12 Yorum

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü, 27. hafta

Pazartesi gebesi Çiğdem İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor.

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Hızlı ve bol alışverişli bir hafta oldu.   Öyle mi böyle mi, bulabilir miyim, ekonomik mi yok sağlıklı mı derken bebek arabası, arabayla uyumlu ana kucağı ve odası için mobilyalarını alıverdik Üzüm hanıma.  Her karar aşaması öncesi birkaç akşam rüyalarıma girdi seçenekler ve her geçen gün tavşan uykusuna dönüşen gece dinlenmelerimden biraz daha çaldı diyebilirim bu tatlı telaş.

Cigdem27

Üzüm’ün nasıl zevkleri olacak merak ediyorum.  Geçen hafta içerisinde bu sitede yer alan bir yazıda özellikle kız çocuklarının, anneleri çok sade olsa bile (ki bizden böyle bir durum da yok!) allahın her günü pembenin, süsün, sim ve kokoşun içine batıp çıkmak isteyebildikleri yönündeki sessiz bir çığlığa da tanıklık ettik.  Bizim sevdiceğimle gezip dolandığımız onlarca bebek mobilyacısı sonunda seçtiğimiz ve belki de bebek mobilyasına en az benzeyen sade ve en çok beğendiğimiz takımı alma kararımızla neticelenen sürece, bakalım bizim bücür beğenilerini ifade etme yaşına geldiğinde nasıl yorumlar getirecek?

Dört haftalık bir aradan sonra tekrar doktorumuzla görüştüğümüz; Üzüm’ün gelişimine dair bilgiler alıp geçtiğimiz haftalarda katıldığımız İstanbul Doğum Akademisi (“İDA”) keşkesiz doğum kursundan bize kalanları ve sorularımızı da doktorumuzla paylaşma zamanıydı 27 hafta.

Öncelikle Üzüm’ün son bir ayda minik kemiklerini artık yavaş yavaş yağ tabakasıyla örtmeye başlayabildiğini, gelişimini normal seyrinde devam ettirdiğini ve bu kez yüzünü bize göstermemek için alnını kendine yastık yaptığı plasentaya dayadığını öğrendik ve gözlerimizle gördük.  Doktorumuz yarım yamalak görebildiğimiz minik hanımın güzelliğine methiyeler düzerken ismini öğrenmek istedi ve olasılıkları duyunca da son zamanlarda doğurttuğu kız bebeklerin birçoğunun sahip olduğu benzer isimlerden biri olmadığını duyunca sevindiğini gizlemedi.  Anlaşılan her yerde ve ortamda isim hep bir merak ve yorum konusu olmaya devam edecek deyip gülüp geçtik, dışarda cadı hamile olsak da sevecen doktorumuza karşı yelkenler fora…

İDA eğitimi konusunda doktorumuzun tavrı başından belliydi; normal ve hatta doğal doğum yanlısı çiftlerine kendisi özellikle öneriyordu bilinçlenmelerini ve bu kurslardan faydalanmalarını.  Çok yakın bir zamanda yine aynı kursu tamamlamış gebelerinden birinin neredeyse hiç müdahalesiz (epizyosuz ve yırtıksız!) ve çok güzel bir normal doğumla dört kilonun üzerindeki bebeğini doğurduğunu söylerken de gözleri parlıyordu doktorumuzun.  Fakat seçilen hastanenin çok çok önemli olduğu vurgusunu yapmayı da ihmal etmiyordu! Sunulan imkanlar ve kadının rahatlığı açısından şu an İstanbul’da bile istediğimiz gibi bir doğum (istediğimiz sanki uzay teknolojisiyle müdahaleymiş gibi!) imkanı sunabilecek ancak birkaç hastane olduğunu da tekrar hatırlatıyordu doktorumuz!

Evet doktorun tavrı en önemlisiydi ama anneye müdahale etmeden aktif şekilde doğum dalgalarını yaşaması için zaman tanıyan, istediği pozisyonlarda doğum için gerekli şartları sağlayan, bebeğin doğumundan itibaren anne kuacağında kalmasına olanak veren bilinçteki çocuk doktorlarını ve hemşireleri barındıran hastane anlaşılan o ki bizim hastanemiz olmayabilirdi! Kadınlara istediği gibi doğum yapma hakkını tanımaları için doktordan sonra ikinci kavga da hastane ve diğer personeliyle verilmeliydi ve gerekirse alternatifler değerlendirilmeliydi! Doktorumuzun yanından işte bu soru işaretleriyle ayrıldık bu kez.

