14 Yorum

Elif’in Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Cuma gebesi Elif Gaziantep’ten bildirmeye devam ediyor.

Elif’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz

***

Yepyeni güpgüzel haftamızdan merhaba,

Elif20

Yaklaşık bir aydır doktor kontrolümüzün olacağı bu haftayı bekliyorduk. Heyecan her gün daha da arttı. Resmi olarak gebelik süremiz yarılandı bile. Bu süre hem çok uzun hem çok kısa. En başından baktığımızda hiç gelmeyecek zannettiğim bu haftalar çok hızlı geldi geçti. Diğer taraftan geriye kalan zamanın nasıl geçeceğini hayal edip duruyorum şimdiden.

Sakin geçen haftanın sonunda beklediğimiz an gelmiş her zamanki gibi sabahın er vaktinde uyanıp sıra almak için hastane kapısına dayanmıştık. İlk gelen fedakâr anne baba adayları olduğumuz için gurur duyuyorduk ki, nöbetçi memurun o saatte gelen on ikinci kişi olduğumuzu söylemesiyle olduğumuz yerde öylece kalakaldık. Gülüşüp ilk şoku atlatınca bir daha geceden gelip sıramızı alalım diye espriler yapıp, beklemeyi göze aldık ve hemşiremizin yanına vardık.

İki saat sonra biz çağırıldık. Doktorumuz bizi her zamanki neşesi ile karşıladı. Heyecan doruktaydı. Az sonra buluşacaktık bebiyle. Yılmaz Doktorumuz rutin sorularımızı sormaya başladı. Kilo kontrolü rutinine geçtik. Göbüşümden de anlaşılıyordur. Bir güzel fırça yedim. Dikkatli beslenmezsem işlerin yolunda gitmeyeceğini, birçok riskle karşılaşabileceğimi açıkladı. Söz verdim bu ay çok dikkatli besleneceğime. Ve az sonra içeriye geçtik.
Benim kardeşlerim, yani bebinin dayıları da onu görecekti ilk kez. Uzun uzun inceledik. Her detay bizim için çok değerliydi. Eli, kolu, ayağı, kalbi, midesi… Gelişiminin iyi olduğunu öğrendik. İnceleme bitmek üzereyken bebi bize bir jest yaptı. Sağ elini bize doğru çevirip, resmen el salladı. Bilerek yapmadı belki ancak bizim beynimize kazıdı o anı. Parmakları hala gözümün önünde…

Doktorumuzla iletişimiz her geçen gün daha da ilerlemekte. Bizi tanıyor. Kısa kısa doğumla ilgili konuşabildik. Tüm desteği ile yanımızda olduğunu o gün yaklaşırken her şeyi daha net konuşabileceğimizi bir kez daha anlattı. Birkaç hafta sonra gitmek üzere bizi bir perinatoloji uzmanına yönlendirdi. İçimiz ferah yine çıkmak istemeden bir ay sonra buluşmak üzere oradan ayrıldık.

Gebeliğin ilerlemesiyle birlikte her hafta bir başka yeniliğe alışıyorum. Bu haftanın yenisi ayak ve ellerimin kabartma tozu katılmış gibi şişmesiydi. Daha yaz bile gelmedi halbuki nereden çıktı bu şişlik. Her gün şişelerce su içtiğim halde vücudumun su tuttuğunu görüyorum. Yediklerime ciddi şekilde dikkat etmem gerekiyor.

Bu haftanın ikinci yenisi ise gebe çatlatanlardı. Yediğim, içtiğim, bebeğe düşlediğim, kullanmak istediğim ve istemediğim ürünler, doktorun önerilerine uymam (bu bile bazen) ciddi şekilde eleştirilere maruz kalmama sebep oluyor. Ne yapmamı istiyor insanlar bilmiyorum. Kendileri olmamı mı? Bunun sadece bana yapılan bir şey olmadığını tahmin edebiliyorum. Ancak yaşayan bilir. Moral bozmaktan başka hiç bir işe yaramıyor. Gebeleri eleştirirken biraz daha sağduyulu olmaya davet ediyorum herkesi. En azından ben kimseye karışmayacağım ne şimdi ne hiçbir zaman.

Kuzenimin düğünü sebebiyle bu haftamızın sonunda İstanbul’ a geldik. Gelecek haftanın bir bölümünde İstanbul’ da olacağız, sizlere oradan bildireceğiz.

Güzel haftalar dilerim.

