4 Yorum

Pelin’in Gebelik Günlüğü, 24. hafta

Çarşamba gebesi Pelin İzmir’den bildirmeye devam ediyor. 

Pelin’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bu hafta bebişimizle çok güzel bir hafta geçirdik. Hafta ortasında beni hiç kımıldamayarak (ya da uyanık olduğum zamanlarda kımıldamadı diyelim) korkutan hatta “sabah olsun yine kımıldamazsa doktora gidelim” dedirten bebişim, meğer enerjisini anneciğinin doğumgününe saklıyormuş!

pelin 24

Ertesi gün doğumgünümdü ve sabahın ilk saatlerinden gece uyuyuncaya kadar hiç durmadan sürekli tekmeler ve yumruklarla annesinin doğumgününü kutladı bitaneciğim. Bu hareketleri hissetmek, hayatımın en güzel doğumgününü geçirmeme sebep oldu. Evet sevgilim yanımdaydı, evet onunla çok güzel bir akşam geçirdik, deniz kenarında bir restoranda yemek yedik, romantik, çok güzel bir yürüyüş yaptık, manzarayı izledik, huzuru ve mutluluğu paylaştık. Ama bebeğim yanımda olmasaydı sanki yarım kalırdı bu güzellik. Ondan önce bu kadar büyük mutluluk yaşıyor muydum acaba? Bilemiyorum. Ama o şimdi var ve iyi ki var. Daha şimdiden bana bunca mutluluk veren bir şey var hayatımda! Allahım bu ne güzel bir duyguymuş! Hey anneler, çoook şanslısınız, şanslıyız, farkında mısınız?

Haftasonu eşimin yakın bir akrabasının düğününe gittik. Bebişimi maalesef biraz yormuş oldum. Çünkü kuafördü, hazırlanmaktı, kayınvalidemlere gidip onları da alıp Urla’nın uzak bir bölgesine patika gibi yollardan sarsıla sarsıla gitmekti derken, daha düğün yerine ulaştığımızda biraz yorulmuştum. Üstüne çook gürültülü müzikler de eklenince, bebişim de hayli yoruldu. Hani o ritimler kalbinizde atıyormuşçasına patlar ya, hissedersiniz, işte bana sanki karnımın içinde patlıyormuş da bebeğim korkudan titriyormuş gibi geldi. Bilmiyorum belki de bana öyle geldi ve onu o ortamdan çıkaramadığım, onu koruyamadığım için üzüldüm. Biliyorum benim kulaklarımın duyduğu kadar duyamıyor henüz, içinde bulunduğu sıvı onu koruyor ama yine de saçma bir refleks olarak bütün gece şalımı göbeğime örtüp elimle de güzelce kapattım ve göbeğimi okşadım. Gece 12’ye doğru kayınvalidemlere döndüğümüzde, şehirdışından gelen misafirleri ağırladık bir de üstüne üstlük. Evimize vardığımızda saat 1’di ve pestilimiz çıkmış vaziyette uyuduk. Öyle ki, pazar günü bile evden çıkmadan sürekli dinlendim. Oğluşum da akşama doğru kendine geldi ve kıpırdanmaları yine başladı.

25.haftada doktor teyzemizle kontrolümüz var. Bir de şu meşhur şeker yükleme testi. Umarım herşey yolunda gider ve haftaya güzel haberler verebilirim. Görüşmek üzere!

Pelin

4 yorum

  1. Ayyyy seninki misafir olduğu düğünde böyle tırstıysa benimki deli annesinin düğününde neler yapacak acaba? Hem de bir değil iki düğün! Birindeki dj’den kaçsa, ötekindeki davul zurnaya yakalanacak! Eyvaaaaah ki ne eyvaaaaah! Neyse, sonrasındaki balayı hem bize hem de bebiye iyi gelecek demek 🙂 Öptümmmm seni

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Deniz’cim her zamanki mottom, “anne mutlu, bebek mutlu”. Yani sen çok eğlendikçe çok mutlu oldukça güldükçe bebeğin de mutlu olacak, sen hiç merak etme 🙂

    • Çiğdem-Üzüm

      Ben de haftasonu bir müzikal izledim, zavallı Üzüm içerde bir davul çalmadığı kaldı gibi geldi, tepişti durdu:) Ama Pelin’in mutlu anne mutlu bebek mottosuna da sonuna kadar katılıyorum.
      Deniz bu arada senin gelinlikli fotolarını yayınlamanı heyecanla bekliyorum haberin olsun:)

    • Bayanlar süpersiniz 🙂
      Bebileri şimdi coşturuyoruz. Geldiklerinde hakkımızdan gelecek hepsi 🙂
      Ben de hep aynı şeyi düşünüyorum. Yüksek ses ortamında sanki acı çekiyor ve korkuyor gibime geliyor…
      Bizim kadar net işitmeseler de onlara fazla yüksek geliyor olabilir. Kıpırdamak için sessiz ortamları tercih ediyorlar genelde.
      Pelin motton süpermiş.
      Ben bazen kendimi kandırıyorum. Üzgün olsam da en azından gözlerim sulandırmıyım üzgün halimi belli etmiyim diyorum ancak sanırım anlıyor kerata. 🙂
      Tam destek ” anne mutlu, bebek mutlu’ ya..”

      Hepinize sevgiler.