38 Yorum

Devlet okulu hata mıydı?

Malum, zaman okul araştırma zamanı. Herkesi aldı bir telaş. Özel okullar tanıtım günlerine başladı, anne-babalar özel mi devlet mi, hangi okul, nasıl bir öğretmen sorgulamasına…

Biz de geçen seneki koşturmalarımızdan sonra rahata erdik diye düşünürken yeni bir arayışa giriyoruz bu sene… 5 senedir yaşadığımız Göktürk’ten Anadolu Yakası’na geri taşınacağız. Seneye orada bir okula devam edecek Deniz, hangi okul bilmiyoruz, sadece devlet okulu olacağını biliyoruz.

Sürekli sorular geliyor: Devlet okulunda bir sene geçirmiş bir veli olarak düşüncen nedir? Sence iyi mi yaptın, kötü mü?… gibi.

Öncelikle şunu söyleyeyim: Geçen sene bu zamanlarda, ve hatta Eylül ayında, ve hatta ve hatta Ocak ayındaki düşüncelerim, bugünkünden farklıydı. Bugün, bir okulda olması ve olmaması gerekenler hakkında o zaman düşündüğümden çok farklı düşünüyorum; özel ya da devlet, fark etmez.

Bir kere, okulların çocukları evden uzaklaştırmak adına önemli bir fonksiyonları olduğunu kabul etmekle birlikte (söylemek istediğime katılmayanlarla yaz tatilinin ortasına doğru tekrar konuşalım), kitlesel eğitim sistemi denilen herkesi-tek-tip-yetiştirmeyi hedefleyen uygulamanın insanlığın başına gelen en büyük talihsizliklerden biri olduğunu düşünüyorum bugün.

Geçtiğimiz ay Eğitim Reformu Girişimi’nin düzenlediği İyi Örnekler Konferansı‘nda sunum yapan Trung Le, Einstein’in şu sözünü paylaşmıştı:

Einstein

“Herkes üstün zekalıdır. Ama bir balığı ağaca tırmanabilme yeteneğiyle değerlendirirseniz bütün hayatını aptal olduğunu düşünerek geçirecektir.”

İşte bu kitlesel eğitim sistemi böyle yapıyor. Hepimiz, birbirimizden ne kadar farklı olduğumuz değerlendirilmeksizin aynı şeyleri, aynı şekilde öğrenmeye çalışıyor, aynı değerlendirme kriterlerine tabi tutuluyoruz.

Ben bu gerçeğin, bu koca gerçeğin, Deniz’in ilkokula başladığı Eylül 2012 senesinde farkında değildim. Ha, farkında olsaydım ne yapardım, onu da bilmiyorum. Çünkü bu gerçeği, bu yadsınamaz büyüklükteki gerçeği fark ederek ona göre eğitim verilen okul Türkiye’de henüz yok, varsa da benim erişim alanımda değil. Dolayısıyla yine farklı bir tercih yapmaz, yine devlet okulu yolunda ilerlerdik. Ha, o zaman benim yaklaşımım ve beklentilerim daha farklı olurdu belki. Daha az yıpranırdık ilk başta… Neyse, zararın neresinden dönersek kar diyelim.

Geçtiğimiz Şubat ayı gibi Başka Bir Okul Mümkün Derneği‘yle tanıştık biz. “Böyle gelmiş ama böyle gitmez” dememizde onların çok büyük etkisi oldu. Bir okulda, dahası eğitim sisteminde olması gereken -ama olmayan- ve olmaması gereken -ancak tam da merkeze oturmuş- her şeyi anlattılar bir tanıtım toplantısında. İşte o tanıtım toplantısıdır bize “Bir dakika ya… Bu okullar ne yapıyor bu çocuklara böyle?..” dedirten. Ken Robinson’ın “Okullar yaratıcılığı öldürüyor” konuşmasında olduğu gibi.

BBOM’la tanıştığımızdan beri okula ve eğitim sistemine çok farklı bakar olduk. Benim önceliklerim artık çok farklı. Ve ne yazık ki şu anda ne bir devlet okulu, ne de bir özel okul bunu veremiyor. İstanbul’da bu yönde girişimler var (Biri de BBOM), ancak Deniz büyük kalıyor.

O halde ne yapmalı?

Herkesin yanıtı üç aşağı, beş yukarı aynı: Özellikle de “ilkokulda okuldan ziyade öğretmen önemli. İyi öğretmen bulun.”

Peki, nedir ki iyi öğretmen? Sınavlara hazırlayan mı? Az ödev veren mi? Çok ödev veren mi? Kızmayan mı? Sevgi gösteren mi? Disiplinli mi? Nedir?

Aslında “iyi öğretmen”, çocuğun bireysel özelliklerini fark ederek ona kendi kapasitesi doğrultusunda büyüme ve gelişme imkanı veren öğretmendir. Bence. Ancak kitlesel eğitim sistemi buna pek imkan kılmıyor ne yazık ki… Öğretmen bu konuda adım atmaya çalışsa bile bir yerlerde eli kolu bağlanıyor (en nihayetinde merkezi sınav sisteminde). O nedenle ben geldiğim noktada anladım ki, “iyi öğretmen” her ailenin çocuğuna vermek istedikleriyle en çok uyuşan, ya da daha iyimser bir tarifle en az çelişen öğretmendir.

Devlet okulunun elbette dezavantajları var: hijyen, sosyal imkanlar, çevre faktörleri… Ancak, eğitimci bir tanıdığımın bana söylediği gibi, hiçbir özel okulun -ilkokulda- aldığı parayı hak edecek kadar geri verdiğine inanmıyorum. Bu arkadaşım, bir özel okulda verilen eğitim/öğretimin karşılığının 10-12 bin lira civarında olduğunu söylemişti. İstanbul’da minimum 15-16 bin liradan başlayan özel okul ücretlerini düşündükçe, bu miktarın üzerindeki her kuruşu vermek bana batıyor. Elbette verdiğiniz kadarını geri alıyorsunuz, fiziksel imkanlar, şunlar bunlar, ama 7 yaşındaki çocuk da o kadar lüks içinde olmayıversin. Ben ilkokulda 67 kişilik sınıfta okudum, kışın tavanları akardı, şu anda gayet iyiyim çok şükür.

