15 Yorum

Ben sana değil, çevreye güvenmiyorum

Benim babam pamuk gibi adamdır. Babam diye demiyorum -ya da belki o yüzden diyorum, neyse- dünyanın en yumuşak kalpli insanlarından biridir.

Ama büyürken öyle değildi. Ya da ben öyle düşünmezdim. Çekinirdim babamdan. Sert bir babaydı. Aslında öyle höt zöt değildi ama, ne bileyim, öyle çok gezip tozmama izin vermezdi. Bu da onu “sert baba” kategorisine sokmam için yeterliydi. Yazları, mesela, yazlıkta gece 10 buçuk dedin miydi eve gelmemizi isterdi. “Yapma, etme, millet zaten dokuz buçukta aşağı iniyor, gel şunu 12 yapalım?” Yok, Nuh derdi,  Peygamber demezdi.  Hala da içimde ukdedir yazlık gecelerinde doyasıya eğlenmek, buradan “yetkililere” sitem etmiş olayım.

Sadece yazın değil, okul partilerine, gezilere gitmeme de çok sonra izin vermeye başladı babam. Arkadaşlarım ziv ziv gezerken, o gezi senin, bu çay benim dolaşırken, ben okul gezisine ilk -ve son- kez gittiğimde lise sonuncu sınıftaydım. Yoksa Lise iki miydim??? Her neyse… Nitekim aynı babam kız kardeşimin benzer bir geziye orta üçte katılmasına izin verdiydi, bunu da unuttuğum sanılmasın. İlk kez ebeveyn olmanın deneyimsizligi deyip geçiyoruz; sonuçta ben de Deniz’in kaydırağa ilk tırmanmaya başladığı zamanlarda peşinden çıkarken Derin’i emeklemeye başladığı andan itibaren yalnız bıraktım.

Babamın bu tür eğlencelerden beni sakınmasının sebebi “bana değil, çevreye güvenmemesi”ydi. Bak bak bak… Büyürken var ya, duymaktan ennnnn nefret ettiğim sözlerden biriydi bu. Nasıl yani “Ben sana değil, çevrene güvenmiyorum”?

Nasılmış, dün anladım.

Dün Deniz’in okulu tatildi ama Derin’inki değildi. Derin’in okulu eve yürüme mesafesinde. Deniz, Derin’i okula götürmek istedi. Ama yalnız başına. İkisi gideceklermiş. “Oyyyy Deniz’ciiiim, olmaz canıııım” dedim. “Nedeeeen?” diye sordu. O an ne desem beğenirsin? “Sana güveniyorum, ama çevredeki insanlara güvenmiyorum Deniz’cim.”  Anladı mı bilmem. Anlatmaya çalıştım. Kötü araba kullanan insanlar olduğunu, kaldırıma park ettiklerini, bu yüzden kendisi dikkatli olsa da etraftan ona zarar gelebileceğini açıklamaya çalıştım. Daha doğrusu ben değil, içimdeki babam çalıştı.

İnanılır gibi değildi. İnanılır değildi ama gerçekti. Bir kez daha içimdeki ebeveyn ortaya çıkmış, benim büyürken duymaktan gıcık olduğum şeyleri çocuğuma söylemişti.

Ne zaman böyle oldum, bilmiyorum. “Anne olunca” olmuş olabilirim.

Bildiğim, bu ilk değil. Son da olmayacak.

15 yorum

  1. Yani bizim de içimizdeki canavar çocuklar büyüdükçe mi çıkacak? :))

  2. Ee anne ve babalarin bir baska meshur sozu de “cocugun olunca ne demek istedigimi anlarsin” degil midir:)

  3. Elif, yaşım ilerledikçe anneme benzemeye başladığımı görüyorum. Bizden gizli, bizden ileri anne babalarımız var içimizde:)))

  4. Offff off, benim de ennn nefret ettiğm cümle idi bu ! Şimdi düşündümde 18 aylık kızım biraz büyüdüğünde aynı cümleyi kurmaktan kendimi alamayacağım. Hele de benim büyüdüğüm zamanla bu zamanı karşılaştırınca. Kızımın da büyüdüğünde beni anlayacağını umarak…

  5. içimize işlemiş na’palım ama di mi??

