasızca o fikirleri savurmakta bir an bile tereddüt etmediği bir konu varsa o da bebeğin ismidir. Evet bir süre yakın dostlarla konuşması zevkli olabiliyor ama o kadar! Onun dışında eş dost akrabaya mesajım; isim koymak istiyorsan “ya sokaktan bir kediyi evlat edin ya da en yakın zamanda seviş ve çocuk yap!”

Haftanın mini sorusu: Bebek arabası konusunun yazılan yüzlerce yazı ve yoruma rağmen tekrar tekrar tartışılacağını biliyorum! Hala araştırıyorum ve son günlerde takıldığım konu arabanın tekerlekleri konusu! Ufak tekerlekliler bizim gibi şehir hayatı yaşayan aileler için yeterli konforu sağlıyor mu yoksa haftada bir de olsa yapılacak sahil veya orman yürüyüşlerini de dikkate alarak daha büyük tekerlekli bir şey almak illa gerekir mi? Ha bir de üç tekerlek gerçekten denge konusunda problem çıkarır mı yoksa bu bir anne efsanesi midir? Bunun dışında her şeyi çözdüm sanmayın ama takıldım işte bir kere!

25 yorum

  1. Incir'in Annesi

    Ben o tabeleyi bazen asmak istiyorum, hala.. Bu sabah Incir uyanmis ve bir sebepten korktu, agladi. Onun aglamasiyla yataktan sicradim. Neyse altini degistirdik falan, odada birbirimize sarilmis sekilde kaldik oylece. Onun aglamasi gecip sakinlesene kadar. Birkac gun once de olmustu, o zaman ise yetisecegim diye acele etmistim. Bugun de aklima is geldi, hazirlanmam lazim dedim. Sonra da kendime gorunmez bir tokat askettim ve o tabelayi asiverdim. O andan sonra hissettigim mutlulugu tarif etmem Incir’in hicbir seyle kiyaslanamaz guzellikteki kokusunu tarif etmek kadar zor olur.

    Anliyorum. Sen de as o tabelayi, mutlulugun tabelasi o.

    • Çiğdem-Üzüm

      Ben o güzel İncir’in göz yaşlarına kıyamammmm, hadi gelin annesi biz de koklayalım artık kuzuyu…

  2. Çarşamba Gebesi Pelin

    Çiğdem, şu isim konusunda çok haklısın! Sanki bu bebeğin anne ve babası biz olmayacakmışız gibi herkeste bulduğumuz isimlere karışma içgüdüsü var resmen. Herkesin bir fikri var, yok o isim saçmaymış bebeğe güzel olmazmış, yok bu yaşlı ismiymiş, yok şöyle ağzı dolduran bir isim olsunmuş (o ne demekse?), yok eski isimlerden vazgeçmemek lazımmış, yok yeni modern isimlerden olsunmuş….muş da muş… Hiçkimse de demiyor ki, yahu bu sizin çocuğunuz, dilediğiniz ismi koyarsınız. Ama sanırım bununla bitmeyecek, doğum yapacağımız hastaneden tutun da, bebeği ayrı yatırıp yatırmamaya varan nice “fikirler” empoze edilmeye çalışılıyor şimdiden. Valla benim bir kulağımdan giriyor, diğerinden çıkıyor bu laflar. Boşver, sen de öyle yap 🙂

    • Çiğdem-Üzüm

      Pelin, ben de zaten çoğunlukla boşveriyorum ya da konuyu kısa kesiyorum ama bu konunun doğuma kadar asla hız kesmeden herkes için popülerliğini sürdüreceğini gördükçe de gözüm korkuyor bazen:) İyi kötü karar verip becerip bir bebek yapmışız adını da buluruz herhalde değil mi ama:)?

  3. Yok valla hayatta olmaz! itirazım var! Ben arada boğazda yürüyelim istiyorum, göbüşleri tokuşturup dedikodu yapalım istiyorum, kurstan öğrendiklerini bana da öğret istiyorum, yok öyle “beni bana bırakın”lar. İsyaaaaaaaaaaaannnnnnn!!! :)))))

    • Çiğdem-Üzüm

      :))))) Seni de küçük dünyama aldım gitti Deniz’cim:)) Bir sabah yürüyüşüme bekliyorum mutlaka, konuşalımmm:) Öpüldün.