Aynı günün akşamında 6 çocuğunun üçünü kendi başına ebe yardımı dahi olmadan doğurup göbek bağlarını elleriyle kesip yaşatmayı başarmış babaannemle konuşuyor ve tarlada tek başına ve ayakta doğuran kadınla, ameliyathanede bilinçsiz yatarak bir ekip desteğiyle bebeğine sahip olan kadın arasında sadece 50 fani insan yılı olduğu düşüncesiyle çarpılıyordum…

12 yorum

  1. Çarşamba Gebesi Pelin

    Çiğdem, başlamak bitirmenin yarısı derler ya, sen alışverişe başlamışsın gerisi de gelir. Gözün aydın 🙂 Hayırlı olsun cicileriniz, kızınıza ve size şans getirsin inşallah.
    İDA konusunda çok şanslısınız, İstanbul’da yaşamanın faydaları işte. İzmir’de ne kadar kurs bulup başlangıç tarihlerini sormak için telefon açsam “bu sene o kurs yok, kapandı” yanıtıyla karşı karşıya kaldım. Sanırım talep yetersizliğinden bir bir kapanmış kurslar. Hastanelere bile sordum, “hayır düzenlemiyoruz öyle bir kurs” dediler. Hala arıyorum, henüz vakit var, belki bulurum 🙂

    • Çiğdem-Üzüm

      Pelin merhaba,
      Haklısın istanbul’da olmak ne kadar dertleri çok olsa da bazı konularda şanslı olmak demek. Umarım sana faydalı olacak bir yeri en kısa süre içinde bulursun sen de. Bu arada Deniz’e de hak veriyorum; benim kursa katıldığım hafta sırf bu kurs için Ankara’dan gelen bir çift de vardı mesela. Burada konaklama işi sorun olmayacaksa neden olmasın? Hem miniğin alışverişi için de gelmişken farklı yerlere de bakarsın, bir taşla iki kuş:)

  2. Güzel bir konuya değinmişsiniz Çiğdem Hanım. Doğum, kadının doğasında olan ve müdahalesiz gerçekleşmesi gereken bir olay ama bu fırsatı tanıyan hastane sayısı çok az ve doğuma girmeden bizi neyin beklediğini de yüzde yüz kestiremiyoruz. Devlet hastanesinde doğurmaya mecbur olmak ayrı bir dert, ödenebilecek rakamlar isteyen özle hastaneleri bulmak ayrı dert iken, müdahalesiz doğum yapan özel hastaneleri bulmak daha da zor. Bulsan da çok çok uçuk rakamlara… Normal ve doğal bir doğum için 6000 Lira gibi uçuk rakamlar isteyen hasteneleri de, bu sistemi de anlamıyorum…

    • Çiğdem-Üzüm

      Merhaba,
      O kadar haklısınız ki! Biz de sözde dünya para bayıldığımız özel sağlık sigortamızla doğum işini çözdük diye düşünürken şimdi de müdahalesiz doğum için farklı hastanelere tonla para ödememiz bekleniyor durumuyla karşılaştık. Şaşkın ve kızgınım. Annelerimizin yaptığı doğumu biraz daha anlayış ve destekle yapmanın karşılığı bu olmamalı diye düşünüyorum…Elinde olanakları kısıtlı kadınlar için de doğum bir mecburiyet olmamalı. Bu işte düzeltilmesi gereken daha çok nokta var…

  3. Incir'in Annesi

    Cigdem, cok ilgisiz olacak belki ama babaannen hayirlisiyla Uzum’u gorecek ya, ne kadar guzel diye dusundum. Keske anneannem ya da babaannem gorebilseydi Incir’i, ne guzel olurdu. (Ay masallah diyeyim:))

    Alisveris coook zevkli. Belki dogru bir tavir degil ama Incir dogdugundan beri kendime aldigim hicbir seyi ona aldiklarim kadar hevesle ve mutlulukla almadim.

