3 Yorum

Deniz M’in Gebelik Günlüğü, 19. hafta

Perşembe gebesi Deniz İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor.

Deniz M’in Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Çok şükür vukuatsız bir haftaydı. Ne doktor kontrolü, ne test, ne sonuç bekleme, ne kusma, ne de başka bir sıkıntı. (Maşallah diyelim). Aksine, yabancılarla çalışmanın avantajlarından biri olan Paskalya tatili vardı geçen hafta. Baharın başlangıcına denk gelen bu 4-5 günlük tatili yıllardır sevgilimle ufak kaçamaklar yapmak için değerlendirirken, bu sefer aile saadetinden yana yaptım tercihimi. Ne de iyi etmişim!

deniz19

 

Annem geldi yanımıza, üçümüz (annem, sevgilim ve ben) Güneş’i doya doya gezdirdik İstanbul’un bilumum park bahçelerinde. Aslında bir nevi Güneş’i nerelerde gezdiririz güzel havalarda diye alıcı gözle bi incelemede bulunduk desem yeridir. Çünkü her gördüğüm güzelliğe “Aaa buraya Güneş’i de getiririz di mi?” diyerek, pek kıymetli misafirini nerde nasıl ağırlayacağını şaşırmış bir evsahibesi modunda dolandım durdum ortalıklarda.

Bol bol ev gezmeleri de yapıldı tabii. Ah o ne tatlı şeydir öyle. Hafta içi, gündüz vakti kadın kadına toplaşıp kahveler içmek, pastalar börekler eşliğinde laflamak. Meğer içimde altın günü hasretiyle yanıp tutuşan bir ev kızı yaşatırmışım da haberim yokmuş! Şu loğusalığı bir atlatayım, bilumum altın günü tekliflerinize açığım haberiniz ola!

Bu kadar ilgi alaka ve gezmeden şımaran Güneş sağolsun herrr türlü marifetini sergilemeye başladı artık. Hareketlerini sadece yatar pozisyonda değil gün içerisinde de sıklıkla hisseder oldum maşallah. Hatta ofiste masama fazlaca yaklaşıp iki büklüm olduğumda, koltukta uzun süre oturduğumda, sırtüstü yattığımda, özetle kendini rahatsız edecek pozisyonlarda olduğumda hemen tepikleyip yumruklayıp uyarmaya başlıyor beni rahatına düşkün kızım. Özellikle geceleri beni uykumdan uyandırdığında (pozisyon değiştirmem için) ben de derhal bir dirsek darbesiyle babasını uyandırıyorum “kızın sesleniyor, sen de duy bak” diye. Şimdiden benim kadar sık uyanmaya alışsın ki bebi ilerde gece ağlayıp seslendiğinde de kalkmaya alışkın olsun istiyorum. Fani bir çaba olabilir ama olsun, ben elimden geldiğince uğraşacağım kendisiyle. Yok öyle bebiyi gece boyu bana satıp mışıl mışıl uyumak, di mi ama?

Bir de gelinlik provam vardı bu hafta. Annem heyecandan, bense stresten ölecektim nerdeyse. Ben “hamile bir gelin” olmayı isterken resmen “şişko bir gelin” oluvermişim meğer. Durum çok vahim! Nasıl toparlanacak bilemiyorum. Annemin de ısrarları üzerine, kendimi hamarat terzimin kollarına teslim ettim. Zaten çok az zaman kaldı düğüne (ay sonuna), görecez bakalım ne çıkacak ortaya.

