13 Yorum

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü, 22. hafta

Pazartesi gebesi Çiğdem İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor.

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bugün dünyaya değil kendime kızgınım. Bir Pazar akşamında eve, Cuma akşamı girdiğimin beş katı daha yorgun bir halde ve deli gibi uykusu olduğu halde daha ödevin kapağını bile açmamış bir öğrenci ruh haliyle girdim. Daha fotoğraf çektirecek, yazımı yazıp Elif’le paylaşacak ve önceki gece toplam 5-6 saat uyumuş olmanın getirdiği bitkinliği yeni haftaya taşımamak adına en kısa sürede duş alıp, kremlenip yatağa ışınlanacaktım!

Cigdem22

“Durdurun dünyayı inecek var, beni benimle bırak…” diye bilmiş bilmiş şakıdığım haftanın ertesinde ve üstelik erken baharı bahane edip sabah yürüyüşlerinde yediğim rüzgar sonucu şifayı kaptığım günlerin hemen sonrasında, sanki dinlenmeye hiç ihtiyacım yokmuş gibi koşturup durmam, arkadaşlarımın ve koşturan hayatın gerisinde kalmamak adına bir günde üçe beşe bölünmem hangi kafanın ürünüdür bilmiyorum.

Öyle ki; bu koşturmacanın içinde bana ulaşmaya çalışan arkadaşlarıma büyük iş başarıyormuş gibi telefonda günlük plan programımı anlatıp onları şaşırtmayı başardığımda “bazen kendimi hiç de hamile gibi hissetmediğimi” itiraf ediveriyorum.

Evet vücuduma, aklıma ve bebeğime bana yaşattıkları bu sağlıklı hamilelik süreci için teşekkür etmeyi de ihmal etmiyorum; ancak birçoklarınca hamileliğin altın çağı olarak adlandırılan bu haftalarımı zaman zaman “hamile değilmiş gibi” geçirmeyi de marifet sayıveriyorum. Bizim Üzüm içerde annesinin bu koşturur hallerini mi yoksa durup bir “ohhhh” dediği zamanlarını mı daha çok seviyor merak halindeyim. Tek bildiğim ikimiz sakince dinlenir durumdayken her zamankinden çok hareket ettiği ve hatta artık çıplak göbeğime bakarken içerden yaptığı hareketleri dışardan da gözlemleyebildiğim!

Üzüm içerde ufak ufak büyürken ben de kimi haftalar frene basıp kendimi onun gelişine hazırlamaya çalışırken, kimi zaman da böyle sonradan baş döndürdüğünü anladığım ve belki de geçmişte bırakmatan çaktırmadan korktuğum ödünç saatler ve günler yaşıyorum. Bir yandan hayatımın değişeceği gerçeğiyle yüzleşip diğer yandan aslında neyle yüzleşeceğimin hiç de farkında olmadığımı anlayıveriyorum.

Sadece iki kişilik özgür planlar yapmayı ne kadar özleyeceğimi tahmin etmem ya da Üzüm’lü hayatı kafamda bugünden kurabilmem ne kadar imkan dahilinde bilemiyorum. Bir iki sene önce ortak bir arkadaşımızın anne olduktan sonra yazdığı blogdan bahseden bir arkadaşım; ortak arkadaşımızın bebek sahibi olmanın bu kadar da zor olacağını hiiiiç tahmin edemediğini ve çocuklu hayatın kafasındaki mutlu anne-baba-çocuk portresinden çok daha zorlayıcı olduğunu itiraf ettiği bir yazısını okuduğunu söylemişti. Henüz çocukla işi olmayan kadınlar olarak bu ortak arkadaşımızı yazdığı “akılsızca” yazı için kendisini aramızda ayıplamış; çocuk yapmaya karar vermiş bir kadının elbette yaşayacağı uykusuz ve zorlu gecelere ve yeni hayata hazır olması gerektiği yönündeki bilgece fikirlerimizi coşkuyla paylaşmıştık!

O gün dahi kafamda sesli olarak dile getirmesem de soru işaretleri vardı elbet. Biz çok bilmiş kadınlar acaba gerçekten çocuklu hayatın getireceklerinden haberdar mıydık? Yoksa anneleri tarafından “aman benim kızım yeter ki okulunda ve sonrasında da işinde başarılı olsun” diyerek çoğu zaman değil çocuklu hayat, bir evin bakımıyla ilgili olarak bile evlenmeden üç kuruşluk bilgi edinmeyen bebeler miydik? Ve bu çarkın gelip de tıkandığı en büyük dönüm noktası bebek sahibi olmak mıydı?

İş hayatında her işe yetiştiğini gördüğüm, kendine çok iyi bakan, güzel, bakımlı, zeki ve donanımlı kadınların bebekle birlikte girdiğine zaman zaman şahitlik ettiğim depresyonun ya da çaresizlik hissinin bir sebebi de bu gerçekle yüzleşmeden ve asla gerçeğe hazırlanmadan yetiştirildiğimiz gerçeği miydi acaba? Yoksa yaşamadan bilmek ve hazırlanmak zaten imkansız mıydı?

