26 Yorum

Doğal doğuma hazırlık için olmazsa olmazlar

15 haftalık bir gebe yazmış:

Ankara’da yaşıyorum. Çalışan bir gebeyim. Doğal doğum yapmayı tüm kalbimle ve bedenimle istiyorum. 

Doktor seçimimi de doğal doğum yanlısı olarak bilinen bir doktordan yana kullandım. Doktorumdan şu aşamaya kadar memnunum. Kitabi konuşan birisi değil. Benim ihtiyaçlarım ve sorularıma göre beni yönlendiriyor. Sanırım ben de kendisine telaşsız, ilk gebeliği olmasına rağmen aşırı heyecan duymayan bir yeni gebe izlenimi verdim -ki karşılıklı rahat, birbirimize yük olmak istemeyen bir doktor-hasta ilişkimiz oluştu. Tabii ilerleyen zamanlar neyi gösterir bilmiyorum ama, ne doktorun hastaya, ne hastanın doktora gereksiz bir yük ve külfet oluşturmasını istemem.

Şimdiye kadar doktorumla doğal doğum istediğimi konuşmadım. Bunun için erken ve de şimdiden hem kendimi, hem de doktoru baskı altına almak istemiyorum. Kendimi psikolojik olarak buna hazırlıyorum, öğrenmem gereken bilgileri öğrenip maddi manevi hazır ve huzurlu olarak o döneme girmek istiyorum. Ciddi bir komplikasyon olmazsa doğal doğumun doktorlar için de güzel bir tecrübe olacağından eminim. Çünkü rutin cerrahi bir operasyondansa, her seferinde farklı gelişebilen bir mucizeye tekrar ve tekrar tanıklık edecekler ve hekimlik hayatlarında her zaman kullanabilecekleri yeni bir tecrübe edinecekler.

Doğal doğumla ilgili seminer ve kursları takip etmek istiyorum. Doğum kurslarını araştırdığımda daha uzun vadeli ve anne-baba beraber katılımlı kurslar gördüm. Ben de eşim de yoğun çalışıyoruz. Uzun vadeli düzenli bir kursa vakit ayırmamız zor görünüyor. Biraz da faydasından, kalitesinden çok emin olamadığım için bu kurslara şimdilik mesafeliyim. Çünkü bu sektör de doğum fotoğrafçılığı gibi, birçok kişinin maddi faydalar kazanmak amaçlı birden büyüttüğü bir sektör izlenimi verdi bende.

Kurslara katılmak ne olursa olsun birşeyler katacaktır ama, doğal doğuma hazırlık ve doğum aşamasındaki hazırlık için olmazsa olmaz bir şey midir? Buradaki ihtiyaca cevap verebilecek kitaplar mevcut mudur?

Doğal doğuma hazırlık için gebelik döneminde hem teorik hem pratik hazırlıklar olarak olmazsa olmaz diyebileceğiniz konular var mı?

Eskiden doğum daha içgüdüsel, daha doğal bir süreçti. O zamanki anneler için bu sorularım anlamsız gelebilir ama modern dünyanın şaşkınları olarak o binyıllık tecrübeleri sanki yeniden keşfetme noktasındayız gibi hissediyorum.

demiş.

Kendimce yanıt vereyim, sonra sözü yorumlara bırakayım:

Öncelikle bu “doğal doğumu doktorumla konuşmak için henüz erken” görüşüne hiç katılmadığımı belirtmeliyim. Eğer gerçekten bu konuda istekli ve kararlıysanız bu konuyu konuşmak için hiçbir zaman erken olmadığı gibi, ilk görüşmede bu konuda mutabık kalmak gerektiğine inanıyorum. Buradaki mutabıklık doktorunuzun size doğal doğum garantisi vermesi değil, herhangi bir tıbbi zorunluluk olmaması halinde doğumun mümkün olduğunca müdahalesiz gerçekleşmesine inandığını belirtmesi. Elbette zaman içinde, birbirinizi tanıdıkça daha çok güvenecek, anlayacaksınız; ancak bu kadar temel bir konunun sonraya bırakılması size zorluk, doktora da haksızlık.