    Dogum icin de ne diyeyim yerden goge kadar haklisin. Doktorun belli ki olan biten her seyin farkinda. Eger o hastanede dogum yapacaksan, tarih yaklastiginda onlarla iletisime gecebilirsin. Eminim, isteklerinin bir bolumunu yaptirabilirsin.

    • Çiğdem-Üzüm

      Zeynom,
      Aslında meselenin derinini yakalamışsın bence:) Zira babaannemin haftasonu bize anlattığı planı; eskiden hep inşallah torunlarımın düğününü görürüm diye dua edermiş, şimdi ilk kez torununun çocuğunu göreceği için duasını revize edip Üzüm’ün düğününü görmeyi diliyormuş:))) Hatta torunun torununu görmek cennete gitme sebebiymiş diye geyiğini bile yaptık:)

      Ben şu ara hamilelik öncesi halime döndüğümde yeniden kıyafet alışverişine başlama hayalleri de kuruyorum arada ama iki dk sürmüyor bile. Hemen minik bebek ihtiyaçları tekrar sarıyor dünyamı:)
      Öperimmmm.

      • Adını taşıdığım babaannem, 6 sene önce 93 yaşında öldüğünde torununun torunu 3 yaşındaydı!!! Dilerim hayal ettiği gibi cennetindedir ve huzur içindedir. O da bütün doğumlarını (toplam 9 adet ve bi doluda düşük) evde yatağında yapmış! Ben ne yatağımda doğum yaptığımı ne de torunumun çocuğunu bile görebileceğimi hayal bile edemiyorum! Nerdeeeen nereye!

  4. Cigdemcim, hayirli ugurlu olsun. O binbir zahmetle arayip buldugunuz sade ve sagliklı mobilyacilarin hazir adreslerinin ustune konmak istiyorum mumkunse! 🙂 Ve hatta seni alisveris kocum ilan ediyorum! :)))
    Bu arada hangileriymis o anne & bebi dostu hastaneler pek meraktayim. Ben bi evlenip geliim uzuuun uzuuun detay istiyorum please!
    Pelimcim, sana da cozum kolay, sizi 1 haftasonluguna Ist’a alalim, ne de guzel olmaz mi? 😉
    Öpüldünüz!

    • Çiğdem-Üzüm

      Denizcim,
      E hadi artık bitir güzelce şu düğün dernek işlerini de dalalım seninle bebek ortamlarına:) Şaka bir yana ben hala hareket edebiliyorken her türlü yardıma hazırım, çabuk çabukkk:)

    • Deniz’ e katılıyorum. Bize öncülük ettiğin için çok mutluyum. En azından değerlendirmelerini alabiliriz. Fikir fikirdir. Kafam karıştı iyice valla. 🙂

  5. Çiğdem, yazılarından sonra hep aynı duyguya kapılıyorum.
    Sen hayalindeki güzel doğuma çok çok yakınlaşacaksın. İDA çok büyük bir şans senin için. Ve tabi senin gibi önemseyen, yolunda bulunan bir anne adayı olduğun için.
    Burada ne ile karşılaşacağımı bilmeden bekliyorum o güne hazır olmayı umuyorum. Söylediğin kitabı aldım. Elimdeki biter bitmez onu irdeleyeceğim.
    İyi ki dersine iyi çalışıyorsun. Kızın Üzüm çok şanslı.. ( İsminden hiç bahsetmedin acaba kaçırdım mı diyorum ama Üzüm onun lakabı öyle değil mi ben öyle biliyordum. Yazında da farklı deyince bi an acaba dedim 🙂 Bir türlü emin olamadım.

    • Çiğdem-Üzüm

      Elif’cim merhaba,

      Umarım dediğin gibi olur, Üzüm kız ve ben şanslı ve istediğimiz gibi bir doğum yaşarız. Şimdilik elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Kitabı hala okuyorum ben de ve ilerledikçe daha da çok hoşuma gidiyor, hatta gece uykusuzlukları en çok buna yarıyor sanırım:)
      Üzüm gerçek ismi olmayacak doğru biliyorsun:) Doktorumuza aklımızdaki iki ismi söyledik (ki burada açıklamadım isimleri) onun üzerine yorum yaptı o da.
      Sevgiler,
      Çiğdem