16 Yorum

Pelin’in Gebelik Günlüğü, 23. hafta

Çarşamba gebesi Pelin İzmir’den bildirmeye devam ediyor. 

Pelin’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bu hafta bebişle ilgili değişik bir şey yaşamadım. Bol bol kıpırdanmaya, tekmelere yumruklara devam ediyor kendisi. Henüz çok güçlü olmadığından can acıtıcı hareketler değil bunlar –henüz. Eminim ilerde benim gibi minyon birinin bedenine sığmakta zorlanacaktır, o zaman o tekmeleri sırtımda mı hissederim artık bilemiyorum!

pelin23
Haftalardır, çıkacağı söylenen yasayı bekliyorum. Belirli aralıklarla internetten yasa çıkmış mı diye bakıyorum. (Televizyonda haber izlemiyorum, genelde sinirlerimi bozuyor çünkü, o yüzden internetten bakmak durumunda kalıyorum.) O kadar uzattılar ki bu meseleyi, artık gerçekten pek çok anne adayı/yeni anne, bu konuyu araştırmaktan sıkıldı.

Tamam biliyorum, bu işte madalyonun çok yüzü var, biri de kadın istihdamı problemi. Ama esasen erkeklerin (milletvekilleri ve işverenlerin) bunu düşündüklerini sanmıyorum. Esas problem, onlar (çoğu diyeyim, tabii ki istisnalar vardır) bu doğum iznini “kadınların işten kaytarmak için kullandıkları bir tatil” gibi görüyor olmaları. Maalesef en modern düşünceli görünen erkeklerin bile aklında bu var.

Geçen haftalarda şirketimizde üst düzey yöneticilik yapan bir erkek ile sohbet ederken doğum iznine ne zaman gidip ne zaman döneceğimi sordu. “Herhalde haziranda ayrılırım ama ne zaman döneceğim çıkması muhtemel yasaya bağlı” dedim, “İnşallah meclis bir an önce 24 haftayı onaylar”… Aldığım tepkiye o kadar sinirlendim ve moralim bozuldu ki, doğru düzgün cevap bile veremedim. “Oooohh ne güzel tatil, insanın hamile olası geliyor…” Bunu söyleyen, Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden birinden mezun olmuş, en büyük fabrikalarından birinde yöneticilik yapan, 2 küçük çocuğu olan, doktor ablaları nedeniyle ailesinin de bilinçli eğitimli olduğunu düşündüğüm bir erkek. Ama işte 24 haftalık doğum izni ile işten kaytaracağımı, dahası “tatil” yapacağımı düşünüyor!

Bu insana ne desem boş… Annelerin neler çektiğini asla anlayamaz çünkü muhtemelen karısı geceleri uykusuz kalıp çocuklarını emzirmeye, gazlarını çıkarmaya, dertlerini anlamaya filan uğraşırken sabah işe gidecek olan kocasına kıyamadığı için onu uyandırmamak için her şeyi yapmıştır. Bir başka yöneticimiz ise (kadın) bebeği doğduktan sonraki 3 yıl işe istisnasız her gün 2-3 saatlik uykuyla geldiğini söylemişti. Burada bir haksızlık yok mu? Ve o kadın, yönetici olabilmek için o adamın 2 katı çalıştı, o uykusuz haliyle….

Sürekli ben ne yapabilirim diye düşünüyorum, elimde ne gelir?… Tek başıma elimden çok şey gelmez belki ama Blogcuanne’nin eski bir yazısındaki yorumları okurken tesadüfen Fatma Şahin’in mail adresini buldum ve geçen hafta ona mail attım. Sizden destek bekliyoruz, lütfen bizi destekleyin ve meclisin daha hızlı davranması için bize yardım edin dedim. Ama eline geçmiş midir, okumuş mudur, okuduysa da bir şey yapabilir mi, bilmiyorum. Sadece umuyorum. Umarım bu yasayı bir an önce çıkarırlar ve bize de yetişir. Aylardır telaşla beklemekten yoruldum…