Doğuma hazırlık kurslarının gerekliliğine gelince: Bu da doğal doğum konusunu ne kadar “içselleştirdiğinizle” alakalı. Ben bu isteğimi (Amerika’daki) doktoruma belirttiğimde beni desteklediğini, ancak hazırlanmam gerektiğini düşündüğünü, nitekim şimdiye kadar yaşadığım deneyimlerden farklı olacağını, eğer hazırlıksız gelir ve vazgeçecek olursam sonra kendimi kötü hissedeceğimi söylemişti. Doğumdan sonra ona hak verdim. Katıldığımız kurslar sadece beni değil, eşimi de hazırlamıştı. Böyle bir hazırlığımız olmasaydı, eşim beni destekleyecek güç ve altyapıya sahip olmayacaktı. Ve doğum sırasında onun desteği benim için vazgeçilmez olmuştu.

Ancak benim çok yakın bir arkadaşım, üstelik de ilk doğumu sezaryen olmasına rağmen, ikinci doğumunu doğal yollarla gerçekleştirdi. Bunun için tek bir kursa bile gitmedi. Kendine inandı, kendini hazırladı, gerekli olduğunu düşündüğü bir, belki iki kitabı okudu. Kendini destekleyeceğinden emin olduğu bir doktor buldu (ondan “garanti” değil, “destek sözü” aldı). Ve yaptı. Üstelik “çatısı” ortalama bir Türk kadınına göre çok çok daha dardı.

Dolayısıyla doğuma hazırlık kursları şart olmayabilir — eğer bu konuda kendinize güveniyorsanız.

Kurslar bu konudaki tek kaynak değil belki. Artık internette destek grupları var, çokça kitap var, bu konuda yazılmış yazılar, paylaşılan hikayeler var. Ancak bu tür kursların bir avantajı da sizin gibi insanlarla aynı havayı solumanıza fırsat vermesi. Özellikle eşler açısından faydalı oluyor bu — daha önce hiç bilmedikleri bir konuda kendileri gibi tabir-i caizse “çömez” bir sürü baba adayı görüyorlar. Kurslar, ihtiyacınız olan şeyleri derli toplu bir şekilde sunuyor size; nokta atışı…

Eskiden tabii ki kurs yokmuş. Benim babaannem gayet doğal bir şekilde yedi çocuk doğurmuş. Ancak ne şartlarda, nasıl, doğum sırasında kendisini nasıl hissetmiş, ona sormak isterdim. Her iki doğumunu da hastanede yapan (ve benim her iki doğumuma da giren) annem, şartların çok farklı olduğunu, kendi doğumları sırasında çok yalnız hissettiğini, kötü hissettirildiğini, şimdiki imkanlar olsa çok daha farklı olacağını söylüyor. Doğum sırasında nasıl hisset(tir)ildiğiniz önemli, hem de çok.

Evet, eskiden her şey gibi doğum da daha içgüdüselmiş, ancak eskiden yaşamıyoruz artık, ne yazık ki… Günümüzde, günümüz Türkiye’sinde doğal doğuma hazırlığın üç olmazsa olmazı var diye düşünüyorum:

  1. İçsel hazırlık — bunu nasıl yapacağınız sizin tercihiniz.
  2. Sizi destekleyen bir doktor
  3. Sizi destekleyen doğum partnerleri (eşiniz olabilir,bir arkadaşınız, anneniz olabilir, bu işi profesyonel olarak yapan bir doula olabilir. Önemli olan sizin tercihlerinizi bilen ve sizinle birlikte hareket eden biri olması)

Bunlar olmazsa gerçekten olmaz. Ama olduktan sonra da gerisi doğaya kalıyor.

26 yorum

  1. Pasaklı Kız

    Böyle bir yazı çok teşekkürler elif.
    26.haftaya geldim, şu sıra kendimi yorulmuş hissediyorum. Birşeyler yapmam lazım ama hep yarım kalıyormuş hissim var.
    Kursa yazıldım haftada 2 gün gitmeye çalışıcam ama birde sabah ve akşamları evde yapabilsem o hareketleri eminim ki bu ruh halini de üstümden atabilicem.
    Bu açıdan yazı bana o haftalardaki halimi anımsattı. İnşallah ozaman ki gibi herşeyi yapabileceğime inanan bir hamileye geri dönüş yapabilirim.

  2. devlet hastanelerinde maalesef doğumhaneye yalnız giriyorsunuz yanınıza kimseyi almıyorlar tanımadığınız (istisnalar vardır ama) çoğunlukla sinirli stresli hemşirelerle başbaşa kalıyor ve kendinizi (hamileliğinde getirmiş olduğu psikolojiyle) çok yalnız ve ağlamaklı hissediyorsunuz bu da doğuma yansıyor muhakkak. burada paran varsa mutlusun şanslısın yoksa Allaha emanet….

