18 Yorum

Dana-ana meselesi

Geçen akşam siteden bir arkadaşımızın evinde yemek yedik. Ben ve çocuklar, Deniz’in arkadaşı ve annesi. (Hayatımda ilk kez enginar yedim bu arada; garip ama gerçek.)

Gitmeden önce Deniz’e tembihlemiştim. Peki peki, tembihten çok tehdit etmiştim: “Deniz’ciğim, bak, Alpler’den geri gelme zamanı geldiğinde hayır demek, öyle bağırıp çağırmak falan yok, vallahi bir daha gitmeyiz.”

Bilmiyorum daha yumuşak bir dil kullansam sonuç farklı olur muydu, çünkü Alpler’den geri gelme vakti geldiğinde Deniz aynen de öyle yaptı: “Ama biz daha yeni oynamaya başlamıştık, ama daha savaşmamıştık bile, ama şöyle, ama böyle, gitmicem ben bıdı bıdı BIDI BIDIDIDDIIDIAAAAAAAAH!” Bağırış, çağırış ve tabii ki (timsah?) gözyaşları… Alp’in annesi bana destek olmaya çalıştı:

– Ama Deniz’ciğim bak yarın tatil, şimdi eve gidin ki yarın güzel güzel oynayın.”

– Hayır, gitmicem ben. Gitmicem! Hem, çok kötü bi annem var benim! Benim annem iğrenç bi insan!”

– Aaa, olur mu hiç öyle?

falan filan… Ben şaşkınlık, kızgınlık ve o noktada kırgınlık içinde seyrederken bir yandan, Deniz’e seninle-evde-hesaplaşırız bakışları fırlatıyorum ama bizimki çok da tınnnn…

Yolda gelirken (yol dediğim de, iki blok ötesi) “Baba bu akşam geç mi geliyor?” diye sordu, “Evet” dedim, “keşke erken gelseydi, bizi kurtarırdı” gibi bir şeyler dedi. Buna da gıcık olmakla birlikte çok alınmadım, nitekim benim bundan birkaç gün önce beni delirttikleri bir anda “Offf, babanız gelse de ben bir rahatlasam” serzenişimin bana faizli geri dönüşüydü bu.

Oğlumun beni çok sevdiğini, hiç kimsenin beni daha önce sevmediği bir şekilde sevdiğini biliyorum. Sürekli ne kadar güzel olduğumu, ne kadar güzel yemekler yaptığımı, ne kadar her şeyi en güzel şekilde yaptığımı söyleyip duruyor bana. Ben hayatımda kimseden böyle iltifatlar işitmedim! Daha birkaç hafta önce okuldan dönüşte bana bu resmi getirmişti.

AnneSeniCokSeviyorum

 

Ve fakat, çok değil, iki sene önce “Ben hep seninle olucam, hiç gitmicem” diye ağlayan bir bıdıktan “iğrenç bir annem var” lafını duymak var ya, acayip oturdu içime. Her ne kadar öfkeyle söylediğini bilsem de, “iğrenç”ten ziyade “izin vermeyen gıcık anne” olduğumu düşündüğünü bilsem de çok bozuldum. Tahmin etmeyeceğim kadar bozuldum.

O gece yatarken aklıma annem geldi. Kim bilir ben zamanında ona neler demiş, nasıl üzmüştüm diye düşündüm. Ertesi sabah aradığında sordum: Deniz’den de büyükmüşüm üstelik. Kavga etmişiz. Artık ergen halimle ne dediysem, ne yaptıysam ona “Allah beni sana muhtaç etmesin” demiş. Ben de “Etsin de gör gününü!” demişim. Bak yaaaa! Annem çok kırılmış, çok bozulmuş o zaman. Ben? Hiç tınmamışım. Şimdi de hatırlamıyorum olayı. Ve fakat inanamıyorum kendime böyle bir şey söylediğim için. Nasıl bir dönemden geçiyorduysam, ne fırtınalar kopuyorduysa içimde…

Demek böyle oluyormuş. Demek “Besle büyüt danayı, tanımasın anayı” sözü bu anlar için söylenmiş. Demek danalar büyüyüp de kendileri ana olunca, kendi danaları onları tanımadığında anlıyorlarmış analarının ne çektiğini…

İşte bunu “anne olunca anladım.”

18 yorum

  1. Ben daha kırıcı şeyler söylemiştim, ergenken. “Aramızda kan bağı oması sizi sevmem için yeterli değil. Hiçbirşey paylaşmıyoruz. … Şu an mecbur olduğum için sizinle yaşıyorum” gibi… Birşeyler paylaşabilmek için 25’i devirmem gerekti.. O vakte kadar da herhalde onlar için çok zor bir çocuk oldum… Bakalım benim başıma neler gelecek??

  2. Çok duygulandım 🙁
    Sen bi tanesisin annesi…o bilmiyor ki ne dediğini ….

  3. Incir'in Annesi

    Hemen anneme yolluyorum. Ben anne olunca resmen yeniden cocuk oldum. Anneme yapismak geliyor icimden bazi zamanlar:) Hatirlamiyorum ama kesin ben de boyle danalik etmisimdir.