  4. Anne olduktan sonra o tabela otomatikman asıldı bana, gören de anlıyor zaten:) Bu durumdan da pek memnunum, ben mutlu bebek mutlu;)
    Puset olarak quinny zapp extra kullanıyoruz, üç tekerlekli ve çok hafif, üç tekerlekli olduğundan memleketin kaldırımlarına daha uygun, geçilemeyecek bir engele denk geldiğimizde hemen arabayı tek teker üstünde gidecek şekilde arkadan kaldırıp yola devam ediyoruz. Tasarımı dolayısıyla çoğu yerden sorunsuzca geçiyor, ancak tekerler küçük olunca şehirde olsak da kaldırımların yamukluğundan dolayı sarsıntıyı hissettiriyor. Bence büyük ve şişme lastik gibi duran modellere bakmalı. Bir de bizim modelde oturma kısmı çıkmadan puset katlanmıyor, bu da her yere otomobil ile gitmiyorsanız, ana kucağından normal kullanıma geçince, katlamanız gerektiğinde sıkıntı. Yani tek başınıza çocukla puseti evden yüklenip çıkmak mümkün değil (asansörümüz olmadığı için). Keşke tümden katlanır olsaydı o zaman bir de baston puset almazdık. Tavsiyem üç tekerlekli, tek parça halinde katlanabilen ve ana kucağı destekli bir modeldir, şimdi o model nedir bilmiyorum ama:(

  5. Çiğdeeeem…
    İçe dönme isteğin ve kapalıyız yazdığın her satırın altına imzamı atıyorum. Hatta haykırıyorum…
    Gerçekten sadece kendimi ve bebiyi ve birazcık da babacığımızı 3 kişilik dünyamızı düşünmek istiyorum. Başka hiç bir şey yokmuş gibi bu dünyada.
    Kötü haberler yok. Başkasının ne yaptığı umurumda değil.
    Her konuda dırdır konuşup akıl verenler o aklı kendilerine saklasalar hiç fena olmaz. Sanki kendileri 9 doğurmuş gibi. İlkimi özelimi yaşayacak fırsatı vermiyorlar resmen. Tecrübe anlatmakta sınır tanımıyor insanlar. Bırakın susun da ben sorayım öyle cevap verin diye haykırasım var.
    Ah Çiğdem 3 satırlık hiç de önemsiz olmayan yazınla seninle aynı duyguları paylaşabildiğim için o kadar mutluyum ki..
    Hepsine kocaman bir Boşver diyelim. Yapabiliriz değil mi?
    Yürüyüşler süper gelecek Üzüm kız da hissedecek.
    Bebek arabası sorusunun cevabı benim için henüz yok. Burada paylaşılan fikirler ve senin kendi olgunlaşan fikirlerini bekliyor olacağım.
    Sevgiyle kalın..
    Elif gebe

    • Eliiiiiiif,
      Ne olacak bu halimiz:) Hem tum dunya yakamizdan dussun hem de istedigimiz kadar ilgi gorelim istiyoruz:)) Biraz yaramaz miyiz neyiz:) Bu arada heyecanla sizin bebilerin cinsiyetlerini ve ilk tekmelerini bekliyorum, Uzum’un minik kardesleri bakalim sincap mi tavsan mi olacak diye:)
      Yuruyuslere ve hicbir seyi kafaya takmamaya aynen devam.
      Operizzzz.

  6. Benim bir arkadaşım (ve kocası) bebek beklerken ismini kimseye, ama kimseye söylememişti. İnsanlardan gelecek olan yorumlarla uğraşmak istemediklerini, bebeğin ismini koyduktan sonra nasıl olsa herkesin fikrini kendilerine saklamak zorunda kalacaklarını söylemişti. Bence de haklı: ya kimseye söylemeyeceksin, ya da yorumlara katlanacaksın 🙂

    Bebek arabası konusunda çok çok iyi düşün derim. Üç tekerlekli Peg Perego Vela kullandım ben (Derin’de) ve nefret noktasına geldim. Ancak sokakta gördüğüm diğer üç tekerlekliler gayet dengeli görünüyor. İyi soruştur.