  3. Sevgili Ankaralı Gebe ve Pasaklı Kız,

    Öncelikle tebrik ederim, sağlıklı bir şekilde bebeklerinizi kucaklarınıza almanızı diliyorum.

    Aslında normal doğumu veya doğal doğumu istemek bunu başarabilmenin en büyük parçası. Bedeniniz bunu yapabilir, öncelikle buna inanmak lazım. Ama elinizden geleni de yapmak işin büyük kısmı. Ben Ellif’in tüm yorumlarına hemen hemen katılıyorum. Doktor seçimi çok ama çok önemli. Bu konuyu en başından konuşmanız gerekmektedir. Doktorunuzun sizinle aynı fikirde olması çok önemli. Eğer değil ise bence doktorunuzu değiştirmelisiniz. Biz kadınlar burada şöyle bir hata yapıyoruz bazen, “doktorumu çok sevdim, onunla kendimi çok rahat hissediyorum” diyip yola onunla devam ediyoruz. Bu bir hata, doktorunuz sizin isteklerinizi karşılayabilmeli.. O yüzden size tavsiyem ilk randevunuzda hemen konuşun 🙂

    Doğum hazırlık kurslarının şöyle bir faydası var. Farkındalık yaratıyor, önce size sonra eşinize. O kurslarda teorik bilgilerin yanı sıra role-play tarzında oyunlar oynanıyor doğum süreci ve lohusalık süreci ile ilgili olarak. İşte bu noktada önce size sonra eşinize çok çok faydası oluyor. Ankara’da böyle kurslar var mı bilemiyorum ama İstanbul’da katılabilecekleriniz mevcut. En kapsamlısı DO-UM’un ve İDA’nın düzenledikleri.. Aklınızın bir köşesinde bulunsun derim.

    Ben bir doulayım size kitap olarak şunları tavsiye edebilirim:

    Pam England- İçgüdüsel Doğum
    Penny Simkin-Hamilelik, Doğum ve Bebek (çok kapsamlı her detaya değinilmiş)
    La Leche League-Emzirme Sanatı

    Bol bol pozitif doğum hikayesi okuyabilirsiniz. Elif’in blogu yani burası 🙂 bunun için çok çok iyi bir kaynak.

    Hamile pilatesi veya yogası yapmanızı öneririm. Hareket çok önemli çünkü. Ayrıca bol bol da yürüyüş. Beslenme konusunda biliyorsunuz çok değil dengeli yemek önemli, bu hamilelikte de geçerli. Bunun için de bir çok kaynak var, ben blogumda da paylaşmıştım. Yolun başında bir beslenme uzmanı ile çalışmak harika bir fikir. Ben hamileliğimin son dönemlerinde bunu yapmıştım ve en başından yapmadığıma pişman olmuştum.

    Bu arada Ankara’nın da yakında bir doulası olacak.. 🙂 Daha önce katılmış olduğum doula kursunun üçüncüsüne Ankara’dan birisi katılacakmış, bu cumartesi günü kendisi ile tanışacağım.
    Şimdilik aklıma gelenler bunlar keyifli ve sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz dileği ile…

    Doula Anne Esra

  4. Elif’in yazdıklarına katılıyorum. Bu konuyla ilgili hipnodoğum kitabını okuyabilirsiniz. Ama illa ki psikolojik destek almam lazım derseniz bir kursa gitmeniz iyi olabilir. Bir de doğuma yakın perine egzersizlerine başlayın derim. Kolay doğumla ilgili yazımı okuyabilirsiniz buradan: http://bendenvebizden.blogspot.com/2010/09/kolay-dogum-icin.html
    Bir de Elif’in dediği gibi doktorunuzla doğal doğum konusunda konuşup fikrini almalısınız geç olmadan. Ben bu nedenle 2 doktor değiştirdim. Çünkü ikisi de hemen “Tabi normal doğum istenen bir şey ama doğum sırasında pek çok komplikasyon olabilir, hem çatınız dar görünüyor” gibi sözler söylediler. Yani tamam der gibi görünüp beni caydrımak için bir sürü neden söylediler. Ben de şu anki doktorumu buldum çok şükür. Hüsniye Tanboğa. Onunla ilgili yazımı da buradan okuyabilirsiniz: http://bendenvebizden.blogspot.com/2010_07_01_archive.html .
    Umarım herşey istediğiniz gibi gider 🙂
    Sevgiler.