Bebekli ve devamında gelen yıllarda çocuklu hayatı “tam da aklında kurguladığı gibi” yaşayan var mıdır içinizde?

Özlediklerim: Şaka maka değil kısa bir süre içinde hamilelikte yarım yılımı deviriyorum. Evet yaşattığı bir dolu güzel duygu ve düşünce var ve bunları diğer gebe arkadaşlarımla klavyemiz döndüğünce buradan paylaşmaya çalışıyoruz zaten ama bazı şeyler de özleniyor yahu!

Az pişmiş yumurta ve et yemeyi, her gün yeterince kalsiyum, demir veya bilmem ne vitaminini alıp almadığımı hesap etmeden yemek yemeyi, popomdan ter akıtarak spor yapmayı ve verdiği haklı gururu hissetmeyi, şaraplı dost sohbetlerinin şarabın yaramaz etkisiyle ilk kıkırdamaya başlayanı olmayı, tartıda her gün artan rakam görmemeyi, alışverişe çıkıp üstüme oturacak ve kendimi güzel hissettirecek herhangi bir kılık almayı özlediiiiiim.

13 yorum

  1. Ne kadar da güzel görünüyorsun Çiğdem! Her hafta bakıyorum da, kıskanmıyor değilim hani. Söylediğin çok şey hakkında malesef yorum yapamayacağım. Malum, ben de çocuksuz bir kadınım ve gördüğüm en son bebek, ben 12 yaşında doğan kuzenimdi.
    Nazar değmesin her ikinize de! 🙂

    Sevgiler,
    Derya

    • Çiğdem-Üzüm

      Sevgili Falname,
      Benim de çok yakından takip ettiğim bir bebek deneyimi neredeyse yok gibi aslında, o yüzden bu ara sıra yaşanan panik hallerim:) Bazen her şeye bir şekilde kolayca adapte olacakmışım gibi hayaller kurarken, bazen gerçeğin yaklaşan tokatlarını yanaklarımda hissediyorum:) Güzel sözlerin için de çok teşekkürler; her hamile güzeldir, nokta:)
      Sevgiler.

  2. Incir'in Annesi

    Kendine inanmaktan baska care yok. Bu surecte yalniz degilsin, kimse degil. Belirsizlikler silsilesi bu bebekli olma isi dogrudur ama sana verilecek her destekle guc kazanacaksin. Sonra bir bakacaksin, zorluklar, belirsizlikler bebeginize duyacaginiz sevgiyle, kari koca iliskisinin daha farkli ve daha guzel bir boyuta tasinmasiyla, hayatin bambaska renkleriyle harmanlanmis ve sen icinde varolan ama daha once kesfetme sansi bulamadigin hallerinle ne cok mutlu olmussun.
    Optum gul kokulu yanaklarindan:)

  3. Çarşamba Gebesi Pelin

    Hakikaten fıstık gibi görünüyorsun Çiğdem! Seni gören hamile demez, maaşallah diyelim 🙂 Acaba 9 aylıkken nasıl görüneceksin merak ediyorum 🙂

    • Çiğdem-Üzüm

      Pelin,
      Son aylar için en janjanlı topukluları ayırdım, onlara güveniyorum:) Şaka bir yana artık bu ay itibarıyla özellikle hamile etek ve pantolonları giydiğimde hamile olduğum anlaşılıyor nihayet ama fotolara tatmin edici bir göbek yansıtmam biraz daha zaman alacak anlaşılan:)
      Sevgiler,
      Çiğdem

  4. Zorlukları çok fazla, yaşamayan bilemez, tahmin bile edemez..
    Ama tatmin edici,insanı fazlasıyla motive edici ve en önemlisi başka hiçbir şeyden bu denli haz alamadığın o kadar çok anların olacak ki çocuğunla birlikte.. Bu duygular tüm olumsuzlukları (yorgunlukları desek daha doğru olur) silip atacak bir kenara!
    Sana hayırlı doğumlar Çiğdem..
    (merak etme eskisinden çok farklı olmayacak hayatın, sadece kalbinde bir oda(!) daha açılacak, şimdilik en büyüğü olacak o da 🙂 )

