14 Yorum

Kitap okuma alışkanlığı eğlenerek kazanılır

Kitap okumayı seven çocuklarım var.

Daha doğrusu, kitaplarla vakit geçirmeyi seven çocuklarım var. Henüz okuma aşamasında değiller (Deniz okumayı söktü ama bizim okumamızı tercih ediyor).  İleride gerçekten kitap okuyan insanlar olurlar mı, onu zaman gösterecek…

Çocuklara kitap okumak, onları farklı yerlerde, farklı zamanlarda ellerinde kitapla görmek çok sevdiğim bir şey. Bu anları yakaladığımda bolca fotoğraf çekiyor ve paylaşıyorum.

Sorular geliyor: Çocuklara kitabı nasıl sevdirdin? Kitap okuma alışkanlığını nasıl kazandırdın? Benimki kitabı sadece yiyor, ben nasıl sevdireceğim? 

Daha önce uzun uzun yazmıştım: Çocuklar(l)a kitap okuma üzerine.

Geçen haftadan sonra “çocukları kitaba nasıl alıştırdın?” sorusuna daha net, tek kelimelik bir yanıtım oldu: Eğlendirerek.

Dönemimiz yerli çocuk edebiyatının bence önemli ve en eğlenceli isimlerinden Tülin Kozikoğlu geçen hafta Deniz’in okuluna geldi.

“Yaratıcı yazarlık” konusunda önemli bir bilgi ve deneyime sahip olan Tülin Hanım, bu bilgisini özel okullarda düzenlediği atölye ve derslerle öğrencilere aktarıyor.

Ne mutlu bizlere ki, bu bilgiden yararlanmak isteyen devlet okullarında aynı atölyeleri öğretmenlerle de uygulayarak öğrencilerine yaratıcı yazarlık konusunda aktarabileceklerini paylaşıyor.

İşte böyle bir atölyeyi Deniz’in okulunda da uygulayabileceğini söylediğinde çok heyecanlandım. Sağ olsunlar, idarecilerimiz de her zamanki açık görüşlülükleriyle Tülin Hanım’ı kabul ettiler. Sonunda okulun neredeyse tüm sınıf ve Türkçe öğretmenlerinin katıldığı, katılmakla kalmayıp doyamadığı, bambaşka bir vizyon ve önemli tekniklerle ayrıldıkları bir atölye çıktı ortaya.

Kozikoglu

Tülin Hanım beni de davet etti, koşa koşa katıldım. Yaratıcı yazarlık hakkında daha önce hiç bilmediğim tekniklerden haberdar oldum. Müthiş bir deneyimdi. Buradan bir kez daha teşekkür ederim hem ona, hem de böyle bir deneyimin hayata geçmesine fırsat veren idarecilerimize, ve tabii ki vakit ayırıp katılan tüm öğretmenlerimize.

Tülin Hanım atölye boyunca anlattıklarını kitaplarla örneklendirdi. Çocukların yaratıcılıklarını tetikleyen, onları soru sormaya, düşünmeye ve en çok da cesaretlerini toplayıp kendileri de üretmeye teşvik eden yerli ve yabancı kitaplardan bahsetti.

Ve ekledi:

Bütün bu kitapların tek bir ortak özelliği var: Çocukları eğlendirmeleri.

Düşündüm de, çocuklarımın kitapları sevmesinin, günlük yaşantılarında kitapların yerinin olmasının sebebi herhalde bu: eğlenmeleri.

Atölye sırasında resimli kitapları okumanın çocuklar için öneminden, “büyümüş” de olsa, okuma çağındaki, örneğin ilkokul ikinci, üçüncü, dördüncü… sınıftaki bir çocuğun da resimli kitapları okuyabileceğinden ve okuması gerektiğinden de bahsetti Tülin Kozikoğlu. Resimlerle hikayelerin birbirlerini nasıl tamamladıklarına dair örnekler gösterdi.

Kostebek

Böyle bir kitapla kim eğlenmez ki?

Biz küçükken böyle kitaplar yoktu. Laf olsun diye söylemiyorum, cidden yoktu. Çocukluğuma dair resimli kitap deyince bir Ayşegül serisi geliyor aklıma. Bir de çizgi romanlar.

İlerleyen yaşlarımda Milliyet Çocuk serisi vardı, küçük mavi kitapları. Dünya klasiklerini yayınlamışlardı. Kuzenlerimden bana kalmıştı hepsi; hemen hepsini okumuştum. Ancak kitap okuma, daha doğrusu kitapla vakit geçirme ve eğlenme anlayışımın yerleşmesi için okuma çağına gelmem gerekti.

Oysa ki öncesi de ne kadar önemli bir dönem. Bir çocuğun, sayfaları çevirebilme yaşına geldiğinden itibaren kitapla eğlenebilmesi, hatta daha da öncesinde, dişlerini kaşıdığı dönemde bez bir kitabın sayfalarını dişlemesi kitabı günlük yaşamın bir parçası haline getiriyor.