Devlet okullarındaki kalabalık mevcutlara gelince… Bir başka eğitimci arkadaşım, ki kendisi alternatif eğitim konusunda çalışmakla birlikte oğlunu devlet okuluna gönderiyor, okullardaki kalabalık sınıf mevcudu için “Daha iyi… Öğretmene daha az maruz kalıyorlar” demişti… Bu da yine bakış açınıza göre değişir tabii ki… Ancak çocukları “ağaçlar yeşil olur, gökyüzü de mavi” diye yönlendiren öğretmenleri düşündükçe, kalabalık sınıflarda daha az ilgi gören bir çocuğun hiç olmazsa yaratıcılığının daha az darbe yiyeceğini düşünebilirsiniz. Dedim ya, bakış açısı… Ve bu aslında sadece devlet okulunda değil, özel okulda da geçerli…

Devlet okullarının, fiziksel eksiklikleri dışında özel okullardan geri kalan bir başka yani ise son iki senedir başımıza dert olan dönüşüm mevzuu. Şöyle ki, birçok okul ilkokul-ortaokul-imam hatip dönüşümünden nasibini alıyor şu sıralar. Bir sene önce araştırıp edip zar zor çocuğunuzu kaydettirdiğiniz okul bir gün bir de uyanıyorsunuz ki ortaokul olmuş. Siz, mahallenin bir diğer tarafındaki okula devam edeceksiniz seneye… Bu bizim başımıza da geldi. Deniz’in sınıfı da dahil yenilediğimiz birçok sınfı ardımızda bırakarak yeni bir okula taşınacaklar seneye (biz başka okulda olacağız, ama sınıf arkadaşlarının başına gelecek olan o…) Hoş, gidecekleri okul da yıkılacakmış da, o yüzden bu okulda ikili öğretime geçerek devam etme şansı olacakmış da, falan da filan… Biz bu okula kayıt yaptırırken sınıf mevcudu 16-18 arasıydı. Ve tam gün öğretim vardı. Şimdi 28 kişiler. Seneye ikili öğretime geçilmesi söz konusu. Bu hiçbir özel okulda olmaz.

Devlet okulu hata mıydı?  Bu sene değildi. Ama seneye olabilir. Olmayabilir de… Bunu şimdiden bilemeyiz.

Devlet okulu tercihi yapacak velilerin beklentilerini düşürmeleri, daha doğrusu beklentileri konusunda gerçekçi olmaları lazım. Ne istiyorsunuz? Çocuğunuzu sınava hazırlamasını mı? Akademik başarıyı bir kenara bırakıp, güzel vakit geçireceği bir yer olmasını mı? Yaratıcılığını öne çıkaracak bir eğitim ortamı mı (eğer bunu arıyorsanız kolay gelsin). Özel okullar bu tercihi bir yere kadar sunuyor, ama açık açık, ama ima ederek. “Biz SBS’ye hazırlamayız” diyorlar. Ya da “Biz sınav odaklıyız” diyorlar.

Devlet okulları öğretim açısından daha tek tip; minimumu veriyor, gerisi veliye kalıyor. Ki sosyal statü açısından da devlet okulları farklılık gösteriyor. Sosyal imkanları daha fazla olanları var. Veli profili daha farklı olanları var. İyi araştırıp sizin için en uygununu bulmanız lazım.

Devlet okulu tercihini yapan veliye çok iş düşüyor, ben bunu anladım. Özel okulda biraz daha rahatsınız, parasını verdiğiniz bir şeyin karşılığını bekliyor ve bir yere kadar da alıyorsunuz. Devlet okulunda birçok şeyle bire bir uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Mesai isteyen, zor bir süreç.

Ama zaten ben bu tercihi bunun için yaptım. Her ne kadar zaman zaman “özel okulda bunlarla uğraşmazdım” desem de orada da uğraşacağım başka şeyleri düşündükçe yine tercihim -ilkokulda- devlet okulundan yana oluyor.

Bir nevi kötünün iyisi.

38 yorum

  1. umutsuzluğa kapıldım. resmen :(

  2. Çalışan annelerin, yani zamansız annelerin devlet okulunu tercih etmesinin ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladım yazıyı okuduktan sonra. Eğitim sistemi ne hale geldi böyle..

  3. Ben de kızımı bu sene ilkokula, devlet okuluna verdim. İlk dönem sık sık okulu ve öğretmenimizi ziyarete gitmiştim, şimdi o kadar sık gitmiyorum. Öğretmenime hep şunu söyledim kızım için : “Hocam, bu çocuk zaten okumayı yazmayı öğrenir, benim beklentim bu değil sizlerden. Benim beklentim, kızım kendini keşfetsin, saygı ve sevgiyi öğrensin (çok bencil ve vefasız şimdilik), okul için de hepsinden önemlisi, “öğrenebilmeyi öğrensin” …”
    Çok şükür, şimdi gayet güzel okuyor da, yazıyor da, tek sıkıntımız ev ödevlerini kesinlikle yapmak istemiyor. Hatta ağlıyor yine yapmıyor. Fakat sınıftaki durumu gayet iyi olduğunu öğretmenimiz toplantılarda dile getiriyor.
    Her toplantıda benim farkettiğim bir konu daha, veliler hemen şunu soruyor, “hocam, benim çocuk iyi okuyor mu, matematikle arası nasıl?” ben de tam aksine, “hocam, benim kızımın sınıfta, sizlerle ve arkadaşları ile olan durumu nasıl? ” diye soruyorum.

    Çocuklarımı, bir koşu atı gibi sınavlardan sınavlara koşturmaya niyetim yok, dahası, öğrenmenin şimdilik okulun, onların hayatının bir parçası olduğunu, anlamalarını istiyorum.

    selamlar.