  5. destek çok önemli bence de, ben herşeyiyle normal başlayan doğumumu bu desteği göremediğim için suni sancının etkisi ve can havliyle sezaryene kendisi çevirmiş biri olarak içsel hazırlık ve destek olayına katılıyorum, çünkü sonradan üzülüyor insan, aslında yapabilirdim diyorsun…

  6. Umarım sağlıklı bir hamilelik ve sağlıklı ve istediğiniz gibi bir doğum olur. Ben de hamileyim, çalışıyorum ve Ankara’da yaşıyorum. Ben de müdahalesiz tam diyemesem de az müdahaleli bir doğum peşindeyim. Önce İstanbul’daki kurslara bakıp pek özenmiştim. Özellikle normal doğum vurguları internetten okuduğum kadarıyla çok hoşuma gitti. Sonra o kadar okudum ki konu hakkında bayağı rahatladım. Ankara’da ücretsiz ve bir cumartesi yarım gün alan bir normal doğuma hazırlık kursu var. elbette birkaç hafta gidip uzun uzun öğrenmenin yerini tutmaz. Ayrıca da yapan özel hastanenin (tobb etü) biraz da doğum yapacak anneleri kendilerine çekmek için yaptıkları anlatımlarından çok belli oluyor. Bu belki sizi rahatsız edebilir. Bizi çok az da olsa etti. Fakat hemşirelerin yoğun bir normal doğum vurgusu var. O bakımdan iyi. Kötü bir kısmı ise bu kurslarda eşlere sanki lütfedip gelmiş gibi davranılıyor gibi hissettik, o da azıcık rahatsız etti. Ama sonra emzirme, hemen anne-bebek vaktine geçilmesi, doğumda hareket etmeden bahsetmeleri rahatlattı.
    Son üç ayında olan bir hamile olarak kendi deneyimim bu yarım günlük kursta internetten ve kitaplardan okuduklarımdan farklı bir şey öğrenmediğim. Eşimle gittik, ona da okuduklarımı o kadar anlatmışım ki o da çok az yeni bir şey duyduğunu söyledi.
    Ama gene de buna beraber gitmemiz ve sonraki konuşmalarımız bu işin ikimize de düşen kısımları üzerine biraz daha yoğunlaşmamızı sağladı. Bize esas faydası bu oldu. Yani sizin mevcut hazırlık durumunuza göre gereksiz de olabilir, çok faydalı da olabilir. Ücretsiz ve haftasonu olmasından dolayı haberdar edeyim dedim. 3 saat kadar sürüyor, arada mola veriliyor, nefes egzersizleri yaptırılıyor, bir de kuru pasta ve meyve ikramı var 🙂

  7. Normal doğum yapmadım ama sadece benim yaşadığım ilde mi normal doğumlar 37. haftaya girer girmez suni sancıyla başlatılıyor merak ediyorum.

  8. Merhaba.Keyifli bir gebelik ve doğum diliyorum tüm gebelere.
    3 yaşına girmek üzere olan bir oğlum ve 15 haftalık gebeliğim var benim de.İlk hamileliğimde 21. haftada Hakan Çoker’in Doğal Doğum kursuna katıldık eşimle.Tek kelimeyle AYDINLANMA yaşadık diye özetleyebilirim.Bir kadın olarak zaten bedenimin doğum eylemini bildiğini,sürece müdahale edilmezse büyük olasılıkla kolayca doğurulabileceğini öğrendim ama benim için en önemli farkındalık gerçekten hamile olduğum,içimde bir insan yavrusu taşıdığım konusunda oldu.Eşim de ben de hayatımızın sonsuza kadar değişeceğini kursta hissettik.Çok keyifli bir gebelik sonrası 40+2 de acilen sezaryene alındım,doktorumu da aynı kursta bulmuştum, doğal doğuma yürekten inanıyordu ve ebemiz de İstanbul’da pek tanınan Asude Oflaz’dı.Doğumuma dair tek bir pişmanlığım olmadı,acaba diye düşünmedim,bunu da kursa gitmiş olmama borçluyum.

    Bu doğum konusunda sınırsız bir tartışma var ,geçenlerde Elif’in bir yayınında ”iki oğlum var ama onları ben doğurmadım” yazan bir anne olmuştu.Sonunda yoruma kapatıldı o yazı.Bu konuda herkesin bir fikri var ve doğal doğum yapmak adeta ”prestij ” kazandıran bir eyleme dönüşmüş durumda.