Bebekliklerinden beri kitap okudum onlara, onlarla. (Belki de kitabı bu kadar ön planda tutmamın sebebi kendimi oyun oynamak konusunda yeteri görmemem, yaratıcılığıma ve eğlenceli olabileceğime güvenmememdi.) Evin her yerinde kitaplar oldu çokça. Dışarı çıktığımız zaman, oyuncakla birlikte kitap da aldık yanımıza. Böylelikle kitabı günlük yaşantılarının , daha doğrusu eğlencelerinin bir parçası olarak görmeye başladılar.

Bence bir başka önemli şey de, ki bu da çocuğun yaşı ilerledikçe oluyor, kitabın nasıl ortaya çıktığını, o kitabı yaratan kişinin kim olduğunu ve bu kitabı nasıl duygu ve düşüncelerle yarattığını anlamaya ve anlatmaya çalışmak. Örneğin ben Deniz’e kitapların yazarlarını tanıtmaya çalışıyor, aynı yazarın farklı kitapları varsa bunları hatırlatıyorum. İstanbul’da yaşıyor olmanın avantajıyla çocuk kitapçılarına gidiyor, yazarlarla bir araya gelmeye çalışıyor, imza günlerinde tanışmaya götürüyorum. Hikaye-yazar-çizer kavramları kafasında anlam kazandıkça kitap daha da ulaşılabilir oluyor.

Kitap2

Ama iş, eğlenceyle başlıyor, eğlenceyle bitiyor.

Biz ebeveynlerin yapması gereken işte bu eğlence arayışını en uygun araçlarla tatmin etmek. Kitap da işte bu yolda en basit ama en eğlenceli olabilecek araçlardan biri.

Deniz’le Derin’in kitaba olan bu ilgileri bilmiyorum önümüzdeki senelere de yayılır mı?.. Babamla geçen gün bu konuda konuşurken büyükbabamın bir sözünü hatırlattı bana: “Çocuklukta kazanılan alışkanlıklar, taşa işlenen nakış gibidir” dermiş büyükbabam. Eğer öyle olursa ne ala… Olmazsa da bunca eğlence yanımıza kar kalacak, sefamız olmuş olacak.

14 yorum

  1. Ne mutlu onlara böyle bilinçli bir anneleri var.
    İleride kitap okuyan çocuklar olacağına hiç şüphem yok.
    Benim kızım daha küçük okumamdan ziyade “Anne sen anlat.” diyor bende ona resimlere göre bir şeyler anlatıyorum.
    Sanırım çocukken işlenen en güzel şey kitap okuma alışkanlığı.
    Ben küçükken annem arkadaşlarıma hep doğum günü hediyesi olarak kitap alırdı.Çok utanırdım herkes güzel kıyafetler,oyuncaklar alırken ben kitap götürürdüm arkadaşlarıma.Şimdi anlıyorum ki annem ne kadar doğru bir şey yapıyormuş.

    Bol bol okuyalım….

  2. Ne güzel bir yazı olmuş. Bende öyle bir atölyeye katılmayı çok isterdim. Büyük şehirde olmanın nimetleri sanırım 🙂 Ama tabi birde bunun derdinde olmak lazım.
    Kitaplarla müthiş eğlenen bir çocuk annesi olarak yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum. Ama önce benim eğlenmem lazım. Ben ne kadar eğleniyorsam oğlumun eğlenmesi o oranda artıyor. Yani kitabın okunma şekli de çok etkili.

    Kalemine sağlık 🙂

  3. kitap okumayı çok seven biri olarak ben de oğlumun kitaplara karşı ilgili olmasına seviniyorum. malesef sizin kadar aktif değilim henüz bu konuda. ama elimden geldiğince, okumaya vakit yaratmak için uğraşıyorum. her küçük çocuğun ilgisini çekiyor renkli, resimli kitaplar. yeter ki etraflarında, kolayca erişebilecekleri kitaplar bulunsun. fakat bence kitaplar, özellikle de çocuk kitapları pahalı. ben elimden geldiğince beğendiğim kitapları satın alıyorum ama sırf fiyatından ötürü kitap alamayan insanlar olduğunu da biliyorum. marketlerde 1-2 liraya kitaplara ulaşmak da mümkün pek tabii ama o çok süslü, çok cicili bicili, yavruların ve hatta bizim acayip hoşumuza giden, eğlendirici pek çok kitap sahiden pahalı.