    • keşke sizin gibi düşünen ebeveynler daha fazla olsa… çocukları birbirlerine rakip gibi tanıtan ebeveynler azalarak bitseler keşke…

    • Çok katılıyorum size… Ve fakat merak ettiğim bir şey var: Hiç diğer velilerin bu bakış açısından etkilendiğiniz oluyor mu? Ben de sizin gibi düşünüyorum ama ileride, ne bileyim, sınavlar yaklaştıkça mesela, acaba gün gelecek ben de o tuzağa düşecek miyim diye endişelenmiyor değilim.

      • Ben etkilendiklerini sanmıyorum, çünkü hepsinin kaygısı birbiri ile nerdeyse aynı. hatta bir toplantıda velinin biri şunu sordu : “hocam, tavsiye ettiğini ek kaynaklar var mı?”

        bunlar 1.sınıf ve oyun çocukları halen…

        bilemiyorum, ben de sınavları yaklaşınca o tuzağa düşebilirim diye de korkuyorum. Çünkü insan, evladının başarılı olmasını, sınıf ortamında geride kalmamasını, hatta dereceler getirmesini vs.. ister, memnun olur. Ancak bireylerin doğuştan gelen bazı farklılıklarının olduğuna inanan biriyim. Bu farkındalıklarına varıp değerlendirmelerini, akademik eğitimlerini de bu paralelede götürmelerini kendi adıma çok isterim. Tabi geleceği bilemiyoruz.

        Şunun farkındayım ama, onların başka bir hayatı var, benimki de başka, onların başka bir zamanı var, benimki de başka.. Onların başarılarını yada başarısızlıklarını kendi başarım yada başarısızlığım olarak kesinlikle görmüyorum! Zannettiğim konu, ailelerden; çocuklarının akademik başarısızlıklarını kendi üstlerine alanlar var ve bunlar aslında çocuklarını yarış atı gibi koşturuyorlar.

        Çocukken insan, kendi hayatının farkına varmıyor, buna elverişli değil bünyesi zaten. Fakat biz farkındayız. Bunu unutmadan, gelecek adına çok daha kaygı duymadan ilgileniyorum çocuklarımla…

  4. biz çocuğumuzu özel okula verdik tek fark yabancı dil (o da süper değil) başka bi nane yok, yaratıcılığı yok edip çocuğu aptallaştırmakta üstlerine yok bol bol ödev veriyorlar ben bile nefret ettim çocuk nasıl sıkılmasın

  5. :( pöffff keşke tek sorunumuz gazı,çişi,kakası olsaydı :(

  6. anne çalışınca çocuğu özele vermek zorunda kalıyorsun. devlet okulunda yarım gün okula giden çocuğu yarım günde etüt merkezine vermek zorundasın. çocuk evden etüt merkezine oradan okula okuldan eve koşuşturması derken bari özel okula gitsin demekten başka çare kalmıyor. Devlet okulunda iyi öğretmen arayıp bulalım derken okullardaki dönüşüm tantanasından o iyi öğretmenin seneye orda olup olamayacağını bilemiyorsun. benim oğlumda seneye ilkokula gidecek. devlet okulunda bir çözüm bulamayınca özele kaydettirdik.

    • Ben de çalışıyorum. Kızımı devlet okuluna vereceğim saat 14.30’dan sonrası için ise bir kaç alternatif düşünüyorum;” ODTÜ’de mesela bazı kız öğrenciler bizimkiler gibi çocuklara saatlik ablalık yapıyorlar. servisten alıp anne baba gelene kadar çocukla zaman geçiriyorlar, hatta büyük bir hayalim var yabancı bir öğrenciyi yatılı misafir etmek, diğer bir alternatif ise etüt merkezleri. Ben şanslıyım okulunun tam karşısında bir etüd merkezi var sanki aynı kompleks içindeler, ağaçlar arsında kocaman bir bahçede gibiler”.www.kizlarimlabuyuyorum.blogspot.com :)

  7. çalışan anneler için devlet okulu çok zor. Evimizin yakınında zten devler okulu yok. 2-3 saat bakıcı tutsam çocuğu evde oyalasa diye dünyanın parasını istiyorlar. etüte versem o ayrı dert. bir de mart 2009 doğumluyuz ki daha nolsun. hala hiç birşeye karar veremedim. ankarada yaşıyorum. çevremdeki bütün veliler en az 10 okul gezmiş durumda. haftasonları okul bakıyorlar. otel seçer gibi. sadece 1 okulla görüştüm evime yakın diye. orda da muhattap olacak eğitimci yok. halkla ilişkiler diye koymuşlar birini. ne eğitim sistemini biliyorlar. özel okul olduğu için kadroları bile belli değil. bana ata binme, yüzmeden bahsediyorlar. napayım ben onları.
    okul konusunda çok umutsuzum. ama maalesef saat aralıkları yüzünden tercihim devlet okulu olamayacak gibi duruyor. istemeye istemeye özel okula vereceğim sanırım çocuğu.

