17 Yorum

Bir Pazar gününün anatomisi

Her Pazar, kitabın sonundaki Anne Sözlüğü’nde yaptığım Pazar günü tanımını tekrar tekrar paylaşmak istiyorum.

Pazar

“Anne Sözlüğü”, Annelik Her Zaman Tozpembe Değil

Dün de bundan farklı değildi.

Sabah 7’de cebren ve hile ile uyandırıldık. Pazar demeden, insaf demeden, yazıktır günahtır demeden zorla uyandırıldık. Ne için? “Anneee, siz uyurken televizyon seyredebilir miyiiiiiz?” demek için. Seyret be çocuğum, seyret be yavrum, ne demeye uyandırıyorsunuz bunun için?!

Madem uyandık, ve madem bunlar hipnotize bir şekilde TV karşısına dizildiler, hiç olmazsa birbirimize vakit ayıralım diyerek kapıyı kapattığımızda başımıza gelenin hangisi daha fena bilmiyorum: Bir müddet sonra Derin’in kapıyı çalma zahmeti göstermeden daaan diye içeri dalması mı, yoksa bizim kapıyı kapattığımız andan itibaren uyumayı tercih etmiş olmamız mı?..

Gün kahvaltı et-kahvaltı sofrasını topla-çocukları dışarı sal-yatakları topla-alışverişe git-yemek için hazırlık yap şeklinde devam etti. Sabah 11 buçuk olduğunda, “normal insanlar” henüz uyanmışken ben çoktan bir yorgunluk kahvesini hak etmiş, dinlenmeye çalışıyordum. Tek kıyağım kahvaltı sofrasını benim değil, kocamın hazırlamış olmasıydı. Gel gör ki kendisi yeni çay demlemeye üşenip dünkü çayı ısıtmayı tercih edince onun da tadı pek çıkmamış, “sofrayı kuran kaldırsın” kuralı bizim evde işlemediğinden, baba kişisi çocuklarla havuza girerken ben ortalığı toplamaya devam etmiştim.

Günahını almayayım: kendisi bana “Ay canııım, niye uğraşıyorsun?” dedi. Demedi değil. Ona “ayyh neyse boşver” demekle yetindim. Ne diyeydim? “N’apacam? Siz havuza girerken ben de sizinle bombalama mı atlayacam? O zaman buraları kim toplayacak? Tabii ki ben toplayacam, mecbuuuuur!” mu diyeydim? “Canım, sen çocuklarla ilgilen” deyip geçiştirdim.

Her ne kadar Pazar günleri yemek pişirmek is-te-mi-yo-rum diye beyanatlarda bulunmuş, “Pazar günleri ne yediğin değil, nerede yediğin önemlidir” diye kitap bile yazmış olsam da (bkz. Annelik Her Zaman Tozpembe Değil, sayfa 146!!!) öğlen saatlerinde yine ocağın başında buldum kendimi. İntikamımı alelalde bir kıymalı makarna yaparak aldığımı düşünsem de herkes hayatından memnun görünüyordu.

Kimsenin günahına girmeyeyim; geri kalan saatlerde oturup gazete okuyabildim. Çocuklar babalarının tepelerinden inmedikleri için, onlar akşam üzeri futbol oynarlarken ben oturup şarabımı bile yudumlayabildim. Ama bir Pazar günü daha yorularak, dağılan evi toplamaya çalışarak, yemek yaparak, koşturarak, “Pazartesi olsa da ben bi dinlensem” diyerek geçti. Akşam 9 buçukta salondaki koltukta, gece 12’de yatağımda uyuyarak da noktalandı.

Pazartesi

“Anne Sözlüğü”, Annelik Her Zaman Tozpembe Değil

Eskiden, çok eskiden Pazar günleri dinlenirdim gibi geliyor bana. Uyurdum sanki, kendi kendime uyanırdım hatta… Ne bileyim, brunch denilen bir şey vardı sanki… Böyle kahvaltıyla karışık, öğle saatlerine doğru edilen… Herhalde yanlış hatırlıyorum. Ya da rüyamda görmüş olmalıyım. Gerçek olamayacak kadar uzak geliyor çünkü…

17 yorum

  1. Gerçekten süpersin Elif, kahkahalarla okudum yazını…günüme neşe kattın, sağolasın.

  2. Gelecek günlerimizi sizden dinlemek güzel 🙂 İçim açıldı valla 🙂 Bizimki hemüz 10 aylık ama bu pazar günüzmüz sabah 6 ya 10 kala başladı 🙂 Akşam 8 bucukta uyuturken, ben yatakta babası koltukta öylece uyuyakalmışız 🙂

  3. Sevilay Öztulum

    Oyyy Elif süpersin yaaa bizi anlatmışsın resmen 🙂 Neyse ki Pazartesi geldi ve tatiliz di mi ama 😉

  4. :)) Her cumlesini kahkahayla okudugum super bi yazi :)) Bayiliyorum ici disi bir haline 🙂

  5. Yazının altına neredeyse imza atasım geldi. Ben hep diyorum işe gitsem de dinlensem diye :))

  6. Elif her pazartesi benim için de tatil 🙂 ama bu hafta 19 mayıs’tan sonraki gün olduğu için Alper’in okula da tatil,sanırım Deniz’inki de:) yapılır mı bu pazartesi bekleyen annelere özellikle de tüm haftasonu doğumgünü hazırlıklarıyla perişan olmuş bir anneye:) iyi haftalar

  7. Bartu'nun annesi Simge

    oy oy direkt ben,noktası virgülüne bizim ev,oflayıp poflarken bunları düşüneyim,yanlız değilmişim diyerek bir züğürt tesellisi olaraktan avutayım kendimi.

  8. yaşamnotlarım

    Çok güldüm ve hak verdim. Dün sabah 7’yi 20 geçe uyanan Defne bu sabah 8’de uyandı, şaka gibi, ama dün pazardı işte pazar ! Ben de dün perişan oldum koşuşturmaktan, akşam kızı uyutmaya çalışırken tam 3 kez uyuyakalıp sonunda görevi eşime devrettiğim. Nedir bu pazar çilesi kardeşim diyesim geliyor ama benimki daha okula gitmediğinden bugün de maraton aynı hız devam. Tek eksik işte olan baba !

  9. 1.sınıf okutan bir öğretmen ve 5,5 yaşında oğlu olan bir anne olarak sormak istiyorum.Ben nerede dinleneyim? :))))

  10. pazartesileri, çocuklara diyorum bana bir çay, bir kahve verin öğleye kadar dinleneyim, işlere sonra bakarız:)

    ben mi yanlış hatırlıyorum pazarları diyordum, meğer herkes öyleymiş:)

  11. Esra Feyizoğlu

    Bir pazar klasiği
    Zeynep : Yarın ne oldu?(olacak)
    Anne : Okul oldu
    Zeynep: Neden?
    Anne: Annenin akıl sağlığı için

  12. evet ikinci çocuk için erken dememe rağmen istiyor dum kiii.. bir pazar anatomisini anlatan ve içimizi ferahlatan yazınızdan sonra mmmmmmmm diyorum acaba mı:):))
    yine güzel bir ifade ile güzel bir yazı okudum teşekkürler:))

  13. sabah 7’ye raziyim ben. bizim horozlar 5.30’da basliyor otmeye. babaya dokunan yok, onun uyuma izni var ama anne kalkacak illa.

  14. sessiz ve kimsesiz hayatımda bir ses bir soluksunuz.
    iyiki varsınız