  4. Bence en önemli şey çocuğun evde kitap okuyan ve bunda mutlu olan ebeveynler gözlemlemesi, kitabı ulaşılabilir bir oyuncak olarak görmesi ve tabi ki ilk kitap deneyimlerinde okuyan anne-babanın kitaba kattığı enerji…Benim kızım da kitap okunmadan uyunmaz diye ağlayabilen ve elinde kitap sürekli bir büyüğe yalvaran bir çocuk çok şükür…Hatta geçenlerde bana ‘sen çok şanslısın okumayı biliyorsun o yüzden hiç sıkılmıyorsun ama ben hep yalvarıyorum kitap okuyun diye’ diyerek beni havalara uçurdu 🙂

  5. kitap okumayı sevdirmenin yolu kitabın eğlendirmesi, ne kadar doğru bizde sevmediğimiz okurken zevk almadığımız bir kitabı okumayız ki, bi kenara koyarız.
    büyük kızıma kitap okumaya başladığımda 1 aylıktı, küçücük tavşan şekilli bir kitapktı, kenarları dişlenmekten eskidi kendisi okunmaktan yırtıldı. kızım şimdi anasınıfında en sevdiği şey kitaplar, okulda okunan bir kitabın tamamını hatırlayacak kadar dikkatle dinliyor, kendi kitaplarını kardeşine okuyor-anlatıyor, kardeşinin kitaplarını önce bize okutturup sonra kardeşine gösteriyor. umarım bu alışkanlıkları gelecekte de devam eder, kitap okumanın araştırmanın ve öğrenmenin zevkini hiç unutmazlar:)

  6. Elif Hanım, çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık..
    Bir çok ebeveyn için de örnek teşkil edeceğini düşünüyorum..
    Nice doğum günlerimde kitaplar, kıyafetler, oyuncaklar,boya kalemleri geldi.Oyuncaklar bozuldu, boya kalemleri bitti, elbiseler küçüldü…ama kitaplar öylemi..kitaplığımın en gözde yerinde gururla duruyor, yeni aldığım kitaplara nispet yaparcasına :))
    Bazen okumayla ilgili sekteler oldu, mesela ortaokulda ödev olarak verilen kitaplar sebebiyle..ama sırf “ödev” olduğu içindi..Bunu anladığımda ise, kitap kuwduyduum 🙂
    hayal dünyası geniş, neşeli, her zaman bir eli kitapta olan çocuklar yetiştirebilmek- nesiller olabilmek dileğiyle…
    Sevgilerimle..

  7. Kızımın kitap okuma alışkanlığı küçük yaştan kazanması benim için çok önemli en baştan beri.Bir aylık olduğundan beri ona kitap okuyorum. ilk bez kitabı vardı sonra karton sevimli arkadasım serisi ve orda kim var mifffy :)) bu bı kaç kıtabı hatıra olarak saklayacağım hatta cunku bebeklığının bir parçası oldu. Dün evimize bir msafir geldi onun bebeği de 9 aylık. henuz hiç kitap falan almamıs okumamıslar.ekinin bir sürü sesl renkli kitaplarını oyun parkında , salonda, odasında görünce kadın şaşırdı. Çocuğu çok sevdi ve incelemeye başladı ama yaptığı yorum içinde varsa okur, yoksa okumaz kitap naparki ? çok şaşırdım iki şey söyledim öncelkle çocuğumuza kitabı sevecek fırsatı yaratmalıyız ve ulaşılabilir olmasını salamalıyız.
    ve fakat ilerde kitap çok sevmese dahi- soyledığın gıbı Elifcim güzel gecen zamanımız yanımıza kar kalır…
    Ben ilk meyvelermi toplamanın sevinci içindeyim.Ekin gecen gun ılk kez Resimde derin’in de okuduğu yavru baykuşları baştan sona dıkkatle dınledı. çok mutlu oldum.birde artık mama sandalyesınde oturduğunda karton kıtabını alıp sayfalarını kendı cevırıyor. 🙂 kucucuk parmaklarıyla henuz 10 aylık ama bn de dısarı cıkarken hep yanıma bır kıtap alırım – baskaları evın dağılıyor bu kıtaplardan dese de Ekının kıtapla oynamasına ızın verııyorum.. Umarım çocuklarımız kıtabı ılerı de de hep severler.
    Bol okumalı gunler… 🙂

  8. Bence anne babanın kitap okuma alışkanlığı da çok önemli. Mesela ben küçükken evde kitaplığımız vardı ve ben herkesin evinde kitaplık olduğunu düşünürdüm. Sonradan bazı arkadaşlarımın evinde kitaplık görmediğimde çok şaşırmıştım. Şimdi kendi evimizde de kitaplığımız var ve kızımın en sevdiği şey gidip oradaki kitapları karıştırmak. Etrafta benim ve babasının okuduğu kitaplar da olunca kitap okumanın aynı yemek-içmek gibi günlük hayatımızın bir parçası olduğunu düşünüyor olmalı (en azından ben küçükken öyle düşünüyordum 🙂