  8. Merhaba,
    Yazılarını beğenerek takip eden bir babayım. Biri 3. sınıfı bitirmek üzere olan ve devlet okulunda okuyan, biri de 3 yaşında olan iki erkek çocuğu sahibiyim.
    Okula ilk başlarken aynı ikilemi çok ciddi şekilde yaşayıp sonunda (babannesinin de emekli öğretmen olması, okulun yarım gün sürmesi ve kalan vakitlerde ders çalışabileceklerini düşünerek) Devlet Okuluna vermeye karar verdik. Araştırıp beğendiğimiz okula ilk başta kayıt yaptıramadık, babanesinin yakındaki okula kayıt yaptırdık. Öğretmenimiz çok iyi çıktığından burada sorunsuz bir şekilde devam ettik. Ta ki, geçen sene ortaya çıkan okulun orta okula dönüşmesine kadar. Dönüşüm sonucunda öğretmenimiz tayin oldu. Sene ortasında başka öğretmen sınıfı devraldı. (kıdemli öğretmenlerin okuldan en son tayin olması kuralı sebebiyle). Çocuğum eğitiminde gözle görünür bir düşüş var. Yeni öğretmenimizin seneye devam edip etmeyeceğini kendisi dahil kimse bilmiyor. Tüm veliler bir araştırma içinde. Çocuklar da durumu farkında ve arkadaşlarından ayrılmak istemiyorlar.
    Bugün yazınızı okumadan önce bir özel okuldan görüşmek üzere randevu almıştım. Yazınızı da sizin gibi aynı ikilemi yaşan birisi olarak okudum.
    Kendimde bir dönem özel okulda okuyan birisi olarak, çocukların devlet okulunda ilk okula başlamasını düşünüyorum. Özel okulların artısı yabancı dil eğitimi de ön plana çıkıyor. Sosyal aktivileri dışarıdan sizde sağlayabiliyorsunuz. İlk okul seviyesinde, erkek çoçukların (her çocuk mutlaka farklık göstermektedir) kız çocukları kadar derslere ilgili (belki de bilinçli) olmadığından, vereceğim ücretlerin karşılığını alıp alamayacağım hep soru işareti olarak gördüm. Bir de iki çocuklu (çok çocuklu) ailelerin her çocuğuna aynı imkanı sunması durumu da önemli. Sonunun iyi şekilde bitirilmesi, var olan gücün sonunda harcanması daha akıllıca olacağını düşündüm hep. Ama sonuçta Devlet Okulundaki bu sorun yüzünden düşüncelerime aykırı düşen özel okula geçecek gibiyiz.

  9. benim oğluşum özelde,çok ama çok memnunum,çalışan bir anne olarak bana pek işyükü düşmüyo,okulda yapıyolar herşeyi,ben sadece günlük kitaplarını takip ediyorum neler öğrenmişler diye,oğluşumda sadece kitap okuyo evde o kadar…ben özele verirken şunu düşünmüştüm,temeli sağlam olsun kendi çabalarıyla kazansın fen lisesini(veya benzeri güzel bi okulu),benim için eğitim şu an gerçekten önemli çünkü günümüzde malesef yadsınamaz bi gerçek diploma…yaratıcılığını öne çıkaran bir eğitim almasını tabiki isterdim ama gerçekleride gözardı etmemek gerek…

  10. annelerin kafasında hep benzer ikilemler, ne olsun nasıl olsun, çocuğum için en iyisi olsun? ben küçük bir kentte yaşamanın verdiği avantaj ile devlet okuluna göndereceğim kızımı hem de evimizin yanında, öğleden sonra ise anneanne ve dedesinin yanına. kararım şimdilik böyle ama korkuyorum, ya yaratıcılığını toptan yok edersek, benliğinin gelişmesine izin vermeyi başaramazsak diye. karşılaşacağı sistemden korkuyorum. bu sisteme ayak uydurmak zorunda kalmış öğretmen ve anne-babalardan korkuyorum. herşeyi boşverip çocuğumu yarış atına döndürmekten korkuyorum. çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyormuş gerçekten.
    bir not:neden bunları hep anneler düşünüyor, babalara göre ya da bizim babamıza göre dert edilecek hiç birşey yok. akışına bırakmak lazım, ama ya o akış kızlarımı mutsuz ederse:(

  11. Sorry for english :) Your blog has been a very supportive island of information for me. We moved to Istanbul last year from NY, and since then I haven’t stopped looking for a better school for my kids. My kids didn’t speak turkish , and I didn’t have much of the options at the beginning, not every school accepted our kids. Lots of them said, that the number of children in classrooms are limited, and no one would be able to pay attention personally to my children. Basically, nobody wanted to bother with non-turkish children. One of the most prestigious schools on Asian side was very happy to see my kids studying there. We moved to Asian side( I wanted to be close to school), and they successfully started the school year. To be honest, all I see is a perfect business model, where every single move of the teacher, mudur, assistants is a well prepared marketing show. I am not happy about education. I have been following the school year program from US,and basically home schooled them, while paid not little money for the education. Most of the turkish parents send their kids to these private schools for English-learning programs, which are quite weak, in my opinion. So, I am thinking to send my kids to Devlet okulu, and keep home-schooling, I guess, without paying 70.000 for both of them. I can spend half of that amount on sport activities, hire a private driver, hire a native english-speaking tutor for some subjects. I think this is the best I can do right now.

    • This is exactly what I have observed: A vast majority (not all, but a considerable number) of parents who send their kids to private schools say they are not happy with the school for some reason. Either it is too strict, or too large, or too academic or not social enough. I figured, why pay all that money for something that I’m not going to be mostly (if not entirely) happy about? If I’m not going to be satisfied with what the school is giving me, at least I keep my money in my pocket. This is for the elementary school, though. After that it will probably a different story.

  12. merhaba elif hanım bütün yazılarınızı keyifle takip ediyorum benim kızım 2007 aralık doğumlu ve evimize yakın devlet okulunun anasınıfına gidiyor önünümüzdeki yıl da büyük ihtimal bu okulda 1.sınıfa başlayacak ama herşey belirsiz çünkü tadilat olacak olan bir okul bizim okula gelecek ve sabah-öğlen uygulamasıyla misafir okul öğlenci biz sabahçı şeklinde eğitim öğretime devam edilecek yine yıkım kararı çıkan başka bir okulun da bazı öğretmen ve öğrencileri bizim okula gelecekmiş…yani kaç öğretmen gelecek ne olacak hiç belli değil.Mevcut öğretmenleri velilere sorduğumda(4.sınıfı bitirenler)çok iyi disiplinli ama arsız çocuğu dövüyor şeklinde şok oluyorum dayak nasıl olabilir diye ne sanıyorsun cevabını alıyorum ve çok korkuyorum anasınıfı öğretmeni içinde umduğumu bulamamış bir veli olarak endişeliyim…

    • Öğretmen dayağının bizim zamanımızda kalmış olduğunu düşünüyor ve umuyordum. Bildiğim kadarıyla ciddi sonuçlar doğuran bir davranış bu. Bunu kanıksamış velilerin akıllarını başlarına devşirip konuyu gündeme getirmelerini, gerekirse idareye ve hatta MEB’e taşımalarını dilerim.