    Birçok blog takip ediyorum,sosyal medyada epey vakit harcıyorum ve artık şuna inanıyorum : Çağımızda KADINLAR ARASINDAKİ YARIŞTA ANNELİK YARIŞI İLK SIRADA.Doğumla başlıyor bu ”benimki daha iyi ”durumu.

    Şu anda aktif hekimlik yapmıyor olsam da hastane sektöründeyim 10 yıldır,tıp doktoruyuz eşim de ben de.Gerçekten müdahalesiz,doğal bir doğum yapmak istiyorsanız sadece doktorunuzun değil doktorunuzun ekibinin de doğal doğum konusunda tecrübeli olması gerekiyor.Yoksa hastaneye girer girmez suni sancı almak,epidural takılması,personelin sevimsiz-tersleyici tavırları doğumhane prosedürünün bir parçası.Bunların hepsini kontrol etmek bir hayal inanın (devlet hastaneleri için konuşuyorum).Maddi gücünüz yeterli ise iyi bir doktor ve hastane seçmeniz ilk kural.
    2. doğumumda illa SSVD yapıcam diye bir düşüncem yok.Sürece bağlı,nişanım-suyum gelir,doğum ilerlerse sezaryen diye tutturmam ama SSVD saplantım da yok.
    Annelik bir yarış değil,kimse kimseden üstün değil,şimdi olsa doğum konusunda bolca okur,(3 senelik annelik tecrübemle) doğum kursuna verdiğim parayı ”bebeğe hazırlık” kursuna yatırırdım.Doğum bir şekilde olacak sonrası çok daha zorlu bir yol.Uykusuzluk,emzirmek gibi çok çetin mücadeleler oluyor önünüzde,onlara hazırlanmak annenin de bebeğin de babanın da ruh sağlığı için çok daha önemli diye düşünüyorum.

    • 27günlük bebeğini normal doğumla dünyaya getirmiş yeni bir anne olarak yorumunuza sonuna kadar katılıyorum. Normal doğum beni korkutuyordu, illa normal olsun demedim . Ama durumun gidişatına kendimi bırakmaya karar vermiştim. Daha önce yaşamadığım fiziksel bir durumu teorik olarak anlamanın fazla getirisi olmadığını düşündüğüm için hazırlık yapmadım ve pişman da değilim. Çünkü gerçekten doğum içdüdüsel ve birşekilde oluyor ama doğum sonrası lohusalık, emzirme, çocuk bakımı , ruhsal çalkalanmalar, düzeni tekrar oturtmak üzerine daha çok bilgilenmeli ve hazırlık yapmalıymışım. Doğum saatler sürebilir ama sonrası asla bitmeyecek bir süreç. Özellikle ilk aylar için maddi manevi çok hazırlık yapmak gerekli. Bebek çok mucizevi, anne olmak güzel bir duygu ama hiç bir güzellik emeksiz değil.

  9. daha şimdiden yorumlardan çok faydalandım. herkese çok teşekkür ederim. Elif hanıma sorumu yönelttiğim süreden bu yana Hypnobirthing Mongan yöntemi kitabını okumaya başladım. doğuma, hamileliğe bakışım çok değişti. doğum süreci korkuyla beklenip, acıyla hatırlanacak bir deneyim olmaktansa, çoğumuzun tebessümle hatırladığı düğün- evlilik anılarımız gibi “destansı” neden olmasın diye düşünüyorum. herşeye hazırlıklı olarak ama, bu destansı doğum anını umarak ve gerçekleşebileceğini bilerek hamilelik sürecimi yaşamak istiyorum. özellikle Ankaralı gebe arkadaşlarımdan kurs tecrübelerini ve doğal doğum yolunda katettikleri mesafeleri öğrenmeyi çok isterim.

  10. “Modern dünyanın şaşkınları olarak o binyıllık tecrübeleri sanki yeniden keşfetme noktasındayız gibi hissediyorum.” Ne doğru bir ifade. Belki de onbinlerce yıllık tecrübeler.. Elektriğin olmadığı zamanlar… Bize kalsa insan ırkının sonu gelir, EST aleti felan yok düşünsenize 😉

    • Ne kadar güzel bir noktaya değinmişsin. Düşünün ıssız bir ormanda ilk insanlık doğum yapıyor. Korkacağı tek şey aniden çıkacak kaplan…Yeniden keşif iyidir ama, en azından bu konuya iyi gelecek ben buna inanıyorum.