  9. Altuğ neredeyse 1 yaşına gelmişti, herhalde kitapları sevmeyecek diye düşünmeye başlamıştı. Bebekliğinden beri günlük rutinimizin içinde vardı Sonra sonra ilgisi artmaya başladı. Bunun sebebi de karakterleri canlandırarak okumaya başladım. Öyle ki konuşmasına çok çok yararı oldu. Özellikle çocuğum geç mi konuşacak acaba diye düşünene annelere kesinlikle tavsiye ediyorum. ben Altuğ’ya yeni bir alışkanlık kazandırmak istediğimde, çok sevdiği bir konu , oyuncak varsa onunla ilgili kitaplar okudum. Şimdi okumak istediğini kendi seçiyor. En sevdiğimiz şeylerden bi,i de kitapçıda vakit geçirmek. Gerçekten çocuklarımız çok şanslı, çok güzel kitaplar var artık. Ben hatırlıyorum çocukluğuımda Kemalettin Tuğçu ‘nun kitaplarını okuyup okuyup ağlardım:))
    Kitap seçerken de Elif senden kopya çektiğimizi de söyleyebilirim:))Paylaşımlarının devamını diliyorum.. ÇOk yararlı oldu bizim için.. Heyecanla okula başlasın ve beslenme çantamız olsun diye de bekliyorum:))) Resimler ve notların harika:)
    sevgilerimle

  10. Bana küçükken babam Deniz kızı kitaplarını almıştı. Rengarenk sayfaları ve içinde yazanlar inanılmaz geliyordu bana o dönem ve biraz büyüdüğümde resimsiz kitaplar çok sıkıcı geldi bana tam kitap okumayı bırakacağım bir dönemde sınıf öğretmenimiz “bir roman okuyun ve özetini yazın” dedi. Evde yok okumadığım roman annem babamda çok bilinçli değil bu konuda ben 20 dairelik bir binada tek tek kapı çaldım ve “romanınız var mı” diye tek bir daireden var diyen çıkmadı. Babama lütfen dedim baba lütfen bana birçok roman al dedim ve o gün bugündür ciddi anlamda iyi bir okuyucu oldum. Şimdi bana gelenler kütüphaneye gelir gibi geliyorlar ellerinde kitapla dönüyorlar. Oğullarım benden de meraklı anne lütfen üç masal geceleri kurtuluşum olmuyor yani…

  11. http://www.dr.com.tr/Kitap/Guzel-Bir-Gun/Kolektif/Cocuk-ve-Genclik/Okul-Oncesi-6-Ay-5-Yas/Cocuk-Gelisim-Kitaplari/urunno=0000000386332

    Kızıma (2 yaş) yaklaşık 3-4 aydır bu kitabı okudum her akşam. İlk defa bir kitabını bu kadar sahiplendi diyebilirim. Her akşam geliyor kitabını alıp kucağıma yerleşir tek tek bu yee diye sorardı. Bende ağzımla gerek müzik aletlerinin gerekse oyuncakların yiyeceklerin seslerini çıkarırdım. Pazar günü kitabını aldı ve babasına gitti ilk kez. Babamız anne okusun dese de açtı istediği sayfayı bütün sebze meyveleri tek tek saydı meğersem anlarmışta göstermek istermiş. Çok ama çok duygulandım şaşırdım heleki jambon derken bayılacaktım :D. Şimdi bu kitabın serisi var mı onu araştıracağım. Onların diline inersek belki kitaplardan zevk almalarını sağlayabiliriz. Sevgilerimle.

  12. Bence çocuğa kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için ilk başta anne-babanın kitap okuma alışkanlığına sahip olması lazım.Evinde kocaman bir kitaplığa sahip olan bir çocuk zaten kitaplardan nefret ederek büyümeyecektir,tabii kitaplıkta ona göre eğlenceli kitaplar da olması lazım sizin dediğiniz gibi.

  13. Çocuklara kitap okumayı sevdirme konusunda gerçekten en doğru tespiti yapmışsınız: “Eğlendirmek”.
    O yaşlarda hepimiz öyle değil miydik zaten.. Eğlendiğimiz şeyleri yapmaktan hoşlanırdık.
    Ayrıca yaratıcı yazarlık konusunda benim de bir tavsiyem olacak. Zannedersem bu ay çıktı, İş Bankası
    Yayınlarından çocuklar için yaratıcı yazarlık, yazar olmak isteyen çocuklar için yönlendirici, boşluk doldurmalı, resimli vs. harika bir kitap. Kitabevinde reyonda görmüştüm. İsmini tam olarak hatırlayamıyorum. Ama alanında bir ilk kitap. İlginizi çekebilir belki.

  14. örnekte ki kitap harika kişşinin suratıına tebbessum konduruyor:)