  4. O sözler Deniz’in sadece ağzından çıkmıştır, kalbinden değil.
    (Ben daha çok şu enginar meselesine takıldım. Nasıl ilk kez ya?)
    🙂

    • Valla öyle… Biz çocukken hiç pişmedi bizde, babam sevmezdi böyle şeyleri. E büyüyünce ben de pişirmeyi bilmediğimden bizim eve de girmedi! Ama beğendim ve bundan böyle daha samimi bir ilişki içinde olmayı planlıyorum kendisiyle…

  5. Elif demek sen ilk defa duydun hele bir de kız anası ol da gör 🙂 Kızlar anneyi tırmalamaya daha meraklı oluyor sanırım. Kendi kızlarımı büyütürken görüyorum hissediyorum, birincisi annemden gördüğüm ve beğenmediğim bazı tavırlar sanki içimdeki canavarmış gibi bende de bazen vücut buluyor ikincisi ve daha da acıklısı o tavırların aynısı galiba torunlarıma da geçecek çünkü büyük kızım küçük kızıma bazen benim kendim de bile sinir olduğum bu hareketlerle cevap veriyor. Buarada yeni bir blog daha doğurdum 🙂 http://www.kirkabirkala.blogspot.com‘dan sonraki baby bloğum http://www.kizlarimlabuyuyorum.blogspot.com. Beklerim 🙂

    • heh heh, bizim evde de normal oldu bu, seni sevmiyorum-sen çok kötüsün-sen iğrenç kötü bir annesin. ben çok üzülüyorum ama sanki düşmanmışım gibi davranıyor suçum ise eve gidelim ya da bugün bu kadar çizgi film yeter demek

    • evet katılıyorum,kız anneleri erkenden tanışıyorlar bu cümlelerle:)bende 5 yaşındaki kızımdan neler duyuyorum.En son,sen bana böyle kötü davranırsan bende kocamla bayramda bile sana gelmem! dedi,sıpa 🙂

  6. Gönderdiğim yorumu sayfada göremedim Elif hanım? denetlemeye mi takıldı?

  7. Facebookta okuyunca çok üzülmüştüm. Özgem bana böyle söylese neler hissederim film şeridi gibi geçti gözümden. Ama yazının tamamını okuyunca olağan bişeymiş gibi geldi ,kurallara direnişte makul cevap 🙂 Bende enginar olayına takıldım 🙂

  8. Evet insan ne kadar üzülür evladından bu tarz davranışlar gördüğünde. Allah (c.c.) ve Efendimiz (s.a.v) bu yüzden ana babayı incitmemeyi bize emretmişlerya. Allah yedirmiyor onların hakkını. kul affetse o affetmiyor onları inciteni. Ne kadar acı ki şimdi her şehirde bir kaç tane huzur evi var. bununla ilgili ayet ve hadislere baktığımda bu konuda anne babama karşı ne kadar dikkatsiz olduğumu anladım. bu öyle sıradan bir incelik değil avucunda kelebek tutmak gibi bir dikkat ve özen isteyen bir şey. Aşağı linkteki ayet ve hadisler bu konuyla ilgili olanların sadece birazı:

    http://www.guncelvaaz.com/cuma-vaazlari/aile-hayati-ile-ilgili-vaazlar/58-ana-babaya-saygi-allah-in-emridir-vaaz.html

  9. 🙁
    Hani annelik öyle bir şey ki gözümüzde.. Onlar kırılmazlar, üzülmezler, her daim yardıma hazır olurlar, hiç dertleri yoktur onların bizden başka. anneler hep büyüktür, hep iyi olmak zorundadır gibi gelir sanki. Kırsak da unutur nasılsa… İşte o annenin de bir zamanlar bizim gibi yavru olduğunu ve çoğu zaman içindeki çocuğu öldürmeden bizimle büyüttüğünü bilmeyiz. Nasıl bilelim ki biz de çocuğuz.
    Her ne kadar Deniz oğlanın annesi olsan da sen de birinin yavrususun Elif. Duygularını anlamaya çalışıyorum. Bu cümleye rağmen ve bundan sonra olabilecek herhangi bir olumsuzluğa rağmen oğullarının sevgisinin sonsuz olduğuna eminim. Sen onların hayatlarının ilk kadınısın.

  10. Zeynep Mazıcı

    :)) Ya gerçekten buna bu kadar bozulup kırılıyor musunuz? Daha küçücük çocuk o ya… Ya da ben tuhaf bir anneyim, bilemedim şimdi. Sadece ağzından çıkandan ders alsın diye kızıma tavır almış gibi yapıyorum ama içimden tınnnnn! :)))

  11. Bir dakika lütfen .Yargısız infaz ediliyormuşum gibi bir his var içimde.Seneler önce Mersin ‘de enginar vardı da biz mi pişirmedik yani?Çocukluğumda anneannen- hem de baklalı- yapardı ve de yapraklarını sıyırarak yerdi.

  12. Bende ilk kez yakşalık 20 gün önce hayatımda ilk kez enginar yedim yalnız değilsin 🙂 ve pek te sevmedim :S
    bu arada annesi üzülme sen denizin dediklerine ,çocuklar genelde istedikleri birşey yapılmayınca öyle konuşabiliyorlar,sonra unuturlar 🙂

  13. Bu yazı beni çok hüzünlendirdi.Kim bilir ne kadar üzdüm ve üzüyorum annemi ergen halimle…
    Empati lazım,çok lazım…

  14. Elif Hanım, herhalde tüm anneler böyle sitemlerle karşılaşıyor, ama bizlerde öyle değilmiyiz zaten en çok sevdiklerimizin canını acıtıyoruz onların kalbini kırıyoruz biliyoruz ki onlar bizi affeder ve asla terketmez. İş yerinde Müdürümüze, çalışma arkadaşlarımıza öfkemizi söylebiliyor muyuz ? Asıl olan en yakınlarımızın canını acıtmamız ama geç anlıyoruz farkediyoruz…