Bilumum ortamlarda karşılaştığım bazı (tanımadığım) insanlar bana hala ısrarla “Aaa hamile misiniz, hiç belli olmuyor” derken, diğerleri “7 aylık var di mi, epey büyümüş artık karnınız” diyebiliyor. Beyan etmek isterim ki her ikisi de birbirinden gıcık ve moral bozucu. Artık resmen hamileyim ayol, nasıl hala belli olmuyor? Karnım resmen ağzıma girecek! Ama 7 aylık da değilim henüz, öyle atıp tutmadan bi sorun bi zahmet “ne kadarlık” diye! Hele bi de “Aaaa çok kocaman bu göbek, kesin erken doğacak demek ki” diyenler var ki, onları göndermeyi planladığım cehennemin çok özel bir bölümü var, en derinlerde.

Bu arada 1 hafta boyunca hiç vitamin almadım. Artık yediğimi ölçer biçer oldum (yeteri kadar yoğurt yedim mi, ay balık da yiyeyim mutlaka, meyve yemedim ben bugün, gibi…) ama halimden memnunum şimdilik çok şükür. Bulantılarım 2 gün ara ara beni yokladı yine ama annem midemi bozduğumdan olduğunda ısrarcı (nerelerde neler yediğimi gördü malum).

Bir de aile hekimime gidip “neden çağırmıyorsunuz beni aşı olmaya” diye esip yağıp gürledim ve söke söke oldum tetanos aşımı. Hemşire hanım da türlü türlü alttan alarak “ay bi karışıklık olmuş, çok pardon, vallahi bi kötü niyetimiz yoktu” diyerek durumu toparlamaya çalıştı. Devamı 1 ay sonraya ikinci dozu olmaya. Bu arada hala şu malum formların bahsi geçmedi (halbuki çok hazırdım o konuda da çemkirmeye). Ya bendeki deliliği görüp “hiç uğraşmayalım” deyip vazgeçtiler bana o formları doldurtmaya, ya da mucizevi bir şekilde yine unuttular benim kaydımı tamamlamayı.

Devamı haftaya “Güneş”li sağlıklı güzel günlere inşallah,

Sevgiler,

Deniz

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

3 yorum

  1. Çarşamba Gebesi Pelin

    Gözün aydın Deniz’cim, çok sevindim bulantılarının geçmesine. Arada sırada olan mide rahatsızlıkları olabilir, artık o kadarcık da olur bişey olmaz. Bende bile hala oluyor ara sıra.

    Ben de eşimi bebek konusunda yardıma alıştırmaya çalışıyorum en azından fikren ama çevremdeki herkes beyhude bir çaba içinde olduğumu söylüyor 🙂 “Ne yapmaya çalışırlarsa çalışsınlar, esas sen yorulacaksın, hep seni isteyecek, hep emmek isteyecek, sadece senin kucağında,koynunda susacak, babadan veya başkasından hayır bekleme” diyorlar. Ben de kendimi bu fikre alıştırmaya çalışıyorum 🙂

  2. Ya zaten beni tercih etsin canıma minnet ama baba da tutsun bi ucundan di mi ama? 😉 Benimki “kadın dünyasında bana yer olmaz zaten” deyip çıkıveriyor işin içinden şimdiden. Ben biliyorum ona yapacaklarımı. Cadaloz kızım bi doğsun, beraber hakkından gelicez babasının! 😉

  3. Merhaba, ben de 19. haftamda olduğum için yazılarınızı keyifle takip ediyorum. ikinizin arasındaki yorumlaşmaya bir bilgi de ben ekleyeyim dedim. bebeklerin sadece anneyi tercih etmesi bilimsel olarak doğru değil aslında. özellikle ilk üç ayı geçirdikten sonra bebeğin kendini sakinleştirme konusunda anne ve babayı ayırmadığı tespit edilmiş. iş babanın ne kadar gönüllü olduğunda veya annenin ne kadar müsaade ettiğinde yani. hatta babaların daha soğukkanlı olmasının bebekleri daha çabuk sakinleştirdiği kanıtlanmış. bu da literatüre ‘baba kucağı’ tabiriyle geçmiş:))
    hepimiz mutlulukla ve huzurla doğuralım bebeklerimizi inşallah:) Sevgiler,