Sevgiler,

Pelin

16 yorum

  1. Pelin çok haklısın! Bana da dert oldu o yasa. Calısma Bakanının geçenlerde TV’de yaptığı bir açıklama sonrası pek ümidim kalmadı gerçi ama yine de… N’apsak, kalkıp Ankara’ya veya hatta Antep’e gidip Bakan Şahin’e baskın mı yapsak? Gitmisken hatta bi de güzel yemekler baklavalar yeriz hatta Elif’i de gormüş oluruz! 🙂

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Valla ne yapmak ne etmek gerekir gerçekten bilmiyorum Deniz. Moralim bozuluyor bu saçma gidişattan. Madem “24 hafta fazla, istihdamı engeller” diye bir düşünceniz vardı, niye ortaya bu lafı attınız ve bizi beklentiye soktunuz değil mi? Bunlar tamamen siyasi söylemler, “3 çocuk yapın size destek olalım” diyorlar ama lafta. İş ciddiye binince meclise getirebilmek bir yana, nasıl yan çizeriz diye topu bir o yana bir bu yana atıyorlar…. Son dakikaya kadar umutla bekleyeceğim çünkü ücretsiz izin kullanmak gibi bir lüksüm de olmayacak 🙁 Devlet baba bize ne verirse artık….

      • Valla o yasa tasarısında en ön plana çıkarmak istedikleri – bence – 5 çocuk doğurana 10 yıl erken emeklilik! Yani hızını kesme, 5 tane doğur, nasıl bakarsın, nasıl büyütürsün, nasıl okutursun hiç bize dert değil. Yeter ki tüketecek 5 boğaz olsun memlekette! Mantık bu olunca bu hesaplar yalan kalıyor tabii. Diyorum ya Çalışma Bakanı bile öyle bir konuştu ki geçenlerde TV’de, benim artık pek ümidim kalmadı…Seçim yatırımı vaatler gibime geliyor bunlar hep, samimi çalışmalar değil.

    • Fatma Hanım evimizin iki bina yanında oturuyor. 🙂
      Şöyle bir karşısına geçip sorulacak anlatılacak öyle şeyler var ki kendisine. Gelirseniz hem onu hem baklavaları köşeye sıkıştırırız. 🙂
      Her zaman bekleriz güzel anneler…

  2. öyle kendini bilmezlere verilecek cevap basit doğur anasını satayım doğur da sen de yat evde 🙂 ben tüm izinlerimi sonuna kadar kullanmak suretiyle 13 ay doğum izni kullandım… arkadaşlar da söylüyordu bana ben de siz de doğurun diyordum susuyorlardı.. hiiiç kendinizi üzmeyin… anlattığınız kadın yönetici gibi çalışan bir çok kadın bile biz yaptık yapılabiliyor ne gerek var o kadar izne dediği için valla kaale almamak lazım bunları…

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Bir erkek olarak “insanın doğurası geliyor, oooh ne güzel….” dedi adam yaaa! İnanamadım ki bu cümleye! Tutuldum kaldım. O kadar basit sanıyorlar ki bazı şeyleri. Ya da sanmak istiyorlar. Kendi eşleri pek kıymetli, kendi çocukları çocuk, ama bizimkiler değil!! Biz insan değiliz sanki, bizim doğurduklarımız hemen ayağa kalkan yürüyen at yavrusu, öyle kendi kendilerine hayatlarını idame ettirirler biz de evde yan gelip yatarız…. Gerçekten söylenecek tonla şey var ama haklısınız, tamamen bir kendini bilmezlik…. Ne desem de boş….

      • Ne desek boş değil bence. İnadına konuşalım. Ben konuşuyorum. Eminim sinir olan da çoktur, ama duysunlar, anlasınlar. 3-5 gün değil, aylarca yıllarca uykusuz yaşamak nasıl birşey hayalleri bile alamaz. Bir simülasyon yaptırmalı tüm erkeklere. Buyurun tatil yapın. 2 saatte bir uyandırıp, en az 20-30 dakika iş yaptıracağız size bir sene boyunca diyelin. Ondan sonra da sabah kalkıp işe gideceksiniz, bir de bebeğin bakımının aslan payını siz yapacaksınız. Deliriyorum böyle laflara. Erkeklerin hayatları tatil valla.