  13. gülçin erdede

    BURSADA YAŞIYORUM.BURADA BİRÇOK ÖZEL OKUL VAR.ÇALIŞMA ŞARTLARI İSTANBULA GÖRE ÇOK FARKLI BİRÇOK ANNE (ÖZELLİKLE TEKSTİL SEKTÖRÜNDE OLANLAR)C.TESİ DAHİL 6 GÜN ÇALIŞIYOR.BIRAKIN ÇOCUĞUN SOSYAL AKTİVİTELERİYLE İLGİLENMEYİ TEMEL İHTİYAÇLARINI BİLE ZOR KARŞILIYORLAR.BEN KENDİ İŞYERİMDE ÇALIŞIYORUM ,BİRAZ DAHA ESNEK OLABİLİYORUM AMA YARIM GÜN ÇALIŞIP KALANINI OĞLUMA AYIRABİLECEK KADAR DEĞİL..TUNA 3.5 YAŞINDA ŞİMDİDEN OKUL BAKMAYA BAŞLASAMMI DİYE DÜŞÜNÜYORUM.BU EĞİTİM SİSTEMİNDE DEVLET OKULUNUN NE SOSYAL YÖNDEN NE DE EĞİTİM ÖĞRETİM AÇISINDAN YETERLİ OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM.ÇALIŞAN ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIM DA BENİMLE AYNI GÖRÜŞTE.HATTA KENDİ OKULUNDA OLMASAYDI KIZINI ÖZELE VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEYEN ARKADAŞIM VAR.BU SINAV SİSTEMİYLE EĞER ÇOCUKLARIMIZ MESLEK EDİNSİN İSTİYORSAK YAPACAK BAŞKA BİRŞEY KALMIYOR MALESEF:(

  14. Merhaba, ben ekonomik koşulları elverdiği halde, çocuklarını devlet okuluna gönderen velileri anlamıyorum. Bizlerin öğrenci olduğu dönemde, fırsat eşitliği bir nebze olsun varlığını devam ettirdiğinden, görece başarılı bireyler haline gelmiş olabiliriz. Ancak, ülkemizin sosyal devlet özelliği hızla yok olduğundan, eğitim de, sağlık gibi satın alınır hale geldi. Örneğin ben, çocuğumu bir kez devlet hastanesine götürdüm, ağzımın payını aldım ve mecbur kalmazsam bir daha gitmem. Aynı şekilde, mecbur kalmazsam çocuğumu; yabancı dil eğitimi veremeyen, haritası, laboratuvarı olmayan, siyasi iklime göre sistemi değişen devlet okuluna da göndermek istemem.Özel okullar çok mu iyi?Değil. Ama bütçem elveriyorsa, çocuğumu, beklentime en yakın özel okula göndermek isterim. En katkısızını yedirmeye çalıştığım, en sağlıklısını giydirmeye çalıştığım gibi, en donanımlı hale geleceğine inandığım okulu seçerim.

  15. bende calısan bır anneyım ve oğlum bu sene bırıncı sınıftı..sabah hep beraber evden cıkıp oğlumu etut servısıne bende ısıme gıdıyordum…oğleyınde etutten okula gıdıyordu..ve bunu bır sekılde bu sene becerebıldık..bızde (anne,baba olarak) oğlumuzu bırıncı sınıfta hıc sıkmadık..sınıfta ılk o okumayı oğrensın ,ılk matematık sorusunu o cozsun ,hep ıyı not alsın seklınde dusuncemız hıc olmadı…cunku bunları yapmak ıcın oğlumun onunde coooooookkkkk uzun bır sure var..bız oğlum mutlu olsun,arkadaslarını ve oğretmenlerını sevsın ,onlara saygılı olsun ıstedık…nerede ,nasıl davranması gerektıgını oğrensın ıstedık..cunku cocugun devlet okulunda tek basına karar vermesı gerekıyor..tenefuste bır arkadası ona vurdu yada elındekı herhanngı bırseyı aldı , cocugun kendını dogru bır sekılde savunması gerekıyor..ben bunu oğrensın ıstıyorum..her kotu harekete kotulukle cevap vermesın ıstıyorum , her durumda oğretmenlerıne yada bıze bırılerını sıkayet etmesın ıstıyorum…artık yavas yavas kendısınınde bır bırey olmaya basladıgını gormenısını ıstıyorum…