  5. Çiğdem ve Üzüm Kız merhaba,

    Özlediğin şeyleri ben de çok özlüyorum Çiğdem..
    Hiçbir şey üç beş ay öncesi gibi değil sanki..
    En çok aile ilişkimiz nasıl olacak onu merak ediyorum. Eşimle iyi bir ikiliydik, üçlüyken de yine aynı biz olabilecek miyiz ki? Ben özlerim onu.. baş başa günlerimizi…
    Sen de bunun endişesini yaşıyorsun değil mi?
    Yeni bir rol verilecek bize.. Hem de bi öncekinden çok daha baskın, çok daha ön planda… Belki de bilmiyoruz zorlukları yanı sıra öyle güzel olacak ki bundan önceki güzellikler yanında hiç kalacak… ne dersin?
    Henüz tecrübe etmediğim için çocuklu olmak ne demek bilmiyorum.Sadece görüp senin gibi fikir yürütüyorum.
    Ve önüme gelen herkesi eleştiriyorum. Nasıl bir serüvene yelken açtığımı bilmeden.
    Korkmuyorum desem yalan olur.. değişmek istemiyorum sanırım…
    Bekleyip göreceğiz de… Şimdi bunları düşünen biz Üzümle bebiyi kucakladığımızda hepsini unutup annelik yapacağız… sanki doğmadan önce buna kodlanmışız gibi.. biz bile şaşıracağız..
    Sevgiyle kalın ikinizde…

    • Çiğdem-Üzüm

      Elif merhaba,
      Düşündüklerimiz ortak genelde, sadece bunları endişe boyutuna taşımamaya çalışıyorum elimden geldiğince. Malum sonrasında çok vaktimiz olacak yeni anneler olarak endişelenmeye:) Bir daha eskisi gibi tatil planları yapabilecek miyim, eşimle sonsuz tembel saatlerin tadını çıkarabilecek miyim gibi şeyleri bile dert edinmem işten değil yoksa.
      Ve ben de son tahlilde kucağıma alacağım o minik hayatla her şeyi unutacağımı seziyorum sadece. Bekleyip göreceğiz…
      Öpüyorum.
      Çiğdem

  6. O kosturmaca icinde kendini unutmamalisin Cigdem. Ilk zamanlarin zor oldugunu bilip kendini ve esini hazirlaman, her gun 1 saat bile olsa sadece ve sadece kendine zaman ayirman gerekli. Sadece kendin icin, zevk alacagin birseyi yapmalisin. Eger bu sekilde kendini sarj etmezsen gunler, haftalar hatta aylarca suren ayni dongu icinde fiziksel ve ruhsal olarak tukenmemek mumkun degil.
    Basak – 3 senelik anne.

    • Çiğdem-Üzüm

      Eminim çok haklısın Başak. Yazdıklarını özümseyip uygulamaya koyabilmek büyük tecrübe istiyor muhtemelen. Ben de kendim ve ailem için biraz yavaşlayıp doğru yolu bulmak adına kızıyorum zaten zaman zaman böyle kendime…
      Sevgiler,
      Çiğdem

  7. Şekerim, bırak bu boş hezeyanları! Elbette hayatın değişecek ve hayatında daha önce benzerini yaşamadığın yeni bir dönem başlayacak. Kim ne hissediyor; ne düşünüyor bilemem ama bir kadının başına gelebilecek en güzel şey annelik. Hangi güzel şeyin zorlukları yok ki? Sevgilinle bugün yaşadığın mutluluk için ayrı geçen yıllarınızdaki “sen”i bir düşün… Şimdi nasıl keyifle anlatıyorsun değil mi? Hayattan keyif almayı bilen kadınlar, annelikten de keyif almayı becerirler. Oysa bunu kendine bir angarya, yapmak istenilen bazı işlerin önünde engel olarak görmek, hem kendi doğana hem de bebeğine haksızlık olurdu bence. 4,5 yıllık annelik tecrübeme ve seninle artık 10 yıla varan dostluğumuza dayanarak, eminim ki harika bir anne olacaksın ve bu yeni durumun güzellikleri içinde kaybolup gidecek yaşanan zorluklar… Tadını çıkar! Sevgiler

    • Incir'in Annesi

      Dilge, yorumunu bir kac kere okudum. Cok sevdim. Bu kadar net ve bu kadar guzel dile getirmen harika! KatiIiyorum tum yazdiklarina:))

      Sevgiler

  8. Yazındaki endişeleri,kaygıları çok içten hissettim Çiğdem.Ama içindeki umudu da hissetmemek mümkün değil.iyi bi anne-eş,ev kadını olabilecek miyim.Diğer taraftan da başarılı iş hayatım olabilecek mi?Bu sorular kemirip duruyor içimi.Ama şunu biliyorum ki,hiç bir zaman mükemmel olamıcağım.Bütün bunları bir arada yapmaya çalışırken bocalayacağım.Hatta başarısız olduğumu düşüneceğim yer yer.Gerçek şu ki belki de çocuksuz olabileceğim kadar başarılı da olamayacağım.Ama anne olmak bunların hepsine değecek.Ben çocuğumla başka başka başarıları da yaşayacağım.-Ki ben yaşadığım fizyolojik-psikolojik sorunların etkisiyle anne olamanın sevincini henüz algılayamamış 22 haftalık bi gebe olarak bunları hissedebiliyorum.
    bence hereşe değecek üzüm.Ve bence çok güzel bi anne aynı zamanda başarılı-sosyal-hoş bi kadın olamayı başarabileceksin.Burdan öyle görünüyo en azından. 😉