  11. Merhaba (yorum bırakan )Elif,

    Blogcuanne’de yorumunuzu okuduktan sonra blogunuza-http://www.aydinlikyuz.blogspot.com- göz attım. Tüm yazılarınızda var olan gerçeklikten garip bir rahatlık hissettim. Çünkü okuduğum tüm yazılardaki anneler çok zenginler, doulaları var, yoga ve pilatese gidecek vakitleri ve paraları var, süper lüks hastanelerde süper normal doğumlar yapıyorlar. Hastane odaları çay partisi gibi, anneler çok güzel ve süslü, fotoğraflar harika ve bebekleri çok uslu…
    Peki ya günümüzün 13 saati evden uzakta işte+yolda geçiyorsa, ya devlet hastanesine gitmek zorundaysak, ya tüm bunlara zaman ve para yoksa ? Uykusuzluktan korkuyorum, doğum sonrasi depresyondan korkuyorum, doğum sonrasi eşimle aramın açılmasından korkuyorum… Ve bunların gerçekte nasıl yaşandığını az da olsa yazılarınızdan gördüm ve yalnız olmadığımı anladım.

    Çok teşekkürler.

    • Sevgili Hilal, yorumun beni çok etkiledi ve yazmak istedim. Haklısın böyle bir dünya da var. Ama sana şunu da söyleyebilirim.. Ücretsiz doğum hazırlık kursları, ücretsiz hamile yoga kursları ve öğrenci doulalar var ki bunların hepsi bedelsiz… Yeter ki sen iste 🙂
      Yani aslında dünyanın nasıl olduğu da önemli değil. Önemli olan kendin için faydası olacak şeylerin izinden gitmek, rahat olmak, korkmamak. İstanbul’da isen korkuların hakkında konuşmak istersen yardımcı olabilirim.

    • merhaba Hilal.çOK ÇOK MUTLU OLDUM yorumunu okuyunca,azıcık faydam olduysa ne mutlu bana.Bloga çok uzun bir ara verdiğimi farketmişsindir,işte o ara benim doğum sonrası depresyon aramdır.Senin de çok güzel ifade ettiğin gibi anne blogları genelde pespembe bir tablo çiziyor ; çocuklar (kaç tane olursa olsun) akşam 7 civarı uyuyor ve sabaha kadar uyanmıyor !! Anneler bakımlı ,evler tertemiz,o eğitimden bu eğitime koşmaktan başka işi yok bu annelerin:) Depresyon dönemimde içimden hep söylediğim bir cümle vardı benim ”Bana en büyük kötülüğü internet anneleri yaptı” ..Doğru olmayan bir ifadeydi ama ben gecenin bir yarısı uyumayan çocuğumla artık sınırı (delilik sınırını yani) geçmek üzereyken bu annelerin sosyal medyada dizi muhabbeti yapmalarına dayanamıyordum , blogu da sosyal medyayı da bıraktım uzunca bir süre.Depresyondan çıkışım ise tamamen memeden kestikten ve oğlumun uyumaya başlamasından sonradır.

      Bana bu süreçte çok yardımcı olan harika bloglar da oldu ,mutlaka biliyorsundur :
      http://deli-anne.com/
      http://www.dorikus.com/
      http://meraklicuce.annemingunlugu.com/

      ve tabi ki Blogcuanne:)

  12. Doktorla ‘doğal doğum’ konusunu en başta konuşmak konusunda çok haklısın Elif. Zira bir çok normal doğumcuyum diyen doktorun doğal doğum konusuna hiç de sıcak bakmadığını, bu konuya ısındırmak için de bir annenin azminin yeterli olmadığını düşünüyorum. Yoğun aldıkları tıp eğitimi kendilerini farklı sınıftan hissettirebiliyor. Bu durumda ‘benden daha iyi bilemezsin’ zihniyetiyle bizim katabileceğimiz pek birşey olmuyor doktora.