  16. Bu konu benim bu sene cok stres yasadigim ,boynuma kadar sivilcelere maruz kaldigim bir konu.Biz amerikada yasiyoruz anaokulunda yani 2 yasindan beri ozel montessoriye gidiyorlar.Oturdugumuz mahalleyide 10 uzerinden 10 olan (Great schools da reytingine gore)bir ilkokuldan almistik,is basa dusene kadar malesef cok fazla bilgim yoktu.Kizlarim 5,6 yasinda ,seneye 1.sinif olacagi icin ve diger kizimda ayni okula gitsin diye kindergarten okullara baktim.Malesef cevremdeki ozel okullar sehir merkezinde ve benim 30,40 dakika araba surusu mesafemde.Okullari ziyaretimde ogrendimki butun okullarin bir politik gorusu var,sagci koklu eskiden beri cok zengin olan aillerin gittigi ancak lise doneminde aillerin cok zebgin olmasindan kaynaklanan genclerin ammacsiz olduklarini duydugum bir lise,tabiki ilkokulda olmuyor bu sorunlar ancak ilerisinide dusunmek durumundaydim,zaten bu okullar bizim gibi yabanci kapasitesi %20,diger bir okul ikinci bir yabanci dil egitimi veren ve bizim icinde 3.yabanci dil olacagindan daha genc ve cogunlugunun degisik avrupa ulkelrinden gelenlerin olusturdugu kantinine bayildigim bir okuldu.Yaklasik 2milyar civari para harcadim iki okul basvurusu icin vede sadece basvuru,cocuklar once zeka testi denilen 175 dolar karsiligi yarimsaat icinde derecelendirilen bence cok sacma olan vede bir insanin kendine vede cocguna yapabilegi en kotu seylerden birini prosedur geregi yaptik.Biliyorumki benim cocuklarim gayet akilli ,normal,algilari iyi,vede farklilar.Ancak ozel okullarin boyle bir yola gitmesi biraz hazircilik,yani egitim iyi veriyorlar ise zaten kendilerinden emin birsekilde kabul etmeleri lazim.Tabiki heranne baba gibi bizde en iyisi yapabilmek istiyoruz ancak hernereye giderlerse gitsinler evde yapilacak calisma vede ilgi cocugu yukariya cikariyor.Yani ozel oula gidenler akilli veya daha iyi egitim almiyor,ve bazende cok agir okullar miniklerin kapasitesinden farkli olursa cocugu geriye bile goturuyor,bizde yillik 40 -50 bin dolari ilerisi icin biriktirip ,ekstra derslerle(yabanci dil,piano gibi zaten burada aktiviteler cok yogun)takviye etmey kara verdik.Ve dediginiz gibi iyi ogretmen cok onemli,benim cocugumun dilini cozucek anlayacak onu yukariya cikaricak,o nedenle burada devlet okulunda sordular nasil bir karakteri var cocugunuzun diye,bende okulda gonullu olarak bulunucam cunku bir ayagim ,bir gozum okulda olsun istiyorum,evet kantini begenmedim ancak zor olsada evden ogle yemegini takviye edicez,bunun yanisira cocuklarin komsulari ile ayni okulda olmasi carsida pazarda onlari gormesi hosuma giden seyler.Sadece okul cocugu egitip ogretmiyor ,ozel okul olsada devlet okulu olsada,iyi bir ogretmen cok onemli umarim bizde sansli oluruz bu konuda,evet nasil bircevrede oturdugunuz onemli sizin gibi aileerin oldugu mahallerin devlet okullarinin iyi oldugunu dusunuyorum.

    • Gul Hanim,
      Bu anlattiklariniz o kadar tanidik geliyor ki:) Zamanim oldukca gifted kids icin universitede matematik dersi veriyorum. Montessoriden gelen ve bahsettiginiz teste giren cocuklarin hemen hepsinin test sonuclari dusuk geliyor; montessori ve standart egitim sistemlerinin yaklasim farkliligindan kaynaklaniyor. Ama bu cocuklar disiplin acisindan digerlerine bayagi fark atiyor ve uzun vadede basari grafikleri iyi bir aile & ogretmen yonlendirmesiyle ust seviyeye cikiyor.
      Bizim ikizler daha 2 yaslarindalar ama sistemi iyice gordukten sonra dediginiz yol cok mantikli. Devlet okulu olur ama aktiviteler, yakin ogretmen-aile isbirligi, hands-on programlarla bu is olabilir gibime geliyor. Kolay gelsin.

  17. Herkesin seçimlerine saygı duyuyorum. Benim şahsi fikrimse ‘o kadar para değmez’ fikrinin beni rahatsız ediyor oluşu..Durumum varsa neden çocuğum daha iyi şartlarda okumasın? Onlar için çalışıp, biriktirmiyor muyuz zaten? Ben özelde okudum, ne şımarık oldum, ne öğretmenlerime hakaret ettim, ne bir gün bile ebeveynlerim öğretmenlerimin karşısına ceketlerinin düğmelerini iliklemeden çıktı. Özel okul çocuğu şımartır gibi bir bakış açısı var ve ben buna hiç katılmıyorum! Her şey ailede ve yetiştirme tarzında biter! Çocuğum askerim değil ki benim, zor şartlara alışsın diyeyim. Özel okulda 5 yaşında İngilizce’ye başladım, şu an 5 yabancı dilim var, yurtdışında en tanınmış okullarda okudum ve bunda erken yabancı dile başlamamın çok etkisi oldu. Hep dışarıdan kursa gider arayı kapar deniyor ama bence herkes okulda ve kursta öğrenilen yabancı dilin farkını biliyor. Hayata bakışım, sosyal hayatım da her zaman o temelden gelmekle alakalı olarak çok kuvvetli oldu..Ailenin durumu yoktur, anlarım, asla bir şey diyemem. Ama durumu olduğu halde ‘ay o parayla neler yapılır, ne gerek var’ bakış açısı bana çok ters geliyor. Eğer olabilecekse neden temiz tuvaletlerle, sosyal faaliyetlerle yetişmesin çocuğum? Tersi bana sanki bizim zamanımızda var mıydı onlar da çeksin ne olacak gibi geliyor:(( Dediğim gibi herkes kendi çocuğu için en iyisini bilir, kimseyi eleştirmiyor, saygı duyuyorum ama bunlar da benim şahsi fikirlerim. Asla kimseyi kırmak amaçlı yazmadım, fikirlerimi ve daha doğrusu kendi tecrübelerimi payaşmak istedim.Sevgiler

  18. Merhaba Elif Hanım sınıf öğretmeniyim bu konu hakkındaki kanaatlerimi sizinle paylaşmak istedim .Bir şeyi cok dogru söylemişsniz iyi öğretmen kesinlikle ailenin beklentileri ile alakalıdır. Siz isterseniz ki benim cocuguma sadece test çözdürsün, akademik başarı ile ilgilensin pekala böyle öğretmenler var ama benim tavsiyem devlet okullarında iyi bir öğretmen seçiminde cok yönlü ve genç olmasına dikkat edin çünkü öğretmenlik bıkkınlıkla yapılacak bir iş değil ve malesef uzun yıllar çalısanlar bıkıp tek alana cocukları yönlendirebiliyor. Ben öğrencilerime her zaman o senin güneşin senin gökyüzün senin kedin vs. istediğin renkte olabilir dedim ve bunun meyvelerini cok güzel topluyorum Özel okulları kesinlikle kötülemiyorum sosyal acıdan olanakları cok fazla ama iş öğretime geldiğinde çalışan öğretmen arkadaşlarımdan da biliyorum cok farklı değiller. Siz devlet okullarında cocuklarınıza sosyal acıdan destek olursanız cok güzel yerlere geldiklerini görebilrsiniz .Bu arada Anadolu yakasında görev yapıyorum cok güzel ve sosyal acılardan olanakları fazla olan devlet okulları mevcut..