Sevgiyle,

Elif

14 yorum

  1. ben de hamileliğimin ortalarına doğru şişliklerle tanışmıştım önümüzde yaz var doğuma yakın ya da doğum sonrası herhangi bir sorunla karşılaşmamanız için özellikle batmalara karşı ayak tırnak bakımınıza dikkat etmenizi tavsiye ederim bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanız dileğimle…

  2. Çarşamba Gebesi Pelin

    Herşeyin yolunda olmasına çok sevindim Elif. İnsanlar her yerde ve her zaman eleştirmeye çok meraklılar, bunu kafana mümkün olduğunca takmamaya çalışmalısın. Bana işyerindeki erkekler bile karışıyorlar, bir görsen, “şunu yeme onu içme…” hatta sık sık kalkıp yürüyorsun yürüme diyen bile oldu! Herkes kendi kafasına göre doğru olduğunu zannettiği bişeyleri söyleyip duruyor. Ben hiiiç umursamıyorum söylenenleri, yoksa başa çıkamam. Doktorum böyle söyledi diye kesin ve net bir dille cevap verince birşey diyemiyorlar. Bazılarını ise “hı hı evet..” filan deyip geçiştiriyorum, yine kendi bildiğimi yapıyorum. Tavsiye ederim 🙂

    • Pelincim,

      Önceleri zır zır ağlıyordum. Şimdi tecrübe kazandım. Herkese laf yetiştiriyorum. Ya da yüzlerine bakıp odayı terk ediyorum. Napalım başka çare bırakmıyorlar.

  3. Gebe kalındığında, ilk doktor kontrolünde bize birer kulak tıkacı vermeliler kızlar! 🙂

    • Gerçekten öyle Öğrenen anne..
      Keşke görmedim duymadım bilmiyorum diyebilseydim başından beri.
      Kime ne herkesin hayatından doğumundan. Hak görüyor insanlar.. İlginç… Doğunca neler olacak kim bilir. 🙂

  4. Ne diyorlar mesela? merak ettim o gebe çatlatanları 🙂

    Eren

    • – Çim suyu içmekle ilgili yorumlar: “Çocuğuna bir zararı olur maazallah bilmediğimiz duymadığımız bir şey. Bence artık içme. ” – Tey allam…
      – Saatte bir midem kazındığında yediklerime yapılan yorumlar: Fısır fısır – “Amaaan durmadan yiyor, ağzı boş durmuyor.” – Size ne beeee
      – Bebek doğar doğmaz planlananlar: “Sarılık olmasın diye şekerli su veririz” Benim cevabım: Şimdi size bir uçan tekme…
      – Kullanacağım katkısız ürünler ile ilgili yorumlar: “Organik takıntılı mısın, bu kadar ürün kullananların hiç mi aklı yok” – Benim cevabım: Organik ürün takıntım yok, ama kullanmak mecburiyetinde olduklarımın en katkısızını kullanmak isterim. Evde yapılabilenini hatta. Bence bu kadar ürün kullananın hiç aklı yok üzgünüm.
      – Sola dönük yatma ile ilgili: “Amaan eskiden böyle şeyler mi vardı herkes doğuruyordu, yeni icat çıkartıp duruyorlar.” Benim cevabım: Çocuğunuza hamile kalınca görürüm sizi.
      En bombası doğum tercihim, isteğim: “Kendini heba etme vücudunla oynatma doğur gitsin sezeryanla veya takıntılı olma vs vs..” – Bu eleştirilere önceden ağlıyordum.
      Ayağım şişmiş hiç oturmadığım ayakta geçirdiğim günlerim oldu: “Albüminin yükselmiş senin, tuzu kes kızım tuzlu mu yiyorsun sen? Benim cevabım : Albımmımyum o ne kii?
      – Restoranda yemek yemek zorunda kaldığımda: ” Ayyy ben hamileliğimde hiç dışarıda yemedim. Yanımda yemek taşıdım bıdıbıdı…” Benim cevabım – Pöfff Yeter yahu…
      Bu ve niceleri belki çoğu takılmaması gereken normal sözler ancak çatlıyorum Eren bildiğin gibi değil. Ağzı olan konuşuyor. Keşke bilip de yorumlasalar en çok buna ihtiyacım var. Bir kişi de aferim bunu iyi yapıyorsun demedi. Herkes eleştirdi. Birinci göbekten tanımadığım kişilere kadar… Sonrada çok sinirli bu kız diyorlar. sinir ediyorlar. 🙁

      • Çarşamba Gebesi Pelin

        Çim suyu ne ki, bana muz yeme diyen oldu! Muz yahu, hani bildiğimiz :)))))

        • Haaaa bir de Buraya yazmamın ne kadar anlamsız ve özel hayatı ortaya koyan bir durum olduğunu ve bunu tasvip etmediklerini de söylediler. 🙂

  5. hele bi de “duuuur bunlar daha iyi günleriiiin” diyenler yok mu!! deli oluyorum!!!

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Adaşım selam, sana da mı başladılar öyle demeye? 🙂 Senin şimdi kaç haftalık oldu bebişin?

      • benim bebiş 14. haftada..14+1..ay valla diyolar ya deli oluyorum!!!! artık ben sölüyorum “bunlar daha iyi günlerim ne çekcen be pelin peeh!” 🙂

    • Merhaba pelin..
      Bunlar iyi günlerimizmiş öyle mi…
      İstiyorlar ki herkes aynı sıkıntıları yaşasın. Niye böyle bu insanlar ben anlamıyorum.

      • elifcim bence bu “ben senden 1-0 öndeyim” egosu! “ben çok büyük bi iş başardım dur bakalım sen de çek kolay diil bu işler” demenin farklı yolu!!