    Doğal doğum eğitimlerini ben çok faydalı buluyorum. İlk hamileliğimde Hakan Çoker’in cmt-pazar şeklinde olan eğitimine katıldım. Ve benim uzun sürmüş olan doğumumda sabırlı olmama kesinlikle çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Eşimin de doğumda bana yaptığı desteğe de faydası oldu şüphesiz.
    Yoğun çalışmaktan dolayı bu eğitimleri düşünemediğini yazmış ya anne adayı, aslında bu hamilelik süreçleri yoğunlukları azaltmak için de fırsat. Zira bedenimiz de bunu istiyor. Tabi herkesin şartları ve zorunlulukları var. Sadece bazen biz okumuş kızların fazla hırslı olmamızdan kaynaklanan “hamile de olsam işimi aksatamam. Kariyerimi, pozisyonumu düşünmeliyim” gibi düşüncelerle bu şahane süreci bebeğimize odaklanmaktansa ‘eskisi’ gibi geçirebiliyoruz.

    Hastanelerin verdiği eğitimleri ise pek güvenilir bulmuyorum. Çoğu doğal doğuma yönlendirmek yerine, doğumu müdahale edilmesi gereken bir eylem olarak görüyor. Ve komplikasyonları anlatıp gebelerin korkularının artmasına sebep oluyor.

    Kitap olarak: Hypnobirthing Mongan Yöntemi tavsiye ediyorum şiddetle. Blogumda yazdım geçenlerde: http://sirinanne.blogspot.com/2013/03/hypnobirthing-mongan-yontemi.html

    Pozitif doğum hikayeleri okumak, videolar izlemek de doğuma çok katkı sağlayan öğeler..

    • miniğin annesi

      yazdığınız ilk paragraf çok çok güzel bir tespit.katılıyorum tamamen

  13. Ankara’da normal doğum yapmış biri olarak normal ve doğal doğum yanlısı doktor arayışına girmemden dolayı hamileliğim boyunca 5 doktor değiştirdim. Sonunda Zekai Tahir Burak devlet hastanesinde özel oda tutarak istediğim gibi bir doğum gerçekleştirdim.

    Son ana kadar eşim yanımdaydı, istediğim gibi atıştırdım, istediğimde ayağa kalktım, bebeğim odadan ayrılmadı, doğumhaneye hiç gitmedim (odada doğum) ve en önemlisi odama girerken sürekli kapı çalındı. Bir ara eşimle acaba evde mi doğuruyorum diyecek kadar yalnızdık. İhtiyaç halinde biz çağırdık hatta 🙂

    Bunlar benim şansın mı yoksa herkese mi bu uygulama bilemeyeceğim. Sağlıklı ve kolay bir doğum dilerim.

  14. ben 22 haftalık hamileyim ama hilal hanımın yazdıklarını düşünüyorum.aynı şekilde bu hayatta zamanı çok dar olan eşini böyle bir duruma(bedava bile olsa eğitim v.s) ikna edemeyen başında kaynana gibi bir belanın olduğu kendi memleketinden uzak kendi ailesinden hiç bir destekçisinin olmadığı birde doğum korkuları ile başbaşa ve yanlız olduğu durumları….insan çaresiz kaldığı zaman ne düşüneceğini neyin öncelikli olduğunu bilmiyor çözemiyor.normal doğumla evladımı doğurup milyonlarca annenin yaşadığı o muhteşem duyguyu en doğal haliyle hissetmek istiyorum.doğum sonrası bebeğimle uğraşıp onu kucağıma almanın keyfini çıkarmak yerine karnımdaki bilumum kesik yerlerin dikiş ağrısını çekmek istemiyorum.normal yolla doğum yapmış ve gayet sağlıklı sayıları onları bulabilen çocuklu anneler gibi olmak istiyorum.bu kadınlar sezeryan icat edilmeden önce nasıl doğuruyorlardı acaba.bazen doktorlar sezeryanın ne amaçla bulunduğunu ve ameliyatın sadece parasal bir kaynak olmadığını unutuyorlar.amcamın kızı özel hastahanede ve normal doğumunu destekleyen bir doktorla hamileliğini geçirip doğumunu yaptı.sezeryanla… doktoru elli defa (daha herhangi bir sancıyı normal olarak beklemeden )açılmasını kontrol edip durduktan sonra bu şekilde olmayacak sezeryana almak zorundayım diyerek eşini bile beklemeden ameliyat haneye almışlar.ilk doğumu ve yanında bilinçli kimse bulunmadığından ayrıntılı hiç bi açıklama yapılmadan ameliyat.sonunda doktor 2 milyarlık ücretini paşalar gibi aldı amcamın kızı ise doğumdan onca zaman geçmesine rağmen hala o sancıyı çekiyor. bu konuda bana söylediği şu iki cümleyi hiç unutmuyorum .karnımı kaşıyorum ama hissetmiyorum.yani insan doya doya karnını kaşıyıp o hazzı alamıyor..ve çocuğunla oynarken karnına oturtmak istiyorsun yada o oturmak istiyor onu uzaklaştırman gerekiyor.bu bile ona ne kadar acı veriyordur kimbilir.Neyse ben pozitif doğum hikayelerini okumama rağmen doktoruma ve etrafımdakilere güvenemiyorum.bu zamanda herkes çıkarcı çünkü herkes para peşinde doktorum her ne kadar normalden yana da olsa o an geldiğinde sırf ücret için beni sezeryana bin bir türlü sebeple ikna edebilir diye korkuyorum.devlet hastahanelerinde bir sürü kadın gibi yalnız ve başbelası hemşirelerle uğraşırken doğum yapmaktan korkuyorum.allah bu devirde böyle bir memlekette hamile kalan ve doğum için kafasında bu kadar soru işaretleri olan kadınların yardımcısı olsun.