  19. Merhaba,
    Benim de ilkokul 2. sınıda giden bir oğlum var. Özel bir okula devam ediyor. Okuduğum bir araştırmada çocuğun eğitiminde en önemli çağın 3-8 yaş arası, beyin gelişiminin en hızlı olduğu zamanlar olduğu belirtiliyordu. Bu nedenle ilkokulda devlet de okusun, sonra özele göndeririz görüşü doğru görünmüyor. Bu yaşlarda çocuğu ne kadar çok farklı etkinlik, farklı bilgi ve olanakla tanıştırırsanız algısı o kadar açılabiliyor. (Tabii ki maddi durumlar elverdiği sürece bunu destekleyebilmek mümkün.) İlkokul çağından sonra ise oluşmuş kapasitenin içini doldurmak mümkün oluyor.
    Ben hem devlet , hem özel okulda okudum ve imkanlarım elverdiği sürece özel okula devam etmekten yanayım. Ancak sınav sistemine odaklı, yarışcı, akademik diye tek tip ve donuk gözlü çocuklar yetişmesine sebep olan özel okullara vermektense devlet okulunu tercih edebilirdim. Okulun öğrenmeyi sevdiren, kitap okumayı teşvik eden, sosyal ve yarışçı olmaması gerektiğini düşünüyorum ve önceliklerim bu yönde bir tercih yaptım. Ama öğretmenle direk iletişim kurup, çocuğunuzu anlatmak ve aynı tarzda olabilmek de en az okul seçimi , hatta daha da önemli diye düşünüyorum. En azından bizim için öyle oldu.

    • Söylemeyi unuttuğum bir şeyi eklemişsiniz, aynen katılıyorum:) Alınan temel çok çok önemli, ilkokuldaki eğitim kesinlikle şekillendiriyor çocukları her açıdan, bunu devlet-özel bağlamı dışında da belirtmek isterim. Yabancı dil konusunda da hem çalışmalar, hem de gözlemlerim (bi-lingual yetişenlerle ilgili tartışmalar var dille ilgili yaşanan sorunlar konusunda, 4-5 yaş sonrası yabancı dil öğreniminden bahsediyorum) erken başlanan yabancı dil eğitiminin sonradan başlanan eğitime göre kat be kat etkili olduğu kanıtlanmış bir gerçek, günümüzde de bu konunun ne kadar hayati olduğu aşikar, bu gerçeğe sırt dönmek mümkün değil. Bir de maalesef nasıl ki özel okuldan devlet okuluna geçen çocuklar bocalıyor, adapte sorunu yaşıyor, aynısı aslında tam tersi durum için de geçerli. Çok zor bir karar, çok iyi düşünmek lazım…Sevgiler

  20. Aysim hanim a dil konusunda katiliyorum,Ana okulunda haftada 1 kez yarim saat ispanyolca aldicarb vede sasirdik nekadar cok ogrendiklerine,demek ki daha cok sunulsa daha cok ogrenicekler.

    • Aynı anda yazmışız Gül Hanım, teşekkürler:) Ben de tam ikinci mesajımı ve dil öğrenimine erken başlamanın yararlarını yazmıştım.

  21. Haftasonu eşim ve miniğime ilkokulumu gösterdim heyecanla… DANK… tabelaya bir baktık ..imma hatip olmuş okulum…. :(
    oğlum okul yaşına gelince neler yaşıycaz ne hissedicem korkmaya başladım

  22. Kafamın çok karışık olduğu bir konu okul.. Altuğ bu sen de yuvaya gidecek ama seneye anaokulunda karar vermem gerekecek. Devlet okulunu pek düşünmüyorum. Özel okulda hangisi olacak gerçekten bilmiyorum. Okul konulu herşeyi deli gibi okuyorum sadece..
    Ben oğlumun sınav maratonuna girmeden, severek eğlenerek okumasını istiyorum. Bu da nasıl olacak ? inanın kafam bu konuda çok karışık..

  23. Merhaba, bu konudaki yazıları özelikle takip ediyorum. Açıkçası be özel okul velisiyim,zaten çalıştığımdan başka çaremde yok. 2. çocuğumu da özele vereceğim. Kendimde çalışan bir annenin çocuğu olduğum için özelde okudum. Özel okul tercihimin de bu geçen seneyi göz önüne alarak tamamen arkasındayım. Oğlumun dil konusunda gösterdiği gelişim muhteşem, yeteneklerini sergileyebildiği ve birey olarak değer gördüğü bir yerde ne kadar mutlu olduğunu gördükçe seviniyorum. Sizin belli imkanlara sahip olmanıza rağmen özel tercihinde bulunmamanızı yadırgamıştım ancak blogu detaylı okuyunca zaten tam zamanlı çalışan bir anne olmadığınızdan ve çocuğunuza 2.dil eğitimini küçük yaştan itibaren verebildiğinizden aslında kendi şartlarınıza en uygun yolu seçmiş olduğunuz aşikar. Şahi fikrim, okul tercihi çok zor hakkaten ama hayatımızdaki en önemli olaymış gibi de büyütmemeliyiz,seçimlerimizde kendi şartlarımızı samimiyetle ele alarak, beklentilerimizi iyi belirleyerek hareket etmeliyiz.