  7. Ay o isim konusu ozellikle ilk bebekte beni de kiymisti resmen. Bi de aile buyuklerinin ismini koyma onerileri var ki bittigim noktadir. Bu karari verene saygim sonsuz ama rica ediyorum 9 ay cocugu karninda tasiyan bir anne ve tum karari anneye birakmis bir baba varken geri durun. Neyse ki ikincide hic kimse agzini bile acmamisti. Hastanede dogumdan sonra kararimizi soyledik nokta..
    Hi bir de ben iki isim istemiyorum anormal bir sey mi, ispanyolmuyuz kardesim 4 isimle yasayacagiz…

  8. Rengin'in annesi

    Quinny Sennz ,cok memnunum.Hem hafif,hem saglam,4tekerlek(icim rahat),tek elle katlanip tasiniyor.You tube da videolarini izleyin,kararinizi kolaylastirir.2yildir kullaniyorum,baska pusete gerek kalmadi.Ana kucagi olarak maxi cosiyle uyumlu.

  9. Muhabbet nerede kaldı? Hele tahammül hiç yok? Bebeğimin smine karışmayın, cinsiyetini sormayın, doğum şeklimden size ne? karnıma dokunma, bu ne ya herşey cıssss!!!

  10. Katılıyorum. Ne zaman bu kadar tahammülsüz insanlar olduk.

  11. Merhaba Çiğdem 😉

    Hamileligimde ben de deli gibi bin cesit model arastirmistim. Kisisel tecrubem Turkiye sartlarinda uc tekerli pusetlrrin cok daha kullanisli oldugu yonunde…biz kizim icin TFK Buggster S kullaniyoruz, hic denge problemi yasamadik.. Ayrica diger pusetlere gore oldukca hafif, genis, tek parca halinde kolayca katlanabiliyor…tekerlek boyutu da sanirim orta boy diyecegimiz cinsten ve hic sarsinti probleminiz olmadi. Maxi Cosi, cybex vs gibi ana kucaklariyla uyumlu…

    Uzum un keyifle kullanabilecegi bir model…

    Ve evet! Son 1.5 yildir aradiginiz Zeynep’e ulasilamiyor ;))

  12. Çiğdem-Üzüm

    Sevgili Zehra ve Melike,

    Bebeği “muhabbet olsun, gönüller coşsun” diye yapmadığımızı biliyorum. Normal hayatımda da kendimle ilgili ve en çok beni ilgilendiren bir konuda rahatsız olduğum veya gereksiz gördüğüm yorumlar alırsam ortaya koymaktan çekinmem, hamilelik de hiçbir şeyi değiştirmiyor. Göbeğimin daha görünür olması bana ve bebeğime dair her konuyu “kamu malı” yapmıyor diye düşünüyorum. Yakın dostlarımla saatlerce isim, doğum şekli tartışırım hem de zevkle ama çizeceğim sınıra da herkes saygı duymalıdır diye düşünüyorum.
    Selamlar,
    Çiğdem

    • Sayın Çiğdem-Üzüm, sayenizde şunu farkettim ben iki evladımı da “kamu malı” yapmışım. 3. bebeği düşünmüyordum ama bu durumu telafi etmek için neden olmasın?

      • Zehra Hanim,
        Sizi hic tanimayan birinin kendi dunyasini ve yasadiklarini aktaran iki satirlik yorumundan nasil boyle bir sonuc cikarabildiginizi anlamam mumkun degil. Uzerime taktigim tabela brni tam da boyle caresiz hissettigim anlarda korusun istiyorum sanirim. “ben bir sureligine kapaliyim”…

  13. İsim konusunda karar verdikten sonra bence kimse ile paylaşmayın hatta anne ve babalarla bile. Elif in de dediği gibi üzüm doğduktan sonra ismini koyarsınız ve herkese ilan edersiniz, siz ismini koyduktan sonra kimsenin yorum yapmasına fırsat kalmaz 🙂 Biz eşimle öyle yaptık (yani yaptık sayılır) çünkü herkesin seçtiğiniz isimde bir tanıdığı, bir anısı olabiliyor o kişiyi sevmiyorsa ya da o isim kötü şeyler hatırlatıyorsa ismi size kötülüyor.
    Yukarıda yaptık sayılır dedim çünkü bizim isim için eşimle farklı birkaç fikrimiz vardı. Bizimki acele edip biz daha isme karar vermeden 3 hafta erken gelice 5 gece hastanede yatan ve bütün eziyetleri çeken annesi olarak ben isme karar verdim ve benim arzu ettiğim isim oldu 🙂 Gerçi eşime nufus cüzdanını çıkartmaya giderken arzu ediyorsa kendi istediği ismi de ikinci isim olarak koymasını istedim ama o tercih etmedi 🙂 Eğer bir bebeğimiz daha olursa onun istediği bir ismi koyarız dedim.
    Bebek arabası konusunda maalesef ideal araba diye birşey yok. Biz küçük 4 tekerlekli bir model aldık, bizim önceliğimiz hafif olması ve çok yer kaplamaması, arabanın bagajına rahat sığması vs. idi. Ama İstanbul kaldırımlarında çok rahat değil itiraf edeyim. Sana bebek arabasında en önemli tavsiyem ağırlığı bence tek başına hareket etmek istiyorsan kesinlikle hafif bir model tercih et. Yoksa birinin yardımı olmadan evden çıkamazsın. Sevgiler…