  3. Miray yildirim

    Benim ki de benzer. Cocuk doktoruyum ve üstüne hematoloji onkoloji yan dalı yapıyorum. 24 haftalikken icap nöbetimden çıkmak istediğimi söyleyince benden öncekilerin doğurana kadar nöbet tuttuklarını söylediler. Bunun benim yasal hakkım olduğunu söyleyip bashekimlige dilekçemi verip çıkınca da tüm klinik cephe aldı.37 haftaya dek çalıştım izne ayrıldıktan bes gün sonra dogum yaptım. Tum psikolojik eziyete rağmen yine aynı şeyi yapardım . Önceliğim cocuklarım ve esimdir. Bu konuda Allah herkese kolaylık versin ve kimsenin sizi mutsuz etmesine izin vermeyin.

  4. Miray yildirim

    Unutmadan kliniğimizde hiç erkek bulunmamaktadır….

  5. Sevgili Pelin gerçekten sinir bozucu yorumlar bunlar…Neler yaşadığımızın hiç farkında değiller eşim bile bazen ben de doğursam keşke diyebiliyor, tatil yapıyorum sanıyor galiba…IVF gebeliği benimkisi,zaten tedavi süresinde 15 gün rapor almış işe gitmemiştim .Daha sonra kanamam oldu düşük riski vardı, iş ortamım gebelik için biraz sıkıntılı,bu yüzden doğuma kadar çalışmayacağım,raporluyum ve sürekli evdeyim. Başta hatta eşim ve kayınpederim olmak üzere neden yattığıma anlam veremediler. Eskiden böyle yatarak mı doğuruluyomuş tarlada çalışılıyomuş deme hatasını yapan kayınpederime haddini bildirmek zorunda kaldığım için çok memnunum.Erkeklerin beynine birisi doğarken mi fısıldıyor acaba kadın milleti gebeliği bebeği bahane eder çalışmaz tembellik eder diye… Ben 3 ay düşük tehlikesinden dolayı bunca zahmetle 35 yaşında elde ettiğim gebeliği nası devam ettirebilirim diye kendimi yerken, stresten çatır çatır çatlarken evden ve yataktan adım atamazken, hayatta bebeğimden başka hiç bir gücün bana yemek yedirmesi mümkün değilken kendimi zorlayarak yemek yerken ve üstüne bir de iş yerinden hadi ne zaman geliyosun kaç gün daha rapor alacaksınlarla uğraşırken ,eşimin sürekli şehir dışında olmasından dolayı her türlü sıkıntıyla kendi başıma baş etmeye çalışırken erkekler ohhhhh beee bi hamile kaldı 5 ay rapor aldı doğurunca da 4 ay izin 1 yıl çalışmaktan kurtuldu ne tatil ama diyorlar… Napalım çevremdekilere böyle olmadığını bile zor anlatıyorsam diğerleri için ancak şöyle diyebiliyorum ”Keşke sizde kadın olup gebe kalsaydınız da benim gibi yan gelip yatsaydınız!!!!!! ”

  6. Pelin,
    Sıkıntını anlayabiliyorum. İş yeri ile ilgili bir problem yaşayacağımdan değil de. Kadına anneye yapılan bu zulme dayanamadığımdan isyanlardayım. Bu psikolojik bir baskı, suçluluk hissi yaratma derdi, hiç doğuramayacak olan bir adamın boş bomboş bir lafı.
    Sen sakın kendini üzme Mevlanayı hatırla.
    “suskunluğum asaletimdendir. her lafa verecek cevabım vardır. ama bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adamı mı diye”
    Kusura bakmasın valla.. O olamamışsa biz ne yapalım. Kaldı ki onlardan bir sürü var. Canımızı sıktığımıza değmez. Tek çare devlet desteği. Sosyal devlet. Anneye kadına saygılı devlet…