  6. bence elif ok diyecektin, üç beş adım geriden izleyecektin. ben böyle yapmayı düşünüyorum. bakalım. nasip:)

  7. evet elıfcım bu konuda cok haklısın..ama bu sozu herhalde hepımız duyduk ve bır sekıldede çocuklarımıza soyluyoruz..benım oğlumda bırıncı sınıf ve suan herseyı tek basına yapmak ıstıyor..ama tabıkı annesı ne dıyor “””ben sana degıl çevrene guvenmıyorm””””
    bazen cok uzuluyorum,bu kadarmı cevremıze guvenmıyoruz dıye ama sartlar maalesef bunu gerektırıyor

  8. berna yavuzdugan

    Elifcim sanki benim babamı anlatmışsın. kendisi beni liseye giderken bile sinemaya yollamazdı neymiş karanlıkmış 🙂 . hiçbir arkadaşımın evine de yatılı yollamazlardı çok isyan ederdim şimdi ben de kızımı bir arkadaşının evine yollamaya hiç sıcak bakamıyorum nedense 🙂 bende gittikçe anneme benziyorum içimize kaçan anne boş durmuyor. birgun geri dönüp intikamını alacağını anlamalıydım :)))

  9. Babamla aynı diyalogları ben de yaşadım zamanında…. İlk çocuk olmanın zorluğuydu bence de… Burada “Anamın ilki olacağıma dağlarda tilki olaydım” derler.. 🙂 bu kadar abartı mı bilmiyorum ancak aynı sıkıntıları kardeşlerim yaşamadı. Hatta son numara hiç bir şey yaşamadı. Anne baba tecrübe kazandı. Ben arkadaşlarımla ancak liseden sonra bu kadar sık görüşebildim. Bu dezavantajdı elbet ancak yine de sanırım ben yeni nesil kadar hazırcı olmadım 🙂 Her işimi mücadele ile almanın eşsiz çabası oluştu. Kanaat etmeyi şükretmeyi kafa tutmayı öğrendim. Konuyu dağıtmayayım ben henüz anne değilim. Ancak sanırım yaşımız ilerledikçe anne ve babalarımıza bir yönden benzemeye mecburuz gibi ya Elif.. Ebeveyn olunca anlamak diye bir gerçeklik var ömrümüzü yedi daha ebeveyn olmadan 🙂 Her fırsatta bunu söyleyince ana baba, insan merak ediyor doğrusu.. Ki şimdi bile babama benzemeye başladım kardeşlerim konusunda… Garip bir evrilme bu…

  10. hahahaha 🙂 Benim yazlıkta haftaiçi 10 haftasonu 11:30-12:00 idi ama 12:00 olması için çoookkk emek harcamıştık çok saat 10:30’dan itibaren balkonun önüne gider 1 saat daha lütfen lütfen diye yer bitirirdik bu arada 10:30 sonrası kapının önünde dışarıda durulabilir. Yanlız biz nasıl söz dinleyen çocuksak sınırları ancak bu kadar zorlardık; ben hiç sanmam kendi çocuğumun tamam oldu diyeceğini.

  11. Secce gibi düşünüyorum ben de 🙂

  12. Merhabalar!

    Bebekten firsat olmadi pek yazamamistim. Bu konuda ben “durustluk ve acik- net olmaktan yanayim.” Yani korkumuz neyse onu anlatip, oyuzden gece o saate kadar sokakta kalmasini istemedigimizi, ya da okula tek basina gitmesine “trafikten veya cocuklara zarar verebilecek kotu insanlar olabilecegi riski yuzunden” izin vermedigimizi anlatmak gerektigine inaniyorum. Arkadan gizli takip, göz altinda serbestlik vs. belki bir yere kadar dogru olabilir ama bence negatif etkileri de olabilir: a) Cocuk takip edildigini -izlendigini anlar “yabancilardan once” anaya-babaya guvenini kaybeder. Yine b) Ana-baba “yalanci” durumuna duser, ya biz sana guvenmiyoruz oyle izin verdigimize bakma diye bir yalanci imaji yaratilir. c) Cocuk takip edildigini bilir. Anaya-babaya guvenir, nasil olsa arkamdalar birsey olursa gelir kurtarirlar. Misal sagina soluna bakmadan karsiya gecmek, esyasina vs. sahip cikmadan gelip, annem-babam nasilsa arkamdan toplar durumu yasanabilir. Bos bir guven, kendi isini yaptigini sanan ama aslinda yapmayan heran her durumda kurturulmayi, korunmayi bekleyen tipler olurlar. Oyuzden net bir sekilde “sebebi anlatilip” oyuzden tekbasina kalmani-yapmani istemiyorum demek daha dogru. (Bakalim bizimkiler buyuyunce ne olcak…)

    Not: 1970-80 lerde dogmus herkesin (her genc kizin) babasi ayniymis:-)

    svgiler…

  13. Ah ah ne cektik biz Türk X kuşağı kızları “sana güveniyoruz da çevreye güvenmiyoruz”dan. Tam da aynı sınavı geçenlerde biz verdik, sonra da vur deyince öldürdük 🙂 7 yaşındaki çocuğu gece yatıya kalmalı partiye yollama meselesi: http://www.onlineanne.com/2013/05/11/arkadasta-yatiya-kalma/

    Sevgiler…

  14. Ah Elifcim, anne olmadan önce hepimiz mükemmel anneler değil miydik zaten ?

  15. O kadar güzel bir yazı olmuş ki..Benim babamı anlatmışsınız sanki:) Ve şimdi ben de bir pimpirikliyim ki sormayın gitsin:) İsyankar zamanlarım aklıma geldi de, gülümsedim bir:)