  14. İnsan gercektrn sadece bebegiyle ilgilenmek istiyor cok haklisin. İsim konusunda da biran önce karar verip herkesin isim önermelerinden kurtulabilirsiniz tabi yorumlarıda kafaya takmamak lazim. Bebek arabasi konusundasa ben kizima chicco travel set kullandim kizim 2 yasinda ve hala rahatlikla kullaniyorum ve dag bayir gezdik dolastik o kizimin ilk jeepi diyebilirim o kadar iyi bu konuda 3 tekerlekliler bana hep denge problemi yaratacakmis gibi geldigi icin icin bakmadim bile.daha cok vaktin var bolca incelersin almadan.

  15. Cigdem selam,

    IUHF’den donem arkadasiyiz. Nerden mi biliyorum? Gecen gun tesadufen Zeynep Kustepesiyle sohpet ederken ilgiyle takip ettigim yazilarin sana ait oldugunu ogrendim. Oncelikle tebrikler:) Bu arada dilin cok guzel, yazilarini okumak cok keyifli, sen ayri guzelsin, bu kadar mi guzel incecik olur bir hamile:)

    Benim de 5 aylik bir bebegim var, normal dogum istiyordum ancak bebegin kafasi cok buyuktu pelvis dardi ve sonuc olarak sezeryAn oldum. Hicbir sikinti yasamadim, normal dogum iste, odaklan, bol bol arastir ama kafayi takma derim..

    En onemlisi bol bol dinlen, keyifli vakit gecir, hicbir seyi dert etme, bebis dogduktan sonra anliyorsun hamilelikte gecirilen huzurlu gunlerin onemini..

    Sevgiler,
    Kubra

    • Kubra merhaba,
      Takip ettigin ve begenini bu kadar guzel sekilde dile getirdigin icin cok tesekkurler. Sayende blogcuanne’nin etki alanini bir kez daha hatirladim:) Dogumu tecrube etmis annelerin verdigi bilgiler her seyden degerli, ben de elimden gelen hazirligi yapip kendimi dogaya teslim etmeye niyetliyim. Uzum ve benim icin elbette en onemlisi saglikla kavusmak, takinti yapmadan, huzurla bilgilenerek…Bir gun bebekleri tanistirma bahanesiyle biz de yuz yuze konusma firsati buluruz umarim.
      Sevgiler,
      Cigdem

  16. al benden de o kadar… kapıma “bir süre yokum” asasım var benim de. bir an önce doğum iznimi hak etsem de eve gitsem diye can atıyorum. zira geçen hafta rapor almak zorunda kaldım sağ bacağımda aniden gelişen ağrı ile, ikiz gebeliğin malum hızlı kilo alımı ve bele birden yük binmesi ile sağ bacağımda siyatik sinir sıkışması olmuş 🙁 iş yerinde oturmam belimi çok ağrıtıyor. evde bolca uzanarak dinlenerek, tamamen kendimi ve bebişlerimi düşünerek öyle mutlu oldum ki… aslında niyetim doğum öncesi zamanı ertelemek idi doğum sonrasına, böylece doğum iznine geç çıkıp sonrasında bebişlerimle vaikt geçirebilecektim. ancak durum onu gösteriyor ki ikiz gebeliğimin sonuna yaklaştıkça işler umduğum gibi gitmeyecek, 24. haftadayım, daha 12 hafta var ve şimdiden çok yoruluyorum 🙁 şu doğum iznininin 24 haftaya çıkması yasası da bi imzalanamadı gitti hala.
    duble anne

    • Çiğdem-Üzüm

      Gülin merhaba,
      Nedense çok geç gördüm yorumunu. Umarım senin ve bebeklerin için her şey yolunda gidiyordur. Bahsi geçen yasaya ilişkin benim umudum pek yok maalesef ama hepimizin izin sürelerine aldırmaksızın bebeklerimiz için elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı da biliyorum.