  7. alın benden de o kadar. en büyük yarama parmak basıldı. ikiz hamilesiyim ve her gece dua ediyorum şu yasa çıksın diye! 🙁 tek gebeliğe göre ikiz gebelikte sadece 2 hafta ekleniyor o da doğum öncesi kullanmak üzere. üstelik doğum sonrasına aktaramıyorsunuz. hoş zaten o kadar zor ki benim iznimi sonraya aktarmam, mümkün değil. tek gebeliğe göre daha hızlı bir büyüme yaşandığından fiziksel zorlukları da daha fazla; şu an 6,5 aylık hamile halim tek bebeği olan 9 aylık arkadaşımla aynı 🙁 🙁 bütün gün bilgisyaar başında belim ağrıyor, sırtım ağrıyor, iznimi hak eder etmez hemen ayrılmam lazım. ee peki sonrası? doğurunca bitiyor mu annelik? asıl o zaman başlıyor. ben iki minik süt kuzumu 3 aylıkken nasıl bırakıp dönerim işe??? 2-3 saat uykuyla işe gelip nasıl bir performans göstereceğiz biz acaba iş ortamında…eğer bu 24 hafta hikayesi gerçekten bir seçim öncesi göz boyaması ise benden alacakları ahların bedduaların hesabı yok … aynı mail adresine ben de ulaşmış ve mail atmıştım, formaliteden de olsa bir cevap gelmedi. ama yine de sesimi duyurduğumu hissetmiştim. ne kadar çok kişi yaparsa bunu o kadar iyi olur bence. birilerinin hevesle, dört gözle bu yasayı beklediğini bilsinler. 3 çocuk yapın demek kolay, saksıda yetişiyor sanki…

  8. Ben de geçtiğimiz hafta benzer bir sohbeti, çalıştığım şirketteki bir yönetici ile yaptım! Yine erkek, ve hatta iki yaşına gelmemiş bir de çocuğu var. “Oh ne güzel”, “devlet hamileleri koruyor işten çıkaramıyorsun” gibi beyanlarda bulunup, işvereni haklı gördüğünü çeşitli şekillerde belirttikten sonra; “senin de karın, çocuğun var insaf!” cevabımı nasıl karşıladı dersiniz? “Ben zaten bunları önceden düşündüm hanımı devlete soktum.” Ne yani, bizi tabiri caizse devlete sokmayan kocalarımız mı mesul?

    Bu arada Deniz M., sana katılıyorum, bence de çıkmayacak yasa ben umudu kestim 🙁 Zaten meclisin tatile girmesine ne kaldı?

  9. Erkeklerin çoğu tatil olarak görüyor ya da çocukla ne de güzel vakit geçiriyorsunuz diyor. Bilmiyorlar ki cocuklar sabır ve güç istiyor. Onlara göre ne kadar da çabuk büyüyor bu çocuklar ve anneler sabahtan akşama kadar evde nede güzel dinleniyorlar.

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Doğru… Bir hafta çocukları ellerine verelim, biz de eve akşam 10’da gidip ayaklarımızı uzatıp yemek yokmu diye sorup elimizde kumanda göbeğimizi kaşıyarak uyuklayalım, bakalım yine aynı şekilde mi düşünecekler? Keşke bu dediğim mümkün olabilse…

  10. Merhaba, o kadar hak veriyorum ki yorumlarınıza..Ben henüz hamile bile değilim, ama çocuk sahibi olmayı deli gibi isteyen, çok yoğun çalışan bir özel sektör çalışanı olarak, daha bebeği olmadan 3 aylık bebeciğini nasıl bırakıp da işe döneceğini kara kara düşünen bir kadınım. İnsan düşünmeden edemiyor, en az 6 ay sadece anne sütü tavsiye edilirken nasıl 3-3,5 ayda işe dönmek mecburiyetinde bırakılıyor anneler, üstelik işe dönünce emzirme konusunda bu kadar kısıtlıyken imkanlar.. Biz 6 ay az bile, en az 8 ay olmalı derken; aylardır 6 aya razı olmuş bu kanunun yolunu beklerken; çocuk oyununa çevirip böylesine hassas bir konu üzerinden anne/ anne adaylarının psikolojileriyle oynamaları yenilir yutulur gibi değil..Kesinlikle ne kadar güçlü olduğumuzu, nasıl bir beklenti içinde olduğumuzu belirtmeliyiz, gerek maillerimizle gerek başka sosyal medya araçları üzerinden..Cevap gelmese de yılmayalım, inanıyorum ki birileri sesimizi duyacaktır.