  24. Sizin yazılarınızı ve okulla ilgili her yourumunuzda onca para verip çocuğu köreltiyor muyuz acaba diye düşünmeden edemiyorum. Ben(biz) de “hangisi doğru acaba” diye düşünürken her sene milyarlarca parayı okula yatıranlardanız elbette. Keşke daha farklı alternatiflerimiz de olsaydı…

  25. Merhabalar,
    Bütün forum, blog sayfalarını okuyup, diğer anne-babalarında fikirlerini değerlendirip (özellikle Elif hanımı takip edip) bir karar vermiş bulunuyoruz. Oğlum bu sene ilkokula başlayacak. Özel mi Devlet mi? Yabancı Dil mi? Ambalaj mı? Sosyal İmkanlar mı? Çocuğun kendisini bulması mı? vs vs. her şeyi düşündük. Gitmediğimiz özel okul kalmadı. Özel okullar kendi içlerinde çok farklılık gösteriyor. Bazılarında eğitimcilerle muhattap oluyorsunuz. Bazılarında Kurumsal Satış Yöneticileriyle! Bunun bir sektör olduğunu ve bir çoğunun ticari kaygılarından ötürü eğitimin çok uzağında olduğunu gördük. Çalışan bir anne olarak bende oğlumu özel okula yazdırmak zorunda kaldım. Doğru bir tercih yaptık mı bunu yaşayıp göreceğiz. Ancak çok düşündük. Biz akademik başarı peşinde değiliz. Sınav gerçeği maalesef var evet ama bir çocuk mutlu olursa zaten başarı da beraberinde gelecektir diye düşünüyorum. Herşeyin önemlisi oğlumuzun mutluluğu dedik. Alt yapının sağlam olması gerektiğini düşünerek, yabancı dil için özellikle özel okul tercih ettik. Yani ben ilkokulda özele gitmesinden yana olanlardanım. Çünkü devlet okulları bizim okuduğumuz yıllarda ki gibi değil. Güzel bir gelecek için umutlarımız onlar. Hepsinin başarılı, sevgi dolu, mutlu bir şekilde yetişmesini diliyorum.

  26. Merhaba
    Çocuklarım özel okulun ilkokul kısmında okuyorlar. Özel okulda bir yılımızı tamamladık. Devlet okulundan özel okula geçtik . İkisi arasında farklılıklar çok fakat hangisi daha iyi bu konuda şüphelerim var. Özel okulun en büyük dezavantajı çocuğunuzun kapasitesini anlayamıyorsunuz. Velilere hiç bir şekilde olumsuz bir olay yansıtılmıyor. Zannedersem bu durum biz velilerden kaynaklanıyor. Çocuklarımızın mükemmel olmasını istememizden. Onlarda bunu veriyor. Bu beni çok rahatsız ediyor. Çocukları eğlendirmek adına çok faaliyetleri var .Parayı da bunun için veriyoruz. Keşke eğitim sistemimiz POLİTİKACILARIN oyuncağı olmasa ….

  27. Guzel bir yazi olmus. Arastirmalarima ve akademik tecrubelerime dayanarak soyleyebilirim ki, ogrenci basarisi baskin olarak bireysel ve ailesel faktorlere bagli. Okul faktorunu bir yana birakirsak, ogretmenler test sistemi uzerine kurulmus egitim sistemlerinde en onemli faktorler, Ister Turkiye, ister Amerika, ister Fransa, vs. olsun.

  28. Merhaba,
    Kafam öyle karışık ki direk konuya geçeceğim. 8 ve 10 yaşlarındaki kızlarımızı Kureyş’ten beri özel okula gönderiyoruz. Yıllardır hem iki çocuğu, daha iyi eğitim ve çevre koşullarında okusun diye çalışıyoruz. Helal olsun, zaten akıl yürüten, vicdan sahibi ve mutlu insanlar olsun diye çalışmıyor muyuz? Ancak onlara daha iyi koşullar oluşturmak için gösterdiğimiz ( onlarla çok az vakit geçirme, çoğu zaman ödevlerinde, Sınavları’nda tek başına bırakma vb bir sürü şey) bu çabaya karşılık, her biri birbirinden farksız yüzlerce özel okulun, ödenen paralara paralel bir gayret göstermediğini, çoğunlukla akademik başarıya odaklandığını gördüm. Yıllarca farklı düşünmüş ve etrafımdaki ” şimdiden özel okula ne gerek var? En yakın devlet okuluna gitsin, çok daha iyimolacak. Sen de para biriktir, her yıl okula vereceğin parayla ileride gerekirse özel üniversitede okutursun, yurt dışına gönderirsin vb. ” sözlerine göğüs germişken bugün üzülerek pes ediyorum.
    Üzülüyorum ama kendim için değil, kızlarım için. Onlar adına verdiğim bu kararın onların hayatını nasıl etkileyeceğini şimdiden görememenin sıkıntı ve üzüntüsünü yaşıyorum.
    Büyük kızım ikinci periyoda ( 5. Sınıfa bir diğer değişle orta okula) küçük kızım ise 3. Sınıfa geçti. Orta direk bir aile olarak, çocuklarınız için uygun koşullar yaratmak için verdiğiniz mücadele öncelikle maddi ve beraberinde sosyolojik ve duygusal şartları daha çok sorgulamanızı sağlıyor. Çok paranız varsa, çocuklarınızın gelişimine yönelik beklenti ve anlayışınıza uygunsa, özel okula göndeebilirsiniz çocuğunuzu, hiç sorun yok, üzerine konuşmaya gerek de yok. Ancak şu bir gerçek ki, iyi bir devlet okulu, ki biz Ankara’nın güzel yerlerinden birinde yaşıyoruz, çocuklarımız için çok da sıkıntılı olmasa gerek. Böylece ben de daha çok kazanmak için çocuklarımdan ayrı kalmadan, onlarla daha iyi vakit geçirebilirim. Bir de sizlerin önerilerini dinler ODTÜ lü ablalardan destek alırım! Amacımız görgülü, kültürlü mutlu insanlar olmaları. Başarırız değil mi?
    Blogu annemize ve hepinize selamlar