  15. Gerısı doganın degıl , Allahın ısıdır.
    Allah konusmalarımız nedenıyle sırke kufre dusmekten bızlerı korusun. (Amın)

  16. Yorumların hepsini okumak istesem de okuyamiyorum zira 39. haftamdayim ve hastane cantami hazirlamam lazim artik 🙂 Bence nasil hazirlanacaginiz sizin kisiliginizle de cok orantili. Ben ve esim herseyi cok okuyan cok arastiran, cicigini cikartan tipleriz. O yuzden ilk dogumumdan once Dr. Sears’ın The Birth Book, Ina May Gaskin’in kitabini ve bilimum baska kitabin dogum bolumlerini okuduk. Amma velakin kursa gitmedik cunku odenen ucretle aldigimiz hizmetin mutabik olmadigina karar verdik. Yani biz zaten cokca hazirlanmistik, kursa verecegimiz parayi baska yone yatirmayi mantikli bulduk.

    Dogumun fizyolojisini ogrenmek icin Laugh and Learn diye bir DVD izledik, bundan notlar aldik, simdi ikinci dogumda da teksirimiz yanimizda olacak. Bence de doktor secimi cok cok onemli. Benim ilk doktorum da normal dogum yanlısı konusurdu ama ilerledikce aslinda sezeryan olmasi icin bircok sebep gordugunu farkettik. Doktor degistirdik 36. haftada ki bu benim icin oldukca stresliydi. Neticede normal dogurdum, ama bu yeni doktorumla da dogum sirasinda yasadigimiz bir fikir ayriligi hem beni hem esimi mutsuz etti.

    Bu hamilelikte sonsuz guvendigim bir doktorla ve doulayla calisiyorum. Bir doula ile calismanizi tavsiye ederim. Hatta bence dogum kursu ve doula arasinda maddiyat yonunden bir secim yapmaniz gerekirse sonuna kadar doulayi savunurum. (keske ilk dogumumda doulam olsaydi diyorum, ki benim esim inanilmaz metanetli, destek olabilen birisi, ona ragmen doulam olsa daha iyi olurdu.)

    Bir de Ankara’da La Leche League toplantilari oluyor bildigim kadariyla. Onlara katilirsaniz da dogal dogum yapmis veya bu konuda bilgili annelerle tanısacagınıza eminim.

    Saglıklı bir gebelik diliyorum.

  17. 28 haftalık hamileyim ve sizlere bir sorum olacak.TOBB ETÜ hamilelik kursları devam ediyormu? Yada Ankarada başka tavsiye edebileceğiniz kurslar varmı? Herkese iyi günler.

  18. hamileliğim boyunca katıldığım tek seminer dizisi diyeceğim hala varmı bilmiyorum, bebeğimi beklerken seminerleriydi, 5. seminerden oluşuyordu sanırım, kızım 36+2 de dünyaya geldiği için sonuncusuna katılamasamda bana normal doğum yaparken çok faydası olan nefes egzersizlerini öğrendim, onun dışında elbette ki doktorun çok önemi var, doktorum normal doğumu dstekleyen bir doktordu ve ben psikolojik olarak çok hazırdım..psikolojik olarak tavsiyem olumsuz hikayeleri kulak asma, olumluları can kulağıyla dinle.Allah gönlüne göre versin